:: Duygusuz.com - Dostluk ve Arkadaşlık Sitesi
Hoşgeldin, Ziyaretçi
Sitemizden yararlanabilmek için Kayıt olmalısınız.

Kullanıcı Adınız:
  

Şifreniz:
  





Forumda Ara

(Gelişmiş Arama)

Forum İstatistikleri
» Toplam Üyeler: 16,694
» Son Üye: ymptk22
» Toplam Konular: 98,586
» Toplam Yorumlar: 1,065,565

Detaylı İstatistikler

Kimler Çevrimiçi
Toplam: 220 kullanıcı aktif
» 0 Kayıtlı
» 216 Ziyaretçi
Applebot, Baidu, Bing, GoogleBot

Son Aktiviteler
İslam’ı Yaşarken İzlediği...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-30-2026, Saat: 01:06 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 17
Allah’ın Bizlere Güvendiğ...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-25-2026, Saat: 11:04 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 45
Allah’ın Dini İslam’ı Yaş...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-24-2026, Saat: 12:01 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 45
Saff Suresi 6. Ayet Üzeri...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-18-2026, Saat: 12:14 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 46
Namaz Dinin Direği Midir?
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-13-2026, Saat: 10:12 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 65
Atatürk'ün Çocukluk Anıla...
Forum: Hayatı ve Anıları
Son Yorum: Serdar102
03-28-2026, Saat: 09:08 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 106
Mavi'ye..
Forum: Aşk Hikayeleri
Son Yorum: SunSet
03-11-2026, Saat: 08:23 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 189
Keloğlan Çataltepe Tekfur...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:45 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 357
Kısa Keloğlan Masalları -...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:26 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 236
Keloğlan Ve Pinokyo - Ser...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:22 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 211

 
  Dikkat Eksikliği, Glisemik İndeks ve Beslenme
Yazar: Hasretiim - 03-29-2011, Saat: 12:22 PM - Forum: Sağlık - Yorumlar (1)

Son yıllarda bilim adamları alınan besinin kandaki şekeri ne oranda artırdığını ve fizyolojik etkileri karşılaştırabilen “Glisemik İndeksi” geliştirmişlerdir.


Bu indeks alınan besinin kandaki şekeri artırmasına göre 0 ile 100 arasında sıralanır.
Yüksek Glisemik indeksi olan karbonhidratlar dikkat eksikliğini artırdığı gibi, şeker hastalığı, kalp rahatsızlığı riskini artırırlar. Ayrıca sanılanın aksine açlığı gidermez, aşırı yeme ve obeziteye neden olurlar. Bu yüzden “düşük glisemik indeksi” olan besinler tüketmeliyiz.


Glikoz Devrimi adlı kitabında Sydney Üniversitesi’nden Dr. Jennie Brand-Miller, bir çok diyetisyenin de kilo verdirmede kullandığı “Glisemik İndeks Tablosu” hazırlamışlardır.


BAZI BESİNLER KAN ŞEKERİNİ NE KADAR YÜKSELTİR?
Asgari (Glisemik İndeks <40)
Barbunya Elma
Kiraz Fıstık
Kuru Kayısı Lima Fasulyesi
Soya Fasulyesi Makarna
Mercimek Yağsız Süt
Yağsız Yoğurt Taze Sebzelerin Büyük Bir kısmı
Yeşillikler Taze Meyvelerin Büyük Bir Kısmı
Düşük (Glisemik İndeks 40-54)
Sütlü Çikolata Havuç (Özellikle Haşlanmış Olan) smiley.gif
Portakal Kepek Tahılı
Yulaf Ezmesi Nohut
Kuru Fasulye Üzüm
Orta (Glisemik İndeks 55-70)
Pirinç Ananas
Müsli Tahılı Muz
Konserve Mısır Pancar
Yulaf Ekmeği Mayalı Hamur Ekmeği
Kepekli Ekmek Çavdar Ekmeği
Dondurma Patates
Yüksek (Glisemik İndeks 71-84)
Beyaz Ekmek Hamur Tatlıları
Vanilya Şekerlemeler
Jöleli Tatlılar Börekler
Simit Patates Kızarması
Kakaolu Tatlılar Mısır Cipsler
Mayonez
En Yüksek (Glisemik İndeks >85)
Fast Food Yiyeceklerin Büyük Bölümü
Dondurulmuş Gıdaların Büyük Bölümü
Hazır bagetler

