:: Duygusuz.com - Dostluk ve Arkadaşlık Sitesi
Hoşgeldin, Ziyaretçi
Sitemizden yararlanabilmek için Kayıt olmalısınız.

Kullanıcı Adınız:
  

Şifreniz:
  





Forumda Ara

(Gelişmiş Arama)

Forum İstatistikleri
» Toplam Üyeler: 16,694
» Son Üye: ymptk22
» Toplam Konular: 98,585
» Toplam Yorumlar: 1,065,564

Detaylı İstatistikler

Kimler Çevrimiçi
Toplam: 155 kullanıcı aktif
» 0 Kayıtlı
» 151 Ziyaretçi
Applebot, Baidu, Bing, GoogleBot

Son Aktiviteler
Allah’ın Bizlere Güvendiğ...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-25-2026, Saat: 11:04 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 30
Allah’ın Dini İslam’ı Yaş...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-24-2026, Saat: 12:01 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 31
Saff Suresi 6. Ayet Üzeri...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-18-2026, Saat: 12:14 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 41
Namaz Dinin Direği Midir?
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-13-2026, Saat: 10:12 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 58
Atatürk'ün Çocukluk Anıla...
Forum: Hayatı ve Anıları
Son Yorum: Serdar102
03-28-2026, Saat: 09:08 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 98
Mavi'ye..
Forum: Aşk Hikayeleri
Son Yorum: SunSet
03-11-2026, Saat: 08:23 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 178
Keloğlan Çataltepe Tekfur...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:45 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 349
Kısa Keloğlan Masalları -...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:26 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 225
Keloğlan Ve Pinokyo - Ser...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:22 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 204
Dev Hamsi - Serdar Yıldır...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:19 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 194

 
  Karmakarışık Anlamıyorum Artık
Yazar: YasSmin - 04-18-2011, Saat: 11:12 PM - Forum: Kişisel Aşk Yazıları - Yorumlar (9)

Avutulmaya muhtaç gönlüm, öyle alıştı ki kendi kendini avutmaya;
Kendimden başka kimseye eyvallahım yokmuş, anladım sonunda...

İçimi açamıyorum tam anlamıyla kimseye belkide korkuyorum gidecek die heybeye
Şarkılarda buluyorum kendimi, bazende beynimden dökülenlerde...

Uzun zaman olmuştu elim gitmeyeli yazılara, unutmuştum yazmayı gerek yoktu karalamaya
Beyin çalışmıyordu yeni kelimeler için, yazılarımda küsmüştü bana sonunda...

Denemeden pes etmeyi öğretmemişti bana hayat, acılarımda bu yüzden deilmiydi hayat
İnadına gitmeyi seven beynim sonunda pes edip kalbime vermemişmiydi görevini heyhat...

Yazmamıştım hiçbi duygunun fazlası olmadan daha önce
Ya aşırı sevgiden dökülmüştü kelimeler ortaya öylece
Ya çok acı çekmiştim dayanamamıştı beynim bu işkenceye
Yazıyorum şimdi öylesine
Belkide sadece yazmak olsun adı diye
ama başlamalıyım bende bir yerden rahatlarım belki böylece

Şarkı çınlıyor kulağımda ne güzel söylüyor Demet abla
"Zalim Allah görür, bir hata uğruna harcanır mı ömür?
Ahlar bu ahlar nereye gidersen, bil ki peşinden gelir kalbine yürür"
Vurma be ablam vurma böle kalbime
Tam vazgeçmişken aşk üzerine yazmaya
Canlandırma anılarımı yüreğimi acıtma
Başka boyutlara taşıma yazımı
Çıkarma gömdüğüm ahlarımı

Yazıyorum yine O'na
Biliyorum ne kadar uzak dursam aslında O kadar içindeyim baksana
Yazamıyorum değilmiş aslında sığındığım arkasına
Yazmıyorummuş gizliden gizliye sakladığım aklıma
Tükettim kelimelerimi bi yazı uğruna
Hemde ucu yine O'na dokunacak şekilde boşu boşuna...



YasSmin


18.04.2011 23:00

Bu konuyu yazdır

  Bu Kız Beni Görmeli
Yazar: YasSmin - 04-18-2011, Saat: 09:31 PM - Forum: Maxi Geyik - Yorumlar (29)

Bu kız beni görmeli,bana kazak örmeli,yalnız beni sevmeli artık...


90 larda aşk şarkıları biraz böyleydi işte.

Ör kazağı kap kocayı...



:hahaha: :hahaha: :hahaha: :hahaha: :hahaha:

Bu konuyu yazdır

  İstanbul'da lale zamanı
Yazar: MaSaL - 04-18-2011, Saat: 09:28 PM - Forum: Güncel Haberler - Yorum Yok

İstanbul, bir devre adını veren, doğu kültür ve mitolojilerinde özgün bir yere sahip olan laleyle yeniden buluşuyor.



lale-istanbul.jpg
İstanbul Büyükşehir Belediyesinden aldığı bilgiye göre, bu yıl altıncısı düzenlenen ''Uluslararası İstanbul Lale Festivali'' süresince, parklarda, meydanlarda, bahçelerde, pencere önlerindeki saksılarda laleler açacak. Kentin dört bir yanı festival dolayısıyla, İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından rengarenk lalelerle donatıldı.

