:: Duygusuz.com - Dostluk ve Arkadaşlık Sitesi
Hoşgeldin, Ziyaretçi
Sitemizden yararlanabilmek için Kayıt olmalısınız.

Kullanıcı Adınız:
  

Şifreniz:
  





Forumda Ara

(Gelişmiş Arama)

Forum İstatistikleri
» Toplam Üyeler: 16,695
» Son Üye: floralpops
» Toplam Konular: 98,587
» Toplam Yorumlar: 1,065,567

Detaylı İstatistikler

Kimler Çevrimiçi
Toplam: 177 kullanıcı aktif
» 0 Kayıtlı
» 173 Ziyaretçi
Applebot, Baidu, Bing, GoogleBot

Son Aktiviteler
Bir Demet Söz
Forum: Güzel Sözler
Son Yorum: SunSet
05-07-2026, Saat: 11:22 AM
» Yorumlar: 70
» Okunma: 10,490
Kur’an’da Allah Zekâtı, M...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
05-03-2026, Saat: 11:57 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 45
İslam’ı Yaşarken İzlediği...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-30-2026, Saat: 01:06 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 40
Allah’ın Bizlere Güvendiğ...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-25-2026, Saat: 11:04 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 64
Allah’ın Dini İslam’ı Yaş...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-24-2026, Saat: 12:01 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 61
Saff Suresi 6. Ayet Üzeri...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-18-2026, Saat: 12:14 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 61
Namaz Dinin Direği Midir?
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-13-2026, Saat: 10:12 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 77
Atatürk'ün Çocukluk Anıla...
Forum: Hayatı ve Anıları
Son Yorum: Serdar102
03-28-2026, Saat: 09:08 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 123
Mavi'ye..
Forum: Aşk Hikayeleri
Son Yorum: SunSet
03-11-2026, Saat: 08:23 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 209
Keloğlan Çataltepe Tekfur...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:45 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 385

 
  Kızılderili burcunuzu bilmiyormusunuzuz? tıklayın öğrenin
Yazar: MaSaL - 01-04-2011, Saat: 09:21 PM - Forum: Astroloji - Yorum Yok

22 Aralık – 19 Ocak
YABANKAZI


“Bilge, dingin, yardımsever bir lider!”
Uğurlu taşı: Kuvars
Rengi: Beyaz

• Evrenin tüm enerjisini kullanabilme yeteneği
• Sakin, dingin bir kişilik
• Olayları kavrama yeteneği
• Dikkatli, titiz ebeveyn
• Hata yapmamak için çok çalışma
• Arkadaşlık ve dostluk seçiminde çok dikkatli
• Sindirim sisteminde hassasiyet
• Büyük gelişimlere açık
• Morali bozukken çekingen ve içe kapanık
• Lider olma kabiliyeti
• Alışkanlık ve geleneklerine bağlı
• Ev hayatında düzenli ve özenli
• Arkadaşlarını ve çevresini geliştirmeye eğilimli
• Güçlü intikam duygusuna sahip
• Çok sayıda değişik işi ve görevi yürütebilme yeteneği
• Kusursuzluk tutkusu
• İnsanlar ve doğa ile kolayca uyum sağlama
• Dayanıklılık , bazen katılaşma
• Aydınlık ama ulaşılması zor bir kişilik
• Kusursuz bir bilge

20 Ocak – 18 Şubat
SUSAMURU


“Sevimli, canayakın, iletişimi yüksek bir yardımsever!”
Uğurlu taşı: Gümüş
Rengi: Gümüş

• Arkadaşları tarafından sevilen, sayılan bir kişilik
• Duygularını saklamaya meyilli,
• Karşı koyulması zor,
• İştahlı, yemek yemeyi seven
• İyi bir baba, iyi bir eş,
• Akıllı, Cesur
• Esnek ve yardımsever
• Sosyal yardımlaşma konularına eğilimli,
• Güvenilir bir dost,
• Dalgın ve hayalci,
• Uzak ülkelere gitmeye eğilimli,
• İyi bir dert ortağı,
• Hassas noktası; Sinir sistemi
• Affedici,
• Güçlü bir içgüdü ve altıncı his,
• Tehlikeli durumlarda yanlış kararlar almaya eğilimli,
• Kendilerini başkalarının yerine koyabilme kabiliyeti,
• Aşırı korkusuzluk sonucu tehlikeli işler yapabilme,
• Sürekli yeni planlar yapma,
• İlk adımları atarken kararsız,
• Özgürlüğüne düşkün,
• Herkesle dost!



19 Şubat – 20 Mart
PUMA
“Kıvrak ve güzel bir duygu yumağı!”
Uğurlu Taşı: Firuze
Rengi: Mavi – Yeşil
• Kendi alanlarına ve özeline düşkün,
• ugusal ama duygularını göstermeyen,
• Zor güvenen ve ihtiyatlı,
• Ruhsal bir avcı,
• Evine düşkün,
• Yalnızlık duygusu güçlü,
• Sezgileri yüksek,
• Kıvrak zekalı,
• Doğru olanı yaptıkları konusunda güvenceye ihtiyaç duyan,
• Sevecen, neşeli bir ebeveyn,
• Hareketli,
• Duyarlı,
• Uysal,
• Akıl almaz bir düşgücü,
• Hassas nokta: Mide – Bağırsak,
• Köşeye sıkıştıklarında kavgacı ve atik,
• Güvendiklerine tüm yüreği ile sevgi gösterme,
• Anlaşılması zor, gizemli,
• Güçlü sezgiler,
• Duyguları baskı altında tutma eğilimi,
• Atik bir ruhsal koşucu,
• Başkalarının göremediğini gören,
• Romantik.
21 Mart – 19 Nisan
ALADOÄžAN


” Görkemli ve büyüleyici bir iyilik sembolü!”
Uğurlu Taşı: Opalin
Rengi: Sarı
• Bitmek tükenmek bilmeyen bir enerji,
• Daldan dala atlayan,
• Hızlı gelişme, değişme kapasitesi,
• Düşünce ve duygularında çok açık
• Açıksözlü ama bazen patavatsız,
• Yalana ve yalancılığa tahammülü olmayan,
• Korkusuz,
• İleri görüşlü,
• Kızgın olduklarında saldırgan ve çok tehlikeli,
• Bağımsız,
• Kolayca dikkati dağılan,
• Enerjilerini yönlendirmeye başaranlar için iyi bir yönetici,
• Sağlam bünyeli,
• Hassas Nokta; Baş bölgesi, sık baş ağrısı,
• Herkesle anlaşan,
• Doyumsuz bir güç ve enerji isteği,
• Yeryüzü işlerine aşırı eğilim,
• Dost ve adil bir ebeveyn,
• Çoşkulu,
• Heyecanlı,
• Arkadaş yanlısı, geniş bir çevre,
• İletişim gücü yüksek,
• Pırıltılı,
• Etkileyici,
• Hayır demesi zor!
20 Nisan – 20 Mayıs
KUNDUZ


“Herkese yaşam gücü ve tadı veren denge merkezleri!”
Uğurlu taşı: Krisokol
Rengi: Mavi
• Dengeli, ağırbaşlı,
• Değişimi sevmeyen,
• Planlı,
• Eşyalarına düşkün,
• Bir işi yaptığı zaman hem güzel hem yararlı olmasına çalışan,
• Fiziksel lark çok güçlü,
• Sürekli barışı arayan ve barış ortamlarını tercih eden,
• Toprağa, köke bağlı önem veren,
• El becerileri yüksek,
• Her türlü fiziksel ortama uyum sağlayan,
• Kendi rahatı ve huzuru için çevreyi düzenleyen,
• Tek boyutlu düşünceye kolayca kayabilen,
• Sessiz, sakin,
• Güven duymadıkları zaman geride kalıp dinleyen,
• Sinirlenince yıkıcı,
• Suyla ilgilenmekten hoşlanan,
• İşleri sürtüşmesiz, uyumlu hale getirmeyi başaran,
• Maddi alanda güvenceyi seven,
• Evliliği ciddiye alan ve eşine sadık olan,
• Tutarlı ve dengeli ilişkileri tercih eden,
• İç huzura önem veren,
• Kararlı ve dirençli ama bir o kadar da tehlikeli!
21 Mayıs – 20 Haziran
GEYİK


