:: Duygusuz.com - Dostluk ve Arkadaşlık Sitesi
Hoşgeldin, Ziyaretçi
Sitemizden yararlanabilmek için Kayıt olmalısınız.

Kullanıcı Adınız:
  

Şifreniz:
  





Forumda Ara

(Gelişmiş Arama)

Forum İstatistikleri
» Toplam Üyeler: 16,694
» Son Üye: ymptk22
» Toplam Konular: 98,581
» Toplam Yorumlar: 1,065,560

Detaylı İstatistikler

Kimler Çevrimiçi
Toplam: 264 kullanıcı aktif
» 0 Kayıtlı
» 259 Ziyaretçi
Applebot, Baidu, Bing, GoogleBot, Yandex

Son Aktiviteler
Atatürk'ün Çocukluk Anıla...
Forum: Hayatı ve Anıları
Son Yorum: Serdar102
03-28-2026, Saat: 09:08 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 63
Mavi'ye..
Forum: Aşk Hikayeleri
Son Yorum: SunSet
03-11-2026, Saat: 08:23 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 115
Keloğlan Çataltepe Tekfur...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:45 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 205
Kısa Keloğlan Masalları -...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:26 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 173
Keloğlan Ve Pinokyo - Ser...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:22 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 156
Dev Hamsi - Serdar Yıldır...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:19 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 148
Diş Hekiminin Aşkı - Serd...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:18 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 147
İslam Toplumu, İşte Böyle...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
01-10-2026, Saat: 05:07 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 200
Keloğlan Leyleklerin Padi...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
01-07-2026, Saat: 02:21 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 234
Yahudiler Dünyayı, İnancı...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
01-07-2026, Saat: 10:20 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 188

 
  Koç 14.09.2011
Yazar: sıla - 09-14-2011, Saat: 10:35 AM - Forum: Koç - Yorumlar (1)

İlişkinizin sağlığı açısından, geleneksel öğütlere kulaklarınızı tıkamanızda yarar var. Sevgilinizin size bağlılığı, hayatınızı keyifli hale sokmaya devam edecek. Kariyerinizle ilgili önümüzdeki günlerde fırsatlarınız olabilir. Değerlendirebilmek için dikkatinizi toplamaya ihtiyacınız var. İşinizle ilgili aşama yapabilir veya yatırımınızdan kazanç elde edebilirsiniz. Ödemelerinizin artması sizi düşündürüyor. Yakınlarınızın maddi desteği sıkıntılarınızdan kurtulmada etkili olacak.

Bu konuyu yazdır

  Yine Sana Uyandım..
Yazar: # Pè®iM§ii # - 09-14-2011, Saat: 09:58 AM - Forum: Aşk (Genel) - Yorumlar (12)

Uyandım...


Perdeleri açacak takat yok kollarımda, hatta bedenimi yataktan çıkaracak bir bahane arayışındayım.


Buluyorum sonunda;


Susadım..


İçerken, cansuyum olsun diye boş bir beklentideyim.


Her yudumda "silkelen ve kendine gel" diyorum_faydası olmuyor.

İstediğim tek şey uyku.

Mutlu olduğum, huzurlu olduğum, unuttuğum tek an_her an.

Açılır açılmaz gözlerim kamaşıyor hissettiğim acıdan...


Gitmek istiyorum o zaman.


Bir otobüs tıngırtısında, geçmişimle geleceğim arasında bir yerlerde (araf olabilir mi?)

sıkışıp kalacağımı da biliyorum. Vazgeçiyorum neden sonra. Bavul bana bakıyor, ben kapıya.

Açık olsa gider miyim? Ya da aslında gitmemek için bahane mi üretiyorum? Yani aslında açık mı o kapı?

Kim açık bıraktı aslında? Ben mi? Önemli mi?... (Bilmem)

Uyandım...
Ve hala güçsüzüm.


Yani evet normalde de güçlü değilimdir ama bu başka.


Bu sefer bi başka!


Havaya verdiğim karbondioksit, aldığım oksijenden fazla gibi, sanki nefesim daralıyormuş gibi,

gitgide son'a yaklaşmak gibi aslında.


Hazır mıyım?


Değilim, hiç değilim...

O yüzden böyle hissediyorum; parçalanıyormuşum gibi.

Saatler eksildikçe ömrümden, telaş kaplıyor içimi. Ne kadar dayanırım daha?

Dağılmayan kaç parçam kaldı daha? Kaçı beni ayakta tutabilir?

Hala ayakta kalmamın bir anlamı var mı peki?... (Bilmem)

Uyandım...


Zamanın akışında kaybolmuş gibiyim.


Hayat; sen planlar yaparken başına gelenlerden ibaret.

Dolayısıyla her yiğidin harcı değil suskunluk, kolay değil o kadar.

Gözbebeklerinden okunanı gizleyip başka sohbetlerle söyleme/k halleri...

Daha düne kadar yetiştiremediğim, nefes nefese koştuğum zaman bu sabah bomboş.

Herşeyin "o" yanı boş...


"Veda acısı, kabuğunu soyar insanın; yıldızını kazıyıp çırılçıplak ortaya serer" der şair.

Ne doğru ve ne vahim değil mi?







Uyandım,
Saat üç, dört, beş bana hiç farketmez
Ne zaman çalınsa kalbim,
Derlerki bir arkadaşa bakıp çıkacaktık
Kalan umutlarımdan birini seçip
Hepsini hepsini hep kaybettim
Şimdi kendimden geri ne kaldı?
Kimseler duymadı;
Sadece duvarlar ağladı...


