:: Duygusuz.com - Dostluk ve Arkadaşlık Sitesi
Hoşgeldin, Ziyaretçi
Sitemizden yararlanabilmek için Kayıt olmalısınız.

Kullanıcı Adınız:
  

Şifreniz:
  





Forumda Ara

(Gelişmiş Arama)

Forum İstatistikleri
» Toplam Üyeler: 16,695
» Son Üye: floralpops
» Toplam Konular: 98,587
» Toplam Yorumlar: 1,065,567

Detaylı İstatistikler

Kimler Çevrimiçi
Toplam: 196 kullanıcı aktif
» 0 Kayıtlı
» 192 Ziyaretçi
Applebot, Baidu, Bing, GoogleBot

Son Aktiviteler
Bir Demet Söz
Forum: Güzel Sözler
Son Yorum: SunSet
05-07-2026, Saat: 11:22 AM
» Yorumlar: 70
» Okunma: 10,463
Kur’an’da Allah Zekâtı, M...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
05-03-2026, Saat: 11:57 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 43
İslam’ı Yaşarken İzlediği...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-30-2026, Saat: 01:06 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 36
Allah’ın Bizlere Güvendiğ...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-25-2026, Saat: 11:04 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 63
Allah’ın Dini İslam’ı Yaş...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-24-2026, Saat: 12:01 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 60
Saff Suresi 6. Ayet Üzeri...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-18-2026, Saat: 12:14 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 57
Namaz Dinin Direği Midir?
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-13-2026, Saat: 10:12 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 76
Atatürk'ün Çocukluk Anıla...
Forum: Hayatı ve Anıları
Son Yorum: Serdar102
03-28-2026, Saat: 09:08 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 122
Mavi'ye..
Forum: Aşk Hikayeleri
Son Yorum: SunSet
03-11-2026, Saat: 08:23 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 207
Keloğlan Çataltepe Tekfur...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:45 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 381

 
  Şoförleri sevindirecek buluş
Yazar: MaSaL - 01-20-2011, Saat: 11:51 PM - Forum: Güncel Haberler - Yorum Yok

1pxpoint.jpg 10pxara.gif

20110113124429_car.jpg
Türk bilim adamları, otomobillerin fren balatalarında, motor aksamlarında ve uçak parçalarında sürtünme elemanı olarak kullanılabilecek yüksek performanslı kompozit malzeme geliştirdi.

Silisyum karbür, bor karbür ve alümina tozları ile alüminyum külçeleri kullanılarak geliştirilen yeni malzemenin, özellikle fren balatalarında mevcut kullanılan malzemelere göre 2 kat daha dayanıklı olduğu belirtildi.

Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) ve Sakarya Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Komisyonu (SAÜ-BAPK) tarafından desteklenen 'Kompozit Malzemelerin Üretimi ve Mekanik Özelliklerinin Bilgisayar Ortamında Modellenmesi ve Simülasyonu' projesinde dayanıklılığı yüksek metal kompozit malzeme üretildi.
SAÜ Teknoloji Fakültesi Öğretim Üyeleri Doç. Dr. Adem Demir, Yrd. Doç. Dr. Uğur Soy ve araştırma görevlisi Dr. Fatih Çalışkan tarafından 3 yıllık çalışma sonucunda geliştirilen yüksek çekme dayanımlı, aşınma direnci yüksek, elastik ve işlenebilir malzemenin, ucuz maliyeti nedeniyle özellikle otomotiv sanayisine büyük katkı sağlayacağı ifade ediliyor.
Projenin koordinatörlüğünü yapan Doç.Dr. Demir, Cihan Haber Ajansı muhabirine yaptığı açıklamada, 6 akademisyenin çalıştığı projede, kompozit malzemenin üretiminde yerli olarak üretilen silisyum karbür, bor karbür ve alümina tozları ile alüminyum külçelerinin kullanıldığını söyledi. Yüksek aşınma dayanımına sahip silisyum karbür, bor karbür ve alümina gibi seramik tozların replika tekniği olarak adlandırılan bir yöntem ile seramik köpük yapı formlarına dönüştürüldüğünü anlatan Demir, "Seramik köpük yapılara basınçlı döküm yöntemi ile alüminyum emdirilerek malzeme üretildi. Üretilen kompozit malzemenin mekanik, fiziksel, tribolojik ve mikroyapı özellikleri laboratuarda incelendi. Geliştirilen kompozit malzemenin, farklı hız, yük ve mesafelerde aşınma testleri yapıldı. Malzemenin aşınmaya karşı dirençli olduğu belirlendi. İleri teknoloji malzemesi olarak üretilen kompozit malzeme, hem ham madde hem de üretim prosesleri olarak tamamen yerli üretim." diye konuştu.
Geliştirilen kompozit malzemenin otomobillerin fren balatalarında, motor aksamlarında sürtünme elemanı olarak ve uçak parçalarında kullanılabileceğini kaydeden Demir, malzemenin bu alanlarda kullanılan çelik, dökme demir ve polimer içerikli geleneksel malzemelere alternatif oluşturacağını dile getirdi.
"BALATALARIN ÖMRÜNÜ 2 KAT DAHA ARTTIRACAK"
Geliştirilen kompozit malzemenin araçların fren balatalarında hali hazırda kullanılan malzemelere nazaran en az 2 kat daha uzun ömürlü ve yüksek performanslı olduğunu vurgulayan Yrd. Doç. Dr. Uğur Soy ise kompozit malzemenin esnekliği ve sertliği sayesinde araçlarda kayma riskinin azalacağını ifade etti. Soy, geliştirdikleri kompozit malzemeden üretilecek fren balatalarının aşınmaya dayanıklı olacağını savundu.
Araçlarda daha çok asbest içerikli polimer balataların kullanıldığını belirten Soy, şöyle konuştu: "Sürekli trafikte olan araçlarda balatalar aşırı kullanımdan dolayı aşırı derecede aşınıyor ve bunun neticesinde etrafa koku veriyor. Mevcut bazı balatalarda içeriğindeki asbest maddesi solunum yoluyla insana bulaşabiliyor ve kanserojen etkisi ile sağlığa zarar verebiliyor. Asbest içerikli balatalar kullanan ve ABS fren sistemi bulunmayan ticari araçlarda aynı zamanda ani fren yapıldığında kayma meydana geliyor. Bu durum balataların zamanla aşınması ve balataların içeriklerindeki yetersiz malzeme özelliklerinden kaynaklanıyor. Kayma sonucu can güvenliğini tehlikeye sokacak durum ortaya çıkabiliyor. Bizim geliştirdiğimiz kompozit malzeme asbest içermemekte, içerisindeki alüminyumun yumuşaklığı da ani frende kaymamayı önceleyici etki gösteriyor. Ayrıca ihtiva ettiği seramik tozlar ile kolay bir şekilde aşınmıyor." Soy, 100 bin lira harcanarak geliştirilen kompozit malzemenin seri üretiminin orta vadede mümkün olduğunu bildirdi.
Öte yandan projeyi gerçekleştiren akademisyenlerce kaleme alınan bilimsel makale, dünyaca ünlü "Ceramics International" dergisine kapak oldu. Araştırma projesi sonuçları kapsamında yazılan makale, derginin son sayısında yer alan 62 bilimsel makale arasından seçildi.

