| Hoşgeldin, Ziyaretçi |
Sitemizden yararlanabilmek için Kayıt olmalısınız.
|
| Kimler Çevrimiçi |
Toplam: 197 kullanıcı aktif » 0 Kayıtlı » 193 Ziyaretçi Applebot, Baidu, Bing, GoogleBot
|
| Son Aktiviteler |
Bir Demet Söz
Forum: Güzel Sözler
Son Yorum: SunSet
, Saat: 11:22 AM
» Yorumlar: 70
» Okunma: 10,425
|
Kur’an’da Allah Zekâtı, M...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
05-03-2026, Saat: 11:57 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 34
|
İslam’ı Yaşarken İzlediği...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-30-2026, Saat: 01:06 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 32
|
Allah’ın Bizlere Güvendiğ...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-25-2026, Saat: 11:04 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 58
|
Allah’ın Dini İslam’ı Yaş...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-24-2026, Saat: 12:01 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 55
|
Saff Suresi 6. Ayet Üzeri...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-18-2026, Saat: 12:14 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 54
|
Namaz Dinin Direği Midir?
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-13-2026, Saat: 10:12 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 73
|
Atatürk'ün Çocukluk Anıla...
Forum: Hayatı ve Anıları
Son Yorum: Serdar102
03-28-2026, Saat: 09:08 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 114
|
Mavi'ye..
Forum: Aşk Hikayeleri
Son Yorum: SunSet
03-11-2026, Saat: 08:23 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 200
|
Keloğlan Çataltepe Tekfur...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:45 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 375
|
|
|
| Dağlıyorum asi hücrelerini anarşist dilimin… |
|
Yazar: Hasretiim - 02-17-2011, Saat: 05:38 PM - Forum: Aşk (Genel)
- Yorum Yok
|
 |
Dağlıyorum asi hücrelerini anarşist dilimin…Acı’dan tökezlediğim yerden tutunuyorum..kirpiğinden yapılma tel örgülere…ellerim kan içinde…
Uyuyor(mu)sun ?...
Kanlı ellerimi sarıyorumtek kale bir askın savaştığım siperinde…
Bırak yaralarımı sorgulamayı…Titreyen göğsüme dokun yar…Hangi kapım çıksa önüne ;Sıkılgan bir edayla çevirdin anahtarı…
Oysa ben kollarımın arasında bir salıncakta
sallamayı düşlemiştimhani şu yaşa(ya)madığımız çocukluğumuzu…İçindeki çocuğu alda gel demiştim sana…gel(e)medin…
Uzun soluklu voltalarımda senin adımlarınla aşardım duvarları..ve gölgem vardı her güneşe çıktığımda..Şimdi payına yıllarımı düşürdüğüm zındanlarda ..geçen zamana asıyorum gençliğimi…
ölümün beyaz rengi vurmuşken saçlarıma
ince bir sızı oluyor aynadaki yılgın bakışlarım…
Kalk !... yalan karışıyor gerçek bir oyuna sinsice…
Düş !...Peşine kendi gerçekliğinin
Uyuyor(mu)sun ?...
…
Bir yerde düş/erkenbir yerde (d)üşüyor
yolüstü çukurlarında yürüyüşlerim..
Ustamdan ödünç (ç)aldığım
“hüzün ikliminde” sözlerle geç kalmışlar ülkesinin dar geçitlerindeyim…
Boğuluyor kursağımdaki yalnız sarki sözleri.
Saklanmaya çalışırken sıcağında
asılsız bir ihbarla suçüstü yakalandım kahverengi bakışlarına…
gözlem altında gülüşlerim…
Yine de hesapsızca boyandığım kahverengiliğine
emanet ediyorum haylazlığımı…
Harf başı dikiliyorum karşına satırlarda…
Konuşucunca susturulduğum cümlelerin
son noktasından sesleniyorum sana;
(D)uyuyor(mu)sun ?!...
|
|
|
| Sen Gibi Seviyorum Seni . |
|
Yazar: Hasretiim - 02-17-2011, Saat: 05:31 PM - Forum: Aşk (Genel)
- Yorumlar (4)
|
 |
Seni öyle çok seviyorum ki-bu yüzden ölmeyi yaşamanın bir sonu olarak görmüyorum
Sen Gibi Seviyorum Seni
…hem ben seni bir kere sevmedim biliyor musun? Çok kere yandı bu yüreğim; okyanusun derinliklerine bırakıldığında bile “sen” diye sahillere vururdu yetim dalgalarını. Nasıl da yaşamayı sen bilirdim. Çok kere severdim seni/ bir kere hiç değil…
—bilirsin belki-ta uzaklardan harflerimin nasıl da sensiz öksüz kaldığını… Hissedersin duyarsın kalp atışlarımın menteşe gıcırtısından farksız olduğunu… Evet bu beden “sen” olup kimliğini doğruladığında aşkımız bütün aşklara bedel olacaktır.
