| Hoşgeldin, Ziyaretçi |
Sitemizden yararlanabilmek için Kayıt olmalısınız.
|
| Kimler Çevrimiçi |
Toplam: 218 kullanıcı aktif » 0 Kayıtlı » 214 Ziyaretçi Applebot, Baidu, Bing, GoogleBot
|
| Son Aktiviteler |
Atatürk'ün Çocukluk Anıla...
Forum: Hayatı ve Anıları
Son Yorum: Serdar102
03-28-2026, Saat: 09:08 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 68
|
Mavi'ye..
Forum: Aşk Hikayeleri
Son Yorum: SunSet
03-11-2026, Saat: 08:23 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 124
|
Keloğlan Çataltepe Tekfur...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:45 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 220
|
Kısa Keloğlan Masalları -...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:26 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 184
|
Keloğlan Ve Pinokyo - Ser...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:22 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 166
|
Dev Hamsi - Serdar Yıldır...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:19 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 158
|
Diş Hekiminin Aşkı - Serd...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:18 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 158
|
İslam Toplumu, İşte Böyle...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
01-10-2026, Saat: 05:07 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 214
|
Keloğlan Leyleklerin Padi...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
01-07-2026, Saat: 02:21 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 249
|
Yahudiler Dünyayı, İnancı...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
01-07-2026, Saat: 10:20 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 203
|
|
|
| Yemek Borusu Yangılanması |
|
Yazar: Hasretiim - 06-16-2011, Saat: 11:49 AM - Forum: Sağlık
- Yorum Yok
|
 |
Yemek borusu çeperlerinin iç kısmını örten mukozanın yangılanması. Yemek borusu yangılanması ivegen ya da süreğen bir biçimde olabilir. İvegen yemek borusu yangılanması çeşitli şekillerde kendini gösterir.
Nezle kökenli yemek borusu yangılanmasında mukoza kızarır, şişer, sümüksü madde ile kaplanır. Yemek borusu yangılanmasının bu türünde önemli rahatsızlıklar meydana gelmez. Bu tip bir yangılanma kimyasal, ısısal, mekanik bir takım etkenlerin bölgesel etkisi ile başgösterir. Bazen de tifo, çiçek, kızıl, kızamık gibi bulaşıcı hastalıklar esnasında patlak verir.
İrinli yemek borusu yangılanması kaza ile yutulan sivri cisimler ya da yanlışlıkla veya intihar maksadı ile vücuda alınan asit sülfirik, asit hidroklorik, sud kostik gibi yakıcı maddelerin yemek borusu çeperlerinde açtıkları yaralar sonucu meydana gelir. Mukozanın altında bir irin tabakası toplanır; bu irin yemek borusunu şiddetli bir şekilde sıkıştırır. Ateş yükselmesi görülür. Tedavide sülfamitlerden ve penisilinden yararlanılır.
Ülserli yemek borusu yangılanması yukarıda adı geçen yakıcı maddeler tarafından meydana gelen ağır zehirlenme hallerinde ortaya çıkar. Bazen de ülserleşmeler çok derin olurlar ve yemek borusu çeperi tamamen delinir.
Ülserli peptik yangılanma mide ağzı bölgesinin yukarısında mide ülserine benzer bir ülserin yerleşmesi sonucu oluşur. Nedeni mide ağzı yetmezliği yüzünden mide özünün mideden geri dönüşüdür.
|
|
|
| Bohçan Kadar Değerim Olsun.. |
|
Yazar: # Pè®iM§ii # - 06-16-2011, Saat: 11:43 AM - Forum: Aşk (Genel)
- Yorum Yok
|
 |
aynalar ne kadar yalan söyleyebilirse, okadar yalancıyım işte,
ne bir eksik ne bir fazla,
zamanı tutturamadım yine...
martılar ne kadar seviyorsa uçmayı bende okadar seviyorum işte uçurumları,
ne eksik bir adım nede fazla bir yanım,
gözlerinin kıyısındayım yine...