Bu konuyu yazdır

  Tesadüfi keşif elektronik cihazları değiştirebilir!
Yazar: MaSaL - 01-20-2011, Saat: 11:50 PM - Forum: Güncel Haberler - Yorum Yok

1pxpoint.jpg 10pxara.gif

20110114095433_discovery.jpg
Saydam ve yalıtkan bir materyal üzerinde elektrik iletilmesini sağlayacak tesadüfi bir keşif, şimdiye dek yapılmamış değişik elektronik cihazların üretilmesini sağlayabilir.

Nature dergisinde yayınlanan araştırmayı yapan Andres Santander, geliştirdikleri materyalin bir cam kadar saydam, ayrıca üzerinden bir elektrik devresi geçirilebilecek özelliklere sahip bulunduğunu belirterek, "Bu keşif hayali kurulan elektronik cihazların üretilmesini sağlayabilir" dedi.
Fransa'daki CNRS ve Güney Paris Üniversitesi araştırmacıları, geleceğin mikro-elektroniği ve özellikle kapasitör üretimi için önemli olduğu belirtilen "strontium titanat"ın özelliklerini inceleyerek, yalıtkan ve şeffaf bir yüzeyde nasıl iletken bir katman oluşturulabileceğini tesadüfi olsa da buldular.
Titanyum, strontium ve oksijenden oluşan bu malzemenin, konvansiyonel elektroniğin geliştirilmesinde bugün silisyumun oynadığı rolü üstlendiğini belirten araştırmacılar, bir "strontium titanat" kristalini kırdıklarında sürpriz şekilde, iç yüzeyin altında havayla hiçbir şekilde temas etmeyen bir bölüm farkettiler.
Başta ne olup bittiğini anlamadıklarını belirten Santander, oksijen atomlarının kırılan yüzeyden çıkarak, yüzeyde ultra ince (iki nanometre veya metrenin milyarda biri) elektron katmanı oluşturduğunu farkettiklerini anlattı.
Santander, bu aşırı ince elektronik katmanın aynı zamanda çok iyi bir elektronik iletken olduğunu belirterek, üstüne üstlük birkaç nanometrelik bu katmanın elektronikte her türlü yeniliği sağlayabilecek kuantum dünyasına götürdüğünü kaydetti.
Makalede, Rus kökenli bilimadamları tarafından yine tesadüfen bulunan ve geçen yıl Nobel fizik ödülünü kazanan grafen materyaliyle, bu yeni malzeme arasında paralellik kuruldu.

Bu konuyu yazdır

  Bunu yaparsanız köpekbalığı saldırmaz
Yazar: MaSaL - 01-20-2011, Saat: 11:48 PM - Forum: Hayvanlar Alemi - Yorum Yok

1pxpoint.jpg 10pxara.gif

20110119110857_shark.jpg
Köpekbalıklarının cirit attığı sularda sağ kalmak artık mümkün olabilir.