“Çekici, hareketli, duyarlı bir şifacı!”
Uğurlu taşı: Akik
Rengi: Beyaz – Yeşil
• Hareketi seven,
• Aynı anda birkaç işi yapabilen,
• Durmadan bir düşünceden ötekisine geçen,
• Çok uyank vezeki,
• Koruma içgüdüsü fazlası ile gelişmiş,
• Güzel olan her şeyi seven,
• İlişkilerinde fiziksel görünüme önem veren,
• Sanatçı kişilikli,
• Yeni buluşlara meraklı,
• Yeni tatlar, yeni yerler görmeyi seven, maceracı,
• Gülmeyi seven bir kahkaha makinesi,
• Monogamist ilişkilere yatkın olmayan,
• Sevgi dolu bir ana-baba,
• En küçük işte bile güzellik yaratabilen,
• Hassas nokta: Damar tıkanıklıkları,
• Kalıcı ilişkileri olması gereken,
• Sevinmeyi ve sevinç duygusunu çok önemseyen,
• Yaratıcı,
• Konuşkan,
• Dünyanın tüm güzelliklerini görebilen,
• Duyarlı,
• Keyif almayı bilen,
• Maceracı!
21 Haziran – 22 Temmuz
AÄžAÇKAKAN


“Aile ortamlarının ve sevginin vazgeçilmez merkezi!”
Uğurlu Taşı: Kırmızı Akik
Rengi: Pembe
• Gizemli yetenekleri olan,
• Dengeli ortam ve dengeli durumları tercih eden,
• Olayların iç yüzünü kolayca kavrayan,
• Muhakkak sevdikleri bir eşe ihtiyaç duyan,
• Düzenli, iyi ilişkiler kuran,
• Çok hırslı,
• Anaç, evcimen,
• Sevmeyi ve sevilmeyi çok önemseyen,
• Yardımsever,
• Dinsel ve mistik eğilimleri olan,
• Uzak çevreye kadar herkesle ilişki içerisinde olan,
• Uyumlu,
• Güven duygusuna önem veren,
• Çabuk korkan,
• Milliyetçilik duyguları güçlü olan,
• Maddi güvence olmayınca mutsuz olan,
• Hassas Nokta; İç hastalıkları,
• Yaşamda her zaman ruhsal bir amaç arayan,
• Huzursuz olunca hastalanma eğilimine sahip,
• Sağlam ve güvenilir bir dost!
23 Temmuz – 22 Ağustos
MERSİNBALIÄžI

“Gösterişli, bağımsız, sevilen, keskin görüşlü bir fırtına!”
Uğurlu Taşı: Gröna Demir
Rengi: Kırmızı
• Soylu, görkemli düşünmeyi seven,
• Dost ama alaycı,
• Gerçek duygularını saklayan,
• Hassas nokta; Soğuk algınlığı, boğaz ağrısı, hazımsızlık,
• Başkalarının kendilerine verdiği acıyı unutmayan,
• Başkalarına duygusal çözümler sağlamayı seven,
• Liderlik duyguları çok güçlü,
• Egemenlik kurmayı seven,
• Bazen kibirli,
• Çok zeki, uyanık ve hareketli,
• Çocuklarına karşı korumacı,
• Tükenmez bir güç kaynağı ve ruhsal derinlik,
• Çok sağlam bir korunma zırhı,
• Okumaya meraklı,
• Haksever, iyi niyetli bir yönetici,
• Hırçın davranışların altında yumuşak ve kırılgan bir yürek,
• Acılarını, dertlerini asla göstermeyen,
• Psikolojik ve fiziksel sıkıntıları kolayca çözümleyebilme yeteneği,
• Başka insanların üzerinde güçlü etkiler yaratan,
• Beklenmedik, hesapsız öfke patlamaları olan,
• İyi yürekli, duyarlı kişiler!
23 Ağustos – 22 Eylül
BOZAYI


“Çözümlemeci ve mantıklı düşünme yeteneği olan bir organizatör!”
Uğurlu Taşı: Ametist
Rengi: Erguvan
• Mantıklı,
• Adalet duygusu güçlüolan,• Yalana karşı hassas ve hemen hisseden,
• Öfkesini soğukkanlı ve hesaplı bir şekilde gösteren,
• Konuşmayı seven,
• Aynı zamanda uzun süre suskun kalabilen,
• Korkutucu bir düşman,
• Somut aleme ve lükse meraklı,
• Akıllarına koydukları zor, kolay her şeyi yapabilen,
• Sorumluluk duygusu çok güçlü,
• Sinirli ama sevecen bir ana-baba,
• Temiz, titiz,
• Disiplinli ve düzenli,
• Uyumlu ama çekingen,
• Aldatılmaya tahammülü olmayan,
• Sorunları kolayca çözebilen,
• Zayıf olan herşeyi küçümseyen,
• Ruhsal gelişim konusunda desteğe ihtiyaç duyan,
• Yemeğe düşkün ama rejimi de seven,
• Hekimlik, yönetim ve savunma konularına meyilli,
• Hassas Nokta; Mide, bağırsak ve kalp,
• Tasarıları ve düşüncelerinin bozulmasına asla izin vermeyen,
• Dürüst ve etkin bir kişiklik!
23 Eylül – 23 Ekim
KARGA


“Özveri, nezaket ve kararlılığın mükemmel bir bileşimi!”
Uğurlu Taşı: Jasper
Rengi: Kahverengi
• Yardımsever,
• Doğa ile ilişkide olmayı seven,
• Ani, beklenmedik manevralar yapabilen,
• İç dengeleri bozulmazsa uzun süre çalışabilen,
• Ruhsal alanda çok rahat olan,
• Hayattan zevk almayı bilen,
• Küçük şeylerden mutlu olan,
• Her şeyin iyi ve kötü yanını kolayca görebilen,
• Çelişkili,
• Her türlü düşünce ve akımı izleyip öğrenmek isteyen,
• Sevdiklerine karşı aşırı korumacı hatta yıkıcı,
• Kendilerini bulmak için zamana ihtiyaç duyan,
• Hayvanlara düşkün,
• Evine özenen, zevkli, dekorasyona meraklı,
• Güzel şeyleri seven,
• Estetiğe düşkün,
• Kendilerini bulmakta bazen zorluk çeken,
• Çok sevimli,
• Çok fedakar bir ebeveyn,
• Kucaklanmayı ve öpücüğü seven,
• Güven vermeyi ve güven kazanmayı seven ve kolayca öğrenen,
• Hayatı dolaysız ve yoğun yaşayan,
• Güzel ve yakışıklı insanlardır!
24 Ekim – 21 Kasım
YILAN


“Ruhsal güçleri çok yüksek duyarlı insanlar!”
Uğurlu taşı: Bakır – Malahit
Rengi: Turuncu
• Ruhsal seslere karşı duyarlı
• Uğraştıkları işte başarılı,
• Kendi söylediklerini benimseten,
• İlişki kurdukları şeyleri dönüştürme yeteneği,
• Tükenmez bir enerji,
• İyileştirici güçlere sahip,
• Hassas Nokta: Karın ağrısı,
• Çevrelerine yardımcı olma yeteneği,
• Bazen dar kafalı,
• Karar verme aşamasında yardım almayı sevmeyen,
• Aydın bir kişiliğe sahip,
• Çatal dilli,
• Soğukkanlı,
• Çok gizemli,
• Ketum,
• Kusursuz ,
• Etrafa kolayca uyum sağlayan,
• Çocuklarına yetki vermeyi seven,
• Kendi özlerini değiştirebilme gücü,
• Saklı işler çevirmeyi seven,
• Çok çekici,
• Dokunma ve titreşimlere olağanüstü duyarlı,
• Farklı bir kişilik!
22 Kasım – 21 Aralık
WAPİTİ