hapse düşmekten bir farkı varmı ki seni sevmenin,
ne senden kaçabiliyorum
nede kalbinin başucunda yerim...
bohçan kadar değerim olsa oda yeterdi aslında,
mevsimim geldiğinde kışlıklar arasından çıkarsan,
sarsan sarmalasan yüreğine giyinsen,
o bile yeterdi bana inan...
güneş ne kadar kavuruyorsa dudakları,
deniz ne kadar hırçınsa kayalara karşı,
rüzgar ne kadar esiyorsa hoyratça kıyılara,
bende seni öyle seviyorum günahlarının bütününü kendim çekermişcesine...
cennet bahçesinden koparılmış olmalı bu gözler,
yoksa bu denli iç yakamazdı bu sözler,
ayrılıklar bu denli yakmasaydı canı
hiç bir insan bırakmak istemezdi bu tatlı hayatı...
Gürkan Akan...
|
|
|
| Yemek Borusu Kasılması |
|
Yazar: Hasretiim - 06-16-2011, Saat: 11:39 AM - Forum: Sağlık
- Yorumlar (2)
|
 |
Yemek borusu çeperi üzerinde bulunan daire şeklindeki kas tellerinin kasılması. Yemek borusu kasılması normal olarak yemek borusu çeperinin daralmasına yol açar. Bunun sonucunda yemek borusu az ya da çok ölçüde daralır. Yemek borusu kasılması, çeşitli yemek borusu çeperi hastalıkları esnasında görülür.
Bu hastalıklardan başlıcaları kanser, ülser ve yemek borusu yangılanmasıdır. Bunun yanısıra kafa içi yaraları da yemek borusu kasılmasını meydana getiren başlıca sebeplerden biridir. Bağırsak kurdu hastalıklarına tutulan küçük çocuklarda da yemek borusu kasılmasına tesadüf edilmektedir.
Bunlardan başka bir de birincil, idyopatik ya da esas yemek borusu kasılması adı verilen bir kasılma vardır. Bu tür bir kasılma hiç bir hastalık haline bağlı değildir. Yemek borusu kasılmasının sebebi ne olursa olsun yemek borusu çeperlerinde meydana gelen spazm şeklindeki kasılma krizleri çoğu kez kısa bir süre devam eder.
Tedavi güzel avrat otu ile kasılmayı giderici etkileri olan ilaçlar yardımı ile sağlanır. Bu ilaçlar sayesinde yemek borusunda bulunan yuvarlak kas tellerinin gevşetilmesi ile kasılma krizi geçiştirilir. Bunun yanı sıra yemek borusu kasılmasına yol açan temel hastalığın (kanser, ülser, bağırsak kurtları, yemek borusu yangılanması) da tedavisi gerekir.
|
|
|
| Kulak çöpü kullanırken dikkat |
|
Yazar: Hasretiim - 06-16-2011, Saat: 11:37 AM - Forum: Sağlık
- Yorumlar (2)
|
 |
Orta kulak enfeksiyonları, 'barotravma' denilen basınç değişiklikleri, kulağa sokulan yabancı cisimler, kulak zarının delinmesine yol açan başlıca etkenler olarak biliniyor.
Uzmanlara göre, ani veya yavaşça gelişen işitme kayıplarında hekime gitmek gerekiyor. Özellikle burun tıkanıklığı, sinüzit, genizden ileri derecede akıntı, yüz ağrısı şikayetleri bulunanlar, östaki tüpü tıkalı olanların, uçak yolculukları ve su altına dalmaktan uzak durmasını tavsiye eden uzmanlar, "Dış kulak yolu yabancı cisimlerle, kulak çubuklarıyla temizlenmemeli. Silah atışları yapanlar, patlayıcılarla çalışan asker veya maden işçileri kulaklık kullanmalı" uyarısında bulunuyor.
Yırtılmanın çocuk veya yetişkinlikte olması arasında konunun ciddiyeti açısından farklı olmadığını belirten Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Adem Cenkçi, her yırtılma olayında ameliyatın şart olmadığını söyledi.
