:: Duygusuz.com - Dostluk ve Arkadaşlık Sitesi
Hoşgeldin, Ziyaretçi
Sitemizden yararlanabilmek için Kayıt olmalısınız.

Kullanıcı Adınız:
  

Şifreniz:
  





Forumda Ara

(Gelişmiş Arama)

Forum İstatistikleri
» Toplam Üyeler: 16,695
» Son Üye: floralpops
» Toplam Konular: 98,587
» Toplam Yorumlar: 1,065,567

Detaylı İstatistikler

Kimler Çevrimiçi
Toplam: 195 kullanıcı aktif
» 0 Kayıtlı
» 191 Ziyaretçi
Applebot, Baidu, Bing, GoogleBot

Son Aktiviteler
Bir Demet Söz
Forum: Güzel Sözler
Son Yorum: SunSet
05-07-2026, Saat: 11:22 AM
» Yorumlar: 70
» Okunma: 10,492
Kur’an’da Allah Zekâtı, M...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
05-03-2026, Saat: 11:57 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 45
İslam’ı Yaşarken İzlediği...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-30-2026, Saat: 01:06 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 40
Allah’ın Bizlere Güvendiğ...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-25-2026, Saat: 11:04 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 64
Allah’ın Dini İslam’ı Yaş...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-24-2026, Saat: 12:01 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 61
Saff Suresi 6. Ayet Üzeri...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-18-2026, Saat: 12:14 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 61
Namaz Dinin Direği Midir?
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-13-2026, Saat: 10:12 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 77
Atatürk'ün Çocukluk Anıla...
Forum: Hayatı ve Anıları
Son Yorum: Serdar102
03-28-2026, Saat: 09:08 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 123
Mavi'ye..
Forum: Aşk Hikayeleri
Son Yorum: SunSet
03-11-2026, Saat: 08:23 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 210
Keloğlan Çataltepe Tekfur...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:45 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 385

 
  modern gökdelenler
Yazar: sıla - 01-04-2011, Saat: 01:00 PM - Forum: Ev ve Dekorasyon - Yorum Yok

gk7ke5.jpg

20080714_1216025878_hypu-b.jpg
[SIZE="3"]İtalyan mimar David Fischer, Dinamik Gökdeleni, 80 katın her biri sözlü bir komutla dönebilecek şekilde tasarladı. Finscher’ın amacı, aynı oda içerisinde istenildiği gibi gün doğumu ve gün batımının izlenmesini sağlamaktı. Her iki katın arasına yerleştirilen bir rüzgar türbini ile (toplamda 79 adet) ve güneş panellerinden sağlanan enerji ile dönme eylemi 3 saat içinde gerçekleşebiliyor. Neredeyse tamamı prefabrike olan yapının 2010’da tamamlanması bekleniyor.
[/SIZE]


20090402_1238626575_5ywe-b.jpg
trump tower dubai kuleleri, bina dünyanın en yüksek binası.

Bu konuyu yazdır

  Otizmi Olan Çocuklar İçin Tuvalet Eğitimi
Yazar: MaSaL - 01-04-2011, Saat: 12:58 PM - Forum: Anne ve Bebek - Yorum Yok

Genel Yöntemler:

Tuvalet eğitiminde dikkat edilmesi gereken en önemli nokta olumlu bir tutum izlenmesidir. Gösterilen en ufak bir memnuniyetsizlik, olumsuz bir bakış bile çocuk tarafından hissedilir ve bu onu olumsuz etkiler. Çocuğunuza tuvaleti kullanma becerisini de diğer bir beceriyi öğretiyormuş gibi öğretin. Öncelikle ne kadar sıklıkta tuvalet ihtiyacının geldiğini anlamak için bir çizelge hazırlayın. Ortaya çıkan sonuca göre bu sıklıkta (örneğin bir veya iki saatte bir) çocuğunuzu düzenli olarak tuvalete götürün ve bu işlemi yaparken kısa sözcükler kullanmaya özen gösterin; "çiş", "ıslak", "kuru" gibi. Tuvaleti başarıyla kullandığı her seferde çok mutlu fakat sakin bir tavır sergileyin. Bu eğitimde çiş kazaları olduğunda ceza ve olumsuz tavır yerine, çocuk başarılı olduğunda gösterilen mutlu ve olumlu davranışlar çok daha fazla etkilidir. Kazalardan sonra ki soyunma ve giyinme işlemlerinin yalnızca tuvalette gerçekleştirilmesi gereklidir. Bu çocuğunuza tuvaletle ilgili işlemleri tuvaletle bağdaştırmayı öğretecektir.


