:: Duygusuz.com - Dostluk ve Arkadaşlık Sitesi
Hoşgeldin, Ziyaretçi
Sitemizden yararlanabilmek için Kayıt olmalısınız.

Kullanıcı Adınız:
  

Şifreniz:
  





Forumda Ara

(Gelişmiş Arama)

Forum İstatistikleri
» Toplam Üyeler: 16,695
» Son Üye: floralpops
» Toplam Konular: 98,587
» Toplam Yorumlar: 1,065,567

Detaylı İstatistikler

Kimler Çevrimiçi
Toplam: 250 kullanıcı aktif
» 0 Kayıtlı
» 246 Ziyaretçi
Applebot, Baidu, Bing, GoogleBot

Son Aktiviteler
Bir Demet Söz
Forum: Güzel Sözler
Son Yorum: SunSet
05-07-2026, Saat: 11:22 AM
» Yorumlar: 70
» Okunma: 10,497
Kur’an’da Allah Zekâtı, M...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
05-03-2026, Saat: 11:57 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 45
İslam’ı Yaşarken İzlediği...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-30-2026, Saat: 01:06 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 41
Allah’ın Bizlere Güvendiğ...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-25-2026, Saat: 11:04 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 65
Allah’ın Dini İslam’ı Yaş...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-24-2026, Saat: 12:01 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 63
Saff Suresi 6. Ayet Üzeri...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-18-2026, Saat: 12:14 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 63
Namaz Dinin Direği Midir?
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-13-2026, Saat: 10:12 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 78
Atatürk'ün Çocukluk Anıla...
Forum: Hayatı ve Anıları
Son Yorum: Serdar102
03-28-2026, Saat: 09:08 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 125
Mavi'ye..
Forum: Aşk Hikayeleri
Son Yorum: SunSet
03-11-2026, Saat: 08:23 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 214
Keloğlan Çataltepe Tekfur...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:45 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 386

 
  D.H.E Teorisi itirafı
Yazar: riukeen - 12-27-2010, Saat: 03:58 PM - Forum: İtiraflar - Yorumlar (11)

2510.jpg

Sorun şu ki bu kadar büyük mıktanısı nasıl yapabiliriz.
Sonra onu bide oraya çıkartmak var..

Bu sayede ekstra getirisi olarak atmosfer dışına çıkmak çok kolay olacak.
Demir giydin mi olay bitmiştir abi.
Hayvanlar gibi uçmassak namerdim. :crazy:

Bu konuyu yazdır

  Av Mevsimi
Yazar: sıla - 12-27-2010, Saat: 01:35 PM - Forum: Yerli Filmler - Yorumlar (15)

av-mevsimi-original.jpg




Bir cinayet araştırması sırasında hayatları altüst olan üç polisin hikâyesi.

Bu konuyu yazdır

  Behlülün gerçek sesi
Yazar: riukeen - 12-27-2010, Saat: 01:31 PM - Forum: Komik Video - Yorumlar (2)

Bu konuyu yazdır

  Süper Behlül
Yazar: riukeen - 12-27-2010, Saat: 01:30 PM - Forum: Komik Video - Yorumlar (10)

Bu konuyu yazdır

  Bu durumdayım :D
Yazar: riukeen - 12-27-2010, Saat: 01:29 PM - Forum: Komik Video - Yorumlar (7)

Bu konuyu yazdır

  Ölümsüzlük formülü türetmece/saçmalatmaca
Yazar: riukeen - 12-27-2010, Saat: 12:28 PM - Forum: Oyunlar - Yorumlar (4)

Hadi bakalım beyin tsunamisi yaratalım :yikildim:

Bu konuyu yazdır

  İclal Aydın * Senin Miyim?
Yazar: acemhe - 12-27-2010, Saat: 12:19 PM - Forum: Makale - Yorum Yok

Bu aralar okuyorum... Yazmak bazen suskunluk çekiyor...

İnsanın susma isteği yazıya da vuruyor. Üstelik ben güzel şeyler okudukça yazabilenlerden değil yazmaktan korkanlardanım. Nursel yazmış bunu...

Eskiden yazarken daha mı cesurdum? Bilmiyorum ama...

Sevdiğim iyi bir şeyi paylaşmak istiyorum...

Yazan Nursel Calap...

Okuyun, seveceksiniz...