Köpekbalıklarının cirit attığı sularda sağ kalmak mümkün olabilir. Yeni bir araştırmaya göre, beyaz ya da açık mavi dalgıç kıyafeti giymek köpekbalığı saldırısını engelelyebilir. Zira araştırma köpekbalıklarının renk körü olduğunu öne sürüyor.
Araştırmacılar, köpekbalıklarının (boğa ve kaplan köpekbalıkları dahil olmak üzere) gözlerinin farklı renkleri ayırt edemediğini ve dünyayı siyah beyaz gördüğünü söylüyor.
Bu da dalgıçların denizin açık maviliğinde açık renkli yüzücü kıyafetleri tercih ederek suyla olan kontrastı azaltmalarını daha doğru bir tercih kılıyor.
Araştırma, Uluslararası Köpekbalığı Saldırısı Dosyası'nın (ISAF) köpekbalığı saldırılarının çoğunda sörfçülerin siyah yüzücü kıyafeti giydiklerini gösteren istatistikleriyle de destekleniyor.
Batı Avustralya ve Queensland Üniversitelerinden araştırmacı ekip, boğa köpekbalıkları, kaplan köpekbalıkları, resif köpekbalıkları ve Port Jackson köpekbalıklarının dahil olduğu 17 köpekbalığı türünün gözlerini inceledi.
Araştırma sonucunda köpekbalıklarının retinalarının sadece tek bir renk konisine yani ışık dedektörüne sahip olduğu ve sadece ışığı ve karanlığı tespit edebildiği ortaya çıktı.
Renkleri normal gören insanlarda üç tür koni bulunuyor.
Araştırmaya öncülük eden Profesör Nathan Hart, köpekbalığının görüşünün, siyah beyaz televizyon izlemeye benzetilebileceğini belirtiyor ve "Bu durumda parlaklık kontrastı cisimleri algılamada çok önemli rol oynuyor" diyor. Profesöre göre, yüzücü kıyafetlerinin daha az dikkat çekici biçimde tasarlanması saldırıların sayısını azaltabilir.

Bu konuyu yazdır

  Türk mucitten güneş enerjili buzdolabı
Yazar: MaSaL - 01-20-2011, Saat: 11:47 PM - Forum: Güncel Haberler - Yorum Yok

1pxpoint.jpg 10pxara.gif

20110116092115_refrigerator.jpg
Mucit Muammer Ceran güneş enerjisi ve 12 volt elektrikle çalışan buzdolabı üretti.
KONYALI mucit 48 yaşındaki Muammer Ceran, güneş enerjisi ve 12 voltluk elektrikle çalışan buzdolabı üretti. Ceran, geliştirdiği sistem ile yüzde 75 enerji tasarrufu sağlandığını belirtti.
12 yıldır soğutma sistemleri üzerinde çalışan ilkokul mezunu Muammer Ceran, ürettiği buzdolabının hem 12 voltluk elektirikle, hemde güneş enerjisiyle çalışabildiğini belirtti. Ceran "12 voltluk adaptörle çalışan bir sistem geliştirdik. Bunu aynı zamanda solar sistem dediğimiz güneş enerjisi ile de çalıştırabiliryoruz. Cihazımız elektiriğin olmadığı yerlerde güneş enerjisiyle, güneşin olmadığı yerde de elektirik enerjisiyle çalışabilecek. A sınıfı dolaplarda dahil olmak üzere bütün dolaplarda emsallerine göre yüzde 75 elektirik tasarrufu sağlıyoruz. Eksi 24 dereceye kadar soğutma özelliği var. Şu an da bir satış fiyatı belirlemedik. Ama seri üretime geçebilirsek piyasanın eş değerinde satış yapacağız " dedi.
SERİ ÜRETİME GEÇMEK İSTİYORUZ
Vatandaşın en çok enerji maliyetlerinin yüksek olmasından şikayet ettiğini ve bunun için de bu sistemi geliştirdiklerini belirten Muammer Ceran şunları söyledi:
"Elimizde şu anda prototip olarak yapmış olduğumuz sanayi ve ev tipi 5 çeşit dolabımız var. Eğer devletimiz hazineden para aktarıp fabrika kurabilirsek ve günlük kapasitemizi 6 bin civarına çıkaracak pozisyonumuz olursa, ülkemize çok büyük bir katkımızın olacağını tahmin ediyorum. Destek alırsak 2 ay gibi kısa bir süre içerisinde seri üretime geçebiliriz. Bütün soğutma sistemlerine uygulanabilen bu sistemle yüzde 77 net tasarruf sağlandığını Selçuk Üniversitesi ve KOSGEB aracığıyla yapılan deneyler sonucunda ortaya çıkardık. Bu sistemin ülke genelindeki bütün dolaplara uygulandığı zaman 22 Hirfanlı Barajı'nın ürettiği enerji tasarrufu sağlayabileceğimizin hesabını da Ortadoğu Teknik Üniversitesi ve Selçuk Üniversitesi yaptı."
DESTEK İSTİYORUZ
Güneş enerjisi ve 12 volt elektrik enerjisi ile çalışan buzdolabını piyasaya sürebilmek için 3 yıldır mücadele verdiklerini anlatan Muammer Ceran, "Sistemin ulusal patentini ve markasını aldık. Patent için TÜBİTAK'tan yaklaşık 3 bin TL civarında, KOSGEB'den de şu ana kadar Ar-Ge İş Geliştirme Desteği olarak yaklaşık 37 bin TL aldık. KOSGEB'in desteği daha devam edecek ama bunlar, bir fabrika kurup, seri üretime geçmek için yeterli değil. " dedi.
TÜRKİYE'DE ÜRETMEK İSTİYORUZ
Yeni sistem buzdolabını Türkiye'de üretmek istediklerini ifade eden Muammer Ceran, "Büyük firmalardan teklifler aldım. Görüştüklerimiz oldu. Ama biz önce kendi markamızla piyasaya girip ismimizi duyurduktan sonra bu firmalarada vermeyi düşünüyoruz. 2008 yılından beri patentini almak için uğraşıyorduk ve 2010 yılının Ağustos ayında patentimizi aldık. İlk etapta ben bunu dışarıya bağlı olmadan sadece Türk malı olarak ortaya çıkarmayı düşünüyorum. Ayrıca yurt dışından birkaç ülke ile görüşmelerimiz oldu. Nijerya'dan gelip bizimle görüştüler. Fabrikamızı, alt yapımızı, ham maddemizi vermek şartıyla bizi ülkelerine davet ettiler. Ama biz önce kendi ülkemizi düşündüğümüz için dışarıya şu an da çıkmayı düşünmüyoruz" şeklinde konuştu.