Özel yöntemler:

İlk olarak bez kullanımı evden dışarıya çıktığınız zamanlar da dahil olmak üzere tamamen bırakılmalıdır. Unutulmamalıdır ki çocuğunuzun "altımda bez varken çiş yapabilirim, yokken yapamam" ayrımını yapabilmesi, "hiç bir zaman altıma çiş yapamam" ayrımını öğrenmesinden daha zordur.

Çocuğunuz tuvalete oturtulmayı reddediyorsa bunun bir kaç nedeni olabilir. Öncelikle çişini bezine yapma alışkanlığından vazgeçmek istemiyor olabilir. Fakat bir süre sonra bezin tamamen ortadan kalktığını anladığında bu alışkanlığını da yavaş yavaş terketmek durumunda olduğu fikri yerleşecektir. Tuvaletiniz çocuğunuz için büyük ise içine düşme korkusuyla kendini güvende hissetmiyor olabilir. Klozet kapağına yerleştirilebilen adaptör ve ayaklarını basabilmesi için tuvaletin önüne koyacağınız büyükçe bir kutu ile kendini daha güvende hissetmesini sağlayabilirsiniz. Ayrıca klozet kapağı soğuk olabileceği için üzerini kaplayacağınız bir bez de bu sorunu ortadan kaldırabilir. Eğer çocuğunuz tuvaletini yapmıyorsa, onu tuvaletin üzerinde 5 dakikadan fazla oturtmayın. Nazikçe ve sakin bir tavır içerisinde olmaya özen gösterin. Çocuğunuz tuvalette bulunduğu sürece yanında bekleyin. Eğer tuvaleti uygun bir şekilde kullanırsa, hemen vermek üzere yanınızda bir ödül bulundurun. (şeker veya cips gibi) Eğer 5 dakika sonunda bir sonuç alınamazsa nazikçe kaldırın, fakat aferinle veya yiyecekle ödüllendirmeyin.

Çocuğunuzu sabah kalktığında ilk iş olarak tuvalete götürün. Ayrıca yemeklerden önce ve sonra, dışarı çıkmadan önce ve yatmadan önce de tuvalete götürmek uygundur. Tuvalete götürdüğünüz zamanların ve kazaların mutlaka bir kaydını tutun ki gelişmeyi daha net bir şekilde izleyebilesiniz. Çocuğunuz tuvaleti her uygun kullandığında çizelgenize gülümseyen bir yüz çizin ve bunu çocuğunuza gösterin ki bu olaydan memnuniyet duyduğunuzu daha somut bir şekilde görebilsin.

Tuvaletten kalktıktan sonra çocuğunuzun giysilerini kendisinin çekmesi için fırsat tanıyın. Başlangıçta yardım ederek, daha sonra yardımınızı azaltarak bu işlemi gerçekleştirmesini sağlayın.

Bu konuyu yazdır

  Çocuklarda Tuvalet Eğitimi
Yazar: MaSaL - 01-04-2011, Saat: 12:56 PM - Forum: Anne ve Bebek - Yorum Yok

cocuk11.jpg
Tuvalet eğitimi için �doğru� yaş çocuğun hazır olduğu zamandır. Uzmanlar, tuvalet eğitimi için en uygun zamanın iki yaş ve sonrası olduğunu belirtiyor ve kesinlikle zorlanmaması gerektiğini önemle vurguluyor. Zorlamak çocuğu psikolojik yönden olumsuz etkileyebiliyor.

Uygun Zaman Ne Zaman?

Her çocuğun tuvalet eğitimine hazır olma yaşı farklıdır Bazıları 18 ile24 ay arası buna hazır olma belirtileri gösterirken, bazı çocuklarda ise bu süre 30 aya kadar sürmektedir.

Tuvalet Eğitimi Nasıl Verilmeli?
çocuğunuzun bezi bırakıp tuvaleti kullanmaya başlayacağı gün, onun için çok önemli bir gündür. Bütün bu hazırlıklar tamamlandıktan sonra, ona artık bebek bezlerine ihtiyacınızın olmadığını anlatın. Uygulamayı yapacağınız günden en az 2�3 gün önce, bundan sonra bez kullanmayacağınızı söyleyin. Son gün:�Yarın önemli bir gün. Artık benim çocuğum büyüyor, bezlerini kaldırıyoruz ve annesi,babası gibi,o da tuvaleti kullanacak.�gibi ifadeler kullanarak çocuğunuzu bu duruma hazırlayın.Uygulamayı başladığınız andan itibaren çocuğun anlayabileceği basit cümleler seçin.

