:: Duygusuz.com - Dostluk ve Arkadaşlık Sitesi
Hoşgeldin, Ziyaretçi
Sitemizden yararlanabilmek için Kayıt olmalısınız.

Kullanıcı Adınız:
  

Şifreniz:
  





Forumda Ara

(Gelişmiş Arama)

Forum İstatistikleri
» Toplam Üyeler: 16,694
» Son Üye: ymptk22
» Toplam Konular: 98,581
» Toplam Yorumlar: 1,065,560

Detaylı İstatistikler

Kimler Çevrimiçi
Toplam: 193 kullanıcı aktif
» 0 Kayıtlı
» 188 Ziyaretçi
Applebot, Baidu, Bing, GoogleBot, Yandex

Son Aktiviteler
Atatürk'ün Çocukluk Anıla...
Forum: Hayatı ve Anıları
Son Yorum: Serdar102
03-28-2026, Saat: 09:08 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 68
Mavi'ye..
Forum: Aşk Hikayeleri
Son Yorum: SunSet
03-11-2026, Saat: 08:23 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 124
Keloğlan Çataltepe Tekfur...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:45 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 220
Kısa Keloğlan Masalları -...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:26 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 184
Keloğlan Ve Pinokyo - Ser...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:22 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 166
Dev Hamsi - Serdar Yıldır...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:19 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 158
Diş Hekiminin Aşkı - Serd...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:18 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 158
İslam Toplumu, İşte Böyle...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
01-10-2026, Saat: 05:07 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 213
Keloğlan Leyleklerin Padi...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
01-07-2026, Saat: 02:21 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 248
Yahudiler Dünyayı, İnancı...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
01-07-2026, Saat: 10:20 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 203

 
  Yusuf'a Ayna Götür!
Yazar: Hasretiim - 06-17-2011, Saat: 12:00 AM - Forum: İslam - Yorumlar (3)

Yusuf'a Ayna Götür!

Neden en makbul hediye temiz bir gönül?
Çünkü yere göğe sığmayan Hak Teala oraya nazar etmiş
ve "oraya sığdım" buyurmuş.
Hakk'ın güzelliğine ayna olmakta güzel bir gönülden daha iyisi yok.
Hakk'a böyle bir ayna götürmeyi şuna benzetiyor
Hz.Mevlânâ:
Bir arkadaşı Hz. Yusuf'a uğramıştı. Hz. Yusuf ona:
Ey dostvirgul.gif bize ne hediye getirdinvirgul.gif diye sordu.
Hz. Yusuf böyle deyince misafir utanıp ağladı ve dedi ki:
Ey zenginlikte eşsiz ve güzellikte biricik olan!
Ne kadar düşündüysem de sana layık bir armağan bulamadım.
Ben ne getirirsem getireyim bu; madene bir heybe getirmekvirgul.gif
ya da deryaya bir damla sunmaya benzer.
Benim elimde bir tohum varsa senin anbarın onunla dolu.
Bu dünyada güzelliğinin bir eşi yok.
Bu yüzden ben de senin huzuruna hediye olarakvirgul.gif
tozsuz bir ayna getirmeyi uygun gördüm.
Ey gökteki güneşi kıskandıranvirgul.gif sana kendi güzelliğini seyretmekten daha güzel şey ne olabilir? mesnevi(1/126)

Bu konuyu yazdır

  İ'dam-ı Nefs
Yazar: Hasretiim - 06-16-2011, Saat: 11:57 PM - Forum: Aşk (Genel) - Yorumlar (7)

Kul sıkışıp Hızır yetişmediğindevirgul.gif umut kesilmemesi gerekenden umut kesildiğindevirgul.gif son adım atıldığındavirgul.gif son söz söylendiğindevirgul.gif son nefes alındığında ve geriye hiç bir şey kalmadığında.

Baharı beklerken kışın ortasında soğuktan kırıldığınızdavirgul.gif gündüzü beklerken gecenin içinde kaybolduğunuzda ve tutunacak bir dal arayıp okyanusun ortasında boğulmaya başladığınızda. Güvendiğiniz dağlara kar yağdığındavirgul.gif yağan kardan değil de üzerinize düşen çığdan kaçamadığınızda. Söylenmesi gereken her şeyi söyleyipvirgul.gif yine de haksız olarak görüldüğünüzde.


