:: Duygusuz.com - Dostluk ve Arkadaşlık Sitesi
Hoşgeldin, Ziyaretçi
Sitemizden yararlanabilmek için Kayıt olmalısınız.

Kullanıcı Adınız:
  

Şifreniz:
  





Forumda Ara

(Gelişmiş Arama)

Forum İstatistikleri
» Toplam Üyeler: 16,695
» Son Üye: floralpops
» Toplam Konular: 98,587
» Toplam Yorumlar: 1,065,567

Detaylı İstatistikler

Kimler Çevrimiçi
Toplam: 150 kullanıcı aktif
» 0 Kayıtlı
» 146 Ziyaretçi
Applebot, Baidu, GoogleBot, Yandex

Son Aktiviteler
Bir Demet Söz
Forum: Güzel Sözler
Son Yorum: SunSet
05-07-2026, Saat: 11:22 AM
» Yorumlar: 70
» Okunma: 10,463
Kur’an’da Allah Zekâtı, M...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
05-03-2026, Saat: 11:57 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 43
İslam’ı Yaşarken İzlediği...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-30-2026, Saat: 01:06 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 36
Allah’ın Bizlere Güvendiğ...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-25-2026, Saat: 11:04 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 63
Allah’ın Dini İslam’ı Yaş...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-24-2026, Saat: 12:01 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 60
Saff Suresi 6. Ayet Üzeri...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-18-2026, Saat: 12:14 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 57
Namaz Dinin Direği Midir?
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-13-2026, Saat: 10:12 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 76
Atatürk'ün Çocukluk Anıla...
Forum: Hayatı ve Anıları
Son Yorum: Serdar102
03-28-2026, Saat: 09:08 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 122
Mavi'ye..
Forum: Aşk Hikayeleri
Son Yorum: SunSet
03-11-2026, Saat: 08:23 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 207
Keloğlan Çataltepe Tekfur...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:45 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 381

 
  Uçmanın sırrı kuş beyninde!
Yazar: MaSaL - 01-21-2011, Saat: 12:10 AM - Forum: Güncel Haberler - Yorum Yok

1pxpoint.jpg 10pxara.gif

20110106112038_bird.jpg
Üç boyutlu X ışını tarama yöntemiyle kuşların beyin büyüklükleri dijital ortamda yeniden oluşturularak uçuşun kuşlardaki evrimsel gelişimi çiziliyor.

İskoçya Ulusal Müzesi, Abertay Dundee Üniversitesi ve Lethbridge Üniversitesi’nden araştırmacılar, son derece hassas bir bilgisayarlı tomografi tarayıcısı kullanarak fosil ve günümüzde yaşayan kuşların beyinlerine ait üç boyutlu modeller oluşturdular.

Kuşların kafatasları yuvayı terk etmelerinden önce belirli bir büyüklüğe ulaşır. Sonrasında beyin kafatası boşluğunun tamamını dolduracak kadar gelişir. Yani kafatası boşluğuna bakılarak kuşların beyin hacimleri ve şekli neredeyse tam olarak tahmin edilebilir.
Elde edilen veriler sayesinde de beynin serebellum bölgesinde yer alan flokülüs adlı kısmın büyüklüğü elde edilebilir. Beynin bu küçük bölümünün göreviyse, uçuş sırasında beyne gelen denge ve görselliğe ilişkin sinyalleri birleştirmek ve böylece kuşun üç boyutlu hareketi sırasında cisimlere doğru bir şekilde odaklanabilmesini sağlamak.
Proje yöneticisi Dr. Stig Walsh, kuş beyninin bölümlerinin göreli büyüklüklerini modelleme sayesinde, flokülüsün farklı uçuş tiplerine göre nasıl bir gelişim gösterdiğinin ve bu yüzden kuşların uçma yeteneğine nasıl kavuştuklarının anlaşılabileceğini düşünüyor.
Dr. Walsh, bugüne kadar kullanılanlardan çok daha hassas olan cihaz sayesinde 6 mikron hata payıyla ölçümler yapabildiklerini belirtiyor, “Böylesi güçlü cihazlar ile 100 farklı modern ve fosil kuş türünün modelleri sayesinde uçuşun evrimi hakkında artık çok, çok daha fazlasını öğreniyoruz” diyor.
Proje, flokülüsün uçuş yeteneğinden yoksun olmaya bağlı olarak küçülüp küçülmediğini anlamak üzere Dodo gibi uçamayan fosil kuşların modellenmesinden de bahsediyor.