cocuktuvaleti.jpg

Tuvalete ihtiyacı olduğunda söylemesi için onu cesaretlendirin.Tuvaletini yaptıktan sonra ise haber verdiği için onu övün. Her başarıda onu övün, memnuniyetinizi bir gülücük veya sarılma bazen de küçük bir ödülle gösterin. Ara sıra ortaya çıkabilecek başarısızlık durumlarında onu eleştirmeyin. Bu durum sadece çocuğu üzer ve de işinizi zorlaştırır. Yatmaya hazırlanan çocuğa çok sulu gıdalar vermemek, aşırı hareketliliği engellemek ve uykudan önce tuvalet ihtiyacını gidermek önemlidir; ayrıca, gece belli bir saatte çocuğu tuvalete kaldırmak gerekir. örneğin; saat 21.00�de uyumuş olan çocuğu gece 12.00 � 01.00 sıralarında tuvalete kaldırmak ve mutlaka uyanık olmasını sağlamak şarttır.

Tuvalet Eğitimi Ne Kadar Sürer?
Her çocuk farklıdır. Genellikle, önce bağırsak kontrolü sağlanır. çoğu çocuk, 3-4 yaş dolayında bağırsak kontrolü ve gündüz idrar kontrolünü başarır. Geceleri kuru kalmak içinse, bazen birkaç ay ve hatta yıla daha gerek duyabilir. Kızların çoğu ve erkeklerin ¾' ü 5 yaşında geceleri kuru kalabilmektedir. Ancak, yatak ıslatma çocukluk çağında sık rastlanan bir durumdur ve kontrol yaşı genetik etkenlerle belirlenir. çocuğunuza kızmadan önce, annenize kaç yaşında kuru kalmayı başardığınızı sorun!

Bu konuyu yazdır

  Çocuklarda Kekeleme
Yazar: MaSaL - 01-04-2011, Saat: 12:54 PM - Forum: Anne ve Bebek - Yorum Yok

Çocuğun konuşmasının zamanlamasında ve akıcılığında bozulma söz konusudur, seslerin ve hecelerin sık uzatılması ve tekrar edilmesi olabilir. Hece ve kelimeleri söylerken duraklama olabilir. Bazen söyleyemediği kelimeyi konuşmamak için kişi başka kelimeler kullanmaya çalışabilir. Kelime yinelemeleri olabileceği gibi hece yinelemelerinde olabilir.

Genelde 2-4 yaşları arasında olan kekemelik normal olarak karşılanır. Kekemeliğin %90 geçici olmakla beraber %10 kadarı kalıcı olabilir. Israr eden kekemeliklerde gerekli müdahalenin yapılması gerekir. Bazı durumlarda kekemelik dalgalanmalar şeklinde değişik dönemlerde görülebilir.

Ailenin çocuğun kekemeliğine dikkat çekmemesi gerekir. Çocuk kekelemeye başladığında sanki normal konuşuyormuş gibi davranmak önemli bir noktadır. Eğer dikkat çekerse, uyarırsa çocuğun anksiyetesi daha da artar, bu da konuşmanın daha da bozulmasına neden olur. Kekemelik durumunu değişik stres etkenlerinin, kaygı durumlarının, aşırı kontrolcü ebeveyn davranışlarının, yeni hayat aşamasında (kardeş doğumu, okula başlama gibi) uyum güçlüklerinin kekemeliğin şiddetini artırdığı konusunda klinik veriler mevcuttur. Kekemelik belli bir süre geçmez ise anne babaların zaman kaybetmeden çocuklarını çocuk psikiyatrisine götürmeleri gerekir. Belli bir yaştan sonra kekeleme için konuşma, nefes ve ritim egzersizleri verilir. Bu egzersizler ile çocuğun durumuna eşlik eden kaygı durumlarını azaltmak amacı ile ilaç tedavisi de uygulanabilir. Yurt dışında konuşma terapisti yetiştiren dört senelik fakülteler olmasına karşın ülkemizde kekemelik profesyonel anlamda ele alınmamaktadır.

Bu arada kekemelikten dolayı çocukta gelişebilecek özgüvenin zedelenmesi, sosyal ortamlara girmek istememe ile birlikte sosyal fobi, etrafta konuşmaktan kaçınma, arkadaş ilişkilerinde bozulmalar, ders ve okulda konuşmak istemediği için uyum güçlükleri, içe çekilme, kendini ifade etmekte zorluk, kronik depresyon gibi durumlar görülebilir. Bu nedenle eşlik eden bazı psikiyatrik sıkıntılar için psikoterapi ve ek ilaç desteği yapılmalıdır.

