| Hoşgeldin, Ziyaretçi |
Sitemizden yararlanabilmek için Kayıt olmalısınız.
|
| Kimler Çevrimiçi |
Toplam: 218 kullanıcı aktif » 0 Kayıtlı » 214 Ziyaretçi Baidu, Bing, GoogleBot, Yandex
|
|
|
| Peygamber Efendimiz (sav)'in İhlas ile İlgili Sözleri |
|
Yazar: MaSaL - 05-11-2011, Saat: 02:04 PM - Forum: İslam
- Yorum Yok
|
 |
Müslüman Müslüman’ın kardeşidir. O’na zulmetmez onu yalnız bırakmaz, bir kimse Müslüman kardeşinin ihtiyacını karşılarsa, Allah da ona yardım eder. Bir kimse bir Müslümanın sıkıntısını giderirse, Allah da kıyamet günü onun sıkıntılarından birini giderir. Bir kimse din kardeşinin ayıbını örterse, Allah da kıyamet gününde onun ayıbını örter.”
“Birbirinizin özel ve mahrem hayatını araştırmayın.”
“Her kim bir müslüman kardeşinin ayıp ve kusurlarını, kimsenin görmediği ve görmesini istemediği şeylerini örterse, Allah’u Teâlâ da kıyamet gününde onun ayıplarını örter. Her kim müslüman kardeşinin meydana çıkmasını istemediği birşeyini ortaya çıkarır ve dile verirse; Allah da onun ayıplarını, kimsenin bilmesini istemediği hallerini meydana çıkarır. Bu suretle kendi evi içinde de olsa onu rezil eder. Müslüman kardeşinin ayıplarını örten, bir ölüyü diriltmiş gibidir. ”
Kim bir müslümanın ayıbını dilerse Allah da kıyamet gününde onun ayıbını örter. ”
“Kim bir ayıp görür de örterse sanki kabrine diri gömülmüş bir yavruya can vermiş gibi olur. ”
“Kendi ayıbı, insanların ayıbını görmekten alıkoyan kimseye müjdeler olsun. ”
Alıntı..
|
|
|
| Peygamberimizin İnsanlığa Işık Tutan Yüksek Ahlâkı |
|
Yazar: MaSaL - 05-11-2011, Saat: 01:58 PM - Forum: İslam
- Yorumlar (10)
|
 |
Allah'ın en sevgili kulu, son ve en büyük Peygamber Hz. Muhammed (s.a.s.) bir saadet güneşi olarak doğdu. Kurumuş topraklar su ile yeşerdiği gibi Peygamberimizin gelmesiyle insanlık yeniden hayat buldu.
O'nun kalblere yerleştirdiği iman ışığı sayesinde kalblerden yanlış inançlar silindi, cehaletin yerine ilim, zulmün yerine hak ve adalet, kin ve düşmanlığın yerine insan sevgisi, acımasızlığın yerine şefkat ve merhamet geldi. Gerçek anlamda islâm kardeşliği kurularak toplum barış ve huzura kavuştu.
İnsanlara dünya ve ahirette mutlu olmanın aydınlık yolunu gösteren Peygamberimiz, öğrettiği ahlâk ilkelerini önce kendisi uygulayarak en güzel örnek oldu.
Yüce Allah Kur'an-ı Kerimde Peygamberimiz hakkında: «Ve sen elbette yüksek bir ahlâka sahipsin» (65) buyurarak O'nun çok yüksek ahlâk sahibi bir şahsiyet olduğunu bildirmiştir.
O, ahlâkını Kur'an'dan almış, bütün iyilikleri kendisinde toplamıştır. Saygıdeğer eşi Hz. Aişe'ye Peygamberimizin ahlâkının nasıl olduğu sorulduğunda O, şu cevabı vermiştir:
«O'nun ahlâkı Kur'ân idi» (66)
O'nu Yüce Allah yetiştirdi ve insanlığa örnek olsun diye özel olarak terbiye etti. Bu konuda Peygamberimiz şöyle buyuruyor: «Beni Rabbim terbiye etti ve terbiyemi güzel yaptı.» (67)
O, dravranışları ve üstün kişiliği ile insanlık için en güzel örnektir.
