| Hoşgeldin, Ziyaretçi |
Sitemizden yararlanabilmek için Kayıt olmalısınız.
|
| Kimler Çevrimiçi |
Toplam: 188 kullanıcı aktif » 0 Kayıtlı » 183 Ziyaretçi Applebot, Baidu, Bing, GoogleBot, Yandex
|
| Son Aktiviteler |
Allah’ın Bizlere Güvendiğ...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-25-2026, Saat: 11:04 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 31
|
Allah’ın Dini İslam’ı Yaş...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-24-2026, Saat: 12:01 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 39
|
Saff Suresi 6. Ayet Üzeri...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-18-2026, Saat: 12:14 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 41
|
Namaz Dinin Direği Midir?
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-13-2026, Saat: 10:12 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 59
|
Atatürk'ün Çocukluk Anıla...
Forum: Hayatı ve Anıları
Son Yorum: Serdar102
03-28-2026, Saat: 09:08 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 100
|
Mavi'ye..
Forum: Aşk Hikayeleri
Son Yorum: SunSet
03-11-2026, Saat: 08:23 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 181
|
Keloğlan Çataltepe Tekfur...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:45 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 349
|
Kısa Keloğlan Masalları -...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:26 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 225
|
Keloğlan Ve Pinokyo - Ser...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:22 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 205
|
Dev Hamsi - Serdar Yıldır...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:19 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 194
|
|
|
| Bilirkişi Raporuna Karşı,Söz Hakkı İstiyorum! |
|
Yazar: REKLAM YAZARI - 04-14-2011, Saat: 02:31 PM - Forum: Güncel Haberler
- Yorum Yok
|
 |
Bilirkişi Raporuna Karşı,Söz Hakkı İstiyorum!
Saygıdeğer Okuyucu,
BU HABERİMİ DHA-AA-VE CHA FLAŞ HABER OLARAK DÜNYA VE TÜRKİYE KAMUOYUNA DUYURMUŞLARDIR.EN AZ 400 HABER SİTESİ DE HABERİMİ KULLANMIŞTIR.KENDİLERİNE TEŞEKKÜR EDER,ÇALIŞMALARINDA BAŞARILAR DİLER,EN DERİN SAYGI VE SEVGİLERİMİ SUNARIM.HABERLERİ AŞAÄžIDADIR.
NOT:BÜTÜN BU SAYFADAKİ YAZILARI OKUDUKTAN SONRA,
KONU İLE İLGİLİ OLARAK HABER SİTEMDEKİ YAZIMI OKUYABİLİRSİNİZ!
XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX
2006 yılından itibaren Samsun 3.Asliye Hukuk Mahkemesinde Coca Cola ile mahkememiz devam etmektedir.Ankara Sınai Haklar Mahkemesi Bilirkişiye gönderilen dosya, aleyhime sonuçlanmıştır.İtiraz dilekçemizi yazdık.Konu ile ilgili haberim çok uzundur.BİLİRKİŞİ RAPORU ve onlara verdiğim cevapları haber sitemde bilginize sunuyorum.Bu kadar taraflı bir Bilirkişi Raporunu kabul etmemiz mümkün değildir.Konu ile ilgili her türlü soruya açığım.Bu işin peşini bırakmam mümkün değildir.
Hakkımı sonuna kadar arayacağım.Konu ile ilgili resim,reklam senaryosu linki ve iki rüya reklam senaryosu arasındaki benzerlikleri okumanızı rica ediyorum.
SAYGILARIMLA.
XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX
Bilirkişi raporu: Rüya çalınmadı!
İsmail AKDUMAN/SAMSUN, (DHA)
DOÄžAN HABER AJANSI SAMSUN'DAN BİLDİRİYOR!
Samsun’da emekli öğretmen, 54 yaşındaki Hasan Sancak, 2000 yılında gördüğü bir rüyayı notere onaylatmasından 6 yıl geçtikten sonra televizyonlarda bir meşrubat firmasının reklam filmini görüp, senaryo haline getirdiği metin için ’Benim rüyamı çaldılar’ diyerek telif haklarına tecavüz iddiasıyla açtığı 7 bin TL’lik tazminat davasında bilirkişi rapor hazırladı.
Mahkemenin talebi üzerine bilirkişiye gönderilen rüya metni ve reklam senaryosunda yapılan inceleme sonucunda, Sancak’ın rüyası ile reklam senaryosunun benzer olmadığı belirtildi. Sancak, bilirkişi heyetinin raporuna itiraz edeceğini söyledi.