Bu konuyu yazdır

  Hamilelerin Doğum Çantasında Neler Olmalı
Yazar: MaSaL - 01-04-2011, Saat: 12:54 PM - Forum: Anne ve Bebek - Yorum Yok

dogumcantasi.jpg

* Toplam 2-3 takım gecelik veya pijama. Pijamanın üstünün önü tamamen düğmeli ,altı ise beli bol lastikli ve bir beden büyük bol verahat tercih edilmelidir.Gecelik ise mümkünse emziren anneler için özel üretilen, ön kısmı rahatlıkla yaprak gibi açılabilen türden olmalıdır. Bunları hamile giyimi satan mağazalardan temin etmek mümkündür.
* Sabahlık, yelek gibi üzerine giyebileceği rahat bir giysi.
* Çorap, rahat ve yumuşak bir terlik.
* Bol iç çamaşırı. İç çamaşırları tercihen beyaz, pamuklu, yüksek belli olmalıdır. Gebeyken kullanılan iç çamaşırlarından olabilir.Ayrıca eğer yoksa piyasadan gebe kıyafetleri satan mağazalardan gebeler ve lohusalar için üretilen yüksek belli özel iç çamaşırları da temin etmek mümkündür.
* 1-2 adet emzirme sütyeni, 1 paket göğüs ucu pedi, ve ezcanelerde de bulunan özel ıslak göğüs ucu temizleme mendilleri.
* 1 paket büyük boy hijyenik ped, kadın bağı.
* Diş fırçası, diş macunu ,toka,küçük el aynası, tarak gibi günlük bakım eşyaları.
* Deodorant, nemlendirici veya losyon.
* Makyaj malzemeleri. Makyaj çantanızı yanınıza almayı kesinlikle unutmayın� Annelerin de güzel görünmek en doğal hakkıdır!!. Güzel görünmeyi ihmal etmeyin�
* Kirli çamaşırlarınızı koyabileceğiniz bir torba veya poşet.
* Fotoğraf makinası, video -cd-dvd kayıt cihazı.Bunlara ait şarj cihazı,film, cd, dvd ve yedek pil.
* Eğer sistemik hastalık var ise (tansiyon , guatr gibi) bu hastalıklara ait ilaçlar veya bazı ilaçlara karşı allerjiniz var ise bunları belirten bir belge veya ilaç isimleri.
* Evlilik cüzdanı,nüfus cüzdanı (yabancılar için pasaport, oturma izni, ikametgah senedi).
* Sağlık sigortası var ise gerekli belgeler ,sağlık güvencenizin olduğu kuruma ait sevk ve belgeleriniz..

Anne bavula bebeği için neler almalı?
Doğum çantası bebek için neler içermeli?


* Bir paket küçük boy bebek bezi.
* Islak mendil, alkolsuz ve bilinen bir ürün olmasına dikkat edin..
* 3-4 adet zıbın ve uzun kollu bacaklı tulum-pijama
* 3 adet başlık ve patik
* 3 adet çorap, süslü olmasına özen gösterin..
* 2 adet yelek, hırka
* 2 adet yumuşak küçük havlu
* En az 3 adet önlük
* 1 tane battaniye. Çıkışta eve giderken çok gerekecektir. Küçük bri pike de olabilir ( doğum mevsimine bağlı olarak)
* Kirli çamaşır torbası veya bir poşet
* Çıkarken bebeğinizi taşıyacağınız port bebe, bebek çantası ve bakım çantası
* Her ihtimale karşı emzik, biberon, pişik kremi
* Bebeğinizin ilk saatlerini ve günlerini kaydedeceğiniz ve ilk resimlerini de yapıştıracağınız özel günlük. Kitapçılardan temin edebilirsiniz.Günlükteki doğum sayfasını doktorunuza doldurtup imza ettirmeyi de unutmayın.. güzel bir hatıra olacaktır.
* Ve tabii ki bir tane nazar boncuğu !(eğer nazara inanıyorsanız!!!) Yakınlarınız getirebilir fakat siz yine de almayı unutmayın
* Bir çok hastanede bebeğin odasının kısmen süslenmesi hastane tarafından yapılmaktadır. Fakat siz yine de odanızı süsleyebileceğiniz balonları özel bebek süslerini almayı unutmayın.. Bebeğinizin çikolatalarını temin ettiniz mi??

Bebek İçin Genel Olarak Gerekli Olanlar Nelerdir?