KAYNAK:
Şimşek, R. (2010). Dikkat Dağınıklığı Önleme ve Beyni Etkili Kullanma Kılavuzu. 2. Baskı. İstanbul: Hermes Yayınları (İmleç Kitap)

Bu konuyu yazdır

  Dikkat Eksikliğinin Kısaca Nedenleri Nelerdir ?
Yazar: Hasretiim - 03-29-2011, Saat: 12:20 PM - Forum: Sağlık - Yorumlar (1)

Dikkat Eksikliğinin Nedenleri Nelerdir?
Kalıtım
Doğum Zorluğu
Anne sütü almama ya da yeterli alamamak
Ateşli havale
Ateşli hastalıklar
Kafa darbesi


Yetiştirilme tarzı ve çevresel faktörler

Kalıtım: Özellikle dikkat eksikliği için en önemli nedenin genetik olduğu düşünülmektedir. Bazı kimyasal maddelerin beyinde anormal oranlarda bulunduğu bildirilmiştir. Eğer anne ya da babanın özellikle okul öncesi ve ilkokul döneminde aşırı hareketlilik, kreşe ve okula başlamada ve kurallara uymada, zorlanma çabuk unutma, dikkatini uzun süre derse verememe, okuma ve yazmaya geç başlama, aşırı bozuk ya da hatalı yazma gibi öyküsü varsa kalıtımsal yatkınlıktan bahsedebiliriz.

DoğumZorluğu: Doğum zorluğu beyin hassasiyeti gelişimine etkisi olan diğer nedendir. Doğum anını “ilk ve en önemli travma” diye tanımlar Sigmund Freud. Beyin ve beden yapılarının en hassas ve kırılgan olduğu bir andır doğum anı. Boyuna kordon dolanması, bir alet yardımı ile doğumun gerçekleşmesi, doğumda morarmanın olması, doğum sonu görülen uzamış sarılık durumlarında beyin çalışma özelliği beynin bazı bölgelerinde bozulabilmektedir.


Anne Sütü Almamak: Anne sütünde yer alan bazı proteinler diğer sütlerde bulunmaz ve beyin gelişimi için gereklidir. En az alınması gereken anne sütü son zamanlarda yapılan araştırmalara göre 6 ayda 12 aya kadar çıkarılmaktadır. Yine bazı araştırmalar anne sütünün içeriğindeki besin değerlerinin her ay, çocuğunun gelişimsel ihtiyacına göre değişiklik arz ettiğini öne sürmüştür. smiley.gif


Havale ve Ateşli Hastalıklar: Çocukluk döneminde geçirilen bazı hastalıklar beyin çalışmasını etkileyerek hassasiyet oluşumuna neden olabilirler.


Kafa Darbesi: Örneğin saatte 50 km hızla giden bir arabanın içinde emniyet kemeri bağlı iken arabanın aniden durması ile vücudumuzda duracaktır. Ancak kafatası içinde etrafında su dolu olan bir kesede yer alan beyin bu ani durmaya hemen tepki veremez ve kendi kafatası içine çarpar. Bu olayın etkisi o an şikayet olarak ortaya çıkmayacak ancak yıllar içinde gelişen hassasiyetin kıvılcımı bu olay ile başlayacaktır. Önemli olsun ya da olmasın alınan her kafa darbesi yıllar sonra bize beyin hassasiyeti olarak geri dönebilir.


Beyni Etkileyen ve Dışarıdan Alınan Maddeler: Örneğin tüp gazı zehirlenmesi, karbon monoksit zehirlenmeleri vb. beyin kan akımının geçici olarak durmasına neden olan durumlar. Ameliyatlarda alınan narkoz ve kalp ameliyatları sırasında beyin kanlanmasının geçici olarak durdurulması diğer bir neden olabilir.