“Yeniden doğan veya yeniden doğurabilecek bir güç simgesi!”
Uğurlu Taşı: Obsidiyen
Rengi: Siyah
• Parlak, saydam yapılı bir kişilik,
• Sık sık ikilem yaşayan,
• Yaşamları boyunca bıçak sırtında yürüyen,
• Dış etkilerden gerçek özleri çıkarmayı çok iyi beceren,
• Yumuşak ama güçlü bir yapıya sahip,
• Çevrelerine karşı antiseptik bir etkiye sahip olan,
• Çok güçlü bir adalet duygusuna sahip,
• Güçlü içgüdüleri olan,
• Ruhsal düğümleri kolayca çözebilen,
• Yükseklere tırmanmayı başarabilen,
• Sağlam içgüdüleri olan,
• Yakın ilişki kurmaktan çekinen,
• Sıcak kalpli, sevgi dolu olabilen,
• Fikirlerinden asla caymayan, kendi bildiğini okuyan,
• Bazen aşırı cesur,
• Erkenden olgunlaşan,
• Çabuk öğrenen,
• Öfke nöbetleri geçirebilen,
• Kazandıkları bilgileri herkesle paylaşan,
• Gururlu,
• Saygı ve sevgi uyandıran, neşeli Wapiti’ler

Bu konuyu yazdır

  Parfümünüzü burcunuza göre seçin
Yazar: MaSaL - 01-04-2011, Saat: 09:21 PM - Forum: Astroloji - Yorum Yok

Parfümünüzü de burcunuza göre seçmeniz gerektiğini biliyor muydunuz…
Parfüm seçmekte zorlanıyorsanız, işinizi kolaylaştıracak önerilerimiz var!
Bir çok koku arasından, kendinize uygun olan parfümü bir türlü bulamıyosunuz… Beğendiğiniz kokular, üzerinizde şişedeki gibi kokmuyor. O halde parfüm seçerken yıldızınızdan yardım alabilirsiniz!
Karakterinizin büyük bölümünü yıldızlar ve burçlar etkiler. Biz de genel bir tanımlamayla, karakterinize uygun olan parfümleri bulmaya çalıştık!
Su Grubu: Yengeç, Balık, Akrep
Sofistike ve zarif su kadınının müthiş bir estetik gözü vardır. Çalışma masasındaki kalemlikten evindeki saksıya, saçına taktığı taraktan kullandığı parfüme kadar, yaşamındaki tüm ayrıntılar onun ince zevkini yansıtır.
Giyim onun için gerçek bir tutkudur ve modayı takip etmek bir yana, çizgisini kendi yaratır. Daima bakımlı olan Su kadını, şehrin en iyi güzellik merkezlerinin sürekli müşterisidir. Daima bakımlı görünmeyi tercih eden Su kadını, kendini en kötü hissettiği zamanlarda bile rujunu tazelemeyi ihmal etmez.
O, elegan mekanlarda, elegan dostlarıyla uzun saatler süren sohbetlere katılmaktan hoşlanır. Tam bir kalite aşığı olan Su kadını, kalabalık bir ortamda zarafeti ve kokusuyla dikkat çeker. Kendisindeki zarafeti tamamlayan fresh ve sabunumsu kokular, onun dünyasındaki şıklığın tamamlayıcısıdır.
Su kadını için ideal kokular
- Burberry: Touch
- Calvin Klein:Truth
- Lacoste for Women
- Rochas: Lumiere
- Estee Lauder: Intution
- Versaces
- Armani: Mania
- Kenzo: Flower
- Ice Berg Fluid
Klasikler:
- Estee Lauder Beatiful
- Christian Dior Poison
Hava Grubu: Kova, İkizler, Terazi
Modern, çağdaş, meraklı ve inatçı… Sıkı bir araştırmacı olan Hava kadını, sınırsız bir keşif duygusuyla doludur. Kendinden emin, enerjik ve girgin yapısıyla aradığı cevapları bulmadan peşini bırakmaz.
Kariyeri, Hava kadınının yaşam tarzı ve vitrinidir. İşte bu yüzden, tene değer değmez patlama hissi yaratan, enerjisine ve hayal gücüne ayak uydurabilecek kokuları tercih eder. O, kullandığı kokunun yaşam tarzını ve güçlü kişiliğini yansıtmasını ister.
Az ve öz olanı seven Hava kadını, geçmişi çok düşünür ancak ona bağlı değildir. Açık ve dobra yapısıyla, en abartılı detayları dahi müthiş bir yalınlıkla sunabilir. Seçici Hava kadını, notaları yalın ve perde perde yayılan kokuları seçmelidir.
Hava kadını için ideal kokular
- Bulgari: Blu
- Lanvin: Oxygene
- Givenchy: Obligue Rewind
- Anna Sui: Sui Dreams
- Jaipur Saphir
- Ghost
Klasikler:
- Christian Dior Dune
- Cacharel: Lulu
- Lancome: Poeme
Ateş Grubu: Koç, Aslan, Yay
Tutkulu ve seksi Ateş kadını, dikkat çekmeyi, maksimalist detayları ve komplimanları sever. Girdiği her ortamda bir anda tüm bakışları yakıcı etkisi altına almayı başarır. Cinsel çekiciliği ve cazibesi Ateş kadınına tanınan en büyük ayrıcalıktır.
Flört etmeyi seven ateş kadını için, yer ve zaman önemli değildir. Ofiste, tatilde, yemekte hatta uçan balonun içinde…
Genzi yakan baharat kokuları onun dişiliğim yansıtır. O, cana yakın, feminen ve bonkördür. Parfümü de onun gibi kendine yavaş yavaş çeken, sonunda bir tutkuya dönüşen notalara sahip olmalıdır. Ateş kadını, sürekli arzulanır ve kendisi de bunun farkındadır. Tenine yayılan parfüm de tıpkı onun gibi gösterişli ve frapandır.
DuraklatYürüt
Ateş kadını için ideal kokular
- Lancome: Miracle
- Samba Red
- Cartier
- Issey Miyake: Feu dlssey Light
- Escada: Sentiment
- Le Baiser
Klasikler:
- Lancome: Tresor
- Guerlain Samsara
- Chanel No:5
- Ralph Lauren Safari
Toprak Grubu: Boğa, Başak, Oğlak
Görüntüsüne oldukça önem veren Toprak grubu kadınları şık, zarif ve yalın bir zevke sahiptirler. Onlar için göze hitap etmek ve insanların nazarında iyi bir izlenim bırakmak çok önemlidir.
Bir toprak burcunun hoşlanmayacağı şeylerden biri de çevrenin ona yadırgayarak bakmasıdır. Bu sebeple çok abartılı ve şatafatlı giysiler, makyaj ve hatta saç kesimi Toprak grubu kadınları için hiç uygun değildir.
Toprak grubu kadınları doğanın yumuşaklığını ve sadeliğini içinde barındıran çiçek kokuları tercih edilebilir.
Toprak kadını için ideal kokular
- Wish: Pure Wish
- Armani:Emporio Armani
- Trussardi:Skin
- Britney Spears:Curious
- Calvin Klein:Truth
Klasikler:
- LancomeTongueoem
- Boss woman by Hugo Boss
- Elizabeth Arden: Green Tea

Bu konuyu yazdır

  Rüyalar Hakkında En İlginç 13 Gerçek..
Yazar: MaSaL - 01-04-2011, Saat: 09:21 PM - Forum: Astroloji - Yorum Yok