Travma sonucu gelişen ve kulak zarında sadece yırtılmaya neden olan olaylarda kulak zarının genelikle 4-7 günde kendiliğinden kapandığına dikkat çeken Op. Dr. Cenkçi, "Kulak zarında belli bir doku kaybı olduysa onarım yavaşlar. Bir de ani gelişen kulak zarı veya orta kulak enfeksiyonlarına bağlı oluşan kulak zarı deliklikleri, uygun antibiyotik tedavisiyle genellikle 1 haftada kapanır. Ancak yetersiz tedavi veya kulağa su kaçması durumlarda enfeksiyon kronikleşebilir." şeklinde konuştu.
Cenkçi, "En güncel yöntem, kulak zarı deliğinin altına greft denilen dokuların yerleştirilmesi. Greftler ya hastanın kendisinden ya da başkalarından elde edilir. Biz compose otogreft denilen, kıkırdak ve zar içeren yapıları, dış kulak yolunda herhangi bir kesi yapmadan yerleştiriyoruz. Ayrıca koyduğumuz kulak zarının iyi tutulması için orta kulağa hyaluronic asit denilen dolgu maddeleri yerleştiriyoruz. Kulak zarı deliği yeni oluşmuşsa, ilaç tedavisi 4-7 gün sürer. Delik küçülüyorsa takiple 1 ay içinde kendiliğinden kapanabilir. Kapanmıyorsa ve kendi haline bırakılırsa, kulakta enfeksiyon başlar ve işitmeyi gittikçe düşürür. İleride kulak kemiğini eritebilecek derecede ilerlemiş kulak enfeksiyonlarına neden olur." diye konuştu
|
|
|
| Nemli burun iyidir |
|
Yazar: Hasretiim - 06-16-2011, Saat: 11:36 AM - Forum: Sağlık
- Yorumlar (1)
|
 |
Soğuk algınlığı ve grip hakkında yanlış bilinenler ve bu rahatsızlıkları yenmek için 77 yol
Uzmanlar kış aylarında bastıran grip ve soğuk algınlığına karşı alınabilecek önlemleri araştırarak “77 Way To Beat Colds And Flu” (Soğuk Algınlığı Ve Gribi Yenmek İçin 77 Yol) isimli kitapta derledi
Soğuk algınlığı ve grip hakkında doğru kabul edilen gerçeklerin birçoğu bilimsel araştırmalarla çürütülüyor. İşte bu hastalıklar hakkındaki yaygın yanlışlar:
Grip ve soğuk algınlığına soğuk havalar neden olur. Soğuk algınlığı ve gribin en etkili olduğu zaman, kasım ayından başlar ve şubatın sonuna kadar sürer. Kışın içerideki havanın etkili olarak değişmediği kalabalık ortamlarda daha uzun süre kalınır. Böyle ortamlar, virüslerle temasa geçmek için oldukça elverişlidir.
Islak saçla dışarı çıkma, cereyanda kalmayın. Hava durumunun soğuk algınlığı ve grip üzerinde çok az bir etkisi var. Bu hastalıkların yayılmasına sebep olan yeterince havalandırılmayan ortamlarda çoğalan virüsler. Aileden birinde virüs varsa diğer fertlerin de hastalanma olasılığı yüzde 40.
Ayakları sıcak tutun. Gribe yakalanmak için virüsle direkt olarak temas kurmak gerekiyor.
Soğuk algınlığı öpüşmeyle bulaşır. Uzmanlara göre hastalığın öpüşmeyle bulaşma olasılığı burun ve solunum yollarıyla bulaşma olasılığından neredeyse 100 kat daha az. Ancak hastanın eli mikrop barındırdığı için öpmekten kaçının.
İyileşmenin yolu tavuk suyuna çorba
YILLARDIR anneler tarafından kullanılan ve etkileri bilimsel olarak kanıtlanan soğuk algınlığı ve grip tedavileri:
Tavuk suyuna çorba: Bilim adamları, bir kase tavuk suyuna çorbada bulunan bir proteinin bu hastalıklara karşı koruma sağladığını ortaya koydu.
