:: Duygusuz.com - Dostluk ve Arkadaşlık Sitesi
Hoşgeldin, Ziyaretçi
Sitemizden yararlanabilmek için Kayıt olmalısınız.

Kullanıcı Adınız:
  

Şifreniz:
  





Forumda Ara

(Gelişmiş Arama)

Forum İstatistikleri
» Toplam Üyeler: 16,694
» Son Üye: ymptk22
» Toplam Konular: 98,583
» Toplam Yorumlar: 1,065,562

Detaylı İstatistikler

Kimler Çevrimiçi
Toplam: 152 kullanıcı aktif
» 0 Kayıtlı
» 148 Ziyaretçi
Baidu, Bing, GoogleBot, Yandex

Son Aktiviteler
Saff Suresi 6. Ayet Üzeri...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-18-2026, Saat: 12:14 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 26
Namaz Dinin Direği Midir?
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-13-2026, Saat: 10:12 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 52
Atatürk'ün Çocukluk Anıla...
Forum: Hayatı ve Anıları
Son Yorum: Serdar102
03-28-2026, Saat: 09:08 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 86
Mavi'ye..
Forum: Aşk Hikayeleri
Son Yorum: SunSet
03-11-2026, Saat: 08:23 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 160
Keloğlan Çataltepe Tekfur...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:45 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 245
Kısa Keloğlan Masalları -...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:26 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 205
Keloğlan Ve Pinokyo - Ser...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:22 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 182
Dev Hamsi - Serdar Yıldır...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:19 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 175
Diş Hekiminin Aşkı - Serd...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:18 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 189
İslam Toplumu, İşte Böyle...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
01-10-2026, Saat: 05:07 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 249

 
  Değişik Mutfak Tasarımları
Yazar: Hasretiim - 06-10-2011, Saat: 10:20 PM - Forum: Ev ve Dekorasyon - Yorumlar (1)

r009mv9.jpg

y56_image0....jpg

adeko9y821_image0.jpg


adeko_9_y88_image1.jpg

morlu.jpg


184977025.jpg

Bu konuyu yazdır

  Sevgiliniz uzaklardaysa...
Yazar: Hasretiim - 06-10-2011, Saat: 10:11 PM - Forum: Genel - Yorumlar (1)

Eski zamanlarda birbirini uzaktan gören sevgililer birbirlerine mektuplar yazarmış.

