| Hoşgeldin, Ziyaretçi |
Sitemizden yararlanabilmek için Kayıt olmalısınız.
|
| Kimler Çevrimiçi |
Toplam: 144 kullanıcı aktif » 0 Kayıtlı » 141 Ziyaretçi Baidu, Bing, GoogleBot
|
| Son Aktiviteler |
Bir Demet Söz
Forum: Güzel Sözler
Son Yorum: SunSet
05-07-2026, Saat: 11:22 AM
» Yorumlar: 70
» Okunma: 10,482
|
Kur’an’da Allah Zekâtı, M...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
05-03-2026, Saat: 11:57 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 44
|
İslam’ı Yaşarken İzlediği...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-30-2026, Saat: 01:06 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 36
|
Allah’ın Bizlere Güvendiğ...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-25-2026, Saat: 11:04 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 63
|
Allah’ın Dini İslam’ı Yaş...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-24-2026, Saat: 12:01 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 60
|
Saff Suresi 6. Ayet Üzeri...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-18-2026, Saat: 12:14 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 58
|
Namaz Dinin Direği Midir?
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-13-2026, Saat: 10:12 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 76
|
Atatürk'ün Çocukluk Anıla...
Forum: Hayatı ve Anıları
Son Yorum: Serdar102
03-28-2026, Saat: 09:08 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 122
|
Mavi'ye..
Forum: Aşk Hikayeleri
Son Yorum: SunSet
03-11-2026, Saat: 08:23 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 208
|
Keloğlan Çataltepe Tekfur...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:45 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 384
|
|
|
| Aslan 20.01.2011 |
|
Yazar: sıla - 01-20-2011, Saat: 10:48 AM - Forum: Aslan
- Yorum Yok
|
 |
Mantığınızdan çok duygularınızla hareket etmeniz özel hayatınızda sorunlar yaratıyor. Çevrenizdeki birtakım söylentilerin sizi yönlendirmesine izin vermemelisiniz. Kariyerinizle ilgili çalışmalarınızla olumlu gelişmeler var. Enerjinizi iş yerinde çalışarak kullanmanız sayesinde üstlerinizin takdirini alabilirsiniz. Grup çalışmalarında esnek davranmaya çalışın. Elinizde istemediğiniz paraların çıkması söz konusu olacak. Maddi konularda çıkmazlara girmek istemiyorsanız büyük borçlardan kaçının.
|
|
|
| Yengeç 20.01.2011 |
|
Yazar: sıla - 01-20-2011, Saat: 10:48 AM - Forum: Yengeç
- Yorumlar (1)
|
 |
Sevgilinize olan duygularınızı yansıtırken büyük beklentiler içine girmeyin. İsteklerinizi anlatabilir duygularınızı paylaşabilirsiniz. İlişkinizi farklı boyutlara taşımanız mümkün. Beklemediğiniz iş teklifleri alabilirsiniz. Geçmişte unutulmuş yarım bırakılmış işleri tamamlamak için uygun bir dönem. Projeler üzerinde inceleme, araştırma yapabilirsiniz. Elinize geçen fırsatları değerlendirmek için gayret gösterin. Maddi sıkıntılarınızın dağılması anlamında biraz kıpırdanmalar var.
|
|
|
| İkizler 20.01.2011 |
|
Yazar: sıla - 01-20-2011, Saat: 10:47 AM - Forum: İkizler
- Yorum Yok
|
 |
Bazı rahatsızlıklarınızı sevgilinize belli etmemeye çalışıyorsunuz, ama yine de ilişkinize yansıyor. Çok açık olmak en iyi yöntem olacak. Eski sevgilisiyle dostça görüşmeler, kafanızda karışıklıklar yaratmayabilir. Kariyerinizle ilgili yaptığınız planları gözden geçirmenin zamanı geldi.. Hak ettiğiniz noktaya ulaşmanız için yapmanız gerekenleri saptamalı ve acilen bunlar üzerine yoğunlaşmalısınız. Maddi konularla ilgili sorunlar keyfinizi kaçırabilir.
