| Hoşgeldin, Ziyaretçi |
Sitemizden yararlanabilmek için Kayıt olmalısınız.
|
| Kimler Çevrimiçi |
Toplam: 241 kullanıcı aktif » 0 Kayıtlı » 237 Ziyaretçi Applebot, Baidu, Bing, GoogleBot
|
| Son Aktiviteler |
Allah’ın Bizlere Güvendiğ...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-25-2026, Saat: 11:04 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 31
|
Allah’ın Dini İslam’ı Yaş...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-24-2026, Saat: 12:01 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 39
|
Saff Suresi 6. Ayet Üzeri...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-18-2026, Saat: 12:14 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 41
|
Namaz Dinin Direği Midir?
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-13-2026, Saat: 10:12 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 59
|
Atatürk'ün Çocukluk Anıla...
Forum: Hayatı ve Anıları
Son Yorum: Serdar102
03-28-2026, Saat: 09:08 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 100
|
Mavi'ye..
Forum: Aşk Hikayeleri
Son Yorum: SunSet
03-11-2026, Saat: 08:23 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 181
|
Keloğlan Çataltepe Tekfur...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:45 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 349
|
Kısa Keloğlan Masalları -...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:26 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 225
|
Keloğlan Ve Pinokyo - Ser...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:22 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 205
|
Dev Hamsi - Serdar Yıldır...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:19 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 194
|
|
|
| İkizler 15.04.2011 |
|
Yazar: sıla - 04-15-2011, Saat: 09:30 AM - Forum: İkizler
- Yorumlar (2)
|
 |
[COLOR="Navy"] Sevdiğiniz insanın son günlerdeki tutarsız davranışları sizi çileden çıkarıyor. Bu yüzden bugün kendi dünyanıza çekilecek, ilişkinizi tekrar gözden geçirmeye çalışacaksınız. Yaptığınız işten memnun değilsiniz. Bir atılım yapmak veya iş değişikliği düşünüyorsunuz. Fakat bu sizin için uygun bir zamanlama değil. Bir süre daha beklemeli, daha sakin bir kafayla karar vermelisiniz. Bu sizin için daha sağlıklı olacak. Parasal açıdan zorlayıcı durumlarla karşı karşıya gelebilirsiniz.
[/COLOR]
|
|
|
| Boğa 15.04.2011 |
|
Yazar: sıla - 04-15-2011, Saat: 09:29 AM - Forum: Boğa
- Yorumlar (1)
|
 |
Aşk hayatınızla ilgili gelişmelere yeteri kadar önem vermiyorsunuz. Evlilik veya ayrılıklar gibi, önemli durumlarla karşılaşmanız sizi şaşırtmayacak. Mesleğinizde, önünüze çıkan fırsatların değerini çok iyi bildiğinizi ve olanaklardan yararlanmak için elinizden gelen her şeyi yapmaya hazır olduğunuzu göstermelisiniz. Kimseden yardım beklemeyin, değerlendirmelerinizi kendiniz yapın. Bir satış işinden sevindirici haber var. Sağlığınızla ilgili kaygılarınız yerinde olabilir.
|
|
|
| Koç 15.04.2011 |
|
Yazar: sıla - 04-15-2011, Saat: 09:28 AM - Forum: Koç
- Yorumlar (2)
|
 |
[COLOR="Indigo"] Özel ilişkinizi ilgilendiren sorunları, kendi aranızda çözmek taraftarısınız. Fakat sevgilinizin bu konuları başkalarıyla paylaşması canınızı sıkıyor! Çalışma hayatınızda sizi üzen kişi, önümüzdeki günlerde size başka bir nedenle yaklaşmak durumunda kalacak. Bundan yararlanıp ilişkiyi biraz da olsa düzeltmeniz mümkün olabilir. Bugünlerde paranızı iyi idare ediyorsunuz. Yakında hiç beklemediğiniz bir masrafa gireceksiniz. Sağlığınız iyi, fakat kendinizi çeşitli vitaminlerle destekleyin.