Bununla ilgili olarak Allah Tealâ Kur'an-ı Kerimde:
«Andolsun Allah'ın elçisinde sizin için uyulması gereken güzel örnek vardır.» (68) buyurmuş ve O'nun yaşayışını örnek almamızı istemiştir.
Müslüman olarak bizim görevimiz, Peygamberimizin ahlâk ve fazilet dolu hayatını iyice öğrenmek ve O'nun ahlâkî davranışlarını örnek alarak yaşamaktır.
|
|
|
| Hz Muhammed’in Ailesi İçindeki Örnek Davranışları |
|
Yazar: MaSaL - 05-11-2011, Saat: 01:58 PM - Forum: İslam
- Yorum Yok
|
 |
Hz Muhammed’in Ailesi İçindeki Örnek Davranışları
İslâm peygamberi Hz Muhammed S.A.V. Müslümanlar için bir örnektir Bununla ilgili Kur’anıkerim’de Yüce Allah şöyle buyuruyor: “Andolsun, sizin için, Allah’ı ve ahiret gününü umanlar ve Allah’ı çokça zikredenler için Allah’ın Resûlü’nde güzel bir örnek vardır”
Hz Muhammed A.S.V. ailesi içerisindeki davranışlarıyla, tüm aile bireylerine örnek olmuştur Onun ailesine karşı davranışları, bize de aile hayatımızda nasıl davranacağımız konusunda örnek oluşturmaktadır
Peygamberimiz, aile bireylerini çok severdi Örneğin, o kendisi küçükken ölmüş olan annesini hiçbir zaman unutmamış ve sürekli mezarını ziyaret etmiştir Peygamberimiz, amcalarını, özellikle de Ebu Talip'i çok severdi Onu kıracak bir davranış yapmaz, ona devamlı yardımcı olmaya çalışırdı
Peygamberimiz, ilk eşi Hz Hatice'yi çok severdi Kendisine ilk vahiy geldiğinde heyecan içinde eşi Hz Hatice'nin yanına koşmuştu Hz Hatice, ona moral ve destek vermiş ve ilk Müslüman olmuştu Onlar, 25 yıl evli kaldılar ve çocukları oldu Mutlu bir aile hayatı sürdürdüler Hz Hatice'nin ölümünden sonra da peygamberimiz, onu daima iyilikle anmıştır
Aile, sevgi üzerine kurulur Sevgi olmadan, mutluluk olmaz Peygamberimiz, aile bireyleriyle kavga etmemiş veya onlarla tartışmamıştır Çünkü o, aile bireylerini sever ve onlara değer verirdi O, çok iyi bir aile reisi, şefkatli ve hoşgörülü bir babaydı
Hz Peygamber, aile bireyleri ile her zaman uyumlu olmuş, onların düşüncelerine önem vermiştir Sık sık, hanımlara ve çocuklara nazik davranmak gerektiğini söylemiştir
Peygamberimiz, çocuklarıyla da yakından ilgilenir, onlara olan sevgisini her fırsatta gösterirdi Oğlu İbrahim, Medine’nin kenar semtinde oturan bir süt annenin yanında kalırdı Peygamberimiz onun yanına gider, onu kucaklar, öper, koklar ve geri dönerdi En küçük çocuğu Fatma’ydı Fatma’yı gördüğü zaman onu sevgiyle karşılar ve alnından öperdi Sonra da ellerinden tutup yanına oturturdu
Torunları Hasan ve Hüseyin’i de çok severdi Torunları, onun sırtına çıkarak binek oyunu oynarlardı Peygamberimiz, onları omuzlarına alarak gezdirirdi Bir gün Sevgili Peygamberimiz, namaz kılarken secdeye yatmış ve torunlarından biri gelip sırtına binmişti Torunu sırtından kalkana kadar peygamberimiz secdeden kalkmamıştır. Bu örnekler, bize peygamberimizin, aile bireylerine sonsuz sevgi, ilgi ve şefkat gösterdiğini açıklamaktadır
Bir aile içerisinde, bireyler birbirlerine yardımcı olurlar Örnek bir insan olarak Hz Peygamber de ev işlerine yardımcı olmaktan hoşlanırdı Ev halkı ve arkadaşları onun bütün işlerini yapmaya hazır olduğu hâlde, peygamberimiz bunu istemezdi
