| Hoşgeldin, Ziyaretçi |
Sitemizden yararlanabilmek için Kayıt olmalısınız.
|
| Kimler Çevrimiçi |
Toplam: 187 kullanıcı aktif » 0 Kayıtlı » 183 Ziyaretçi Applebot, Baidu, Bing, GoogleBot
|
| Son Aktiviteler |
Bir Demet Söz
Forum: Güzel Sözler
Son Yorum: SunSet
, Saat: 11:22 AM
» Yorumlar: 70
» Okunma: 10,425
|
Kur’an’da Allah Zekâtı, M...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
05-03-2026, Saat: 11:57 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 33
|
İslam’ı Yaşarken İzlediği...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-30-2026, Saat: 01:06 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 32
|
Allah’ın Bizlere Güvendiğ...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-25-2026, Saat: 11:04 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 58
|
Allah’ın Dini İslam’ı Yaş...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-24-2026, Saat: 12:01 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 55
|
Saff Suresi 6. Ayet Üzeri...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-18-2026, Saat: 12:14 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 54
|
Namaz Dinin Direği Midir?
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-13-2026, Saat: 10:12 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 72
|
Atatürk'ün Çocukluk Anıla...
Forum: Hayatı ve Anıları
Son Yorum: Serdar102
03-28-2026, Saat: 09:08 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 114
|
Mavi'ye..
Forum: Aşk Hikayeleri
Son Yorum: SunSet
03-11-2026, Saat: 08:23 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 200
|
Keloğlan Çataltepe Tekfur...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:45 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 375
|
|
|
| Kuranı Kerim Surelerinin İniş Sırası |
|
Yazar: MaSaL - 02-18-2011, Saat: 12:05 AM - Forum: İslam
- Yorum Yok
|
 |
Sureler, Hz. Muhemmed'e vahiy edilme yerine göre de ikiye ayrılır. Mekke'de inen sureler Mekki'dir. Hicretten sonra Medine'de inen sureler de Medeni olarak isimlendirilir. Mekki surelerin sayısı 86, Medeni surelerse 28'dir.
Mekki Sureler
Sure Adı - İniş Sırası - Kuran'daki Sırası
Alak Suresi - 1 - 96
Kalem Suresi - 2 - 68
Müzzemmil Suresi - 3 - 73
Müddessir Suresi - 4 - 74
Fatiha Suresi - 5 - 1
Tebbet Suresi - 6 - 111
Tekvir Suresi - 7 - 81
A'la Suresi - 8 - 87
Leyl Suresi - 9 - 92
Fecr Suresi - 10 - 89
Duha Suresi - 11 - 93
İnşirah Suresi - 12 - 94
Asr Suresi - 13 - 103
Adiyat Suresi - 14 - 100
Kevser Suresi - 15 - 108
Tekasür Suresi - 16 - 102
Ma'un Suresi - 17 - 107
Kafirun Suresi - 18 - 109
Fil Suresi - 19 - 105
Felak Suresi - 20 - 113
Nas Suresi - 21 - 114
İhlas Suresi - 22 - 112
Necm Suresi - 23 - 53
Abese Suresi - 24 - 80
Kadr Suresi - 25 - 97
Şems Suresi - 26 - 91
Büruc Suresi - 27 - 85
Tin Suresi - 28 - 95
Kureyş Suresi - 29 - 106
Kari'a Suresi - 30 - 101
Kıyame Suresi - 31 - 75
Hümeze Suresi - 32 - 104
Mürselat Suresi - 33 - 77
Kaf Suresi - 34 - 50
Beled Suresi - 35 - 90
Tarık Suresi - 36 - 86
Kamer Suresi - 37 - 54
Sad Suresi - 38 - 38
A'raf Suresi - 39 - 7
Cin Suresi - 40 - 72
Yasin Suresi - 41 - 36
Furkan Suresi - 42 - 25
Fatır Suresi - 43 - 35 -
Meryem Suresi - 44 - 19
Ta-Ha Suresi - 45 - 20
Vakıa Suresi - 46 - 56
Şu'arâ Suresi - 47 - 26
Neml Suresi - 48 - 27
Kasas Suresi - 49 - 28
İsra Suresi - 50 - 17
Yunus Suresi - 51 - 10
Hud Suresi - 52 - 11
Yusuf Suresi - 53 - 12
Hicr Suresi - 54 - 15
En'am Suresi - 55 - 6
Saffat Suresi - 56 - 37
Lokman Suresi - 57 - 31
Sebe Suresi - 58 - 34
Zümer Suresi - 59 - 39
Mü'min Suresi - 60 - 40
Fussilet Suresi - 61 - 41
Şura Suresi - 62 - 42
Zuhruf Suresi - 63 - 43
Duhan Suresi - 64 - 44
Casiye Suresi - 65 - 45
Ahkaf Suresi - 66 - 46
Zariyat Suresi - 67 - 51
Gaşiye Suresi - 68 - 88
Kehf Suresi - 69 - 18
Nahl Suresi - 70 - 16
Nuh Suresi - 71 - 71
İbrahim Suresi - 72 - 14
Enbiya Suresi - 73 - 21
Mü'minun Suresi - 74 - 23
Secde Suresi - 75 - 32
Tur Suresi - 76 - 52
Mülk Suresi - 77 - 67
Hakka Suresi - 78 - 69
Me'aric Suresi - 79 - 70
Nebe Suresi - 80 - 78
Nazi'at Suresi - 81 - 79
İnfitar Suresi - 82 - 82
İnşikak Suresi - 83 - 84
Rum Suresi - 84 - 30
Ankebut Suresi - 85 - 29
Mutaffifin Suresi - 86 - 83
Medeni Sureler
Sure Adı - İniş Sırası - Kuran'daki Sırası
Bakara Suresi - 87 - 2
Enfal Suresi - 88 - 8
Al-i İmran Suresi - 89 - 3
Ahzab Suresi - 90 - 33
Mümtehine Suresi - 91 - 60
Nisa Suresi - 92 - 4
Zilzal Suresi - 93 - 99
Hadid Suresi - 94 - 57
Muhammed Suresi - 95 - 47
Ra'd Suresi - 96 - 13
Rahman Suresi - 97 - 55
İnsan Suresi - 98 - 76
Talak Suresi - 99 - 65
Beyyine Suresi - 100 - 98
Haşr Suresi - 101 - 59
Nur Suresi - 102 - 24
Hac Suresi - 103 - 22
Münafikun Suresi - 104 - 63
Mücadele Suresi - 105 - 58
Hucurat Suresi - 106 - 49
Tahrim Suresi - 107 - 66
Teğabun Suresi - 108 - 64
Saff Suresi - 109 - 61
Cuma Suresi - 110 - 62
Fetih Suresi - 111 - 48
Maide Suresi - 112 - 5
Tevbe Suresi - 113 - 9
Nasr Suresi - 114 - 110
|
|
|
| Kuranı Kerimin Diğer İsimleri ve Vasıfları |
|
Yazar: MaSaL - 02-18-2011, Saat: 12:04 AM - Forum: İslam
- Yorum Yok
|
 |
Kur’an-ı Kerim’in çeşitli isimleri vardır. Bunlar arasında en çok kullanılanı Kur’an’dır. Ona verilen bu çeşitli isimler Kur’an’da pek çok yerde geçmektedir. Bunlardan bazısı isim, bazısı da sıfat olarak kullanılmaktadır. Bu mukaddes kitabın isim veya vasıf olarak 90 küsür isminin olduğu söylenmişse de Zerkeşi Kur’an isimlerinin 55 olduğunu nakletmiştir.[71] En meşhurları şunlardır:
1) El-Kitab: Kalemlerle tedvin edildiği için bu adı almıştır. Bu kelime Kur’an’da 230 yerde geçmektedir. İslâm hukukunda Kur'ân için daha çok "Kitap" ismi kullanılır. Birçok âyette "el-Kitâb" kelimesinin Kur'ân-ı Kerîm anlamında kullanıldığı görülür.