(yüreğimden gelen o eşsiz sese inanarak: seni seviyorum)
…bir gün ansızın çıkacağım karşına. Nedeni diye sorma! En güzel seni seviyorum’la çalacağım kapını. Belki ürkek bir ceylan yüreğiyle karşılayacaksın/ belki biraz korkacaksın. Ama ben en güzel benle çıkacağım karşına-yemin ederim-
—beni bilen-bilir sevgilim… Benim için en büyük suç seni sevmemektir. Zamanın herhangi bir anında düşünmemektir seni. Cezam ölümden de büyüktür. İnanmamaktır Allaha… Mesela çocukken beyaz bulutların yanaklarından öptüğümde güneşin kızardığını sanırdım. Öylesine yaşardım sensiz çocukluğumu da.
…ne zaman elinde ekmek evine hızlı adımlarla yürüyen bir adam görsem kıskanırdım. Bil ki-bende sana koşmak isterdim en mutlu halimle; yüreğimi yüreğine sunmak en masum halimle yağmur düşlerinde uyumak isterdim dizlerinin dibinde… Bana “güvenmek” dediğinde çok üzülürdüm ama söyleyemedim bunu sana. İstemezdim kırılmanı yüzündeki gül bahçesine benzeyen ihtişamın kaybolmasını inan hiç istemezdim…
—bil ki ölmeden önce duymak istediğim son söz “seni seviyorum” olurdu Ölmeden önce dediğime bakma sen! Yalnız kaldığımda değil; en çok sensiz kalabalıklarda ölüyorum. Her isimsiz suratta suret.ini aramak var-ya kahroluyorum. Ya biri bana çarpacak yere düşeceğim; ya da öyle işte ben seni sensizde yaşamaya çalışacağım. Ya güneş vuracak en tepeden bedenime gölgeme sarılacağım; ya da öylesine eskiciye hayallerimi satacağım. Ama bil ki asla sensiz hiçbir şey yaşamayacağım…
…biliyor musun yakınlığına kızıyorum bazen nefretle… Bir elim elindeyken diğer elim elim-eline ne kadar uzak bir bilsen. Bu yüzden insan bedenine de kırgınım. Bir bütün olarak yaşamak ne güzel olurdu seninle. Bilirsin en zor yollardan geldim sana koşarak ağlayarak hasretle… Uzaklar getirdi beni sana-bu yüzdendir nefretim yakınlıklara…
(bil ki artık ben de senin gibi seviyorum-seni-)
|
|
|
| Beklerken Savrulan Zaman Kırıntıları |
|
Yazar: MaSaL - 02-17-2011, Saat: 04:10 PM - Forum: Aşk (Genel)
- Yorum Yok
|
 |
Beklerken Savrulan Zaman Kırıntıları
Her gece seni bekliyorum. Beklediğim zamanlar büyüyor, kocaman fikirler yumağı oluyor. Gelip tam göğsümün ortasında duruyor. Beklemek ağır işçiliktir. Kim ki bekler, ölümden daha zor bir sona doğru yürüyor sanır kendini.
Beklerken Savrulan Zaman Kırıntıları
Akrep ve yelkovanın seninle inatlaştığını hissedersin beklerken. Düşman olursun güne, geceye. Ben ne zaman seni beklesem bu şehirde; nefretim artar. Şiddetli kalp çarpıntılarından yığılıp kalmamak için, tutulurum her ayağa kalktığımda. Beklemek, bir ömrü rendelemek demektir. Sevgini sınarsın her geçen dakikayla birlikte. Cinnete çeyrek kala yakalarsın ruhunu, beklemek, hiçbir okulun veremediği büyük bir tekamüldür insana.
Seni beklerken, midem acır, büzülür hatta. Gözyaşlarımdan daha hızlı akar içime hasretim. Kendimi oyalamak için ne varsa saldırırım. Bir kitap açarım, özellikle en heyecanlı yerinde bıraktığımı, aynı sayfayı onlarca defa takip eder gözlerim. Aklım sende, ruhum seni beklerken kapının önünde, anlayamam.
Zaman, aynı aralıklara sahip olamaz bana sorarsanız. Dostlarla masa başında keyifli sohbetler ederken, hızla akıp giden o zaman; seni beklerken nasıl bu kadar uzun sürebilir? Kalleş bu zaman, kalleş! Hep ihtiyacım olduğunda yok oluyor ortadan. En çok da seni beklerken; geçmek bilmiyor şu saatler.