(ben hala her sabah sana uyanıyorum)

Bu konuyu yazdır

  Global güzellik sırları
Yazar: MaSaL - 09-14-2011, Saat: 12:35 AM - Forum: Güzellik ve Bakım - Yorum Yok


global-guzellik-sirlari-1058585.Jpeg
Annelerimiz, büyük annelerimizin evde hazırladıkları kimi güzellik reçeteleri, son
zamanlarda doğal hayata dönüş çabaları içerisinde televizyon kanalları
ya da yazılı basında tekrar gündeme gelmeye başladı. Bir de bunların
coğrafya değişikliklerine göre çeşitlendiği düşünülünce, kendi kendimize
yapıp uygulayabileceğimiz birbirinden farklı pek çok alternatifimiz
oluyor.
Ünlülerin makyaj tasarımcısı Shalini Vadhera’nın yazdığı Passport to Beaty kitabı, güzellik için bir seyahat rehberi niteliğinde. Shalini, ve Güney bir kadın olarak, hemcinslerinden öğrendiği paha biçilmez güzellik sırlarını bu kitapta bizlerle paylaşıyor.
Daha [b]güzel ve yumuşak bir cilt:[/b] Çok eski zamanlardan beri, Fransa
güzelleştirme sanatında öncü olarak kabul edilir. Bugün bile
geçerliliğini koruyor bu düşünce. Fransa aynı zamanda en iyi şarap
şatolarının ülkesi olarak bilinir. Bu doğal gücü doğru kullanarak,
Fransız kadınları taze üzümleri ciltlerini yumuşatmak ve gençleştirmek
için vücutlarına sürüyorlar. Bu harika meyvenin nasıl işe yaradığını
bilmek ister misiniz? Üzümün neredeyse her parçası- etli kısmı,
çekirdekleri ve kabuğu- linoleik asit ve polifenoller gibi maddeler
içeriyor ki bunlar da çok etkili antioksidanlar. Nemlendirme ve
anti-aging faydaları bahşediyor. Bugün pek çok kozmetik markasının üzüm içerikli ürünleri piyasaya sürme sebebi de bundan kaynaklı.
Yıpranmış ve kuru saçlar:
Dünyanın bir diğer köşesine geçecek olursak, Gana’ya özgü saç kremi,
yıpranmış saçlara en iyi gelen ürün. Shea ağaçları, Afrika’nın batı
kıyılarında vahşice ve özgürce yetişiyor. Bu ağaçların meyveleri
işleniyor – fıstıkları çıkarılıyor, kaynatılıyor ve daha sonra da
belirli bir süre güneşte kurutuluyor. İyice kuruduktan sonra ise
fırınlanıp eziliyor ve ‘shea yağı’ delinen yağ elde edilene kadar
ısıtılıyor. Shea yağı problemli, özellikle kuru ciltler ve yıpranmış
saçlar için en etkili madde. Uzmanlara göre saçı sadece yumuşatmakla
kalmıyor, aynı zamanda nemlenmesine ve parlamasını da sağlıyor.
Gözaltı morlukları: İspanya’da,
ince kesilmiş patates dilimlerini 10’ar dakikalık süreçler boyunca
gözaltlarına koyan kadınlar böylece cilt renklerinin açılması sağlıyor
ve morluklardan kurtuluyorlar.
Şişkinlikler: İskandinav
kadınları, özellikle yüzlerindeki şişkinliklerden kurtulmak için buz
gibi maden suyunu yüzlerine 15-20 kez çarparak yıkıyor ve kurtuluyor.
Kolay dudak bakımı ve parlatıcısı: İtalyan kadınlar, zeytinyağını dudaklarını pürüzsüzleştirmek ve parlatmak için kullanıyorlar.
Tahriş olmuş ciltler için: Yunan kadınlar kuru ve tahriş olmuş, güneş yanığı ciltlerini yumuşatmak ve beslemek için zeytinyağı ile masaj yapıyorlar.
Çatlaklardan kurtulmak:
Asya’da kadınlar ciltlerini nemlendirmek, onarmak, beslemek ve
yumuşatmak için beyaz kamelya yağı kullanıyorlar. Shalini, aynı zamanda
bir kaç ünlü ismin doğumdan sonra bu yöntemi kullandıklarını ve o derin
çatlaklardan bile bu sayede kurtulduklarına yemin ettiklerini söylüyor.
Kadınlar bu yağı aynı zamanda saçlarının ve tırnaklarının hızlı ve
sağlıklı uzamasını sağlamak için de kullanıyor.
Arınmak:
Zimbabwe kadınları sabahları güne limonlu bir bardak sıcak çay ile
başlıyor; sistemlerini temizlemek ve metabolizmalarını çalıştırmaya
başlamak için.
Güçlü, parlak saçlar: Hindistan’da,
kadınlar uzamasını, parlaması ve güçlenmesini sağlamak için, haftada
bir hindistan cevizi yağı ile saçlarına ve kafa derilerine masaj
yapıyorlar.
Kepek sorunu: Avustralyalılar, kepekten kurtulmak için şampuanlarına bir kaç damla okaliptüs ya da çay ağacı yağı katıyorlar.

Bu konuyu yazdır

  Ciltteki leke ve geniş gözeneklere 'spectra lazer' ile son
Yazar: MaSaL - 09-14-2011, Saat: 12:33 AM - Forum: Güzellik ve Bakım - Yorum Yok