Rüyalar Hakkında En İlginç 13 Gerçek

Rüya görmek hayattaki en gizemli tecrübelerden biridir. Roma Dönemi’nde bazı rüyalar Roma Senatosu tarafından analiz edilmiş ve yorumlanmıştır. Rüyaların tanrılardan gelen mesajlar olduğuna inanılmıştır. Rüya yorumcuları askeri liderler ile savaşa bile gitmişlerdir. Ayrıca çoğu sanatçının, yaratıcı fikirlerini rüyalarından edindiği bilinmektedir. Peki rüyalar hakkında ne biliyoruz? İşte en ilginç 13 gerçek…
1. Gördüğünüz Rüyların yüzde 90′ını Unutursunuz
Uyandıktan sonraki 5 dakika içerisinde rüyalarınızın yarısını unutursunuz, 10 dakika sonra ise yüzde 90′ı hafızanızdan silinmiş olur.
2. Körler de Rüya Görür
Doğduktan sonra kör olmuş olan insanlar rüyalarında görüntüler görürler. Kör olarak doğan kişilerse rüyalarında görüntü görmezler, ancak duyma, koklama, dokunma ve hissetme üzerine rüya görürler.
3. Herkes Rüya Görür
Ciddi bir psikolojik rahatsızlığı bulunmayan her insan rüya görür. Rüya görmediğinizi düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz çünkü yalnızca rüyalarınızı hatırlamıyorsunuz.
4. Rüyalarımızda Yalnızca Bildiğimiz Yüzler Görürüz
Beynimiz yeni yüzler yaratamaz. Rüyalarımızda daha önceden gördüğümüz gerçek insanların gerçek yüzlerini görürüz ancak bunu onları hatırlamayabiliriz. Hepimiz yaşamımız boyunca binlerce yüz görmüşüzdür, yani beynimizin kullanabileceği sonsuz seçenek vardır.
Renkli Rüya Görmez
Görme yeteneğine sahip insanların yüzde 12′sinin rüyaları siyah-beyazdır. Geri kalanlar ise renkli rüyalar görürler. 1915-1950 arasında yapılan çalışmalar rüyaların çoğunun siyah-beyaz olduğunu ancak bu oranın 1960′lardan sonra değişmeye başladığını gösteriyor. Günümüzde 25 yaşının altındaki kişilerin yalnızca yüzde 4.4′ü siyah-beyaz rüya görüyor. Son yapılan araştırmalar bu değişimin nedeninin televizyonun siyah-beyazdan renkliye geçmesi ile bağlantılı olabileceğini gösteriyor.
6. Rüyalar Sembolik Anlam Taşımaktadır
Eğer rüyanız özellikle bir konu ile ilgili ise rüya sembolik anlam taşıyor demektir. Bu, analiz edilerek ortaya çıkarılabilir.
7. Duygular
Rüyalarda en çok deneyimlenen duygu endişedir. Negatif duygular, pozitif olanlardan çok daha fazladır.
8. Tekrar Eden Rüyalar
Çoğu rüya yalnızca bir kez görülse de, çoğu insan aynı rüyayı birden fazla kez gördüğünü söylemektedir. Kadınların yüzde 70′inin ve erkeklerin yüzde 65′inin aynı rüyayı çok kez gördüğü kaydedilmiştir.
9. Hayvanlar da Rüya Görür
Değişik hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalar insanlar gibi onların da uyku sırasında beyin dalgaları olduğu görülmüştür. Bir köpeği uyurken izleyin. Rüyada birşey kovalıyormuşçasına değişik sesler mırıldanır ve patileri hareket eder.
10. Vücut Felci
REM uykusu sırasında beyindeki bir mekanizma vücudun tamamen hareketsiz olmasını sağlar, böylece rüyada fiziksel bir hareketin gerçekleşmesi önlenir. Ancak bu mekanizmanın normal uyku süresinden önce/sonra ya da bu süre boyunca tetiklenmesi muhtemeldir.
11. Rüya ve Gerçeğin Birleşmesi
Uyuduğumuz sırada beynimiz gerçek hayattan gelen sesleri alır ve onları rüyamızın bir parçası haline getirir. Yani bazen dışarıdan gelen sesi uykuda yorumlayabiliriz. Örneğin kardeşiniz siz uyurken başınızda gitar çalıyorsa, rüyada konserde olduğunuzu görebilirsiniz.
12. Erkekler veKadınlar Farklı Şekilde Rüya Görürler
Erkekler, kendi cinsleri ile ilgili rüya görmeye daha çok meyillidir. Erkeklerin rüyalarındaki karakterlerin yüzde 70′i başka erkeklerdir. Diğer bir taraftan kadınların rüyalarındaki kişilerin yarısı erkek, yarısı kadındır. Tüm bunların yanısıra erkekler rüyalarında genelde kadınlardan daha agresif duydular yaşarlar.
13. Rüyaların Geleceği Gösterme Özelliği Vardır
Yapılan araştırmaların sonuçlarına göre çok sayıda insanın yüzde 18 ila yüzde 38′i en az bir geleceğe dair rüya görmüştür. yüzde 70 ise déjà vu deneyimlediğini söylemiştir. Rüyların geleceğin habercisi olduğuna inanan insanların sayısı ise yüzde 63 ila yüzde 98 oranla çok daha fazladır.

Bu konuyu yazdır

  Çin falınız ve burcunuz nasıl?
Yazar: MaSaL - 01-04-2011, Saat: 09:20 PM - Forum: Astroloji - Yorum Yok