Kızvirgul.gif beybabasının hışmından korkup delikanlıyla buluşamaz ama yine de sevdiğini mektupsuz bırakmazvirgul.gif dadısıylavirgul.gif olmazsa bakkalın çırağıyla ona gönderirmiş. Sevdiği kızın pencereden bir bakışıyla içi eriyen delikanlıvirgul.gif mis kokulu sevgilisinin mektubunu defalarca okurvirgul.gif onu utandırmayacak ama
aşkını da anlatacak kelimeleri seçmek için saatlerce uğraşırmış… İkisi de birlikte olacakları günün hayalini kurarlarmış…
'Geçti o günler!' diyorsunuz. Doğrudur. Ama hala kadınlarla erkekler birbirlerine aşık oluyorvirgul.gif hala
aşklarını kelimelere dökmek istiyor. Sadece araçlar değişti. Günümüzde dadının görevini İnternet üstlendi; mektuplar da kokulu kağıtlara güzel elyazısıyla yazılmak yerine elektronikleşti. Sevgilileri ayıran şey de artık 'beybaba'lar değil mesafeler…
Sonuçta ortada hala bir
aşk ve bunu anlatmak isteyen iki kişi var. Yan yanaysanız sorun yok ama ayrı şehirlerdevirgul.gif hatta ayrı ülkelerde yaşayan ve ancak elektronik mektuplarla sevişip koklaşan bir çiftseniz o zaman aşk (elektronik) mektupları aşkınız için gayet önemli.
Size bu zor ve dikenli yolda birkaç tüyo:
* E-posta yoluyla yaşanan ilişkilerde en büyük sorun yanlış anlaşılmaktır. Vücut dilinizi kullanamadığınızvirgul.gif sesinizin tonunu ayarlayamadığınız için siz ak derken o kara anlayabilir. Onun için kullandığınız kelimeleri dikkatli seçin ve anlatmak istediğinizi uzun uzunvirgul.gif açıklayarak anlatın.
* B
aşka bir sorun ona özene bezene yazdığınız o e-postayı sevgilinizin düzgün bir ortamda okuyamama ihtimalidir. Yani bütün gününüzü onun gözlerini düşünerek geçirdiğinizi anlattığınızın mektubunuzu patronunun önünde okuması e-postanın etkileyiciliğini azaltacaktır. Bu durumdan kaçınmak için e-postanızın konu bölümünevirgul.gif 'yalnızken ve beni özlediğinde oku' ya da o anlamda birşeyler yazabilirsiniz.
* Eğer sadece arkadaşsanız ve e-postalarda arkadaşlığınız yavaş yavaş duygusal bir ilişkiye dönüşme eğilimindeyse bir anda heyecana gelip en son söyleyeceğinizi ilk başta söylemeyin. Başta bahsettiğimiz vücut dili ve tonlamanın olmayışıvirgul.gif ya da onun gözlerini görememeniz ciddi yanlış anlaşılmalara yol açabilir. Bu yüzden
aşkınızı itiraf edecekseniz bile aman yavaş yavaş edin. Her aşamadan sonra ondan cevap bekleyin ve tavrınızı onun cevaplarına göre şekillendirin.
* Unutmayınvirgul.gif siz ne kadar tedirginseniz karşınızdaki de o kadar tedirgin. Onun bu rahatsız halini en aza indirmek için elinizden geleni yapın; mesela onun e-postasını aldıktan sonra bir an evvel cevap yazın çünkü sizin için basit bir gecikme olsa da karşınızdaki bunu yazdığı şeylere karşı bir tavır olarak algılayabilir ve yine yanlış anlaşılmalar olabilir.
* Bazıları güzel ve romantik şeyler söylemekte zorlanabilirlervirgul.gif yani ağızları o kadar da iyi laf yapmaz. Sonuçta derdinizi acemice de anlatsanızvirgul.gif samimi olmanız büyük bir ihtimalle karşınızdakine yetecektir. Ona somut olaylar yerine duygularınızı anlatırsanız samimiyetinizi anlaması daha kolay olabilir. Örneğin şöyle başlayan bir e-postaya ne dersiniz?
'Bu sabah başıma gelen en iyi şey senin e-postanı almaktı. Sabahki mutsuzluğum bir anda kaybolduvirgul.gif bugünün pazartesi olduğunu bile unuttum. Biraz da heyecanlandım seni düşününce…'
Ama yine de bir türlü söyleyemediğiniz o romantik sözcüklerinizin mektubunuzda yer almasını istiyorsanız
şiirlerden faydalanabilirsiniz. Sizin söylemek istediğinizi çok güzel söylemiş şairler vardır mutlaka.
* Tabii her şeyin ötesindevirgul.gif her ne kadar sevgililer için 'uzak diye bir yer yok' dense devirgul.gif siz bir an evvel para biriktirip kısa bir süreliğine de olsa onun yanına gitmeye bakın. Çünkü ne yazarsanız yazınvirgul.gif hiçbir şey birbirinize sarılmanın yerini tutmayacaktır.

Bu konuyu yazdır

  Kopkoyu bir yalnızlık demledim kendime. Yanında mı?
Yazar: Hasretiim - 06-10-2011, Saat: 10:07 PM - Forum: Aşk (Genel) - Yorumlar (1)