Bu kapsamda Gülhane Parkı'na 15 farklı türde 250 bin, Emirgan Korusu'na 112 farklı türde 1 milyon 720 bin, Yıldız Korusu'na 23 farklı türde 490 bin, Soğanlı Bitkiler Parkı'na 62 farklı türde 546 bin, Beykoz Korusu'na 25 farklı türde 641 bin, Göztepe Gül Bahçesi'ne 7 farklı türde 115 bin, Büyük Çamlıca'ya 18 farklı türde 111 bin, Küçük Çamlıca'ya 14 farklı türde 115 bin, Fethipaşa Korusu'na 20 farklı türde 174 bin, Hıdiv Çubuklu Korusu'na 16 farklı türde 202 bin adet olmak üzere toplam 4 milyon 364 bin adet lale dikildi.

Kenetteki park, bahçelerin yanı sıra, meydan, kavşak, refüj ve yürüyüş alanları 62 tür ağırlıklı olmak üzere 2 milyon 70 bin TL harcama yapılarak, 11 milyon 500 bin adet laleyle donatıldı.

Öte yandan, geçen yıl İstanbul'da Silivri'den Tuzla'ya 9 milyon 300 bin adet lale dikildi. 27'si ağırlıklı olmak üzere 82 lale türü kullanıldı, laleler 1 milyon 488 bin TL'ye mal oldu.

2004-2010 yılları arasında kentin dört bir yanına 45 milyon 475 bin adet lale dikildi ve bu lalelerin temini için 4.4 milyon TL harcama yapıldı.

FESTİVAL ETKİNLİKLERİ

Festivalin açılışı, 15 Nisan'da İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'ın da katılımıyla Emirgan Korusu Beyaz Köşk'ün bahçesinde yapılacak. ''6. Uluslararası İstanbul Lale Festivali'' kapsamında, 30 Nisan tarihine kadar 5 ana etkinlik alanında çeşitli aktiviteler gerçekleştirilecek.

Topkapı Sarayı Has Ahırlar Sergi Alanı'nda, 25 Nisan tarihine kadar İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı iş birliğiyle ''Sarayda Lale Zamanı'' sergisi gerçekleştirilecek. Sergide, Topkapı Sarayı'nın ''lale'' temalı 28 eseri ilk kez günümüz sanatçılarının eserleriyle bir arada sergilenecek. Sergide günümüz sanatçılarının 43 eseri yer alacak.

Taksim Meydanı'nda 24 Nisan tarihine kadar ''Lale Heykelleri'' sergisi düzenlenecek. Emirgan Korusu Beyaz Köşk Bahçesi'nde ''En Güzel 50 Lale Fotoğraf Yarışması'' ödül töreni ve sergisi yapılacak.

Emirgan Korusu'nda ayrıca 24 Nisan tarihine kadar yerli müzik grupları, ebru sanatçıları performanslarını sergileyecek, İSMEK tarafından ''Geleneksel Türk Sanatlarında Lale'', Kadın Koordinasyon Merkezi tarafından ''Lalelerin Dilinden'' sergileri açılacak, koruda ayrıca canlı lale satışı gerçekleştirilecek.

Göztepe Gül Bahçesi, Büyük Çamlıca Korusu, Sultanahmet Meydanı'nda 16-17, 23-24 Nisan tarihleri arasında müzik grupları ve ebru sanatçıları performanslarını sergileyecekler.


mynet

Bu konuyu yazdır

  Öldüren lakap
Yazar: MaSaL - 04-18-2011, Saat: 09:26 PM - Forum: Güncel Haberler - Yorum Yok

Şanlıurfa'da, kekeme olduğu için kendisine lakap takan arkadaşlarının alay etmesine dayanamayan ilköğretim öğrencisi, kendini 3'üncü kattaki sınıf penceresinden attı.



olduren-lakab.jpg
Olay, saat 10.00 sıralarında Hayati Harrani Mahallesi'nde bulunan Ertuğrul Gazi İlköğretim Okulu'nda meydana geldi. Okulun 8-D sınıfında eğitim gören Mustafa Çobanyıldız, teneffüs sırasında açık olan sınıf penceresinden kendisini boşluğa bıraktı. Arkadaşlarının korkulu bakışları arasında yere çakılan öğrenci, gürültü üzerine bahçeye koşan öğretmenlerin çağırdığı ambulansla Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne götürüldü. Çobanyıldız, acil serviste yapılan müdahaleye rağmen yaşamını yitirdi.

İNTİHAR NOTUNU ELİNE YAPIŞTIRMIŞ

Arkadaşlarının gözleri önünde 3'üncü kattan atlayarak canına kıyan Mustafa Çobanyıldız'ın elinde bantla yapıştırılmış not bulundu. Küçük not kağıdında; "Bu dünyada cehennemi yaşadım. Bu notu okuduğunuz sırada ben ölmüş olacağım. Bu dünyaya niye kekeme olarak geldim. Böyle yaşamaktansa ölmeyi tercih ederim. Benim ölümümden kimse üzülmesin, ben diğer taraftan sizleri izleyeceğim" yazılı olduğu belirtildi.