Öğrendiğiniz matematik bile artık işe yaramadığında. Hayatın doğrularıyla paralel olması gereken doğrularınız onu dik bir açıyla kesiyorsavirgul.gif hayattan kendinizi çıkarıpvirgul.gif hayata kendinizi eklediğinizde sonuçta değişen hiçbir şey olmuyorsavirgul.gif sırtınızdaki değil beyninizdeki yük ağır bastıyorsa.

Hercailerin yalanlarına inanıp kışın ortasında bir kardelen kadar yalnız kaldığınızdavirgul.gif unutulmayan değil affedilmeyen olarak hissettiğinizde kendinizivirgul.gif beklediğiniz gelmediğinde ve beklenmeyeni beklemeye başladığınızdavirgul.gif pusulanız bozulup kutup yıldızınızı kaybettiğinizdevirgul.gif bütün olanlardan kendinizi sorumlu tuttuğunuzdavirgul.gif aynalara bakamazvirgul.gif söylenenleri duyamaz olduğunuzdavirgul.gif karanlık dostunuz içtiğiniz su gözyaşlarınız olduğunda.

O bize şah damarımızdan daha yakın dendiğinde şah damarınızın size bu kadar uzak olduğunuzu hissettiğinizde ama gene de şükrettiğinizde. İçinizde hayırlısı böyleymiş dediğinizde.En son konuştuğunuz kişi kendinizvirgul.gif en son gördüğünüz şey kaybolan hayallerinizvirgul.gif en son duyduğunuz ses sessizlikvirgul.gif en son hissettiğiniz şey acı bir yalnızlıksa eğer.

Hakimi siz olduğunuz hayat mahkemesindevirgul.gif suçlu koltuğunda oturan kendinizevirgul.gif hayat denilen jüri üyelerinin gözü önündevirgul.gif verdiğiniz hükümden sonra kalemi kırmak demektir İ’DAM-I NEFS..

Bu konuyu yazdır

  Ağlama Palyaço..
Yazar: acemhe - 06-16-2011, Saat: 11:33 PM - Forum: Aşk (Genel) - Yorumlar (5)

[INDENT][SIZE="3"]Palyaço deyince aklınıza ne gelir?
Düşünün ne gelir meselâ?
Enine çizgili uzun çoraplar.
Renkli koca bir şapka.
Burunda domatese benzeyen bir mandal.
Yüze hünerlice çizilmiş hüznü örtmesi için epey uğraşılmış neredeyse tabaka denilecebilecek ağdalı makyaj.
Pantalonu görev aşkıyla yukarıya çeken kalın bir askı.
Puantiyeli gömleğin düğmelerini neredeyse patlatacak kadar kocaman yapay bir göbek.
Paçası kısa bol bir pantalon.
Sandviç ekmeğini anımsatan pabuçlar.



Yani oldukça komik

Yani oldukça eğlendiren

Yani.yani.
Ben palyaçoları sevmem!
Belki onlarda beni sevmedi.Sevemezlerdi.
Gözlerindeki hüznü görmüştüm çünki.Hemde her seferinde.


Her el çırpışta daha ürkek

Her seferinde daha korkak

Daha ağlamaklı

Daha hassas

Daha kaçamak bakan palyaço gözleri.
Farkedilmişliğin mahcubiyetiyle koca eldivenleriyle kendilerine ait olmayan elleri ile gözlerini gizleyişleri.
Ağlıyordu palyaço.
Ağlamak sana yasak! Ağlama.
Ağlarken güldürmeye çalışmak!
Etraf gülerken gizli saklı ağlamak.Hatta ağlayamamak!
İşin bitti.Sıra aynanın karşısına geçip o kalın tabakadan kurtulmada.
“Merhaba.İşte ben!”