|
|
|
| Boğa 20.01.2011 |
|
Yazar: sıla - 01-20-2011, Saat: 10:46 AM - Forum: Boğa
- Yorum Yok
|
 |
Kendinizi özgürleştirmenin yolunu arıyorsunuz. Kendi gerçeğinizin peşinden giderken, kimi zaman rehberliğe ihtiyacınız olabilir. Yardım istemeden önce, kendi yapabilirliklerinize ve kaynaklarınıza bakmalısınız. İşinizi ilgilendiren davranışlarınızda daha duyarlı, ilgili, anlayışlı, adaletli olacaksınız. Bu şekilde davrandığınız için arkadaşlarınızdan destek görmeniz ve sorunlar yaşamanız söz konusu olmayacak. Hatta kendinizi daha rahat hissedebilirsiniz.
|
|
|
| Koç 20.01.2011 |
|
Yazar: sıla - 01-20-2011, Saat: 10:45 AM - Forum: Koç
- Yorum Yok
|
 |
Ayrılığın acısı hala içinizde. Kendinize yeni bir yol seçmek istiyorsunuz. Ancak yaşadıklarınızı unutmak için kendinize biraz zaman tanıyın. Bundan sonra ayrılışın net ve olumlu bir şekilde sona ermesi için neler yapmanız gerektiğini düşünün. İşinizle bağlantılı beklediğiniz haberleri bugün alabilirsiniz ve çok heyecanlanabilirsiniz. Ani kararlar vermeden önce detayları tekrar gözden geçirmelisiniz. Bugünlerde yapmayı düşündüğünüz bazı harcamalar bütçenizi sarsabilir.
|
|
|
| Erkeklerin Anlamadığı 10 Durum |
|
Yazar: MaSaL - 01-20-2011, Saat: 12:52 AM - Forum: Erkek Özel Diğer
- Yorum Yok
|
 |
Küçük çanta saplantısı
Kadınlar, genelde ufak çantaları tercih eder. Sığdıramadıkları eşyaları da erkeklere taşıtır. Erkekler ise, neden büyük çanta kullanmadıklarını düşünür durur.
2- Cevapsız sorular
Neden kadınlar aslında cevap istemedikleri soruları ısrarla sorar? Örneğin; kız arkadaşları hakkında sevgilisine fikrini sık sık sormak gibi... Olur da yanlışlıkla "Çok çekici bir kadın" veya "Çok etkileyici biri" cevabını alırlarsa, kıyamet kopar. Bu yüzden "Madem kızacaktınız, neden soruyorsunuz?" sonucunu çıkarırlar.
3- Jean pantolon takıntısı
Kadınların bir kalçası olmasına rağmen 20 tane jeanleri olur. Üstelik her birinin de duruşu aynı. Bundan ötürü erkekler, kadınları doyumsuz bulur.
4- Salata işkencesi
Aç olmadıklarını söylerler ve salata isterler. Sonra da partnerinin yemeğine sulanırlar. Bu davranış, erkekleri sinir eder. "Acaba kendilerinin değil de başkalarının tabağından yedikleri zaman daha mı az kalori alıyor?" sorusunu sorarlar.
5- Kaliteli zaman geçirme
Erkekler, kadınların alışveriş maratonuna katılsa da, istenen filmleri seyretse de, manikür yaptırırken sabırla beklese de, şikâyetler hep aynı: "Beraber hiç vakit geçiremiyoruz." Erkekler, "Daha nasıl birlikte vakit geçireceğiz?" diye düşünürken, kadınlar bunu saymaz ve kaliteli zaman geçirmek istediğini söylerler.
6- Böcekten korkmak
Suşi, kalamar, istiridye afiyetle yenir. Ama gel gelelim banyoda en ufak bir örümcek görmeye dayanamaz kadınlar. Çığlık çığlığa, köşe bucak kaçarlar malesef.
7-Aşk oyunları
Kadınlar, erkeklerin kötü olduklarını, kadınlara nasıl davranmaları gerektiğini bilmediklerini söyler. Ama bir sorunları olduğunda başvurdukları ilk kişi yine erkekler. Yani, ne istedikleri bazen belli olmuyor.
8-Tuvalete toplu gitmek
Grup olarak dışarı çıkıldığında, mutlaka masadaki bütün kızlar aynı anda tuvalete gider. Erkeklerin merak ettiği olay şu: "Bu durum grup psikolojisinden mi kaynaklanıyor, yoksa gözlerden uzak arkadaşlarla bir şeyler paylaşma isteğinden mi?" bilinmez.
9- İnce giyinme inadı
Mevsim ne olursa olsun, kadınlar ince giyinir. Güzellikleri uğruna kış falan da dinlemezler. İşte bu noktada erkekler neden böyle bir şeye başvurulduğunu anlamaz.