Bir gün birisi, Hz Ayşe’ye, peygamberimizin işlerinde neler yaptığını sordu Hz Ayşe, onun bizzat ev işleriyle meşgul olduğunu söyledi Peygamberimiz, elbiselerini yamar, evi süpürür, keçileri sağar, çarşıdan alışveriş yapar, ayakkabılarını ve delik su kaplarını tamir ederdi Develeri bağlar, onların yemlerini verirdi Ev işlerine yardım ederdi Arkadaşlarının da bu konuda kendisini örnek almalarını isterdi.
Peygamberimiz, tüm insanlar gibi ara sıra şaka yapardı Ancak o, şakalarında aşırıya kaçmazdı Çevresindeki insanların gönlünü hoş edici şakalar yapardı Sık sık etrafındaki insanlarla şakalaşır ve gülerdi Arkadaşlarından Abdullah bin Haris, Peygamberimizden daha hoş ve güler yüzlü bir kimseyi görmediğini söylemiştir.
Peygamberimiz, şaka yapmayı seven ve neşeli bir kişi olmakla birlikte, şakalarında yalan ve yanlış söz bulunmamasına özen gösterirdi Şakalarında başkalarını kırmamaya, doğru sözler kullanmaya dikkat ederdi
Peygamberimizin kibar şakalarıyla ilgili bir çok örnek vardır Bir defasında yaşlı bir hanım, Peygamberimizden cennete girmesi için dua etmesini istemişti Peygamberimizin, "Hiçbir yaşlı kadın cennete gidemeyecektir" demesi üzerine kadın üzülerek ağlamaya başlamıştır Peygamberimiz gülümseyerek "Cennete girecek herkesin otuz yaşında " olacağını söylemişlerdir.
Anne babanın çocukları arasında ayrım yapması, aile mutluluğunu azaltır Peygamberimiz de bir baba olarak, aile bireylerine eşit davranmış, aralarında ayrım yapmamıştır O, herkese hak ettiği değeri verirdi Aile içinde kimseyi ayıplamaz, küçük düşürmezdi Yanlış davranışları bile güzellikle çözerdi
O dönemde, kız çocukları, erkek çocuklarından ayrı tutulurdu O, erkek çocukların üstün görülme anlayışını yıkmıştır Peygamberimizin kız ve erkek ayrımı konusunda getirdiği en büyük yenilik, kadınların da mirasçı olmalarıdır Çünkü, o dönemde ölen kişilerin varlıklar sadece erkeklere kalıyordu
Peygamberimiz, aile bireylerinin eğitimine önem vermiştir Kız erkek demeden tüm çocuklara iyi eğitim vermenin önemi üzerinde durmuştur
Peygamberimiz, sonradan evlatlık edindiği, Zeyd'i kendi çocuklarından hiç ayrı tutmamıştır Zeyd'e kendi yediklerinden yedirmiş, giydiğinden giydirmiştir
Hz Peygamber, ailede çocuklar arasında ayrım yapmayı kesinlikle uygun görmemiştir O, şöyle buyurur: “Allah’tan korkun, çocuklarınız arasında adaletli davranın” Bu konu üzerinde o kadar durmuştur ki, bir defasında şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz ki Allah, çocuklarınız arasında öpücüklerinizde de eşit davranmanızı sever”
Peygamberimizin aile bireyleri arasındaki davranışlarına şu olay çok güzel bir örnektir Hz Ali şöyle anlatır: “Hz Peygamber, bizi ziyaret etmişti Yanımızda geceledi Hasan ve Hüseyin de uyuyorlardı Bir ara Hasan, su istedi Derhâl kalkan Hz Peygamber, su kabından su aldı Çocuğa vermek için getirmişti ki, o sırada uyanmış olan Hüseyin, hemen bardağı alıp su içmek istedi Hz Peygamber, ona vermeyip önce Hasan’a verdi Bunun üzerine, Fatma dayanamayarak, Hasan’ı Hüseyin’den çok seviyorsun, deyince, hayır ilk defa o istedi, cevabını verdi”
Peygamberimizin çocuklarına, torunlarına, hanımlarına karşı güzel davranışları bizlere de örnek olmalıdır
Alıntı.