Labirentler labirentler.”Tamam” dediğim anda adına labirent dedikleri toslamaktan yorulduğum ama karşıma çıkmaktan yorulmayan duvarlar.Nasılda yosun tutmuşlar.Tıpkı ben.Acı bir tat acı bir koku korkunç bir yığın.
İçimi çekiyorum.Her çekişte bir alev yükseliyor bedenimden göğe doğru.
Dokunmayın yakarım!
Her defasında aynı melodi.Saçlarımı yoluyorum kafamı duvarlara vuruyorum ama nafile!
Kulaklarımı da tıkasam çığlık çığlığa da bağırsam olmuyor.Yok! Yok! Yok!
Ne ben benden kurtulabiliyorum nede ben senden nede sen benden.
Söyle kim kime tutsak?
Duvarlar sen sesler sen.Peki sen kimsin? Sen mi ben? Ben mi sen?
Neredesin bilemedim? Yoksa nerede miyim?
Ama yok!
Ben ki uslanmaz bir palyaço!
Kaybolmaktı derdim.Al işte kayboldum.


Gülmeyin!

Güldürmek istedim fakat ağlayabileceğimi hesap edemedim.

Gülmeyin!

Sönsün balonlarınız. Herşey sizin içindi.Hiçbir şeyse benim!

Gülmeyin!

Sökün süsleri duvarlarınızdan. Süsleriniz gözleriniz olsun.

Acıkın!

İnsan olmaya acıkın!

Ne o ağlamaklı oldunuz birden!

Maskemi çıkartınca buyum ben!

Hayat uçsuz bucaksız bir serüven madem

Yolcuysak hepimiz ezelden.

Bakma bana!

Gerçekten bakarsan gülemezsin ki.

Çünkü ben palyaçoyum!

Bakılmak için olsam da.

Gözlerini kamaştırsam da.

Uslanmaz bir palyaçoyum.

İşte yeni bir iş daha.

“Merhaba.İşte palyaço!”

Gülmeye hazırsanız başlayalım!.[/SIZE]
[/INDENT]

Bu konuyu yazdır

  Deli Gönül
Yazar: deha - 06-16-2011, Saat: 11:31 PM - Forum: Kişisel Aşk Yazıları - Yorumlar (2)



Bir delilik yapsam diyorum
Dudaklarının kıvrımında buluşsa dudaklarım
Teninde kavrulsa tenim
Bir delilik yapsam diyorum
Hayali kurduğum o yeşilliklerin arasında sen ve ben
BİZ olsak..

Tutsam elini gelirmisin benimle
Dudaklarının kıvrımında buluşsa dudaklarım naparsın
Tokat mı atarsın ? yoksa sende karşılık verirmisin bana
Meleğim seni sevdiğimi söylesem ne dersin bana

Bir delilik diyorum ya
Sensin delilik
Yeşillik
Çağlayan
Deli bir rüzgarsın
AŞK-sın sen.

Tuaf gelecek sana ama deli gönlüm işte
Ele avuca sığdaramıyorum
Gel yak beni yada söndür yangınlarımı
Ama gönül deli meleğim neydersin.
İnanmayacaksın bu duygulara nasıl oldu diyeceksin bende sana
DELİ GÖNÜL diyeceğim
Sussacaksın yine o narin dudakların tek kelime çıkmayacak
Kahve gözlerin gülmeyecek,düşünceler içine boğalacak
Ve ben istemediğim sözü duyacağım belki de
OLMAZ sakın ha meleğim.. suskunluğuna razıyım ama o kelime tükenmiş olsun lüğatında.

Derbeder olur gezerim
Zil zurna oldum senle
Bulutların üzerinde bu deli gönül
Meleğim sen deli gönlümün prensesi
Tutsam ellerinden tutarmısın ?
Düşlerimin gerçek kahramanı olmaya nedersin
Deli gönlüme gel sahip çık
İtahat etsin bu gönül sana
Deliliklerim
Sevişmelerim
Ağladığım gözyaşlarımın sahibi tek kadın sen ol

13.06.2011
deha

Bu konuyu yazdır

  Hayalin Vursun Kadehime
Yazar: by majeste - 06-16-2011, Saat: 09:25 PM - Forum: Kendi Şiirleriniz - Yorumlar (1)

yalnizim cunku sen varsin
gel desem gelirmisin
gittigin uzakta ben degilmiyim zaten...

seni dusunurken
kendimi suc ustu yakaliyorum
gozlerime senden dusler suruyorum..

simdi bos duvarlara yaslaniyorum
oysa gel desen
bir dakika dusunmezdim gelirdim...