Kopkoyu bir yalnızlık demledim kendime. Yanında ne kızarmış ekmek kokusuvirgul.gif ne de annemin yağlıvirgul.gif reçelli ekmekleri... Kopkoyuvirgul.gif bir yalnızlık demledim kendime...
Önce bir eşik yaptımvirgul.gif en soğuk mermerden. Yetmedi... Ardından bir sıra duvar ördümvirgul.gif en kalın taş bloğu ilevirgul.gif sadece bir sıra... Yine yetmedi... Ardından bir sıravirgul.gif bir sıra daha. Ben bir koydukçavirgul.gif beş koydu yaşam. Örüldükçe örüldüvirgul.gif yükseldikçe yükseldi...
Duvarlarından ışık sızmıyor surlarımın. Kopkoyu bir karanlık ördüm kendime...
Şimdi güneşin ne doğuşuvirgul.gif ne batışı görünür oldu buralardan. Grubun turuncuvirgul.gif sarı rengi yok artık. Yok artık mavinin yeşile çalan tonları. Yok artık pembevirgul.gif beyaz pastel bir bahar...
Çok zamandır kumdan kale yapıpvirgul.gif bir dalganın alıpvirgul.gif götürüşünü beklemedim. Çıplak ayakla kumsalda koşmadım. Deniz kabuğu toplamadım. Çok zaman olduvirgul.gif nilüferlerin yaprağındanvirgul.gif tırtılın umuduna kanat açmayalı...
Çok zamandır yağmura yakalanmadım. Saçlarımdan süzülmedi damlalar. Çok zaman olduvirgul.gif gökkuşağı görüpvirgul.gif çığlık atmayalı. Çokvirgul.gif çok zaman oldu pencerenin buğusunda bir resmin kayboluşunu beklemeyeli...
Çok zaman oldu fotoğraf makinemle yaşamın bir karesini dondurmayalı... Bir bahar dalından düşen çiğ damlasını yakalamayalı. Bir şelalenin sesini resmetmeyeli.
Çok zaman oldu tüm çocukları toplayıpvirgul.gif yaz okulu açmayalı... Akşam iş dönüşü onlara şeker almayalı. Bahçede saatlerce zıplamayalı. Yaz bitiminde onlara sözde karnelerini dağıtmayalı. Çokvirgul.gif çok zaman oldu...
Çok zaman olduvirgul.gif minik ellerle beraber dev bir kardan adam yapmayalı. Kar topundan kaçmayalı. Kara yatıpvirgul.gif iz çıkarmayalı... Çokvirgul.gif çok zaman oldu...
Çok zaman oldu bir
şarkı utmayalıvirgul.gif yüksek sesle bir şarkıya eşlik etmeyeli. Kahkahaların sığmadığı bir odada bulunmayalıvirgul.gif sessiz film oynamayalı... Çokvirgul.gif çok zaman oldu şen şakrak bir şarkının notalarına tutunup dans etmeyeli...
Yüreğim bir serçenin kanadı üzerinde atmıyor uzun zamandır...
Kopkoyu bir yalnızlık demledim kendime. Yanında mı? Sadece kalemim ve göz yaşlarımla ıslanmış satırlarım...

Bu konuyu yazdır

  Duygularım Kanser !
Yazar: Hasretiim - 06-10-2011, Saat: 10:03 PM - Forum: Aşk (Genel) - Yorumlar (1)

Sen bilir misin bu illeti ? Bana sor virgul.gif Ben biliyorum virgul.gif Yaşıyorum ...Y/Hastayım Çok !Ruhum da acıyor üstelik virgul.gif Sen bilir misin Ruh nasıl acır ? Sor bana virgul.gif ben biliyorum ...Sığamıyorsan apartmanlara virgul.gif evlere virgul.gif odalara!Bunalıyorsun virgul.gif İki dakikalık dost sohbetlerine bile gelemiyorsun .Duramıyorsun olduğun yerde virgul.gif İçinde ruhun ordan oraya vuruyor virgul.gif İç organların acıyor !

Sen bilemezsin tabii !Çünkü sen Duyguları kanser edersin virgul.gif Ruh'una huzursuzluk verirsin İnsan'ın !Benimkine verdin ! Nasıl mı ? Kendine sor ; Sen Bilirsin !

Kanserin tedavisidir 'moral' !

''Hadi sakınma benden . İhtiyacım var Moral'e virgul.gif Hadi acıtma ruhumu daha fazla ' Huzur ' ver ! '' dedim sana . . .Dinlemedin virgul.gif Vefasızdın virgul.gif ' Kemoterapi' ile yetin dedin ! Saçlarım döküldü virgul.gif Zayıfladım virgul.gif Sesim kısıldı virgul.gif Çirkinleştim virgul.gif Mutsuzlaştım ! Kanserden mi Stresten mi anlayamadım !Aynalara bile bakamadım senin kahredici Yoketmenle yüzleşmemek için ! Baktığım da . . .

Sen aynaya bakmaya korkmanın nasıl bi duygu olduğunu bilir misin ?Ben bi zamanlar bilirdim virgul.gif O zamanlar duygularım vardı ! 'Oysa seni hem ruhumla virgul.gif hem de duygularımla sevmiştim . '

Artık Yok !

Doktora gittim virgul.gif Sonra öğrendim ' Duygu Kanseri'sin dedi virgul.gif Çözümü yok mu diye sordum ; İç organlarına sıçramış Ruhun'da acıyor zaten Duygularını almazsak ruhuna sıçrar dedi !

Ben de sırf senden kurtulmak için virgul.gif Sana bi zamanlar aşık olduğumu virgul.gif Sana dokunduğumu unutmak için virgul.gif Beni Senin kanser ettiğini her seferinde hatırlamamak için ' Duygularımı aldırmaya karar verdim ! '

Mutlu ol . . . Bi zamanlar ben mutluydum .