Çok seven herhangi bir kadın soruyor: “Senin miyim?“

***


Kırmızı şeritli tabağına yapışan şeker yüzünden ince belli bardağı yerinden ayıramadığımıza güldüğümüz o erken vakti hatırlıyor musun? O zaman çok güzel gülüyordum! Güneş gözlerime batırıyordu çocukken çizip sarıya boyadığım oklarını. Kapattığımda kirpikleri de güzeldi güzel gözlerimin... O zamanlar sana güzeldim.

Senin güzelindim de, senin miydim gerçekten?

Atkı takmaktan hiç hoşlanmayan boynuma önce öpüp sonra ısrarla doladığın atkını neredeyse yaz gelene kadar her gün taktığım o kışı hatırlıyor musun? O zaman çok güzeldi boynum! Kolyeler, fularlar satan her tezgâhta geçirdiğim uzun dakikaları beni seyrederek geçirirdin sesini çıkarmadan. Yaslandığın duvar kadar güçlüydün o zamanlar.

Koruyup kollayarak kendini de güçlü hissettiğin minik sevgilindim de, senin miydim gerçekten?

Okumak istediğim kitaplar daha önce senin okuduklarındı, çoğunu kitaplığında gördükten hemen sonra alıp uykusuz okumuştum. Hep hakkında bir şeyler söylemiş olduğun filmleri seyrettim o zamanlar. Bazı sahnelerinde seninle kendimi hayal ederek birkaç kere seyrettiklerim de oldu.

Sen mırıldanırken duyup sevdiğim şarkıları dinleyerek yeni bir dil öğrendim. Karşılaştığım her duruma karşı, ani ya da düşünerek nasıl tepki verebileceğimi seni izleyerek belirledim. Hayata karşı duruşumda çocukluğumda belirlenmemiş bir karakter özelliği belirdiyse, senin sayende edindim.

Oluştuğum, sancı içinde ben olduğum dönemde bana sen bulaştın!

Şimdi neysem biraz sen... Öyleyse ben senin miyim?

Okumak, seyretmek, görmek, edinmek, paylaşmak, öğrenmek ve hatta öğretmek için hamurumdan gelen bir şeyler kullanmam gerektiğinde seni de görüyorlar bende. Bilmeseler de...

Bende biraz da sen varsın. Söylesene, senin miyim?

Beni anlatırken, tarif ederken “gibi” diyorlarsa gibi’nin solundaki kelimede sen varsın mutlaka biraz. Çünkü ben hamurken senindim: Senin güzelin, senin akıllın, senin tatlın, senin...

Şimdi yaptıklarıma benzer şeyler yapanları tarif edenlere benim “gibi” olduklarını söylüyorlar bazen. Bazılarının gözleri tıpkı benimki “gibi” bakıyor, inceleye, düşüne...

Birilerine bulaştım, benden olanlar, ben olanlar var. Benim olanlar da...

Ama söyle, ben senin miydim?

Peki hâlâ senin miyim?

Öyleyse neden sen eski sen değilsin?

Bu konuyu yazdır

  Şimdi Hüzün İşgalinde Yüreğim
Yazar: Qetesh - 12-27-2010, Saat: 12:12 PM - Forum: Online Videolar - Yorumlar (11)

[YT]rAOm9OdTfWE[/YT]

Bu konuyu yazdır

  Düş Mışıltısı..
Yazar: acemhe - 12-27-2010, Saat: 12:05 PM - Forum: Aşk (Genel) - Yorumlar (2)

''...dün'de çoğalan kelimeler için, yarın'a sadeleştirirken...''



Sayfalara dökülmek istiyorum. Bu, ''...gece'nin bir anlamı olmasın...'' demek. Biliyorum.

Aynı masaldı, dinledim. Dinleyerek yenildim. Bu, kendi içinde başkalaşamamış yenilginin, kaçıncı soy ağacı, bilmiyorum.

Hayatı hangi kuytuda ''benim'' saysam, yalnızlık ödenek oluyor bedeli için, bir hüznü daha devralıyorum.

Öğrendiğim bir şey daha var, parmaklarım birer sayının maskelenen yüzü olup, kırılıp, dökülürken : ''...Ben, bu kez, çok daha iyi yenilmenin, kelimesizleşen boşluklarında, iki keder arası yorgunluğa sığınak oluyorum. Çok daha iyi yenilmenin, mazisi kalın puntolu üç noktaları arasında, nerede durmalı... Tuhaf... Artık, şaşırmıyorum...''