Kendinizi sıcak tutun ve dinlenin: Böylece vücut hastalıklara karşı direnç göstermek için daha çok enerjiye sahip olur.
Gargara yapın: Bir yemek kaşığı kurutulmuş ahududu yaprağı, 2 fincan kaynar su, bir çay kaşığı bal alın. Yaprakları sıcak suyun içinde 10 dakika bekletin. Bal ekleyin. Oda sıcaklığına gelene kadar bekletin ve günde 4 kez gargara yapın. Boğaz ve burna iyi gelecektir.
Sıcak içecekler: Susuzluğu önler, tahriş olan boğazı yatıştırır, nefes yollarını açar. Yatmadan önce tüketilen sıcak bir içecek uykuya dalmayı kolaylaştırır.
Buhar banyosu: Bir demlikte su kaynatın. İçine okaliptus, çam, biberiye ya da kekik yağı damlatın. Başınıza bir havlu koyarak 10 dakika buharı soluyun. Günde 2-3 kez deneyebilirsiniz.
C vitamini: Özellikle turunçgillerde bolca bulunan C vitamini soğuk algınlığının devamlılığını yüzde 50’ye kadar düşürmeye yardımcı olur.
Kaloriferin üzerine içi su dolu kaseler koyun
SOÄžUK algınlığı ve grip konusunda nemin önemi çoğunlukla göz ardı edilir.Virüsler burundan içeriye girdiğinde burun duvarlarındaki tüyler ve mukus sıvısına yapışır ve etkisiz hale getirilir. Merkezi ısıtma sistemi kadar havalandırmalar da ortamın nem oranını azaltır ve burun kuruyarak bu özelliğini yitirir. Nemin yüzde 50-60 arasında kalmasına özen gösterin. Nemi korumak için:
Kalorifer gibi ısı kaynaklarının yakınına içi su dolu küçük kaseler yerleştirin. Bu suyu düzenli olarak değiştirmeyi unutmayın.
Oda ve ofisinizde bitki yetiştirin. Bitkiler, yaşamak için neme ihtiyaç duyar ancak karşılığında havaya oksijenin yanında nem de salar. n İçinde ilaç olmayan sadece tuzlu su bulunan bir burun spreyi satın alın. Günde birkaç kez kullanın ya da burnunuzun kurumaya başladığını hissettiğinizde uygulayın. Sprey, burnu nemli tutarak soğuk algınlığı, grip ve toz parçacıklarının burundan atılmasına yardımcı olur.
Burundan nefes almak burnun kurumasına neden olur. Nasıl nefes aldığınızı yakınlarınıza sorarak öğrenin.
Burun deliklerini nemlendirmek için vazelin kullanın. Sabah uyanınca ve akşam yatarken burna bir parça vazelin sürmek burnun dışarıdan gelebilecek soğuk algınlığı ve grip virüslerine karşı daha etkili savaşmasını sağlar.
|
|
|
| Göz, Kulak, Burun, Boğazda Yabancı Cisim Kaçması. |
|
Yazar: Hasretiim - 06-16-2011, Saat: 11:35 AM - Forum: Sağlık
- Yorumlar (2)
|
 |
Gözde Yabancı Cisim
Çocuklarda ve işçilerde sıkça rastlanabilir. Açık havada oynayan çocuklarda bitki parçaları ya da toprak taneleri, metal kesimi, düzeltilmesi, sıva işinde çalışan işçilerde ise metal ve sıva parçacıkları göze kaçar.
Gözde yanma, batma, sulanma, kaşıntı ve ovmaya bağlı kızarıklık görülür. Hatalı müdahaleler göze zarar verir ve yabancı cismin çıkarılması da güçleşir. İlkyardımcı, kişinin gözlerini ovmasını önlemeli bol suyla yıkandıktan sonra gözlerini kapattırıp cismin gözyaşı ile çıkmasını beklemelidir. Bu olmuyor ve cisim gözle görülebiliyorsa temiz bir bez parçasının kenarı ile alınabilir. Çıkartma işleminden pamuk kullanılmaz. Yabancı cisim yine çıkmıyorsa kişi nakledilir.