Bu konuyu yazdır

  TV'den Notebook'a Kablosuz Görüntü Aktarımı
Yazar: MaSaL - 01-20-2011, Saat: 11:47 PM - Forum: Güncel Haberler - Yorum Yok

1pxpoint.jpg 10pxara.gif

20110117122124_pushtv.jpg

HD Televizyondan Notebooka kablosuz görüntü aktarımı için Netgear Push2 TV en iyi çözüm.

Kısa bir süre önce Türkiye pazarına sunulan Netgear ürünleri kullanıcılardan yoğun talep gördü.

Netgear Push2 TV, kablosuz görüntü aktarımı özelliği ile bilgisayarınızı televizyonunuza bağlayarak kişisel medya arşivlerinizi, internet üzerinden film, müzik, youtube videolarını veya diğer içeriklerinizi oturduğunuz yerden rahatça HD kalitesinde geniş ekranda seyretmenin keyfini çıkarabilirsiniz..

İnternette gezinebilir, canlı tv programlara, filmlere yada istediğiniz herhangi bir sayfaya kolayca erişebilirsiniz. Ayrıca bilgisayarınızdan ev network ağınızdan da internetteki videoları, müzik ve resimleri rahatlıkla görüntüleyebilirsiniz.

Hafif kompakt tasarımı sayesinde rahatlıkla yanınızda taşıyabilir ve farklı tv ler içinde kullanabilirsiniz.

Hiçbir kabloya ihtiyaç duymaksızın notebook ile TV arasında kesintisiz kablosuz bağlantı sağlayabilir, WİFİ bağlantısı ile kesintisiz olarak kullanabilirsiniz. Push 2 TV ‘yi intel wireless display özellikli 2010 Intel core işlemcili notebooklarda (Microsoft window 7) ve uygun AV composite yada HDMI girişi olan analog yada HDTV ‘ lerde kullanabilirsiniz.

Genel Özellikler
• HDMI – AV Composite çıkışlı
• 106x138x32 mm boyutlarında
• 1.8 kg ağırlığında
• Push2tv (PTV1000) – HDMI kablosu – Kurulum rehberi – Güç adaptörü içeriği
• Intel Wireless Display özellikli 2010 İntel Core işlemcili Notebooklar – Microsoft Windows 7 uyumlu Notebook işlemcili
• Uygun AV Composite yada HDMI girişi olan Analog yada HDTV Uyumlu Tv özellikli
• Notebook’unuzda çalışan her türlü uygulamayla uyumludur
• Notebook’unuzdan çalabildiğiniz birçok medya formatını destekler
• Ev network ağınızdaki Pc’den ulaşabileceğiniz her türlü cihaz, içerik yada uygulamayı destekler
• Pc’den ulaşabileceğiniz herhangi bir web sitesi yada İnternet servisiyle uyumludur
Albim Bilgi İşlem A.ş. tarafından ithal edilen ürünün fiyatı 169$+kdv.
push-tv1.jpg



VeTeknoloji | Bu orjinal içerik Creative Commons Attribution-Noncommercial-No Derivative Works 3.0 tarafından lisanslanmıştır.

Bu konuyu yazdır

  Dokunmatik ekranda oyun keyfi
Yazar: MaSaL - 01-20-2011, Saat: 11:46 PM - Forum: Güncel Haberler - Yorum Yok

1pxpoint.jpg 10pxara.gif

20110118022015_tabletpc.jpg
Tabletlerde oyun oynamak artık daha kolay!

Dokunmatik ekranda oyun oynamak sizi de zorluyor mu? Öyleyse bu yaratıcı çözümle tanışın!


Tabletlerin 2010'da piyasaya hızlı girişinden sonra, birçok elektronik tutkunu ellerinde bu cihazları görmeye başladı. Tabletlerin büyük dokunmatik ekranları bu cihazların oyun konusunda da kullanıcılarının ellerinden düşmeyeceğinin büyük bir garantisiydi.
iPad gibi tabletlerde oyun oynamak oldukça rahat ve kolay olsa da ThinkGeek bu işi daha kolay yapmanın yolunu bulmuş gibi görünüyor. Son yıllarda oyuncuların biraz terk ettiği bir cihaz olan oyun çubuğu(joystick) dönüşünü tabletler üzerinden yapacak gibi görünüyor.
ThinkGeek'te üretilen oyun çubuğu herhangi bir batarya kullanmıyor ve yalnızca tabletlerin ekranlarının üzerine yerleştirilerek kullanılıyor. Fiyatı 24.95 dolar olacak ürün tüm dokunmatik ekranlı tabletlerde çalışabilecek.

Bu konuyu yazdır

  Tükettiğinden fazla elektrik üretiyor
Yazar: MaSaL - 01-20-2011, Saat: 11:45 PM - Forum: Genel - Yorum Yok

1pxpoint.jpg 10pxara.gif

20110120063023_car.jpg
Güneş enerjisiyle çalışan SolarDrive golf arabaları, 0,80 kilowatt elektrik tüketimine karşılık 1,32 kilowatt saat enerji üretiyor.

