| Hoşgeldin, Ziyaretçi |
Sitemizden yararlanabilmek için Kayıt olmalısınız.
|
| Kimler Çevrimiçi |
Toplam: 264 kullanıcı aktif » 0 Kayıtlı » 259 Ziyaretçi Applebot, Baidu, Bing, GoogleBot, Yandex
|
| Son Aktiviteler |
Atatürk'ün Çocukluk Anıla...
Forum: Hayatı ve Anıları
Son Yorum: Serdar102
03-28-2026, Saat: 09:08 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 63
|
Mavi'ye..
Forum: Aşk Hikayeleri
Son Yorum: SunSet
03-11-2026, Saat: 08:23 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 115
|
Keloğlan Çataltepe Tekfur...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:45 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 205
|
Kısa Keloğlan Masalları -...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:26 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 173
|
Keloğlan Ve Pinokyo - Ser...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:22 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 156
|
Dev Hamsi - Serdar Yıldır...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:19 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 148
|
Diş Hekiminin Aşkı - Serd...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:18 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 147
|
İslam Toplumu, İşte Böyle...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
01-10-2026, Saat: 05:07 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 200
|
Keloğlan Leyleklerin Padi...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
01-07-2026, Saat: 02:21 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 234
|
Yahudiler Dünyayı, İnancı...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
01-07-2026, Saat: 10:20 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 188
|
|
|
| Tırnak bakımı için uzman önerileri |
|
Yazar: MaSaL - 09-14-2011, Saat: 12:18 AM - Forum: Güzellik ve Bakım
- Yorum Yok
|
 |

Tırnaklar bu yazın başrol oyuncularıydı şüphesiz..Ojeler en
çılgın renkleriyle karşımıza çıktı, takma tırnaklar ise yaratıcı
desenleriyle adeta baştan çıkardı. Renkli ve göz alıcı tırnaklar için
malzemelerinizi hazırlayın tırnak operasyonuna başlıyoruz!
• Tırnaklarınızın en az pahalı bir mücevher kadar önemli bir aksesuar olduğunu unutmayın. Ellerinizin ve
ayaklarınızın bakımlı ve güzel görünmesi tüm kıyafetinize yansıyacak.
Bu yüzden tırnak modasını yakından takip etmeli, yeniliklerden
korkmamalısınız.
• son
birkaç sezondur yaşanan oje çılgınlığı tırnak modasındaki yenilikleri
beraberinde getirdi. Chanel’in 505 fırtınasından Dior’un Paradise
koleksiyonuna paletin her rengini korkusuzca tırnaklarımızda taşır
olduk. Bu gelişmelerin yanı sıra değişen oje trendleri geçmişten de
ilham almayı ihmal etmedi. Metalik görüntüler 2011’de yeniden hayat
buldu, takma tırnaklar ise birer sanat eseri değerinde desenlerle
karşımıza çıktı.
• Tüm bu yenilikleri takip etmenin yanı sıra en
önemli husus bakımlı ve sağlıklı tırnaklara sahip olmak. Tırnak bakımı
alışkanlıkları son yıllarda giderek değişiyor. Bu sayede, ortaya çıkacak
sağlık sorunlarına karşı da önlemler alınmış oluyor.
[b]çok[/b]
önemli. Hepatit B ve C gibi çok ciddi virüs enfeksiyonları veya birçok
mantar enfeksiyonu manikür salonlarından alınıyor. Alet sterilizasyonu
için en uygun yöntem ultrasonik bir temizleyicinin ardından özel
sterilizasyon çözeltilerinden (glutaraldehit gibi) yararlanmak.
[b]2. Ojelerinizi silin: Tırnak[/b]
bakımına, daha önceki işlemlerden kalan cila artıklarının temizlenmesi
ile başlanmalı. Bu amaçla kullanılan aseton, butil, etil asetat veya
benzer bileşikler içeren maddeler, tırnak boyasıyla birlikte tırnak
plağından yağ(lipit) kaybına neden olabiliyor.tırnaklarda aşırı kurumaya
neden olmamak için bu ürünlere bazı yağlar eklemek gerekiyor. Bizim
bildiğimiz doğal badem yağı, susam yağı ve bazı bitkisel yağ çeşitlerini
kullanabilirsiniz. Bu yağları, asetonun içine katabileceğiniz gibi,
hemen arkasından bakım olarak da uygulayabilirsiniz. Burada amaç yağ
kaybını hemen tolere edebilmek.
