:: Duygusuz.com - Dostluk ve Arkadaşlık Sitesi
Hoşgeldin, Ziyaretçi
Sitemizden yararlanabilmek için Kayıt olmalısınız.

Kullanıcı Adınız:
  

Şifreniz:
  





Forumda Ara

(Gelişmiş Arama)

Forum İstatistikleri
» Toplam Üyeler: 16,694
» Son Üye: ymptk22
» Toplam Konular: 98,581
» Toplam Yorumlar: 1,065,560

Detaylı İstatistikler

Kimler Çevrimiçi
Toplam: 204 kullanıcı aktif
» 0 Kayıtlı
» 200 Ziyaretçi
Applebot, Baidu, Bing, GoogleBot

Son Aktiviteler
Atatürk'ün Çocukluk Anıla...
Forum: Hayatı ve Anıları
Son Yorum: Serdar102
03-28-2026, Saat: 09:08 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 64
Mavi'ye..
Forum: Aşk Hikayeleri
Son Yorum: SunSet
03-11-2026, Saat: 08:23 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 115
Keloğlan Çataltepe Tekfur...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:45 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 206
Kısa Keloğlan Masalları -...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:26 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 174
Keloğlan Ve Pinokyo - Ser...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:22 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 156
Dev Hamsi - Serdar Yıldır...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:19 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 148
Diş Hekiminin Aşkı - Serd...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:18 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 148
İslam Toplumu, İşte Böyle...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
01-10-2026, Saat: 05:07 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 200
Keloğlan Leyleklerin Padi...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
01-07-2026, Saat: 02:21 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 234
Yahudiler Dünyayı, İnancı...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
01-07-2026, Saat: 10:20 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 189

 
  Bilmiyorsun… Çok Özledim… * Candan Ünal
Yazar: acemhe - 09-01-2011, Saat: 10:12 PM - Forum: Makale - Yorum Yok

[INDENT][INDENT]

Ne zaman aklıma düşsen demek isterdim ama uykumda bile hiç durmadan seni düşünüyorum. Seni unutacağım anlar için dua ediyorum. Film seyredemiyorum mesela, kitap okuyamıyorum, her şey sana dair, sana ait, yıkılıyorum.

Sen gittikten sonra sözsüz kaldı dilim, neredeyse hiç konuşmuyorum. Yüreğime söz geçirmeye çalışıyor aklım; onu da beceremiyorum. Bilmiyorsun… Çok özledim…

Hep elim telefona gidiyor, bir duysam sesini, nefesini dinlesem, ona da razıyım. Ölüm kadar sessiz evim, yüreğimin kavuran ateşine inat gibi, buz kesmiş dudaklarım.

Yokluğun kokuyor her yanım, yokluk kokar mı diyeceksin? Kokar; köhne, rutubetli, bakımsız bekar evi gibi kokar. Havalandırılmamışsa yürek, sigara gibi kahır çekmişse içine kokar.

Aslında gözlerinin içine baka baka, haykırarak söylemek isterdim ama gelmeyişinin akla yatkın olmayan sebeplerine kandığımdan susuyorum. Oysa bilmiyorsun, çok özledim…

Dilimin ucunda duruyor gibisin, burnumun direğinde, avucumun içinde, elimin tersinde, aklımın köşesinde, yüreğimin karanlık yerinde, ruhumun derinliğinde, oralarda bir yerlerdesin. Kim arasa yok diyorum ama biliyorum, gecemsin, gündüzümdesin.

Sana yüz çevirmek de vardı elbet, elim kolum bağlı olmasaydı sevdayla. Nefes alırken zor geliyorsa hayat; yokluğundan, bilmelisin. Ayrıca bilmelisin ki; çok özledim…

Candan Ünal

[/INDENT][/INDENT]

Bu konuyu yazdır

  Ramazan Bayramı & 30 Ağustos Zafer Bayramı
Yazar: CaNaT - 08-31-2011, Saat: 09:46 AM - Forum: Özel Günler ve Kutlamalar - Yorumlar (5)

Bu sene iki bayram aynı güne denk geldi.
Tüm İslam aleminin Ramazan Bayramını ve Türk milletinin Zafer Bayramı kutlu olsun.
Birlikte nice Bayramlar geçirmek dileğiyle ...