Bu konuyu yazdır

  Hakkında fazla bilgimiz yok :P :P
Yazar: MaNeSiA - 06-16-2011, Saat: 07:22 PM - Forum: Maxi Geyik - Yorumlar (34)

canı sıkılanlarda konuşup yeni arkadaşlarla tanışırkene gördüm herkesin profilinin altında biii sürrrrüüüüüüüü yeşil nokta var sonra geldim kendiminkine baktım bidenecik sonra onların yeşil noktalarının üstüne geldim bi sürü tane rakam çıktı ki o kadar sayı saymayı bile bilmiyorum sonra bide kendiminkine baktım "MaNeSiA hakkında çok fazla bilgimiz yok dedi " " bak kardeşim yapma etme ben sana kendimi anlatırım yeterki banada bi milyon tane rakam yaz " dedimsede dinletemedim ne yaptım ettimse dinlemedi bu makine beni Big Grin Big Grin

İşin özeti Allah'ın emri Peygamber'in kavli ile replerinize talibim şimdi pamuk eller mousedayken bana rep vermeye Big Grin :yikildim: vermeyenin monitorü çatlasın patlasın inşallah :potmvote: :potmvote: :potmvote: :potmvote: please vote !!!!!

Bu konuyu yazdır

  Gücüm Yok Bugün.
Yazar: YasSmin - 06-16-2011, Saat: 05:05 PM - Forum: Güzel Sözler - Yorum Yok

Bir kuşun kanadını taşıyacak gücüm bile yok bugün.
Öyleyse hayat niye inatla, boş bulduğu tek yer benmişim gibi, gelip ruhuma kuruluyor

Bu konuyu yazdır

  Öyle İşte
Yazar: YasSmin - 06-16-2011, Saat: 04:32 PM - Forum: Güzel Sözler - Yorum Yok

Sus be kadın..
Sen adamı ''aşık'' edersin.
Az kaldı, şimdi alacağım seni kalbime..
"Allah yarattı demeyeceğim, eşek sudan gelinceye kadar seveceğim".

Bu konuyu yazdır

  Adana'yı Karıştıran "Eşgalsiz Fare"
Yazar: Hasretiim - 06-16-2011, Saat: 02:53 PM - Forum: Güncel Haberler - Yorumlar (2)

Farenin bir kişiyi ısırmasıyla başlayan olaylar komedi filmlerine konu olacak cinsten...
Adana'da fare tarafından ısırılan bir vatandaşın hastaneye başvurması sonucu Tarım Müdürlüğü'nden resmi yazıyla "farenin bulunarak müşahede altına alınması" istenildi.

Tarım Müdürlüğü de verdiği resmi yanıtta "farenin küpe numarası ve eşkali belirtilmedi" için müşahede altına alınamadığını belirtti.

Alınan bilgiye göre,
Yumurtalık'taki Kemalpaşa Mahallesi'nde oturan Tahsin Gökler'i (65), evinde bir fare ısırdı. Fare ısırığı nedeniyle Yumurtalık'taki bir hastanede koruyucu aşı yaptıran Gökler, daha sonra İmamoğlu ilçesindeki yakınlarının yanına gitti.

Yumurtalık'ta kendisine verilen ikinci aşıyı da yaptırmak için İmamoğlu Devlet Hastanesine giden Gökler, doktorlara kendisini bir farenin ısırdığını söyledi. Bunun üzerine koruyucu aşı yapılan Gökler daha sonra hastaneden taburcu edildi.

Gökler'in rahatsızlığının ardından Devlet Hastanesi Başhekimi Opr. Dr. Bayazıt Yıldırım imzasıyla,
Yumurtalık İlçe Tarım Müdürlüğü'ne "Hastanemize fare ısırması şikayeti ile müracaat eden aşağıda adı soyadı ve açık adresi yazılı şahısa, aşı uygulaması başlatılmıştır. Şahsı ısıran farenin müşahede altına alınarak akıbetleri hakkında bilgi verilmesi hususunda gereğini arz/rica ederim" yazılı resmi bir yazı gönderildi.