* Üç-Yedi adet iç çamaşırı. Önden açılabilen yanları yapışkanlı çamaşırlar kolayca giydirilip çıkarılabilirler. Altı yapışkanlı giysiler de bebekler yukarı tırmandıklarından göbeğini kapatma özellikleri vardır.
* Üç-Yedi adet alttan iple çekerek kapanan gece giysisi. Bebek harketkenince bu ipleri çıkarabilirsiniz.
* 2-3 adet örtü.Eğer bebeğiniz kışın veya sonbaharda doğduysa tulum kullanmak yerine bu örtü mutlaka gereklidir.
* 3-4 adet su geçirmez pantolan, muşamba bez. Kumaş bez kullanma durumunda gereklidir.Bu arada pamuk veya yünden yapılan bezler bebeğinizde oluşacak pişikleri önler ve cildin hava almasını sağlarlar.
* 2-3 çift patik veya çorap. Kolayca çıkmayanları tercih edin.
* 3-6 adet ayaklı, streç tulum. Sonbahar ve kışın doğan bebekler için gereklidir; yaz ve ilkbahar bebekleri için sadece 2-3 adet yeterlidir.
* 3-6 adet tek parça giysi. Bebeğiniz bahar sonu veya yazın doğduysa gereklidir. 2 yıkanabilir önlük. Katı besinlerden önce yenen mamaların tükürülmesine karşın önlük gerekir.
* 1-3 adet kazak.Yaz için hafif kış içinse kalın kazak gereklidir.
* 1-3 şapka. Özellikle kışın doğan bebekler için kenarlarda kulakları olan şapkalar yaz içinse hafif şapkalar güneşten korur.
* Bir adet giysileri ve malzemeleri taşıma çantası. Bebek bezlerini, değiştirme malzemelerini ve elbiseleri taşımak için, gerektiğinde biberon oyuncak ve yiyecekleri taşıyacak yeri olan bebek çantası seçin.

Bebek İçin Hangi Tuvalet Malzemeleri Gereklidir?


* Bebek sabunu veya banyo sıvısı. Yedek olarak bulundurun.
* Gözleri yakmayan şampuan.Özellikle bebeğiniz küçükse bu tür şampuanları kullanın.
* Bebek yağı. Doktor özellikle tavsiye etmediyse kullanmayın onun yerine ayçiçek yağı da kullanabilirsiniz.
* Bebekler için mısır nişastası. İsteğe bağlı olup sıcak havalarda kullanılması iyi olur.
* Pişik için merhem. Doktorunuza danışın.
* Rektal termometrenin kolay girmesi için vazelin türü jeller. Pişik için kullanılmaz.
* Bez değiştirirken elleri temizlemek için kullanılan temizleyiciler (alkolsüz ıslak mendiller). Bebeğinizin doğumunu izleyen ilk haftalarda bebeğinizin poposunu temizlemek için pamuk topları ya da su kullanın. Eğer bebeğinizin pişik problemi varsa bu alkolsüz ıslak mendilleri uygulayın.
* Steril pamuk toplar. Bebeğinizin kordonunu gözlerini ve ilk haftalarda bez değiştirirken ya da pişik söz konusuysa bu pamukları uygulayın.
* Bez iğnesi (sekiz adet). Başı metal olan çengelli iğneler kumaş bez kullanıyorsanız gereklidir.
* Bebeklere özel tırnak makası.

Bu konuyu yazdır

  Sezaryanla Doğumun Riskleri
Yazar: MaSaL - 01-04-2011, Saat: 12:53 PM - Forum: Anne ve Bebek - Yorum Yok

hamile.jpg


Herşeye rağmen sezaryan bir operasyondur. Karın açılmaktadır. Karın içi iltihaplanma riski her zaman vardır. Dikişlerde, ciltaltında kanama ve iltihap ile karşılaşılabilir.

Sezaryan ile kan kaybı normal doğuma göre daha fazladır. 2. veya 3. kez yapılan sezaryanlar 1. lere göre daha risklidir. Çünkü ilk sezaryandan yapışıklıklar kalmıştır. Idrar kesesi yukarı kaymış olabilir. Idrar kesesinin veya idrar yollarının zedelenme riski vardır.

Sezaryan sonrası dikiş bölgesindeki sancılar 3-4 gün devam eder ve Anne�nin hareketlerini ve emzirmesini güçleştirir.
Genel anestezi ile yapılan sezaryanlarda anesteziye bağlı sıkıntılar olabilir. Bu şekilde sezaryan ile doğum yapanlarda Anne ölüm oranı vajinal doğuma göre 3-4 kat fazladır.

Bu konuyu yazdır

  Kan Uyuşmazlığında Yakın Takip Şart
Yazar: MaSaL - 01-04-2011, Saat: 12:52 PM - Forum: Anne ve Bebek - Yorum Yok

Kan Uyuşmazlığında Yakın Takip ŞartAnnenin kan grubunun RH negatif babanınki ise pozitif olduğu durumlarda ortaya çıkan kan uyuşmazlığının hamileliğin sağlıklı bir şekilde tamamlanması için yakından izlenmesi gerekiyor.