Alaçam İlçesi’nde oturan Hasan Sancak gördüğü rüyayı 1 Aralık 2000 tarihinde reklam senaryosu olabileceği iddiasıyla Samsun’un Bafra İlçesi’nde 2’nci Noterliği’nde tutanakla tespit ettirdi. 3 çocuk babası Hasan Sancak başka hiç kimsenin bunu kullanmaması için de altına â€™İş bu rüya metninin hiçbir bilgisayar, internet ve benzeri şirket tarafından tamamı ya da bir bölümü sahibinden izin alınmadan televizyon ya da radyoda reklam haline getirilerek oynanamaz ve oynatılamaz’ şerhini koydurttu. 6 yıl sonra rüyasını anlatan metnin bir meşrubat firması tarafından reklam filminde kullanıldığını iddia eden Sancak, 2006 yılı Nisan ayında Samsun Cumhuriyet Savcılığına giderek noter onaylı rüyasının çalındığını öne sürerek suç duyurusunda bulundu.
Ardından 3’ncü Asliye Hukuk Mahkemesi’ne 7 bin TL’lik tazminat davası açtı. Dava sürerken mahkeme geçen Ekim ayında dosyayı Ankara Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi’ne gönderip, fikri ve sinai alanda, ayrıca iletişim ve reklamcılık konusunda uzman bilirkişilerin bulunduğu üçlü heyetten tarafların iddialarını tartışır rapor hazırlanmasını istedi.
NOTER ONAYLI OLDUÄžU İÇİN ESER OLDU
Bugün yapılan duruşmada bilirkişi heyeti tarafından gönderilen rapor okundu. Bilirkişi heyeti rüya metni ve reklam senaryosunda yapılan incelemede, "Davacıya ait noter onaylı metnin FSEK (Fikir veSanat Eserleri Kanunu) hükümlerine göre eser vasfını haiz olduğu, davacının eser sahibi sıfatı bulunduğu, dava konusu reklam filminin senaryosunun ise davacı eseri ile aynı veya benzer olmadığı bu nedenle davacının mali haklarına tecavüz vuku bulmadığı kanaat ve sonucuna ulaşılmıştır" denildi.
HUKUK MÜCADELESİNE DEVAM
Duruşma çıkışı açıklama yapan emekli öğretmen Hasan Sancak, bilirkişi heyetinin raporuna itiraz edeceğini anlatırken şöyle dedi:
"İkisi de rüya senaryosu. Ben rüyayı yatakta görüyorum. Reklamdaki genç koltukta rüya görüyor. Ben rüyamda yattığım yerden kalkıyorum. Reklamdaki genç de yattığı yerden kalkıyor. Ben bulunduğum yerden kalktıktan sonra bir şey arıyorum. O da bir şey aramaktadır. Benim açlık ihtiyacım var. Reklamdaki gencin susuzluk ihtiyacı var. Ben buzdolabının kapağını açıp yiyecek arıyorum. Reklamdaki genç buzdolabında içecek arıyor. Ben buzdolabında yiyecek bulamıyorum. O da içecek bulamamaktadır" diyerek, "Aramam devam etmektedir. Reklamdakinin de araması devam etmektedir. Ben internete yönelip açlığı gidermek için bir dükkan arıyorum. Reklamdaki gençte susuzluğunu gidermek için yürüyerek dükkan aramaktadır. Uzun uğraşlardan sonra hem yiyeceğe hem de içeceğe ulaşıyorum. Reklamdaki de içeceğe ulaşmaktadır. Ben bulunduğum yerden uyanıyorum. Reklamda oynayan kişide bulunduğu yerden uyanmaktadır. Rüyam ile reklam senaryosu bu kadar benzemektedir. Hakkımı sonuna kadar arayacağım."
XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX
Bilirkişi rüya raporu verdi!
ANADOLU AJANSI SAMSUN'DAN BİLDİRİYOR!
Samsun'da, daha önce gördüğü rüyasını notere onaylatan ve bu rüyasını bir kola üreticisi firmanın reklam film olarak kullandığını iddia eden emekli öğretmenin açtığı tazminat davasının görülmesine devam edildi.
30 Kasım 2000 yılında gördüğü bir rüyayı ilginç bularak Bafra ilçesinde notere onaylattıktan sonra, bu rüyayı 2005 yılında Coca Cola firmasının kendisinden olur almadan reklam filmi haline getirip yurt içi ve yurt dışında yayınlattığını iddia eden emekli öğretmen Hasan Sancak'ın ilgili firma hakkında açtığı 7 bin liralık tazminat davasına devam edildi.