Kulakta Yabancı Cisim
Kulağa nohut, mercimek gibi gıdalar, boncuk tanesi, böcek ya da bitki parçaları kaza ile kaçabilir. Özellikle böcekler hareket ve sesleri ile çok rahatsızlık verir. Su ile şişen tahıllar ve kuru baklagillerin çıkarılması çok zorlaşır. Bazen kulağı temizlemekte kullanılan pamuk, çöpler kulakta kalabilir.
Kulaktaki yabancı cisimleri çıkartmak için sivri, uzun cisimler sokmak doğru değildir. Kulak yere bakar durumda iken kulak kepçesi küçük çocukta geriye ve aşağıya büyükte geriye ve yukarıya çekilerek cisim çıkarılır. Böcekler ışık tutularak dışarıya çıkarılabilir. Başarı olunamazsa kişi nakledilir.
Burunda Yabancı Cisim
Çocuklarda görülebilir. Buruna sivri, uzun cisimler sokmamak gerekir. Yabancı cismin olduğu tarafın karşısındaki burun köküne bastırılarak kişi sümkürtülür. Başarılı olunamazsa kişi nakledilir.
Boğazda Yabancı Cisim
Boğaza takılan yabancı cisim, elle ulaşılabiliyorsa elle çıkarılır. Aksi takdirde çocuksa baş aşağı tutularak, büyükçe iki kürek kemiği arasına vurularak yardım edilir.
Yabancıı Cisimlerin Yutulması
Yutulan cisim küçük, düzgün kenarlı ise kendiliğinden çıkacaktır. Müdahale gereksizdir. Sivri, uzun, batıcı, kesici cisimler yatılmış ise acilen nakledilir.
|
|
|
| Bunu Bile Anlayamazsın !.. |
|
Yazar: # Pè®iM§ii # - 06-16-2011, Saat: 11:31 AM - Forum: Aşk (Genel)
- Yorumlar (4)
|
 |
Sana değil de resimlerine anlattım tüm yaşayamadıklarımızı..
Kızdım , söylendim , sonra tek bir bakışına yine feda ettim herşeyi...
Sana söylesem anlarmıydın.. Yada neyi değiştirebilirdin ki..
Yine alıp giderdin umutlarımı..
Bunları anlatmak seni yeniden göklere çıkarmaktı ..
Bunları anlatmak umutlarımı yine yok etmekti...
Ben bu kez susuyorum..
Seni yine sensiz yaşıyorum..
Yapayalnız kaldı bu deli sevda..
Ve şimdi ben ; yokluğunla baş edemeyecek kadar güçsüzüm..
Ve sen ; bunu bile anlayamazsın...
|
|
|
| Kulak Yıkatma |
|
Yazar: Hasretiim - 06-16-2011, Saat: 11:29 AM - Forum: Sağlık
- Yorumlar (1)
|
 |
Kulak yıkatma ölümcül olabilir
Bayındır Hastanesi Kulak-Burun-Boğaz (KBB) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nuri Özgirgin, ''Kemoterapi gören kanser hastaları, AIDS ve şeker hastaları, dış kulak yoluna mikrop girmesine karşı çok duyarlıdır. Yıkama suyu ile buraya girecek antibiyotik tedavisine direnç gösteren bakteriler, hastalık oluşturup yayıldığı takdirde ölümle sonuçlanabilen sorunlar yaratabilir'' dedi.
Özgirgin, yaptığı açıklamada, ''Buşon temizliği'' olarak adlandırılan kulak yıkama işleminin, hekim tarafından önerilmediği sürece yapılmasının doğru olmadığını söyledi.
Dış kulak yolunun kendine özgü (serümen sekresyon adı verilen) ve sarı-kahve renkli koyu kıvamlı bir salgısı olduğunu anlatan Özgirgin, bunun doğal ve fizyolojik bir durum olduğunu ifade etti. Özgirgin, bu salgının, kulaktaki minik titrek tüyler sayesinde dışarıya doğru yavaş yavaş dış kulak yolundan kulak kepçesine itildiğini bildirdi.
