:: Duygusuz.com - Dostluk ve Arkadaşlık Sitesi
Hoşgeldin, Ziyaretçi
Sitemizden yararlanabilmek için Kayıt olmalısınız.

Kullanıcı Adınız:
  

Şifreniz:
  





Forumda Ara

(Gelişmiş Arama)

Forum İstatistikleri
» Toplam Üyeler: 16,694
» Son Üye: ymptk22
» Toplam Konular: 98,585
» Toplam Yorumlar: 1,065,564

Detaylı İstatistikler

Kimler Çevrimiçi
Toplam: 184 kullanıcı aktif
» 0 Kayıtlı
» 179 Ziyaretçi
Applebot, Baidu, Bing, Facebook, GoogleBot

Son Aktiviteler
Allah’ın Bizlere Güvendiğ...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-25-2026, Saat: 11:04 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 30
Allah’ın Dini İslam’ı Yaş...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-24-2026, Saat: 12:01 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 31
Saff Suresi 6. Ayet Üzeri...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-18-2026, Saat: 12:14 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 41
Namaz Dinin Direği Midir?
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-13-2026, Saat: 10:12 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 58
Atatürk'ün Çocukluk Anıla...
Forum: Hayatı ve Anıları
Son Yorum: Serdar102
03-28-2026, Saat: 09:08 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 98
Mavi'ye..
Forum: Aşk Hikayeleri
Son Yorum: SunSet
03-11-2026, Saat: 08:23 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 177
Keloğlan Çataltepe Tekfur...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:45 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 349
Kısa Keloğlan Masalları -...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:26 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 222
Keloğlan Ve Pinokyo - Ser...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:22 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 203
Dev Hamsi - Serdar Yıldır...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:19 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 194

 
  Niye birbirimize sarılırız??
Yazar: sıla - 04-22-2011, Saat: 12:38 PM - Forum: Sağlık - Yorumlar (3)

[SIZE="3"]Birine dokunduğumuzda beynimiz oksitosin adı verilen rahatlatıcı bir hormon/nörotransmiter salgılar. Bu hormonun diğer adı da "sarılma hormonu"dur.
İnsan ırkı fiziksel temastan ciddi anlamla etkilenen varlıklardır. Birine dokunduğumuzda beynimiz oksitosin adı verilen rahatlatıcı bir hormon/nörotransmiter salgılar. Bu hormonun diğer adı da "sarılma hormonu"dur.

Bir gazetedeki habere göre, oksitosinin görevleri arasında doğumu kontrol etmek, doğum sonrası süt salgılanmasını harekete geçirmek, insanlar arasındaki bağı güçlendirmek ve fiziksel cinsel teması sağlamak vardır. yapılan araştırmalar oksitosinin birleştirme ve doğumdan başka işlevleri olduğunu da göstermiştir. Bu hormon vücudunuzda dolaşmaya başladığında huzurlu ve mutlu bir ruh haline bürünürüz. Bize dokunan kişiye karşı duygusal bir bağ hissederiz. Ancak oksitosin sosyal benliğimizi sadece olumlu anlamda etkilemez. Bazı kötü etkileri de bulunmaktadır. İşte oksitosin hormonunun bilmediğiniz iyi ve kötü etkileri...

İnsanları analiz etmeye yardımcı olur
Oksitosin reseptörlerinin çoğu beynin amigdala bölümünde yer alır. Birini asık suratlı gördüğünüzde onun üzüldüğünü düşünmenizin sebebi amigdalanın fiziksel ipucundan yola çıkarak buna duygusal bir mana vermesidir. Yani oksitosin hormonu kişilerin ruh halini anlamamıza yardımcı olur.