Bu konuyu yazdır

  Peygamberimiz hayatında, hiç ESNEMEMİŞ olabilir mi?
Yazar: halukgta - 08-29-2011, Saat: 06:16 PM - Forum: İslam - Yorumlar (1)

Günümüzde bizler Kur’an dan habersiz, din adına öyle şeylere inanıyoruz ki, bunu akılla, mantıkla, Kur’an ile izah etmek mümkün değil. İçimize fitne sokan, İslam ı yozlaştırmak adına içimize girmiş Yahudi fitnesi, bu konuda çok ustaca çalışmış ve de başarılı olmuştur.

Sizlere bu konuda bir örnek vermek istiyorum. Lütfen bu örnekten yola çıkarak, bu söylenenleri değerlendiriniz, daha sonrada buna benzer yüzlerce hatta binlerce yanlışın ardı sıra nasıl gittiğimizin de değerlendirmesini, lütfen kendi nefsinizde yapınız.

Aşağıdaki rivayet bilgileri, günümüzde çok güvenilen Buhari ve Müslim in hadis nakillerinden alınmıştır. Lütfen aşağıdaki sözleri önce değerlendirelim, daha sonra da, günümüz ilminin esneme konusuna verdiği cevaba bakalım. Acaba birileri İslam inancına ne fitneler sokmuş, farkına vara bilecek miyiz?

(Uyku, yorgunluk veya can sıkıntısı halinde, elde olmadan, ağzın kendiliğinden açılarak, uzunca bir nefes alıp verme hali


Bu hal bir bakıma dalgınlık ve gaflet haline benzer Bu ise Müslüman a pek yakışır bir durum değildir


Bunun için Hz Peygamber (s a s ) bu konuda şöyle buyurmuştur:


"Allah (c c ) aksırmayı sever fakat esnemeyi sevmez Bir kimse aksırıp "Elhamdülillâh" derse bunu işiten Müslümanların "yerhamükellah " diye karşılık vermesi gerekir Esneme ise şeytandandır Bunun için esneme ihtiyacı duyan kişi, mümkün olduğu kadar buna mani olsun Çünkü biriniz esnediği zaman şeytan ona güler" (Buhâri, Edeb, 165, 166; Müslim, Zühd, 54; Tirmizî Edeb, 1 4; Nesaî, Cenâiz, 52)


Şeytanın gülmesinden maksat esneyenin içine düştüğü gaflet ve bitkinlik hali ile gülünç durumundan şeytanın hoşlanmasıdır
Zaten inanan bir kişinin başına gelecek her kötülük, şeytanı memnun eder ve onu güldürür



Şeytanı güldürmemek için kişinin esneme belirtileri olunca; hareket ederek elini yüzünü yıkayarak abdest alarak yorgunsa dinlenerek, bu gaflet halinden kurtulmaya çalışması gerekir


Bütün bunlara rağmen esnemeden kurtulunamazsa esneme halinde ağzın el veya başka bir şeyle kapatılması İslâmi edep gereğidir Bir yazıda şöyle bir soru sorulmuş: Peygamberimiz (S A V) esnerken ağzını sol eli ile mi kapatırdı sağ eli ile mi? Cevabı şu; Hiçbiri

Çünkü Peygamberimizin (S A V) esnediği hiç görülmemiştir
Namazda esnemek şeytandandır. [b][Buhari][/b]



Yukarıda yazılanları ben değerlendirecek değilim. Doğru olup olmadığını, aklı olan zaten anlayacaktır. Sorgusuz sualsiz iman etmeninde, ne denli büyük bir yanılgı olduğunu, bizleri Allahtan nasıl uzaklaştıracağını da fark edecektir.


Şimdide gelelim bugünün ilmine, bakalım ESNEME konusunda yaptığı araştırmalar, da ne gibi sonuçlara ulaşılmış.


(Henüz doğmamış bir bebek bile, 11. haftadan itibaren anne karnında esnemeye başlar. Doğduktan sonra, son nefesimizi verene dek ortalama 250.000 kez esneriz. Bu "çene esnetme egzersizi", aslen ciğerlerimizin çalışmasını düzenleyen koruyucu bir reflekstir. Ciğerlerimizde bulunan keseciklerin (karbon dioksit-oksijen dönüşümünün yapıldığı kesecikler) çökmesini önler.)