Samsun 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 11'incisi yapılan duruşmaya Hasan Sancak ve tarafların avukatları katıldı.Duruşmada, Ankara 1. Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesinden istenen bilirkişi raporu okundu.
Raporda şu görüşe yer verildi:
''Davacıya ait noter onaylı metnin Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (FSEK) hükümlerine göre 'eser' vasfına haiz olduğu, davacının 'eser sahibi' sıfatı bulunduğu, dava konusu reklam filminin senaryosunun ise davacının eseri ile aynı veya benzer olmadığı, bu nedenle davanın mali haklarına tecavüz vuku bulmadığı kanaat ve sonucuna ulaşmıştır.''
Bunun üzerine davacı ve avukatı rapora itiraz etmek üzere mahkemenin hakiminden süre talep etti.Mahkemenin hakimi de talep üzerine duruşmayı erteledi.AA
XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX
'Rüyamı çaldılar' diyen öğretmen Hasan Sancak'a bilirkişi şoku
05 Nisan 2011 Salı 13:40
CİHAN HABER AJANSI SAMSUN'DAN BİLDİRİYOR!
Samsun’da notere onaylattığı rüyasının bazı firmalar tarafından izinsiz olarak kullanıldığı iddiasıyla 5 yıldır mahkemede hukuk mücadelesi veren emekli öğretmen Hasan Sancak’ın dosyasının bilirkişi heyetinin kanaati, inceleme sonSamsun’da notere onaylattığı rüyasının bazı firmalar tarafından izinsiz olarak kullanıldığı iddiasıyla 5 yıldır mahkemede hukuk mücadelesi veren emekli öğretmen Hasan Sancak’ın dosyasının bilirkişi heyetinin kanaati, inceleme sonucu reklam filmi senaryosu ile davacının eserinin aynı olmadığı yönünde çıktı.
Samsun'un Alaçam ilçesinde ikamet eden emekli Türkçe öğretmeni Hasan Sancak, 2006 yılında gördüğü rüyasını 'Gıda Işınlama' konulu reklam senaryosu olarak yazarak daha sonra notere tasdik ettirmişti. Reklam senaryosu olarak yazdığı rüyasını, 2006'da ücret karşılığında devredebileceğini belirterek gönderdiği Coca Cola firmasınca senaryosunun izinsiz olarak kullanıldığını iddia ederek şikayetini yargıya taşımıştı.
Halen Samsun 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde yaklaşık 5 yıldır devam eden davayla ilgili dosya, mahkeme heyeti tarafından bilirkişi tarafından incelenmesi için Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmişti.
Bugün Samsun 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde tekrar görülen davaya, davacı olan Hasan Sancak'ın avukatları ile karşı taraf olan Coca Cola İçeçek AŞ firmasının avukatı hazır bulundu.
Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’ne gönderilen dava dosyasının incelendiği belirtilerek okunan raporda, “Dava konusu reklam filminin senaryosunun davacı eseri ile aynı veya benzer olmadığı, bu nedenle davacının mali haklarına tecavüz vuku bulmadığı kanaat ve sonucuna ulaşılmıştır†açıklaması yer aldı.
Mahkeme heyeti, Hasan Sancak’ın vekili olarak davaya katılan avukatlar Yeter Filiz Tuncay ile Ziya Can Günvit’in raporunu henüz aldıklarını ve inceleyip beyanda bulunmak için süre talebinde bulundu.
Heyet bunun üzerine taraf vekillerinin varsa rapora karşı beyanda bulunmaları için 10 gün süre vererek duruşmayı 28 Nisan'a erteledi.
Bilirkişi raporunun verdiği karara tepki gösteren Hasan Sancak, “Objektif davranılmadı. İki reklam senaryosu karşılaştırıldığında ikisinin de aynı olduğu görülmekte. İkisi de rüyadır. İkisinde de uykudan uyanma ve yürüyerek buzdolabına gitme var. Benim senaryomda buzdolabında yiyecek, kullanılanda ise içecek aranmaktadır. İkisine de ulaşılamamaktayız, ben sanaldan market aramaktayım, reklam filminde ise teknoloji kullanılarak market aranmaktadır. Sonunda ikimiz de rüyadan uyanmaktayız. Daha sonra da bunun bir rüya olduğu anlaşılmaktadır. Bu kadar benzerlik bilirkişi tarafından nasıl görülemez ve dikkate alınamaz merak ediyorum. Bu karara itirazda bulunacağım.†açıklamasında bulundu. CHA
XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX
HABERİM,ALAÇAM HABER MERKEZİ’NDEDİR.