q6xHn.jpg


Efsaneye göre, yaratılıştan sonra Buddha tüm hayvanları çağırır ve toplanmalarını ister. Amacı onlarla astroloji hakkında görüşmektir. O kadar hayvan çeşitlerine rağmen sadece 12 tanesi Buddha’yla görüşmeyi uygun bulur ve yola koyulurlar. Ettikleri zahmeti onurlandırmak için Buddha her hayvana bütün 1 seneye onun adını vereceğine dair söz verir. Ve bu seneler her hayvanın yolda karşılaştığı olaylar esnasında sergilediği karakteristik özellikleri kapsayacaktır. Böylece bu senelerde doğan insanların kaderleri de etkilenmiş olacaktı.
Seneler belirli periyodik bir döngüye göre dağıtıldı. Her 12 senenin sonrasında hayvanların hepsi kendilerine ait olan senelere sahip oldular, hem de senenin son gününe kadar. Senelerin dağıtımı hayvanların buluşmaya geldikleri sıraya göre yapıldı. İlk sene fareye aitti, çünkü o ilk gelen hayvandı ve dağıtım yapıldığında ilk seslenenlerdendi. Daha sonra onu öküz, kaplan, tavşan ve diğerleri ve en son ise domuz takip etti. Domuz buluşmaya gitmek için bayağı tereddüt etmiş, daha sonra bu davranışından dolayı kendinden utanmış ve yola koyulmuştu. Bu yüzden en son gelen oydu.
Çin astrolojisindeki burçlar, batı astrolojisiyle karşılaştırıldığında, güneşin değil, tamamen ayın etkisinde bulunurlar. Hesaplama ay yıllarına göre yapılmaktadır. Her Çin yılı, kış döngüsünden sonraki ikinci ay doğuş gününde başlamaktadır. Bu yüzden bu senelerin, Avrupa zaman hesaplamasına bakıldığında, 21. Ocak ve 20. Şubat tarihleri arasına denk gelen değişken başlangıçları vardır.
ÇİN BURÇLARININ ÖZELLİKLERİ
Fare
Fare, genel anlamda cazibeli, atak, başarı odaklı, doğru ve direkt olarak tasvir edilir. Ayrıca yeteneklidir, eleştirir ve inatçıdır. Anlaştığı diğer burçlar öküz ve ejderhadır. Öküz Öküz, sabırlı, direnme gücü yüksek, sakin ve muhafazakar bir burçtur. Yeniliklere karşı çekingen davranır, çok çalışkan ve güçlüdür. Ona en uyumlu burçlar horoz ve faredir.
Kaplan
Kaplan, cesaretli, özgürlüğüne düşkün, risk almayı seven ve duyarlıdır. Bağımsızlığını kuralsız düşünerek ve hareket ederek ifade eder. Anlaştığı diğer burçlar at, ejderha veya köpektir.
Tavşan
Tavşan, hırslı, melankolik (hissi), çok konuşkan ve barışçıl bir burçtur. Güvene, korumaya çok önem verir ve biraz da korkaktır. Anlaştığı diğer burçlar keçi, köpek ve domuz.
Ejderha
Ejderha adeta bir enerji paketi gibidir. Güce hedeflenmiş, atak ve oldukça kibirlidir. Bu hayvan doğu kültüründe şans ve gücü sembolize etmektedir. Ejderha burcu, ayrıca tutkulu, akıllı ve istekleriyle ilgili oldukça ölçüsüz bir burçtur. Anlaştığı diğer burçlar fare, yılan ve maymun. Yılan Yılan burcu, kendi kendini çok eleştiren ve olayların derinine inen bir burçtur. Bu yüzden de genelde haklı olmayı ve tartışmaları sever. Doğu kültüründe bilge, zeki ve öngörülü olarak bilinir ve bu yüzden de çok sayılır. Uyumlu burçlar öküz ve horozdur. Kaplan’a dikkat etmesi gerekir.
At
Bu burç diğerlerine göre en çok ön planda olmayı ister. At, onların arasında adeta bir stardır. Kendini göstermeyi sever, güzel konuşur, ataktır ve şaşırtıcı özelliklere sahiptir. Bunun dışında da biraz kendini beğenmiş, yüzeysel ve hafif bencildir. İdeal burçlar keçi, kaplan ve köpektir.
Keçi
Keçi, varoluşuyla ilgili haksızlıklara gelemez ve bunlardan sürekli şikayetçidir. Oysa o sanatsal yeteneklere sahip ve çok alımlı bir burçtur. Bazen sebepsiz yere hoşnutsuz, moralsiz ve pesimist olur. Anlaştığı burçlar tavşan, domuz veya attır.
Maymun
Burçlar arasında en entelektüel olanı maymundur. O, bilgiye aç, kültürlü, eğitilmiş, kaşif, meraklı ve esprilidir. Çevresindeki insanlarla ilişkileri bazen çok yüzeysel ve güvensiz olabilir. İdeal burçlar ejderha ve faredir.
Horoz
Horoz, çok açık ve dürüst, ayrıca çok çalışkandır. Elinden her iş gelir. Bunun dışında ise bencil ve kendini beğenmiş bir burçtur. Uyumlu burçlar öküz, yılan ve ejderhadır.
Köpek
Köpek burcu, sadık, dürüst, sorumluluk sahibi ve güvenilir olarak tasvir edilir. Ancak bu özelliklerinin yanında içine kapanık, pesimist ve oldukça kuşkuludur. Anlaştığı burçlar at, kaplan ve tavşan.
Domuz
Domuzun olumlu özellikleri gerçek sevgide, yardım severliğinde ve çok yönlülüğünde gizlenmiştir. Negatif yönleri ise düzensiz ve bazen de çok saf olmasıdır. Anlaştığı burçlar tavşan veya keçi.
ÇİN ASTROLOJİSİNE GÖRE BURCUNUZ
[url=http://www.mailce.com/wp-****************************/uploads/cin-burclari-cin-fali.jpg][/url]VQycy.jpg
Seçtiginiz tablodan doğum tarihinize göre hangi Çin burcu olduğunuzu öğrenebilirsiniz.
29 Ocak 1949 – 16 Şubat 1950 ÖKÜZ
17 Şubat 1950 – 05 Şubat 1951 KAPLAN
06 Şubat 1951 – 26 Ocak 1952 TAVŞAN
27 Ocak 1952 – 13 Şubat 1953 EJDERHA
14 Şubat 1953 – 02 Şubat 1954 YILAN
03 Şubat 1954 – 23 Ocak 1955 YILAN
24 Ocak 1955 – 11 Şubat 1956 KEÇİ
12 Şubat 1956 – 30 Ocak 1957 MAYMUN
31 Ocak 1957 – 17 Şubat 1958 HOROZ
18 Şubat 1958 – 07 Şubat 1959 AT
08 Şubat 1959 – 27 Ocak 1960 DOMUZ
28 Ocak 1960 – 14 Şubat 1961 FARE
15 Şubat 1961 – 04 Şubat 1962 ÖKÜZ
05 Şubat 1962 – 24 Ocak 1963 KAPLAN
25 Ocak 1963 – 12 Şubat 1964 TAVŞAN
13 Şubat 1964 – 01 Şubat 1965 EJDERHA
02 Şubat 1965 – 20 Ocak 1966 YILAN
21 Ocak 1966 – 08 Şubat 1967YILAN
09 Şubat 1967 – 29 Ocak 1968 KEÇİ
30 Ocak 1968 – 16 Şubat 1969 MAYMUN
1969 – 1989 YILLARI ARASI
17 Şubat 1969 – 05 Şubat 1970 HOROZ
06 Şubat 1970 – 26 Ocak 1971 AT
27 Ocak 1971 – 14 Şubat 1972 DOMUZ
15 Şubat 1972 – 02 Şubat 1973 FARE
03 Şubat 1973 – 22 Ocak 1974 ÖKÜZ
23 Ocak 1974 – 10 Şubat 1975 KAPLANv 11 Şubat 1975 – 30 Ocak 1976 TAVŞAN
31 Ocak 1976 – 17 Şubat 1977 EJDERHA
18 Şubat 1977 – 06 Şubat 1978 YILAN
07 Şubat 1978 – 27 Ocak 1979 YILAN
28 Ocak 1979 – 15 Şubat 1980 KEÇİ
16 Şubat 1980 – 04 Şubat 1981 MAYMUN
05 Şubat 1981 – 24 Ocak 1982 HOROZ
25 Ocak 1982 – 12 Şubat 1983 AT
13 Şubat 1983 – 01 Şubat 1984 DOMUZ
02 Şubat 1984 – 19 Şubat 1985 FARE
20 Şubat 1985 – 08 Şubat 1986 ÖKÜZ
09 Şubat 1986 – 28 Ocak 1987 KAPLAN
29 Ocak 1987 – 16 Şubat 1988 TAVŞAN
17 Şubat 1988 – 05 Şubat 1989 EJDERHA
1989 – 2009 YILLARI ARASI
06 Şubat 1989 – 26 Ocak 1990 YILAN
27 Ocak 1990 – 14 Şubat 1991 YILAN
15 Şubat 1991 – 03 Şubat 1992 KEÇİ
04 Şubat 1992 – 22 Ocak 1993 MAYMUN
23 Ocak 1993 – 09 Şubat 1994 HOROZ
10 Şubat 1994 – 30 Ocak 1995 AT
31 Ocak 1995 – 18 Şubat 1996 DOMUZ
19 Şubat 1996 – 06 Şubat 1997 FARE
07 Şubat 1997 – 27 Ocak 1998 ÖKÜZ
28 Ocak 1998 – 15 Şubat 1999 KAPLAN
16 Şubat 1999 – 04 Şubat 2000 TAVŞAN
05 Şubat 2000 – 23 Ocak 2001 EJDERHA
24 Ocak 2001 – 11 Şubat 2002 YILAN
12 Şubat 2002 – 31 Ocak 2003 YILAN
01 Şubat 2003 – 21 Ocak 2004 KEÇİ
22 Ocak 2004 – 08 Şubat 2005 MAYMUN
09 Şubat 2005 – 28 Ocak 2006 HOROZ
29 Ocak 2006 – 17 Şubat 2007 AT
18 Şubat 2007 – 06 Şubat 2008 DOMUZ
07 Şubat 2008 – 25 Ocak 2009 FARE
kaynak: Burc.net
Kaynak:http://www.uzmanportal.com

Bu konuyu yazdır

  Burçlara göre çiçekler
Yazar: MaSaL - 01-04-2011, Saat: 09:17 PM - Forum: Astroloji - Yorumlar (2)