Özgirgin, biriken kirlerin yanlış yapılan temizleme nedeniyle kulağı tıkayabildiğini belirterek, ''Kir, kulak pamuklarıyla temizlenmeye çalışılırsa kulak yolundaki kir biraz içeriye doğru itilmiş olur ve kulak salgısını dışarı atan tüylerin hareketi bozulur. Bu arada, salgı salgılanmaya devam eder ancak tüyler çalışmadığı için dışarı atılamaz ve salgı birikmesine yol açar. Dışarı atılamadığı için de birikerek kulak kanalını tamamen kapatır ve problem başlar. Kulak kanalını tamamen doldurana kadar şikayet yapmaz'' diye konuştu.
Kulak temizliğinde kulak çöpü yerine nemli bir pamukla, görünen yerdeki kirin alınmasının yeterli olduğunu dile getiren Özgirgin, çöplerin kulağın girişine fazla sokulmaması gerektiğini kaydetti.
Özgirgin, bazı kişilerde bu salgının, dış kulak yolundaki anatomik düzensizlikler ve dış kulak yolunu örten cildin yapısı nedeniyle dışarıya doğru yönlendirilemediğinden dış kulak yolunda birikim yaparak kulak yolunu tıkayabildiğini kaydetti.
Dış kulak yolunun tam tıkanması ile yaklaşık yüzde 30 oranında işitme kaybı olabileceğine dikkati çeken Özgirgin, ''Bu süreç çok yavaş gelişirse hasta tarafından hissedilmeyebilir. Ancak, denize girdikten veya banyo yaptıktan sonra, dış kulak yoluna suyun teması ile bu kir (buşon) şişer ve şişmesi ile birlikte kişi, ani bir tıkanıklık hisseder. Bu şikayet, genellikle doktora başvuru nedenidir. Bu durumda nadiren ağrı görülür ancak bazen hassas kişilerde hafif acıma ya da baskı hissedilebilir'' diye konuştu.
Bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerin, enfeksiyona karşı duyarlı olduğuna dikkati çeken Özgirgin, şunları kaydetti:
''Kulak yıkama suyunda var olabilecek antibiyotik tedavisine direnç gösteren bazı bakteriler, kulağın yıkanması sırasında dış kulak yolu cildine girerlerse ve burada çoğalıp çevre dokulara yayılırsa ciddi bir durum ortaya çıkar.
Dış kulak yolunun hemen altındaki bölge ve kafa kaidesi gözenekli bir dokuya sahiptir. Enfeksiyon, hayati öneme sahip olan bu bölgede kolay ilerler. İşte kulak yıkama suyu ile buraya girecek antibiyotik tedavisine direnç gösteren bakteriler, hastalık oluşturup yayıldığı takdirde ölümle sonuçlanabilen sorunlar oluşturabilir. Bu nedenle kulağı yıkanacak hastaların durumlarının önceden bilinmesinde yarar vardır. Bunu da ancak doktor sorgulayabilir.''
Özgirgin, buşon temizliğinin KBB hekimleri tarafından yapılması gerektiğini belirterek, ''Buşon temizliği sırasında en sık görülen komplikasyon, kulak zarının delinmesidir. Eğer üzerine enfeksiyon eklenmez ise genelde bu tip kulak zarı delikleri kendiliğinden kapanır'' dedi.
Daha önceden kulak zarı delik hastalarda, yıkama suyunun orta kulağa kaçarak iltihaplanmaya neden olabileceğini ifade eden Özgirgin, buşon temizliğinin yıkama, küretle veya forsepsle tutma ya da vakumlu sistemlerle (aspiratör) çekme şeklinde yapıldığını söyledi.