(Esneme nedir? Neden yapılır?
Esneme istemsiz olarak kademeli nefes almaları takiben kademesiz ve derin bir nefes vermedir. Alt çene ileri derecede açılır ve boyun adaleleri kasılır.
Oluşunun sebebi;
kanda birikmiş CO2′nin atılmasını temin etmek için boynun büyük toplardamarlarına baskı yaparak kanın temizlenmek üzere kalbe dönümünü hızlandırmasıdır. )

(Esnemek görme gücünü artırıyor...

Çinli bilim adamları yorgunluğun sinyali olan bazı hareketlerin, sadece uyarı anlamı taşımadığını, yapılmaları halinde organlara faydalı olduğunu bildirdi.


Çin Uluslar arası Radyosu'nun haberine göre, esnemek göz kaslarının gevşemesine yardımcı olduğu gibi, gözdeki kan dolaşımını da hızlandırabiliyor, gözü parlatıyor ve rahatlatıyor.)



(Kayseri Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Aksu, sadece uykusu gelenin esnemediğini kaydetti. Prof. Dr. Aksu, esnemenin kandaki oksijen oranının düşmesi sonucu ortaya çıktığını belirtti. Aksu, esnemenin yalnızca insanlara özgü olmadığını, kuşlar ve memelilerle, bazı sürüngenlerin de esneyebildiğini söyledi. İnsanlarda esnemenin anne karnında 11'inci haftada başladığını ifade eden Prof. Dr. Aksu, "Vücudun oksijen gereksinimi koşullara bağlı olarak gün içinde değişir. Organizmanın artan oksijen ihtiyacı esneme ile karşılanır." dedi.)

(Yeni yapılan araştırmada ortaya çıkan bulgular, yorulduğumuz zaman niçin esnediğimizi açıklıyor. Esnemek, beyni serinletiyor ve daha randımanlı çalışmasını sağlıyor.

Esnemenin birincil amacı beyin sıcaklığını kontrol altına almak olduğunu açıklayan araştırmacılar, ortaya çıkan bulguların uykudan önce ve sonra niçin esnediğimiz, niçin belirli hastalıkların esnemeye yol açtığı, burundan nefes aldığımızda ve alnımız serinleyince esnemenin niçin durduğu gibi esneme hakkındaki çeşitli sırları çözdüğünü belirtiyorlar.

Binghamton Üniversitesi Biyoloji Bölümü'nde araştırmacı Andrew Gallup, "Beyin bilgisayarlar gibidir. Serinlediği zaman daha iyi çalışır. Esnemek de beyni serinletiyor ve dolayısıyla daha randımanlı çalışmasına yol açıyor. Başka bir deyişle esneme bilgisayarlardaki vantilatörün işlevini görüyor" dedi. )


Ne dersiniz, yazımın başında sizlere hatırlattığım rivayet bilgiler, sizce doğru olabilir mi? Peygamberimiz hayatında hiç esnememiş olabilir mi? Esnemek, sizce şeytandan mıdır, yoksa Yüce Rabbimin yarattığı kullarının en önemli ihtiyacımıdır? Yorum sizlerin.

Bizlere düşen Allahın rehberiyle yatıp, Allahın rehberiyle kalkmak olmalıdır. Eğer bunu yaparsak, dine nifak sokmaya çalışanlar yanımıza bile yaklaşamazlar. Yok eğer, sen Kur’an dan anlayamazsın diyenlere kanıp, onu yüksek bir yere asmış isek, birde üstüne üstlük Rabbin sakın velilerin ardına düşmeyin uyarısını göz ardı edip veliler, şeyhler edinmişsek, işte o zaman akı kara, karayı ak görmemiz kaçınılmaz olacaktır.


Dilerim Rabbimden Kur’an ı rehber alan, onu anlayarak okuyup, ayetler üzerinde düşünen aklını kullanan, kendi imtihanına bizzat kendisi hazırlanmak adına, çaba gösteren kullarından oluruz.