10-Saça merak
Erkeklere göre, kadınlar her gün aynanın önünde birer saat harcayıp türlü saç spreyleri ve jöleleri kullandıktan sonra, saçlarının yataktan yeni kalkmış gibi görünmesini sağlar. Erkekler, bu kadar uğraşı saçma bulur ve zaman kaybı olarak görür.
|
|
|
| Kadınların en sık kullandıkları kelimeler ve anlamları:) |
|
Yazar: MaSaL - 01-20-2011, Saat: 12:48 AM - Forum: Genel
- Yorum Yok
|
 |
Kadın ‘hiç’ derse!
Önemli değil, peki, iyi, hiç… Bir kadın size bunları söylediğinde aslında ne demek istiyor hiç düşündünüz mü? İşte yanıtlar…
İYİ: Bir kadın yerden göğe kadar haklı olduğu bir konuda bir erkekle tartışmaya girmişse, erkek artık saçmaladığını bilsin çenesini kapasın diye bu kelimeyi söyler…
5 DAKİKA: Bir kadının “5 dakika”sı yarım saate eşittir, tabii bir erkeğin 5 dakikasının da tv’deki maçın ne zaman biteceğine eşit olduğunu düşünürsek, durum gayet adil…
HİÇ: Bir erkek saatlerdir karşısında somurtan kadına en sonunda “neyin var?” diye sormayı akıl ederse alacağı cevap budur: “Hiç” cevabını alan erkek anlamalı ki az sonra kadının yerden göğe kadar haklı olduğu bir kavga başlayacak ve bu kavga en az “5 Dakika” sürecek…
PEKİ (Tek kaşını kaldırarak): Kadının bu lafının ardından erkeğin bir soru daha sorması büyük cesaret işidir… Çünkü bunun ardından kadın “Hiç” yüzünden sinirlenecek ve bir tartışmaya daha başlayacaksınız.
PEKİ (Normal bir yüz ifadesiyle): Bunun anlamı : “Pes ediyorum” ya da “aman ne halin varsa gör”…
PEKİ (Her iki kaş da havada): Siz öldünüz… 5 gün boyunca sevişmeyi unutun hatta yemeği, ütülenmiş gömlekleri bile…
Derin Bir İç Çekiş: Bu erkeklerin en yanlış anladıkları bir kadın tepkisidir… Derin derin iç çeken bir kadının aklından şu geçmektedir: “Aaah ah bende de akıl olsa “Hiç” yüzünden senin gibi bir aptalla tartışır mıyım?”
Kısa Bir İç Çekiş: Bu da bir kelime değil ama erkeğin kadınlarda doğru anladığı bir tepki… “Kısa Bir İç Çekiş”, kadının o an için halinden memnun olduğunu gösterir… Bir erkek bu durumun ne kadar uzun sürmesini istiyorsa, o kadar uzun süre hareket etmemeli ve nefes almamalıdır.
AAAA: Kadının bu kelimeyle başlayan her lafı, eninde sonunda erkeğin başına bela olacaktır… Örnek: “Aaaa dün öyle söylememiştin…”, “Aaaa ama ben yemeğe annemleri çağırmıştım…” Bir erkeğin yapacağı en akıllı iş, kadın söze “Aaaa…” diye başladığı anda kapıya doğru yönelmektir.
LÜTFEEEEN: Bunu bir rica kelimesi olan “lütfen” ile karıştırmayın. “Lütfeeeeen” diyen kadın belli ki anlattıklarınıza inanmıyor ve “lütfen beni kandırmaya çalışma yemezler” diyor… Zaten olay bu noktaya geldiyse yapacağınız hiçbir şey yok, Bir yanlışınız geçmişteki ve gelecekteki bütün doğruları götürdüğü için yalvar yakar olsanız yine de kadını inandıramazsınız, bu aykı maaşınızı vitrinde görüp aşık olduğu gerdanlığa yatırırsanız belki biraz gülümsemesini sağlarsınız, ama yine de tartışmanızı izleyen “5 Gün” boyunca, cinsel ihtiyacınızı gidermek için elinizde bir erkek dergisiyle tuvalete kapanmak zorundasınız…
ÖNEMLİ DEÄžİL: İşte kadının en tehlikeli sözlerinden biri… Yaptığınız bir şeye karşılık olarak kadın size böyle diyorsa, yaptığınız şeyi nasıl burnunuzdan fitil fitil getireceğini düşünmektedir… Çünkü kadının “önemli değil dediği konu tabii ki çok önemlidir, bundan sonra 5 yıl boyunca yapacağınız her kavgada tekrar tekrar gündeme alınacaktır…”Önemli Değil”in ardından genelde “Peki”nin tek kaş havada olan versiyonu gelir ki o zaman anlayın kadın intikam planını çoktan kurmuştur…
SÖYLE HAYATIM: Bu da bir suçunuzu, affedilmez bir günahınızı itiraf etmeniz için kadının size verdiği fırsattır… Bu fırsatı iyi kullanarak dürüst ve makul bir konuşma yapmalısınız.