|
|
|
| Hz Peygamber A.S.V.'in Örnek Davranışları |
|
Yazar: MaSaL - 05-11-2011, Saat: 01:57 PM - Forum: İslam
- Yorum Yok
|
 |
*Daima düşünceliydi
*Susması konuşmasından Uzun sürerdi
*Lüzumsuz yere konuşmazdı
*Konuştuğunda ne fazla ne eksik söz kullanırdı
*Dünya işleri için kızmazdı
*Kendi şahsı için asla öfkelenmez ve öç almazdı
*Kötü söz söylemezdi
*Affediciliği tabii idi,intikam almazdı
*Düşmanlarını affetmekle kalmaz,onlara şeref ve değer verirdi
*Kimseyle çekişmezdi
*Boş şeylerle uğraşmazdı
*Umanı umutsuzluğa düşürmezdi
*Hoşlanmadığı bir şey hakkında susardı
*Hiç kimseyi ne yüzüne karşı ne de arkasından kınamaz,ayıplamazdı
*Kimsenin kusurunu araştırmazdı
*Kimseye hakkında hayırlı olmayan söz söylemezdi
*Yanında en son konuşan kişiyi ilk önce konuşan gibi dikkatle dinlerdi
*Her zaman ağırbaşlıydı
*Konuşurken çevresindekileri kuşatırdı
*Kelimeleri, parıldayan inci dizileri gibi tatlı ve berraktı
*Yürürken ayaklarını yerden canlıca kaldırır,iki yana sallanmazdı
*Adımlarını geniş atar,yüksek bir yerden iner gibi öne doğru eğilirdi
*Vakar ve sükunetle rahatça yürürdü
*Kapısına yardım için gelen kimseyi geri çevirmezdi
*Dostlarına şöyle derdi dünyada garip bir kimse ya da yolcu gibi ol
*Her zaman hüzünlü,fakat mütebessim bir haletle dururdu
*Adet üzere sarf edilen hiç bir kötü sözü ağzına almamıştı
*Sıkıntılı hallerinde kabalaşmaz,bağırmazdı
*Fakirlerle birlikte yerdi,öyle ki onlardan ayırtedilmezdi
*Sade kıyafetler giyer,gösterişten hoşlanmazdı
*Konuşurken yüzünü başka tarafa çevirmezdi
*Bulunduğu mecliste ayrıcalıklı bir yere oturmazdı
*Sabahları evinden çıkarken şöyle derdi:İlahi,doğru yoldan sapmaktan ve saptırılmaktan,kanmaktan ve kandırılmaktan,haksızlık etmekten ve haksızlığa uğramaktan,saygısızlık etmekten ve saygısızlık edilmekten sana sığınırım
*Sıradan değildi.Ama sıradan insanlar gibi yaşardı…
|
|
|
| Peygamber efendimiz HZ MUHAMMED (S.A.V)'in 60 sünneti |
|
Yazar: MaSaL - 05-11-2011, Saat: 01:56 PM - Forum: İslam
- Yorum Yok
|
 |
1.yolda yÜrÜrken konuŞmamak,
2.ezan okunurken hİÇbİrŞey yapmadan oturmak,ve tekrar etmek
3.her İŞe besmele İle baŞlamak,
4.cuma gÜnÜ tirnak kesmek,
5.her cuma sadaka vermek,
6.suyu ÜÇ yudumda İÇmek,
7.bİr Şey yerken ÜÇ parmakla yemek,
8.orucu su veya hurma İle aÇmak,
9.yatarken saÄž tarafa yatmak,
10.mİsafİrlİÄže gİderken tatli gÖtÜrmek,