Şimdi Hissizleştim virgul.gif Gamsızlaştım virgul.gif Gönül gözüyle bakamaz oldum virgul.gif Hem çok yaralı hem çok sağlıklı gibi oldum ! Tad alamaz oldum virgul.gif Fikirsiz virgul.gif Gönülsüz virgul.gif Akılsız virgul.gif Sevimsiz bişey oldum ! Güzel mi oldum peki ? Sana sordum sen cevap ver virgul.gif evet Sen !

Mutlu ol . . .

Artık sadece adını bildiğim virgul.gif Bi zamanlar sevdiğim virgul.gif saydığım virgul.gif sövdüğüm virgul.gif Unuttuğum adam oldun şimdi !

Sen mutlu musun şimdi ?
Kendine Sor !

Bu konuyu yazdır

  Kadın ve Erkek Arasındaki Farklar
Yazar: ZencefiL - 06-10-2011, Saat: 05:31 PM - Forum: Genel - Yorumlar (5)

604.jpg
Kadınlar ve erkekler arasındaki anatomik ve kimyasal farklılıkları öğrenin..

• Ergenlik sivilcesi:
Erkeklerin sivilce sorunu daha fazladır. Bu da daha çok testosteron hormonundan kaynaklanmaktadır. Bu hormon yag bezelerini uyarır ve derideki gözeneklerin tıkanmasına, dolayısla da sivilceye neden olur.

...• Vücut kokusu:
Erkeklerin vücut kokusu kadınlardan çok daha güçlüdür.

• Saldırganlık:
Erkekler kadınlardan daha saldırgan olup bedensel güç kullanımına daha eğilimlidirler. Bunun açıklaması da testosterona bağlanmaktadır. Buna karşılık kadınlar kelimelerle saldırır ve savaşırlar.

• Spor:
Spor konusunda erkekler kadınlardan daha hızlıdır ancak kadınlar daha dayanıklıdır.

• Kan:
Erkeklerde 4.5, kadınlarda 3.6 litre kan vardır. Erkek kanı daha koyu kıvamlıdır, bir damlasında 1 milyon kan hücresi vardır. Toplam olarak erkeklerde 1 santimetreküp kanda 5 milyon alyuvar vardır, bu da kadınlara kıyasla yüzde yirmi fazlalık demektir. Erkeklerin tansiyonu da kadınlardan yüksektir: 140/88. Bu değer kadınlarda 130/80'dir.

• AIDS:
Her dört AIDS hastasından sadece biri kadındır. Nedeni ise kadınlarda hastalık taşıyabilen X kromozomundan iki tane bulunmasıdır. Çünkü bir sağlıklı, bir de hasta gene sahip olsalar bile sağlılı gen hasta gene baskın çıkar ve hasta değil taşıyıcı olurlar.

• Yüzme yeteneği:
Kadınlar derilerinin altındaki yağ tabakası nedeniyle daha iyi yüzerler.

• Vücut Isısı:
Erkeklerin vücut ısısı kadınlardan daha yüksektir.

• Su:
Erkek vücudunun yüzde 60-70'i sudan ibarettir. Kadın vücudundaki su oranı ise yüzde 50-60 arasındadır.

• İskelet:
Erkeklerin omuzları daha geniş, kolları ve bacakları daha uzun, kemikleri daha ağır, eklemleri de daha büyüktür. Buna karşılık kadınların kalça kemikleri daha genis, eklemleri daha esnektir.

• Deri:
Erkeklerin toplam 1.8 metrekare, kadınların 1.6 metrekare derileri vardır. Kadının derisi daha ince ve kuru, bu yüzden de daha hassastır. Erkekte ter bezleri ve deri altı yağ bezleri daha fazla olduğundan derisi yağlıdır ve daha çok terler.

• Akciğerler:
Erkeklerin akciğerleri kadınlarınkinden yüzde 50 daha geniş hacme sahiptir.

• Yemek:
Aynı kilodaki kişilerden, erkekler kadınlardan daha çok yemek ihtiyacı duyarlar, çünkü metabolizmalari daha hızlıdır.

• Antikorlar:
Kadınlar daha çok antikor üretirler, bu yüzden de erkeklere kıyasla bakteri ve virüs hastalıklarına daha seyrek yakalanırlar.

• Ağlamak:
Kadınlar erkeklerden 5 kat fazla ağlarlar. Genellikle de saat 19.00-22.00 arası.

• Beyin:
Erkek beyni yüzde 14 daha agirdir. Buna karsilik kadinlarda iki yarim küre arasindaki iletisim daha iyidir.

• Dölleyebilme Yeteneği:
Erkekler ileri yaşa kadar, kadınlar ise menopoza (yaklaşık 50 yaş civari) kadar dölleyebilme ve döllenebilme yeteneğine sahiptir. Erkeklerde sıcaklığın artışıyla dölleyebilme yeteneği azalır. Kadınların döllenmeye müsait oldukları en uygun olan oda sıcaklığı 17 derecedir.