“Elif Lam Mim. Kendisinde şüphe olmayan bu kitap muttakiler için bir hidayettir.” (Bakara: 2/1-2)
2) El-Furkan: Bu kelime ayırmak anlamında bir mastardır. Kur’an, hak ile batılı, helal ile haramı tam anlamıyla ayırdığı için bu isimle adlandırılmıştır.
“Alemlere uyarıcı olsun diye kuluna Furkan’ı indiren ne yücedir.” (Furkan: 25/1)
3) Ez-Zikr: Anmak ve hatırlamak anlamına gelen bu kelime, Allah’ı andırıp, tanıttığı ve unutmamak üzere hatırlattığı için Kur’an’ın ismi olmuştur. Anmak; kalple, dille ve amelle olur.
“Hiç şüphesiz Zikr’i biz indirdik biz; onun koruyucuları da gerçekten biziz.” (Hicr: 15/9)
4) Et-Tenzil: Allah katından indirildiği için bu isim verilmiştir.
“Gerçekten o, alemlerin Rabbinin indirmesidir.” (Şuara: 26/192)
Allah, Kur’an’ı birçok vasıflarla vasıflandırmıştır. Her adlandırma veya vasıflandırma, Kur’an’ın manalarından bir manaya göredir:
5-8) El-Huda (Hidayet), Er-Rahmet, Eş-Şifa, El-Mev’ıza (Öğüt):
“Bu, kendisinde şüphe olmayan, muttakiler için yol gösterici bir kitaptır.” (el-Bakara, 2/2)
“Ey insanlar, Rabbinizden size bir öğüt, sinelerde olana bir şifa ve mü’minler için bir hidayet ve rahmet geldi.” (Yunus: 10/57)
9) En-Nûr:
“Ey insanlar! Şüphesiz size Rabbinizden kesin bir delil geldi ve size apaçık bir nûr indirdik." (Nisa: 4/174)
10) El-Mubarek:
“İşte bu da bizim indirdiğimiz bir Kitab. Mubarek ve kendinden önceki kitapları tasdik edicidir.” (En’**: 6/92)
11) El-Mubin (Apaçık):
“Gerçekten size Allah’tan bir nûr, apaçık bir kitap geldi.” (Maide: 5/15)
12) El-Büşra (Müjde):
“Gerçekten onu, Allah’ın izniyle kendinden öncekileri doğrulayıcı ve mü’minler için hidayet ve müjde verici olarak senin kalbine indiren O’dur.” (Bakara: 2/97)
13) El-Azîz (Kıymetli-Yüce):
“Şüphesiz, kendilerine zikir gelince onu inkâr edenler; oysa o, azîz bir kitaptır.” (Fussilet: 41/41)
14) El-Mecid (Şerefli-Üstün):
“Hayır; o, şerefli-üstün olan bir Kur’an’dır.” (Buruc: 85/21)
15) El-Beşir en-Nezir (Müjdeleyici-Korkutucu):
“Bilen bir kavim için, müjdeleyici ve uyarıcı olmak üzere, ayetleri fasıllar halinde açıklanmış Arapça bir Kur’an’dır.” (Fussilet: 41/3-4)[72]
16) er-Ruh:
“Böylece sana emrimizden bir ruh vahyettik. Sen, kitap nedir, iman nedir bilmiyordun. Ancak biz onu bir nur kıldık; onunla kullarımızdan dilediklerimizi hidayete erdiririz. Şüphesiz sen, dosdoğru olan bir yola yönelip-iletiyorsun.” (eş-ŞÃ»râ, 42/52)
17) eş-Şifâ:
“Kur’an’dan mü’minler için şifa ve rahmet olan şeyleri indiriyoruz. Oysa o, zalimlere kayıplardan başkasını artırmaz.” (el-İsrâ, 17/82)
18) el-Mesânî:
“Allah, müteşabih, ikişerli bir kitap olarak sözün en güzelini indirdi. Rablerine karşı içleri titreyerek-korkanların O’ndan derileri ürperir. Sonra onların derileri ve kalpleri Allah’ın zikrine (karşı) yumuşar-yatışır. İşte bu Allah’ın yoll göstermesidir, onunla dilediğini hidaye erdirir. Allah kimi saptırırsa, artık onun için bir yol gösterici yoktur.” (ez-Zümer, 39/23)
19) Ümmü'l-Kitab:
“Ha, Mim. Apaçık Kitab’a andolsun; Gerçekten Biz onu, belki aklınızı kullanırsınız diyeArapça bir Kur’an kıldık.” (ez-Zuhruf, 43/1-4)[73]
Kur’an-ı Kerim’e bunlardan başka isim ve vasıflar da verilmiştir. Bunlardan bazıları şunlardır:
“El-Müheymin, El-Hakk, El-Hakîm, El-Burhan, El-Vahy, El-Beyân, El-Belâğ, Et-Tezkire, El-Urvetü’l-Vüskâ, El-Fasl, El-Adl, es-Sıdk, el-Kasas, Kelâmullah, Hablullah, Ahsenu’l-hadis, el-Kayyim, Ümmü’l-Kitab.”
[71] El-Burhan: 1/273.
[72] Kattan-Mebahis: 35-37.
[73] Hamdi Döndüren, Naci Yengin, Şamil İslam Ansiklopedisi: 3/406.