TEŞEKKÜRLER: Bir kadın size teşekkür ediyor..!! Şaşkınlıktan yere yapışmayın efendim “rica ederim” demeniz yeter.
|
|
|
| Bir adresin var mi ??? |
|
Yazar: MaSaL - 01-20-2011, Saat: 12:46 AM - Forum: Aşk (Genel)
- Yorum Yok
|
 |
Bir adresin var mı, sorulduğunda duraksamadan söyleyeceğin, sadece yaşadığın yeri değil, seni de anlatan bir adres ?
Bir hayat hikâyen: Zaman zaman gülümseyerek, kimi zamansa hüzünlenerek anlatacağın, araya dostluklar, belki düşmanlıklar katacağın, inişli çıkışlı bir hikaye...
Ama utanmadan anlatacağın ?
Meramını ifade edebileceğin bir dilin var mı ?
Kelimeleri fazla düşünmeden bir araya getirebileceğin ve herkesin anlayabileceği bir cümle kurabilen bir dilin.
Ölçüp tartan, ama bazen dolup taşan, coşan bir dilin var mı ?
Kalem tutar mı elin ?
Mutluluğun resmini çizemesen bile, tarifini yapabilecek kadar.
Belki bir edip kadar değil, ama en azından mutlu bir insan kadar.
Isınır mı yüreğin hemen, sevgiye dair en ufak birşeyde bile.
Yoksa bir buzdağı mısın, asıl görünmeyen kısmından korkulması gereken ?
Ya ellerin, onlar kaç derecede ısınır ?
Ne kadar bir sıcaklıkla kalem tutar, ne kadar sıcaklıkla mektup yazar, ne kadar sıcaklıkla bir kitap bitirir.
Ve ne kadar sıcaklıkla bir dost eli sıkar ?
Gözlerinin fer'i kaç kilometreden farkedilir ?
Yoksa sen de, rengini belli etmeyenlerden misin ?
Yokluğu farkedilenlerden misin, varlığı hissedilmeyenlerden mi ?
Yumruğunu masaya vuranlardan mı, kapıyı çarpıp gidenlerden mi, susanlardan mı ?
İçi ka(y)nayıp dışarıya vurmayanlardan mı, parlayan ama içten içe sakin olanlardan mı ?
Bir yüzün var mı, göstermekten çekinmeyeceğin ?
Ve bir sesin, yükseltmekten korkmayacağın ?
Yalanlarını birleştirseler dünyayı turlar mı ?
Yoksa gerçeklerden kurulu bir kalede mi yaşamaktasın ?
Bir amacın var mı ?
Anlık, saatlik, günlük, haftalık, aylık, yıllık yahut sonsuz bir amacın ?
Soruların var mı, her cevabın bir yenisini doğurduğu soruların ?
Cevapların var mı, nereden geldiğine ve nereye gideceğine dair ?
Doğuma uzaklığını ifade eden bir yaşın gibi, ölüme yakınlığını özetleyen bir yaşın var mı ?
Korkuların var mı, korkmadan söyleyeceğin ?
Korkularından korkarak yaşayan sözde bir cesur musun yoksa ?
Uğruna; adresini, hayat hikâyeni yırtıp atacağın, kitaplar yazan kalemini kıracağın ideallerin, hayallerin var mı ?"
|
|
|
| Mutlu olmak için!.. |
|
Yazar: MaSaL - 01-20-2011, Saat: 12:44 AM - Forum: Genel
- Yorum Yok
|
 |

Uzmanlardan hayatta mutluluğu yakalamanın yollarıyla ilgili önemli uyarı...