• Safrakesesi Taşı:
Kadınların yüzde 20'sinde, erkeklerin yüzde 8'inde safrakesesi taşı oluşur.

• Kalp Atışı:
Erkeklerin kalbi daha büyüktür ve daha yavaş çarpar; dakikada ortalama 72. Bu değer kadınlarda 80'dir.

• Gelişme:
Buluğ cağına kadar kızlar erkeklerden daha hızlı büyürler (10'a 8 oranında). Erkek çocuklar 14-15 yaşları arasında gelişmeye başlarlar ve 20 yaşına kadar bu büyüme gerçekleşebilir. Kız çocukları en hızlı 12-13 yaşları arasında gelişirken 17-18 yaşlarında bu gelişme durur.

• Sıcaklık Duyarlılığı:
Kadınlar kalın yağ dokuları nedeniyle soguğa daha dayanıklıdırlar.

• Ses Telleri:
Kadınların ses telleri daha kısa olduğundan sesleri daha tizdir.

• Vücudun Ağırlık Noktası:
Omuz ve kalça iskeletleri farklı olduğundan, kadınların ağırlık noktası erkeklerinkinden daha asağıdadır.

• Duyu Organları:
Kadınların işitme ve koklama duyuları daha güçlüdür. Buna karşılık erkekler ışığa karşıdaha hassastır. Erkek gözü ayrıntıları daha iyi seçer.

• Enerji Harcaması:
Erkekler hareketsiz halde, vücudun metrekaresi başına saatte ortalama 39.5 kalori yakarlar. Kadınlar ise 37 kalori. Erkeğin günlük kalori ihtiyaci 2700 kalori, kadinin ki 2000 kaloridir.

• Yağ:
Erkeklerde kadınlarınkinin yarısı kadar yağ dokusu vardır. Kadınlarda yağ dokusu vücudun yüzde 27'sini oluştururken, bu değer erkeklerde yüzde 15'tir. Kadın vücudunda erkeklerden 3.5 kg. daha fazla yağ vardır. Yağ, erkeklerde karın bölgesinde toplanırken kadınlarda daha çok kalça, baldır ve göbekte yoğunlaşır.

• Hastalıklar:
Erkekler hayatları boyunca kadınlardan ortalama 40 gün daha az hastalanırlar.

• Dirsek:
Kadınlar erkeklere kıyasla kollarını dirsekten 6 derece daha fazla açabilirler.

• Kromozomlar:
Erkek ve dişilerin hücrelerinde toplam 46 kromozom vardır. Bunların yarısı babadan, yarısı anneden gelir. Bu 46 kromozomun içinde iki tane cinsiyet hormonu vardır ki, bu erkekte XY, kadinda XX olarak bulunur.

• Saçlar:
Kadınların saçları daha sık ve daha dirençlidir. Saç kökleri iki milim daha derinde olduğu için erkeğin ki kadar çabuk dökülmez.

• Yaslanmak:
Erkekler kadınlardan daha hızlı yaşlanırlar. 55 yaşındaki bir kadın bedensel gücünün yüzde 90'ına sahiptir. Oysa aynı yaştaki bir erkek gücünün sadece yüzde 70'ine sahiptir. 35 yaşındaki bir erkeğin damar sistemi 50 yaşındaki bir kadininkine eşdegerdir. Buna karşlık kadında sadece cilt daha ince olduğundan çabuk yaşlanığ kırışır. Kadınlar yaşlanma olayını psikolojik olarak erkeklerden çok daha kolay kabullenirler.

• Kaşlar:
Erkekler kadınlardan yüzde 50 oranında daha fazla kas gücüne sahiptir. Bulug çağında erkeklerde kas hücrelerinin sayısı 20 misli, kadınlarda 10 misli artar. Erkekler kadınlardan üçte bir oranında daha güçlüdürler.

• Buluğ:
Erkekler buluğ çağını 10-15, kadınlar 9-14 yaşları arasında yaşarlar.

• Yaşam Süresi:
Erkeklerin ortalama ömrü 71.5 yıl, kadınların 78 yıldır.

• Bacaklar:
Erkeklerin bacaklari daha uzun ve kaslidir. Bu yüzden kadinlardan daha hizli kosar, daha uzaga ziplarlar.

