:: Duygusuz.com - Dostluk ve Arkadaşlık Sitesi
Hoşgeldin, Ziyaretçi
Sitemizden yararlanabilmek için Kayıt olmalısınız.

Kullanıcı Adınız:
  

Şifreniz:
  





Forumda Ara

(Gelişmiş Arama)

Forum İstatistikleri
» Toplam Üyeler: 16,694
» Son Üye: ymptk22
» Toplam Konular: 98,581
» Toplam Yorumlar: 1,065,560

Detaylı İstatistikler

Kimler Çevrimiçi
Toplam: 214 kullanıcı aktif
» 0 Kayıtlı
» 210 Ziyaretçi
Applebot, Baidu, Bing, GoogleBot

Son Aktiviteler
Atatürk'ün Çocukluk Anıla...
Forum: Hayatı ve Anıları
Son Yorum: Serdar102
03-28-2026, Saat: 09:08 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 69
Mavi'ye..
Forum: Aşk Hikayeleri
Son Yorum: SunSet
03-11-2026, Saat: 08:23 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 126
Keloğlan Çataltepe Tekfur...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:45 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 222
Kısa Keloğlan Masalları -...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:26 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 184
Keloğlan Ve Pinokyo - Ser...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:22 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 166
Dev Hamsi - Serdar Yıldır...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:19 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 158
Diş Hekiminin Aşkı - Serd...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:18 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 158
İslam Toplumu, İşte Böyle...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
01-10-2026, Saat: 05:07 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 216
Keloğlan Leyleklerin Padi...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
01-07-2026, Saat: 02:21 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 249
Yahudiler Dünyayı, İnancı...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
01-07-2026, Saat: 10:20 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 203

 
  Çinko eksikliği olan çocuklar büyüyemiyor
Yazar: MaSaL - 06-15-2011, Saat: 07:12 PM - Forum: Anne ve Bebek - Yorumlar (1)

Ordu Üniversitesi (ODÜ) Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Zekai Tarakçısmiliv.gif çinko minerali eksikliği yaşayan çocuklarda büyüme geriliğinin baş gösterdiğini söyledi.

Yrd. Doç. Dr. Zekai Tarakçı yaptığı açıklamadasmiliv.gif tahıla dayalı beslenmenin yüksek olduğu Türkiye'de gelir düzeyi düşük insanların büyük ölçüde çinko minerali eksikliği yaşadığını belirtti. Bu bölgede yaşayan çocukların çinko yetmezliğine bağlı olarak büyüme ve gelişme geriliği yaşadığını işaret eden Tarakçısmiliv.gif "Çinkosmiliv.gif beyin gelişimi fonksiyonelliği açısından zorunlu bir mineraldir. Çocukların gelişiminde gerekli olan bu mineralin eksikliğindesmiliv.gif büyüme geriliği çok fazladır. Çinko ayrıcasmiliv.gif yaraların
iyileşmesismiliv.gif hücrelerin çoğalabilmesismiliv.gif tadın algılanmasısmiliv.gif bağışıklık sisteminin güçlendirilmesismiliv.gif davranış ve öğrenme performanslarının artışısmiliv.gif yağların taşınması gibi bir çok olayda etkili bir rol üstlenmektedir" dedi.

Çinko'nun çok farklı gıdalarda bulunduğunu da ifade eden Tarakçısmiliv.gif "Bu kadar öneme sahip çinkosmiliv.gif istiridye başta olmak üzere kırmızı ve beyaz etlerde büyük oranda bulunur" diye konuştu.

Bu konuyu yazdır

  TV obez çocuklarda tansiyon riskini artırıyor
Yazar: MaSaL - 06-15-2011, Saat: 07:11 PM - Forum: Anne ve Bebek - Yorumlar (1)

ABD’li bilim adamlarının araştırmasındasmiliv.gif televizyonun çocukların şişmanlamasına yol açmakla kalmadığısmiliv.gif aynı zamanda obez çocuklarda yüksek tansiyon sorununa da yol açabildiği saptandı.