*********
XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX
COCA COLA FACEBOOK SAYFAMI KAPATTIRDI.LÜTFEN BU YAZIMI FACEBOOK SAYFASINA TAŞIYINIZ VE PAYLAŞINIZ!
HASAN SANCAK
ALAÇAMLI HALK ŞAİRİ
REKLÂM YAZARI
(EÄžİTİMCİ-GAZETECİ)
|
|
|
| Annenle ben boşanıyoruz:)) |
|
Yazar: YasSmin - 04-14-2011, Saat: 02:24 PM - Forum: Komik Yazılar
- Yorumlar (12)
|
 |
Kayseri de oturan melih , New York'a yaşayan oğlu Niya...zi'yi telefonla arar
(Gününü mahvedeceğim için üzgünüm ama annenle ben boşanıyoruz,45 yıllık eziyet yeter) der
Oğlu (Baba nasıl böyle bir şey söyleyebilirsin, hem de tam bayram öncesinde)
Baba (Artık birbirimize tahammül edemiyoruz,yetti bu hikaye, bana yardımcı ol Şikagodaki kız kardeşini ara ona da bu haberi ver) der ve telefonu hemen kapatır.
Ümitsiz çocuk kızkardeşini arar, kız da köpürür nasıl bu yaşta boşanırlar ben bu işi hallederim der
Kız doğrudan babasını arar (BOŞANMIYORSUNUZ. Kardeşim ve ben gelene kadar hiçbir şey yapmıyorsunuz, anladın mı HİÇBİRŞEY, bizi bekleyin) der.
Melih telefonu kapatır ve karısına döner
(Harika emine, ikisi de bayramı bizimle geçirecekler, hem de uçak biletlerini kendileri ödeyerek geliyorlar)der.
:SMILE30: :SMILE30: :SMILE30: :SMILE30: :SMILE30:
|
|
|
| Yanlış Anlaşılmak |
|
Yazar: Hasretiim - 04-14-2011, Saat: 01:10 PM - Forum: Makale
- Yorumlar (3)
|
 |
Bazen birini doğru anlayıp, anlamadığımı bilemiyorum. O ne söylemek istiyor, ben ne anlıyorum diye düşünüyorum.
Doğru anlamak ve anlaşılmak, içinde gizliliğe yer olmayan bir olgu. Kendini açıkça ortaya koymadan, demek istediğini anlatmak mümkün olmuyor bazen. Belki, içimizde hissettiğimiz her şeyi ortaya koymanın bizi incitme riski var, ama fırsatları kaçırmamanın bir yolu da riske girmek değil mi? Ya da açık olursanız en azından karşınızdakini yanlış yorumlamazsınız.
Yıllar önce, daha talebeyken bir arkadaşımın yeğeni, kendisine yakınlık gösteren, çok beğendiği bir erkek arkadaşının, kendisiyle ilgili ne düşündüğünü bilememiş ve fazla vakit geçirmeden, ona kendisini beğendiğini açıklamıştı. O genç çocuğun düşüncesi bu yönde değildi ama en azından kız, bu konuda kafa yormaktan kurtulmuştu.
Sevgi, hakkında en fazla fikir üretilen, olup olmadığı sık sık test edilen ve en kolay yanlış anlaşılan duygu sanırım.
Ama sadece sevgi de değil, dostluklar da ve arkadaşlıklarda da yanlış anlaşılmalar kolayca yer buluyor. Bunun bir nedeni de, insanların birbirlerini gerektiğince dinlememeleri. Ya da her yöne çekilebilecek sözler sarfetmeleri. Bu tür sözler duyduğunuzda, içinizde kırıklık hissettiğiniz için çoğu kez konunun üzerine gidemiyorsunuz. Belki de o anda üzerine gitseniz, daha tatsız bir konuşma yaşamaktan çekiniyorsunuz. Böylece yanlış anlaşma, olduğu yerde çözülmeden kalıyor ve konuyu tekrar açmaktan kaçınırsanız, yıllar sonra bile içinizde bir kırıklık taşıyabiliyorsunuz.
Doğrusu nedir, ben de bilemiyorum. Ama yukarıda anlattığım örnekte olduğu gibi, kırılma riskini göze alıp, karşınızdakinin ne söylediğini açıkça sorgulamakla, belki de tamamen yanlış anladığınız bir konuyu açıklığa kavuşturabilirsiniz. Bu da daha gerçek dostlukların yolunu açar.