Yetiştirilme Tarzı ve Çevresel Faktörler: Almanya’da dikkat eksikliği görülme sıklığı %3.8 iken Suudi Arabistan’da görülme sıklığı %27’dir. Türkiye’de ise %20’nin üzerindedir. Bu oranlar eğitimimiz açısından gerçekten düşündürücüdür. Acaba Almanya’da görülen oranla ülkemizde görülen oran neden bu kadar farklıdır? Bu sorununun cevabını ise öncelikle aile eğitimimizde aramak gerekir. Almanlar özellikle 0-6 yaş döneminde kurallara çok özen gösterirken ülkemizde bu dönemde aşırı izin vericilik daha çok gözlenmektedir.smiley.gif


Özellikle ailenin ilk torunu olma, sonradan doğma gibi durumlarda gösterilen aşırı izin vericilik, her istediğinin yapılması, çocuk istemediği halde yapılan sevgi gösterileri, alınan hediyeler, hiç kural koymamak hatta bazı küfür ve saldırganlık içeren davranışların sürekli ödüllendirilmesi ileride disipline olması gereken Önfrontal Lobun işlevlerini de olumsuz etkilemektedir. Bunun yanında yaşanan psikolojik travmaların da (şiddete maruz kalma, uzun süren korkular, süregelen aile içi huzursuzluk vb.) etkisi büyüktür. Dikkat eksikliğinin erkek çocuklarında daha çok görülmesinin ana nedenlerinden birisi de budur.


KAYNAK:
Şimşek, R. (2010). Dikkat Dağınıklığı Önleme ve Beyni Etkili Kullanma Kılavuzu. 2. Baskı. İstanbul: Hermes Yayınları (İmleç Kitap)

Bu konuyu yazdır

  Dikkat Eksikliği, Kan Şekeri, İnsülin ve Beyin İlişkisi
Yazar: Hasretiim - 03-29-2011, Saat: 12:18 PM - Forum: Sağlık - Yorumlar (1)

Kan Şekeri, İnsülin, Dikkat ve Beyin İlişkisi
Yeterli kan şekeri beynin ve dikkatin en yüksek seviyede çalışmasını sağlar. Yemekten sonra (özellikle bol hamurlu, tatlılı) kan şekerimiz yükselir, bu da şekerin ya da glikozun, enerji için ona ihtiyacı olan hücrelere girmesine yardım eden hormon olan insülini üretmek için pankreası tetikler. Ancak sürekli olarak tekrarlanan keskin kan şekeri yükselmeleri yaşıyorsak pankreasımız fazla çalışıp sonunda daha az etkili olan insülin salgılamaya başlar. Bu da vücudun insülini etkili bir şekilde kullanamaz hale gelmesine neden olur.


Protein ve sebzelerin midede başlayan sindirimi, karaciğerde devam eder. Beynin temel yakıtı olan kan şekeri düzeyi ılımlı olarak yükselir. Gene ılımlı bir ilişkiyle insülin bu düzeyi ayarlamada yardımcı olur. 4 saatlik bir süreç normal bünyenin et ve sebze sindirimi için yeterli olur. Normal insan bünyesinin alıştığı sindirim alışkanlığı budur. Ancak basit şekerlerin sindirimi daha ağızda başlar, aniden kan şekeri yükselir ve buna tepki olarak insülin kanda düzeyi artar. Şeker hızla düşer ancak insülin, milyonlarca yılın verdiği özellik nedeniyle, bu hızlı düşüşe ayak uyduramaz. Kandan çekilmesi daha uzun sürer ve kan şekeri normal sınırların altına iner. Kan şekerinin normal sınırların altına düşmesiyle alarm durumuna geçilir. Bu durumda beyin etkin hale geçen karaciğeri, depo şekerini salması için uyarır. Bu arada şeker ile birlikte kolesterol de kanda yükselir.smiley.gif


Güzel haber ise yeme alışkanlığımızı değiştirerek bu sorunları en aza indirebiliriz. Beyinlerimiz formda kalmak için düzenli şeker(ama doğal) akışına ihtiyaç duyar. Bu yüzden beyinde uygun glikoz seviyesini korumak ve kan şekeri dalgalarından kaçınmak gerekir. Kan şekerini ani yükselten ve dönüşte pankreasın daha fazla insülin pompalamasına neden olan besinlerden kaçınmaya çalışarak beyni aşırı şeker istilasından koruyabiliriz.