Saygılarımla Haluk GÜMÜŞTABAK


Bu konuyu yazdır

  Seni Seviyorum {Aşkıma, MaSaL'ıma}
Yazar: CaNaT - 08-29-2011, Saat: 10:32 AM - Forum: Seni Seviyorum - Yorumlar (2)

Şu koca kentin sokaklarında yürüyorum bir başıma
Üşüyorum
Hava ne kadar sıcak olursa olsun,
Sen yoksan eğer yanımda buz kesiyor her bir yanım
Sensizlik soğuk
Uzaklığın kadar buz kesiyor kalbim
Derin nefes alışlarımda seni soluyorum
Seni içime çekip, çekip bırakıyorum.
Her şey sen oluyorsun o dakikadan sonra
Sensiz nefes almak zorlaşıyor
Bir adım atacak gücüm kalmıyor
Dilim damağım kuruyor çatlayacak kadar
Susuzluğum sana
Bir sana doymuyorum zaten şu yalancı dünya da
Ben bir tek sana
Saat gecenin yarısı olmuş hala yürüyorum
Yolun sonunda sen varmışcasına.
Boş sokaklarda yankılanan ayakkabımın tıkırtısı
Ve sessizliğimin fırtınası çınlıyor kulaklarımda
Her adımda sana yaklaşıyormuş gibi hızlanıyor kalp atışlarım
Gökyüzünde yıldızlar şarkı söylüyorlar sanki
Tüm şarkılarda sen
Her şeyde sen.
Hiç çıkmıyorsun aklımdan
Gözümün önünden bir an olsun ayrılmıyorsun
Yanımdaymışsın gibi, kollarımın arasındaymışsın gibi
Senle yaşıyorum geçen tüm zamanı
Seni sensiz yaşamaya bile bu kadar alışmış
Seni sensizken bile bu kadar seviyorken
Ah birde yanımda olsan …
Gözlerinin içine bakıp dalsam
Kollarımın arasına alıp sarılsam sımsıkı
Öpüp koklasam saatlerce
Nefesimiz bir olsa
Seni seviyorum desen
Seni seviyorum desem sana
Sonra bir daha bir daha tekrarlasak
Tek bir vücut olsak iki ayrı bedende
Sen ben olsan ben sen olsam bu hiç değişmese
Okşasam saçlarını uzun, uzun
Yarim, sevdiğim, kadınım olsan sonsuza dek
Ve hiç ayrılmasak bir daha
Sen hiç bensiz kalmasan
Ben hiç sensiz yaşamak zorunda kalmasam
Geceler sana olsa, güneş seninle doğsa odama .
Ahh ahhh …
Oda olacak biliyorum
Hiç geçmez dediğimiz şeyler bile geçiyorken
Bu sensizlik acısı da geçecek biliyorum
Yanı başım da olacaksın ellerin ellerimde olacak
Gözlerinin içine bakıp defalarca söyleyeceğim sana
Seni ne kadar sevdiğimi
Duymamazlıktan geleceksin
Ben tekrar edeceğim binlerce kez
Avazım çıktığı kadar bağıracağım
Yedi cihan öteden duyulacak sevgim
Seni Seviyorum, Seni Seviyorum, Seni Seviyorum
Seni Seviyorum …




E.A

Bu konuyu yazdır

  Selam duygusuz ailesi
Yazar: ToNy - 08-28-2011, Saat: 02:10 AM - Forum: Sen Yenisin Galiba ? - Yorumlar (8)

Selam Ben Anıl Yaş 18 Smile

Siteneden yavaş Big Grin

Bu konuyu yazdır

  Hiç Umurunda Değil miyim?*Candan Ünal
Yazar: acemhe - 08-26-2011, Saat: 11:30 PM - Forum: Makale - Yorum Yok

[INDENT][INDENT]Öyledir ya bazen; hayatın koşuşturmasına dalarsın. Bir dost düşer aklına gün içinde, şu işim bitsin arayayım dersin ama bir türlü fırsat bulup da arayamazsın. O gün geçer, ertesi gün olur, unutursun. Sen orada, o bir yerlerde yaşarsınız ama hep akılda kalırsınız.

Belki ben de yüreğinde ve aklındayımdır da, şu elindeki iş hiç bitmemiştir. Olmaz mı? Olmaz, biliyorum! İnsan sevdasına yüz sürmüşse birinin, merakından olmasa da, sesini duymak için arar.

Hiç umurunda değil miyim? Ne yer, ne içerim, ne ederim? Ne güzel ayrıldık üstelik, görüşürüz dedik birbirimize, yanaklarımızdan öptük. Hiçbir şey yoktu, sonra ne oldu?