[b]3. Tırnaklarınıza şekil verin: Bakımdan[/b]
bir sonraki adım; şekil verme işlemi. Tırnaklarınızı keserken tırnak
plağının tümüyle hasar alma riskini göz ardı etmeyin. Bunun dışında,
tırnak uçlarını düzgün tutabilmek için düzenli olarak tırnaklarınızı
törpüleyin. Zımparalı törpü veya metal tırnak törpüsü kullanabilirsiniz.
Unutmayın, tırnak törpülerinin kişiye özel olması şart. Hiçbir
dezenfeksiyon işlemine tabi tutulmayan törpüler birçok enfeksiyonun
bulaşmasına neden olabiliyor, özellikle mantar enfeksiyonlarına dikkat
edilmesi gerekiyor.
[b]4. Tırnak etlerinizi kesin:[/b]
Tırnak plağı üzerindeki düzensizlikleri tırnak tamponu ile
giderebilirsiniz. Kutikül yani tırnak eti temizliği öncesinde bu
kısımları yumuşatın. Bunun için tırnaklarınızı önce sabunlu suda
bekletin, ardından kutikül gidericiler uygulayın. Yaklaşık 10 dakika
bekledikten sonra da ellerinizi yıkayın. Ardından çeşitli iticilerle
veya makaslarla bu kısımların fazlalıklarını alabilirsiniz. Bunu
yaparken tırnak –kutikül bütünlüğünü bozmamaya özen gösterin.
[b]5. Oje zaman: Bakımdan[/b]
son olarak, bir kat zemin astarı, üzerine renkli cila ve onun da
üzerine şeffaf üst astar uygulayın. Bu sayede hem ojeniz daha dayanıklı
olur hem de ojenizi çıkarırken tırnaklarınızda renk kalıntıları kalmaz. [b]Elele[/b]
|
|
|
| Ezber bozan yepyeni bir yöntem: Soğutarak incelme |
|
Yazar: MaSaL - 09-14-2011, Saat: 12:17 AM - Forum: Kadın Özel Diğer
- Yorum Yok
|
 |

Soğutarak
inceltme ve vücut şekillendirme yöntemi soğuk lipoliz ile zamanınız
sizde, yağlarınız geride kalıyor! Diyetlere ve düzenli egzersizlere
rağmen sizi bir türlü bırakmayan bölgesel fazlalıklardan kurtulmak artık
çok daha kolay. Ethica Levent Hastanesi doktorlarından Dr. Gönül Ateşsaçan “Bir hekim olarak, hastalarımı düzenli takip edip sağlıklı bu bölgesel yağlardan tamamen kurtulmak istiyorlar. Hastalarımın
en fazla şikayet ettikleri konu: 'Karnım, yanlarım diyete rağmen hiç
gitmiyor, daha çok zayıflarsam da yüzüm çok çöküyor. Nasıl kurtulurum bu
karnımdaki, belimdeki ve kalçamdaki yağlardan' diye soruyorlar? Ezberbozan bu yeni yöntemde
• Tedavi
cerrahisiz olarak yağ hücrelerinin dondurularak o bölgeden atılmasını
sağlıyor. Kristalize olan yağ hücreleri istenilen bölgeden
uzaklaştırılıyor.
• Bölgesel yağlanma olan tüm bölgelerde uygulanabilir: karın, kalça, bel bölgesi, bacaklar, çene altı, kollar, sırt bölgesi.
• Etkisi 2. haftadan itibaren görülüyor. 2. ve 3. ayın sonunda hasta tam sonuç alıyor.
• Bölgesel olarak % 20 - 30 yağ hücreleri azalır. Bu da oldukça iyi bir orandır. Yağ hücreleri doğan bağışıklık hücreleri ile ortamdan uzaklaştırılır.