KAYNAK:
Şimşek, R. (2010). [i]Dikkat Dağınıklığı Önleme ve Beyni Etkili Kullanma Kılavuzu. 2. Baskı. İstanbul: Hermes Yayınları (İmleç Kitap)[/i]

Bu konuyu yazdır

  Dikkat Eksikliği ve Şeker İlişkisi
Yazar: Hasretiim - 03-29-2011, Saat: 12:10 PM - Forum: Sağlık - Yorumlar (1)

Beyni ve dikkati etkili kullanmanın önündeki en büyük engellerden biri de basit şekerler dediğimiz sofra şekerleridir. Sofra, kesme, toz, akide şekerleriyle, lokum, reçel, bisküvi, gofret, çikolata, yaş ve kuru pastalar, şekerli içecekler, tüm hamurlu ve sütlü tatlılar basit şeker içerirler (basit karbonhidrat). Hele bir de dikkat eksikliği varsa işler iyice zorlaşacaktır. Beyin Önfrontal lob hassasiyeti bu kadar yaygın iken birde yenilen bol şekerli gıdalar ve karbonhidratlı yemekler bu kişilerde var olan hassasiyeti arttıracak ve dikkat kaybı, karar vermede zorluk gibi yakınmalarla birlikte gelen başarısızlık sonucunda sinirlilik hali ortaya çıkacak, ilişkiler gerilecek ve gün, mutsuzluk ya da aşırı yorgunluk haliyle sonuçlanacaktır. smiley.gif

İlk şeker, şeker kamışından 600 yıl önce elde edilmiş. Saf rafine şeker 200 yıldır dünyada. Yaygınlaşması ise 2.dünya savaşı sonrasına rastlıyor. İnsan bünyesi binlerce yıl doğada normal halde bulunan gıdalarla sindirim sistemini geliştirmiştir. Atalarımız bu ihtiyacı “meyve ve sebzelerden” almıştır. Şeker, saf olan, doğal olmayan ve normalde doğal besin maddelerinin içerdiği vitamin ve mineralleri içermeyen fabrikasyon bir üründür. İnsan bünyesi şekere yabancıdır. Henüz şekeri sindirecek bir yapıyı kazanmamıştır. Bu nedenle bin yıllar süresinde protein, bitkisel karbonhidrat ve yağ sindirimi için kazandığı özelliklerini basit şekerler için de kullanmakta ve bu uyumsuz sonuç giderek artan çeşitlilikte hastalıklara yol açmaktadır.
Şeker ya da glikoz beynin ana enerji kaynağıdır ve kan şekeri seviyeleri hem ruh halinin hem de dikkati önemli düzeyde etkiler. Kan şekeri seviyemiz çok düşerse çoğumuz kendimizi uykulu, sinirli hissetmeye yatkınlaşırız ve yeni bilgiyi öğrenmede güçlük yaşayabiliriz. Kan şekeri çok yüksek olduğunda da dikkat kolayca dağılır.
İlköğretim öğrencileriyle yapılan çalışmalar sağlıklı kahvaltı ettiklerinde, gelişen akademik performans ve konsantrasyon canlanması gösterirler. Aynı şekilde kahvaltı eden yetişkinler yüksek kan şekeri sevilerini korur, daha çabuk hatırlar ve kahvaltı etmeyenlere göre daha iyi hafıza performansı gösterirler.

KAYNAK:
Şimşek, R. (2010). Dikkat Dağınıklığı Önleme ve Beyni Etkili Kullanma Kılavuzu. 2. Baskı. İstanbul: Hermes Yayınları (İmleç Kitap)

Bu konuyu yazdır

  Dört Mevsim Sonbahar - Ahmet Altan
Yazar: Hasretiim - 03-29-2011, Saat: 12:07 PM - Forum: Kitap - Yorumlar (1)


Kitap Özet

Bu romanda herkesin gözleri lacivert. Hiç lacivert göz görmedim ama lacivert gözleri severim. Lacivert gözlerin derinliklerinde, bilinmeyen diyarlardan maceraperest seyyahların getirdiği anlamlar yatar. Bence tabii... Dışarıda cıvıltılı bir ilkyaz güneşi, tazelenen ve yeniden doğan dünyanın yeşillikleri üstüne, işveli bir salıntıyla sıcacık altın tozları serpiştiriyor. Ben, senin için ey kari, bir roman yazıyorum. Kapı çalınıyor. Kim geldi acaba? Kimi istersem, kimin ismini yazarsam o gelir. Yazmanın bu yararı var işte, küçük bir işaretle, canımın istediğini getiririm. İstersem fikrimi değiştiririm. Kim ne yapabilir? Hadi bakalım, kapının zili çalmadı, gelen giden yok. Tamam mı? smiley.gif