Şimdi arasam, nasılsın desem, neden aramadın desem, yüzlerce bahanen olacaktır mutlaka. Vagonlar gibi art arda sıralanmış ne çok işin vardır kim bilir? Ve hepsi benden daha önemli olmalı!

Yüreğim kabul etmek istemese de, bu tek taraflı bir sevda. Ben sana aşığım! Umursamadan dünyanın geri kalanını, yüzüm ayçiçekleri gibi hep sana dönük.

Senin ise, benden başka düşlerin var. Gitmen gereken yollar, okuman gereken cümleler, bakman gereken gözler, çözmen gereken işler var. Ne beni sevmeye vaktin var, ne başkasını! Sen kendini sevmekle meşgulsün…

Aslında kabul etmiştim hepsini, başlarken bilmesem de, seninle yürüdükçe çözmüştüm. Hiç değiştirmeden, razı olarak, olduğun gibi sevmiştim seni çünkü sevmenin ancak bu şekilde gerçek olacağına inanıyordum.

Ama yine de yüreğimi tam ortasından burkan bir şey var? Hiç arayıp sormuyorsun ya; geçtim sevgililiği, aşkı, sevgiyi, dostluğun hatırına da olsa, hiç umurunda değil miyim?

Candan Ünal
[/INDENT][/INDENT]

Bu konuyu yazdır

  Tüm Ramazan gecelerini, KADİR gecesi anlayışında geçirmemiz dileklerimle.
Yazar: halukgta - 08-26-2011, Saat: 08:21 PM - Forum: İslam - Yorum Yok

Şükürler olsun ki yine Ramazanın son günlerine erişmeyi Rabbim nasip etti. Bugün Ramazanın 27. günü. İslam âlemi Kur’an da çok önemsenen, Kur’an ın indirilmeye başlandığı akşam olarak kabul ettiği, bu gece KADİR gecesi. Tüm İslam âlemine, sağlık, mutluluk ve huzur getirsin inşallah.


Bu yazımda, kadir gecesi konusunu konuşmak ve sizleri düşünmeye davet etmek istiyorum. Önce konuyla ilgili ayetlere bakalım, daha sonrada geleneksel İslam ın inandığı bilgilerle, Kur’anı karşılaştıralım. Bakalım gerçekten belli olan bir KADİR gecesi var mı? Yoksa Allah özellikle mi, bu gecenin hangi gece olduğunu söylememiştir? Onun üzerinde düşünerek, daha doğruyu bulmaya çalışalım.


Bakara 185: Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur'an'ın indirildiği aydır. Öyle ise sizden ramazan ayını idrak edenler onda oruç tutsun……….


Kadir 1: Biz onu Kadir Gecesi'nde indirdik.
2: Bilir misin nedir Kadir Gecesi?
3: Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlıdır.
4: Melekler ve Ruh, Rablerinin izniyle o gecede her iş için iner de iner!
5: Bir esenlik ve huzur vardır; sürüp gider o, tan yeri ağarıncaya kadar!


Allah Kur’anı Ramazan ayında indirilmeye başlandığını söylerken, Kadir suresinde de, ismini verdiği Kadir gecesinde indirilmeye başlandığını açıklıyor. Devamında ise bu gecenin öneminden bahsederek, bin aydan hayırlı olduğu müjdesini veriyor. Hesaplarsak bin ay, neredeyse bir insan ömrü.


Sanırım bizler yine aç gözlülüğümüzü, kolaya kaçma alışkanlığımızı, nefsimizin zayıf yönünü kullanıp, ille de bu gecenin hangi gece olduğunu öğrenmeye çalışmışız. Dikkat ediniz Allah, asla hangi gece olduğunu söylemeden, yalnız Ramazan ayı içinde bir gece olduğu bilgisini verip, adeta bizleri yarışmaya davet etmiştir. Sizce nasıl bir yarışma olabilir? Elbette Ramazan ayı boyunca durmadan, Allahın istediği doğru, dürüst, hayırda, barışta yarışan ibadet ederek ruhunu temizleyen bir kul olmanın yarışmasından başka ne olabilir?


Tabi bu yarış sanırım bizlere zor gelmiş. Bunu peygamberimizin devrinde zaten görüyoruz. İlle de peygamberimizden, hangi gece olduğunu öğrenmek için, birçok çaba gösterildiğini bizlere ulaşan rivayet hadislerden anlıyoruz. Bu rivayet hadislerden bazı örnekler vermek istiyorum.