Sümbül / Koç
Koçun vakti ilkbahardır. Bu dönemde sümbülün çiçekleri ile mutlu olur. Yumuşak pembe, mavi, mor ve beyaz renkler onu büyüler. İlkbahar çiçeklerini genelde kışın evde ve camın önünde yetiştirir. Böylece onlarla haftalarca mutlu olabilir.
Gül / İkizler
İkizlerin sembolüdür. Çiçeklerin kraliçesi bilhassa ikizleri tesirler. İkizler yalnızca onun alımlılığını değil onun nasıl yetiştirileceğini de bilir. Bakımı ve diğer işlerine de hakimdir.
Orkide / Aslan
Yükseği seven aslan çiçeklerde de gösterişli olanlarını sever. Orkide bu sebeple favorileri arasındadır. Büyüleyici ve alışılmadık renkler onu fazlasıyla tesirler. Egzotik güzelliği ile bitkiler ailesinin en büyük üyelerinden olup 25.000 den fazla vahşi büyüyen çeşidi vardır.
Dalya / Terazi
Çok şık olan terazi barok güzelliğe sahip dalyaları tercih eder. Basit, yarı veya tam dolu dalya türleri farklı renkli ve yapraklıdır. Çeşitleri her geçen yıl artmaktadır.
Zambak / Yay
Güzel biçimi ve güzel kokusu ile yayı büyüler. İlk seçimi beyaz kral zambağı olsa da kırmızı ateş zambağı alaca renkli türk zambağı ona mutluluk verir.
Kardelen / Kova
Kardelen kıştan sonra öncelikle açan çiçeklerden biridir ve ilkbaharın gelişini haber verir. mutlu kova, çimenleri parlak renkleri ile dolduran ve daha şubat ayında etrafa hoş kokular yayan bu çiçeği çok sever.
Lale / Boğa
Yaşama sevinci ile dolu olan boğa, canlı renklere sahip çiçekleri sever. Laleler içerisinde en geniş seçeneğe sahiptir. Değişik tonlarda bulunduğu gibi farklı biçimlerde de elde edilebilir. Şayet bir bahçesi yoksa laleler ile dolu bir vazo da yeterli olacaktır.
Akdeniz lalesi / Yengeç
Akdeniz’den gelen anemon kuvvetli renkleri ile yengeci büyüler. Yengecin yaşam tarzında olduğu gibi anemonlar da kendilerine özgüdür. Rahatsız edilmeden ufak gruplar durumunda yetişirler. Ufak veya taşlı bahçelerde.
Margit / Başak
Bakımının kolay ve her yere uyması sebebiyle margit başak için ideal çiçek dostudur. Renkli ve parlak beyazı ile dikkat çeker. Başağın balkonda veya bahçedeki seçimi renkli türleridir.
Eşek dikeni / Akrep
Akrepler hareketi sever ve her boş zamanlarında gezi ve yürüyüşler yapar. Bu esnada dağlarda bulunmakta olan dikenlerin güzelliği ilgisini çeker. Centiyane gibi diğer dağ çiçekleri de onu büyüler.
Amaril / Oğlak
Çalışkan oğlak uzun boylu amarilleri sever. İlk seçimi kırmızı çiçekli çeşididir. Kendisi gibi ona da itina gösterir ve gelecek yılda da çiçek açmasını temin eder.
Nergis / Balık
İlkbaharda balığın doğumu ile sarı renkli nergislerin de çiçekleri açar. İlkbahar çiçeği ünvanı ona ilişkindir. Bilhassa trompet nergisi parlak sarı rengi ile büyüleyicidir.

Bu konuyu yazdır

  B12 vitamini hangi yiyeceklerde bulunur
Yazar: MaSaL - 01-04-2011, Saat: 09:14 PM - Forum: Sağlık - Yorum Yok

B12 vitamini suda eriyen bir vitamindir, fakat diğer suda eriyen besinlerden farklı olarak karaciğerde, böbreklerde ve diğer vücut dokularında depolanır. Kobalt minerali içerir ve dolayısıyla kobalamin olarak da bilinir.
Özellikle vejetaryenler ve yaşlılar b 12 vitamin eksikliği riski altında olduklarından, hakkında öğrenilebileceğiniz ne varsa öğrenmek ve takviye alırken göz önünde bulundurmak özellikle önemlidir.
B12 vitamini genellikle bitki besin kaynaklarında mevcut değildir ve vejetaryenlerin diyetlerinde yeteri kadar tüketmemeleri olasıdır. Aynı zamanda kobalamin düzeyleri yaşla düştüğünden, yaşlı insanlar olası eksiklik belirtilerini kendilerinde izlemelidirler. Mamafih, yaşlılardaki eksiklikler genellikle beslenme eksikliğinden değil vitaminin uygun olmayan emiliminden kaynaklanır.
B12 vitamin eksikliği belirtileri vücut rezervleri tamamen tükeninceye kadar kendilerini beş veya altı yıl belli etmeyebileceklerinden dolayı, b 12 vitamin takviyesi almayı her zaman göz önünde bulundurmak anlam kazanır. Eğer yeterli miktarda tükettiğinizden emin değilseniz kan testi yaptırabilirsiniz.

B12 Vitamininin Faydaları Nelerdir ?
• Cobalamin alyuvarların oluşumunda folik asitle birlikte çalışır ve böylelikle kansızlığı önler.
• B 12 vitamini homosistein düzeylerini düşürmede kullanılabilir – bu maddenin yüksek düzeyleri olası kalp hastalığına işaret edebilir, yani olası bir kalp hastası adayı iseniz, homosistein düzeylerinizi normale döndürmeye yardımcı olmak için b6 b12 vitaminleri ile folik asit bileşimlerini kullanabilirsiniz. (b9 b12 b6)
• Bu vitamin sağlıklı sinir sistemi muhafazası için gereklidir. Uzun sureli eksikliği, eğer tedavisiz kalırsa, geri dönülemez nörolojik hasarlara neden olabilir.
• İlaveten, vücut besinlerin emilimi ve uygun hazım için de bu vitamine ihtiyaç duyar. Aynı zamanda hafızayı ve konsantrasyonu da geliştirmeye yardım etmesi ve rahat bir uyku sağlaması da b12 vitamini faydaları arasındadır.
B12 vitamin eksikliği ciddi zihinsel sorunlara yol açar. Kansızlık görülür. El ve ayaklarda uyuşmaya sebep olması da b12 vitamini eksikliği ile ortaya çıkabilecek bir sorundur.
B12 Vitamini Nelerde Bulunur ?
Karaciğer, böbrek, sığır eti, yumurta, süt, peynir ve balık b12 vitamini içeren besinler arasındadır. Mayalı soya ürünleri ve deniz yosunu da b12 vitamini bulunan yiyecekler arasındadır. Fakat miktarı gerekenden çok daha azdır. İlaveten, bu gıdalardaki kobalamin şekli vücut için en uygunu olmayabilir. B12 vitamini bitkisel yiyeceklerde bulunmaz. Vejetaryenlerde b12 vitamin eksikliği sık görülen bir durumdur.

Bu konuyu yazdır

  Bir Somun Ekmek
Yazar: Hasretiim - 01-04-2011, Saat: 09:13 PM - Forum: Aşk Hikayeleri - Yorumlar (4)


Kırk yıl önce bugün evlenmişlerdi.Kadın herzamanki gibi erken kalkmıştı, kocasını 40 yıl boyunca kahvaltı yapmadan evden göndermemişti. Artık dişleride azalmıştı. Kendi kendine söylendi ' kırk yıl geçti bir defa bile ekmeğin yumuşak tarafını yemedim. Bugün yersem herhalde alınmaz,dile kolay tam 40 yıl...' Sofraya oturdular,kadın sıcak ekmeği böldü ve sert tarafını kocasının önüne koydu. Adam hayret etti, yüzünün şekli değişti. Kadın çok pişman olmuştu ama geri dönüş yoktu. Dedi ki: 'Alındınmı aşkım bir defada ben yemek istemiştim.' Adam tebessüm etti ve kendi kendine güldü...'Hayır aşkım. 40 yıldır ilk defa ekmeğin sevdiğim tarafını önüme koydun...'