HİCAGO - Araştırmasmiliv.gif 2003-2005 arasında obezlik tedavisi gören 4-17 yaş arası 546 çocuk ve genç arasında yapıldı. Araştırma sonucundasmiliv.gif günde iki ila dört saat televizyon başında kalan çocuklarda yüksek tansiyon riskininsmiliv.gif iki saatten az seyredenlere oranla 2smiliv.gif5 kat fazla olduğu belirlendi. Dört saatten fazla seyredenlerdeyse riskin diğerlerine göre 3smiliv.gif3 kat fazla olduğu görüldü.



California üniversitesinden Dr. Jeffrey Schwimmer ile ekibinin “American Journal of Preventive Medicine” dergisinde yayınlanan araştırmalarında smiliv.gif”Televizyon başında harcanan zaman ile obezite ve obez çocuklarda hipertansiyon arasında önemli bağlantı var” denildi.

Çok televizyon seyretmekle obezlik arasında bağlantı olduğu daha önceki araştırmalarda da ortaya konulmuştu. Bunun ise çok televizyon seyretmekle obez çocuklarda tansiyon yüksekliğini gösteren ilk araştırma olduğu belirtildi.

Tansiyon sorununun çocuklarda genellikle teşhis edilmediği ve saptanmaması halinde yüksek tansiyonun başta böbrekler olmak üzere organları yavaş yavaş tahrip ettiği belirtildi.

Bilim adamlarısmiliv.gif araştırmalarınınsmiliv.gif ailelerin özellikle obez ve yüksek tansiyonlu çocuklarının televizyon izleme saatlerini kısıtlamaları gerektiğini gösterdiğini söylediler.

Bu konuyu yazdır

  Hamilelikte yumurta yemek bebeği koruyor
Yazar: MaSaL - 06-15-2011, Saat: 07:11 PM - Forum: Anne ve Bebek - Yorumlar (1)

Konya (AA)- Hamilelik döneminde yüksek düzeylerde ihtiyaç duyulan kolinsmiliv.gif folik asit ve riboflavin vitaminlerince zengin olan yumurtanın bebeğin bağışıklık sisteminin güçlenmesinde ve beyninin sağlıklı gelişmesinde önemli rol oynadığı bildirildi.
Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sinan Parlatsmiliv.gif standart bir yumurtanın 6smiliv.gif5 gram kadar yüksek biyolojik değere sahip protein içerdiğini söyledi.
Bir yumurtada ortalama 6 gram yağ bulunduğunu dile getiren Parlatsmiliv.gif bunun yüzde 65-70'inin doymamışsmiliv.gif yüzde 30-35'inin ise doymuş yağ asitlerinden oluştuğunu bildirdi.
Tavuk yumurtasınınsmiliv.gif paranın satın alabileceği en besleyici ve en ucuz gıda olduğunu vurgulayan Parlatsmiliv.gif şunları kaydetti:
''Yumurtasmiliv.gif yağda çözünebilen Asmiliv.gif D ve E vitaminleri ve suda çözünebilen B grubu vitaminlerce zengindir. Yumurta ayrıca tiroid hormonlarının sentezi için gerekli olan iyot ile sağlıklı diş ve kemikler için ihtiyaç duyulan fosfor bakımından da beslenme açısından yeterlidir. Hamilelik döneminde artan kırmızı kan hücresi formasyonu için gereksinim duyulan demir bakımından da zengin olan yumurtada bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi için gerekli olan çinko ve selenyum elementleri de bolca bulunmaktadır. Yumurtasmiliv.gif yine hamilelik döneminde yüksek düzeylerde ihtiyaç duyulan kolinsmiliv.gif folik asit ve riboflavin vitaminlerince de oldukça zengindir.''
Özellikle hamilelik dönemindeki yetersiz kolin ve folik asit alımının bebeğin beyin gelişiminin yetersiz olmasına ve doğum sonrası dönemde ciddi hafıza anormalliklerine veya kayıplarına yol açabildiğini ifade eden Parlatsmiliv.gif ''Bu yüzden hamilelikte düzenli yumurta tüketimi bebeğin bağışıklık sisteminin güçlenmesindesmiliv.gif beyninin sağlıklı gelişmesinde önemli rol oynamaktadır. Özellikle hamilelerin günde en az bir yumurta tüketmeleri son derece önemlidir'' dedi.