İhtiyacından 0,52 kilowatt saat fazla elektrik üreten araç, fazla gelen enerjiyi depolayarak kesintisiz kullanıyor.

Danimarkalı SolarDrive şirketi tarafından üretilen golf arabaları, üstüne monte edilen güneş paneliyle çalışıyor. Sadece güneş enerjisi kullanan bu araçlar, hiç fosil yakıt ya da enerji tüketmiyor. Türkiye'de ilk kez Antalya'da düzenlenen Hotel Equipment 2011 Fuarı'nda görücüye çıkan araba, özellikle golf otelleri ve golf kulüpleri tarafından büyük ilgi görüyor.
Sateksolar Yönetim Kurulu Başkanı Ayfer Gülüm, SolarDrive güneş panelleri takılan golf ve her türlü servis arabalarının yüksek performansla çalıştığını, bulutlu havalarda bile depolanan güneş enerjisini kullanabilen araçların kurumlara önemli bir avantaj sağladığını söyledi. Elektrik prizine takılmadan güneş enerjisiyle aküsünü şarj eden araçların hem çevre dostu, hem de oldukça ekonomik faydalar sağladığına dikkat çeken Gülüm, araçların bu sayede motorlarını hiç durdurmadan daha uzun mesafe sürüş imkanı sağladığını ve akü ömrünü uzattığını aktardı. Araçları Danimarka'dan ithal ettiklerini belirten Gülüm, şu bilgileri verdi:
"Bu araçlar, 18 delikli golf sahalarında en iyi sezonda verimliliği yüzde 165, en kötü sezonda yüzde 122 artırıyor. Normalde 18 delikli bir golf sahasında bu aracın 0,8 kilowatt saat enerjiye ihtiyacı var. Ancak üzerine monte edilen güneş panelleriyle saatte 1,32 kilowatt enerji üretiyor. Yani 0,52 kilovat saat fazla enerji üretmiş oluyor. Fazla gelen enerjiyi de depoluyor. Tekrar şarj etmeye gerek kalmadan sürekli çalışıyor."
Ayfer Gülüm, bu panellerin sadece golf arabalarında değil, havaalanları, alışveriş merkezleri, siteler, tatil köyleri, üniversiteler ve hastanelerdeki kısa mesafe servis araçlarında da kullanılabildiğini aktardı. Araçlar, karbondioksit emisyonu olmadığı için yılda 20 ağacı da kurtarıyor.
SolarDrive Global Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdürü Erik Andersen ise SolarDrive panellerinin benzersiz tasarımı ve teknoloji harikası özellikleri ile dünyada sektör lideri olduğunu söyledi. Dünyanın her yerindeki farklı model ve markalarda üretilmiş golf ve servis araçlarına kolaylıkla monte edildiğini belirten Andersen, "SolarDrive monte edilen golf ve çok amaçlı servis araba filoları, başta ABD olmak üzere, Asya ve Avrupa'nın en prestijli golf kulüplerinde ve sahalarda sorunsuz ve mükemmel bir şekilde hizmet vermektedir." dedi. Andersen, yılda 30 bin araç ürettiklerini ve bu araçları 40 ülkeye ihraç ettiklerini kaydetti.

Bu konuyu yazdır

  Rusumat ilk kez görüntülenecek
Yazar: MaSaL - 01-20-2011, Saat: 11:44 PM - Forum: Genel - Yorum Yok

1pxpoint.jpg 10pxara.gif

20110120072129_ship.jpg
Önce batırılan sonra da çıkarılarak savaşa devam eden Rusumat, ilk kez görüntülenecek.

Dünya denizcilik tarihinde batırıldıktan sonra çıkarılarak yeniden savaşan tek savaş gemisi olan bu yönü ile de harp ve denizcilik tarihine geçen Rusumat gemisinin batırılışından 90 yıl sonra ilk kez görüntüleneceği bildirildi.

İstiklal Harbi'nde Karadeniz'de görevlendirilen ve çok büyük boyutlarda olmayan Rusumat No 4 gemisi Doğu Cephesi'nde Ermenilerden kazanılan cephanenin Karadeniz üzerinden Batı Cephesi'ne taşınması dahil önemli bir görevde yer aldı.
Rusumat 1921'in Ağustos ayında Batum'dan aldığı cephanelik ile yola çıktığında Yunan savaş gemileri de İngiliz gemileri ile birlikte Karadeniz'de bulunuyordu. Yunan savaş gemisi Dafni, Rusumat'ı izleyince bunun üzerine geminin Ordu'da önce yükü olan cephane karaya taşındı sonra da batırıldı. Dafni'nin ayrılmasından sonra gemi sudan çıkarıldı, fındık yağı ile yağlandıktan sonra cephanesini alarak görev devam etti. Bir süre sonra ise Rusumat, Giresun'un Eynesil açıklarında batırıldı.
Gazi Üniversitesi Öğretim Görevlisi İbrahim Dizman, Ordu Belediyesi işbirliği ile Giresun'un Eynesil açıklarında bulunan geminin bir dalgıç yardımı ile ilk kez görüntüleneceğini belirterek, bu görüntüleri hazırlıkları devam erden Rusumat Belgeseli'nde kullanmayı arzuladıklarını bildirdi. Dizman, batığın yerinin büyük oranda bilindiğini, seyir defterinde enlem boylam derecelerinin kayıt edildiğini sözlerine ekledi.
Batırıldıktan sonra çıkarılarak yeniden savaşa devam ettiği için 'ölüp dirilen gemi' olarak da adlandırılan Rusumat'ın mart-mayıs arası bu bahar 90 yıl sonra ilk kez görüntülenmesi gerçekleşecek.