Bu konuyu yazdır

  Astım hakkında doğru bilinen 8 yanlış
Yazar: MaSaL - 01-04-2011, Saat: 09:13 PM - Forum: Sağlık - Yorum Yok

Kirli hava, sanayileşme, kedi köpek beslenen evlerin sayısındaki artış ve havadaki nem oranının yüksekliği… Büyük kentlerde yaşamın doğal birer parçası haline gelen bu etkenler, astım hastalığı için tetikleyici rol oynuyor.
Astım, dikkat edilmediği ve kontrol altına alınmadığı takdirde ciddi sağlık sorunlarına yol açıyor. Memorial Ataşehir Hastanesi Göğüs Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. İlkay Keskinel, Türkiye’de her 10-20 kişiden, İstanbul’da da her 5-10 kişiden birinde astım görüldüğüne dikkat çekti.
“Astım, bulaşıcı bir hastalıktır”
Astım, altta genetik faktörlerin bulunduğu ve çevresel faktörlerle tetiklenebilen bir hastalıktır. Bir enfeksiyon hastalığı olmadığından bir kişiden diğerine bulaşması söz konusu değildir.
“Astım tedavisinde kullanılan spreyler alışkanlık/bağımlılık yapar, ciğerleri kurutur; bir kez başlarsam bir daha hiç bırakamam”
Astımda sprey ya da kuru toz şeklinde ilaçların kullanılmasının bağımlılık yapması söz konusu değildir. Bu konudaki yaygın inanışının tam tersine, tüm ilaç uygulama şekilleri arasında ‘en zararsızıdır’ denebilir. Ağızdan (tablet ya da kapsül) ve enjeksiyon şeklinde (damardan ya da kas içine) ilaç uygulandığında, verilen doz kana karışır, tüm vücuda yayılır. Oysa sprey/kuru toz uygulayıcıları kullanıldığında, sistemik uygulamaya göre çok daha küçük miktarda ilaç (mikrogram düzeyinde) verilmektedir.
Bunun sebebi; ilacın hedef bölgeye vücutta dolaşmadan, doğrudan ulaşmasıdır. Bu yolla ilaç verilmesinin bağımlılık yapması söz konusu değildir. Astım tedavisinde kullanılan ilaçlar akciğerleri “kurutmaz.” Uzun araştırmalar sonucu geliştirilmiş olan bu ilaçlar, hekim tarafından olası yarar ve zararı göz önüne alınarak hastaya verilmektedir.
“Kortizon, çok zararlıdır, ne olursa olsun kullanılmamasını gerektirecek pek çok yan etkisi bulunmaktadır”
Zararsız olduğu düşünülen vitaminler ve tamamen bitkisel olan ilaçlar da dahil olmak üzere her ilacın yan etkisi olabilir. Buna kortizon da dahildir. Önemli olan, ilacın beklenen yararının potansiyel zararından büyük olmasıdır. Yani eğer o ilacı kullanmamak hastaya yarardan çok zarar verecekse, hasta ilacı kullanmalıdır. Astımlı hastalara kortizon ancak hastalığın alevlendiği ya da kriz durumlarında, ağızdan ya da enjeksiyon yoluyla verilir. Kana hemen hiç karışmayan sprey şeklindeki kortizonun ise neredeyse hiç yan etkisi yoktur. Kimi hastalarda sprey şeklindeki kortizon kullanımına bağlı ses kısıklığı ya da kuru öksürük gibi şikayetler çok basit bir önlemle, yani spreyi kullandıktan sonra ağzın çalkalanmasıyla önlenebilir.
“Astımın asıl tedavisi alerji aşılarıdır”
Alerji aşıları, ancak belli bir yaş grubundaki ve az sayıda alerjene karşı alerjisi olan hastalarda uygulanır. Bu kararı ancak bir alerji uzmanı vermelidir. Ne yazık ki, günümüzde pek çok astım hastası, aşıyı astımlarını ortadan kaldıracak bir kurtarıcı olarak görmektedir. Aşı sadece belli bir alerjene karşı kişinin duyarlılığını ortadan kaldırabilir. Oysa her astım, alerjik olmadığı gibi; alerjik astımlarda da sadece aşı tedavisi asla yeterli olamaz. Her durumda öncelikle kişinin astımı tedavi edilmelidir. Çünkü aslında geri dönüşlü belirtileri olan astım hastalığı uygun şekilde tedavi edilmediğinde akciğerlerde kalıcı hasar bırakabilmektedir.
“Kendimi iyi hissediyorum, şikayetlerim düzeldi, öyleyse ilaçlarımı bırakabilirim”
Astım şikayetleri ortadan kalksa da, ilaçları azaltma ya da bırakma kararı, asla hasta tarafından kendi kendine verilmemelidir. Astım her ne kadar geri dönüşlü belirtilerle seyretse de; eksik tedavi bronşlardaki daralmanın kalıcı hale gelmesine neden olabilir. Bu konuda doktora güvenilmeli ve ilaçların ne kadar süre ile kullanılması kararı uzmanlara bırakılmalıdır.
“Astımlı hastalar spor yapmamalıdır”
Doğru tedavi edilen ve iyi takip edilen astım, kişinin hayatını etkilemez. Astımlı hasta, doktorunun önerisi doğrultusunda spor yapabilir. Yalnızca, bazı hastalarda spor öncesi nefes açıcı ilaç kullanımı gerekli olabilir. Bunun yanında, spordan ziyade; örneğin çok tozlu bir spor salonu ya da aşırı su buharı ile dolu kapalı bir havuz hastanın şikayetlerini başlatabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
“Etrafımdaki alerjenlerin hangisinden korunayım ki? Kaçınmaktansa bırakayım, vücudum alerjenlere alışsın”
Ne yazık ki, “çivi çiviyi söker” yaklaşımı alerji için geçerli değildir. Yani, herhangi bir alerjene daha çok maruz kalmak, o alerjene “alışmayı” sağlamaz. Tam tersine, solunum yoluyla alınan alerjenlere (örneğin polenler, ev tozu akarları, küf mantarları, kedi-köpek tüyleri gibi) ne kadar çok maruz kalınırsa, geçen zaman içinde alerjik şikayetler daha da artacaktır. Bu nedenle, alerjenlerden mümkün olduğunca kaçınmak gerekir.
“Hamilelikte astım ilaçları bebeğe zararlıdır”
Astımlı hastaların yaklaşık üçte birinde gebelik sırasında astım belirtileri hafifler, üçte birinde değişmez, üçte birinde ise kötüleşir. Sprey şeklindeki ilaçların neredeyse hiç yan etkisi yoktur. Bu nedenle gebelikte doktor önerisi doğrultusunda güvenle kullanılabilirler. Bebeğe asıl zarar verecek olan hekimin kontrolü altında verilecek olan ilaçlar değil, annenin astıma bağlı tedavi edilmemiş sorunlarıdır. Bu nedenle, astımlı hastaların gebelik boyunca hekim kontrolünde olmaları gerekmektedir.
ekolay

Bu konuyu yazdır

  Bademcik ve geniz eti hakkında 10 soru
Yazar: MaSaL - 01-04-2011, Saat: 09:13 PM - Forum: Sağlık - Yorum Yok