• Vücut Ölçüleri:
Erkek ortalama 175 cm boyunda ve 73.5 kg ağırlığındadır. Göğüs çevresi 98.5 cm, beli 80.4 cm'dir. Kadın ortalama 160 cm boyunda olup 61.2 kg'dır. Göğüs çevresi 90.1, kalça genişliği 96.5 cm, beli 74.3 cm'dir.

• Adem Elması:
Gırtlaktaki "adem elması" adli çıkıntı sadece erkeklere hastır.

• Solunum:
Erkekler dakikada ortalama 16 kez soluk alıp verir. Kadınlar ise dakikada 20-22 kez soluk alıp verir. Her iki cinsin günde soludukları miktar ise aynı olup, 12 bin litredir.

Bu konuyu yazdır

  İyiki doğdun MAvişben :D
Yazar: ZencefiL - 06-10-2011, Saat: 04:01 PM - Forum: Özel Günler ve Kutlamalar - Yorumlar (15)

mervesurer_pasta3ok.jpg

Pasta.gif

1.gif


mutLu senelereeeeeee .. sadece bu sene değil tüm senelerin güzel geçsin

Bu konuyu yazdır

  Bu Ayakkabıyı İstiyorum
Yazar: YasSmin - 06-10-2011, Saat: 03:30 PM - Forum: Kadın Moda - Yorumlar (24)

abiye_ayakkabi-modelleri-2011%20%282%29.jpg

Bu konuyu yazdır

  çilekli tiramisu
Yazar: sıla - 06-10-2011, Saat: 02:55 PM - Forum: Yemek Tarifleri - Yorumlar (4)

2971931314_9732a5e731.jpg

MALZEMELER:

15 adet kedidili
2 adet muz
2 kase çilek
2 yemek kaşığı pudra şekeri
1 su bardağı ılık su
1 tatlı kaşığı nescafe

KREMASI:
6 yemek kaşığı un
8 yemek kaşığı şeker
1 yumurta
4 su bardağı süt
1 paket labne peyniri
1 paket vanilya
[COLOR="red"]
üzerini süslemek için,
[/COLOR]

file fıstık ve çilek

YAPILIŞI:

1)Krema için labne peyniri hariç bütün malzemeyi karıştırarak pişirin. Soğuyunca labne peynirini ekleyerek karıştırın.
2)Servis tabağınızın en altına kedidillerini yerleştirin. 1 su bardağı ılık suda 1 tatlı kaşığı nescafeyi çözdürün ve kedidillerini bu karışımla ıslatın.Üzerine dilimlenmiş muzları yerleştirin.
3)Soğuyan kremayı muzların üzerine dökün.
4)Çilekleri pudra şekeri ile blenderden geçirerek kremanın üzerine dökün. File fıstıkla süsleyerek servis yapabilirsiniz.

Bu konuyu yazdır

  Periler Ölürken Özür Diler
Yazar: YasSmin - 06-10-2011, Saat: 02:49 PM - Forum: Şairlerimiz - Yorum Yok

ayak izlerimizde ölüp erimiş peri pelerinleri
periler birbirine düşman, pelerinler birbirine küs
sana bugün bir mektup yazdım:
en çok
en çok güllerden söz ettim
saydam renksiz tutkun güllerden
bir gül olmak korkusundan
nedenini hatırlamıyorum ama ağladım
canım.. diye başlanılıp
vazgeçilmiş bir sürü kağıt parçası
ruh parçası aşk parçası
buğu parçası haz parçası
vazgeçilmiş bir sürü kağıt parçası
her ihtimale karşı kurşun kalemle yazılan
ayrılık mektuplarını rüzgar taşır
sen istesen gitmezsin
sen bunu bana yapmazsın
karanlığı aralık bıraksan içeri peri sızar
sıkı sıkı kapatsan karanlığı
ben sende mahsur kalırım
sevişirken yüzüne düşen gözyaşım
eski bir falcının sihirli küresi
tut onu avucunda ve bana oku geleceğimi:
serüvenler, aradenizler, ara ırmaklar, aşkla alevlenmiş günler mi?
aşktan bana her mevsim çığ düşüyor
kalbim aşka değil düştüğünde dar bir kuyuya düşüyor
içinde kuğuların öpüştüğü bilinen öldürülmüş bir kuyuya
yüzün yüzüme şüphesiz bir gizli geçitti
saramadığım, beni saramayan bir fırtınaydı dizginsiz yüreğin gitti!
bütün çocukluğumu çalıp da gitti.
bir film adıydı değil mi: herkes seni seviyorum der
ve bir şarkı adıydı: bütün aşklar tatlı başlar
şimdi uzaklardasın gönül hicran'
hayati önemi olan acılardan başka ne kattık
birbirimizin yüreğine sevgilim: gittiğin bu gidiş bence ölümden beter' '
sen istesen gitmezsin
sen bana bunu yapmazsın
kalbim göremeyeceğin
bir köşede açan bir yenik çiçek
kalbin ulu orta açmış bir sahte çiçek
oysa söz vermiştik
seninle birlikte kurtaracaktık rapunzeli
ilk biz uyandıracaktık uyuyan güzeli
ilk biz kırmızı başlıklı kız için kurtla dövüşecektik
pamuk prensesin cam tabutu başında en çok ağlayan biz olacaktık
(bugün ağlama!)
hansel ve gratele biz ormanda arkadaş olacaktık
sen masallar severdin beni bir masala inandıracaktın
sabahlara kadar kızmabirader de oynayacaktık
çok uzak artık
çok uzak
çok uzak artık
çok uzak