Önce, sustum.

''....Şaşırmama eyleminin olağan evreleri...'' dedim.

Sonra, suskunluğa hayat verme çabasına seslendim. İçinde neyin olduğunu, içimde böylesine vakur ve kanı soğukluğa bilenen nedir, bilmek istedim. Basit denklemler savuşturdum, telvelenen zamanlarda. Birkaç hecesi, bu kahrolası suskunluğa küsük, içe doğru kanatlanan bir avazda saklı.

Birileri geldi, yalınayak, okumadan tüm bu kelimeleri, sesime dayadılar kulaklarını, sesim, yüreğime postalanan bir mektup sancısıydı.

Okumadan tüm bu kelimeleri, birileri :

''...Bahsettiği olsa olsa; bir ölüm'ün girizgah seferleri...'' dedi.

Bu, böyle bilinsin mi istedim?

''Birileri'', lütfen öyle deyin, demek eylemini varsayımcı olmayan bir edayla süslemeyi ihmal etmeyin.


Şimdi...


Bana bu suskuntudan kalan, tüm mücevheri zamanları kollarıma takıyorum. ''Zaman'' var ya sözcüğün toprağında, ''beklemek'' suyu ile beslenir sanmayın sakın, kolay'a tasını tarağını alıp kaçan böylesi sanrılarınızı, beklenti dergâhının duvarlarına fısıldayın.

Annelerinizin sözünü hatırlayın:

''...Kötü bir rüyaysa gördüğün, anlatma. Koş, mutfaktan bir bardak su al. Suya anlat ne varsa, sonra, bardağı susuzlukla temizle, içindekiler, akıttığın su, kötü rüya, artık uzağında...''


Uyanınca anladım ne olduğunu... Küçük bir şıkırtı yetti, gözkapaklarım için âzâda. Hani olur ya, bütün şehir o ecnebi icatla kısa süreli ayrılıklar yaşar. Ya da kalabalıkların arasından, kısa süreli sessizlikler seçersin, yürür gidersin içinden, kendi uyuyabıraktığın gerçekliğine doğru. Bütün ışıklar sönünce, karanlıkla uzlaşan... Bütün sesler terk edince, kimsesizliğin geniş odalı salonlarını, izbe hollerini...

Dudaklarında ışıyan bir tebessüm koşar, yetişilmesi muhtemel olmayan bir hızla. Dışında bulunduğun an anlarsın, tüm karabasan hikayelerinin, bir okyanus uydurması olduğunu.

Susmak, suskuntu, sessizlik ve canından olma tüm türevleri gizli bir kutsayıştır artık, daha iyi yenilmekten başka bir tedavinin olmayışını hazmedebilmenin, taksim edilmiş öğünleri...


Kime sorsan,''...ferahlık, tebdil-i mekan'dan gelir...''


Hangi yalnızlık sobelemedi ki beni bu oyunda?


Büyümek bu nedenle olsa gerek;

''...Yavaş yavaş, hüznü, bir ermiş beyazlığında kirletmek...''

Bu konuyu yazdır

  Düş sokağı sakini - Gitmem gerek bu şehirden
Yazar: riukeen - 12-27-2010, Saat: 12:00 PM - Forum: Online Videolar - Yorum Yok


Gitmem gerek bu şehirden
Bir rüya oldun sevdamın gergefinde
Neden çocuklar beni gösteriyor
Yağmur yağsa güneşin yerine
Ha gayret güzelim gayret
Biter elbet bu yağmur sabret
Sensizlikten olsa gerek
Çekilmez oldu buralar
Hep benle beraber bulamadıklarım
Bak cesaretim yok artık
Geç oldu yorgunum
Yine deli oldum sayende
Saçında rüzgar
Ha gayret güzelim gayret
Biter elbet bu yağmur sabret
Ayrılıktan olsa gerek
Gecikiyor sabahlar
Hep benle beraber unuttuklarım
Dönmüyor epeydir başım
Denizler yalan
Sevmek ateş olurmuş derler
Yanmak yalan
Şimdi öyle uzakki geldiğim yollar
Yanlış bir öyküdeyim beni yeniden yaz
Bir çocuktum sevmiştim
Avuçlarımda aynalar
Gayret et güzelim elini uzat
Ha gayret güzelim gayret
Biter elbet bu yağmur sabret

Bu konuyu yazdır

  Tarih: 05-12-2026, 02:56 PM