11.her Şeyİ gİyerken saÄždan gİymek, Çikarirken soldan Çikarmak,
12.kirk gÜn hİÇ ara atlatmadan aÇ karnina sİyah kuru ÜzÜm yemek,
13.evden her Çikarken taze abdest almak,
14.tuvalete ve banyoya sol ayakla gİrİp, saÄž ayakla Çikmak,
15.camİ ve medreselere saÄž ayakla gİrİp, sol ayakla Çikmak,
16.yolda ayaÄža takilan herŞeyİ kenara koymak,
17.banyo ve tuvalete tÜkÜrmemek,
18.tuvaletten Çikinca ellerİ yikamak,
19.hasta ve yaŞlilari zİyaret etmek,
20.meyvenİn ÇekİrdeÄžİnİ sol elle Çikarmak,
21.yÜzme ÖÄžrenmek ve ok atmayi bİlmek,
22.İnsanlari yÜzÜne karŞi Övmemek,
23.yemek yerken baŞkalarinin yedİÄžİne bakmamak,
24.yemek yerken kendİ ÖnÜnden yemek,
25.sabah kalkinca ÜÇ kere burnunu sÜmkÜrmek,
26.cuma gÜnlerİ beyaz elbİse gİymek,
27.ayakkabilari dÜzÜne Çevİrİp gİymek,
28.sofraya oturmadan ellerİ yikamak,
29.sofrada yeŞİllİk ve sİrke bulundurmak,
30.yemek tabaÄžinin dİbİnİ siyirmak,
31.sofra kirintisini saÄž elİn İŞaret parmaÄži İle yemek,
32.sofraya İyİce acikmadan oturup, doymadan kalkmak,
33.toplulukta gİzlİ konuŞmamak,
34.mezar baŞlarini okumamak,
35.mİsafİre hoŞaf suyu İkram etmek,
36.kurban bayraminda, kurbanin kemİklerİnİ kirmadan topraÄža gÖmmek,
37.arabaya bİnİce"3 kere elhamdÜlİllah, 3 kere u ekber, 1 kerede la İlahe İll "demek,
38.yemekten sonra tatli yemek,
39.kapiya gelen ÇocuÄža bİr Şey vermek,
40.hergÜn 100 tane estaÄžfİrullah demek,
41.ÖÄžle uykusu uyumak,
42.gÜlsuyu kullanmak
43.sofraya bÜyÜklerden Önce oturmamak,
44.kendİ ÖnÜnden yemek, aÇ gÖzlÜlÜk yapmamak,
45.İnsanin en hayirlisi Çok korkan ve Çok okuyandir,
46.gÜler yÜzlÜ olmak, kusurlari af İle karŞilamak,
47.sila-İ rahîm yapmak (akraba zİyaretİ),
48.İlk verİlen sÖzÜn tutulmasi,
49.konuŞurken gÖzbebeÄžİnİn İÇİne bakarak konuŞmak,
50.İyİlİÄžİ en Çok emreden, kÖtÜlÜÄžÜ nahyedendİr,
51.selÂm vermek ve yemeÄžİ İkİ ÖÄžÜn yemek,
52.tane tane konuŞmak, anlaŞilmayan Şeyİ 3 kere anlatmak,
53.her gece gÖze sÜrme Çekmek,
54.mİsvak kullanmak,
55.kÖtÜlÜk yapana İyİ muamele etmek,
56.gusÜlden sonra İkİ rekat namaz kilmak,
57.tuvalete gİrerken Çikarken dua etmek,
58.cuma gÜnÜnde et yemek,
59.bİr İŞ yaparken efendİmİzİn (s.a.v.) nasil yaptiÄžini dÜŞÜnmek,
60.tesbİhat okumak
|
|
|
| --ahirzamanda cahil olmak-- |
|
Yazar: MaSaL - 05-11-2011, Saat: 01:44 PM - Forum: İslam
- Yorum Yok
|
 |
--AHİRZAMANDA CAHİL OLMAK--