Kıskançlığı artırır
Oksitosin kişilerin birbirine ısınmasında yardımcı olur. Ancak aynı zamanda kıskançlık duygusunu da artırdığı görülmüştür. İsrail Haifa Üniversitesi'nden araştırmacılar 56 kişinin yarısına etkisiz bir ilaç verirken diğer yarısına oksitosin hormonu verdiler. Ardından hayali bir kahramanla bir oyun oynamalarını söylediler. Oyun sonucunda 3 tane sonuç ortaya çıktı: Hayali kahraman kazandı, daha çok para kaybetti ve sonuç eşit oldu. oksitosin verilen kişilerin hayali kahraman kazandığında çok daha kıskanç olduğu ancak sonuç eşitken hiçbir şey hissetmediği görüldü.

Daha cömert olmanızı sağlar
Zürih Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmada teste tabi tutulan 178 kişiden bir kısmına oksitosin spreyi sıkılırken diğerlerine etkisiz bir sprey püskürtüldü. Ve hayali bir işe para yatırmaları istendi. Oksitosinin kullanıldığı kişilerin çok daha fazla para yatırması ise araştırmacıların dikkatini çekti. Yani bu hormon kişilerin paraya bakış açısını da etkiliyor.[/SIZE]

Bu konuyu yazdır

  Ergenlikte beyin korku duymuyor!!
Yazar: sıla - 04-22-2011, Saat: 12:31 PM - Forum: Sağlık - Yorumlar (1)

[SIZE="3"][COLOR="DarkGreen"]

Ergenlik döneminde beynin değişime uğradığı ve çocuklukta edinilen korkuların geçici olarak kaybolduğu belirlendi.
ABD'deki Cornell, Brown ve New York üniversitelerinden bilim adamları, genç farelerin, yavruyken gürültüyle ilişkilendirilen elektroşoklarla edindikleri korkulara nasıl tepki verdiğini araştırdı.
Aynı şokların verildiği genç farelerin hafızasında korkunun yer edindiği düşünüldü, ancak bu farelerin şoklara yavrular ya da yaşlılardan çok daha az tepki verdiği görüldü.
Genç farelerin beyin faaliyetini inceleyen bilim adamları, korku algısında rol oynayan amigdala ve hipokampus bölgelerindeki faaliyetlerin az olduğunu belirledi. Bilim adamları, bu durumun genç farelerin korkuyu "öğrenmemesinden" değil, beyinlerinin yavruyken ya da yaşlıyken gönderdiği sinyallerin aynını göndermediğinden kaynaklandığını vurguladı.
Araştırmacılar genel korku anılarının, ergenlik döneminde başında "gizlense de", dönem sona erdiğinde tekrar ortaya çıktığına dikkati çekti.
Ergenlikte korkuların geçici olarak silinmesinin gençlere bağımsızlıklarının sınırlarını keşfetme imkanı sunduğunu belirten bilim adamları, bu sonuçlardan yola çıkarak yapılacak daha geniş çaplı araştırmaların bazı fobiler, kaygı nöbetleri veya travma sonrası belirtilerin tedavisinde yararlı olabileceğini ifade etti.
[/COLOR][/SIZE]

Bu konuyu yazdır

  Kırık kalbin ilacı:Bulmaca
Yazar: sıla - 04-22-2011, Saat: 12:28 PM - Forum: Sağlık - Yorumlar (2)

International Hospital'dan Psikolog Ferahim Yeşilyurt, sadece 2011 yılında değil, ömür boyu sağlıklı, huzurlu ve mutlu bir yaşam sürmeniz için profesyonel önerilerde bulunuyor...

[SIZE="3"]1 SİZ ÖNEMLİSİNİZ!
Bu cümleyi kullanmak birçoğunuza 'bencillik' gibi gelebilir. Pek çoğunuzda "Önce sevdiklerim" diyerek buna karşı çıkabilirsiniz. Çünkü sevdiğiniz insanlara sahip çıkmadığınızda, onlar için fedakarlıkta bulunmadığınızda kötü bir insan olacağınızı düşünüyorsunuz. Çocuğunuz, aileniz veya arkadaşlarınıza elbette yardımcı olmalısınız. Ancak unutmayın ki önce siz mutlu olmazsanız, başkalarını da istediğiniz gibi mutlu edemezsiniz!