ciltteki-leke-ve-genis-gozeneklere-spect...79144.Jpeg
Mayasente
Kliniklerinden Dr. Metin Uluşan, açıklamada, teknolojik gelişmelere
paralel olarak gelişen lazer cihazları ile estetik alanında mucizevi
sonuçlar elde etmenin mümkün olduğunu söyledi.
Sıcak havanın
etkisinin arttığı bugünlerde yazın dahi uygulamayı mümkün kılan Lazer
sistemlerinin, etkinlik ve konforu bir arada sunduğunu anlatan Uluşan,
lazer uygulamaların yapıldığı teknolojinin son ürünü
"Spectra"nın özellikle basit güneş lekeleri, yanlış lazer uygulamaları
sonucunda oluşan kalıcı lekeler ve Melasma hastalığına kadar çok geniş
bir yelpazedeki leke problemlerinde etkin olarak kullanıldığını
belirtti.
Uluşan, Spektra’daki özel başlıklar sayesinde her renk
dövmenin de çıkarılabildiğini ve aktif akne tedavisinde de üstün
kullanım sunulduğunu ifade etti. Keloid tedavileri, anti-aging alanında
yeni kollajen oluşturma, geniş gözeneklerin azaltılması gibi birçok
farklı alanda da spectra lazerin kullanıldığını dile getiren Uluşan,
başarılı sonuçlar elde edilen "Karbon Peeling" uygulaması ile daha
sağlıklı ve parlak bir cilde kavuşulmasının mümkün olduğunu söyledi.
Yazın uygulanabilen karbon peeling ile parlak bir cilt
Uluşan,
spectra lazer ile uygulanan karbon peelingin, her mevsimde ve koyu
ciltlerde yapılabilecek kadar emniyetli, hızlı ve çabuk sonuç
verdiğini belirtti.
Karbon peeling’te ilk adımın, cilt yüzeyinin
karbon solüsyonu ile örtülmesi ile yapıldığını anlatan Uluşan’un verdiği
bilgiye göre uygulama şöyle yapılıyor: "Karbon solüsyonu, gereken
enerjinin yüzeysel deride maksimum yükseklikte yoğunlaşmasını
sağlamaktadır.
Lazerin özelliğine göre hazırlanmış bu karbon krem,
ani bir ısınmayla yüzeysel tabakayı karbonla birlikte buharlaştırarak
kaldırmaya yardımcı olur. Bu bölgedeki etki kimyasal peeling ile elde
edilen etkiye benzer olarak yüzeysel bir soyma işlemidir.
Bununla
beraber, lazerin hücre yenilenmesini sağlayan foto aktivasyon etkisi de
gerçekleşir. Bu ciltte kollajen üretiminin tetiklenmesini
sağlayarak elastikiyetinin gelişimine katkı sağlar. Uygulama 15 dakika
gibi kısa bir sürede tamamlanır ve yaz ortasında dahi günlük yaşantıyı
etkileyecek bir durum oluşturmaz.
Özellikle akne ve geniş porların
tedavisinde kullanılan özel modda ise uygulanan karbon solüsyonu
mikrosaniyelik atımlarla gözeneklerin içine iyice yerleştirilir ve bu
noktalar hedef haline getirilir. Sonrasında yapılan nanosaniyelik
atımlar ile bu partiküller tümüyle patlatılarak temizlenir. Uygulamadan
hemen sonra ciltte fark edilebilen bir pırıltı elde edilir.
Uygulama
sonrasında yanık, kızarıklık ve kabuklanma oluşturmaz. Birçok peeling
yönteminden farklı olarak Karbon Peeling yazın da
rahatlıkla uygulanabilir. Kısa ve konforlu uygulamadan sonra gündelik
hayattan kopmayı gerektiren sorunlar yaşanmaz. Beklenen erken sonuçlar,
hemen tedavi sonrasında görülebilen pürüzsüzlük, parlaklık, birçok
lekenin kısa sürede açılması, porların hemen sıkılaşma cevabı gibi
sonuçlardır. Daha sonra ise; lekelerin açılmaya devam etmesi, cildin
sıkılaşmasının artması, kollajen üretimindeki artışa bağlı olarak ciltte
sıkılaşma, toparlanma gibi etkilerdir."
Laser toning leke tedavisi
Medikal
lazerlerin etkin olduğu bir diğer hastalık grubunu,
ciltteki pigmentasyon bozuklukları olarak adlandırılan lekeler
oluşturuyor.
Laser toning adı verilen leke tedavisi, iki aşamalı
bir uygulama ile karbon solüsyonu ve lazer enerjisinin etkisini
birleştirerek belirgin bir şekilde görünür pigmentasyonu azaltıyor. Aynı
zamanda Lazer Toning ile cildin tekstürü düzeltiliyor, porlar ve ince
kırışıklıklar da azalıyor.
Tedavi sonucunu görmek için belli bir
zamana ihtiyaç duyuluyor. Leke tedavisinde 1 haftalık aralarla 6-10
seans uygulama gerekiyor. Tedavi sonrasında kişi, günlük aktivitesine
hemen dönebiliyor. Melazma denilen lekeler özellikle kadınlarda,
simetrik bir şekilde yanaklar ve göz çevresinde görülen
kahverengi lekelerden oluşuyor. Bu lekeler, hormonal değişiklikler ile
birlikte zaman içinde oluşuyor. UV ışınlarının etkisi ile kadınlarda hamilelik
nedeniyle veya doğum kontrol hapı kullanımıyla da ortaya çıkabiliyor
veya artabiliyor. Tedavi diğer lekelere göre biraz daha uzun olmak
üzere, ortalama 10 seanslık uygulama kürü ile tamamlanabiliyor.
Melazma
lekelerinde de "Spectra" veya "Soft Peel" denilen yöntemle derinin üst
tabakalarındaki (epidermal) lekelerin tedavisi mümkünken, yine Spectra
Lazer kullanılarak "Lazer Toning" diye simlendirilen
uygulama yapılabiliyor. Bu yöntemle, leke giderici yöntemle tedavisi
mümkün olmayan derin lekeler yok edilebiliyor.
Akne sorununa 'spectrapeel' ile çözüm
Gençlerin
yüzde 85’ini ve erişkinlerin yüzde 30’unu etkileyen akne lezyonları,
cilt yağlanmasında etkili olup, bazı yağ bezi hastalıklarının oluşmasını
sağlayan sebore denen bulgu, birçok kişide hem sağlık hem de
estetik olarak sorun oluşturuyor. Bu tür hastalıklarda da Spectra lazer
uygulaması ile başarıyı sonuçlar elde ediliyor.
Düzenli olarak
ortalama 1-2 hafta aralıklarla, 5 seans şeklinde yapılan kürler ile
ciltteki yağ dengesinin sağlanıyor. "SpectraPeel" denilen
yöntemle kistikve nodüler olan akneler dahi tedavi edilebiliyor. İlk
tedaviden sonra bile yağlanmanın ve enflamasyonun azaldığı, porların
küçüldüğü ve belirgin düzelmenin olduğu izlenebiliyor. 2-3 tedavi seansı
sonrası dramatik düzelmeler görülebiliyor, hatta bazı akne izleri ve
yüzeyel kırışıklıklar bile kayboluyor. Etkinin klinik olarak
devamlılığını sağlamak için seansların tekrarlanması öneriliyor. Bunun
için 1-3 ay aralıklarla uygulama yaptırılması yeterli oluyor.
Akneli
cilt üzerine karbon içeren özel bir losyon sürülerek Q switched Nd:YAG
dalga boyu olan lazer ışınları cilde uygulanıyor. Bu şekilde
bölgede bulunan iltihap azalıyor, aynı zamanda o bölgedeki kıl ağızları
(porlar) küçülüyor, kıl foliküllerini tıkayan tıkaçlar temizleniyor ve
bir tür peeling etkisiyle cildin üst tabakasındaki ölü hücreler
kaldırılıyor. Bu şekilde akne oluşmasında etkin olan birçok faktör yok
ediliyor.
Spectra lazer ile dövme silme
Geliştirilmiş lazerler, bunların dışında dövme çıkarmada da başarılı şekilde kullanılıyor.
Medikal
lazerlerle dövmeler ya belirgin bir şekilde hafifliyor veya tam olarak
siliniyor. Uygulama ile lazer ışınları boya parçaları tarafından
emilerek küçük parçacıklara ayrıştırılıyor ve bu parçacıklar vücudun
immün sistemi tarafından vücuttan atılıyor. Uygulamada, birkaç hafta
kadar sürüyor. Tedaviler 4-8 hafta aralıklarla yapılarak parçalanan renk
kalıntılarının atılmasına zaman tanınması gerekiyor. Her seans 10-30
dakika sürüyor. Seans sonrası dövme boyası atıldıkça renkte düzelme
devam ediyor. 300 saniye uzun atım alga boylarını içeren Spectra lazer
sistemi kullanılarak ve tedavilere özel karbon içerikli losyon
ekleyerek birçok değişik renk içeren dövmeler silinebiliyor.