Tefsir Usulü
|
|
|
| Kuranı Kerim Surelerinin İniş Sebepleri |
|
Yazar: MaSaL - 02-18-2011, Saat: 12:04 AM - Forum: İslam
- Yorum Yok
|
 |
[INDENT] Kuranı Kerim surelerinin İniş Sebepleri - Kuran Ayetlerinin iniş Nedenleri
1-el-FÂTİHA
Müddesir sûresinden sonra Mekke'de inmiştir. 7 (yedi) âyettir. Kur'an'ın ilk sûresi olduğu için açış yapan, açan manasına "Fâtiha" denilmiştir. Diğer adları şunlardır: Ana kitap manasına "Ümmü'l-Kitâp" dinin asıllarını ihtiva eden manasına "el-Esâs", ana hatlarıyla İslâm'ı anlattığı için "el-Vâfiye" ve "el-Seb'u'l-Mesânî", birçok esrarı taşıdığı için "el-Kenz". Peygamberimiz "Fâtiha'yı okumayanın namazı olmaz" buyurmuştur. Onun için, Fâtiha, namazların her rekâtında okunur. Manası itibariyle Fâtiha, en büyük dua ve münâcâttır. Kulluğun yalnız Allah'a yapılacağı, desteğin yalnızca Allah'tan geldiği, doğru yola varmanın da doğru yoldan sapmanın da Allah'ın iradesine dayandığı, çünkü hayrı da şerri de yaratanın Allah olduğu hususları bu sûrede ifadesini bulmuştur. Kur'an, insanlığa doğru yolu göstermek için indirilmiştir. Kur'an'ın ihtiva ettiği esaslar ana hatları ile Fâtiha'da vardır. Zira Fâtiha'da, övgüye, ta'zime ve ibadete lâyık bir tek Allah'ın varlığı, O'nun hakimiyeti, O'ndan başka dayanılacak bir güç bulunmadığı anlatılır ve doğru yola gitme, iyi insan olma dileğinde bulunulur.
2-el-BAKARA
Medine'de inmiştir. 286 (ikiyüzseksenaltı) âyettir. Kur'an'ın en uzun sûresidir. Adını, 67-71. âyetlerde yahudilere kesmeleri emredilen sığırdan alır. Yalnız 281. âyeti Veda Haccında Mekke'de inmiştir. İnanca, ahlâka ve hayat nizamına dair hükümlerin önemli bir kısmı bu sûrede yer almıştır.
3-ÂL-İ İMRÂN
Medine'de nâzil olmuştur. 200 (İki yüz) âyettir. 34-37. âyetlerde Hz. Meryem'in babasının mensup olduğu İmrân ailesinden söz edildiği için sûre bu adı almıştır.
4-en-NİSÂ
Hicretten sonra Medine'de nâzil olmuştur, 176 (yüzyetmişaltı) âyettir. "Nisâ" kadınlar demektir. Bu sûrede daha çok kadından, cemiyet içinde kadınların hukukî ve içtimaî yer ve değerlerinden bahsedildiği için adına "Nisâ" denmiştir.
5-el-MÂİDE
Üçüncü âyetin dışında sûrenin bütünü Medine'de, hicrî altıncı yılda nâzil olmuştur. 120 (yüzyirmi) âyettir. Buhârî ve Müslim'de, Hz. Ömer'den rivayet edildiğine göre "Bugün size dininizi ikmal ettim..." ifadesinin yer aldığı âyet Mekke'de, vedâ haccında, cuma günü, Arafe akşamı nâzil olmuştur. "Mâide" sofra demektir. 112 ve 114. âyetlerde, Hz. İsa zamanında, gökten indirilmesi istenen bir sofradan bahsedildiği için sûreye bu isim verilmiştir. Bundan önceki sûrede dinî zümreler içinden münafıklar ağırlıkla söz konusu edilmişti. Bu sûrede ise yine münafıklardan bahsedilmekle beraber ağırlık ehl-i kitapta ve özellikle hristiyanlardadır. Bunun dışında sûrede hac farizası, abdest, gusül, teyemmüm ile ilgili bazı bilgiler, içki ve kumar yasağı, ahitlere ve söze bağlılık, içtimaî ve ahlâkî münasebetler, haram ve helâl yiyecekler gibi bilgi ve hükümlere temas edilmiştir.
6-el-EN'ÂM
En'âm sûresi, 165 (yüzaltmışbeş) âyettir. 91, 92, 93 ve 151, 152, 153. âyetler Medine'de, diğerleri Mekke'de inmiştir. Sûrenin bazı âyetlerinde Arapların, kurban edilen hayvanlarla ilgili birtakım gelenekleri kınandığı için sûreye En'âm sûresi denmiştir. En'âm; koyun, keçi, deve, sığır ve manda cinslerini bir arada ifade eden bir kelimedir.
7-el-A'RÂF
A'râf sûresi Mekke'de inmiş olup, 206 (ikiyüzaltı) âyettir. 46. ve 48. âyetlerde A'râf'ta yani cennet ve cehennem ehli arasındaki yüksek bir yerde bulunan insanlardan söz edildiği için sûreye bu ad verilmiştir.
8-el-ENFÂL
Enfâl sûresi, 75 (yetmişbeş) âyettir. 30 ilâ 36. âyetler Mekke'de, diğerleri Medine'de inmiştir. Enfâl, ziyade manasına gelen "nefl" kelimesinin çoğuludur. İslâm dinini savunmak için yapılan savaşlarda elde edilen sevaba ek olarak alınan ganimet malına da "nefl" denilmiştir. Sûrenin birinci âyetinde savaştan elde edilen ganimetlerin Allah ve Resûlüne ait olduğu ifade edildiği için sûreye bu ad verilmiştir.
9-et-TEVBE
Tevbe sûresi, 129 (yüzyirmidokuz) âyettir. 128 ve 129. âyetler Mekke'de, diğerleri Medine'de inmiştir. 104. âyet tevbe ile ilgili olduğu için sûreye bu isim verilmiştir. Sûrenin bundan başka birçok ismi olup en meşhuru Berâe'dir. Bu sûrenin Enfâl sûresi'nin devamı veya başlı başına bir sûre olup olmadığı hakkında ihtilâf olduğu için başında Besmele yazılmamıştır. Hicretin dokuzuncu yılında Hz. Ebu Bekir, hac emîri olarak tayin edilmiş ve müslümanlar hacca gönderilmişti. Bu sûre inince Resûlullah (s. a.) Allah'ın emirlerini hacdaki insanlara tebliğ etmesi için Hz. Ali'yi görevlendirdi. Hz. Ali hac kafilesine ulaştığında Hz. Ebu Bekir, "Amir olarak mı geldin, yoksa memur olarak mı?" diye sordu; Hz. Ali, sadece sûreyi Mekke'de hacılara tebliğ ile me'mûr olduğunu bildirdi. Hz. Ali bayramın birinci günü Akabe Cemresi yanında ayağa kalkarak kendisinin Peygamber tarafından gönderilmiş bir elçi olduğunu bildirdi ve bir hutbe okudu, sonra da bu sûrenin başından 30 veya 40 âyet okuyarak dedi ki: "Dört şeyi tebliğe memurum: 1. Bu yıldan sonra Kâbe'ye hiçbir müşrik yaklaşmayacak, 2. Hiç kimse çıplak olarak Kâbe'yi ziyâret etmeyecek, 3. Müminden başkası cennete girmeyecek, 4. Müşrik kabileler tarafından bozulmamış antlaşmalar, antlaşma süresinin sonuna kadar yürürlükte kalacak."