Biraz özen, fazlaca iyi dinleme, gerektiğinde sorgulama ve konuyu konuşulurken doğru anlamaya çalışma, yanlış anlaşmaların yolunu kapar ve dostlukları uzun ömürlü kılabilir.
Kadın-erkek ilişkilerinde, ilişkinin hassasiyeti nedeniyle, çok daha fazla yanlış anlaşma oluyor. Bir sevgiyi var etmek hiç kolay değil. Onu kaybetmek yerine, söylenmemiş sözleri söylemek, içimizdekini ortaya koymak ve böylece sevginin devamlılığını sağlamak daha kolay olmaz mı.
alıntı
|
|
|
| Ayrılırken |
|
Yazar: Hasretiim - 04-14-2011, Saat: 01:07 PM - Forum: Genel
- Yorumlar (5)
|
 |
Ayrılırken yada boşanırken kendinize olan güveninizi geliştirmeniz oldukça önemli bir adımdır. Kendinize olan güveninizi zedeleyen durumlardan kaçınmanız ve gücünüzü arttıracak noktalarınıza yoğunlaşmanız gerekmektedir.
Kendine güven otomatik olarak gelen bir beceri değildir. İyi yaptığınız işleri tekrar etmeniz sonucu oluşur. Nasıl sürekli tekrarlanan hatalar kendinize güven duygunuzu zedelerse aynı şekilde sürekli tekrarlanan başarılar güveninizi arttırır. Boşanmanızı yada ayrılığınızı bir başarısızlık olarak görmeyin, bir öğrenme süreci olarak düşünün. Bir başarı diğerine sizi götürür ve yavaş yavaş kendinize dair pozitif bir bakış geliştirmeye başlarsınız. Kendi değerinizin farkına varın ve aşağıdaki adımları kullanarak kendinize güven duymaya başlayın.
Kendinizi Sevin – Mutluluğunuz için en önemli etken sizsiniz.
Kendinizi aşağı görmeyin – Kendiniz hakkında sürekli negatif düşünceler geliştirmeyin. Her insan gibi sizinde pozitif ve negatif yönleriniz var. Bunu kabul edin.
Kendinizi sürekli başkaları ile kıyaslamaktan vazgeçin – Eğer her şarkıcı kendisini Sezen Aksu ile kıyaslarsa niye şarkı söylemek için uğraşsın ki?
Kendi yeteneklerinizin tamamını kullanmaya başlayın – Kendinizi biraz zorlayın, yüzeyin altına inin, ve kendi yeteneklerinizi keşfedin. Yapamam demeyin, yapmak için çaba sarfedin ve ilk seferde başarısız olursanız vazgeçmeyin. Unutmayın pratik yaptıkça gelişirsiniz.
Hatalarınızı bir tür hayat okulu gibi düşünün –Niye hata yaptığınızı sorgulamayın, bu hatanın sonucunda bir sonraki sefer ne yapmamanız ve nasıl davranmanız gerektiğini öğrenin. Hayatta her şeyi bilmeniz beklenemez, önce tecrübe etmeniz ve hata yapmanız gerekiyor.
Hayatınızı daha iyi bir hale getirmek için yeni yollar bulmaya başlayın – Basit ve gerçekçi olmaya özen gösterin. Örneğin çocuklarınızın sevgisini kazanmak için dünyanın en pahalı hediyesine ihtiyacınız yok. Sadece zamanınızı ve ilginizi verin yeter. Sevilmek için dünyanın en zeki, en başarılı, en zengin, en güzel insanı olmanıza gerek yok, kendinizi sevmeyi başarmanız yeterli.
Sonsuza kadar plan yapmak yerine artık harekete geçin- Bir noktada artık plan yapmayı bırakmanız gerek yoksa yaşamaktan kaçmaya çalışıyorsunuz demektir. Hiç bir plan mükemmel değildir ve asla kendinizi olabilecek her soruna karşı hazırlayamazsınız. Beklenmedik durumlar için plan yapmadan da kendinizi hazır hissetmeniz gerek. Kendinize inanırsanız ve güvenirseniz çoğu sorunun üstesinden gelebilirsiniz.
İltifat kabul etmeyi öğrenin – Becerilerinizin ve yeteneklerinizin farkında olun, insanlar size iltifat ettiğinde kabul edin.
İnsanlar size saldırdığında yada aşağıladığında hiç bir şey yokmuş gibi davranmayın – Ya ne yaptıklarını söyleyin yada ortamı terkedin.