Bu konuyu yazdır

  Evde saç boyama tüyoları
Yazar: MaSaL - 09-14-2011, Saat: 12:31 AM - Forum: Güzellik ve Bakım - Yorum Yok


evde-sac-boyama-tuyolari-1508776.Jpeg
Boyama işlemi sırasında dikkat edilmesi gerekenler:
• Güneş, perma, saç bakım
kremleri ve saçınıza daha önce uyguladığınız boyalar, yaptığınız boyama
işleminin sonucunu ve süresini etkileyeceğinden saç tutam testini her
boya işleminden önce mutlaka yapmalısınız.
• Her zaman saçınıza uyguladığınız boyayı, yapmış olduğunuz saç tutam testi sonucunda belirlenen süre kadar
bekletin. Hiçbir zaman etkisini göstermeden önce boyayı temizlemeyin.
Aksi halde saçınızda beklenmeyen bölgesel renk farklılıklarına sebep
olursunuz.
• Boyanın, saçınızdan yüzünüze ve ensenize bulaşmasını
istemiyorsanız kulaklarınızın çevresine, saçlarınızla yüzünüzün
birleştiği bölgelere ve ensenize biraz vazelin sürün. Vazelin hava
geçirmez ve sızdırmaz olduğundan boyanın derinizde leke bırakmasını
engelleme konusunda çok etkilidir.
• Saçınız
uzun veya kalınsa, seçmiş olduğunuz renk tonundan iki kutu kullanın.
Her saç telinin boyayı iyice emmesi, saçınızın tamamen ve homojen olarak boyanması ve canlı bir renge sahip olması için önemlidir.
• Saçınızı
boyadıktan sonra elde ettiğiniz rengi daha uzun süre kullanabilmek için
deniz veya havuza girdikten sonra saçlarınızı mutlaka durulayın. Klor
ve deniz tuzu saçınızda uzun süre kalırsa saç renginiz parlaklığını
yitirebilir.
Boyama sonrası:
• Boyalı saçlar için kullanılan şampuanlar, saç renginizi daha yumuşak ve doğal gösterir. Sıradan şampuanlar saçınızın boyasını açabilir ve doğal nemini kaybettirebilir.
• Düzenli
olarak en az iki haftada bir boyanmış saçınızın nemini ve parlaklığını
yeniden kazanması için derinlemesine bakım yapın.
• Saçınızı
boyadıktan sonra pH’ı düşük saç kremi kullanmanız saçınızı korur ve
doğal yumuşaklığına ve parlaklığına kavuşmasına yardımcı olur.
• Saçınız uzadıkça, renk aktifleştirici kullanarak saçınızın doğal rengini boyalı kısma uygun şekilde renklendirebilirsiniz.
• Şampuanlandıktan
sonra saçınızı her zaman kurulamayın. Ovalamayın veya sarmayın. Saç
kurutma makinesiyle aşırı kurutmayın. Saçınızı aşırı kurutmanız nem
kaybetmesine ve donuk gözükmesine yol açar.
• Saçınız ıslakken asla taramayın. Saçınızı geniş dişli bir tarakla saç uçlarından saç diplerine doğru yuvarlayarak tarayın.
• Maden suyu, saçınızı zararlı havuz kimyasallarından korur.

Bu konuyu yazdır

  Yeme isteğini ortadan kaldıracak davranışlar
Yazar: MaSaL - 09-14-2011, Saat: 12:29 AM - Forum: Güzellik ve Bakım - Yorum Yok