çok geç olacak yarın. yarın çok geç olacak. çok geç olacak yarın.
yarın çok
olacak geç.
yok olacak.
insan karanlıkta koklamamalı bir gülü
kör olabilir tutkusundan
bilsen öyle seviyorum ki seni
bir tavşanın ürkek kaldırıp başını dağda
yağan yağmuru seyretmesi gibi;
ah sevgilim
bu masalın sonuna kan yazdın:
ovdun ve okşadın beni
çıktı içimdeki cin;
ondan ölümümü diledin.
mayıstı.
seni o yüzden bağışladım!
ben en çok mayısta su içerim
ben en çok mayısta başımı öne eğerim
içimden felçli bir göçebe gökyüzüne bakar
avuçlarımda yaralı kelebek taşımayı
mayısta öğrendim ben
ve teraslarda leonard cohen dinlemek en çok mayısa yakışırdı
tiril tiril
bembeyaz bir giysiyle
rüzgarda ayakların çıplak
kolların saracak gibi mayısta ölüp dirilen tüm çiçekleri
öyle başın öne eğik yıllarca o boş terasta
durmak
durmak
durmak
sevgilim periler ölürken özür diler
sevgilim..
kartpostallardan tanıdığın
bir şehri düşünmek gibi bir yaraya kabuk olmayı kabullenmek gibi
eksik, yarım, farkına varmaktan kaçınılan
tam
tam yaza girecekken
yazın omzuna yüzünü dayayacakken
çekip giden
ayaklarının altından o son sığınak terası da
acılarının velihatı leonard cohen de
çekip gitmiştir işte, yalnızca gitmiştir
yani.. anlıyor musun.. mayıstı..
seni o yüzden bağışladım!
bir sesim vardı gölgenden ikmale kalan
biliyorum, büyük çocukluktu birbirimizi sevmemiz
ne güzel çocukluktu
büyük çocukluktu yaptık işte
ne yapalım, iki ömür odamıza hapsediliriz, cezamızı çekeriz,
kulaklarımızdan değil yüreklerimizden çeker
öğretirler bize
yetişkinler gibi sevimsizce aşık olmayı, ama
sevgilim periler ölürken özür diler
sevgilim..
hatırla,
sana bileklerimi, sana dizlerimi sana topuklarımı sundum
hatırla senin gözlerin çokulusluydu
ve usluydu gözlerin
bir hüzünden bir tersliğe dokunarak koştum
bazı sevdalarda hafızasını kaybeder ya insan
telaşlanır, ağlar
adını unutur, yolunu kaybeder oturduğu evin
talanım!
artanım!
eksik kalanım!
yarım kalanım!
nasıl yedirdim ihanetini kendime
o dev hisle sen mayıstın ben mayıstım
her şey ama her şey el ele mayıstı
seni o yüzden bağışladım!
uzanıp topraktan çıkardın beni
tozumu sildin, hohladın, parlattın
ovdun ve okşadın beni çıktı içimdeki cin;
ondan
-gidecektin, mecburdun, hepsi gibi-
affını diledin.
mayıstı. mecburdum. seni o yüzden bağışladım!
ah sevgilim
nihayet
oyun biter ve yırtılır kapanırken perde
cin düşmüş dolunaylarda ben peri
şan, sen gül
yabani.
sevgilim
periler ölürken özür diler
kimi aşklar bitmesi için yaşanır
sen bunları hiç önemseme
git gülümse başkalarına
beni burkulmuş bırak
beni ısırılmış
beni emilmiş
sevgilim söylesene
seni ne ağlatır
sevgilim
söylesene
söz kalbine dokunabilmek için
daha hangi biçime bürünsün
sevgilim ağlarsan kalbin olduğuna inanacağım
söyle seni ne ağlatır
söylesene seni ben niçin bağışladım
yani bir ayrılık sonrası suçlamaları
iade edilen buz tutmuş armağanlar
iade edilen öpüşmeler, sevişmeler
çok özlediğin birinin ölümünü duymak gibi aniden
çekip giden bir sevgili
çekip giden bir düş
çekip giden bir sıfır
sana uzatılan
ilk sahte çiçeğin peşinden
koşarak giden sen
ihanet bir kent adı mıdır sandın sevgilim
senden sonraydı
gökyüzüne teslim oluyordu ay ışığı
ah senin zarif parmaklarına dolanmış kuğular,
ve kalbi delik bir melek sabahlıyordu yeryüzünde
ümit:kurugül! ümit:aksigül!
biliyorum kavgada bile söylenmez bu söz ama söyleyeceğim:
seni seviyorum
bir insan ne sır verebilirdi ki gölgesine
dağlar dağlarına dürüsttür
bu dağ kanayacak
aşkında ihanet var
kalbim dağlanacak
kızma korkma kaçma acıma ağlama utanma unutma
ama sakın unutma seni seviyorum
ama senin kulağına eğilip
dağ diye fısıldayan bu dudak
ya elinden ya ayağından
ya eteğinden ya alnından
öfkelenme: öpmeyecek,
mutlaka çok isteyecek öpmeyi fakat
öpmeyecek, sen istemedikçe.
sadece bir hayalet nehir gibi fışkırıp
dört nala kan olup akacak göğsüne
öfkelenme: senin değil
ölü bir meleğin göğsüne
sevgilim ağlarsan
göz yaşların hatırlayacak
sen ne çok şeyi unutmuşsun
sevgilim
söylesene
külün de yanışının ardından ne kalır geriye
bu kez ağla sevgilim
ağla ki benzeyesin o yitik benzersizliğine
bu mektubu yırt at.
sen istemezsen gitmezsin. sen bana bunu yapmazsın. biliyorum.
beni hatırlatacak ne varsa yırt at. kalbini ve tenini ve dudaklarını'
sevgilim periler ölürken özür diler
sevgilim.