2 KAÇANI KOVALAMAYIN
Hepiniz hayatınız boyunca birçok fırsatla karşılaşıyorsunuz. Bunların bazılarını görüp değerlendirebilirken, bazılarını ise çeşitli nedenlerden dolayı kaçırıyorsunuz. Fayda sağlayacak olan fırsatlara üzülmemek mümkün değil. Ancak kimileriniz kaçırdıkları fırsatları yıllarca unutamıyor ve kendine kızmaya devam ediyor. Sürekli kapanmış olan kapılara odaklanmayın.

3 DANS EDEREK RAHATLAYIN
Dans etmek hem eğlenmenin, hem de form tutmanın en iyi yolu. Çünkü yağ yakımını hızlandırıyor, kas kitlenizi artırıyor, sizi tepeden tırnağa forma sokuyor. En önemlisi de tüm bunları yaparken sizi çok eğlendiriyor. Çünkü dans sırasında vücudumuz mutluluk hormonu endorfin salgılıyor. Afro, salsa, hip-hop veya göbek dansından biri tam sizin için olabilir...

4 MANTIKLI DÜŞÜNÜN
Araştırmalar beyninizin sağ tarafının duygusal fonksiyonları yerine getirdiğini, sol tarafının ise mantıksal ve doğrusal çalıştığını, dolayısıyla matematiksel işlemler, analiz, konuşma gibi konularda işlev gördüğünü ortaya koymuş. Bu yüzden kalbinizin kırık olduğu, kendinizi duygusal olarak zayıf hissettiğiniz durumlarda, bulmaca çözerek daha mantıklı düşünebilirsiniz.

5 CİDDİYE ALMAYIN
Evrende başka bir benzeriniz yok ama yine de siz kendinizi çok fazla ciddiye almayın. Çünkü siz de etten kemikten bir insansınız ve bazen hatalar yapabilirsiniz. Başkaları gibi siz de kendi hatalarınızla dalga geçin ve mizahı kullanmaktan çekinmeyin.

6 MEDİTASYON YAPIN
Uzmanlar, her an karşılaşabileceğiniz temel sorunlarla başa çıkabilecek en rahatlatıcı yöntemin meditasyon olduğunu söylüyor. Meditasyon, zihninizin ve ruhunuzun derinliklerine inerek duygusal farkındalık yaratır. Böylece duygularınızın sesini çok daha net duyabilir, neyi istediğinizi veya istemediğinizi daha iyi anlarsınız. Ayrıca bağışıklık sisteminizi de güçlendiriyor.

7 İŞ YERİNDE NEFES EGZERSİZİ
Ne kadar yoğun olursanız olun iş yerinde nefes egzersizi yapmaya zaman ayırın. Bunun için koltuğunuza oturun. Sol elinizi karnınızın, sağ elinizi de göğsünüzün üzerine koyun. Burnunuzdan derin nefes alarak, diyaframınızı da kullanarak karın bölgenizin hareket etmesini sağlayın. Eğer göğsünüzün üzerindeki eliniz hareket ediyorsa bir daha deneyin. Doğru nefes; burundan sessiz ve derin alınandır. İçinizden üçe kadar sayarak ardından aldığınız nefesi yavaşça ağzınızdan geri verin. Bunu günde üç kez yaparak bedensel gerginliğinizi azaltabilirsiniz.

8 TEŞEKKÜR EDİN
Sevgi ve mutluluk paylaştıkça artan duygulardan... Bu nedenle annenize, babanıza, eşinize, arkadaşlarınıza ya da çocuklarınıza sık sık onları ne kadar çok sevdiğinizi söylemekten çekinmeyin. Teşekkür etmek de birçoğunuza zor geliyor. Ancak unutmayın ki mutlu olmak için çevrenizdekilere daha sık teşekkür etmelisiniz. Çünkü onların mutlu olduklarını gördükçe hem kendinizi daha iyi hissedersiniz, hem de ilişkinizi daha da geliştirirsiniz.