Kendiniz hakkında pozitif düşünün – Siz kendinize nasıl davranıyorsanız başkaları da size öyle davranacaktır. Eğer sürekli kendinizi yargılıyorsanız, çevrenizdeki insanlar aynı şekilde sürekli sizi yargılayacaktır.
İnsanlar, onlara izin verdiğiniz şekilde size davranacaktır. İnsanların duygularını ve düşüncelerini kontrol edemezsiniz ama onların size nasıl davranıp davranamayacağını belirleyebilirsiniz. Hakkınızdaki düşünceleri değil, size olan davranışları değiştirmeye çalışın…Düşünceler davranışları takip edecektir…
Kendiniz ile gurur duyun ve bunu dış görünümünüze yansıtın – Kendinize bakım yaptığınız zaman daha iyi hissedeceksiniz. Duyduğunuz güven ve gurur kendini gösterecektir ve çevrenizdeki insanlar üzerinde pozitif bir etki oluşturacaktır.
Kendinize en iyi arkadaşınız gibi davranın – Kendi kendinizle konuşmaktan ve yanlış davranışlar yapmanıza engel olmaktan kaçınmayın.
Kendiniz ile sabırlı olun – İstanbul bir gecede kurulmadı.
Kendinizi affedin – Olan oldu, geçmişi değiştiremezsiniz. Almanız gereken dersleri alın ve yolunuza devam edin. İnsanın özeleştiri yapması önemlidir, fakat suçluluk duygusu ve utanç içinde kendinize eziyet etmeniz sizin daha iyi ve vicdanlı bir insan olduğunuzu göstermez. Sadece hatalarınızdan ders alıp yeniden yola çıkmayı başaramadığınızı gösterir. Düşmek acı verir ama yeniden ayağa kalkıp ata binmeniz ve tekrar düşmememek için elinizden geleni yapmanız gerek. Yeniden düştüğünüzde aynı şekilde bir daha kalkmanız ve yeniden ders almanız gerek.
Kendiniz olun, dürüstçe ve korkmadan kendinizi ifade edin - Kendi varlığınızı azaltmaya, kendi gerçeklerinizi değiştirmeye ve olduğunuz insan olmaktan vazgeçmeye çalışmayın. Duygu ve düşünceleriniz sizi anlatır, söylemekten vazgeçtiğinizde yada değiştiştirdiğinizde kendiniz olmaktan vazgeçiyorsunuz demektir. Siz kendinizden vazgeçerseniz, başkası neden sizden vazgeçmesin? Kendinizi dürüstçe ifade ederseniz başka insanlar ile eşit konuma geçersiniz. Kendinizden vazgeçerseniz diğer insanlardan aşağı hissedersiniz.
Dürüst olmayı agresiflik yada saldırganlık ile karıştırmayın. Agresif davranırsanız ve öfke ile hareket edersiniz, kendinizi daha üstün gibi hissedebilirsiniz fakat başka hiç kimsenin fikrine saygı duymadığınızı gösterirsiniz.
Eğer kendiniz olmayı başaramıyorsanız aşağıdaki adımları uygulayın:
Kendi ihtiyaçlarınızı öncelikli olarak düşünün, ihtiyaçlarınızı bir sıraya koyun
Kendinizi başkalarına saldırmadan yada suçlamadan ifade edin
Kendinizi geliştirmek ve mutlu etmek için çaba sarfedin (okuyun, kurslara katılın, zorlandığınız konuları aşmak için vazgeçmeden pratik yapın, sağlıklı olmaya özen gösterin, olumlu ve kendini geliştiren insanlar ile zaman geçirin)
Başkalarını ve kendinizi eleştirmekten vazgeçin.
Başarılı olmayı hedefleyin ve plana göre hareket ederek başarılı olmanızı sağlayın
Olumlu düşünün ve başarılı olduğunuzda kendinize kredi verin
Günlük programlardan kaçmayı ve kendinize zaman yaratmayı öğrenin
Başka insanlara yardım etmenin yollarını bulun
İhtiyaç duyduğunuzda profesyonellerden yada çevrenizden yardım isteyin.
Çiğdem Alper, MA
Psikoterapist
|
|
|
| Hz.Muhammed'in Hayatı |
|
Yazar: sıla - 04-14-2011, Saat: 01:01 PM - Forum: Kitap
- Yorumlar (1)
|
 |
[SIZE="3"][COLOR="DarkGreen"]O'na yolculuk yeniden başlıyor…
Mübarek hayatı en ince ayrıntısına kadar kayıt altına alınan Allah'ın Elçisi Hz Muhammed'in(sav) Hayatı, siyer ödüllü Salih Suruç'un kaleminden, tek cilt halinde ve zenginleştirilmiş metniyle siz değerli okuyucularla yeniden buluşuyor!