• Sonuç olarak 2-4 cm incelme sağlanır
• Soğuk lipoliz ile hiçbir ilaç ve cerrahi müdahale
olmaksızın cildin altındaki yağ hücrelerine ulaşılır. Uygulama
sırasında ve sonrasında hasta bir ağrı ve acı hissetmez. Morluk oluşmaz,
çevre dokular zara görmez. Bu yeni yöntem, şu an ABD ve Avrupa’da
hızla yaygınlaşıyor. Sorun tüm diyet ve egzersizlere direnen yağlarınız
ise; çözümü soğuk lipoliz ile mümkün. Hakikaten bölgesel incelme hiç bu
kadar zahmetsiz olmamıştı. Yağları dondurmada, 2011 yılının en iyi
teknolojisi olduğu ispatlanan soğuk lipoliz, 18 yaş üzerinde kadın ve
erkeklerde kullanılabilir. Soğuk lipolizde, cihazın vakum özelliği
ile sadece hedef yağ dokusunu kavrayarak diğer çevre dokulara zarar
vermeden uygulama başlığının içine hapseder ve seçici krio-teknolojisi
sayesinde kontrollü olarak o bölgenin ısısını alır. Böylece soğuğa karşı
hassas olan doymuş yağ hücrelerinin elimine olmasına yardım eder. Yüksek
teknolojisi sayesinde bölgesel incelmeye yepyeni bir yaklaşım getiren
soğuk lipoliz ile uygulanılan bölgenin deforme olmasını da engeller.
|
|
|
| Kaş ve göz kapağı estetiği |
|
Yazar: MaSaL - 09-14-2011, Saat: 12:15 AM - Forum: Kadın Özel Diğer
- Yorum Yok
|
 |

“Yüzün
diğer yumuşak dokularında olduğu gibi kaşlar da zamanla yer çekiminin
etkisine yeniliyor. Kaşlar, yaşlanma ve alttaki yumuşak dokularının
erimesiyle sarkıyor. Bu
sarkma bazen görüş alanını bile kapatacak hale gelebiliyor ve kişiye
yorgun, yaşlı, bitkin bir ifade katıyor. Ayrıca üst ve alt göz
kapaklarında sarkma, alt göz kapak- larında yağ dokularının hacminin
artmasıyla torbalanma görülüyor. Özellikle kaşların dış köşelerinde
görülen bu sarkmalar, bazen iç ve orta kaş bölgesinde ciddi olarak
hissediliyor.
Sabah ifadesi: Yüzümüze
yorgun ifade veren sarkmaların giderilmesi için uygulanan tekniklerden
biri, dikişle kaş asma. Bu, ameliyat bıçağı kullanılmayan ve dikiş izi
olmayan bir yöntem. Bu teknikte kalıcı bir dikiş materyaliyle kaşlar en
dış köşesinden yukarı doğru, saç çizgisinin gerisindeki bir noktaya cilt
altından asılıyor. Dikiş materyali fark edilmiyor. Normalde sırt üstü
yatağa yattığımızda yer çekiminin etkisi yok olduğu için kaşlarda hafif
bir yükselme, yüzde genel olarak daha genç bir ifade beliyor. İşte
operasyon sırasında elde edilmek istenen görüntü, bu doğal hal ve hafif
kaş yükselmesi. Hasta uygulama sonrasında aynı gün eve gidebiliyor ve
1-2 günlük istirahatten sonra normal hayatına dönebiliyor. Ağrı ve
şişlik yaşanmıyor.
Göz kapağı germe; alt ve üst göz kapağındaki, kişiye yorgun, yaşlı ifadesi veren fazlalıkların alınmasına deniyor. Bu tür operasyonlardan sonra
aynı gün eve çıkmak mümkün, hastanede kalmaya gerek yok. Dikişler
operasyondan 5-7 gün sonra alınıyor. Yaklaşık 6-7 ay içerisinde de göz
kapağındaki kesi izleri fark edilmeyecek duruma geliyor. Kişi üç gün
sonra normal hayatına dönebiliyor. Kullanıyorsa, iki hafta sonra kontak
lenslerini takabiliyor.
‘Öğle arası uygulama’
Bakışlarımızı
gençleştiren ve yorgun ifademizi yok eden, göz çevresindeki
kırışıklıkları gideren, kaşları kaldırabilen bir diğer uygulama da
botoks. ‘Öğle arası uygulamalar’ olarak bilinen ve yaklaşık beş dakika
süren bu işlem sonrasında 4-6 ay arası bir dönemde yaşlanmaya dair tüm
etkilerden kurtulmak mümkün. Üstelik işlem sonrası ağrı ya da şişlik de
olmuyor. Botoksla kombine edilebilecek dolgu uygulamaları gerekli
noktalarda hacim artışı sağlayarak kaşların daha
genç ve çekici görünmesini, çizgilerin azalmasını ya da yok olmasını
sağlıyor. En önemlisi, hangi uygulamanın, nereye, ne zaman
yapılabileceğini bilen bir cerrahın elinde olmak.â€
|
|
|
| Seni Aradım Herşeyde.. |
|
Yazar: MaSaL - 09-13-2011, Saat: 10:25 PM - Forum: Aşk (Genel)
- Yorumlar (5)
|
 |
SeNi Aradım Herşeyde.. Bu gece yollarda
aradım seni, bıkmadan usanmadan yürüdüm bütün gece... her adımımı sana
kavuşurum diye attım ama olmadı. Sana ulaşamadım, hüzünlendim...