Bu konuyu yazdır

  Müzik dinleyen bebekler daha çabuk büyüyor
Yazar: MaSaL - 06-15-2011, Saat: 07:10 PM - Forum: Anne ve Bebek - Yorumlar (1)

Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Faruk Yorulmazsmiliv.gif ABD'de yapılan bir araştırmanınsmiliv.gif klasik müzik dinleyen bebeklerin daha çabuk büyüdüğünü ve daha uyumlu olduklarını gösterdiğini bildirdi.

Müziğin kişinin psikolojisini ve beden sağlığını çok yakından etkilediğini belirten Yorulmazsmiliv.gif araştırmalarınsmiliv.gif iş yerlerinde çalınan hafif ve hareketli müziğinsmiliv.gif çalışanların yaptıkları işe konsantrasyonunu ve iş başarısını çok önemli ölçüde artırdığını gösterdiğini söyledi.

Müziğin stresi ve sıkıntıyı azaltarak ruh sağlığını da koruduğunu anlatan Yorulmazsmiliv.gif anne karnındayken müzik dinletilen bebeklerin psikolojik gelişimlerinin daha iyi olduğusmiliv.gif hırçın davranışlar yerine daha uyumlu davranışlar sergilediklerinin gözlendiğini belirtti.

ABD'de yapılan bir araştırmada klasik müzik dinleyen bebeklerin daha çabuk büyüdüğü ve daha uyumlu olduklarının gözlemlendiğini bildiren Yorulmazsmiliv.gif ''Klasik müzik çalındığında bebeklerin kalp atışları ve nefes alıp vermelerinin daha düzenli hale geldiği belirlenmiştir'' dedi.

Bu konuyu yazdır

  Konuşması için zorlamayın
Yazar: MaSaL - 06-15-2011, Saat: 07:09 PM - Forum: Anne ve Bebek - Yorumlar (1)

Anne ve babaların ergen yaştaki çocuklarıyla konuşmak için onları zorlamamaları gerekiyor.
trans.gifEskişehir’de 'Ergen ve Sorunları- Sınav ve Aile' konulu konferans veren psikolog Figen Erten Akdoğansmiliv.gif anne ve babanın ergen çocuklarıyla konuşmak için zorlama yapmamaları gerektiği söyledi.

Kendi isteği ile anlatmasını bekleyin
Çok sayıda davetlinin izlediği konferansta 'Ergen ve sorunları’ konusunda konuşan psikolog Figen Erten Akdoğansmiliv.gif ergenle konuşmak için zorlama yapmanın yanlış olduğunu belirtti. Ergen yaştaki çocuğun kendi isteğiyle bir şeyler anlatırsa onu dinlemek gerektiğini vurgulayan Akdoğansmiliv.gif aile içinde yaşanan olayların da çocuklar üzerinde etki yarattığını söyledi. Akdoğan şöyle konuştu:

Eşler arasındaki ilişki çocuğa yansır
"Aile içinde eşler arasındaki ilişki çocuklara yansımaktadır. Eşiyle anlaşamayan mutsuz bir annesmiliv.gif tüm sevgisini ve ilgisini çocuğuna verebileceği gibi tam tersine çocuğuna karşı saldırgan ve hoşgörüsüz bir tutum da sergileyebilir. Ergenle konuşmak için onu zorlamamak gerekir. Kendisi konuşma isteği ile gelirse onu dinleyin. Sizin istediğiniz zamanda konuşmak istemiyorsasmiliv.gif onun konuşmak istediği herhangi bir zamanda dinlemeye hazır olacağınızı söyleyin. Verdiğiniz sözü tutun ve konuşmak istediğinde sakın geri çevirmeyin. Onunla konuşurken dinleme davranışınız çok önemlidir. Elinizde bir iş varsa onu bırakın ve sakin bir ortam yaratın."