9 VALİZLERİ ATIN
Her insanın geçmişinde mutlu hatıraları olduğu gibi canını sıkan, anımsamak istemediği anıları da oluyor. Maalesef bazılarınız hoşlarına gitmeyen ve hatırlamak istemedikleri olayları tıpkı eski valizler gibi hiç bırakmadan ömürleri boyunca taşıyor. Bunun sonucunda da mutsuzluk ve sıkıntılar peşinizi bırakmıyor. Oysa bu valizleri taşımanıza gerek yok! Yaşamınızı sorgulayın ve bazı valizlerinizi çöpe atın![/SIZE]

Bu konuyu yazdır

  10 adımda kusursuz bir gülüşe sahip olun
Yazar: sıla - 04-22-2011, Saat: 12:22 PM - Forum: Sağlık - Yorumlar (2)

[COLOR="Red"][SIZE="3"]Rahatça gülümseyebilmek, gülüşü ile etrafındakileri etkilemek isteyenler kulaktan dolma bir sürü yöntem uygularlar. Doğru olmayan, bilinçsizce yapılan bu uygulamalar ise dişlere ve diş etlerine zarar verebilir. Oysa ışıldayan dişlerle özgürce gülümsemenin son yıllarda uygulanan tedavi yöntemleri ile oldukça kolay olduğunu belirten Diş Hekimi Mehmet Zahid Kazandı sağlıklı diş ve diş etleri için tavsiyelerde bulundu.
İşte sağlıklı ve güzel bir gülüş için profesyonel tavsiyeler;[/SIZE][/COLOR]


[SIZE="3"]Diş hekimi ziyaretleri oldukça önemlidir; Dişleriniz ile ilgili her hangi bir sorun yaşamadan 6 ayda bir diş hekimini ziyaret edin. Böylece dişleriniz ya da diş etiniz ile ilgili sorun daha başlangıç aşamasındayken fark edilerek tedavi edilir.

Ağız bakımını ihmal etmeyin; Dişlerinizi günde 2 defa fırçalayın ve bir defa diş ipi kullanın. Eğer diş etlerinizde her hangi bir kanama varsa diş hekiminize başvurun.

Atıştırmalıklardan uzak durun; Şeker, şeker kaplı fındık-fıstık, yapışkan kuru tahıl, hamur, ekmek, kuru üzüm, kurutulmuş meyva gibi yiyecekler dişlerinize yapışır. Uzun süre ağızda kalan besinler asit seviyesini yükselterek dişlerin çürümesine neden olur.

Yemekten hemen sonra dişlerinizi fırçalamayın; Eğer yemekten hemen sonra dişlerinizi fırçalarsanız öğle yemeği artıklarından daha fazlasını dişlerinizin üzerinden kaldırırsınız. Yemekten sonra ağzınızı suyla çalkalayıp 30 dakika bekledikten sonra dişlerinizi fırçalarsanız mine tabakasındaki aşınmaları engellersiniz.

Sigarayı bırakın; Sigara içmek ağız kuruluğundan, ağız kokusuna, dişlerin sararmasına ve hatta ağız kanserine kadar birçok hastalığa sebep olabilir. Sadece sağlıklı dişler için değil aynı zamanda sağlıklı bir yaşam için sigarayı bırakmak gerekir.

Meyve ve sebzeler dişler için de gerekli; Meyve, sebze gibi besinler tüketmek ağız sağlığı için de son derece faydalıdır. Bilindiği gibi meyve ve sebzeler vitamin içerirler. Bunlar dişetleri için çok önemlidir. Ayrıca sert meyve ve sebzelerin tüketimi dişlerde mekanik temizliğe de neden olur. Örneğin elmanın ısırılarak tüketilmesi ön dişlerde mekanik temizliğe neden olur.