Derken gökyüzüne evet gökyüzüne baktım,yine bir umut doldu bir anda
içime, yıldızların arasında aradım seni ama bulamadım... Gözlerimden
onlara karşılık 2 yıldız düştü sanki ben ağlarken... Sonra sanki öyle
derinden bir rüzgar estiki anlatamam. İçim titredi ve sevindim acaba
seni mi getiriyor diye, ama nafile o sadece uzaklardan bana yalnızlığı
getiren soğuk bir rüzgarmış... Yıkıldım.. Düşündüm yapmurları çok
severdik acaba yağmurlarla gelir misin bana diye beklemeye başladım...O
fırtınalarla kopan yağmurların yağmasını bekledim, seni getirirken
benide o fırtına içine alıp sana kavuştursun istedim. ama sen ine
yoktun, çünkü bu gece yağmur yağmadı... Çaresizce evime, o hep
hayalini kurduğumuz evimize döndüm... Belki Rüyamda seninle olurum diye
hemen yatıp uyumak istedim ama bu da mümkün olmadı.. Bütün gece nöbet
tutar gibi ayaktaydım uyuyamadım.. Hep seni düşündüm ve seni istedim her
geceki gibi... Ne kadar düşünsem ne kadar istesem de yalnızdım yine.. Seni çok özledim.. Ne olur gel artık dayanamıyorum.. Çünkü SeNi Çok Seviyorum.....!
|
|
|
| Haykırmak İstiyorum.. SeNi Özledim.. |
|
Yazar: MaSaL - 09-13-2011, Saat: 10:24 PM - Forum: Aşk (Genel)
- Yorum Yok
|
 |
Haykırmak İstiyorum.. SeNi Özledim.. Yürüyorum
ama nereye bilmiyorum. Belki az sonra bir uçurum karşılar ayaklarımı ya
da çamurlu karanlık sular.. Bilmiyorum... Güneş artık parlak mı, yağmur
ıslak mı bilmiyorum. İnsanlar hala aşık oluyorlar mı? Kayıp bir şehirde
kaybolan insanların iniltileri.
Yürüyorum ama nereye bilmiyorum. Belki az sonra bir uçurum karşılar
ayaklarımı ya da çamurlu karanlık sular.. Bilmiyorum... Güneş artık
parlak mı, yağmur ıslak mı bilmiyorum. İnsanlar hala aşık oluyorlar mı?
Kayıp bir şehirde kaybolan insanların iniltileri, nemli feryatlarının kokusu, üzerimde...
Ta ki kayıp gidcekler birgün o derin, ulu, bilinmez diyarların verimli bilinmezliğine... Evet, seni özlüyorum... Her biten ilişkinin ardından, bu sözler kulaklarıma yelken açıyor.
Sonra kulaklarımı kanatırcasına sivri uçlu dişleriyle demir atıyor ... Haykırmak
istiyorum dağlara tepelere sonra yankılansın istiyorum diyar diyar,
seni özledim. Yüreğim haykırıyor, isyanda susturduğum o çocuk, ağzına
bezler pamuklar tıkıyorum olmuyor haykırıyor seni özledim. Sakladığım
karanlıklara sığmıyor, onu daha ne kadar dizginleyebileceğim bilmiyorum
gücüm tükeniyor, seni özledim. Güneşin doğuşunda, gözlerimi her
kırpışımda acı veriyor, saklayamıyorum seni , seni özledim. Yasaklı
manastırımda yasaklı sözcükler; kanatları bağlı, çırpındıkça kanayan,
sana uçmak istedikçe ağır ağır ölen... Seni özledim... Kusmak
istiyorum, kusmak tüm benliğimi, yüreğimi kusmak istiyorum, seninle dolu
yüreğimi. Patikalar yeşil değil sensizken, sensizken içkinin tadı yok
sensizken özleminin tadı olmadığı gibi. Kusmak istiyorum kendimi. Artık
sen olan beni... Her çıkmaz sokağımda her labirentimde sen varsın
oysa sen düz bir ovada bana koşsaydın desem, bulutları pembeye boyayıp
ayaklarımın altına alsam demekle aynı şey olurdu biliyorum. Sen sadece
dipsiz kuyularıma hapsoldun ve bende hep seninle oldum... Hep üşüdüm
sıcak gözlerinde . Hep bana bensiz baktı efsuni gözlerin. Terledim
bir zamanlar teninde, terin terime karıştı ben sen oldum, seni içtim,
içtikçe susadım ve o ter içinde buzların içine ittin beni. Gözlerim seni
ağlıyor hala ve hala üşüyorum... Biliyorum hiç umurunda değil,
belki benden de fazla kanadın ve belki sen o denli kanarken kanımın
kızıllığının farkına varamadın. Belki sana silik göründüler ve sen daha
da fazla kanatmaya çalıştın. Kendi kanının kızıllığını aradın her
kurbanının kanında fakat senin kanın hep kızıl, onlarınki ise griydi.