Bu konuyu yazdır

  Pardus 2011 ile değişim başladı!
Yazar: MaSaL - 01-20-2011, Saat: 11:44 PM - Forum: Güncel Haberler - Yorum Yok

1pxpoint.jpg 10pxara.gif

20110120034454_pardus.jpg

TÜBİTAK BİLGEM bünyesinde geliştirilen ulusal işletim sistemi Pardus’un yeni sürümü Pardus 2011 yayımlandı.

Açık kaynak dünyasının merakla beklediği sürüm yeni özellikleri, esnek, hızlı ve güvenli yapısı ile şimdiden kullanıcıların onayını aldı. Pardus, yeni sürümü ile özgür yazılımı tercih eden kullanıcıların bilgisayarlarını şenlendirmeye devam edecek .
Açık kaynak dünyasının ülkemizdeki en önemli temsilcisi Pardus, heyecanla beklenen Pardus 2011’in kararlı sürümünü, renkli bir tanıtım partisi ile yayımladı. 2003 yılında TÜBİTAK BİLGEM (Bilişim ve Bilgi Güvenliği İleri Teknolojiler Araştırma Merkezi) bünyesinde, bir olurluk ve planlama projesi olarak başlayan Pardus projesinin en son halkası olan Pardus 2011’in tanıtım partisi, geliştiricileri ve çok sayıda kullanıcıyı bir araya getirdi.
Pardus 2011 tanıtım etkinliğine katılan Pardus Proje Yöneticisi Erkan Tekman, yeni sürümün tüm kullanıcıların beklemesine değecek özelliklerle geldiğine dikkat çekerek şunları söyledi:
“Türkiye açık kaynak dünyasının göz bebeği Pardus, ilk sürümünden bu yana sürekli gelişiyor, güçleniyor. Geride bıraktığımız süre boyunca yüz binlerce kullanıcının ve bir çok kurumun tercihi olmayı başardık. Pardus 2011 ile bu çıtayı daha da yükseltmek istiyoruz. Kısa bir süre önce yayımladığımız aday sürüm Hasankeyf ile çok olumlu tepkiler aldık, yeni özellikler, güncel yazılımlar LibreOffice gibi tercihlerimiz de kullanıcılar tarafından kısa sürede benimsendi. Bilişim dünyasına yeni bir soluk kazandıracağına inanıyoruz. 2011 yılı bizim açımızdan hem bugün tanıttığımız yeni sürüm, hem de kısa süre sonra kamuoyuna tanıtacağımız Kurumsal 2 sürümümüzle dolu dolu geçecek, herkesi bu heyecan ve başarıyı paylaşmaya davet ediyoruz. Bu arada ‘Mor Dağlar’ adlı muhteşem parçayı Pardus 2011 ile sunmamıza izin verdikleri için Erkan Oğur’a ve Kalan Müzik’e, tüm Pardus camiası adına teşekkür etmek isterim.”
Pardus 2011’in tanıtım partisine açık kaynak ve Pardus destekçisi çok sayıda kullanıcı katıldı. Mekana yerleştirilen bilgisayarlarda Pardus 2011 sürümünü ilk olarak deneme fırsatı bulan kullanıcıların tepkileri de olumlu oldu. Katılımcılar ayrıca partiye katılan Pardus geliştiricileri ile sohbet etme imkanı buldu.
Erkan Oğur’dan Pardus kullanıcılarına sürpriz
Perdesiz gitarın mucidi, usta müzisyen Erkan Oğur Pardus 2011’de kullanıcılara bir sürpriz yapıyor. Erkan Oğur’un en sevilen parçalarından olan Mor Dağlar, Kalan Müzik ve Oğur’un desteği ile Pardus 2011’de yüklü olarak geliyor. Pardus kullanıcıları Erkan Oğur’un notalarında Anadolu müziğinin derinliklerine doğru bir yolculuğa çıkarken, müzik dinlemek için yeni bir program keşfetmek isteyen yeni Pardus kullanıcıları Clementine ile tanışıyor.
Pardus LibreOffice ile daha da özgür
Pardus, açık kaynak dünyasının sunduğu en önemli avantajlardan esneklik ve güvenlik gibi özellikleri Pardus 2011 sürümünde de koruyor. Pardus 2011’de göze çarpan en önemli yeniliklerden biri ise, OpenOffice.org yerine, özgür yazılım topluluğu tarafından geliştirilen LibreOffice'in tercih edilmesi. Pardus, LibreOffice'i kullanacağını açıklayan ilk Linux dağıtımlarından biri oldu.
Pardus 2011’de daha çok donanım desteği ve iyileştirilmiş kullanım kolaylığı gibi yeniliklerin yanı sıra, Türkçe yazım denetimi desteği, virüs gibi art niyetli yazılımlara karşı güvenli yapısı, programların kurulu gelmesi gibi beğenilen özelliklerini sunmaya devam ediyor.
İlk günden beri bir çok dilde destek veren Pardus'a, 2011 sürümüyle birlikte Rusça ve Macarca da eklendi.
Akıllı telefonlardan sonra masaüstü işletim sistemlerinde de yaygınlaşan tek tuşla program kurma olanağı Pardus'ta TÜBİTAK tarafından geliştirilen PiSi ile ilk günden bu yana ilgi çeken özelliklerden biri. Pardus 2011, kurulumla birlikte gelen yüzlerce uygulamaya ek olarak PiSi depolarında, Skype, Google Chromium, VLC’nin de aralarında olduğu 3500'den fazla uygulamayı kullanıcılarına sunuyor.
Pardus 2011 ile gecikmeden tanışmak ve daha fazla bilgi için;
http://www.pardus.org.tr
http://www.ozgurlukicin.com