Ufuk peygamberinin tüm zamanı kucaklayan, sonsuz saadete çağıran tatlı sesinin, Allah'ın Elçisi Hz. Muhammed'in(sav) Hayatı isimli bu eserle yeniden yüreğinizde yankılandığını duyacaksınız. Peygamber Efendimizin hayatı, kronolojik bir disiplin içerisinde işlenirken, tarihi olaylar içerisinde O'nun ahlakî özellikleri de başarıyla vurgulanıyor. Gerekli noktalarda daha geniş açıklamalar için ayetler ve hadislere de yer veriliyor ve kabul edilmiş tefsir ve açıklamalar yolu ile konulara açıklama getiriliyor.
[/COLOR][/SIZE]
Yazar:Salih Suruç
Sayfa Sayısı: 926
|
|
|
| Dört Numara Benim |
|
Yazar: sıla - 04-14-2011, Saat: 12:58 PM - Forum: Kitap
- Yorumlar (9)
|
 |

[SIZE="3"][COLOR="DarkOrange"]9 kişi kaçtık 1 numara Malezyada öldürüldü. 2 numara İngilterede... 3 numara Kenyada avlandı. Diğerlerinin peşine düşmeden önce Benim için gelecekler... Dört numara benim. Biz Tam şu an yanınızdan geçiyor olabiliriz. Biz Siz bunu okurken sizi izliyor olabiliriz. Biz Yaşadığınız şehirde, kasabanızda olabiliriz. Biz Herkes olabiliriz. Biz O günü bekliyoruz. Biz Birbirimizi bulacağız. Biz Bir zafer kazanacağız. Biz Birlikte olabilirsek Biz Kurtuluruz. Siz Siz de kurtulursunuz.
Eğer biz kaybedersek her şey yok olur. Buraya dokuz kişi geldik. Sizin gibi görünüyor, sizin gibi konuşuyor ve aranızda yaşıyoruz, ama sizden değiliz. Hayal ettiklerinizi yapabiliyoruz. Hayal edebileceğiniz güçlere sahibiz. Bugüne kadar gördüğünüz her şeyden daha sağlam ve hızlıyız. Biz, çizgi romanlarda ve filmlerde hayran olduğunuz süper kahramanlarız. Ama gerçeğiz!
Planımız büyümek, eğitilmek, güçlenmek, birlik olup onlarla savaşmaktı. Ama bizi bulup savaşı önce onlar başlattı. Şimdi hepimiz kaçıyoruz. Hayatlarımızı gölgelerde, kimsenin bakmayacağı yerlerde geçiriyor, insanların arasına karışmaya çalışıyoruz. Siz bilmeseniz de aranızda yaşıyoruz. Ama onlar biliyor. Pıttacus lore Lorıeni yöneten yüce bilge, on iki yıldır dünyada, dünyanın kaderini belirleyecek savaşa hazırlanıyor. Nerede olduğu belli değil. [/COLOR][/SIZE]
Yazar: Pittacus Lore
Çevirmen: Müge Hestbaek
Sayfa Sayısı: 428
|
|
|
| Aklından Bir Sayı Tut |
|
Yazar: sıla - 04-14-2011, Saat: 12:56 PM - Forum: Kitap
- Yorumlar (7)
|
 |
[SIZE="3"][COLOR="Red"]Bir adam, posta kutusuna bırakılmış imzasız bir mektup alır. Mektupta şöyle yazmaktadır: "Aklından herhangi bir sayı tut. 1 ila 1000 arasında herhangi bir sayı." Adam öylesine 658 sayısını tutar. Not şöyle devam etmektedir: "Sırlarını nasıl bildiğimi göreceksin... Küçük zarfı aç.""Aldıklarını geri vereceksinVermiş olduklarını aldığın zaman.Biliyorum ne düşündüğünü,Ne zaman uyuduğunu,Nereye gittiğini,Nereye gideceğini.Seninle bir randevumuz var,Bay 658.
"Sıradanlıklara meydan okuyan, anında başınızı döndürecek ve ilgi çekici karakterlerinin kalp atışlarını tüm gerçekliğiyle hissedeceğiniz bir kitap "Aklından Bir Sayı Tut" kolay kolay unutmayacağınız bir roman. [/COLOR][/SIZE]
Yazar: John Verdon
Çevirmen: Cemile Özyakan
Sayfa Sayısı: 480
|
|
|
| Zıt Kutuplar Birbirini Çeker mi? |
|
Yazar: acemhe - 04-14-2011, Saat: 12:54 PM - Forum: Makale
- Yorumlar (33)
|
 |
Zıt Kutuplar Birbirini Çeker mi?