İncinmesi kolay bir dönem
Ergenliğin yetişkinliğe bir geçiş dönemi olduğunu belirten Dr. Bengü Teke isesmiliv.gif bu dönemde büyüme ve gelişmenin çok hızlı olduğunusmiliv.gif cinsel özelliklerin ortaya çıktığını söyledi. Dr. Tekesmiliv.gif "Ergenlik daha fazla ilgismiliv.gif saygısmiliv.gif olanak ve özene ihtiyaç duyulan incinmesi kolay bir zamandır. Ergenlik döneminde gençlerin yaşadığı sorunlardan biri de OKS ve ÖSS'dir. Gençlerin bu sınavlarla baş edebilmeleri için ergenlik sürecini sağlıklı geçirmeleri önemlidir. Bu noktada iş anneleresmiliv.gif babalara ve öğretmenlere düşmektedir" dedi.

Bu konuyu yazdır

  Masal okurken bunları atlamayın!
Yazar: MaSaL - 06-15-2011, Saat: 07:09 PM - Forum: Anne ve Bebek - Yorumlar (1)

Çocuğunuza okuyacağınız masalları seçerken bilişsel ve duygusal gelişim basamaklarını göz önünde bulundurmayı unutmamak gerekiyor.
Belli yaşlarda (karanlıksmiliv.gif canavarsmiliv.gif hayalet gibi soyut kavram ve kahramanlardan olumsuz etkilenebileceğini unutmayın. Bu sebeple kitap seçiminde azami dikkat göstermekte fayda var. Kitabı seçtiniz! Peki ne zaman ve nasıl okumalısınız?

•Masalı gün içinde keyif alacağınız zamanda ya da yatmadan önce okuyun.

•Masal okurken kullanacağınız ses tonusmiliv.gif ifadesmiliv.gif mimiksmiliv.gif jest ve tavırlara dikkat edin.

•Şiddet içeren kitapları okumayın.

•Kitaptaki resimler üzerine konuşun; ama ilk önce çocuğunuzun fikrini alın.

•Sabırla okuyun. 10 kere bile aynı kitabı okumanızı istersesmiliv.gif üşenmeden okumaya devam edin.

•Masalı her gün okumayı alışkanlık haline getirin.

•Bütün enerjinizle orada olun. Çocuklar sizin masalı sıkılarak anlattığınızı anında fark ederler. Çocuğunuz uyumak üzereyse yumuşaksmiliv.gif hareketliyse canlı bir ses tonu kullanın. Kelimeleri ne çok yayın ne de çok hızlı okuyun. Çocuğunuzun algılama düzeyini kontrol edin.

•Masal anlatırken "Sence bir sonraki sayfada ne olacak?"smiliv.gif "Bu masalın sonu nasıl olabilirdi?" gibi sorularla çocuğunuzun bilişsel becerilerinin ve problem çözme yetisinin gelişmesine katkıda bulunmaya gayret edin.

•Masalı okuduktan sonrasmiliv.gif çocuğunuzun masalın bir resmini yapmasını isteyerek masalı onun gözünden görebilirsiniz.

•Sadece resimlerine bakarak masalı onun anlatmasını istemek de gelişimini destekleyecek bir etkinlik olabilir.

•Anne ve babaya düşen en önemli görev masalı sabırla okumak ya da anlatmaktır.

•Mimiklerinizi canlı tutun. Bir tiyatro sanatçısı gibi davranmanız gerekmiyor elbette; ama en azından el kol hareketleriyle canlılık kazandırabilirsiniz.

Masalısmiliv.gif kapıyı açmaksmiliv.gif yemeğin altını kapatmak için kestiğinizde ve sayfayı çevirirken çocuğunuzu “Ay! Bakalım neler olmuş?” şeklinde cümleler kurarak meraklandırın.

•Masalı çocuğunuz oyun oynamaktan yorulduğu zamanlarda okumak daha iyi netice verir.