(Ubade b. Sâmit diyor ki:

"Resulullah, kadir gecesinin ne zaman olduğunu bildirmek için dışarı çık­tı. O sırada Müslim ani ardan iki kişi birbirleriyle tartışıyorlardı. Resulullah buyurdu ki: "Ben, kadir gecesini size bildirmek için dışarı çıkmıştım. Fakat falan ve filan tartıştılar.
Gecenin bilgisi benden alındı (unutturuldu). Belki de bu sizin için daha ha­yırlıdır. Siz onu, dokuzuncu, yedinci ve beşinci günlerde arayın.)


Yine bir başka rivayetlerde şu bilgiler yer alıyor.


(Kadir gecesini Ramazanın son on gününde arayın.) [Müslim](Kadir gecesini, Ramazanın son on gününün 21, 23, 25, 27 ve 29 gibi tek gecelerinde veya Ramazanın son gecesinde arayın. Sevabını umarak Kadir gecesini ibadetle geçirenin günahları affolur.) [İ. Ahmed](Kadir gecesi Ramazanın 27. gecesidir.) [Ebu Davud]İmam-ı a’zam hazretleri, Kadir gecesinin, Ramazanın 27. gecesine çok isabet ettiğini bildirmiştir. (Kadir gecesine rastlamış olan bir geceyi ihya eden, Kadir gecesini ihya etmiş gibi sevap kazanır) hadis-i şerifini düşünerek, sık sık vaki olan 27. gece ihya edilirse, o gece Kadir gecesi olmasa bile, büyük sevaba kavuşulur.)



Şimdi de tüm bilgiler ışığında bir değerlendirme yapalım. Allah Kur’anın indirilmeye başlandığı ayın Ramazan ayı olduğunu söylemiş, fakat asla Ramazanın hangi gecesi olduğu konusunda hiçbir ipucu vermediği gibi, tam tersine peygamberimizi sıkıştırmaya çalışıp, illa o gecenin hangi gece olduğunu öğrenmeye çalışanlara da bir ders verip, elçisine o gecenin hangi gece olduğunu Rabbim unutturmuştur. Peygamberimizin sözleri de aslında düşündürücüdür.

( Gecenin bilgisi benden alındı (unutturuldu). Belki de bu sizin için daha ha­yırlıdır.)

Bizler peygamberimizin bu cümlesinden dahi ders almadığımız, hala kendimize bir gece edinmenin çabası içinde, çırpındığımız çok üzücüdür. Bu sözlerden sonra, peygamberimizin kadir gecesi için, belli günleri işaret edip etmediğini, kendi nefsimizde değerlendirelim.

İşte bizlerin ders alması gereken en önemli kısım burası. Allah hangi gece olduğunu özellikle belirtmemesinin nedenlerini hiç düşünmek, akıl etmek dahi istememişiz, çünkü o geceyi öğrenmek çok işimize, kolayımıza gelmiş. Allahın elçisinden öğrenememişiz ama biz yinede bir geceyi sanki o geceymiş gibi kutluyoruz.

Şimdi gelin birlikte düşünelim, acaba Allah elçisine hangi gece Kur’anı indirmeye başladığını, unutturmasının asıl nedeni ne olabilir? İslam âlemi ay takvimini kullanır, çünkü Kur’an da bu takvimden bahseder. Ay takvimin özelliği, ayların sabit olmaması ve diğer güneş takvimine göre 10–11 gün erken gelmesidir. Böylece Ramazan tüm mevsimleri dolaşır. Allah hangi yıl ve hangi Ramazan ayında indirildiğini peygamberimize özellikle unutturup, haber vermemekle, bakın bizleri nasıl yaşamaya yönlendiriyor, özendiriyor. Lütfen bu konuda dikkatle düşünelim.

Böylece Rabbim bizlerin, Ramazanın her gününü, gecesini KADİR gecesi gibi yaşamamızı istemiştir. Bu yetmiyor, çünkü içinde yaşadığımız Ramazan ayının, acaba gerçekten Allahın Kur’anı indirmeye başladığı aynı mevsimde, zamanda olup olmadığını da bilemediğimiz için, Allah bizleri 33 yılda aynı yere gelen tüm Ramazanlarda da aynı huşu ve güzellikte Ramazanı yaşamamızı arzu ediyor. Bu inanılmaz bir fırsattır, hatta belki de ömür boyu, en az iki kez yakalayacağımız çok büyük bir fırsat. Adeta kurtuluş reçetemiz.