Birini ilk gördüğümüzde bizi etkileyen, cazip gelen, gözümüzde büyümesine sebep olan özellikleri, daha sonra en nefret ettiğimiz davranışları haline gelebilir mi? Farklı bulduğumuz kişilerle ilişkiye başlayıp, kısa zamanda neden ayrılırız?
[INDENT]Zıt Kutuplar Birbirini Çeker mi?
Başlangıçta bizi o kişiye çeken özelliği, sonradan o insandan ayrılmamıza neden olur. Özgün olan tipler, bizde ilk zamanlar büyük bir heyecan başlatsa da, yine aynı özelliklerinden nefret ederek ilişkiyi sonlandırırız.
Bir iş toplantısı sebebiyle tanıştığımız bir adamdan o an çok etkilenebiliriz. Takım elbisesiyle şık görünen o beyefendi, yüksek özgüvene sahip bir yöneticidir. Yaptığı konuşmalarda, birlikte çalıştığı insanlar üzerinde otoritesini kurmuş, her şey onun kontrolü altındadır. İşine olan bağlılığı vücut dilinden anlaşılır.
Bizi o adama çeken bu özellikler sayesinde bir ilişkiye başlarız. Onun güçlü yapısı ve her şeyi çözebilme becerisi, ona hayran olmamıza sebep olur. Peki, bu hayranlık sonradan nasıl ayrılma sebebi olur?Bu adam bulunduğu yere, sahip olduğu özellikler sayesinde gelmiştir. Kontrol kurma, emir verme, soğukkanlılık ve işine olan bağlılığı sebebiyle yönetici olmuştur ve bizim gözümüzde başarılı erkek imajını oluşturur.
Aynı adam doğal olarak bu özelliklerini özel hayatında da uygulayacaktır. Birlikte olduğu kişi üzerinde de aynı kontrol unsurunu kullanmak isteyecektir. İşine olan bağlılığı eve geç saatlerde gelmesine neden olacaktır. Soğukkanlılığı, kavga esnasında size anlayış göstermek yerine sert durmasına, ipleri kolay koparmasına sebep olacaktır. Emir vermeye alışkın olan bu adam benzer tavırları, evin içinde ve ilişkinizde de gösterecektir. Yoksa siz bu adamı bu özelliklerinden dolayı beğenmemiş miydiniz?
Buna benzer örnekler çoğaltılabilir. Motor kullanan ve farklı giyinen, farklı yaşayan, özgür ruhlu bir adamı, bu özellikleri yüzünden çekici bulup, bir ilişkiye girdiğinizde; aynı özellikleri yüzünden sinir olup ayrılma ihtimaliniz yüksektir.
Bu örnekleri kadınlara da yöneltebiliriz. Güzelliğinden, çekiciliğinden etkilenilen bir kadınla birlikte olan adam; daha sonra aynı kadının kuaföre, makyaj malzemesine, ayakkabıya, elbiseye harcadığı parayı aşırı bulduğu için kavga edebilir.
Sonuç olarak, bizde olmayan özelliklere sahip birini gördüğümüzde ona doğru çekiliriz. Hayranlıkla karışık bir heyecan içimizi kaplar. Ancak aşkımızın kısa sürmesi, yine aynı özellikler yüzünden olacaktır. Çünkü zıt kutuplar birbirini çeker ama bir süreliğine!
[/INDENT] [INDENT] Candan Ünal
[/INDENT]
|
|
|
| Kimsin |
|
Yazar: YasSmin - 04-14-2011, Saat: 12:52 PM - Forum: Maxi Geyik
- Yorumlar (15)
|
 |
Eski sevgiLim mesaj atmış sLm die, bnde 'Askmsn' dedim..
"Biz ayrLdık, dedi". Bende 'Biliyorm as kimsn demek istemistim' dedim.
Ses kesiLDii.
:xD: :xD: :xD:
|
|
|
| PittBull Zehirlendi |
|
Yazar: YasSmin - 04-14-2011, Saat: 10:37 AM - Forum: Maxi Geyik
- Yorumlar (9)
|
 |
Türkiye'ye ziyaret amaçlı gelen ünlü şarkıcı Pitbull, tasmasız gezdiği iddiasıyla belediye ekipleri tarafından zehirlendi.
:=D: :=D: :=D::=D: :=D:
|
|
|
|