  • ve Doğum Hastanesi Beslenme ve Diyet Sorumlusu Deniz Meta’nın verdiği bilgiye göre, yeme isteğini ortadan kaldıracak davranışlar şöyle:
    • Yemek
      biter bitmez masadan kalkılmalı. Çünkü masada kalınan sürede masada
      bulunan yemekler, tok olunmasına rağmen atıştırılabilir.
    • Yemek sırasında çorba dışındaki birçok yemek tüketilirken kaşık yerine çatal kullanılmalı ve mümkünse küçük boy tercih edilmeli.
    • Yemek yerken, televizyon seyretmek ve bir
      şeyler okumak gibi başka aktivitelerle uğraşılmamalı. Aksi taktirde
      yenilen yemek farkında olmadan tüketilebilir. Bu davranış da yenilmesi
      gerekenden de daha fazla yemek tüketilmesine ol açabilir.
    • Kalan yemek, uygun şekilde paketleyerek başka zaman tüketilmek üzere dondurulmalı. Bu şekilde yemeği dökmemek için yenilmesi gerekenin dışında yiyecek tüketilmez.
    • Mutfakta yiyecekler, görülmeyecek şekilde dolaplarda muhafaza edilmeli. Yiyecekler çok göz önünde olduğunda aç olunmasa bile yeme isteği uyandırabilir.
    • Lokantada yemek yenildiğinde masada bulunan ekmek sepetinin garsondan kaldırılması rica edilmeli. Bu şekilde karbonhidrat tüketimi azaltılacaktır.
    • Çevrenizde
      insanlar, yememeniz gerekli yiyecekleri ikram etmemeleri ve hediye
      olarak getirmemeleri konusunda bilgilendirmeli. Örneğin, tatlı
      yerine meyve getirmeleri istenmeli.
    • Yiyecek alış verişine yemek yedikten sonra tok karnına çıkılmalı. Açlık insanda her şeyi yeme isteği uyandıracağı için yanlış besin seçimine neden olabilir.
    • Alışveriş sırasında alınacak besinler, önceden evde bir liste haline getirilerek hazırlanmalı.
    • Özel günler ve bugünlerde neler tüketileceği önceden planlanmalı.
    • Evde enerji yoğunluğu besinler bulundurulmamalı.
    • Yemek yemeyi geciktirme ve yenenlerin miktarını azaltma davranışı edinilmeli.
    • Yemek, yavaş yenilmeli ve çiğneme hareketi yavaş yapılmalı. Ağızda lokmalar iyice küçülmeli.
    • Her lokmadan sonra çatal tabağa bırakılarak yemek yeme süresi uzatılmalı. Bu davranış, iştahın baskılanmasına yardımcı olur.
    • Yemek
      yemek birkaç dakika bırakılarak yanınızdaki bir kişiyle konuşulmalı.
      Çünkü, bu davranış, iştahın baskılanması için zaman kazanmasına yardımcı
      olacaktır.
    • Yemek tabağınızı küçük bir tabak kullanarak tabağınıza aldığınız yemeğin porsiyonunun küçülmesine neden olacaktır.
    • Aile bireyleriyle yemek yenildiğinde ilk onların tabağına servis yapılmalı. Bu şekilde sondaki kişiye daha az yemek bırakılmalı.
    • Tabakta yemeğin yağlı kısmı bırakılmalı.
    • Yeme
      isteği duyulduğunda su içilmeli. Su tüketimi, enerji
      alımını engellediğinden yemek sırasında ve sonrasında bol su içilmeli.
    • Alış
      veriş sırasında meyve alırken küçük boy tercih edilmeli ve tüketilen
      meyve bir adetle sınırlandırmalı. Süt ve ürünleri alınırken yarım
      yağlı olanı tercih edilmeli.
    • Markette abur cubur yiyeceklerin bulunduğu reyonda gezilmemeli.
    • Alış verişe çıkarken az para alınmalı ve kredi kartı kullanılmaktan kaçınılmalı.
    • Yenilmemesi gerektiği halde çok arzu edilen bir yemek yenilmeli, ancak porsiyonu oldukça az olmalı.
    • Ağır yemek yenileceği özel bir günde, o yemeğin öncesi ve sonrasında sadece sebze salatası yenilmeli.
    • Öğünler 2,5-3 saat olacak şekilde planlanmalı, ve bu program aksatılmamalı.
    Yaşam biçimine yönelik davrnış değişikliği
    Yaşam biçimine yönelik davranış değişiklikleri ise şöyle:
    • Üç kilometreden daha kısa mesafelerde taşıta binilmemeli ve bu mesafe yürüyerek katedilmeli.
    • Alış
      veriş için eve çok yakın olan değil, uzak mesafedeki tercih edilmeli.
      Taşıma işlemini yapılacağından alınması gereken miktarın daha
      fazlası alınmamış olacaktır.
    • Her gün en az bir saat yürüyüş yapılmalı.
    • Çok
      katlı binada oturulması halinde 4 kattan daha az daire için
      asansör kullanılmamalı, onun yerine yürüyerek inip çıkılmalı. Alış veriş
      merkezlerinde yürüyen merdiven kullanılmamalı.

Bu konuyu yazdır

  Kırışıkların en büyük düşmanı: uyku
Yazar: MaSaL - 09-14-2011, Saat: 12:28 AM - Forum: Güzellik ve Bakım - Yorum Yok

Uzun gecelerin sonucu derin kırışıklar olabilir. Uyumamız lazım. Bu doğa ananın spa tedavisidir; vücudun zarar görmüş hücreleri onardığı ve hatta erken yaşlanma ve kanser gibi sonuçların sebebi olan serbest radikalleri yok eden zaman dilimidir.
Uykuyu
atladığımız zamanlarda, derimiz strese girer ve en güçlü iyileşme
süreçlerinden birini kaçırır. İşte size yatağınızın ambalajındaki
herhangi bir şeyden çok daha iyi bir kırışık önleyici olduğunu kanıtlayacak unsurlar:
Delta etkisinin avantajı. Derimiz, serbest radikalleri yok etmek için uykunun her aşamasına ihtiyaç duyar – ama hormon seviyelerinin tavan yaptığı ve hücrelerin yenilendiği aşama delta aşamasıdır.
Kortizol seviyesini düşürür. Kortizol, erken yaşlanmaya sebep olan ve bizi hipertansiyon
gibi hastalıklara karşı daha korunmasız kılan bir hormondur. Ve
maalesef vücudumuz uykusuz kaldığında bu hormondan büyük miktarda
üretir. Bir iki gece zararsız olduğu halde periyodik olarak için uygulayacağınız çeşitli uygulamaların etkisini çoğaltır.
Makyajı atlayın.
Şişlikler genlere bağlansa da gözaltı morlukları genellikle
uykusuzluktan kaynaklanır, kimi ince ve narin kılcal damarlardan sızan
kan yüzünden. Kapatıcı kullanabilirsiniz ama uykunuzu aldığınızda
gerçekten kapatıcıya ihtiyaç duyup duymadığınızı düşünün.