Kan uyuşmazlığı nedir?
Kan uyuşmazlığı yüksek riskli gebelik kapsamında değerlendirilen bir sorun. Annenin kan grubunun RH negatif babanınkinin ise pozitif olduğu durumlarda ortaya çıkar. RH faktörü eritrositlerde (alyuvarlar ) bulunan antijenik bir bir yapıdır. Kan grubu RH negatif olan bir gebe RH pozitif kanla karşılaşırsa kendinde bulunmayan RH antijenine karşı duyarlanır ve antikor oluşturur. Bu olaya immünizasyon denir. Dolayısıyla immunize kan uyuşmazlığı anne karnında RH antijenine karşı antikorların varlığını ifade eder. Önlem alınmadığı zaman anne karnında ölümünden yenidoğan sarılığına kadar geniş bir yelpazede önemli sorunlara yol açar.

Kan uyuşmazlığında hangi faktörler etkilidir?
Kan uyuşmazlığında etkili olan birçok faktör vardır. Öncelikle RH negatif gebenin RH pozitif kanla karşılaşması gerekir. Bu durum da eşinin kan grubunun RH olmasıyla mümkün. Aslında probleme yol açan babadan RH pozitif kan grubunu alan ve anne karnında RH pozitif olan çocuktur. Çocuğun çok az miktardaki kanı doğum sırasında anneye geçerek annenin duyarlanmasına neden olur. Duyarlanma ( immünizasyon ) asıl olarak doğum sonrası gerçekleşir. Ancak nadiren düşük kürtaj ve dış gebelik sonrası da oluşabilir.

Neden olabileceği sağlık sorunları nelerdir?
Annede RH pozitif eritrositlere karşı mevcut olan antikorlar plasentadan kolaylıkla geçebilir. Fetusun dolaşımına katılan bu antikorlar fetusun kan grubu RH pozitif ise eritrositlerin yıkımına neden olurlar. Fetus için sorunun ana kaynağı eritrositlerin yıkıma uğraması yani kansızlıktır. Kansızlığın derecesine bağlı olarak fetusda ve yeni doğanda problemler ortaya çıkar. Oluşan tablo anne karnında çocuğun ölümünden yeni doğanda hafif bir sarılığın oluşmasına kadar geniş bir spektrum oluşturur. Çocukta oluşabilecek problemlerin şiddeti ortaya çıkan kansızlığın derecesi ile ilişkilidir.

Tanısında kullanılan yöntemler nelerdir?
RH negatif anne ve RH pozitif baba söz konusuysa öncelikle annenin immünize olup olmadığının belirlenmesi gerekir. Bu da anne karnında Rh pozitif eritsositlere karşı antikorların bulunup bulunmadığının belirlenmesi ile mümkün olur. Bu sebeple Indirek Coms testi uygulanır. Indirek Coms testi pozitif ise antikor var negatif ise antikor yok demektir. Indirek Coms testi negatif ise anne immunize değildir. Mevcut gebelik açısından risk taşımaz ve alınması gereken önlem doğum sonrası gebenin duyarlanmasını önlemektir. Bu amaçla çeşitli isimlerle piyasada bulunan Anti-Rh-immunglobulinleri (antikorları) kullanılır. Halk arasında bu ilaçlar "uyuşmazlık iğnesi" olarak bilinirler. Bu ilaçların içinde Rh kan grubuna karşı antikorlar vardır. Bu antikorlar daha önce Rh kanla karşılaşmış Rh(-) annelerin ürettikleri antikorların aynısıdır. Bu antikorlar anneye kalça yoluyla enjekte edildiğinde anne kanına geçerek tüm Rh antijen taşıyan hücreleri bulur ve anne savunma sistemi henüz bu Rh antijenleri görmeden bunları parçalayarak ilk teması engeller. Indirek Coms testi pozitif ise annenin karnında fetusa zarar verebilecek antikorlar bulunuyor demektir. Bu durumda fetus risk altındadır. Yapılması gereken fetusdaki kansızlığın derecesini belirleyebilmektir. Bunun için daha önceki gebeliklerin sonuçları dikkate alınarak ve fetusun ultrasonografi ve doppler ile değerlendirilmesi yapılarak kansızlığın derecesi belirlenmeye çalışılır.

Kan uyuşmazlığı tedavisinde kullanılan metotlar nelerdir?
Kan uyuşmazlığının tedavisinde tanı konulduktan sonra fetusdaki kansızlığın derecesi saptanıyor. Fetusda ileri derecede kansızlık olduğu düşünülüyorsa kansızlığın tedavisi olan kan tranfüzyonu uygulanması gerekebilir. Anne karnındaki çocuğun göbek kordonuna ultrasonografi eşliğinde bir iğne ile girilerek kan verilir. Gerekli aralıklarla bu işlem tekrarlanarak çocuk uygun zamanda doğurtulur. Bu yöntem günümüzde başarı ile uygulanan ve son derece etkili bir tedavi yöntemidir.