•Çocuğunuzun okuduğunuz masal üzerinde düşünmesini sağlayın. Sorularınıza cevap verirken ne demek istediğini tam olarak anlatamıyorsa bile sakın “ne dediğini hiç anlamadım” gibi bir cümle kurmayın. Başınızla onu onaylayın ve masalın ana fikrini anlatın.

•Çocuğunuzun bir kitabı okumasını istiyorsanızsmiliv.gif asla emretmeyin. "Şöyle bir kitap okudum. Çok güzeldi. Senin de okumanı isterdim." deyip kitabı çocuğunuzun odasına bırakın ve çıkın. Emin olun ki çocuğunuz o kitabı okuyacaktır.

•Kitap okuma saatlerini kendiniz için de bir zevk haline getirin. Yerlere minderler koyunsmiliv.gif meyve tabakları hazırlayın ve çocuklarla aynı hizada oturmaya dikkat edin.

•Masal kahramanını tarif ederken "aynı senin gibi" ya da "teyzene çok benziyor" gibi cümleler kullanırsanız çocuğunuzun hayal gücünü sınırlamış olursunuz.
Masalısmiliv.gif kapıyı açmaksmiliv.gif yemeğin altını kapatmak için kestiğinizde ve sayfayı çevirirken çocuğunuzu “Ay! Bakalım neler olmuş?” şeklinde cümleler kurarak meraklandırın.

Bu konuyu yazdır

  Ateşi varsa kola içirmeyin!
Yazar: MaSaL - 06-15-2011, Saat: 07:08 PM - Forum: Anne ve Bebek - Yorumlar (1)

Kafein içeren kola ve çay gibi içeceklersmiliv.gif idrar söktürücü etkilerinden dolayı su kaybına sebep oluyor. Çocuğun ateşi varsa bunları içirmeyin.
Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Kliniği Şef Yardımcısı Dr. Ülkü Tıraşsmiliv.gif aileleresmiliv.gif "Ateşli çocuğa kola ve çay içirmeyin" uyarısında bulundu. Bebeklik ve çocukluk çağında anne ve babaları en çok endişelendiren durumların başında "ateş" geliyor.

En çok 3 yaşın altında görülüyor
Aileler kendilerinde telaş uyandıran bu durumla sık sık karşı karşıya kalıyor. Enfeksiyon hastalıkları en sık olarak bağışıklık sistemi olgunlaşmasını henüz tamamlamamış olan 3 yaşın altındaki bebek ve çocuklarda görülüyor.

Bu açıdan anne ve babaların ateşin nasıl oluştuğusmiliv.gif nasıl ölçülüp değerlendirildiğismiliv.gif ateşe neden olan ciddi bakteri enfeksiyonlarının belirti ve bulgularının neler olduğusmiliv.gif ne zaman ve nasıl tedavi edilmesi gerektiği konularında bilgi sahibi olması önem taşıyor. Dr. Ülkü Tıraşsmiliv.gif ateşinsmiliv.gif vücudun farklı virüssmiliv.gif bakteri ve diğer mikroorganizmalarla savaşın nedeni ile ortaya çıktığını belirtti.

Ateş ölçümünde el yerine termometre kullanın
"Ateşin en sık görülen sebebi enfeksiyonlar olupsmiliv.gif çocuklar hayatlarının ilk beş-altı yılında çok sık viral enfeksiyona bağlı ateşli hastalık geçirebilir" diyen Tıraşsmiliv.gif ateşten şüphelenildiğindesmiliv.gif çocuğun vücut ısısının mutlaka ölçülmesi gerektiğini işaret etti.
Traşsmiliv.gif çocuğun alnına dokunularak hissedilen vücut ısısının güvenilir olmadığını ifade edereksmiliv.gif bu konuda termometre kullanımını önerdi.