Kitap Ön Yüzü


119079.jpg

Kitap Künyesi


Dört Mevsim Sonbahar- Ahmet Altan

Alkım Yayınevi

» Roman
» Öykü

Fiyatı : 14,00 TL

Nisan 2011,
209 sayfa,
ISBN: 9789944148368

Bu konuyu yazdır

  Meleklerin Fısıltısı - Özlem Baş
Yazar: Hasretiim - 03-29-2011, Saat: 12:05 PM - Forum: Kitap - Yorumlar (1)



Kitap Özet

Yazar, Türk efsanelerinden Düşen Meleklerin dünyasına adımını
atıyor; günümüzde yaşayan böylesi doğaüstü güçleri olan özel bir
Türk’ün (Fırat’ın) olağanüstü yeteneğini ve başından geçenleri
anlatıyor.

Üniversitede öldürülen hocası Hakan’ın cinayeti, kendi üzerine
yıkılmak üzereyken, gizemli bir Fransız bakan ve ekibince kurtarılan
Fırat’ın hikâyesini okuyacaksınız bu eserde. Bu Fransız kadın,
onu elinden tutup Tibetli rahiplerin gizemli Agartha topraklarına
sürüklüyor. Thule tarikatının gizemlerine…

Türkiye-Paris-Ottawa-Kosova derken Tibet’te delicesine bir
koşuşturma içinde buluyorlar kendilerini. Her şey çözüldü derken
binbir düğümle başlarına bir çorap daha örülüyor ve aslında dost
bildiklerinin düşman, düşman diye tanıtılanların dostane yüzü
ile karşılaşıyorlar.

Peki bu kadar mitin içinde ilginç isimler de yok mu? Adolf Hitler,
Enver Paşa, Mustafa Kemal Atatürk, Karl Haushoffer… Ve tüm
bunların içinde gerçekle hayali, harmanlayıp bizlere sunuyor kitap.
Biraz hayal biraz mit!

Meleklerin Fısıltısı, Fırat’ın romanıdır; ardından gelecek kitap ise
kız kardeşi Dicle’nin romanı olacak. Babaları tarafından çok idealist
düşüncelerle ad verilmiş iki özel yetenek, iki özel kahraman;

Fırat ve Dicle…
Meleklerin Fısıltısı; bu kardeşlerden Fırat’ın biraz
fantastik biraz macera dolu hikâyesi…


Kitap Ön Yüzü


119206.jpg

Kitap Künyesi


Meleklerin Fısıltısı - Özlem Baş

Hayat Yayıncılık

» Roman
» Edebiyat


Nisan 2011,
352 sayfa,
ISBN: 9786055878726

Bu konuyu yazdır

  SERENAD *Zülfü Livaneli*
Yazar: sıla - 03-29-2011, Saat: 12:01 PM - Forum: Kitap - Yorumlar (1)

SERENAD-ZULFU-LIVANELI-ORJINAL-SIFIR__37523507_0.jpg


Her şey,2001 yılının Şubat ayında soğuk bir gün, İstanbul Üniversitesinde halkla ilişkiler görevini yürüten Maya Duranın (36) ABDden gelen Alman asıllı Profesör Maximilian Wagneri (87) karşılamasıyla başlar.1930lu yıllarda İstanbul Üniversitesinde hocalık yapmış olan profesörün isteği üzerine, Maya bir gün onu Şileye götürür. Böylece, katları yavaş yavaş açılan dokunaklı bir aşk hikâyesine karışmakla kalmaz, dünya tarihine ve kendi ailesine ilişkin birtakım sırları da öğrenir. Serenad,60 yıldır süren bir aşkı ele alırken, ister herkesin bildiği Yahudi Soykırımı olsun isterse çok az kimsenin bildiği Mavi Alay, bütün siyasi sorunlarda asıl harcananın, gürültüye gidenin hep insan olduğu gerçeğini de göz önüne seriyor. Okurunu sımsıkı kavrayan Serenad'da Zülfü Livanelinin romancılığının en temel niteliklerinden biri yine başrolde: İç içe geçmiş, kaynaşmış kişisel ve toplumsal tarihlerin kusursuz Dengesi.