Bu konuyu yazdır

  Emzirirken Nasıl Beslenmek Lazım
Yazar: MaSaL - 01-04-2011, Saat: 12:52 PM - Forum: Anne ve Bebek - Yorum Yok

Emziklilikte süt salgılanması, kadının normal gereksiniminden daha fazla enerji, protein, vitamin ve mineralleri almasını gerektirir. Emzikli kadının salgıladığı sütteki enerjinin önemli bir kısmı yediklerinden sağlanmaktadır. Ancak kadının aldığı enerji tam olarak süt enerjisine dönüşememekte, vücut dokuları da bir miktar harcanmaktadır. Sağlıklı beslenen bir kadının ortalama günde 800 ml süt ürettiği ve bunun 555 kalorilik enerji sağladığı araştırmalarla ortaya konmuştur. Diyetin sağladığı enerjinin %81 oranında süt enerjisine dönüştüğü düşünülürse, emzikli kadının süt verdiği sürece günlük 500-600 kalorilik ek enerji alması gerekir.

Annenin sütünün yeterlilik derecesi, bebeğin büyüme oranı gözlenerek değerlendirilebilmektedir. Pratik olarak ilk 6 ayda, her ay için bebeğin 700-900 gram ağırlık kazanması ile 4 ay sonunda doğum ağırlığının iki katı olması, anne sütünün yeterli olduğunu göstermektedir.

Emzikli annenin zayıflaması gebelikte aldığı ağırlık durumuna bağlıdır. Fazla kilo almamış bir anne süt verdiğinden dolayı zayıflar, fakat gebelik süresince 9-12 kilo almış olan anne, vücudunda depo ettiği yağları süt verirken harcayabilir. Bu durumda enerji yetmezliği görülmez. Yapılan araştırmalarda emzikli annelerde çeşitli vitamin yetersizliği belirtilerinin sıklıkla görüldüğü rapor edilmektedir. Bunun en önemli nedeni emziklilik döneminde annenin verdiği süte karşılık günlük besin öğeleri ihtiyacında gerekli ekleri yapmamasıdır.

Normal Ağırlıkta ve Normal Faaliyette Emzikliler İçin Gerekli Günlük Besin Tür ve Miktarları

Et, kuru baklagil, yumurta
2-3 porsiyon
2 yumurta= 1 porsiyon
1 et, kuru baklagil yemeği=1 porsiyon

Taze sebze ve meyveler
5-6 porsiyon

Süt ve Türevleri
2 porsiyon
1 bardak süt.veya yoğurt=1 porsiyon
2 kibrit kutsu peynir=1 porsiyon

Ekmek
5-8 dilim

Pirinç, bulgur, makarna, börek, tatlı
1-2 porsiyon

Besin gruplarından alınacak miktarların ayarlanmasının yanı sıra yemeklere konan yağ, tatlı ve içeceklere konan şeker miktarlarına özellikle dikkat edilir (günlük yağ tüketimi=20-30 gram, şeker tüketimi= 15 gram).

Yemeklerde tatlı yenirse tahıllardan 1 porsiyon eksiltilir. Ancak emzikli kadın normal ağırlığından düşük ise bu eksiltme yapılmaz.

Bu konuyu yazdır

  Bebeklerde Bıngıldak Nedir
Yazar: MaSaL - 01-04-2011, Saat: 12:51 PM - Forum: Anne ve Bebek - Yorum Yok

Yenidoğan bebekte anne-babalar bebeğin başına dokunmaktan korkarlar. Çünkü bebeğin kafasının üzerinde bıngıldak adı verilen yumuşak kısımlar vardır ve dokunulduğunda hafifçe içeri çöker. Aslında bıngıldaklar dokunmaya karşı oldukça dayanıklıdır.

01b1.jpg

Bıngıldağın iki önemli görevi vardır:

1.Doğumu kolaylaştırmak

2.Bebeğin beyninin dışarıya doğru rahatça büyüyebilmesini temin etmek.

Bebeğin kafasında altı tane bıngıldak vardır. Elle dokunduğumuzda ancak iki bıngıldağı fark edebiliyoruz.

Bebeğin fark edemediğimiz bıngıldakları doğumdan sonraki 2 ile 3 ay arasında kapanır.