KEKEME OLDUÄžU İÇİN ARKADAŞLARI ALAY EDİYORMUŞ

Olayı duyan çok sayıda veli, Ertuğrul Gazi İlköğretim Okulu'na gelip çocuklarını alarak evlerine döndü. Eğitime ara verilmeyen okulda, Çobanyıldız'ın intiharını gören ve duyan öğrenciler de büyük şok yaşadı. Çobanyıldız'ın kekeme olduğunu, bu nedenle sınıf arkadaşlarının kendisiyle alay ettiğini söyleyen öğrenciler, "Mustafa, kekeme olduğu kendisine 'Kekeç Çoban' lakabını takmışlardı. Bu lakabı ve sürekli alay edildiği için kimseyle konuşmuyor, okula bile çoğu zaman gelmiyordu. Bugün not yazıp, eline bantla yapıştırdıktan sonra intihar etmiş. Duyunca şoke olduk" dediler.
YAKINLARI GÖZYAŞINA BOÄžULDU

Ölüm haberi üzerine Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesi morgu önüne akın eden Çobanyıldız'ın yakınları gözyaşlarına boğuldu. 5 çocuk babası aynı zamanda BDP İl Saymanı olan baba İsmail Çobanyıldız'ı, olayı duyarak hastaneye gelen Şanlıurfa Milli Eğitim Müdürü Hanifi Şahin teselli etmeye çalıştı. Mustafa Çobanyıldız'ın cenazesi yapılan otopsinin ardından yakınları tarafından teslim alındı. Çobanyıldız'ın cenazesinin ikindi vakti kılınacak namazın ardından Yeni Mezarlık'ta defnedileceği bildirildi.

Olayın meydana geldiği ve yaklaşık 3 bin öğrencinin eğitim gördüğü Ertuğrul Gazi İlköğretim Okulu'nun birinci katının pencerelerinde hırsızlık olaylarına karşı demir korkuluklarının bulunduğu görülürken, 2 ve 3'ncü katında ise korkuluk bulunmadığı belirlendi.


mynet

Bu konuyu yazdır

  Meteoroloji'den uyarı
Yazar: MaSaL - 04-18-2011, Saat: 09:25 PM - Forum: Güncel Haberler - Yorum Yok

haber-detay-kucult.png haber-detay-buyut.png
yagmur3.jpg

Meteoroloji'den uyarı

Hava sıcaklığı yurdun iç ve doğu kesimlerde 4 ila 6 derece artacak, Marmara ve Kıyı Ege'de 2 ila 4 derece azalacak. İç ve batı kesimler yağmurlu.

Güncelleme:18 Nisan 2011 11:30
Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü'nün son verilerine göre, yurdun kuzey, iç ve batı kesimleri yağışlı gececek. Yağışların; genellikle yağmur ve sağanak, Batı Akdeniz ve Ege kıyılarında gökgürültülü sağanak olmak üzere; Marmara'nın güney ve doğusu, Kuzey ve İç Ege ile Düzce ve Zonguldak çevrelerinde lokal olarak kuvvetli olması bekleniyor.


Rüzgar yurdun batı kesimlerinde kuzey ve kuzeydoğu, doğu kesimlerde güney ve güneybatı yönlerden hafif, arasıra orta kuvvette, Marmara ve Ege kıyılarında kuvvetli (40-60 km/saat) olarak esecek.

KUVVETLİ YAÄžIŞ UYARISI
Yağışların; Marmara'nın güney ve doğusu, Kuzey ve İç Ege ile Düzce ve Zonguldak çevrelerinde lokal olarak kuvvetli olması beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara (Ani sel, su baskını, yıldırım düşmesi, heyelan, taşkın vb.) karşı ilgililerin ve vatandaşların dikkatli ve tedbirli olması gerekiyor.
KUVVETLİ RÜZGAR UYARISI
Rüzgarın, Marmara ve Kuzey Ege kıyılarında kuvvetli (40-60 km/saat) olarak esmesi beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara (ulaşımda aksamalar, çatı uçması vb.) karşı ilgililerin ve vatandaşların dikkatli ve tedbirli olması gerekiyor.
ÇIÄž ve KAR ERİMESİ UYARISI
Doğu Karadeniz'in iç kesimleri ile Doğu Anadolu'nun kuzey ve doğusunda eğimin fazla olduğu dik yamaçlarda muhtemel çığ tehlikesine, Doğu Anadolu bölgesinde artan hava sıcaklığı ile birlikte ani kar erimesine karşı ilgililerin ve vatandaşların dikkatli ve tedbirli olması gerekiyor.
POYRAZ MARMARA'DA ETKİSİNİ SÜRDÜRÜYOR