Sen onlarınki de kızıla çalsın diye daha çok hançerledin, dermansız
kalıp diz çökene dek... O zaman çekip giderdin başka kurbanlar arardın
kendine taze kanlar... Dünyadaki tüm aşık kanları bir araya gelse
seninkiler kadar kızıl olamazlardı. Sen ne kadar hançerlesen azdı... Arka
sokakların karanlıktı, bir kız çocuğu ağlardı hıçkırıkları azapların en
büyüğüydü duyanlara. Fakat duymazlardı ki onlar, geçit vermezdi,
kamaştırırdı şuleli gözlerin bakanları. Hani bakmasını da bilmezlerdi
derinlere. Onlar kendi sığ sahillerinde kumlarla oynayan çocuklardı. Ben
hep ellerinden tutup çıkarmak isterdim seni ve senin ellerinle
derinlerine dalmak isterdim. Belki sadece ben duydum sen fısıldamadan
bunları bana. Sana o kadar yakın olmaktı şimdiki uzaklığımın acısı.
Memleketimi terkedişimdin sen... Seninle nefes almayı öğrenmiştim
seninle akıp gitmeyi. Seninle yeşermişti kuru dallarım. Seninle
büyümüştüm ben. Güneşimdin yapraklarıma vuran ve toprağımı ıslatan
yağmurumdun. Şimdi ne kadar çıplak, ne kadar soluk, zayıf, kırılgan
dallarım var. Yıllar önce parmaklarının ucundan kayıp gidişimde
yeniden dudaklarında nefes alacağımı biliyordum.. Ve senin kancık
dişiliğine tırnaklarımla tutunacağımı da biliyordum.. Ve bitiş öykümü
tasarlıyordum her zaman...
|
|
|
| Seni Seviyorum Sensizken Bile.. |
|
Yazar: MaSaL - 09-13-2011, Saat: 10:22 PM - Forum: Aşk (Genel)
- Yorum Yok
|
 |
Seni Seviyorum Sensizken Bile.. Yine sensiz
sessiz bir gecede yağmur var bu şehirde. Gözlerinin içine bakarken gülen
gözlerim gecenin bu kör vaktinde boşluğu seyrediyor. Balkon demirleri
arasına sıkışmış caddeyi seyrediyor. Gözlerim hala gidişini seyrederken
takındığı tavrı sürdürüyor. Hala buğulu, hala telaşlı, hala çaresiz,
hala başıboş... Hayat ışığının yandığı gözlerim bugünlerde oldukça
sönük.
Yanıyorlar sevgili, ağrıyorlar, ağlıyorlar... Yanaklarımdan yine
damlalar süzülüyor. Yüzümde garip bir hüzün, karşımda gülümseyen
resmin... Yanaklarım ıslak, gözlerim dolu dolu... Hani sen nasıl derdin:
"doli doli"... Gözyaşlarımı yine özgür bıraktım sevgili, yağmurun
yıkadığı bu şehirde, evimin balkonunda.