Diş gıcırdatmaya karşı plak kullanın; Gün içerisinde yaşanılan stres çoğu zaman gece uyurken diş sıkma ya da diş gıcırdatma olarak kendini gösterir. Uyurken dişleri fazla sıkmak diş minelerinde aşınma, çene eklemlerinde problemlere yol açabilir. Diş gıcırdatmaya bağlı problemlere karşı diş hekiminin vereceği diş plağını kullanmak yeterli olacaktır.

Estetik diş hekimliği ile inci gibi sıralı dişler; Dişlerinizin renginden , yapısından ya da şeklinden memnun değilseniz estetik diş hekimliğinde uygulanılan yöntemlerden yararlanabilirsiniz. Bir çok farklı tedavi seçeneği sunan estetik diş hekimliği ile neredeyse bütün estetik problemler 4-6 gün gibi kısa sürelerde tedavi edilebiliyor.

Diş eksikliğine karşı yapay diş kökü; Diş kaybının en önemli sebebi diş kaybıdır. Başka dişler kaybetmemek, rahatça yemek yiyebilmek ya da özgürce gülümseyebilmek için diş eksikliğinin giderilmesi önemlidir. Yapay diş kökü olarak da adlandırılan implant tedavisi ile diş eksikliği giderilerek, doğal dişlerin rahatlığı sağlanır.

Su ihtiyacı; Yemek yedikten sonra diş için yapılacak en iyi şey su veya süt içmektir. Yemekten sonra içilen bir bardak su, yemek parçalarını ağızdan uzaklaştırır ve ağızdaki asidik ortamı nötrler. Ayrıca süt içmek dişte kalsiyum oluşumuna neden olur.
[/SIZE]

Bu konuyu yazdır

  Karikatürler =D
Yazar: YasSmin - 04-22-2011, Saat: 12:18 PM - Forum: Komik Resim ve Karikatür - Yorumlar (6)

danismaa.jpg


ayrilik.jpg


MUHTEEsemyuzyil.jpg


tavukyumrt.jpg


BAYRAMINIZ_KUTLU_OLSUN.jpg


sorgu.jpg



Alıntıdır

Bu konuyu yazdır

  Kimliksiz *Unknown*
Yazar: sıla - 04-22-2011, Saat: 12:14 PM - Forum: Vizyondakiler - Yorumlar (3)

Unknown-1294652127.jpg

[SIZE="3"]Yapım: 2011 ~ ABD, Almanya, Fransa, İngiltere
Tür: Dram, Gerilim, Gizem
Yönetmen: Jaume Collet-Serra
Oyuncular: Liam Neeson, Diane Kruger, January Jones, Bruno Ganz, Sebastian Koch, Aidan Quinn, Frank Langella, Adnan Maral, Annabelle Mandeng, Charlie Gardner, Clint Dyer, Eva Löbau, Heike Hanold-lynch, Katharina Blaschke, Michael Baral, Mido Hamada, Olivier Schneider, Peter Becker, Petra Schmidt-schaller, Sanny Van Heteren, Torsten Michaelis, Wolfgang Stegemann
Senaryo: Stephen Cornwell, Oliver Butcher
Senaryo (Kitap): Didier Van Cauwelaert
Yapımcı: Joel Silver, Susan Downey, Leonard Goldberg, Andrew Rona
Görüntü Yönetmeni: Flavio Martínez Labiano
Müzik: John Ottman
Süre: 1 saat 53 dk

Konusu
Dr. Martin Harris, Berlin gezisi sırasında bir trafik kazası geçirir ve komaya girer. Komadan çıktığında ise, karısının bile onu tanımadığını görür. Dr. Harris, bir başka kişinin kendi kimliğini çaldığını ve yerine geçtiğini görünce daha da büyük bir şoka uğrar. Kaza öncesinde tanıdığı herkes, artık onun Harris olduğuna inanmamaktadır.
Kendi kimliğini ispatlama mücadelesinde yalnızdır, yorgundur ve umutsuzdur. Bilmediği sebeplerden ötürü Gina adlı genç bir kadın ona yardım etmeye başlar.[/SIZE]