Pardus 2011 hakkında

- Yeni Linux çekirdeği ile Pardus 2011’in donanım desteği ve performansı arttı.
- TÜBİTAK/BİLGEM bünyesinde geliştirilen, Pardus'a özgü yönetim araçlarının tamamı daha kolay kullanılabilir şık arayüzler ve daha yüksek performans sunacak şekilde yenilendi.
- 64bit ve 32bit olmak üzere iki ayrı işlemci, kendi olanaklarına uygun derlenmiş sistemler çalıştırarak daha yüksek verim sunuyor. 64 bit altyapısı, TÜBİTAK’la düzenlenen ortak bir proje kapsamında Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümü öğrencileri tarafından geliştirildi. Projeyi hayata geçiren üç genç üniversiteli bugün birer BİLGEM çalışanı.
- 3G mobil internet bağlantısı için tak - çalıştır desteği sağlandı.
- Pardus 2011 yenilenen ağ yöneticisi ile otomatik ayarlanan kablolu bağlantı sayesinde, tek tuşla kablosuz bağlantı gibi uzun süredir beğenilerek kullanılan özelliklerin yanında, kablosuz ağlar ile aynı kolaylıkta 3G bağlantı desteğine sahip.
Kaptan 2011 hatırası
- Masaüstü ayarlarının kolayca yapılandırılmasına yardımcı olan ve ilk günden itibaren Pardus'un en beğenilen uygulamaları arasında yer alan Kaptan bu sürümde de kullanıcıların yanında. Kaptan yeni sürümle birlikte otomatik olarak sistemdeki kameraları tanıyarak, kullanıcılara sisteme ilk girdiklerinde değişik uygulamalarda profil fotoğrafı (avatar) olarak da kullanabilecekleri bir hatıra fotoğrafı çekmeyi öneriyor.
- 3B destekli ekran kartlarının hem özgür yazılım dünyasında geliştirilen alternatif sürücüleri hem de üretici firmalar tarafından yayınlanan kapalı kaynak kodlu sürücüleri bulunuyor. Kullanıcılar Pardus 2011'i bilgisayarlarına kurarken bu ekran kartlarından birini kullanıyorlarsa, hangi sürücüyle çalışmak istediklerine daha kurulum sırasında karar verebiliyorlar.
- Artık hemen her işletim sisteminin tercihi haline gelen uygulama deposu Pardus'un, başarılı paket yönetim sistemi PiSi ile ilk günden bu yana en iddialı olduğu alanların başında geliyor. Pardus 2011, paket yöneticisi uygulamaların ekran görüntüleri ve kullanıcıların oylarıyla belirlenen yeni arayüzüyle kullanıcılara, kurmayı düşündükleri programlarla ilgili daha çok fikir edinebilecekleri bir vitrin sunuyor.
- Firefox 4, LibreOffice gibi tüm işletim sistemlerinde tanınan, tercih edilen programların yanı sıra özgür yazılım dünyasının Google Chromium gibi popüler birçok uygulaması da Pardus 2011 ile PiSi depolarında yerini aldı. Pardus 2011 önceki sürümlerde olduğu gibi, 3B modelleme ortamlarından yazılım geliştirme platformlarına, oyunlardan hesap cetveline başarılı, Türkçeyi doğru kullanan, güvenli 3500 paketlik bir seçenekler dünyası sunuyor.
- Linux dünyasındaki yeni standartlardan biri de disk bölümlerinin mantıksal hacimler üzerinde yer alması. LVM adlı bu teknoloji sayesinde disk bölümlerinin büyüklüğü biçimlendirmeden (format) değiştirilebiliyor.
- Birbirini yedekleyen disklerle daha kararlı çalışma ortamı sağlayan RAID teknolojisi uzman kullanıcılar için ilk günden itibaren Pardus'ta yer alan özelliklerden biriydi. Gelen istekler doğrultusunda Pardus 2011'in kurulum aracında bu özellik basit, sade bir arayüzle ev kullanıcıları için de kullanılabilir hale geldi.
- Pardus 2011’de milli bayramlar ve dini bayramların, resmi tatillerin işaretli olduğu özel bir de takvim bulunuyor. Takvimde özel günler kolaylıkla takip edilebiliyor.
Örnek dosyalar, hem özgür yazılım olanaklarını hem de kültürleri tanıtıyor
- Pardus'tan en önemli beklentilerden biri daha Pardus 2011 ile gerçekleşiyor. Kullanıcıların Pardus’u kurduklarında kişisel kullanım alanı olarak ayrılan Ev Dizini içinde bulabilecekleri ofis belgeleri, dijital fotoğraf, video ve müzikler Türkiye ve dünyadan hem 20 Ocak hem de 2011 yılı göz önünde bulundurularak hazırlanan kültürel mesajlar içeriyor.
- Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucu anayasasının kabulünün 90. yıldönümü nedeniyle kullanıcılar tam metne Pardus 2011’de ulaşabiliyorlar. Böylelikle Pardus'la hazır gelen LibreOffice'in yetenekleri de denenebiliyor.
- İnkaların efsane şehri Machu Picchu'nun keşfedilişinin 100. yılında, Pardus'ta yüklü gelen ve fotoğrafçılık araçlarıyla benzerleri üretilebilen panoramik bir fotoğraf, dileyen kullanıcılar için duvar kağıdı olmaya aday.
- Özgür yazılım felsefesini sinema dünyasına taşıyan Blender Enstitüsü’nün dolaşıma giren en son özgür filmi Sintel'in tanıtım fragmanı, Pardus'un desteklediği tüm dillerde gömülü altyazı ile geliyor. Bu filmin yapıldığı tüm araçlar Pardus üzerinde çalışıyor ve ham dosyalar alınarak filmin üretim ortamı paylaşılabiliyor.
Neden Pardus?
Bireyler İçin
Bireyler Pardus kullanmalı. Çünkü Pardus
- Özgürdür : Lisansı sizi kısıtlamaz, üreticiyi sizden korumak için değil sizin haklarınızı korumak için tasarlanmıştır.
- Türkçe sever : Çekinmeden Türk alfabesinin tüm harflerini kullanabilirsiniz. Yazım ve sözlük denetimi yapar, sizi güzel bir Türkçe kullanmaya teşvik eder.
- Virüslere geçit vermez : İnternet'ten gelen her dosyayı kontrolden geçirmekle ya da virüs bulaşmış bilgisayarınızı temizlemekle zaman kaybetmezsiniz.
- Hızlı kurulur : 30 dakikada yüklenir. Tek kurulum işlemiyle bilgisayarınıza ofis yazılımı, internet gezgini, sohbet programı gibi gerekli bütün programlar da yüklenir.
- Kolay kullanılır : Grafik arayüzleri, menüleri, ikonları ile aklınıza ve güdülerinize hitap eder. Kullanmak için bilgisayar öğrenmek, ikinci bir dil bilmek ya da uzun eğitimlerden geçmek gerekmez.
- Tamdır : Bir masaüstü kullanıcısının gereksinim duyacağı her türlü yazılım Kurulum CD'si içinde mevcuttur. İnternet araçları, ofis paketi, her türlü resim, müzik, film için oynatıcı ve düzenleyiciler, oyunlar, aklınıza ne gelirse...
- Özelleştirilebilir : Sistemi, kendi beğeninize göre özgürce değiştirebilirsiniz. Hem görünüş, hem de davranış açısından. Tek sınır, hayal gücünüzdür.
- Şeffaftır : Kaynak kodlarını kendi ihtiyaçlarınıza göre değiştirebilir, kendi dağıtımınızı üretebilirsiniz. Yazılımların ne yaptığını ve ne yapmadığını kaynak koduna bakarak bilirsiniz.
- Çok dil bilir : Pardus ayrı ayrı CD'ler ile tekrar yükleme yapmadan, iki dokunuşla Türkçe'den İngilizce'ye dönüşür. Desteklediği onlarca farklı dilde kolaylıkla kullanılabilir.
- Eğlencelidir : Kaptan Masaüstü, PiSi ve ÇOMAR ile bilgisayar kullanmanın keyfini, tam Türkçe desteği ile bilgisayarınızı kendi dilinizde kullanmanın kolaylığını yaşarsınız.