10-YÛNUS
Yunus sûresi, 109 (yüzdokuz) âyet olup 40, 94, 95 ve 96. âyetler Medine'de, diğerleri Mekke'de inmiştir. 98. âyette Hz. Yunus'un kavminden bahsedildiği için sûreye bu ad verilmiştir. Mekke halkı, kendi içlerinden bir adamın peygamber olabileceğine inanamıyorlar ve: "Allah, Ebû Tâlib'in yetimi Muhammed'den başka bir peygamber bulamadı mı?" diyorlardı. Hiç olmazsa hatırı sayılır, zengin ve makam sahibi birisinin peygamber olmasını daha uygun görüyorlardı. İşte bunun üzerine bu sûre inmiştir.
11-HÛD
Hûd sûresi, 123 (yüzyirmiüç) âyet olup 12, 17 ve 114. âyetler Medine'de, diğerleri Mekke'de inmiştir. 50 - 60. âyetlerde Arabistan halkına gönderilmiş peygamberlerden biri olan Hûd (a. s.)'ın hayatından bahsedildiği için sûreye bu isim verilmiştir. Yunus sûresinden sonra inmiş olup onun devamı niteliğindedir. İtikada ait esasları, Kur'an'ın mucize oluşunu, ahiretle ilgili meseleleri, sevap ve cezayı ve Hz. Hûd'dan başka Nuh, Salih, İbrahim, Lût, Şuayb ve Musa (a. s.) gibi peygamberlerin kıssalarını ihtiva etmektedir.
12-YÛSUF
Yusuf suresi, 111 (yüzonbir) âyet olup 1,2 ve 3. âyetler Medine'de, diğerleri Mekke'de inmiştir. Sûrenin başından sonuna kadar Yusuf Peygamber'den bahsedildiği için bu adı almıştır.
13-er-RA'D
Ra'd Sûresi, 43 (kırküç) âyet olup Mekke'de mi, Medine'de mi indiği hakkında ihtilaf vardır. Sûrenin muhtevası göz önüne alınırsa Mekke'de indiğini söyleyenlerin görüşü biraz daha ağırlık kazanır. Sûrenin onüçüncü âyetinde gök gürültüsü manasına gelen "er-Ra'd" kelimesi zikredildiği için sûreye bu ad verilmiştir.
14-İBRÂHİM
İbrahim sûresi, 52 (elliiki) âyet olup 28 ve 29. âyetler Medine'de, diğerleri Mekke'de inmiştir. 35-41. âyetler Hz. İbrahim'in duasını ihtiva ettiği için sûreye bu ad verilmiştir.
15-el-HİCR
Hicr sûresi, 99 (doksandokuz) âyet olup 87'si Medine'de, diğerleri Mekke'de inmiştir. Hicr, bir yer adıdır. 80-84. âyetlerde Hicr'den bahsedildiği için sûreye bu ad verilmiştir.
16-en-NAHL
Nahl sûresi 128 (yüzyirmisekiz) âyet olup, son üç âyeti Medine'de, diğerleri Mekke'de inmiştir. 68. âyette bal arısından söz edildiği için sûreye bu ad verilmiştir.
17-el-İSRÂ
Mekke'de nâzil olmuştur. Ancak 26, 32, 33 ve 57. âyetlerle 73 ilâ 80. âyetlerin Medine'de indiği rivayet edilmektedir. 111 (yüzonbir) âyettir. "İsrâ" kelimesi, geceleyin yürümek manasına gelir. Hz. Peygamber'in Mi'rac mucizesinin Mekke'den Kudüs'e kadar olan kısmı bu sûrede anlatıldığından, sûre "İsrâ" adını almıştır.
18-el-KEHF
Kehf sûresi 110 (yüzon) âyettir. Mekke'de nâzil olmuştur. Ancak, 28. âyetin Medine'de nâzil olduğu rivayeti de vardır. Sûre bu adı, içinde söz konusu edilen ve "mağara arkadaşları" demek olan "Ashâb-ı Kehf"den almıştır.
19-MERYEM
Meryem sûresi, 98 (doksansekiz) âyet olup Mekke'de nâzil olmuştur. Bazı tefsircilere göre 58. âyet, bazılarına göre de 71. âyet Medine'de nâzil olmuştur. Bu sûre, diğer bahisler yanında, özellikle Hz. Meryem'den ve onun Hz. İsa'yı dünyaya getirmesinden bahsetmesi sebebiyle "Meryem sûresi" adını almıştır.
20-TÂ-HÂ
135 (yüzotuzbeş) âyet olup Mekke'de nâzil olmuştur. Sûre, ismini, başındaki Tâ-Hâ harflerinden almıştır. Hz. Ömer'in bu sûre vesilesiyle müslüman oluşu, İslâm tarihinin önemli bir hatıra sayfasıdır. Olay, kısaca şöyledir: İslâm'ın yaman bir düşmanı olan Hattâb oğlu Ömer, Resûlullah'ı öldürme vazifesini üstlenmiş ve bu iş için yola çıkmıştı. Ancak, yolda kız kardeşi Fatıma ile eniştesi Saîd'in müslüman olduğunu öğrenince, önce onların işini bitirmeye karar verdi. Tâ-Hâ sûresini okumakta olan karı-koca, Ömer'in geldiğini görünce Kur'an sayfalarını sakladılarsa da, Ömer onları duymuştu. Okuduklarını görmek istediğini söyledi. İnkâr etmeleri üzerine Saîd'e saldırdı. Kendisine mâni olmak isteyen Fatıma'yı tokatladı. Yüzlerinden kanlar akan Fatıma, cesarete gelerek müslüman olduklarını açıkça söyledi. Kardeşinin haline acıyan Ömer, bu sefer yumuşak bir sesle okuduklarını tekrar istedi. Tâ-Hâ sûresinin yazılı bulunduğu sayfaları okuyunca, Kur'an'ın mucizeli tesirinden nasibini alarak Resûlullah'ın huzuruna gitti ve müslüman oldu.
21-el-ENBİYÂ
Enbiyâ sûresi, 112 (yüzoniki) âyettir ve Mekke'de nâzil olmuştur. Başka konular yanında bilhassa bazı peygamberler ve onların kavimleriyle olan münasebetlerinden bahsettiği için Enbiyâ (Peygamberler) sûresi adını almıştır.
22-el-HACC
Sûre 78 (yetmişsekiz) âyettir. Müfessirlerin çoğunluğuna göre 19. âyetten itibaren 6 âyet Medine'de, diğerleri Mekke'de nâzil olmuştur. Bu sûrede, hac farizasının daha önce Hz. İbrahim tarafından başlatıldığından ve Hz. Muhammed (s. a.) tarafından da devam ettirildiğinden bahsedildiği için sûreye "Hac sûresi" denilmiştir.