İnsanlar için ortalama normal vücut ısısının 37 derece olduğunu bildiren Tıraşsmiliv.gif "Eğer çocuğunuzun vücut ısısı makattan 38 derece üzerindesmiliv.gif kulaktan 37.8 derecesmiliv.gif koltukaltından 37.2 derece üzerinde isesmiliv.gif ateşli kabul edilebilir" diyerek aileleri uyarıyor.

Doğru bilinen yanlışlar
Tedavi konusunda aileler tarafında çok fazla doğru bilenen yanlış uygulama yapıldığını bildiren Tıraşsmiliv.gif anne ve babaları dikkat etmesi gereken noktaları şöyle sıraladı:

-3 ay ve altındaki tüm bebeklerin mutlaka tıbbi değerlendirilmesi gereklidirsmiliv.gif

-Susuzluğu engellemek içinsmiliv.gif vücut sıvısını eksik bırakmamak gerekirsmiliv.gif

-Yüksek ateşsmiliv.gif özellikle küçük çocuklarda hızlı su kaybına sebep olarak dehidratasyon yaratabilir. Susmiliv.gif çorbasmiliv.gif meyve suları verilebilecek iyi seçeneklerdir. Kafein içeren kola ve çay gibi içeceklersmiliv.gif idrar söktürücü etkisinden dolayı su kaybına sebep olacağındansmiliv.gif içirilmesi engellenmelidirsmiliv.gif

-Yemek istemeyen çocuklar beslenmek için zorlanmamalıdır. Çocuğunuz ne yemek istiyorsa kabul edilebilir miktarlarda izin verilmelidirsmiliv.gif
-Okula giden çocuklar ateş 24 saat yükselmeyinceye dek evde istirahat etmelidirsmiliv.gif

-Alınsmiliv.gif şakaklarsmiliv.gif koltukaltısmiliv.gif kasıklar ve bacak arkalarına ıslak ve ılık kompres uygulanmasısmiliv.gif ateşi düşürmede oldukça etkili bir yöntemdir. Soğuk su ve alkolsmiliv.gif ateşte daha fazla yükselmeye sebep olabilecek titreme yaratacağındansmiliv.gif kullanılmamalıdır. Uygulanan kompresler sık sık değiştirilmelidir.

-Aşırı kıyafet giydirmesmiliv.gif ateşin daha fazla yükselmesine neden olabileceğindensmiliv.gif çocukları çok az giydirmelismiliv.gif uyuturken giysiler daha da azaltılmalıdırsmiliv.gif

-38smiliv.gif9 dereceden daha düşük vücut ısısına sahip ateşli çocukların çoğundasmiliv.gif eğer çocuğun genel durumu iyi isesmiliv.gif ilaç ihtiyacı olmayabilir. 38smiliv.gif9 derece üzerinde ateşli isesmiliv.gif asetaminofen veya ibuprofen içeren ateş düşürücülersmiliv.gif çocuğunuzun yaşı ve kilosuna göre verilebilir. Çocuğunuzun yaş ve kilosuna göre önerilen dozu bilmiyorsanız doktorunuza danışmalısınız.

-12 yaş ve altındaki çocuklarda aspirininsmiliv.gif ateş düşürücü olarak önerilmiyor.

Bu konuyu yazdır

  Anne ve babalara uyarılar
Yazar: MaSaL - 06-15-2011, Saat: 07:06 PM - Forum: Anne ve Bebek - Yorumlar (1)

Çocuğunuzu sürekli ikaz ettiğiniz halde bu uyarıları görmezden mi geliyor? Acaba yanlış nerede?
Anne-baba olarak sık sık ağzınızdan “yapma” kelimesi çıkıyor mu? “Şunu yapma” demenin çocuğa yol gösterici olacağını düşünüyor olabilirsinizsmiliv.gif ancak uzmanlar çocukların “yapma” kelimesini çoğunlukla göz ardı ettiklerini ya da duymazdan geldiklerini söylüyor.