Sevgilim, bu gece zamanla kavga ediyoruz yine, gel ayır bizi. Bu beklemeler korkutuyor beni, hiç çalınmazsa kapım, bir daha hiç göremezsem gülen gözlerini? Çok uzun gecelerim oldu benim daha önce ama en çok seni beklerken bitmez gibi geliyor bu koca karanlık.
Sen gelmeyince, bedenim parçalanıyor. Sensiz geçen her saat, bir yanımı alıp götürüyor. Hiç oluyorum sonunda, sonsuzlukta asılı kalıyorum.
Şu beklemek yok mu? İlk kim bulmuşsa insanlığa ait bu zulmü, lanet ediyorum. Eski bir şarkı geliyor aklıma. “ Seni beklerken duydum annemden, saklarmış veda mektubunu benden, evlenmişsin şimdi bir esmerle!” Ne zaman beklemeye başlasam seni, sonunda annem elime bir mektup tutuşturacak sanki…
Her gece seni bekliyorum. Kavgam hiç bitmeyecek zamanla. Geldiğinde su gibi akıp geçen saatler, bana düşman olmalı. Yokluğunun savurduğu yalnızlığım, tırmalarken kalbimi, uykusuzluğu dost edip kendine, ömrümü çürüten şu zaman; ben istiyor acaba? Uzaktan bakıp halime, için için gülüyor mu? Gel sevgili, gel güldürme bana saatleri.
Her bittiğinde tekrar başlayan yeni gün, bana bir eziyet daha sunuyor. Sen yoksan, eksik kalan yanım dolmuyor. Gelmelisin ve tükenmeli bu ezeli kavga. Yol bitti, gece bitti, sesim, nefesim bitti. En bitmiş halimle karşısında duruyorum zamanın, savaşta yara almış askerler gibi, dimdik ve onurluyum. İnancım var, biliyorum geleceksin!
Belki de doğrusunu üstat Tanpınar söylemiştir: Ne yapar ne eder, gidip de gelemeyenler, beyhude bekleyenler! Biz ayın çıplak arsasında savrulan zaman kırıntıları. Nerden bilelim bunları?
|
|
|
| Sen ne sanmıştın? |
|
Yazar: MaSaL - 02-17-2011, Saat: 04:06 PM - Forum: Aşk (Genel)
- Yorum Yok
|
 |
"Çaresiz bakma bana.. Ne olur yalvarırım.. Ayrılık yakın gibi.. Ben sevenim anlarım"
Günleri gecelere ekledim yine. Sığındım takvimlere... Geceler uzar, günler geçmek bilmez... Uzar geleceğini umduğum saatler. Sensizliği solumak kalır geriye. Bilirim sende çaresizsin, bilirim sende ben kadar üzgünsün.
Sen ne sanıyordun ki? Arkana bile bakmadan gitmek o kadar kolay mıydı..?
Gözlerin gülecek mi sanıyordun hemen.. Söylesene! Sen ne sanmıştın..?
Ben seni, sen gibi, unutmak için sevmedim... Sen ne sanıyorsun aşkı, sevgiyi, söylesene! Kendini ne sanıyorsun? Kolay olan, kaçmaksa, yalansa, bıkmışlıksa, Sen öyle san.. Farzet ki öyle herşey.. Gittiğini sandığın sen, giderken unuttuklarını alamayacaksın benden.... O büyük sevgin, o neşen.. Belki bir gün azalacak neyin varsa... Ama ne olursa olsun bana ne verdiysen, geri vermeyeceğim.. Benim artık…
"Ben ağlarım sen yak resimleri.. Ben unutmam hayatımı.. Sevdiğim o gözleri.. Bu şehir beni yine sana hapsetti.. Çaresiz beklerim her seven gibi"
Acımasızlık bıraktın, hainlik bıraktın yüreğimde.. Git hadi! Geriye bakma bir daha. Dönecek olsan bile, unutmaz kalbim. Sevgiyi hain bilecek, yalan bilecek.. Senin sevgin gibi sevecek, asla affetmeyecek bir sevgi bıraktın bende. Sevmeyi bilmedikçe kim bilir daha kaç can yakacaksın. En acısı ne biliyor musun? Bir gün sevmeyi öğreneceksin ve ben artık yanında olmayacağım. Benden esirgediğin sevgini başkalarına vereceksin, sevmeyi bileceksin…
"Vuruldum kaç kere yalancı aşklara.. Yüreğim alışır sensiz dayanmaya.. Ne yangınlar gördüm bu sevda uğruna.. Al ahımıda götür Tanrı huzuruna"
- İlk karşılaştığımız yerden başladım yürümeye.. Seni düşündüm. Sabahın ayazında titredim. Veda bile etmeden gidişin aklıma geldi.. Hiç üşümediğim kadar üşüdüm.
|
|
|
|