23-el-MÜ'MİNÛN
118 (yüzonsekiz) âyet olup Mekke'de nâzil olmuştur. Özellikle ilk âyetlerinde kurtuluşa eren müminlerin ibadetlerinden, ahlâki yaşayışlarından ve nâil olacakları uhrevî nimetlerden bahsedildiği için sûre "el-Mü'minûn" adını almıştır. Nitekim Abdullah b. Abbas'tan rivayet edilen bir hadiste Hz. Peygamber (s. a.), bu âyetlerin inzâlini müteakip, "Bana on âyet indi ki, durumu bunlara uyan cennete gidecektir" buyurdu ve bu sûrenin ilk on âyetini okudu.
24-en-NÛR
64 (altmışdört) âyetten ibaret olan sûrenin tamamı Medine'de nâzil olmuştur. "Nûr âyeti" diye bilinen 35. âyette Allah'ın, gökleri ve yeri aydınlatan nûrundan bahsedildiği için "Nûr sûresi" adını almıştır.
25-el-FURKAN
Bu sûre Mekke'de nâzil olmuştur, sadece üç âyetinin (68, 69, 70) Medine'de nâzil olduğu hakkında bir rivayet vardır. 77 (yetmişyedi) âyettir. Sûre, adını ilk âyetinde geçen "el-furkan" kelimesinden alır. "Furkan", hakkı bâtıldan ayırdeden demektir ve Kur'an-ı Kerim'in isimlerindendir.
26-eş-ŞUARÂ
Mekke'de nâzil olan bu sûre, 227 (ikiyüzyirmiyedi) âyettir. 224, 225, 226, 227. âyetleri (dört âyet), Medine'de nâzil olmuştur. "Şuarâ", şairler demektir; 224. âyetinde şairlerden sözedildiği için, sûre bu ismi almıştır. Muhaliflerin Kur'an'a karşı ileri sürdükleri iddialarından biri de, onun bir şair tarafından meydana getirilmiş olduğu idi. İşte Kur'an, Hz. Peygamber'in irşadı ile daha önceki peygamberlerin irşadlarının özde birleştiğini ve Kur'an'ın bir şair eseri olmadığını isbat ederek, bu iddiayı çürütmekte ve reddetmektedir.
27-en-NEML
Bu sûre, Mekke'de nâzil olmuştur. 93 (doksanüç) âyettir. "Neml" karınca demektir. 18. âyetinde, Süleyman aleyhisselâmın ordusuna yol veren karıncalardan söz edildiği için sûre bu ismi almıştır.
28-el-KASAS
Bu sûre Mekke'de nâzil olmuştur. 85. âyetinin hicret esnasında Mekke ile Medine arasında, 52 ilâ 55. âyetlerinin ise Medine'de nâzil olduğu rivayet edilmiştir. 88 (seksensekiz) âyettir. "Kasas", olaylar, hikâyeler demektir. İsmini 25. âyetinden almıştır. Sûrenin başlıca konularını, Hz. Musa'nın çocukluğundan itibaren hayatı, mücadeleleri; tevhid ehlinnin zaferi ve dünya servetine güvenilmemesi teºkil etmektedir.
29-el-ANKEBÛT
Mekke'de nâzil olan bu sûre 69 (altmışdokuz) âyettir. "Ankebût", örümcek demektir. 41. âyetinde kâfirlerin işleri örümcek ağına benzetildiği için sûre bu ismi almıştır.
30-er-RÛM
17. âyeti hariç, sûrenin tamamı Mekke'de nâzil olmuştur. 60 (altmış) âyettir. İranlılarla yapılan savaşta yenilmiş olan Rumların (Bizanslıların) tekrar galip gelecekleri anlatıldığından, sûreye bu isim verilmiştir.
31-LOKMAN
Mekke'de nâzil olmuştur. 27, 28 ve 29. âyetlerinin Medine'de nâzil olduğu da rivayet edilmiştir. 34 (otuzdört) âyettir. Hz. Lokman'ın kıssasını anlattığı için bu adı almıştır.
32-es-SECDE
Adını 15. âyette geçen kelimeden alan bu sûre Mekke'de nâzil olmuştur. 18, 19 ve 20. âyetlerinin Medine'de nâzil olduğu da rivayet edilmiştir. 30 (otuz) âyettir.
33-el-AHZÂB
Medine'de nâzil olmuştur. 73 (yetmişüç) âyettir. "Ahzâb", "hizb"in çoğuludur. Topluluk, gurup, bölük, parti gibi manalara gelir. Her gün mutad olarak devam edilen dua demetine, Kur'an cüzünün dörtte birine de hizip denir. Bu sûrede, müslümanlara karşı savaşmak üzere birleşen Arap kabilelerinden bahsedildiği için, bu isim verilmiştir. (Rivayete göre, bir takım ileri gelen müşrikler "Uhud" savaşından sonra Medine'ye gelmişler, münafıkların lideri Abdullah b. Übeyy'in evine misafir olmuşlardı. Hz. Peygamber bunlara, kendisiyle görüşmek üzere emân vermişti. Bu görüşme esnasında Resûlullah'a: Sen bizim taptıklarımızı diline dolamaktan vazgeç, "onlar menfaat sağlayabilir, şefâat edebilir" de, biz de seni Rabbinle başbaşa bırakalım, dediler. Orada bulunan müslümanların canları sıkıldı, onları öldürmek istediler. Bunun üzerine, verilmiş olan emânın bozulması konusunda Allah'tan korkmalarını ve kâfirler ile münafıkların sözlerine boyun eğmemelerini, Resûlullah'ın şahsında müminlerden isteyen 1. âyet nâzil oldu.
34-SEBE'
Mekke'de nâzil olmuştur. 54 (ellidört) âyettir. Yalnız 6. âyeti Medine'de inmiştir. Sûre adını, Yemen'de bir bölge veya kabile ismi olan Sebe' kelimesinin geçtiği 15. âyetten alır.
35-FÂTIR
Mekke'de nâzil olmuştur, 45 (kırkbeş) âyettir.
36-YÂSÎN
Sûre, ismini iki harften ibaret olan ilk âyetten almıştır. Mekke'de inmiştir. 83 (seksenüç) âyettir. Sûreye isim olarak verilen "yâsîn"in, genellikle "Ey insan!" manasına geldiği kabul edilir. Bununla kasdedilen, Hz. Peygamber'dir. Yâsîn sûresi Kur'an'ın kalbi kabul edilmiş ve müslümanlar arasında ayrı bir önem kazanmıştır. Fazileti hakkında hadisler vardır.