Bu konuyu yazdır

  Yeni diyet trendi: Çok uyku, az kilo
Yazar: MaSaL - 09-14-2011, Saat: 12:26 AM - Forum: Güzellik ve Bakım - Yorum Yok

yeni-diyet-trendi-cok-uyku-az-kilo-1564857.Jpeg

Bu diyette tek ihtiyacınız bir yatak. Uyuyun ve
kilolardan kurtulun! Bunu biz değil, araştırmalar söylüyor. Hiç
zorlanmadan, yorulmadan, stres yapmadan kilo vermek, forma girmek,
enerji, toplamak ve mutlu olmak mümkün.
Hayatta duyduğumuz en
dertsiz, en harika diyet bu. Çünkü uyuyarak kilo vermenin mümkün
olduğunu savunuyor. Öyle bir anda kocaman yasaklar, yemeyi kesmeler
filan yok. İyi uyuyacaksınız, gün boyu enerji seviyenizi dengede tutan yiyecekler yemeyi de ihmal etmeyeceksiniz, hepsi sadece bu!
Uyku bozuklukları konusunda uzman olan Dr. Michae Breus, daha çok
uyuyarak daha çok kilo verilebileceği tezini öne sürdü ve bu konudaki
araştırmaları sonucunda bir kitap yazdı (The Sleep Doctor’s Diet Plan:
Lose Weight Through Better Sleep).
Breus,
yapılan araştırmaların obez insanların normal kilodaki insanlara göre
daha az uyuduğunu gösterdiğini söylüyor. Eğer altı saatten az uyursanız,
iştahınız ve şeker ihtiyacınız sabah kalktığınızda artıyor. Ayrıca,
erken uyuyamayan ve yorgun olan insanlar, günde 220 sağlıklı
yiyeceklerle, ekerli atıştırmalıklar arasında, genellikle tercihlerini
şekerli yiyeceklerden yana kullanmaları da kilolara tuz biber ekiyor.
Uyku miktarınızın kilonuzu etkilemesi kadar, ne yediğiniz de uykunuzu ve enerji seviyenizi etkileyebiliyor. Doğru
yiyecekleri yemek ve yanlış olanlardan uzak durmak, uykuya dalmanızı ve
uykuda kalmanızı kolaylaştırıyor. Spor eğitmeni James Duigan, konuya
farklı bir açıdan yaklaşıyor. Az uykunun neden olduğu kiloların,
spesifik yağ blokları oluşturduğunu söylüyor; özellikle mide, kalça ve
bacaklarda toplandığı tezini öne sürüyor. Öyleyse, ne yapıyoruz? Daha
çok uyuyor, daha çok enerji veren yiyecekleri yiyor ve kurallara
uyuyoruz.
Uyku kuralları
• Kendinize
düzenli ir uyku programı hazırlayın. Her gün aynı saatte uyuyup aynı
saatte uyanmaya çalışın. Ortalama yedi saat uyumalısınız. Yapılan
çalışmalar, kilo vermeye çalışan insanların 6-8 saat uyumaları
gerektiğini gösteriyor.
• Öğlen ikiden sonra kafein almayın. Sabahları en sert kahvenizi içebilirsiniz ama öğleden sonra mümkünse sadece su için.
• Eğer geç saatte spor yaparsanız, uyumakta güçlük çekebilirsiniz. Egzersizi daha erkene alın.
• Uyumadan
üç saat öncesine kadar alkol almayın, uykunuzu kaçırabilir. Bu
özellikle de kadınlar için geçerli. Michigan Üniversitesi tarafından
yapılan araştırmada, akşam alkol alan kadınların alkol alan erkeklere
nazaran daha sık uykularının bölündüğü ortaya çıkmış.
• Her sabah 15
dakika güneş ışığından faydalanın. Bu sadece uyku hormonlarının
şalterini kapatmaz, melatonin hormonunu ve uyku saatinizi de düzenler.
Bir yandan D vitamini ihtiyacınızın bir kısmını da karşılarsınız. Böylece daha az yorulur, daha çok kilo verirsiniz.
Yeme kuralları
• Daima kahvaltı yapın. Bolca protein içermesine de dikkat edin. Beyazlardan ise uzak durun. Beyaz ekmek ve mısır
gevreği, şeker seviyenizi aniden arttırarak enerji seviyenizi düşürür.
Sabahları 5 gr protein (örneğin bir avuç içi kadar fındık) almak ise,
uyanık kalmanızı sağlayan hormonları düzenler.
• Günde üç ya da dört öğün yemek yiyin. Porsiyonlarınız küçük olsun. Ancak son öğününüzü asla akşam 7’den sonraya bırakmayın.
• Eğer
akşam mide gurultularından rahatsız olursanız ve acıkma krizine
girerseniz, akşam 7 kuralını unutun. Yatmadan bir saat önce bir bardak
süt ve iki yulaflı kek yiyin.
• Demirden zengin yiyecekler tüketin.
Diyet yapanlar genellikle demiri az alırlar, fakat enerji için demir
şart. (yüksek demir içeren yiyecekler; biftek, kuzu eti, kuru meyve,
balık, yumurta)
• Akşam son yemeğiniz, az karbonhidratlı olmalı. Protein ve kalsiyum içeren yiyecekleri de tercih edin.
Diyet planı:
Enerji veren kahvaltılıklar
1. İki yumurta; haşlanmış ya da omlet olabilir. Bir dilim tahıllı ekmek ve domates ile birlikte yiyin.
2. İki dilim yulaflı ekmeğin üzerine az yağlı bir dilim peynir koyun. Yanında da bir şeftali ve armut ya da elma yiyebilirsiniz.
3. 125
gr. Az yağlı vanilyalı yoğurt, biraz süt ve bir de muz ile yapılmış
smoothir hazırlayın. Yanında 15 gr. Badem yiyebilirsiniz.
Motive eden öğle yemekleri
1. 150 gr dilimlenmiş biftek; yanına ıspanak yaprakları, salatalık, domates ve bir avokadonun dörtte birini ekleyin.
2. 3 dilim yulaflı ekmeği 50 gr az yağlı peynir ile yiyin. Yanında bir avuç üzüm ve bir elma yeme hakkınız var.
3. Lavaş dürümün üzerine salsa sosu sürün. İçine 75 gr tavuk, 50 gr avokado, dilimlenmiş domates, biraz yeşillik ve soğan koyun.
‘İyi uykular’ mönüleri
1. 75 gr kuskus üzerine 100 gr nohut, iki adet kuru kayısı, ıspanak yaprakları ve domates ekleyin.
2. Küçük
bir pizza hamuru hazırlayın (75 gr), üzerine bir yemek kaşığı domates
püresi sürün, 50 gr mozarella peyniri ve biraz karamalize soğan ekleyin.
Ispanaklı ve balsamik salata ile servis edin.
3. 75 gr ızgara etin yanında kırmızı lahana, soğan ve 200 gr patates ve biraz süt ile yapılmış püre yiyebilirsiniz.
Zinde tutan mini öğünler
*Az yağlı bir kap yoğurt ile bir şeftali
25 gr fındık, ceviz ya da badem
8 tane kuru kayısı
1 yumurta
Bitter çikolata
Bir avuç kabak çekirdeği ve biraz üzüm
Elele