[/COLOR]
|
|
|
| Kaybettiğinde.. |
|
Yazar: # Pè®iM§ii # - 04-15-2011, Saat: 09:20 AM - Forum: Aşk (Genel)
- Yorumlar (18)
|
 |
Sevdiğin birini yitirince bir yanın onunla beraber kaybolur.
Terk edilmiş hayaletli bir ev gibi buruk bir yalnızlığa esir olur, eksik kalırsın.
İçinde bir sır gibi, giden sevgilinin yokluğunu taşırsın.
Öyle bir yara ki üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin
gene de canını yakar. Öyle bir yara ki iyileştiğinde bile kanar.
Bir daha gülemeyeceğini, asla hafifleyemeyeceğini sanırsın.
Karanlıkta el yordamıyla ilerler gibi akar hayat.
Önünü göremeden, yönünü bilemeden, sadece şu anı kurtararak...
Gönlünün kandili sönmüş, zifiri gecede kalmışsındır.
Ama işte ancak böyle durumlarda, yani iki göz birden karanlıkta kalınca,
bir üçüncü göz açılır insanda. Kapanmayan bir göz...
Ve ancak o zaman anlarsın ki bu elem sonsuza dek sürmeyecek.
Hazandan sonra başka mevsimler, bu çölden geçince nice vadiler gelecek;
bu ayrılığın ardında ebedi bir vuslat.
Yeni kaybettiğin kişiyi manevi gözle bakınca her yerde görmeye başlarsın.
Denize düşen katrede, dolunayla hareketlenen med-cezirde,
esen her esintide ona rastlarsın.
Kuma çizili remilde, güneşte parlayan kristal tanesinde,
yeni doğmuş bebeğin tebessümünde, bileğinde atan nabzında onu seyredersin.
Her yerde, her şeyde onu görürken nasıl derim o gitti diye?
|
|
|
| Yüreğimi '' Yüreğine '' Gömdüm |
|
Yazar: # Pè®iM§ii # - 04-15-2011, Saat: 09:01 AM - Forum: Aşk (Genel)
- Yorumlar (6)
|
 |
Yüreğimi " Yüreğine " Gömdüm
Gittiğinde dudaklarıma bıraktığın boşluğu hiçbir kelime dolduramadı ne yazık ki..
Şimdi kelimelerim darmadağın, tıpkı sensiz yüreğim gibi..”
Yalnızlığın demlediği bir akşam üstü yine notaları öksüz kalmış şarkıyı dinliyorum…
Yıldız Tilbe ayrılığın yükü ağır....
Ve söylenen her söze pas tutmuş yüreğimi bırakıyorum
tıpkı senin yüreğime bıraktığın yokluk gibi..
Her satırı kan revan içinde, her notası gözyaşımda son nefesini vermekte…..
Sensizliğin sokaklarına bırakılmış kelimeleri toplamaktayım yine.
Yoksun yine..Darmadağın her şey..
Kıyılarıma yokluğun acıları demirlemiş ve adımla başlayan kelimelerim
ayrılığına mühürlenmiş..
Artık ben “ sende “ sadece siyah- beyaz fotoğrafım..
Artık ben “ sende “ yaşanıp hatıralara gömülen koyu bir pişmanlığım…
Ellerinde başkalarının elleri varken ben sana hala
“ sen” kadar uzağım..
Hatırlıyor musun sana geldiğim günleri..
Kan revan içindeydi kelimelerim, tozlu ayrılıkların arifesindeydi yüreğim..
Dallarım kırılmıştı,
umut diye ektiğim tüm tomurcuklar zamansız budanmıştı..
Yıkılmış bir yürekle gelmiştim sana..
Senin teninde var olmaya gelmemiştim oysa..
Aşk adına aldığım yaraları senin gülüşlerinle sarmaya gelmiştim..