Bu konuyu yazdır

  NASA, en saçma bilimkurgu filmlerini seçti
Yazar: MaSaL - 01-21-2011, Saat: 12:09 AM - Forum: Genel - Yorum Yok

1pxpoint.jpg 10pxara.gif

20110106033142_film.jpg
NASA işi gücü bıraktı, gelmiş geçmiş en saçma ve en iyi bilimkurgu filmlerini seçti. İşte o filmler!

Roland Emmerich'in filmi 2012, yapımcısına 100 milyon dolar kazandırdı. Bunun yanında; parçalanan anakaraları, dev dalgaları ve her tarafta uçuşan göktaşlarını seyretmek izleyiciler açısından heyecan verici olabilir ve başarılı bulunabilir. Ancak NASA'ya göre tüm bunlar bilim dışı ve gülünç kurgulardan ibaret.
NASA'ya göre, güneş fırtınalarının yaydığı nötrinolar, bırakın dünyanın çekirdeğini etkilemeyi, radyo dalgalarını etkilemenin ötesine zar zor geçebilir.
NASA filmi sert bir şekilde eleştiriyor ve 2012 filminde kurgulananların, hayallerden, astronomi cehaletinden ve sözde bilimsellikten ibaret olduğunu belirtiyor.
NASA'nın, gülünç bilimkurgu filmlerini ifşa etmek için hazırladığı listenin devamındaysa, diğer çok kazanan filmlerden, The Core (2003), Armageddon (1998) ve Volcano (1997) filmleri yer alıyor.
NASA, ikinci bir listedeyse takdir ettiği filmleri sıralıyor. Bu listeye göre en iyi bilimkurgu filmi Gattaca (1997) oluyor.
İşte, NASA'nın seçtiği, en kötü ve en gerçekçi bilimkurgu filmleri:
En kötü bilimkurgu filmleri
1. 2012 (2009)
2. The Core (2003)
3. Armageddon (1998)
4. Volcano (1997)
5. Chain Reaction (1996)
6. The 6th Day (2000)
7. What the #$*! Do We Know? (2004)
En gerçekçi bilimkurgu filmleri
1. Gattaca (1997)
2. Contact (1997)
3. Metropolis (1927)
4. The Day the Earth Stood Still (1951)
5. Woman in the Moon (1929)
6. The Thing from Another World (1951)
7. Jurassic Park (1993)

Bu konuyu yazdır

  60 yıldır bitmeyen pil!
Yazar: MaSaL - 01-21-2011, Saat: 12:08 AM - Forum: Güncel Haberler - Yorum Yok

1pxpoint.jpg 10pxara.gif

20110106040119_battery.jpg
60 yıldır bitmeden çalışan pil!

Tam 60 yıldır zamana meydan okuyan, bitmeyen ve hala çalışan pil, bilim dünyasını şaşırttı...

Zamanlı zamansız biten piller kimin en büyük dertlerinden biri olmadı ki? Bitmeyen bir pil herkesin hayali ancak 1950'lerde yapılan bir pil üzerinden 60 yıl geçmiş olmasına rağmen halen dolu. 60 yıldan beri çalışan pili bilim adamları açıklamakta zorlanıyor.
Vasile Karpen tarafından tasarlanmış bir daimi hareket makinesine bağlı pil, bundan on yıllar önce bitmiş olmalıydı. Romanya'daki Ulusal Teknik Müzesi'nde bulunan cihaz için bilim adamlarının bir kısmı ısı enerjisini mekanik enerjiye dönüştürdüğünü söylese de bazı bilim adamları olayı termodinamikle açıklamaya çalışıyor.
Cihaz şu şekilde çalışıyor; "Seri şekilde bağlanmış iki elektrik pil, küçük bir motora bağlı. Motor, bir düğmeye bağlı olan bıçağı hareket ettiriyor. Her yarım harekette bir devreyi açan bıçak, ikinci yarının başlangıcında devreyi kapatıyor. Bıçağın bir devri hesaplanmış ve bu şekilde piller yeniden dolabiliyor, ayrıca devre açıkken de polarizasyonu sağlayabiliyorlar."