Bu konuyu yazdır

  Mutluluğun Peşinde *Rabbit Hole*
Yazar: sıla - 04-22-2011, Saat: 12:11 PM - Forum: Vizyondakiler - Yorumlar (1)

Rabbit-Hole-1291190107.jpg

[SIZE="3"]Yapım: 2010 ~ ABD
Tür: Dram, Psikolojik
Yönetmen: John Cameron Mitchell
Oyuncular: Nicole Kidman, Aaron Eckhart, Sandra Oh, Dianne Wiest, Giancarlo Esposito, Jon Tenney, Sandi Carroll, Tammy Blanchard, Miles Teller, Patricia Kalember, Ali Marsh, Colin Mitchell, Julie Lauren, Mike Doyle, Roberta Wallach, Stephen Mailer, Yetta Gottesman
Senaryo: David Lindsay-abaire
Yapımcı: Nicole Kidman, Linda Mcdonough, Per Saari, Dean Vanech, Leslie Urdang, Gigi Pritzker
Görüntü Yönetmeni: Frank G. Demarco
Müzik: Anton Sanko
Süre: 1 saat 31 dk

Konusu
Mutlu bir evlilikleri olan Becca ve Howie Corbett’ın yaşamı, oğulları Danny’nin bir trafik kazasında ölmesi ile alt üst olur. Çift karşılaştıkları bu yoğun acı ile baş etmeye çalışırken, bir taraftan da kendi ilişkilerinin çıkmazları ile karşılaşır.
Howie’nin acısı onu tuhaf bir nostaljiye kaptırır ve geçmişini yeniden sorgulatırken, Becca’nın yas süreciyle başa çıkma yöntemi çok daha farklı olacaktır. Becca oğlunun ölümünden sorumlu olan Jason adlı genç ile bir dostluk kurar ve onun dünyasını anlamaya çalışır. Acı Corbett çiftini farklı seçimlere sürüklerken, tehlikeli ve sürprizlerle dolu bir kendini keşfetme süreci onları beklemektedir.[/SIZE]

Bu konuyu yazdır

  Sen Gidersin Sonra;
Yazar: YasSmin - 04-22-2011, Saat: 12:09 PM - Forum: Resimli Şiirler - Yorumlar (2)

rustemdkmcsevgi0241oa3as6.jpg

Alıntıdır

Bu konuyu yazdır

  İstila *Monsters*
Yazar: sıla - 04-22-2011, Saat: 12:09 PM - Forum: Vizyondakiler - Yorumlar (1)

Monsters-1281462405.jpg

[SIZE="3"]Yapım: 2010 ~ İngiltere
Tür: Bilim Kurgu, Dram, Gerilim
Yönetmen: Gareth Edwards
Oyuncular: Whitney Able, Scoot Mcnairy, Fernando Lara
Senaryo: Gareth Edwards
Yapımcı: Allan Niblo, James Richardson
Görüntü Yönetmeni: Gareth Edwards
Müzik: Jon Hopkins
Süre: 1 saat 34 dk

Konusu
6 yıl önce güneş sistemimizde yeni bir yaşam kaynağı keşfeden NASA, bu yeni kaynaktan örnekler toplamıştır. Fakat bu örnekler Orta Amerika'da bir kazada dağılır. Kazanın ardından, olayın gerçekleştiği yerde yeni yaşam formu büyümeye ve gelişmeye başlar. Çok geçmez Meksika'nın tamamı yasak bölge ilan edilmiştir bile... Hikaye de bundan sonra başlar, Amerikalı bir gazeteci, patronunun kızını işte bu yasak bölgeden kurtarmaya çalışır ve macera başlar..[/SIZE]

Bu konuyu yazdır

  Bir Kez Osun
Yazar: YasSmin - 04-22-2011, Saat: 12:08 PM - Forum: Resimli Şiirler - Yorumlar (1)

fasdg3cave9.jpg

Alıntıdır

Bu konuyu yazdır

  Tarih: 04-27-2026, 11:47 PM