37-es-SÂFFÂT
Adını, saf tutmuş meleklere işaret eden ilk âyetten alan ve kâinattaki güçlerden söz eden bu sûre, Mekke'de inmiştir. 182 (yüzsekseniki) âyettir. İlk üç âyette, saf tutmuş meleklere, bulutları sevk ve idare eden güce, zikri yapan dile yahut insana yemin edilerek Allah'ın bir olduğu gerçeği ortaya konmuştur.
38-SÂD
Kamer sûresinden sonra Mekke'de inmiştir 88 (seksensekiz) âyettir. İsmini birinci âyette yer alan Sâd harfinden alır.
39-ez-ZÜMER
Mekke'de nâzil olmuştur. 75 (yetmişbeş) âyettir. Yalnız 53 - 55. âyetler Medine'de inmiştir. Adını, 71 ve 73. âyetlerde geçen mümin ve kâfirlerin oluşturduğu topluluklar anlamına gelen "zümer" kelimesinden almıştır.
40-el-MÜ'MİN
Aynı zamanda Gâfir adını da taşıyan bu sûre, 85 (seksenbeş) âyettir. 56 ve 57. âyetleri Medine'de inmiştir. Adını, Firavun ailesinden inanan bir kişinin vasıflarının sayıldığı 28 - 45. âyetlerden alır.
41-FUSSILET
Adını, 3. âyette geçen "fussılet" kelimesinden almıştır. Secde, Hâ, Mîm ve Mesâbih adları ile de anılan bu sûre, Mekke'de inmiştir. 54 (ellidört) âyettir.
42-eş-ŞÃ›RÂ
Mekke'de nâzil olan bu sûre 53 (elliüç) âyettir. Yalnız 23 - 26. âyetleri Medine'de inmiştir. Adını 38. âyette geçen ve müslümanların, işlerini aralarında danışma ile yapmalarının gereğini bildiren Şurâ kelimesinden almıştır.
43-ez-ZUHRUF
Zuhruf, altın ve mücevher anlamına gelir. Sûrede bunlardan söz edildiği ve Allah'ın insana sahip olduğu altın ve mücevherle değil, inanç ve davranışlarına göre değer verdiği anlatıldığı için sûre bu adla anılmıştır. Mekke'de inmiştir ve 89 (seksendokuz) âyettir.
44-ed-DUHÂN
Mekke'de inen bu sûre 59 (ellidokuz) âyettir. Adını, onuncu âyette geçen ve duman manasına gelen "duhan" kelimesinden almıştır.
45-el-CÂSİYE
Mekke'de inmiştir. 37 (otuzyedi) âyettir. Adını, 28. âyette geçen ve kıyamette diz üstü çökenleri anlatan "câsiye"den almıştır. Bu sûreye şerîat ve dehr sûresi de denilmiştir.
46-el-AHKAF
Âd kavminin yaşadığı bölgede rüzgârlar, "ahkaf" denen kum tepeleri meydana getiriyordu. İçinde bu kavmin yaşadığı bölge ve kum yığınlarından söz edildiğinden sûre Ahkaf adını almıştır; Mekke'de inmiştir; 35 (otuzbeş) âyettir.
47-MUHAMMED
Adını Peygamberimizin isminden alan bu sûreye aynı zamanda Kıtâl sûresi de denmiştir. Medine'de inmiştir, 38 (otuzsekiz) âyettir.
48-el-FETİH
İçinde İslâm'ın elde edeceği fetih, başarı ve zaferden bahsedildiği için Fetih adını alan bu sûre, hicretin altıncı yılında Hudeybiye antlaşması dönüşünde Mekke ile Medine arasında inmiş ve Medine'de inen sûrelerden sayılmıştır; 29 (yirmidokuz) âyettir.
49-el-HUCURÂT
Bu sûrede müminlere bazı görgü kuralları, Peygamber'e ve birbirlerine karşı nasıl davranacakları öğretilmektedir. Medine'de inmiştir. 18 (onsekiz) âyettir. Adını, dördüncü âyetteki "odalar" anlamına gelen "hucurât" kelimesinden alır.
50-KAF
Mekke'de inmiştir. 45 (kırkbeş) âyettir. "Kaf" harfi ile başladığı için bu adı almıştır.
51-ez-ZÂRİYÂT
Mekke'de inmiştir. 60 (altmış) âyettir. İlk âyette geçen ve "rüzgârlar" anlamına gelen "zâriyât" kelimesi, sûrenin adı olmuştur.
52-et-TÛR
Mekke'de inmiştir. 49 (kırkdokuz) âyettir. Adını, birinci âyette geçen ve üzerinde Hz. Musa'ya Tevrat'ın indiği, böylece onun ilâhi hitaba mazhar olduğu Tûr dağından almıştır.
53-en-NECM
Mekke'de inmiştir. 62 (altmışiki) âyettir. Yalnız 32. âyeti Medine'de nâzil olmuştur.
54-el-KAMER
Ayın yarılması mucizesi bu sûrede anlatılır. Onun için bu adı almıştır. Mekke'de inmiştir, 55 (ellibeº) âyettir.
55-er-RAHMÂN
Mekke'de inmiştir. 78 (yetmişsekiz) âyettir. İlk kelime olan "er-rahmân" sûreye ad olmuştur. Bu sûrede Allah'ın nimetleri sayılır. Bunlar sayılırken bütün şuurlu varlıklara hitaben "O halde Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlıyorsunuz?" anlamına gelen ayet sık sık tekrar edilir.
56-el-VÂKIA
Mekke'de inmiştir: 96 (doksanaltı) âyettir. Adını ilk âyetinde geçen ve kıyamet olayını ifade eden "vâkıa" kelimesinden almıştır.
57-el-HADÃŽD
Arapça'da demir anlamına gelen "hadid" kelimesiyle isimlenen ve demirin önemine işaret ettiği için bu adı alan sûre Medine'de inmiştir. 29 (yirmidokuz) âyettir.
58-el-MÜCÂDELE
Medine'de inmiştir; 22 (yirmiiki) âyettir. Adını, ilk âyetinde geçen "tecâdilü" kelimesinden alır.
59-el-HAªR
Medine'de inmiştir. 2 - 7. âyetlerinde yahudi kabilelerinden Nadîroğullarının sürülmeleri hakkında bilgi verdiği için bu adı almıştır. 24 (yirmidört) âyettir.
60-el-MÜMTEHINE
Adını, 10. âyette geçen "imtehınû" kelimesinden alan bu sûde Medine'de inmiştir; 13 âyettir.
61-es-SAFF
Adını, müminlerin saf tutarak Allah yolunda savaştıklarını bildiren 4. âyetinden almıştır; Medine'de inmiştir; 14 (ondört) âyettir.