İşte çocuğa neden “yapma” dememeniz gerektiği ve asıl sizin yapmamanız gereken diğer dört şey:

“Yapma” demeyin

Anne-babalar çoğunlukla yapılmasını istedikleri şey yerine yapılmamasını istedikleri şeyleri belirtme eğilimindedirler. Oysa “yapma” kelimesi çoğunlukla o şeyi çocuğun aklına düşürmeye yarar. Örneğin 8 yaşında bir çocuğa “dolaba girme” dediğiniz zaman odadan çıktığınız anda yapacağı ilk şey dolaba girmek olacaktır. Onun yerine “bunu yapmanı istiyorum”smiliv.gif “şunu yaparsan şu olur” demek daha etkili olacaktır.

“Neden” aramayın

Çocuk bir kuralı ihlal ettiğinde “neden böyle yaptın” ya da “bunu kim başlattı” demeyin. Bunun yerine olumlu şeylere odaklanın. Sorular çocuğu uzaklaştırırsmiliv.gif tarafsız ifadeler kendini rahat hissettirir. “Şu şekilde davranmanı istiyorum” ya da “şunun yapılması gerekiyor” deyin. Ve uzatmayın. Çok uzatmak sadece çocuğu tartışmayasmiliv.gif karşı çıkmaya ve hatta yalan söylemeye teşvik eder.

Kıyaslama yapmayın

Çocuğunuza kız ya da erkek kardeşini davranış modeli olarak göstermeniz yararlı olmazsmiliv.gif çünkü her çocuk kendine has ve farklıdır. Kıyaslamalar yapmak çocuğun özgüvenini zedelersmiliv.gif onu motive etmeyeceği gibismiliv.gif öfke duymasına da neden olur. Dolayısıyla kıyaslamak yerine sadece olmasını istediğiniz şeyi belirtin.

Aşırı uzun açıklamalar yapmayın

Çocuğunuza bir sorununu çözümlemesinde yardımcı olurkensmiliv.gif siz ne kadar fazla konuşursanız çocuk da o kadar az düşünür. Çocuk ne kadar fazla konuşursasmiliv.gif o kadar da fazla düşünür. Bir şeyi gereğinden fazla şekilde ayrıntılı olarak açıklarsanızsmiliv.gif çocuğun kavramasına engel olursunuz ve çocuk söylediklerinizin hepsini tek seferde anlayamayacağı için kısa sürede kendisini sizin sözlerinize kapatır.

Konuyu dağıtmayın

Çocuğunuz önemli bir sorun ile size geldiğindesmiliv.gif ne yapmış olduğuna odaklanmayın. Bunun yerine ne hissettiğinizi anlatın ve daha fazla bilgi almaya gayret edin. Anne-babalar çocuklarını gerçekten dinlerlersesmiliv.gif ergenlik döneminde uyuşturucusmiliv.gif şiddet ya da diğer kötü alışkanlıklar konusunda daha rahat olmaları mümkün olur.

Çocuklara “yapma” demek çoğunlukla faydalı olmaz. Yetişkinlere “yapma” demenin etkili olup olmadığına ise bu önerileri ne şekilde değerlendirdiğinize bakarak siz karar verin.

Bu konuyu yazdır

  Şeker boğaz ağrısına iyi geliyor
Yazar: Hasretiim - 06-15-2011, Saat: 06:26 PM - Forum: Sağlık - Yorumlar (1)

Boğaz ağrısına sert şekerler iyi geliyor. Sert şekerleri emerken tükürük bezleri harekete geçiyor, dolayısıyla yutkunma artıyor, sıcak içecekler içmek boğaz ağrısını gidermekte yeterli... smiley.gif

Fransız "Prescrire" tıp dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, sert şekerleri emerken tükürük bezleri harekete geçiyor, dolayısıyla yutkunma artıyor, şekerlerin yanındaysa sıcak içecekler içmek boğaz ağrısını gidermekte yeterli bir yöntem.

Larenjit, farenjit, anjin gibi sık sık rastlanan boğazla ilgili hastalıkların birkaç gün içinde kendi kendine geçtiğini ve ilaçlarla tedavi edilmesine gerek olmadığını belirten araştırmacılar, vakaların yüzde 90'ının virüse bağlı boğaz iltihabı olduğunu, bunun da antibiyotikler, kortizonlu veya iltihap önleyici ilaçları kullanmayı gerektirmediğine dikkati çekti.