Acılarıma ortak, umutlarıma yoldaş bilmiştim seni…
Ellerini tutamayacağımı bile bile,
yüreğini gülüşlerimle bir kez öpemeyeceğimi bile bile seni sevmeye gelmiştim..
Uzaklardaki varlığınla yaşamayı kabullenip sadece seninle
aynı çınar ağacının gölgesinde
ölüme uzanmayı istemiştim sadece..
Seni “ sen “ diye sevmek için gelmiştim sana..
Gülüşlerinle baharı,
sevginle mutlulukları yüreğime mühürlemeye gelmiştim…
Ve bir gün sana uzattığım ellerimi tuttun,
kanayan yaralarıma
“ mutluluklarını " sundun…
Ölüm kokan ellerimle avuçlarına sığınan ben gibi
sende imkansızlığına inat yüreğime doyasıya sarıldın..
Arasına dağlar örülü uzaklığımıza aldırmadan her nefeste sevdaya uzandı ellerimiz. Zamanı durduk gözlerimizde..
Yetim kalmış kelebekleri emzirdik
imkansızlığımıza akan gözbebeklerimizde..
Savaştık durduk mevsimsiz açan yokluk deliverenleriyle..
Kanattık birbirimizle anılmayan sevda cümlelerini..
Katili olduk bize ayrılıkların…
İki bedende yaşanan bu sevdayı tek yüreğe sığdırmaya çalıştık..
Savaştık delicesine..
Karanlık geceleri sevdamıza şahit bildik,
yazgımıza yazılmamış bu aşkın kavuşmasını ahirete erteledik..
Biz seninle sırtları birbirine yaslanan
karlı dağın birbirlerinin ellerini tutamayan iki yamacıydık;
senin yüzün güneşe bakardı benim ise imkansızlığa…
Sonra kum saatinden akan zamana kanıp gittin işte.
Ardında beni “ bana “ bırakarak..
Oysa senden hiçbir şey istemedim..
Sadece umut istedim karanlık gecelerime, sadece mutluluklarını istedim seni beklemekle geçecek günlerime…
Ne bana ait olmayan hayatını istedim sen de
" bana yasak" tenini bedenime diledim ..
Ben sadece uzaklardaki varlığına sarılıp kirpiklerinde dinlendirmek istedim
yüreğime üşüşmüş ayazları..
Sadece sesinin sıcaklığına uzanıp gülüşlerinle sarmayı diledim
yalnızlıktan bakiye acılarımı..
Söyle bana senden çok şeyler mi istedim ? Senden çok şeyler mi bekledim..
Hadi kaldır başını…” Bu yürek yaşamalı “
sözleriyle başlayan mutlulukların neden “ ne olur anla beni “
cümlesine sığdırılmış ayrılıklara gebe kaldı ?
Bana gitmek için geldiğini bildiğim halde çok sevmiştim seni.
Çok mu geldi gözlerinde beni mutlu görmek ?
Ellerini tutamayacağımı bildiğim halde delice sevilmek çok mu geldi sana ?
Bana duyduğun sevgi bir avuntu muydu yoksa ?
Bu aşk için bir rüyaydı geldi geçti de bana..
Gözlerimin içine bakıp " seni hiç sevmedim " de ..
Seni “ senden “ çok sevdiğim için küfürler savur bana..
Ellerini tutamayacak olsam da
seninle mutluluğum için ayrılığında yüreğimden vur beni….
Suskunluğunla kanat dudaklarımdaki ismini..
İmkansızlığınla öldüremediğin bu canı yalnızlığına göm.
Sende pişmanlık duyulan bir günah olduğumu haykır..
Yaşanması gereken ve bir o kadar kısa tutulması gereken küçük avuntudan ibaret olduğumu söyle hadi ..
Gülüşlerinle yamadığın yüreğimi “ yüreğimden “ sök te git..