Marmara Denizi'nde iki gündür etkili olan poyraz, deniz ulaşımını olumsuz etkilemeye devam ediyor.
Boğazlardan geçmek üzere Marmara Denizi'nde seyreden 13 yerli ve yabancı bandıralı şilep ve tanker saatteki hızı zaman zaman 80 kilometreye ulaşan şiddetli poyraz yüzünden yollarına devam edemeyince rotalarını Tekirdağ'ın Şarköy ilçesi sahillerine çevirerek demirlediler.
Hava koşullarının iyileşmesi için dünden bu yana Şarköy'de demirli bekleyen 12 gemi ile birlikte toplam 25 gemi, geceyi Şarköy sahillerinde geçirmek zorunda kaldı.
Geceyi Şarköy'de geçiren gemilerde bulunan personel şiddetli poyraz ve yer yer 3 metreyi aşan dalgalar nedeniyle karaya çıkamadı.
Bu arada Meteoroloji yetkililerinden alınan bilgiye göre, bölgede yağış ve kuvvetli rüzgar önümüzdeki günlerde de devam edecek.
Yetkililer, yağış ve kuvvetli rüzgar nedeniyle vatandaşların su baskınları ve soba zehirlenmelerine karşı dikkatli ve tedbirli olmaları gerektiğini belirttiler.
BAZI İLLERDE HAVA DURUMU
Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü'nün son verilerine göre bazı illerde hava durumu şöyle olacak:
İSTANBUL: Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı geçecek. Yağışların sabah ilk saatlerde doğu çevrelerinde lokal olarak kuvvetli olması bekleniyor. Rüzgar; kuzeydoğu (Poyraz) yönlerden kuvvetli (40-60 km/s) olarak esecek.(10)
ANKARA: Parçalı ve çok bulutlu, sabah ve öğle saatlerinde aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı.(16)
İZMİR: Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gökgürültülü sağanak yağışlı geçecek. Yağışların sabah saatlerinde kuzey ilçelerinde lokal olarak kuvvetli olması bekleniyor. Rüzgar; kuzeydoğu (Poyraz) yönlerden kuvvetli (40-60 km/s) olarak esecek.(18)
ANTALYA: Parçalı bulutlu, çevre ilçeleri ile akşam saatlerinde il merkezi kısa süreli ve yerel sağanak ve gökgürültülü sağanak yağışlı.(23)
SAMSUN: Parçalı ve çok bulutlu, yağmur ve sağanak yağışlı.(10)
ERZURUM: Parçalı çok bulutlu ve aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı.(13)
DİYARBAKIR: Parçalı ve az bulutlu.(26)
BÖLGELERDE HAVA DURUMU
Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü'nün son verilerine göre bölgelerde hava durumu şöyle olacak:
MARMARA: Parçalı ve çok bulutlu, bölge geneli aralıklı sağanak yağışlı geçecek. Yağışların bölgenin güney ve doğusunda (İstanbul'un doğu çevreleri, Balıkesir, Bursa, Bilecik, Kocaeli, Sakarya ve Yalova çevreleri) lokal olarak kuvvetli olması bekleniyor. Rüzgar; kuzeydoğu (Poyraz) yönlerden kuvvetli (40-60 km/s) olarak esecek.
EGE: Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gökgürültülü sağanak yağışlı geçecek. Yağışların sabah saatlerinde kuzey Ege kıyıları ile Kütahya ve Afyon çevrelerinde lokal olarak kuvvetli olması bekleniyor. Rüzgar; Ege kıyılarında yönlerden kuvvetli (40-60 km/s) olarak esecek.
AKDENİZ: Parçalı ve çok bulutlu, Batı Akdeniz ile Anamur çevreleri sağanak ve gökgürültülü sağanak yağışlı geçecek.
İÇ ANADOLU: Parçalı ve çok bulutlu, bölge geneli yağmur ve sağanak yağışlı geçecek.
BATI KARADENİZ: Parçalı ve çok bulutlu, bölge geneli aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı geçecek. Yağışların öğle saatlerinde Düzce ve Zonguldak çevrelerinde lokal olarak kuvvetli olması bekleniyor.
ORTA ve DOÄžU KARADENİZ: Parçalı ve çok bulutlu, bölge geneli aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı geçecek. Doğu Karadeniz'in iç kesimlerinde eğimin fazla olduğu dik yamaçlarda muhtemel çığ tehlikesine karşı ilgililerin ve vatandaşların dikkatli ve tedbirli olması gerekmektedir.
DOÄžU ANADOLU: Parçalı çok bulutlu kuzeyi aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı geçecek. Bölgenin kuzey ve doğusunda eğimin fazla olduğu dik yamaçlarda muhtemel çığ tehlikesine ve artan hava sıcaklığı ile birlikte ani kar erimesine karşı ilgililerin ve vatandaşların dikkatli ve tedbirli olması gerekmektedir.
GÜNEYDOÄžU ANADOLU: Parçalı ve az bulutlu geçecek.