1150 kişi üzerinde yapılan 4 araştırmanın sonuçlarına göre bilim adamları, pastiller, şuruplar ya da antimikrop, antiseptik içeren ilaçların, şeker, bal ya da sıcak içeceklerle kıyaslandığında elle tutulur yararı bulunmadığını vurguladı.

Araştırmaya katılanlardan rastgele seçilen bir grup, 2-3 gün boyunca ambroksol içeren pastilden günde en fazla 6 tane olmak üzere aldı, diğer grubaysa placebo (sahte ilaç) verildi. Araştırmaların sonunda, placebo pastillerin etkisi 2 yetişkin hastadan birinde "iyi" ya da "çok iyi" olarak değerlendirildi. Bununla beraber 12 yaşın üzerindeki gençlerde ambroksol içeren pastil ve placebo pastilin etkisi arasında fark görülmedi.

Araştırmacılar, boğaz ağrısının sadece birkaç gün sürdüğünü, sıcak içeceklerin virüslerin çoğalmasını sınırlandırdığını şekerlerinse tükürük bezlerini harekete geçirdiğini belirterek önerilerde bulundu smiley.gif

"Boğazınızın iki tarafı ağrıyorsa sert şekerlerden emin. Normalde belirtiler 4-5 güne kadar geçecektir. Bu süre zarfında doktorunuza telefonla durumunuz hakkında bilgi verebilirsiniz. Vakaların yüzde 10'unda iltihap bakteri kökenlidir ve antibiyotikle tedavi edilmesi gerekir. Eğer belirtileriniz aynı şekilde 5 günden uzun sürüyorsa ya da kulak ağrısı gibi yeni bir gelişme söz konusuysa doktora gidin

Bu konuyu yazdır

  Burun akıntısı deyip geçmeyin
Yazar: Hasretiim - 06-15-2011, Saat: 06:25 PM - Forum: Sağlık - Yorumlar (1)

Kafa travması nedeniyle de olabilir…

Beyin travması, tümör, doğuştan kaynaklanan bazı beyin-omurilik anomalileri nedeniyle, beyin-omurilik sıvısı burun akıntısı olarak gelebiliyor. Bu nedenle uzmanlar, burun akıntısının basit bir şey olarak görülmemesi gerektiğine dikkat çekti.

Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Adem Cenkçi, çocukluk çağında çok sık görülen şikayetler arasında yer alan burun akıntısının sadece soğuk algınlığında olmadığını söyledi. Cenkçi; “Yeni doğanlarda, burunda darlık, tıkanıklık gibi doğumsal burun anomalileri ve akut sinüzit ile bronşit, kızamık, boğmaca gibi hastalıkların başlangıç dönemlerinde de su gibi burun akıntısı görülür. Bazen burun akıntısı ve burunda şişme, nazal mukozanın, soğukhava, nem değişiklikleri, sigara içilmesi, baharatlı yiyecekler tüketilmesi, stres gibi çeşitli uyarılara verdiği tepkidir. Kafa travması, tümör, doğuştan kaynaklanan bazı beyin-omurilik anomalileri nedeniyle burundan beyin omurilik sıvısı akıntı olarak gelebilir.” dedi. smiley.gif

Alerjiye bağlı burun akıntısı da görülebileceğini belirten Op. Dr. Adem Cenkçi, “Bunlar mevsimsel ya da yıl boyu devam edebilir. Burun akıntısı temiz ve su gibidir. Akıntı ile beraber aksırık, göz rahatsızlıkları tabloya eşlik eder” diye konuştu. Buruna yabancı cisim kaçması sonucu oluşan akıntının ise tek taraflı, kötü kokulu ve kanlı olabileceğini vurgulayan Dr. Cenkçi, bazı ilaçların da burun akıntısına neden olduğunu söyledi.

Bu konuyu yazdır

  Tarih: 04-12-2026, 02:26 PM