Peki, bizler ne yapıyoruz? Rabbim bu gecenin özelliğinden bahsedip, bağışlayıcılığının, affının müjdesini bizlere verdiği, cennetin garantisinin yolunu gösterdiği halde bizler, ille de Kadir gecesini Ramazan da bir gün edinip, Allahın bizlere anlatmak istediğinden, bizlere sunduğu lütfundan, fırsatından ne yazık ki faydalanamıyor, uzaklaşıyoruz.

Allah kullarına bu gecenin hangi gece olduğunu söylememekle, elçisine de unutturarak, aslında çok önemli bir mesaj veriyor bizlere. Ömrünüz yettiğince Ramazan ayını ve gecelerini en güzel şekilde geçirmeye özen gösterin. Belki de ömrünüzün bir Ramazan gecesinde, KADİR gecesine rastlarsınızda, o geceyi de gereği gibi geçirip, bağışlanmanız umulur. İşte cenneti müjdeleyen bin aydan hayırlı gece. Düşünebiliyor musunuz 83 yıldan daha hayırlı çok özel bir gece. Elbette Rabbim bu gecenin hangi gece olduğunu söyleyecek değildir. Öyle kolaya kaçmak yok. Zor bir yarışın, çabanın, özverinin elbette ödülü de büyük olacaktır. Bu geceyi yıllarca arayıp, adeta ömrümüzün her Ramazan gecesini, Kadir gecesi gibi yaşamamız gerekmektedir. Allah ta bunun yapılmasını bizlerden istiyor. Ama farkında bile değiliz.

Bizler ne yazık ki çok fazla sıkıya gelememişiz. Ramazan ayının her gününü aynı huşu içinde, ibadette, hayırda, barışta yarışarak geçirmek zor gelmiş bizlere. Allahın rehberinden de uzak yaşadığımız için İslam ı, Rabbin bizlere sunduğu bu kurtuluş reçetesinden de, böylece istifade edememişiz, değerini anlayamamışız. Rabbim bizleri afetsin.

Dilerim bizler bir gün, Allahın ayetleriyle verdiği örneklerle, bizlere ne anlatmak istediğinin farkına varırız. Yoksa Kur’anı anlamadan okuyan, onun üzerinde düşünmeyen, ona anlamadan iman edenlerin, geçmiş toplumların düştüğü durumlarına düşerek, şeytanın kucağında buluruz kendimizi. Rabbim yardımcımız olsun.

Yaşamımızda gelecek, tüm Ramazan aylarının tüm gecelerini, KADİR gecesi olarak bilip, gereği gibi yaşayan kullarından olmamız dileklerimle.

Saygılarımla Haluk GÜMÜŞTABAK
Dünyagündemi.net

Bu konuyu yazdır

  Kadir Geceniz Hayırlı Olsun
Yazar: history - 08-26-2011, Saat: 11:36 AM - Forum: Özel Günler ve Kutlamalar - Yorumlar (5)

EY RABBİM
Şu Anda Bu Yazıyı Okuyan Kullarını Çok Sev.... Sen Ondan Razı Olana Kadar Onu Yaşat...... Onların Gönlünde Razı Olunanı Onun Hakkında Hayırlı Eyle...... Onu Her Türlü Musibetten Ve Beladan... Koru...... Tek Bir Saniye Bile Üzülmesine İzin Verme...... Ona Çekemeyeceği Dert Yükleme......... Onu Doğru Yoldan Hiç Ayırma....... Kalbinde Masivaya Yer B...ırakma..... Ruhunu Ve Kalbini Nurunla A...ydınlat....... Onu Razı Olunanlardan Eyle...... Onu Efendimizin Şefaatine Nail Eyle ......... Cennette Efendimize Komşu Eyle........ Cennete Giripte Cemalinden Mahrum Olanlardan Değil Cenneette Cemaline Müştak Olanlardan Eyle..... Rızanı Talebediyoruz Bizleri Razı Olunanlardan Eyle....... Yüzümüz Yok Aslından Senden Bukadar Çok Şey İstemeye Fakat Bizleri Alemlere Rahmet Olarak Gönderdiğin Habibibin Hürmetine Affeyle Ve Dualarımızı O Güzeller Güzeli Hatrına Kabuleyle....... Kapına Geldik Dilenci Misali Bizleri Kapından Boş Çevirme....... Sen Diyorsunki Dileyin Bende Vereyim Senden Sadece Rahmetini Diliyoruz... Bizleri Rahmetinle Yargıla.....AMİNN...