ANKA

Bu konuyu yazdır

  Kök hücreden böbrek devrimi
Yazar: MaSaL - 04-18-2011, Saat: 09:19 PM - Forum: Sağlık - Yorum Yok

spacer.gif
13167377.jpg
Hayvan kök hücresinden yarım santimlik böbrek üretildi. Uzmanlar 10 yıl içinde insanın kendi vücudundan üretilen yapay böbrekle yaşayabileceğinin müjdesini verdi.




spacer.gif
İskoçya’da Edinburgh Üniversitesi’nde yapılan çalışmada, bir hayvan kök hücresi, insan amniyotik sıvısıyla birlikte laboratuvar ortamında deneye tâbi tutuldu. Deneyde, yarım santim boyunda yapay böbrek elde edildi. Bu boyut, şimdilik yalnızca bir ceninin böbreğinin ebatına denk. Sonraki hedef, aynı işi bu kez insan kök hücresiyle yapmak ve yetişkin insan böbreği boyutlarını yakalayabilmek.
10 yıla nakil başlar
Eğer her şey yolunda giderse, yaklaşık 10 yıl içerisinde, yaşaması için böbrek nakli yapılması gerekecek kişiler, kendi vücutlarından alınan kök hücre ve amniyotik sıvı örnekleriyle hazırlanmış yapay böbrekle yaşayabilecek. Araştırma ekibinin başında bulunan Fizyolog Terapist Jamie Davies, yapay böbrek üretildiğinde her yeni doğan bebekten amniyotik sıvı örneği alınması gerekeceğini söyledi. Bunun, ilerleyen yaşlarda ortaya çıkabilecek olası böbrek hastalıklarına önlem olarak saklanması ve nakli gerektiği zaman da, kök hücreden yapay böbrek üretilmesi için kullanılması gündeme gelecek.




hürriyet

Bu konuyu yazdır

  Hamileliği riske atan 3 durum
Yazar: MaSaL - 04-18-2011, Saat: 09:18 PM - Forum: Sağlık - Yorum Yok

14 Nisan 2011
spacer.gif
spacer.gif
[url="http://www.hurriyet.com.tr/yasasinhayat/17537891.asp?rdr=1#"]
[/url]
spacer.gif
[url="http://www.hurriyet.com.tr/yasasinhayat/17537891.asp?rdr=1#"]
[/url]

spacer.gif
13179557.jpg
Günümüzde pek çok hamilelik sorunsuz bir şekilde tamamlanıyor ve anne bebeğini kucağına almanın mutluluğunu yaşıyor. Ancak bazı riskli durumlar var ki hem bebeğin hem de annenin sağlığını tehdit ediyor, hatta ölümlerine bile neden olabiliyor.




spacer.gif
Hamilelikte yüksek risk oluşturan sorunlar anne adayında önceden var olabileceği gibi, hamilelikte de ortaya çıkabiliyor. Neyse ki anne adayına ait sağlık sorunlarına erken tanı konulduğu takdirde hamilelik sağlıklı bir şekilde sürebiliyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Derya Eroğlu, hamilelikteki en riskli 3 durumu ve çözüm yollarını şöyle özetliyor:

1. Hamileliğe bağlı diyabet

Hamileliğe bağlı diyabet 100 anne adayından yüzde 3-5’inde görülen ciddi bir sorun. İri bebek, doğumda omuz takılması (doğum travması), yenidoğanda solunum sıkıntısı, yenidoğanda kan şekeri ve kalsiyum seviyesinde düşme, sarılık, erken doğum, anne karnında ölüm (kan şekerinin diyetle düzenlenemediği hamilelerde), çocukluk çağı diyabeti ve obezite hamilelik diyabetinin bebekte neden olduğu sorunlardan. Anne adayları da hamileliğe bağlı diyabette şu risklerle karşı karşıya kalıyor: Düşük, preeklampsi (gebelik zehirlenmesi), enfeksiyonlar, zor doğum, vakum ya da sezaryen doğum, doğum sonrası kanama. Hamilelikte ortaya çıkan diyabet, uzun dönemde annede diyabet ve metabolik sendrom gibi ciddi tablolar.

Diyabetik diyet, egzersiz ve gerekirse insülin tedavisi öneriliyor.

2. Hamilelik öncesi diyabet

Hamilelik öncesi diyabet, düşük riskinde artma, erken doğum, doğumsal özürler, anne karnında bebek ölümü, amniyon sıvısının artması, yenidoğanın solunum sıkıntısı, yenidoğanda kan şekeri ve kalsiyum seviyesinde düşme, bebeğin kanında bilirubin seviyesinde artma ve sarılık, kalpte genişleme, bebekte diyabet riski ve bebek büyümesinde gerilik gibi pek çok sağlık sorununa yol açıyor. Bu hastalık aynı zamanda annenin sağlığını da tehdit ediyor. Diyabetik böbrek ve göz hastalığı, diyabetik sinir harabiyeti, gebelik zehirlenmesi ve enfeksiyonlar, annede en sık görülen sorunları oluşturuyor.

Hem bebeğin hem de annenin sağlığını riske atmamak için hamilelik öncesinde mutlaka bir kadın doğum hekimine ve endokrinoloji uzmanına başvurulmalı. Uygun tedaviyle gebelik öncesi kan şekeri ideal seviyede tutulduğu takdirde sağlıklı bir hamilelik geçirilebiliyor. Hemoglobin A1C denilen son 4-8 haftadaki kan şekeri seviyeleri hakkında fikir veren parametrenin ideal seviyede olması gerekiyor. Nöral tüp defekti riskini azaltmak için 400 mikrogram/gün folik asit alması öneriliyor.