Her şey bitti de; bana dair kurduğun tüm sözcüklerin,
seni seviyorum ile başlayan tüm cümlelerin hepsinin yalan olduğunu söyle bana..
Ölüm gibi susma karşımda...
Haklısın; sen bana gitmek için gelmiştin.
Yaşandı ve bitti bu kadar basit işte..
Ama gittiğin günden beri kanayan yüreğim niye hala acıyor sevgili ?
Niye ?.Söyle bana…
Sevgim sana yetmedi mi ?
Hadi can yakıcı sözler savur bana.. Git de, bana ait değilsin de..
Hayatın yük yüklerini bana ve sevdama yükle..
Ömrümün hatasısın de..
Unuttuğunu söyle.. Bittiğini söyle.
Gittiğin gün yüreğinin acımadığını itiraf et..
Adından öteye hiçbir zaman dudaklarımda olmadın ki de bana..
Sesimi duyduğunda yüreğinin hiç titremediğini haykır.
Sigara küllüklerine yangın masalarda savurduğun izmaritlerde
adımın yandığını söyle…
Gecelerin şahit olduğu bu sevda hiç yaşanmadı ki de bana…
Adımın dudaklarında bir cümle kadar yer tutmadı diye söyle hadi ..
Seni sevdiğim için isyan et bana..
Bedelini yüreğimle ödediğim en masum günahı sana yaşattığım için beddualar et bana..
Ölüme pusular kuran Firavunlardan kalma ayrılıkları hediye eyle sensiz yüreğime.Kör kuyulara at beni..
Gözlerimi bıçakla ve sonra da seni seven yüreğimi..
Beni hiç sevmediğini söyle…
Yalvarırım, susma bir şeyler söyle…Yüreğinde hiç var olmadığımı söyle…
Hadi tüm cesaretini topla
ve
“ seni hiç sevmedim ki “
cümlesini savur ayak uçlarıma…
Biliyorum her zamanki gibi susacaksın
..Sus..
Tek bir kelime etme..
Sus ki; adımı anmakla heba olacak nefesin boşa gitmesin..
Seni severken bana hiçbir zaman gelmeyeceğinin farkında idim.
Ama sevdim işte.
İmkansızlığına inat büyüttüm seni..
Canımdan can bildim yüreğini, nefesimden nefes bildim seni...
Ölüm olsan da sevdim seni ...
Sadece sevdim..
Hem de seni “ senden “ çok severek.. Uğruna “ yüreğimi “
bedenimden sökerek sevdim..
Biliyorum bundan sonra da gelmeyecektin
ve hiçbir zaman beni " seni senden cok seven ben " kadar sevmeyeceksin…
Çünkü ; ait olduğun karanlıkları bırakıp bana gelecek gücün yok senin..
Belki de hiç sevmedin beni..Bırak sevme artık..
Varsın olsun bana söylediğin
her kelime yalan olsun..
Unutma ki; “ yüreğimdeki sen” , seni
sensizlikte bile sevecek kadar büyük. “
Yüreğimdeki seni “ hiçbir kelime, hiçbir yalan küçültemeyecek.
Bana söylediğin kelimelerin yalan olduğunu da hiç ilgilendirmiyor beni..
Ben sadece beni seven “ seni “ sevdim…
Ve şimdi bana bıraktığın sensizliğin içinde seni " senden "
çok seven yüreğime son kurşunu sıkıyorum...
“ Sen bana ait olmasan da ben sadece senin yüreğine aitim…
Sadece senin sevdiğin bu yüreği “ senin yüreğine “ gömüyorum
Senden başka kimse sevmesin diye..
..