Bu konuyu yazdır

  Vücudunuzdaki yağları güzelleşmek için kullanın
Yazar: MaSaL - 09-14-2011, Saat: 12:24 AM - Forum: Güzellik ve Bakım - Yorum Yok

vucudunuzdaki-yaglari-guzellesmek-icin-k...67153.Jpeg
Estetik ve plastik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ayşen Bilge Sezgin’e liposuction ve yağ enjeksiyonu ile ilgili sorular sorduk.
Yıllardır güzelliğine düşkün kadınların dilinde ‘liposuction’ var. Yöntemde yenilikler var mı?
Liposuction
artık değişik tekniklerle yapılıyor. Alınan yağlar vücudu
şekillendirmede kullanılarak vücut yapısı ve formasyonu
değiştirilebiliyor.
Bu işleme, fazla yağlardan kurtulma operasyonu diyebilir miyiz?
Liposuction
sadece yağ alınması değil aslında… Vücudun şekillendirilmesine de
yardımcı oluyor. Özellikle popo ve kalça bölgesindeki şekil bozuklukları
ve düşük popo görünümlerinde sıklıkla uygulanıyor. Ayrıca bacak
içindeki çarpıklıkları ve ayrıklıkları gidermekte de yağ konularak
şekillendirme yapmak mümkün olabiliyor. Bazen çok ince bilekler de aynı yöntemle kalınlaştırılabiliyor.
Nasıl uygulama yapılıyor?
Daha çıkık ve dolgun bir popo görüntüsü oluşturmak istendiğinde ve popoyu yukarı kaldırmak için bu
yöntem sıklıkla kullanılabiliyor. Uygulamada, poponun altındaki yağlar
alınıyor üst ve orta bölgesine ve kas arasına yağ enjeksiyonu yapılarak
daha şekilli popo elde edilebiliyor. Poponun altındaki yağların
alınması, bacak boyunun da daha uzun görünmesini sağlayabiliyor.
Neden?
Çünkü popo ve kalça kenarındaki fazlalıklar, bacak boyunun daha kısa, poponun da daha aşağıda görünmesine sebep oluyor.
Hangi durumlarda görüntüde bozukluklar oluyor?
Genellikle
poponun basık olması hoş olmayan bir görüntü oluşturabiliyor. Bu
durumda popo üst ve orta bölgesine volüm takviyesi, yani yağ enjeksiyonu
yapmak gerekebiliyor. Popo bölgesine silikon da konulabiliyor. Ancak
popo üzerine sürekli oturulduğu için ve hareketli bir bölge olduğu için silikon protez kullanımı herkes için uygun ve rahat olmayabiliyor.
Peki yağ enjeksiyonunun tekrarlanması gerekiyor mu?
Enjeksiyon
bazen tek sefer yapıldığında yeterli oluyor. Ama bazı durumlarda birkaç
seans tekrarlanması gerekebiliyor. Bu, konulacak yağ miktarına göre
değişiyor. Kişinin sigara kullanmamsı, vücut biçimi gibi bazı faktörler
de bunu etkiliyor.
Başka hangi bölgelere uygulama yapılıyor?
Bazen bacak içlerindeki boşluklar da bacak ve dizlerin yamuk görünmesine neden olabiliyor. Bu bölgelere yapılan yağ enjeksiyonu da oldukça yüz güldürücü sonuçlar verebiliyor.
Liposuction ve yağ enjeksiyonu aynı anda mı yapılmalı?
Yağ
enjeksiyonları genellikle liposuction operasyonu ile birlikte
yapılıyor. Ama bazen sadece lipofilling yani yağ enjeksiyonu yapıldığı
da oluyor. Genellikle yağ alımıyla eş zamanlı olarak şekillendirme de
yapılıyor.
Göğüs bölgesine de enjeksiyon yapılabiliyor mu?
Yağ
ile göğüs büyütmesi ve dolgunlaştırılması da yapılabiliyor. Ama memenin
meme protezleri yani silikonlarla dolgunlaştırılması daha pratik ve
daha tercih edilen bir yöntem.
Operasyon sonrası neler bekliyor bizi?
Yağ
enjeksiyonlarından sonra tercihen sigara içmemek gerekiyor. Yağ
enjeksiyonunun yapıldığı bölgeyi çalıştıran egzersizlerden bir süre uzak
durmak şart. Bu, yağ hücrelerinin yaşayabilmesi için gerekli
genellikle; yağların ortalama yüzde 20-30 kadarı emiliyor. Nadiren bu
miktar az veya fazla olabiliyor. Ayrıca operasyondan sonra özel bir
bandaj ve korse kullanılması öneriliyor. Özel üretilmiş korseler,
yapmadan 2-3 hafta kullanılabiliyor. Bazen bu korseleri sadece 7-9 gün
kullanmak yeterli olabiliyor. Elele