3. Hamilelik zehirlenmesi

Anne adayının tansiyonunun 140/90 mmHg ve üzeri ve beraberinde idrarda protein kaçağı olmasına preeklampsi, bir başka deyişle gebelik zehirlenmesi deniyor. Genel popülasyonda yüzde 6-8 sıklıkla rastlanan hamilelik zehirlenmesi annede beyin kanaması ve beyin hasarı, akciğer ödemi, böbrek yetmezliği, kalp yetmezliği ve karaciğer yetmezliğine hatta ölüme bile yol açabiliyor. Erken doğuma bağlı sorunlar, anne karnında gelişme geriliği ve ölüm ise hamilelik zehirlenmesinin bebekte yol açtığı sorunları oluşturuyor.

Hafif preeklampside anne adayına yatak istirahati öneriliyor. Düşük risk gruplu hastalar kontrollü şartlar altında ayaktan takip edilebiliyor. 37. gebelik haftasının üzerindeki vakalarda, rahim ağzı doğum için uygun olduğunda, annede ciddi bulgular oluşursa veya bebekte kötülük hali varlığında doğum yaptırılıyor. Ciddi preeklampside, 34. gebelik haftasının üzerindeki vakalarda doğum gerçekleştiriliyor. 34. haftanın altındaki hastalarda ise kontrol edilemeyen şiddetli yüksek tansiyon, eklampsi (preeklampsi ve nöbet), karaciğer ve böbrek fonksiyonlarında bozulma, karın ağrısı, inatçı baş ağrısı ve görme semptomları varsa yine doğuma karar veriliyor.

Yakın takiple sorunsuz hamilelik mümkün

Eroğlu, hamilelik süresince yapılan bazı testlerin yaşamsal önem taşıdığını belirterek, hamileliğin 18-23. haftalarında yapılan detaylı fetal ultrasonografik inceleme ile bebeğin dış ve iç anatomisinin değerlendirildiğini ve doğumdaki ağır yapısal anomalilerin önemli bir kısmının saptanabildiğini söylüyor. Hamileliğin 11-14. haftalarında yapılan ense kalınlığı ölçümü ve ikili kombine testin de kromozom anomalisi, bazı sendromlar, doğumsal kalp hastalıkları ve ikiz gebeliklerdeki bazı sorunlar için olası riski önceden belirleyebildiğine dikkat çeken Eroğlu sözlerini şöyle noktalıyor: “Yüksek riskli hamilelere tanı koymak için bazı durumlarda koryon villus örneklemesi (plasentadan örnek alınması), amniyosentez (bebeğin içinde bulunduğu kesedeki sudan örnek alınması) veya kordosentez (bebeğin kordonundan kan alınması) gibi girişimler yapılması gerekebiliyor.”


hürriyet

Bu konuyu yazdır

  Kahve bağımlılığı genlerinizde
Yazar: MaSaL - 04-18-2011, Saat: 09:17 PM - Forum: Sağlık - Yorum Yok

spacer.gif
13138175.jpg
Kahve tutkunları bundan sonra bağımlılıklarından genlerini sorumlu tutabilir.




spacer.gif
13138172.jpg
Yapılan yeni bir araştırmaya göre, bazı insanların fazla kahve tüketmesinde genetik faktörlerin payı var. Amerikalı bilim insanları, bu sonuca varmadan önce 40 binden fazla kişinin genlerini inceledi.
Bilim insanları iki DNA molekülünün, yüksek düzeyde çay, kahve, çikolata, gazlı içecekler ve kafein içeren başka bazı içeceklerin daha fazla tüketilmesine yol açtığını tespit etti.
Bu moleküller; CYP1A2 ve AHR.
Söz konusu genlerden AHR daha çok CYP1A2'nin faaliyetlerini düzenliyor.
Çalışmanın sonuçları ise PLoS Genetics dergisinde yayımlandı.
'İlk kez genlerle kahve tüketimi arasında bağı saptadık'

Doktor Neil Caporaso, Amerika Birleşik Devletleri'nin Maryland eyaletinde Bethesda'daki Ulusal Kanser Enstitüsü'nden ve araştırmayı yapan ekipten.
Neil Caporaso, bazı genlere sahip insanların diğerlerine kıyasla günde yaklaşık 40 mg daha fazla kafein tükettiklerini söyledi.
Bu miktar da, bir bardak kahvenin üçte birinde ya da bir kutu kolada bulunuyor.
Doktor Neil Caporaso, "İlk kez, özel bazı genlerin bireylerin tükettikleri kafein miktarını etkileyebileceğini biliyoruz" dedi.