Öndeki bıngıldak, alnın hemen üzerinden başlar ve genişliği beş santimetreye kadar varabilir. Şekli baklava dilimine benzer. Bu bıngıldak bebek altı aylıkken kapanmaya başlar, 18 aylık olduğunda tamamen kapanır. Ön bıngıldağın dört aydan erken kapanması beyin gelişimini, büyümesini engelleyebileceği için dikkatli olunmalıdır. Arkadaki bıngıldak ise, kafanın arkasında küçük ve üçgen bir şekil olarak görülür. Öndeki bıngıldağa göre daha az farkedilen bu bıngıldak, üçüncü ayda kapanır. Bıngıldakların geç kapanması, bir hastalık belirtisi olabilir. Tiroit hormonu eksikliği ya da D vitamini yetersizliğinde bıngıldaklar geç kapanabilir.

Bebek doğarken kafatası kemikleri henüz tam gelişmemiştir ve son şeklini almamıştır. Zaten böyle olması gerekir. Çünkü bebek, dış dünya ile tanışmadan önce, doğum kanalından geçmesi gerekir. Sert kafatasıyla geçemeyeceği bu kanalı, ayrık kafatası kemikleri ve arasındaki esnek doku sayesinde zarar görmeden geçer. Bıngıldak adı verilen bu boşluklar sayesinde kafatası kemikleri birbirine yaklaşır; hatta üst üste bile binebilir. Böylece bebeğin kafası, doğum kanalının şeklini alır ve doğum bu sayede gerçekleşir. Ayrıca bebeğin beyni de, bu sıkışmadan dolayı zarar görmez.

01b2.jpg

Ayrıca kafa kemiklerinin, ayrık ve yumuşak olması, beynin büyümesine imkan sağlar. Beyin büyümesi sürdükçe kafa kemiklerindeki eklem yerleri ve bıngıldak yumuşak olduğu için kafatası büyümesi mümkün olmaktadır. Oysa bıngıldaklar olmasa, kafatası kemikleri büyüyemeyeceği için beyin de küçük kalır. Kafatasının büyümesi sadece beynin büyümesiyle olur.

İshalli bir bebekte içine doğru çökmüş bıngıldak, bebeğin su ihtiyacı olduğunu gösterir. Acilen bebeğe yeterli miktarda su verilmesi gerekir. Bu durumda çocuk doktorunuzu arayınız. Bıngıldağın olduğundan fazla çıkıntılı durması da , kafa içi basıncının arttığına işaret eder ve doktor kontrolü gerekir.

Bu konuyu yazdır

  Tüp Bebek Aşılaması
Yazar: MaSaL - 01-04-2011, Saat: 12:48 PM - Forum: Anne ve Bebek - Yorum Yok

Tüp Bebek Aşılama,Tüp Bebek Tedavisi, Tüp Bebek Tedavisi nasıl,Tüp Bebek Aşılaması

tupbebekasilamasi.jpg

Aşılama olarak da bilinen intrauterin inseminasyon tedavisi çocuğu olmayan çiftlere uygulanan en yaygın tedavilerden biridir.
Aşılama tedavisi sperm sayısı, yapısı ve hareketliliği normalin altında olan hastalara uygulanır. Aşılama tedavisi uygulanmadan önce erkekten alınan meni örneği sayı, hareket, yapı ve antisperm antikorları yönünden detaylı olarak incelenir. Kadın eşin ise tüplerinin açık olup olmadığının değerlendirilmesi gereklidir.

Bu işlemden önce kadın eşin yumurtalıklarının uyarılması için ilaç kullanabilir. Bu uygulama ile çoğul gebelik ihtimali artar. Kadın eşe ilaç kullandığı süre içinde ultrasonografik incelemeler yapılarak yumurta gelişimi izlenir ve yumurtanın içinde bulunduğu folikül adı verilen kesenin çapı 18-20 mm ye ulaştığında hCG enjeksiyonu (folikülün çatlamasını sağlayan iğne) yapılır. Bundan 34-38 saat sonra aşılama yapılır.

Uygulamanın yapılacağı gün erkekten alınan meni özel yöntemlerle hazırlanarak hareketliliği ve yapısı iyi olan spermlerden zenginleştirilir. Aşılama yapılırken meninin hazırlanmadan kullanılması sakıncalıdır. Bu durum kadında alerjik reaksiyonlara, enfeksiyonlara ve ağrıya neden olabilir. Hazırlanan örnek özel katater aracılığı ile anne adayının rahmine verilir.

Düzenli adet gören, tüpleri açık olan, endometriozis hastalığı olmayan ve 35 yaşın altında olan kadınlarda başarı daha yüksektir. Aşılama ile gebelik şansı her uygulamada % 15-20 civarındadır.

Bu konuyu yazdır

  Tarih: 05-12-2026, 03:30 AM