.
|
|
|
| Adını koyanlar, acaba biliyorlar mıydı; Yalnızlığın ne demek olduğunu?.. |
|
Yazar: acemhe - 04-14-2011, Saat: 10:42 PM - Forum: Aşk (Genel)
- Yorumlar (6)
|
 |
Bütün gözleri üzerinde toplasa da; kendi kahverengi dolabında yapayalnız yaşayan  kocca bir salon saatinin duyguları içinde hissederim kendimi!..[url=http://www.tatliaskim.com/paylasmak-istediklerim/493292-adini-koyanlar-acaba-biliyorlar-miydi-yalnizligin-ne-demek-oldugunu.html][/url]
Peşinde insanlar yürüyen bir mayın eşeğinin attığı adımlardan daha tedirgin olurum; dilimden dökülen her sözde  kalemimin yazdığı her satırda. Belli etmem sadece...
Eroin koklayan bir gümrük köpeği... Veya  enkaz altında beden arayan köpekler daha şanslıdır benden... Çünkü yanlışlarının cezası olmaz  yiyecekleri birer tekmeden başka!..
Ve hatta;
Hiçbiri de benim kadar yalnız değildir!..
Ardında makas makas turna katarları açılan bir sürü başına doğru kaldırdığında başını  beni getir hatırına...
Ve acı; yalnızlığıma!..
İçim kanat açarken uzaklara;
Ben... Çöl ortasında motorları çalınmış bir uçak misali  beklerim kumların ortasında!..
Sıcaktır...
Senin dünyanda çiçekleri güldüren güneş; benim çölümde kayaları bile öldürür!..
Böyle bir zamanda  yolumu bilen tek dostumuz ulaşır bana; ayağına sardığın pusulayla...
Martıların sesini görür  denizin nemine dokunurum onda!
Yeter bana!..
Umarım ki;
Bir ses ol duyayım. İki satırlık da olsa seni okuyayım ama sessizlik olma!..
Sen yaz  ne yazarsan yaz; çünkü onlar senden geldikleri için güzelleşir  demek istersin satır aralarında!..
Yazmadan anlatmalısın...
Anlatmalısın; söylemeden!..
Ve  yapayalnız yürümelisin; bir mayın eşeği gibi en önde  veya koklayıp durmalısın her mânâyı; valizlerin arasında dolaşan bir gümrük köpeği gibi...
Adını koyanlar  acaba biliyorlar mıydı;
Yalnızlığın ne demek olduğunu?..
|
|
|
| Benim Adım AŞK |
|
Yazar: Qetesh - 04-14-2011, Saat: 07:10 PM - Forum: Duygu Yüklü Flashlar
- Yorumlar (5)
|
 |
[SIZE="5"][COLOR="Red"]BENİM ADIM AŞK, BENİM ADIM AYRILIK..
DİK YOKUŞLARLA ÇEVRİLİYİM..
BENİM ADIM AŞK, BENİM ADIM YALNIZLIK..
OLMAZLARA MEYİLLİYİM..
HATIRALARIMDA SAKLIYORUM GÖZLERİNİN GÜZELLİÄžİNİ. SENSİZLİÄžİN YORGUNLUÄžU DÜŞTÜÄžÜNDE ÜZERİME, ÇIKARIP BAKIYORUM GÖZLERİNİN GÜZELLİÄžİNE. ÖYLE İÇTEN, ÖYLE DERİNDEN VURUYOR Kİ BENİ, ÖLDÜRESEM GELİYOR KENDİMİ..
SEN BENİMSİN, HAYATIMSIN, NEFES ALMA SEBEBİM, GURUR DUYMA NEDENİMSİN..
SENİ SEVİYORUM, SEVMELERİN YETMEDİÄžİ KADAR..
SAYGILAR..