[SIZE=3]Ahirzamanda cahil olmak,cahilene bulunmak veya cahiliye dönemindeki gibi yaşamak...ilim okumak,alim olmak,kainattaki nizam,mizan,intizamı görmek ama Allah ı bulamamak ,görememek...kuran a bakmak"düşünmezmisiniz" "tefekkür etmezmisiniz"ayetlerini okumak sivrisinegin gözünden,güneşin vazifesinden,koyunların melemesinden,ineklerin süt çeşmesinden anlamamak,yaratılış hikmetlerini kavrayamamak cenab ı hakka yönelememek...her gün her gün yemek yemek,su içmek havayı teneffüs etmek ama Allah a verdigi bu nimetlerin mukabilinde şükür edememek...genç iken gençligin degerini bilmememk,günlerini taat üzerine geçirememek,gençligini zayi etmek...Eline diline beline hakim olmamamak...Dünyayı ahiretin tarlası bilmek ama ekememek....Dünyanın geçici oldugunu bilme ama güzel yüzlerin topragı olacagını,ceylan gözlerin yere akacagını unutmak,fani,pis heveslerin peşinde koşup sürüklenmek....dini yaşayanlara irticacı,mürteci,gerici demek...Bir buz parçası nevindekini enaniyetini Allah için eritememek,ene nin boynunu bükememek cenab ı hakkın hergün verdigi 24 sattini görmek,bilmek O na istedigi bir sattini verememek...cahiliye döneminde gömülen kızları hatırlamak ve hatırladıkça bu zulüm karşısında içi kanamak,gözlerinden yaşlar akmak ama kızlarını cahiline dalallet vadisine sürüklemek,günahlar şehrine güle oynaya salmak,cehennemde onların yerlerini elleriyle hazırlamak....Allah ı bilmek O na iman etmek,peygamberlerini,meleklerini,ahiretini bilemk ve bunların hepsinin elmas kıymetinde oldugunu bilmek ve aynı zamanda dünyanın fani ve geçici oldugunu bilmek...Elması elmas bildigi halde kırılacak cam şisesi hükmündeki dünyanın peşinden sürüklenmek....KISACASI AHİRZAMANDA CAHİL OLMAK,CEHALETİN FARKINA VARAMAMAK DEMEK....[/SIZE]
|
|
|
| Hz. Peygamberin ahirzamanda gelecek kardeşlerini... |
|
Yazar: MaSaL - 05-11-2011, Saat: 01:43 PM - Forum: İslam
- Yorum Yok
|
 |
Bir hadisde Hz. Peygamberin ahirzamanda gelecek kardeşlerini görmeyi arzu ettiği belirtiliyor.
Bunun sebebi nedir?
Resulullah (asm.) birgün sahabelerine:
“Ah keşke bana doğru, havuza gelen kardeşlerimi bir görsem de, içlerinde şerbetler olan kaselerle onları karşılasam. Cennet’e girmeden önce, onlara (Kevser) havuzumdan içirsem.”
Bu sözleri üzerine ona denildi ki:
“Ey Allah’ın Resulü biz senin kardeşlerin değil miyiz?”