Kişinin kendi hayatının kontrolünü ele geçirmek için sorunları ve duyguları nedeniyle başkalarını suçlamayı bırakmasını tavsiye eden Dr. Ünsalver, “Affetmek hem üzerinizden yükü alır hem de mutluluğun kapısını açar” dedi...
Hırs ve rekabetin giderek arttığı dünyada, insanlar daha acımasız ve kin güder oldu. Hoş görme ve bağışlama gibi duyguların yerini suçlamanın aldığını söyleyen Memory Center’dan Nöropsikiyatri Merkezi Psikiyatri Uzmanı Dr. Barış Önen Ünsalver, suçlamanın bir sorunu sürdürmenin en iyi yolu olduğunu belirtti.
İnsanların başkalarını suçlayarak tüm gücünü onlara yönelttiğini dile getiren Ünsalver, bu tür bir yaklaşımın insanları çözümsüz çatışmalara sürüklediğini kaydetti. Zamanın hep ileriye doğru aktığını dile getiren Dr. Ünsalver, suçlamayı tercih eden kişilerin sürekli geçmişi konuştuklarına dikkat çekti. Dr. Ünsalver, ‘Geçmiş, geçmiştir’ ve aslında sadece zihninizde canlılığını sürdürmektedir. Geçmişte yaşarken, o anı yaşamazsınız. O anın anılarını canlandırırsınız zihninizde” diye konuştu.
GEÇMİŞİ GÖZDEN GEÇİRİN
Bazı olumsuz durumların üstesinden gelebilmek için geçmişi geride bırakıp ileriye doğru yürümek gerektiğinin altını çizen Dr. Ünsalver, “Geriye dönüp, hayatınızı yeniden gözden geçirmeniz gerekmektedir. Geçmişe tepki göstermek yerine şimdi ve burada hayatın içinde hareket geçmelisiniz. Tepki gösterdiğinizde başka kişiler ve olaylara bağlı olarak hayatınızı sürdürürsünüz.
KENDİNİZE ACI VERİRSİNİZ
Hareket ettiğinizde ise kendi hayatınızın kontrolü elinizdedir. Yaşadığınız ruhsal sıkıntılarla ilgili kimleri suçladığınıza bakarak, affetmeyi ve öfke gibi olumsuz duygusal tepkileri uzaklaştırmaya başlayabilirsiniz” ifadesini kullandı.
Nefret ve intikam duygusunun kişinin kontrolü dışındaki duygu ve düşüncelerin içine hapsolmasına neden olduğunu aktaran Dr. Ünsalver, “Bu düşünceler ve duygular, durumları, olayları ve başka insanları algılamanızı etkiler. Daha çok olumsuz düşüncelere odaklanırsınız. Geçmişteki intikam duygusu ve düşüncenize tutunarak kendinize acımayı sürdürebilirsiniz. Bu eski duygular kendinizi yorgun, keyifsiz ve yılgın hissetmenize neden olur” dedi.
iÇ HUZURA KAVUŞMANIN YOLU...
Bağışlamanın önemine dikkat çeken Dr. Ünsalver, şöyle devam etti: “Bağışlama yoluyla olumsuz hisler uzaklaşır. İç huzuru ve kendinizle barışık hissedersiniz. Geçmişte yaşadığınız acılar ve güçlüklere dayanarak mağdur olmanıza izin verirseniz, düşünceleriniz, duygularınız ve davranışlarınız üzerinde kontrol sahibi olamazsınız. Size zarar vermiş olanları affetmeye hazır olmalısınız.”
TAKILIP KALMAYIN
Kişinin kendisini de bağışlamasını bilmesi gerektiğini ifade eden Dr. Ünsalver, “Affettiğiniz takdirde ileri doğru yürüyebilirsiniz. Affedemezseniz, o anın öfkesi, acısı ve hüsranının içinde takılıp kalırsınız. Böylesine acı çeken bir kişi kendisine verilmek istenen sevgiyi ve iyilikleri de göremez. Acı ve öfkeyle sarmalandığınız için gözleriniz ileriyi göremez. Affedemediğiniz zaman aslında kendinizden başka kimseye acı vermezsiniz” dedi. Dr. Ünsalver,eski olumsuz duyguların terapist eşliğinde güvenli bir şekilde açığa çıkmasının yeni olumlu duyguların kabul edilmesini sağladığını kaydetti.
|
|
|
|