Bu konuyu yazdır

  Karbon maskesi ile lekelerden kurtulun!
Yazar: MaSaL - 09-14-2011, Saat: 12:21 AM - Forum: Güzellik ve Bakım - Yorum Yok

Karbon maskenin içeriğindeki arbutin, C vitamini, hyaluronik
asit, kollejen, aloe özü sayesinde tek seansta bile belirgin sonuç elde
edilebilen tedavi yöntemi, yüz dışında dekolte, el ve
boyun bölgelerine de yapılabiliyor. Uygulama sırasında yüz kasları
çalıştırılarak myotoni tedavisi ile ciltteki sarkmalar da tedavi
edilebiliyor.
Dr. Serkan Öztürk, bilinen elementlerin en
çok yönlü olanının karbon olduğunu ve bileşiklerin yüzde 94’ünün
karbon içerdiğini söyledi. Yaşamın dayandığı temel işlevleri yerine
getirmek için yeterli çeşitlilikte ve karmaşıklıkta düzenlemeler
oluşturarak başka elementlerle birleşme yeteneğinin sadece karbonda
bulunduğunu belirten Öztürk, karbonun canlılardaki maddenin yüzde 18’ini
oluşturduğunu ifade etti.
Hayatın temel bileşeni olan karbonun mucize
gücünün, artık cilt sağlığının korunmasına ilişkin uygulanan önemli
tedavi metotları arasında yerini aldığını anlatan Öztürk, Karbonlu
iyontoforez (beaution) diye isimlendirilen karbon maskesi tedavisinden
başarılı sonuçlar elde edildiğini belirtti.
Karbon maskesi
tedavisinde "iyontoforez"in birlikte uygulandığını ifade eden Öztürk,
iyontoferezin düşük düzeyde elektriksel akım ile cilt yüzeyine uygulanan ürünün cilt altına geçmesini sağlayan bir
yöntem olduğunu söyledi. Öztürk, "İyontoforez ile karbon maskeye
yedirilmiş ürünlerin cilt içine etkin ve hızlı bir biçimde gönderilmesi
sağlanabilir" dedi.
Karbonlu iyontoforez yöntemi karbon maskesi içerisinde cilt sağlığının korunmasında çok
önemli olan bileşenlerin bulunduğunu belirten Öztürk, "Yöntem, arbutin,
C vitamini, hyaluronik asit, kollejen, aloe özü sayesinde
lekelenme, antiging, gözeneklerin sıkılaştırılması ve nemlendirme
tedavilerinde etkin bir şekilde kullanılabiliyor" dedi.
Öztürk,
uygulamanın sadece yüz değil dekolte, el ve boyun bölgelerine
de yapılabildiğini ifade ederek, "Uygulama sırasında yüz kasları
çalıştırılarak myotoni tedavisi ile ciltteki sarkmalar tedavi
edilmektedir" diye konuştu.
"Uygulama için yaş sınırı yok"
Dr.
Devrim Gürsoy da tedavinin hiçbir yan etkisi bulunmadığını belirterek,
uygulamanın ciltte lekelenme, gözeneklerin genişlemesi,
kırışıkların oluşmaya başlaması, kuruluk, matlık ve elastiğin kaybolması
halinde herhangi bir yaş sınırı olmaksızın yapılabileceğini söyledi.
Cildi
iyileştirmeye yönelik yöntemlerin hepsinde cildin zaman
içinde yitirdiği temel maddelerin cilt yüzeyine nüfus etmesine
çalışıldığını anlatan Gürsoy, iyontoforez işleminin özel bir cihaz
yardımı ile karbon maskeye uygulanarak, maske içeriğinin cilt altına
geçtiğini kaydetti.
Gürsoy, karbon maskesinin içindeki hyaluronik
asitin ciltte su tutup hacim sağladığını, aloe özünün toparlanmaya
yaradığını, diğer bileşenlerin de nemi ve dolaşımı artırdığını ifade
ederek, "Böylece, hem gerekli mineral ve vitaminlerin yerine konuluyor,
hem gerekli dolaşım sağlanıyor hem de ciltte yeni bir yapılanma
oluşuyor" dedi.
Tedavinin kaç seans olacağının hasta profiline
göre değiştiğini belirten Gürsoy, tek seansta bile etkinin
gözlenebildiğini söyledi. Gürsoy, "Cildinizde, parlama, aydınlanma,
matlığın giderilmesi, gözeneklerin küçülmesi ardışık yapılan seanslarla
birlikte artan sonuçlar gösterir. Kalıcı ve net bir sonuç için
ortama 3-5 seans gerekmektedir" diye konuştu.
Gürsoy, karbon
maskenin gebelikte kullanımında pratikte bir sakınca bulunmadığını,
ancak bu dönemin hassas bir süreç olduğundan uygulamanın
gebelik sonrasına bırakılmasının uygun olduğunu vurguladı.
Uygulama nasıl yapılıyor?
Uygulama öncesinde cildin temizlenmesi, buhar uygulaması yapılarak gözeneklerin açılması tavsiye ediliyor.
Temizlenen
cilde siyah renkli ve zengin içerikli karbon maskesi sürülüyor.
Maskenin cilde tamamen sürülmesinden sonra, iyontoforez ile karbon maske
içeriğinin emilimi sağlıyor.
Uygulama, ortalama 30-45 dakika sürüyor.
Aparatın
temin edilmesi koşuluyla karbon maske uygulaması evde de yapılabiliyor.
Ancak, uygulamadan başarılı sonuç alınabilmesi için ilk
olarak tedavinin bir merkezde başlatılması ve iyice öğrenilmesi
gerekiyor.

Bu konuyu yazdır

  Tarih: 04-07-2026, 08:47 PM