Sensizliği düşündüm bir an,
sensiz geçen iki haftayı. Ne de acımasızmış meğer hayat. Ne kadar da
çile meraklısıymış aşk. Ne çok hüzünbazmış sevenler, sevdalılar. Hiç mi
özlemedin beni, hiç mi merak etmiyorsun, hiç mi düşünmüyorsun, hiç mi,
hiç mi?... Sonsuzluğa uçup gitmek isterdim sevgili. Sadece seninle
olacağım sonsuzluğa. Senin ve benim olmadığı sadece ve sadece bizim
olduğumuz bir yere... Yağmurun bu şehri ıslattığı gibi
gözyaşlarım yanaklarımı ıslatıyor. Yavaş yavaş, incitmeden indiriyor
damlalarını. Gözlerim yanıyor sevgili, içim kanıyor...Eskiden canım
sıkıldığı zaman, kafamı dinlemek istediğimde, yalnız kalmaya ihtiyacım
olduğunda yürüyüşe çıkardım. Yürürdüm yürürdüm yürürdüm... Saatlerce
yürürdüm. Dinlenmeden, soluklanmadan yürürdüm ve düşünürdüm. Attığım her
adım içimdeki sıkıntıdan bir parça koparır gibi gelirdi bana. Artık
öyle uzun yürüyüşlere çıkmıyorum. Artık insanlar arasında fazla
dolaşmıyorum. Artık bu şehrin sokaklarını arşınlamıyorum. Bana bakan
meraklı gözlerle göz göze gelmiyorum. Artık dışarıda bir yerlerde oturup
arkadaş sohbetlerine katılmak beni sıkıyor, eskisi kadar haz vermiyor.
Artık işimi de sevmiyorum, mesleğimi de... Lanet ediyorum bu şehre, bu
şehrin caddelerine, sokaklarına, parklarına. Lanet ediyorum bu şehrin
kokuşmuş aşklarına, aşıklarına. Lanet ediyorum bu şehrin karanlığına...
Sana son kez sarıldığım, seni son kez doya doya öptüğüm, sana son kez
baktığım karanlığa... Şimdilerde hayat sıradan, monoton... İş,
ev, para, faturalar, ağlayan gözler, hüzünlü bir yüz ve yalnız bir kalp.
Bugünlerde kendimi ölmüş hissediyorum. Ölmüşüm ya da ağır hastayım veya
bir kaza geçirmişim ağır yaralıyım. Sevenlerim, ailem başımda toplanmış
çaresiz gözlerle bana bakıyorlar. Ellerinden bir şey gelmemesinin
hüznüyle bakıyorlar bana. Dudaklarımdan güçlükle bir iki kelime
dökülüyor. Dökülen her kelimede sen varsın sevgili. Gözlerimi zorlukla
aralıyorum. Yanıbaşımdasın, ellerimi tutuyorsun. Sevgili, gelmek için
ölümümü mü bekliyorsun? Eğer onu bekliyorsan biliyorsun ki o çok
yakın... Bu şehre yağmur yağıyor. Biz yürüyemiyoruz. Seninle
yağmurda yürümeyi özledim sevgili. Islanmayı, başımdan aşağıya doğru
hızla inen yağmur damlalarını, kazağımın vücuduma yapışmasını özledim.
Seni özledim sevgili... Yıldızsız ıssız bir gecede
Yağmur var bu şehirde
Seni seviyorum.. Sensizken bile.....!
|
|
|
| Airbag ve Emniyet Kemeri bende!. |
|
Yazar: MaSaL - 09-13-2011, Saat: 04:10 PM - Forum: Maxi Geyik
- Yorumlar (2)
|
 |
Evliklleri kotu giden Kari koca 100 km hizla
arabada gidiyorlarmis. Arabayi adam
kullaniyormus ve karisi birden -Hayatim...-
demis, ...-seninle 15 yil boyunca guzel bir
beraberlik yasadik. Ama artik ben bosanmak
... ... istiyorum!-
Adam bir sey soylememis. Bu arada hizi 105 e cikarmis.
Derken karisi -Neden diye soracagini biliyorum...-demis, ...
-bunu nasil soyleyecegimi bilemiyorum ama arkadasin Joe ile birkac
aydir beraber oluyoruz ve uzgunum ama yatakta o senden daha iyi!
-Adam yine hicbir sey soylememeye devam ederek hizi 110 a cikarmis.
Kadin devam etmis -Evi ben istiyorum...-
Artik 120 yle gidiyorlarmis. Adam hicbir sey soylemiyormus.
Kadin -Ayrica...- demis, ... -butun ceklerini, kredi kartlarini, arabayi da istiyorum!-
Adam hizi 130 a cikartmis. Hala bir sey soylemiyormus.
Kadin sormus: -Hicbir sey soylemeyecek misin? Sen hicbir sey istemiyor musun?-
Adam 140 a cikmis ve cevaplamis: -Hayir... Ben ihtiyacim olan her seye sahibim.-
Kadin sasirmis -Oyle mi? Nasil yani.-
Araba karsidaki duvara 150 km hizla carpmadan once adam cevap vermis:
-Airbag ve Emniyet Kemeri bende!..-;D
|
|
|
|