62-el-CUM'A
Adını, 9. âyetinde geçen "cum'a" kelimesinden alır. Medine'de inmiştir; 11 (onbir) âyettir. [/INDENT]
|
|
|
| Kuran Ayetlerine Gore Kiyamet Gunu Neler Olacak? |
|
Yazar: MaSaL - 02-18-2011, Saat: 12:02 AM - Forum: İslam
- Yorum Yok
|
 |
Allah, buyuk bir duzen icinde yarattigi yasami, bilemedigimiz bir
vakitte tum
duzeniyle birlikte sona erdirecektir. Varligindan suphe duymadan kiyamet
gunune iman etmek, insani kendisi icin cok daha olumlu ve kazancli bir
sonuca goturecektir. Zira dunyada harcadigi cabalarin "bos bir caba"
oldugunu kiyamet saati ile anlayan bir insanin pismanligi, tarifi oldukca
zor, cok siddetli bir pismanliktir.
Kiyamet gunu, dunya hayatinin hatta tum kainatin son gunudur, ama ayni
zamanda da ahiretteki sonsuz yasamin bir baslangicidir. O gun, insanlarin
tumu yeni bir dirilis ile dirileceklerdir. O gun Yuce Allah'a iman edenler
cennette agirlanirken, iman etmeyenler cehenneme sevk edileceklerdir.
Rabbimiz'in sonsuz adaletinin tecelli ettigi bu gunde, tum insanlik
sahitlerin huzurunda sonsuz mekanina yerlesecektir.
*Hesap Ani*
Hesap ani, inanmayanlari n butun omurleri boyunca dusunmekten
kacindiklari, anlamaktan kactiklari, muminlerin ise hazirlanip bekledikleri
andir. Kuran da bildirildigi uzere, O gun hersey Yuce Allah'in sonsuz gucune
ve yuksek sanina uygun olarak yaratilmistir. Hesabin gerceklestirilmesi
icin ruh ve melekler saflar halinde dizilirler. O hesap aninda, insanlar
arasinda adaletle hukmedilecek ve konusacak kisi sadece dogruyu
soyleyebilecektir. Rabbimiz bu durumu Kuran'da soyle haber vermistir:
*Ruh ve meleklerin saflar halinde duracaklari gun; Rahman'in kendilerine
izin verdikleri disinda olanlar konusmazlar. (Konusacak olan da,) Dogruyu
soyleyecektir. *(Nebe Suresi, 38)
Insanin dunya hayati boyunca taniyip bildigi tum insanlar orada
olacaktir. Taninmis, taninmamis, zengin, fakir her kisi, kisaca kiyamet
gunune kadar yasayip olmus olan tum insanlar, aralarinda hicbir ayirim soz
konusu olmadan Allah'in huzurunda toplanirlar. Boyle bir gunde, ne
kazandiklari sandan ne de edindikleri itibardan eser vardir. Bu kisiler
kendilerince bir devre imzasini atmis, dunya tarihinde adindan cok soz
edilmis kimseler olsalar dahi, iman etmedikleri surece, Allah'in huzurunda
pismanlik ve azabin siddeti ile korku icinde olacaklardir. Her kim olursa
olsun iman etmemisse - ayni korkuyu yasayacak, herhangi bir dunyevi ustunluk
unsuru olmadan herkes ayni konumda olacaktir. Dunyada bir ayricalik olarak
gorulen para ve mevki, insanlarin biraraya toplandiklari bu gunde hicbir sey
ifade etmeyecek, hayran olan da hayran olunan da ayni konumda olacaktir.
Kuran'da insanlarin din gunu Allah'in huzurunda toplanacagini bildiren
ayetlerden biri su sekildedir:
*Yer, Rabbinin nuruyla parildadi, (orta yere) kitap kondu; peygamberler
ve sahidler getirildi ve aralarinda hak ile hukum verildi, onlar haksizliga
ugratilmazlar. *(Zumer Suresi, 69)
* O Gun Kimse Haksizliga Ugratilmayacaktir*
Islenen her amelin sorgulanacagi bu gunun ihtisami, Allah'in
buyuklugune, Adl (adil olan), Cebbar (diledigini zorla da olsa
gerceklestiren) , Kahhar (kahreden) ve Muntakim (intikam alan) sifatlarina
yakisir sekilde olacaktir. Amellerin sorgulanip sonuclandirilmasi Allah'in
adaleti ile eksiksiz olarak gorulecektir. O gun kurulacak olan "duyarli
teraziler" ile herkes hak ettigi karsiligi bulacaktir. Kuran'da din gununde
kurulacak olan hassas teraziler hakkinda su sekilde bildirilmektedir:
*Biz ise, kiyamet gunune ait duyarli teraziler koyariz da artik, hicbir
nefis hicbir seyle haksizliga ugramaz. Bir hardal tanesi bile olsa ona
(teraziye) getiririz. Hesap goruculer olarak Biz yeteriz. *(Enbiya Suresi,
47)
Dunya hayati boyunca yapilan her amel, en kucuk ayrintilar bile eksik
kalmaksizin bu tartilara konulur. Bu tartinin ibresi, insanlari sonsuz azaba
veya sonsuz kurtulus ve mutluluga goturecek karari belirler. Yaptiklari
iyilikleri agir gelen insanlar cennete gideceklerdir. Hafif kalanlar ise
korkunc bir azapla azaplandirilacaklari cehenneme atilacaklardir.
De ki: *"Allah sizi diriltiyor, sonra sizi olduruyor, sonra kendisinde
hicbir kusku olmayan kiyamet gunu O sizi biraraya getirip- toplayacaktir.
Ancak insanlarin cogu bilmezler.* (Casiye Suresi, 26)
*Hesap Yerine Herkes Bir Surucu ve Bir Sahitle Gelir *
Hesap gunu sorgulanma sirasinda tum insanlarin yaninda bulunacak olan
iki melegin bilgisi Kuran'da su sekilde verilmektedir:
* *
* (Artik) her bir nefis, yaninda bir surucu ve bir sahit ile gelmistir.
* (Kaf Suresi, 21)
Din gunu her yer Allah'in nuru ile aydinlanacak. Bu buyuk hesap gununde
taniklik yapacak olan elciler ve sahitler hazir bulundurulacaktir. Dunyada,
Allah'a kulluk etmeleri gerektigini insanlara hatirlatan ve ogutleyen
peygamberler, elciler ve diger sahitler, hesap gunu sorguya cekilecek
insanlarin yaninda olacaklardir. Ve Allah'in huzurunda bulunan tum sahitler
sadece dogruyu soyleyeceklerdir. O gun hic kimsenin, Allah'in huzurunda
yaptiklarini inkar etmeye firsati veya imkani olmayacaktir. Herkesin
isledigi butun hayirlar ve serler en kucuk ayrintisina kadar ortaya
cikarilacaktir ve kisi bunlarin hepsinden sorguya cekilecektir. Hz. Adem'den
bu yana yasamis tum toplumlarin birarada olacagi bu ortamda, sorgulamadaki
duzen ve hesaptaki titizlik, Allah'in aklinin buyuklugunu ve sonsuz
adaletini bize gosterir.