Bu konuyu yazdır

  Avuç içindeki avcı dinozor
Yazar: MaSaL - 01-20-2011, Saat: 11:43 PM - Forum: Genel - Yorum Yok

1pxpoint.jpg 10pxara.gif

20110115074033_dinosaur.jpg
Ortaya çıkarılan yeni fosil bilinen en eski dinozorlardan birine ait.

230 milyon yıllık fosil, Jurasik Park filminin baş aktörü Tyrannosaurus rex’in muhtemelen atası olan 1,2 metre uzunlukta ve 4-6 kilo ağırlığında bir dinozora ait. Araştırmacıların ‘şafak koşucusu’ olarak adlandırdıkları ve iki ayağı üzerinde hareket etmiş olan dinozora bilimsel olarak ‘Eodromaeus murphi’ ismi verilmiş.
Arjantin’in kuzeybatısındaki Ay Vadisi’nde bulunan dinozora ait eksiksiz kemik setine uyarak bir model yapılmış. Kemiklere 1996 yılında rastlanmış olmasına karşın eksiksiz bir şekilde toplanarak biraraya getirilmeleri oldukça uzun zaman almış.
Ortaya çıkan dinozor fosilbilimcilere, Tyrannosaurus’a kadar uzanan teropod grubu dinozorların başlangıcında yer alan bir türe işaret etmiş. Chicago Üniversitesi’nden Prof. Paul Sereno, türün tüm dinozor grupları içinde oldukça erken dönemdeki bir yere oturduğuna dikkat çekiyor.
Araştırmacılar iki ayağı üzerinde duran bu canlının bacak oranlarını inceleyerek oldukça çevik ve hareketli olduğuna karar vermişler. Yine iskelet yapısına bakıldığında, ön pençelerinin de oldukça kuvvetli olduğu anlaşılmış. Tüm karakterleri gözden geçirildiğinde, dinozorun avcı bir tür olduğu sonucuna varılmış. Bu karardaki en büyük etken de doğal olarak diş yapısı olmuş. Eodromaeus’un sahip olduğu sivri diş seti, tüm etçil dinozorlardaki yapıyla tam bir uyum gösteriyor.

Bu konuyu yazdır

  Tarih: 05-10-2026, 12:55 PM