****

Yeni romanı ‘Serenad’ı anlatan Zülfü Livaneli, tarihten izler taşıyan son kitabını ‘kadın gözüyle’ yazdığını söyledi.NTV’den Banu Güven’in sorularını yanıtlayan Zülfü Livaneli son romanında 1930′larda yaşanmış bir aşkın izini sürüyor. Zülfü Livaneli kendi deyişiyle romanını bir ‘kadın’ olarak yazdığını söyledi. Livaneli şöyle konuştu: “İlk kez bir kadının ağzından yazıyorum bu romanda… Olaylara bir kadın gözüyle bakmaya çalıştım.”Einstein ve İnönü arasındaki mektuplaşma Livaneli’nin romanında önemli yer tutuyor. Roman bir Şubat günü, soğuk ve yağmurlu bir İstanbul’da geçiyor. İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü’nde çalışan Maya adlı bir kadın ABD’den gelecek olan bir profesörü karşılamak için havalimanına gidiyor olaylar gelişiyor. Tarihten izler taşıyan romanda Şile açıklarında batan Struma gemisinin trajedisi de yer alıyor…

Bu konuyu yazdır

  Kanuni - Hürrem Kitapları
Yazar: Hasretiim - 03-29-2011, Saat: 12:01 PM - Forum: Kitap - Yorumlar (1)






kitaplar.jpg

Muhteşem Yüzyıl dizisiyle beraber tarihe artan ilgi,tarihi kitaplara olan ilgiyi de arttırdı.Ardı ardına Kanuni ve Hürrem kitapları yayınlanmaya başladı.İşte onlardan bazıları:

-Kanuni: Muhteşem Yüzyıl’ın mimarı Sultan Süleyman.Nazım Tekdaş,Çatı Kitapları.

-Muhteşem Yüzyılın Muhteşem Sultanı Kanuni Sultan Süleyman.Andre Clot,Epsilon yayınları.

-Kanuni: Padişahlar da Ağlar.Erdem Anılan,Destek Yayınları smiley.gif

-Kanuni’nin Tarihçisinden Muhteşem Çağ.Celalzade Mustafa Celebi,Kariyer Yayınları,

-Muhteşem Süleyman ve Hürrem Sultan.Yavuz Bahadıroğlu,Paradoks Yayınları.

-Kanuni:Kılıcın Yapamadığını Adalet Yapar.Okay Tiryakioğlu,Timaş Yayınları.

-Cariyelikten Hasekiliğe Hürrem.Erdem Anılan,Destek Yayınları.

-Hürrem.Turhan Tan,Maya Kitap.

-Hürrem.Erdem Anılan,Destek Yayınları.

-Hürrem Sultan.Mehmet Semih Fethi,Yakın Plan Yayınları.

-Hürrem Sultan.Nazım Tekdaş,Çatı Kitapları.

Bu konuyu yazdır

  En Çok Satan Kitaplar Listesi 2011
Yazar: Hasretiim - 03-29-2011, Saat: 11:59 AM - Forum: Kitap - Yorumlar (1)


SIRA KİTAP YAYINEVİ
————————————-
1 Elif – Can Sanat Yayınları
2 Serenad – Doğan Kitapçılık
3 Dağın Ardına Bakmak – Timaş Yayınları
4 Hayat: Dürbünümde Kırk Sene – Everest Yayınları
5 Ergenekon Belgelerinde Fethullah Gü.. – Destek Yayınları smiley.gif
6 Aşkın Gözyaşları II: Hz. Mevlana
7 Bir Dönem İki Kadın – Can Sanat Yayınları
8 Düşünüyorum O Halde Sanığım – Cumhuriyet Kitapları
9 Aşkın Gözyaşları
10 Hayvan ve Şaman: Orta Asya’nın Anti.. – Hil Yayınları
11 Kuruluş ve İmparatorluk Sürecinde O.. – Timaş Yayınları
12 Arı Kovanına Çomak Sokan Kız – Pegasus Yayınları
13 Hüzün: Dürbünümde Kırk Sene – Everest Yayınları
14 Çoluk Çocuk – Domingo Yayınları
15 Benim Cumhuriyet’im – Everest Yayınları
18 Rüyalar Gerçek Olsa – Epsilon Yayınları
19 Başın Öne Eğilmesin – Bilgi Yayınevi
21 Akşam Yıldızı – Pegasus Yayınları
22 Mesnevi’den Hikayeler – Timaş Yayınları
24 Çingene – Epsilon Yayınları
25 Osmanlı’dan Günümüze Ortadoğu’da Mi.. – Timaş Yayınları
26 Bisküviyi Çaya Yatay Bandırın – NTV Yayınları
27 Firarperest – Doğan Kitapçılık
28 Şah & Sultan – Kapı Yayınları
30 Nasıl Hatırlıyoruz? – T. İş Bankası Kültür Yayınları