294588_239351166109484_160152374029364_7...2003_s.jpg

CUMANIZ ve KADİR Geceniz Mübarek Olsun....

Bu konuyu yazdır

  Kolombiyalı:İntikam Meleği
Yazar: sıla - 08-26-2011, Saat: 10:21 AM - Forum: Vizyondakiler - Yorum Yok

Kolombiyali-Intikam-Melegi-1312847982.jpg

[SIZE="3"][COLOR="DarkOliveGreen"]Yapım: 2011 ~ ABD, Fransa
Tür: Aksiyon, Dram, Macera
Yönetmen: Olivier Megaton
Oyuncular: Zoe Saldana, Cliff Curtis, Michael Vartan, Callum Blue, Graham McTavish, Jordi Molla, Billy Slaughter (ı), Lennie James, Max Martini, Affif Ben Badra, Amandla Stenberg, Beau Brasso, Beau Brasseaux, Cynthia Addai-robinson, Doug Rao, Jesse Borrego, Julian Sedgwick, Monica Acosta, Ricky Vo
Senaryo: Luc Besson, Robert Mark Kamen
Yapımcı: Luc Besson, Ariel Zeitoun, Mariano Carranco, Olivier Glaas, Pierre-ange Le Pogam, Europa Corp, A.j.o.z. Films, Gareth Upton, Sandrine Molto, Alex Corven Caronia
Görüntü Yönetmeni: Romain Lacourbas
Müzik: Nathaniel Mechaly
Süre:1 saat 47 dk
Gösterim Tarihi:26 Ağustos 2011 (Türkiye) [/COLOR][/SIZE]


[YT]HCxPLlFWdFo[/YT]

Filmin Konusu:Yıl 1992. Yer Kolombiya. 9 yaşındaki Cataleya anne babasının katledilişine seyirci olur ve kendisi de katledilmekten kılpayı kurtulur. Bir gangster olan amcası Emilio ile Amerika Birleşik Devletleri’ne sığınır. Bundan onbeş yıl sonra, bir kiralık katil olarak amcası için çalışacak ve geride hep anne babasının katilleri için bir kartvizit bırakacaktır: Her kurbanın göğsüne çizdiği bir orkide.

Bu konuyu yazdır

  Yeryüzündeki Son Aşk
Yazar: sıla - 08-26-2011, Saat: 10:13 AM - Forum: Vizyondakiler - Yorum Yok

Perfect-Sense-9.jpg

[SIZE="3"][COLOR="DarkRed"]Orjinal Adı: Perfect Sense

Yönetmen: David Mackenzie
Oyuncular: Ewan McGregor, Eva Green, Connie Nielsen, Stephen Dillane, Ewen Bremner
Senaryo: Kim Fupz Aakeson
Görüntü Yönetmeni: Giles Nuttgens
Müzik: Max Richter
Tür: Romantik - Dram Süre: 92 dk.
Yapım: 2011, İngiltere- Almanya
Gösterim tarihi: 26 Ağustos 2011

Kısa Bilgi: Kadınlara bağlanmakta sorunları olan Michael, soğuk görünümlü doktor Susan ile tanışır. [/COLOR][/SIZE]


[YT]iexMJrBzZtA[/YT]

Filmin Konusu: Kadınlara bağlanmakta sorunları olan Michael, soğuk görünümlü güzel doktor Susan ile tanışır. Susan uzun bir süredir kendini işine adayıp özel hayatından vazgeçmiş, Michael ise kadınlarla ciddi ilişki kurmaktan kaçınmıştır. İkisi de birbirlerine karşı derin duygular hissederken, tüm dünyada insanların duyularını sırayla yok eden salgın bir hastalık baş gösterir.

Bu konuyu yazdır

  Tarih: 04-08-2026, 10:32 AM