Bu konuyu yazdır

  Daha çok kadınları vuran sinsi hastalık
Yazar: MaSaL - 04-18-2011, Saat: 09:15 PM - Forum: Sağlık - Yorum Yok

spacer.gif
13157849.jpg
Erkeklere oranla kadınlarda 3 kat daha fazla görülen ve halk arasında iltihaplı romatizma olarak bilinen Romatoid Artrit'in nedeni, iklimi ve bölgesi yok. Her yaştan, her yerde ve herkeste ortaya çıkabiliyor. Kronik bir hastalık olduğu için kontrollü tedavi gerektiriyor. Hastalığa yakalanmamak için alabileceğiniz en etkili yöntem ise sigara içmemek.


spacer.gif
Romatizmal hastalıklar iki şekilde inceleniyor, iltihapsız ve iltihaplı romatizmalar olmak üzere. İltihapsızlar vakalar eklemlerde kıkırdak aşınmalarına bağlı, kireçlenme olarak adlandırılan ve yaşla birlikte sıklığı artan hastalıklar. İltihaplı olanlar ise iki gruba ayrılıyor. Beli tutan Ankilozan Spondilit ve eklemleri tutan Romatoid Artrit.
İltihap kontrol altına alınırsa cerrahi müdahaleye gerek kalmıyor
Romatoid Artrit, çok ilginç gelişen bir hastalık. Sebepleri tam olarak bilinemiyor. Hastalıkla ilgili A'dan Z'ye bilgi almak için İstanbul Üniversitesi (İÜ) Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Romatoloji Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Vedat Hamuryudan'ın kapısını çalıyoruz.
Hamuryudan, Romatoid Artrit'in birkaç istisna eklemler dışında bütün eklemleri tuttuğuna dikkat çekiyor. İstisna eklemlerin muayene ve tanı koymada fayda sağladığını belirten Hamuryudan, "Aynı anda birçok 20-25 eklemin tutulması da söz konusu. Şişme ve ağrı yapması dışında eğer iltihap kontrol altına alınamazsa eklemlerde harabiyet yaratarak klasik şekil bozukluklarına ve sakatlıklara yol açıyor. Daha sonra düzeltmek için ameliyatlar gerekiyor." diyor.
[b]iğdem İŞLER yazıyor [b]hurriyet.com.tr[/b]

[/b]



Hastalığın en sevdiği eklemler
Hastalığın en sevdiği eklemler, parmaklar, bilekler, dirsekler, ayaklar ve dizler. Sevmediği eklemler ise parmakların en uç boğumları ve bel. Eğer şikayet parmaç uçları ve beldeyse iltihaplı romatizmadan farklı bir hastalıktan şüphelenmek gerekiyor.
Toplumda binde 5-6 oranında görülüyor. Kadında erkeklere göre 3 misli daha fazla. Menopozdan sonra özellikle 50'li yaşlardan sonra kadın-erkek oranı birbirine yaklaşıyor. En fazla 40-50 yaş arasında görülüyor.
Vedat Hamuryudan, nedeni belli olmayan hastalığa ilişkin genetik faktörlerden bahsediyor:

Hastalığa zemin hazırlayan en önemli neden sigara

"Bir genetik temel söz konusu. Birtakım doku gruplarıyla anlıyoruz. Bu hastalığın önemli bir kısmında genetik göstergeler var. Doğuştan bu belirtileri taşımak hastalığın ortaya çıkması için yeterli değil Bu kişilerden ancak çok az bir miktarı hastalığı geliştiriyor. Bu kişilerin bugün tam olarak bilmediğimiz bir çevresel faktörle karşılaşması lazım hastalığın ortaya çıkması için. Çevresel faktörler için hep mikroplar suçlanmış. Ancak bugüne kadar herhangi bir mikrobun bu hastalığa yol açtığı ispatlanmamış. İlginçtir, Romatoid Artrit için en çok zemin hazırlayan çevresel faktör sigara içmek. Mekanizması açıklanmış durumda. Sigara kandaki bazı proteinleri sigara değiştiriyor. Proteinlerin değişmesiyle vücutta birtakım antikorlar ortaya çıkıyor. Oranlarının artması sonunda da hastalık ortaya çıkabiliyor."
Romatoid Artrit'te esas prensip çok erken tanı konulması. Klinikte tecrübelerin artmasıyla hastalığı erken evrede yakalayabildiklerini belirten Hamuryudan, "İlk üç ay, ilk 6 hafta içinde teşhis koyup tedaviyi başlatabiliyoruz. Hastalık zaman içinde eklemlerde hasar yapıyor. Sokakta gezdiğim zaman hiç konuşmadan bir kişinin ellerine bakarak hastalık var mı yok mu anlayabiliyorum. Klasik deformiteleri o anda tanımak hastanın pek işine yaramıyor. Bu hastalık ilk önce dışardan hiç gözükmeyen, ancak birtakım röntgen metodlarıyla farkedilen kemiklerde küçük yenikler yapıyor. Küçük yenikler zaman la birleşip harabiyet yapıyor. Buna erozyon diyoruz. Bugün amaç erozyon gelişmeden önce teşhis koyup tedaviye başlamak. Mevcut erozyon geri döndürülemiyor. Bugün kullandığmız ilaçlar zaman içinde sakatlığa geçişi önleyebiliyor, hastalığı hafifletebiliyor." diyor.
13154956.jpg
Eklemde ağrı ve geçmeyen şişlik olursa hemen hekime başvurmalı
Peki kişiler ne zaman doktora başvurmalı? Eklemlerde ağrı ve geçmeyen şişlik meydana gelirse hemen hekime gitmek şart. Şeker ve hipertansiyon ne kadar kronikse Romatoid Artrit de o kadar kronik. Herhangi bir ilaçla tamamen ortadan kaldırılması mümkün değil. Çok erken tanındığı zaman, buna fırsat penceresi denildiğini belirtiyor Hamuryudan, yüzde 20-25 hastada tam remisyon denilen, hastalığın belirtilerinin tamamen ortadan kalkması ve ilacın kesilmesi mümkün. Hastalık hastaların yüzde 75’inde bir şekilde devam ediyor. Vedat Hamuryudan günümüzde güçlü ve yeni ilaçların hastalıkla mücadelede evantaj sağladığını vurgulayarak, "Yeni ve eski ilaçları kombine kullanmayı öğrendik. Bunların güçlerinin daha fazla olmasını öğrendik. Hastaları nasıl daha iyi takip ve hangi zaman aralıklarıyla takip edeceğimizi öğrendik. Hedefimiz tam remisyon dediğimiz sıfır şikayete indirmek. Hastaların yüzde 25-30’unda bunu sağlayabildik." diyor.