-"FARENİN EŞKALINI BELİRTİN"-

Yumurtalık Tarım Müdürlüğü de "farenin bulunması" yönündeki yazıya yanıt verdi. Tarım Müdürlüğü'nün resmi yazısında şu görüşlere yer verildi:

"14. 06. 2011 tarih ve 1454 sayılı yazınıza istinaden Tahsin Gökler'i ısıran farenin yazınızda küpe numarası ve eşkalı belirtilmediğinden dolayı müşahede altına alınamamıştır. Isıran hayvanın eşkali ve kulak numarasını belirtmeniz durumunda kuduz yönünden müşahede altına alınıp kuduz olup olmadığı hakkında bilgi verebiliriz. Bilgilerinize arz ederiz. "

İki kurum arasında yaşanan resmi yazışmalar duyanları hayrete düşürdü. Krize neden olan fare
Yumurtalık'ta günün konusu olurken, vatandaşlar kendi aralarında

"Kedi ve köpeklerin müşahede altına alınması alışılmış bir uygulama iken bir farenin nasıl müşahede altına alınabileceği kafamızı kurcalıyor" yorumunda bulundu.

-FAREYİ ÖLDÜRÜP ATMIŞ-

Farenin ısırdığı Tahsin Gökler ise başına gelen olayın iki kurum arasında

"ilginç bir yazışmaya" neden olduğunu
Aa muhabirinden öğrendi.

Başına gelen olayı anlatan Gökler, gece tuvalete kalktığı sırada çok büyük bir fare ile karşılaştığını belirterek, fareye ilk olarak ayağıyla vurmaya çalıştığını, daha sonra da bulduğu bir sopa ile vurduğunu söyledi.

Farenin de bu sırada elinin üstünden ısırdığını bildiren Gökler, "Bunun üzerine fareyi öldürüp çöpe attım. Eğer böyle bir yazışmaya konu olacağını bilseydim atmaz saklardım" dedi. -
(Anadolu Ajansı)

Bu konuyu yazdır

  Oysa ben seni sevmelere doyamadım
Yazar: ZencefiL - 06-16-2011, Saat: 02:48 PM - Forum: Aşk (Genel) - Yorumlar (10)

2ptq6qf.jpg
Öldürecektim seni bende ;kendimde o gücü bulabilseydim eğer…
Sindiremeyecektim senden kalanları benden uzak mezarlara koymaya!!
Diyar diyar dolaşıp yine içime gömecektim seni en sonunda…
”Ben demiştim” diyenlere, üzüntümü belli etmemek için kuşandığım, mekanik tebessümlerimin ardındaki yaşlarla sulayacaktım taze mezar toprağına ektiğim çiçekleri…
Ama ben seni içimde öldürmeye kıyamadım….

Başarabilseydim incitecektim seni,incinmişliğimin verdiği cahil cesaretle..
Ne var ne yok sayıp dökecektim karşına geçip..
Kendimi hayrete düşürürcesine birer tokat gibi vuracaktım hiç kullanmadığım o ağır lafları..
Kıracaktım seni bin bir parçaya ayırana kadar..
Duvardan duvara fırlatacaktım sevgi diye önüme sunduğun hastalıklı duygularını…..
Ama ben seni incitmeye de kıyamadım….

Elimden gelseydi unutacaktım seni..
Gözlerimden silecektim hayalini ve dilimden adını.
Duman duman atacaktım seni bu şehirdeki tüm bacalardan;
ama soluduğum havaya karışıp yine dolacaktın ciğerlerime.
Onlarca damla döküp göz pınarlarımdan akıtacaktım seni sevgimin atığı diye;
ama ıslaklığın kalacaktı elmacık kemiklerimde..
Bu kez de tenimin tuzuna karışacaktın..
“Sözümü tutacağım ,adını anmayacağım”nağmelerini dinleyip
neyi unutacağımı unutacaktım seni unutayım derken..
Zaten ben seni unutmaya da kıyamadım……

Ne kadar çabuk geldi ayrılık…
Oysa daha yeni başlamıştık birbirimize ayak uydurmaya,
daha doğrusu ayak uyduramamaya..
Nedensizliklerin iç çekişlerini dinlerken vedalar bozdu suskunluğumuzu..
Bana mıydı kızgınlığın yoksa kendine mi anlamadım…
Kaçar gibi veda ettin…
Oysa ben seni sevmelere doyamadım!!!

Öldürecektim seni..
incitecektim seni…
unutacaktım seni…
ama lanet olsun!!!
kı-ya-ma-dım.


Kahraman Tazeoğlu

Bu konuyu yazdır

  Tarih: 04-12-2026, 05:16 AM