Bu konuyu yazdır

  Kök Vildan Çetin
Yazar: Hasretiim - 03-29-2011, Saat: 11:57 AM - Forum: Kitap - Yorumlar (1)


748.jpg


Bir ailenin etrafında gelişen, herkesin hikayesini kendi ağzından bilinç akışı tekniğiyle anlattığı, suda yayılan halkalar gibi birbirini izleyen olaylar örgüsü içinde aşk, ihanet, tasavvuf, sadakat, entrikayla örülmüş, drama ve komedinin, karanlıkla aydınlığın dozunda harmanlandığı bir zamane masalı.

Yer:, ,
‘Hayatlarımızın diğer insanların hayatları ile kesişmesi, basit bir tesadüf mü yoksa kaderimiz midir? Bir gün, hiç tanımadığınız bir yabancının, kaderinizi değiştirebilecek, hep özlemini duyduğunuz hayatı yaşamanızı sağlayacak güce sahip olduğunu anlasaydınız, her ne olursa olsun ona yardım eder miydiniz? Ya bir gün, en yakından tanıdığınız kişiyi hiç tanımadığınızı farketseydiniz... Kendinizi ve en yakınlarınızı ne kadar iyi tanıyorsunuz? Tercihlerinizle duygularınızı yönlendirip kaderinizi değiştirebilir misiniz? Hangi itici güçlerle, hangi noktadan harekete geçerseniz, hayatınızı yönetip/yönlendiren tüm kuralları yeni baştan düzenleyecek gücü bulabilirsiniz kendinizde? Bizi biz yapan köklerimiz, hayatımızı yönlendirip yönetebilir mi? Kaçmakla köklerimizden kurtulabilir miyiz?..’

Kök; tüm bu sorulara bambaşka sorular ve çok seçmeli yanıtlar eklerken, hayat ile ilgili -belki de cevabı olmayan- sorular sormaya devam eden ‘Kutsal Hayat Üçlemesi’nin ikinci kitabı.

Bir ailenin etrafında gelişen, kişilerin hikayesini bilinçlerinin içine girerek onların duygularıyla yaşamanızı sağlayan, suda yayılan halkalar gibi birbirini izleyen olaylar örgüsü içinde aşk, ihanet, tasavvuf, sadakat, entrikayla örülmüş, drama ve komedinin içiçe geçtiği, karanlıkla aydınlığın harmanlandığı bir zamane masalı. İronik ve başkaldıran öfkeli üslubu yanında, hikayesini ikinci kitaptan anlatmaya başlayan cesaretiyle de yetenekli bir kalemden çıktığı belli olan, modern insanın açmazlarına dair çarpıcı bir roman.

Cevapları bulmanızı değil, daha fazla soru sormanızı sağlayacak ilk eseri ile reklam yazarı / yaratıcı yönetmen Vildan Çetin, ileride adından çokça söz edilecek bir yazarın güçlü nefesiyle giriyor edebiyat dünyasına... ve devamını merak etmenizi sağlıyor... ya da her şeyin öncesini...

YAZAR HAKKINDA

Vildan Çetin, İzmir Karşıyaka’da doğdu. İlk ve orta eğitimi Karşıyaka Şemikler Lisesi’nde tamamladı. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Reklam bölümünden lisans diplomasını aldı. Amerika’da yabancı dil ve mesleki eğitim kurslarına katıldı. Çeşitli televizyon ve prodüksiyon şirketlerinde prodüktör ve yönetmen asistanlığı görevlerini sürdürürken aynı zamanda Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Radyo Televizyon Sinema bölümünden yüksek lisans diplomasını aldı. Bu süreçte reklam yazarlığına başladı. Yerli ve uluslararası pek çok reklam ajansında, reklam yazarı ve yaratıcı yönetmen olarak görev aldı. Evlidir ve halen, reklam sektöründe çalışmaktadır.

Bu konuyu yazdır

  Tarih: 05-02-2026, 12:37 PM