*Insanin Isitme, Gorme Duyulari ve Derileri de Sahitlik Eder *
O gun suclu gunahkarlarin isledikleri kotuluklere sahit olanlar da orada
hazirdir. Iman etmeyenlerin aleyhine taniklik edenlerin arasinda, onlarin
hic beklemedikleri sahitler de vardir. Bu, insanin kendisini yalniz sandigi
anlarda dahi, Allah'in kendisini cepecevre kusattigina dair en carpici
delildir. Inanmayanlarin aleyhinde sahitlik yapacak olanlarin arasinda,
kendi isitme, gorme duyulari ve derileri de olacaktir. Her biri Allah'in
izniyle konusacak ve eksiksiz olarak soylemeleri gerekenleri, sahit
olduklarini anlatacaklardi r. Butun bir omur boyunca kullandiklari,
kendilerine ait sandiklari uzuvlarinin bile insanin aleyhinde sahitlik
etmesi o gun yasanacak olan psikolojik yikimi daha da artirir. Kuran'da bu
konunun bildirildigi ayetler su sekildedir:
Allah'in dusmanlarinin biraraya getirilip-toplanacaklari gun iste onlar,
atese bolukler halinde dagitilirlar. Sonunda oraya geldikleri zaman, isitme,
gorme (duyulari) ve derileri kendi aleyhlerine sahitlik edecektir. Kendi
derilerine dediler ki: "Niye aleyhimizde sahitlik ettiniz?" Dediler
ki: *"Herseye
nutku verip-konusturan Allah, bizi konusturdu. Sizi ilk defa O yaratti ve
O'na donduruluyorsunuz. Siz, isitme, gorme (duyulariniz) ve derileriniz
aleyhinize sahitlik eder diye sakinmiyordunuz. Aksine, yaptiklarinizin
bircogunu Allah'in bilmeyecegini saniyordunuz. *(Fussilet Suresi, 19-22)
Kisi o gun gururla ve kendince guvenle savundugu aciklamalarin
gecersizligini gorecek, aleyhine sahitlik eden kendi uzuvlari karsisinda
gizleyecek bir seyi kalmadigini anlayacaktir. Kimsenin gormedigini
zannettigi olaylar, gizli yapilan isler teker teker ortaya dokulecek, kendi
bedeni bunlari ikrar edecektir.
*Amel Defterinin Verilmesi *
Insanin dunya hayati boyunca yaptigi her sey, sag ve sol tarafinda
bulunan melekler tarafindan kaydedilir. Hesap ani icin hazirlanan defterler
din gununde insanlara sunulur. Kisi yaptiklarinin hicbirini reddedemez,
cunku yasadigi her an, amel defterine kaydedilmistir. Herkes kendi
defterinden, ahiret icin neler hazirladigini ogrenir. Muminler sag ellerine,
kafirler ise sol ellerine defterlerini alirlar. Bu anda, muminlerle
kafirlerin tavirlari cok farklidir. Muminler, buyuk sevinc icinde
defterlerini alip, okumalari icin yaninda bulunanlara uzatirlar. Defterleri
sol ellerine verilen iman etmeyen kisiler ise kahredici bir utanc ve korku
icindedirler. Cunku en kucugunden en buyugune kadar hicbir isin eksik
birakilmadan meleklerce yazilmis oldugu bu defter, Kuran ahlakina uygun
olmayan islerle doludur. Bu gercek karsisinda inkar edenlerin korku ve
saskinliklari ayette soyle belirtilmistir:
(Onlerine) Kitap konulmustur; artik suclu-gunahkarlari n, onda
olanlardan dolayi dehsetle-korkuya kapildiklarini gorursun. Derler ki:
*"Eyvahlar
bize, bu kitaba ne oluyor ki, kucuk buyuk birakmayip her seyi
sayip-dokuyor?" Yapip-ettiklerini (onlerinde) hazir bulmuslardir. Rabbin hic
kimseye zulmetmez.* (Kehf Suresi, 49)
Kiyamet saati ve sonrasindaki sonsuz yasam, insanlari bekleyen en onemli
gerceklerdir. Bu nedenle ugrunda yasanmasi ve caba harcanmasi gereken tek
gercek, "Allah rizasidir". Allah, sonsuz hayatin baslangicini son derece
buyuk ve ihtisamli olaylarla gerceklestirecektir. Bu gunle karsilasan
herkes, dunya hayatinin artik tamamen sona erdigini anlayacak ve ahiretin
varligini kesin bir bilgiyle kavrayacaktir.
Dunyadaki yasamimizda gecen her gun bizi o hesap gunune biraz daha
yakinlastirir. Gecen her saat, her dakika, hatta her saniye olume, yeniden
dirilise ve hesaba dogru atilmis yeni bir adimdir. Herkes, su anda kaderinde
belli olan son nefesini verecegi ana dogru biraz daha yaklasmaktadir. Kim
olursa olsun tarihte bu ilerleyisi durdurabilen olmamistir. Ne onlem
alinirsa alinsin bu ilerleyisi durdurmanin ya da geri cevirmenin yolu
yoktur. Tum insanlar bu yolu izleyecek ve olumle beklemedikleri bir anda
karsilasacaklardir.
Su unutulmamalidir ki, her insan hesap gunu Yuce Allah'in huzurunda
yapayalniz ve tek basina sorguya cekilecektir. O halde insanin yapmasi
gereken, olumle baslayip, bitmeyen zamanlar boyunca devam edecek o gun
gelmeden once hazirlik yapmaktir:
*Ey iman edenler, Allah'tan korkun. Herkes yarin icin neyi takdim
ettigine baksin. Allah'tan korkun. Hic suphesiz Allah, yaptiklarinizdan
haberdardir. Kendileri Allah'i unutmus, boylece O da onlara kendi
nefislerini unutturmus olanlar gibi olmayin. Iste onlar, fasik olanlarin ta
kendileridir . *(Hasr Suresi, 18-19)
alıntı
|
|
|
| Burclarin En'leri |
|
Yazar: Hasretiim - 02-17-2011, Saat: 11:50 PM - Forum: Astroloji
- Yorumlar (2)
|
 |
En aranilan burc
Koc
Aslan
En iyi eş
Boga
Yengec
En capkin burc
Terazi
yay
En gizemli burc
Basak
terazi
En kiskanc burc
Akrep
yengec
En sade burc
Kova
En hareketli burc
Yay
En sansli burc
ikizler
En duygusal burc
Yengec
Balik
En akilli burc
ikizler
En basarili burc
Oglak
En cesaretli burc
Koc
Aslan
En girisimci burc
Boga
ikizler
En anlayisli burc
Oglak
En sportmen burc
Terazi
koc
En degerli burc
Oglak
koc
En iyi muzisyen
Basak
terazi
En guvenilir burc
Oglak
koc
En havali burc
Balik
yay
En dikkatli burc
Kova
Boga
En kirilgan burc
Balik
yengec
başak-aslan
|
|
|
|