Tedavisinde hekim-hasta işbirliğinin sürekli olması gerekiyor. En iyi hastalarda bile ilacı tamamen kesmek mümkün olamıyor. Ancak iyiye gitme sağlandığında kullanılan ilaçların dozlarını azaltılabiliyor. Minimal bir ilaç ile hastanın günlük işlerini ve işine gücüne gitmesini sağlamak mümkün oluyor. Ancak sürekli bir kontrol önemli.
Hamuryudan, sürekli takip durumunun hastalarda ve çevrelerinde bıkkınlık yarattığına dikkat çekiyor ve bazı hastalarda tamamiyle kontrol altına alınamıyor. Böyle durumda hasta hekim değiştiriyor, alternatif metodlar deniyor, tabii bu sırada da zaman kaybediliyor:
Gebeliğin hastalık üzerinde olumlu etkisi var

"Eklemlerde şekil bozuklukları oluyor. Eklemlerin hareket kabiliyeti gidecek olursa, örneğin dirsek, tam bükülmezse hastanın yemek yemesi, başını kaşıması imkansız. Çaresi cerrahi müdahale. Protez cerrahisi çok gelişmiş durumda. Kullanılan ilaçların hepsi bağışıklık sistemi üzerine etki eden önemli ilaçlar. Yan etkileri açısından takipleri çok önemli. Bir de ilginçtir gebeliğin Romatoid Artrik üzerinde olumlu etkisi var. Hastalık, hasta gebe kalınca sessizleşiyor, hastalık şiddeti azalıyor. Hiçbir hastaya git sen gebe kal demiyoruz. Çünkü düşük de olsa hastalık aktivitesi devam ediyor. İlaç kullanmadıkları hatta çok kısıtlı ilaç kullanmalarına karşın gebe olmadıkları durumlara göre çok iyi gidiyor hastalıkları. Çocuk doğduktan sonra emzirme, loğusa döneminde hastalık geri geliyor, azıyor. Daha şiddetli yaşanıyor."

Romatoid Artrit, iltihaba bağlı olarak kansızlığın, kilo kaybının ve iştahsızlığın da nedeni. Hastalık damar sertliğine de yol açıyor. Dolayısıyla iltihaplı romatizma hastalarında kalp hastalıklarının ortaya çıkması daha yüksek ihtimal.


[email protected]

Bu konuyu yazdır

  Laboratuvarda böbrek üretildi
Yazar: MaSaL - 04-18-2011, Saat: 09:14 PM - Forum: Sağlık - Yorum Yok

spacer.gif
13161326.jpg
İskoçyalı bilim adamları kök hücreyle laboratuvar ortamında insan böbreği üretti.




spacer.gif
13161330.jpg

Bu gelişme, böbrek nakli bekleyen binlerce hasta için umut oldu. İskoçya'daki Edinburg Üniversitesi'nde üretilen böbrekler, sadece beş milimetre boyunda. Yani ceninlerdeki böbreklerle aynı boyda.
Uzmanlar, insana nakledilmeleri durumunda böbreklerin normal boyutlarına ulaşacağını umuyor.
Böbrekler, ana rahminde cenini saran amniyon sıvısı ve hayvan ceninlerinden alınan hücreler kullanılarak üretildi.
Gelecekte, insanların böbrek rahatsızlıkları geçirmesi olasılığına karşı, bu sıvının doğumda saklanarak dondurulabileceği belirtiliyor.
Araştırmaya başkanlık eden Prof. Jamie Davies, "Sıvıda yüzen hücreleri nasıl tam bir böbreğe dönüştürebileceğimizi araştırıyoruz. Bu yolda çok mesafe aldık. Bir cenininkiyle aynı işlevleri gören böbrek ürettik ama henüz yetişkin böbreği geliştiremedik" dedi.
17526220.asp%3Fgid%3D245m?ci=bbc&cg=0


10 yıl sonraDavies, kök hücre teknolojisinin yaklaşık 10 yıl içinde insanlarda kullanılabileceğini belirtti.
Daha önce Amerikalı uzmanlar, bir cenin böbreğinin yetişkin bir hayvana nakledilerek normal boyutlarına ulaşabileceğini kanıtlamıştı.
Geçen hafta da, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki Minnesota Üniversitesi'nde, laboratuvar ortamında insan kalbi üretildiği açıklanmıştı.

Bu konuyu yazdır

  Tarih: 04-28-2026, 01:06 PM