O şöyle cevap verdi:
“Sizler benim ashabımsınız (arkadaşlarımsınız). Benim kardeşlerim de beni görmedikleri halde bana inananlardır. Mutlaka ben Rabbimden sizinle ve beni görmeden iman edenlerle gözlerimi aydınlatmasını istedim” (1).
Bir başka benzer hadis-i şerifte de şöyle buyurur:
“Mutlaka kardeşlerime kavuşmamı arzuladım.” (Bunun üzerine kendisini dinleyenler) şöyle dediler:
“Biz senin kardeşlerin değil miyiz?”
O şöyle cevap verdi:
“Sizler benim ashabım ve kardeşlerimsiniz. Benden sonra da beni görmedikleri halde bana inanan bir topluluk gelecektir”.
Bir zaman geçtikten sonra da şöyle buyurdu:
“Ey Ebû Bekir, senin beni sevdiğini duyduklarından dolayı seni seven bir kavmi sevmek istemez misin? Sen de Allah’ın kendilerini sevdiği kimseleri sev.” buyurdu. (2)
Bu hadis-i şeriflerde de, Resulullah (asm.) ahir zamanda, ümmetin fesadı zamanında, ihvanlarının (kardeşlerinin) bulunacağından söz ediyor. “Kardeşlerim” dediği kimselere iştiyak duyuyor. Ahirette kevser havuzu başında iken havuza doğru gelecek sağlam imanlı kardeşlerini görmeyi çok istiyor, onlara kevser havuzundan su dağıtmayı arzuluyor.
Şu halde Peygamber’in (asm.) iştiyakına, hasretine sebep olan o kimselerin herhalde, fedakar, sadık, metin, İslam için kendini ortaya koyabilen, bütün itilme-kakılma, horlanma, kınanmalara karşı yılmadan, aldırmadan Resulullah’ın ve ashabının yolunda olabilen kimseler olması gerekir. Bunlar Resulullah’ın kardeşleridir. O, bunlara “kardeşlerim”, ashabına “arkadaşlarım” ünvanını veriyor.
Hz. Peygamberin kardeşlerim dediği bu bahtiyarların, O’nu görmeden kuvvetli bir imanla O’na ve getirdiklerine inanmaları son derece önemlidir.
Ayrıca bu kimselerin önemli bir özelliği, Hz. Ebû Bekiri Resulullahı sevdiğinden dolayı sevmek veya, Ebu Bekir (ra.) gibi, Rasulullah’ı seven sahabeleri sevmektir.
Sahabelerin haline bakılırsa, onlar da ilerde gelecek bu iman erlerine, hidayet nurunun aydınlığından sapmayanlara karşı büyük bir ilgi duyuyorlar. Bu kimselerin Cennete girmeden önce kevser havuzu başına geleceklerinden bahsedildiğine ve Resulullah’ın onlara olan iştiyakına bakılırsa, onlar Resulullah’tan sonraki tehlikeli dönemde gelmelerine rağmen, imanlarını muhafaza edecekler, imanla kabre girecekler, cennetlik olacaklardır. (3) Yani Resulullah (asm.) onların imanla kabre gireceklerini haber vermektedir.
Kaynaklar:
1. Ramûzu’l-Ehadis s. 361, 4460 hadis (Ebu Nuaym, İbn-i Ömer’den) Ayrıca bk. Hak Dini IV, 2731 (Yuns suresi 62. ayeti ile ilgili olarak Evliyaullah’a havf, hüzün olmayacağı açıklanırken benzer bir hadis-i şerifin mealinden söz edilir): Hayatu’s-Sahabe. II, 567-568 (iki uzun hadisle buradaki hakikata temas ediliyor.
2. Age. s. 461. 5719 hadis. (İbn-i Asakir Bera b. Azib’den).
3. Benzer hadisler için bk. el-Metalibu’l-Aliye, 4241, 8424, Müslim, Taharet, 395 Kenu’l-Ummal, 345, 84.
|
|
|
|