Özgirgin, en sık kullanılan kulak yıkama yönteminde, suyun temiz ve vücut ısısında olmasına özen gösterilmesi gerektiğini belirterek, ''Aksi takdirde baş dönmesine neden olabilir. Ayrıca kullanılacak şırınga da temiz olmalıdır'' diye konuştu.
|
|
|
| Yüksek ses kulak çınlamasının nedeni |
|
Yazar: Hasretiim - 06-16-2011, Saat: 11:28 AM - Forum: Sağlık
- Yorumlar (2)
|
 |
'Yüksek ses' kulak çınlamasının nedeni
Endüstriyel gürültü, trafik gürültüsü ve yüksek sesle müzik dinleme gibi çevresel etkenlerin kulak çınlaması rahatsızlığının en sık rastlanan nedeni

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Araştırma ve Uygulama Hastanesi Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Hastalıkları Ana Bilim Dalı Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Oğuz Güçlü, AA muhabirine yaptığı açıklamada,
kulak çınlamasının çoğu zaman kişilerin normal hayatlarını etkileyecek boyutlara ulaşabildiğini söyledi.
Kulak çınlamasının birçok olası nedeni bulunduğunu, küçük bir kulak kirinin dahi geçici bir süre çınlama yapabileceğini ifade eden Yrd. Doç. Dr. Güçlü, bunun yanında enfeksiyon, kulak zarında delinme, orta kulakta sıvı birikmesi, orta kulaktaki kemiklerin eklem yerlerinin sertleşmesi, baş, boyun bölgesindeki damar genişlemeleri, denge ve işitmeyi sağlayan sinirde kaynaklanan bir tümörün bu rahatsızlığa yol açabileceğini vurguladı.
Yrd. Doç. Dr. Güçlü, her durum için tedavinin çok farklı olduğunu, yüksek ya da düşük tansiyon, şeker hastalığı, tiroid problemleri, baş ve boyun bölgesine gelen darbeler, bazı romatizma ilaçları ile antibiyotikler, sakinleştirici ilaçlar ve aspirinin de kulak çınlamasını ortaya çıkarabildiğini söyledi.
Bu tip rahatsızlıkların teşhis ve tedavisinde uzmanlaşmış bir doktora kontrol olmak ve kulak çınlamasının gerçek nedenini bulmanın önemli olduğuna işaret eden Yrd. Doç. Dr.
Güçlü, şöyle konuştu:
''Kulak çınlaması, çoğunlukla işitme sinirlerinin uçlarında meydana gelen hasarlardan dolayı gelişir.
Bu sinir uçlarında meydana gelecek bir hasar, işitme kaybı ve çınlamaya yol açar.
Yüksek ses kulak çınlamasının en sık rastlanan nedenidir. Birçok insan endüstriyel gürültünün, yangın alarmlarının, yüksek sesle müzik dinlemenin ne kadar zararlı olduğundan ya habersiz ya da bunları umursamıyor. Stereo kulaklıklarla yüksek sesle müzik dinlemek riski daha da fazlalaştırıyor.''
Yrd. Doç. Dr. Güçlü, her şeyden önce işitme sisteminin vücudun en hassas ve kırılgan sistemi olduğunu belirterek, kulak çınlamasından korunmanın yöntemleri hakkında şu bilgileri verdi:
''Kan basıncı sürekli kontrol ettirilmelidir.
Tuz alımı kısıtlanmalıdır. Sinir sistemine uyarıcı etkisi olan kahve, kola ve sigara tüketimi azaltılmalıdır. Günlük egzersizler yapılmalıdır. Çok yorulmaktan kaçınılmalıdır. Sesten endişelenilmemelidir, kulak çınlaması insanların sağır olmasına ya da aklını kaybetmesine neden olmaz.
Bu nedenle, sesler rahatsız edici, ama önemsiz bir gerçek olarak kabul edilmeli, olabildiğince yok sayılmasının öğrenilmesi gerekir. Sinirlilik ve gerginlik en aza indirilmeli, stresi kontrol altına alınmalıdır.''
yukses sesin zararlari neler,yukses ses hakkinda,yukses sesin hayatimizdaki yeri
|
|
|
|