[/COLOR][/SIZE]
[FLASH]http://s8.directupload.net/images/091002/dlscah7v.swf[/FLASH]
|
|
|
| Kanaryaotu |
|
Yazar: Hasretiim - 04-14-2011, Saat: 06:04 PM - Forum: Sağlık
- Yorum Yok
|
 |
(Kreuzkraut / Seneçon / Groundsel / Senecio) Senenin çogunu çiçekli olarak geçiren, yol kenarlari ve bahçelerde görülen, 10-60 cm yüksekliginde, bir veya iki yillik otsu bir bitki. Gövdeleri dik, dali, tüylü veya tüysüz, seyrek yapraklidir. Yapraklar derin parçali lobludur. Çiçekler küçük silindir seklindeki kapitilum adi verilen basçiklarda toplanmistir. Çiçeklerin hepsi tüp seklinde ve sari renklidir. Meyveleri siyahimsi renkli ve üzeri kisa ve xxx tüylerle kaplidir. Otuz kadar türü vardir.
Türkiye’de yetistigi yerler: Türkiye’nin çogu yerinde farkli türleri çok yaygindir.
Kullanildigi yerler: Bitkinin toprak üstü kisimlari toplanir. Uçucu yag, tanen, reçine, inulin ve alkaloit tasir. Yumusatici, kurt düsürücü, yara iyi edici, âdet agrilarini hafifletici olarak kullanilir. Alkaloit tasidiklarindan dikkatli kullanilmalidir.
|
|
|
| Bitki Çaylarındaki Tehlike |
|
Yazar: Hasretiim - 04-14-2011, Saat: 06:03 PM - Forum: Sağlık
- Yorum Yok
|
 |
Açıkta satılan bitkisel ürünlere dikkat! İyi tanınmadığı için sağlığa zararlı olabilir.
Yeditepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmakognozi ve Fitoterapi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Erdem Yeşilada, açıkta satılan bitkisel ürünlerin yeterince iyi tanınmadığı için yanlış bitki satın alma ihtimalinin yüksek olduğunu ve sağlık için zararlı etkilere yol açabileceğini belirtti.
Yeşilada, yaptığı açıklamada, bitkilerin birbirleriyle benzerlikleri ve farklılıklarına dayanarak bilimsel olarak sınıflandırılıp adlandırıldıklarını ifade ederek, her bitkinin doğal yapısına göre farklı özellikler taşıdığını anlattı.
İçinde kuvvetli biyolojik etkiye sahip bileşenler bulunan bitkilerin çay olarak kullanılması tehlikelidir diyen Yeşilada, bitki çayları yapılırken dikkatli olunması gerektiğini kaydetti.
Yeşilada, Açıkta satılan bitkisel ürünler yeterince iyi tanınmadığı için yanlış bitki satın alma ihtimali yüksektir, buna bağlı olarak beklenilen yararı sağlamaz hatta sağlık için zararlı etkilere yol açabilir dedi.
Güvenilir firmalar tarafından üretilen ambalajlı poşet çayların tercih edilmesi gerektiğini de ifade eden Yeşilada, ayrıca ambalajlı poşet çayların depolama koşullarının, gıda güvenliği sistemlerine uygun, ham maddelerin üretime geçmeden önce birçok analizden geçirilerek özel olarak formüle edildiği ve etkilerinin daha sağlıklı olduğunu, bu nedenle güvenle tüketilebileceğini belirtti.
Açıkta satılan bitkilerin bir standardı yok
Açıkta satılan bitkilerin bir standardının bulunmadığını da kaydeden Yeşilada, şunları söyledi:
Bu bitkiler bu konuda yeterli bilgisi olmayan kişilerce çevreden toplanmış olabilirler. Herhangi bir analizden geçirilmeden satışa sunulurlar. Bu şekilde toplanan bitkilerden herhangi bir bilimsel değerlendirme yapılmadan gelişigüzel bir şekilde hazırlanan karışım çaylarının, sağlığa yarardan ziyade zarar verebileceğini göz ardı etmemek gerekir. Genel prensip olarak, bitkilerin içerisindeki etkili bileşiklerin bozulmaması için çay hazırlanırken bitkilerin doğrudan kaynatılmasından kaçınılır. Tükettiğimiz tüm gıdalar gibi çayların da kullanım miktarı ve doğru şekilde kullanımı yararları bakımından son derece önemlidir.
|
|
|
|