küçük iskender

Bu konuyu yazdır

  Şimdi Anladım..
Yazar: YasSmin - 06-10-2011, Saat: 02:36 PM - Forum: Aşk (Genel) - Yorumlar (2)

Daha ilk gördüğümde budur işte dediğimde kaybettiğimi şimdi anladım.

Yolunda gitmezden hiçbir şey inatla devam ederek ve aldırmayarak hiçbir şeye
direnmeye çalışırken kaybettiğimi şimdi anladım.

Zamanla düzelir dediğim zamanlarda ve her şeyi zamana bıraktığımda kaybettiğimi şimdi anladım.

Seni bi tarafa , yaşananları ,hayatı, hayatımı bi tarafa koyduğımda kaybettiğimi şimdi anladım.

Mutluluk üzerine hayeller kurduğumda aslında tüm hayatımı mahvettiğini ve tüm hayellerimin senle bittiğini şimdi anladım.

Seni kaybettiğim gün aslında hayatta inandığım güvendiğim uğruna mücadele ettiğim tüm değerleri kaybettiğimi ,
aşkın koskoca bi yalan olduğunu sevginin karşılıklı çıkardan öteye gitmeyeceğini şimdi anladım.

Şimdi herkese her şeye şüpheyle bakarken aslında ben seni kaybettiğim gün kendimi kaybettiğimi şimdi anladım.

İhanetinle sevgini yan yana koyduğumda ve her defasında sevginin ağır bastığını hissettiğimde duygularımı kaybettiğimi şimdi anladım.

Şimdi analadım ki bana duygularımı yitirten yaşama sevincimi kıran, insanlara şüpheyle bakmaya sebep olan tüm insanlardan nefret ettiren her şeyin arkasında mutlaka bi yalan vardır dememe sebep olan, kendimle küs hayatla kavgalı olmama sebep olan o insan; ne yazık ki sensin.

Ne yazıkki diyorum çünkü saflığına ve temizliğine o kadar çok inanmıştım ki sana yakıştıramıyorum.

Ne yazık ki diyorum çünkü senin saflığına ve kalbinin temizliğine hâlâ inanıyorum.
Ne yazık ki diyorum çünkü seni hâlâ seviyorum.
Ne yazıkki diyorum çünkü ben, tüm yaptıklarına rağmen hâlâ seni seviyor olmaktan utanıyorum..





Cemil Çelik

Bu konuyu yazdır

  Tarih: 04-21-2026, 02:17 PM