Özellikle çocuklarda çok sık görülen hastalıklardan biri bademciklerin şişmesidir. Kadıköy Şifa Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Engin Aktaş bademcikle ilgili en önemli 10 soruyu yanıtladı.
1 – Bademcik vücutta ne işe yarar? Geniz etinin bademcikten farkı nedir?
Bademcikler (Tonsil) ve geniz eti (Adenoid) vücudun bağışıklık sisteminde rol alan, lenfosit üretmekle görevli lenfoid dokulardır. Bademcikler boğaz girişinde dil kökünün iki yanında, geniz eti ise nasofarenks denilen burun arkasındaki geniz bölgesinde yer alır. Bademcik ve geniz eti tarafından üretilen lenfositler ve antikorlar lokal bağışıklık sisteminde sadece yardımcı bir role sahiptirler, ana rolde ise mukozal immünglobülinler ve sistemik üretilen lenfositler rol oynar. Bademcikler bir kapsülle sarılıdır ve yutak kaslarına bu kapsülle bağlanırlar, geniz etinin ise bir kapsülü yoktur ve geniz bölgesinde dokuların üzerinde yer alır.
2 – Vücudun bademciğe ihtiyacı var mıdır?
Vücudumuzdaki her organ gibi bademciklerinde bazı görevleri vardı ancak söylediğim gibi bu olmazsa olmaz bir fonksiyon değildir. O yüzden halen dünya üzerinde özellikle çocuk yaşlarda uygulanan cerrahi müdahalelerin büyük bir kısmını bademcik ve geniz eti operasyonları oluşturur. Burada esas mesele o hasta için bademcikler veya geniz eti alınmasının sağlam, kanıta dayalı tıbbi nedenlere göre karar verilmesi zorunluluğudur.
3 – Bademcikler neden şişer?
Bademciklerin virüs veya bakterilerle enfekte olması sonucu boyutunun artması bademcik şişmesi olarak hissedilir. Boğaz ağrısı, ateş, yutma güçlüğü, halsizlik, ağızda kötü koku, boyun bezelerinde şişme, gibi şikayetler de eklenebilir.
4 – Bademcik alınmalı mıdır? Bademcik hep geniz eti ile birlikte mi alınır?
Bademcik operasyonları gerekli durumlarda uygulanmalıdır. Bademciklerle geniz eti benzer lenfoid dokular olduğu için özellikle çocuk hastalarda çoğu zaman bademcik problemleri geniz eti problemleri ile birlikte olur ve operasyon gerektiğinde genellikle birlikte alınmaları gerekir. Bu lenfoid dokuların ameliyatla alınması genellikle iki nedenle gerekebilir. İlki bademcik ve geniz etinin boyutlarının artarak havayolunu tıkamaları, ikincisi ise sık iltihaplanmalarıdır. Bademciklerin büyük olması; yutma, beslenme ve konuşma problemleri yaratabilir. Bademcik üzerinde biriken yiyecekler de ağız kokusu yaratabilir. Adenoid dokusunun büyük olması her şeyden önce burun tıkanıklığına yol açar. Bu hastalarda ağzı açık uyuma ve horlamaya neden olur.
Ayrıca geniz etinin büyük ve tıkayıcı olması yüz ve çene kemiklerinde gelişim bozukluğu yaratarak ‘adenoid face’ denilen görünüme, orta kulakta sıvı birikimi ve işitme kaybına, sinüzit, geniz akıntısına neden olarak farenjit ve öksürüğe neden olabilir. Ayrıca sık tekrarlayan bademcik infeksiyonu kalpte, eklemlerde ve böbreklerde problem yaratabilir. Bu tip durumlarda bademcik ve geniz eti operasyonlarını planlamak gerekir.
5 – Bademcikler ne zaman alınmalıdır?
Bademcikler gerekli olduğu durumlarda her yaşta alınabilir. Genellikle gece uykuda solunum durma atakları (apne) oluşması dışında bademcik operasyonları için 2,5 yaş sonrası beklenmelidir. Geniz eti operasyonları ise daha ufak yaşlarda güvenle uygulanabilir. Bademcik operasyonlarında üst yaş limiti yoktur fakat erişkin hastalarda operasyon sonrası kanama, ağrı gibi komplikasyonlar daha sık görülür.
6 – Yaşa bağlı olarak bademcikler daha çok mu sorun yaratır?
Bademcik sorunları çocukluk çağından sonra genellikle azalır. Yaşla birlikte havayolu çapı artarak tıkayıcı durumlar daha az görülür, yaşla birlikte genel bağışıklık sisteminde de gelişmeler olduğundan bademcik enfeksyonları yaşla birlikte azalabilir. Ancak erişkin bademcik enfeksyonları çok daha ağır geçer, uzun iyileşme süresi iş kayıpları ve daha uzun sağlık sorunlarına neden olur.
7 – Kaç yaşına kadar bademcik alınmalıdır?
Bademcik operasyonları her yaşta uygulanabilir, genellikle 3 – 5 yaş grubunda daha sık uygulanmaktadır ancak bademcik operasyonları için gerekli şartlar ve zorunluluklar oluştuğunda, çocuk daha da büyüsün diye beklemek çoğu zaman faydadan çok zarar getirecektir.
8 – Bademcik ve geniz eti ameliyatı kararı nasıl alınır?
Bademcik ve geniz eti operasyonu için endikasyonlar (gereklilikler) şunlardır:

  • Sık enfeksiyon geçirilmesi: Birbirini takip eden yıllarda, senede 3 veya daha enfeksiyon geçirilmesi.
  • Bademciklerin yutmayı ve solunumu zorlaştıracak kadar büyümesi
  • Bademciklerin tek taraflı büyümesi (Kötü huylu hastalıkların belirtisi olabilir)
  • Bademcik üzerinde yiyecek birikerek kötü ağız kokusuna neden olması.
  • Geniz etinin solunumu bozacak kadar büyümesi
  • Geniz eti ve bademciklerin kulakta sıvı birikimine neden olarak işitme kaybı yaratması
  • Sık sinüzit atakları ve kronik öksürüğe neden olacak kronik geniz eti iltihapları
9 – Bademcik ameliyatlarının mevsimi var mıdır?
Bademcik operasyonları her mevsim yapılabilir ancak yaz aylarının çok sıcak günleri uygun değildir. Operasyon sonrası ağrı nedeniyle ufak çocukların sıvı alımı kısıtlanabilir ve komplikasyon oranı artabilir. Genellikle kış ve ilkbahar daha uygun aylardır.
10 – Bademcik ameliyatı risklimidir? Bademcik ameliyatlarında anestezi kullanımı hakkında bilgi verir misiniz?
Bademcik ve geniz eti operasyonları nispeten riski az müdahalelerdir fakat her cerrahi müdahalenin belli riskleri vardır. Özellikle çocuk yaş grubunda bu operasyonlar daha sık uygulandığı için hem cerrahi, hem anestezi oldukça titiz yapılmalıdır. Ameliyat sahası aynı zamanda havayolu sahası olduğu için anestezi için bu konuda tecrübeli ve özel ekipmanları olan birimler seçilmelidir. Anestezi biliminde son yıllarda gelişen yeni teknikler ve ilaçlar anestezi komplikasyonlarını oldukça azaltmıştır. Operasyon sonrası ağrı özellikle erişkin hastalar için problem yaratabilir fakat çocuk hastalarda ağrı çoğu zaman basit ağrı kesicilerle ortadan kalkar. Operasyon sonrası gelişen kanamalarda önem arz eder.
İlk gün genellikle fazla olmamak koşuluyla ağızdan kan gelmesi normaldir, fakat ilerleyen günlerde kanama devam eder veya şiddetlenirse vakit kaybetmeden operasyonu yapan hekimle temasa geçmek gerekir, çok nadiren kanama kontrolü için yeni bir operasyon gerekir. Operasyon sonrası beslenme tarzı komplikasyonları azaltmada oldukça önemlidir. Kesici ve sert besinler asla alınmamalıdır, genellikle sıvı ve yarı sıvı ağırlıklı beslenmek gerekir. Sonuç olarak bademcik ve geniz eti operasyonları sık uygulanan, tecrübeli ekiplerle oldukça sorunsuz ve yüz güldürücü sonuçları olan operasyonlardır.
ekolay

Bu konuyu yazdır

  Yağları eriten mucize besinler
Yazar: MaSaL - 01-04-2011, Saat: 09:11 PM - Forum: Sağlık - Yorum Yok

Sıcak yaz günlerinde sağlıklı beslenmek ve yağlarınızdan kurtulmak için mucize besinler
Bu besinleri tüketerek mükemmel bir vücuda sahip olabilir, kilolarınızdan kurtulabilirsiniz…
Kırmızı biber: İçindeki acı madde “capcaicin”, vücudun kan dolaşımını hızlandırarak ısısını artırmasına neden oluyor. Vücudun forma girmesine yardımcı olan bu etkiye de “termojenes” adı veriliyor. Vücut ısısı ne kadar artarsa yağ yakımı da o derece hızlanıyor.
Hindiba: Hafif sarımsı bu sebze içinde kan damarlarına pozitif etkisi bulunan ve hazmı kolaylaştıran ‘intybin’ ya da ‘taraxin’ gibi çok özel keskin maddeler barındırıyor. Bu iki madde, vücuttaki asitlerin atılımında ve metabolizmanın düzenli çalışmasında önemli bir görev üstleniyor. Bu sayede tatlıya olan iştah azalıyor.
Greyfurt: Bu meyve içeriğindeki ikincil bitkisel maddeler ve C vitaminiyle gerçek bir form dostu olduğunu kanıtlıyor. Vücudun enerjisini artırırken açlık krizlerini önleyici etkisi bulunuyor.
Yoğurt: Kalsiyum olmadan metabolizmamız sadece sınırlı bir şekilde çalışmasını sürdürüyor. Bu yüzden iyi bir beslenme düzenine dikkat etmek sağlıklı ve kusursuz bir vücuda sahip olmakla aynı anlama geliyor. Az yağlı yoğurt içerdiği yoğun mineraller sayesinde vücudun yağ yakımını da belirli bir oranda yükseltiyor.

Bu konuyu yazdır

  Tarih: 05-12-2026, 01:31 AM