Bu konuyu yazdır

  İran kendi nükleer yakıt çubuğunu üretiyor
Yazar: MaSaL - 01-21-2011, Saat: 12:07 AM - Forum: Güncel Haberler - Yorum Yok

1pxpoint.jpg 10pxara.gif

20110108105041_iran.jpg
İran Batı'nın sahip olmadığını söylediği bir teknoloji olan nükleer yakıt çubuk ve levhasını kendi olanaklarıyla üretebildiğini bildirdi.

İran'ın geçici Dışişleri Bakanı Ali Ekber Salihi, ülkesinin Batı'nın sahip olmadığını söylediği bir teknoloji olan nükleer yakıt çubuk ve levhasını kendi olanaklarıyla üretebildiğini bildirdi.
İran'ın Fars haber ajansına özel açıklama yapan Salihi, İsfahan nükleer tesisinde, yakıt levhası üretmek için bir birim kurduklarını söyledi.
Ali Ekber Salihi, "İsfahan'da bu birimin tamamlanmasıyla, kendi nükleer yakıt çubuk ve levhasını üretebilen ender ülkeler arasına girdik" dedi.

Bu konuyu yazdır

  Güneş enerjisiyle saatte 88 km!
Yazar: MaSaL - 01-21-2011, Saat: 12:06 AM - Forum: Güncel Haberler - Yorum Yok

1pxpoint.jpg 10pxara.gif

20110108112206_solarcar.jpg
Avustralya'nın Sydney kentindeki New South Wales Üniversitesi (UNSW) öğrencileri, dünyanın güneş enerjisiyle çalışan en hızlı aracını geliştirerek Guinness Rekorlar Kitabı'na girdi. 'IVy' adlı araç, saatte 88 kilometre hıza ulaşmayı başardı.
Ülkenin güneyindeki Nowra kentinde yer alan HMAS Albatross donanma üssünde, dün yapılan test sırasında daha önce 79 kilometre olan hız rekoru aşıldı. Tamamen üniversite bünyesinde geliştirilen IVy'de yeni nesil silikon güneş hücreleri kullanıldı. Hücrelerin şarj edilmesi için geliştirilen 25 kilogramlık batarya, rekor denemesi için araçtan çıkarıldı. IVy, deneme sırasında 1200 watt'lık enerji üretti. Bu da neredeyse bir ekmek kızartma makinesinin harcadığı enerjiye eşdeğer. IVy'nın hızı, geçtiğimiz yıl resmi olmayan bir yarışmada 103 kilometreye ulaşmış, araç kendi kategorisinde birinciliğe ulaşmıştı.
Proje lideri Daniel Friedman, kırdıkları rekorla güneş enerjisine daha fazla dikkat çekmeyi umut ettiklerini ve insanları yenilenebilir enerji kaynaklarına yöneltmeyi hedeflerini kaydetti. IVy'yi süren profesyonel yarışçı Barton Mawer ise, denemeden önce kendilerine olan güvenlerinin tam olduğunu belirterek, "Tek ihtiyacımız olan biraz güneş ışığıydı. Başardık" dedi.
Guinness yetkilileri, rekorun kırılmasının ardından projeyi yürüten UNSW ekibine sertifikalarını teslim etti.

Bu konuyu yazdır

  Yaşlanan karıncalar 'emekli' oluyor
Yazar: MaSaL - 01-21-2011, Saat: 12:06 AM - Forum: Hayvanlar Alemi - Yorum Yok

1pxpoint.jpg 10pxara.gif

20110108112906_ants.jpg
Yaprak kesen karıncaları inceleyen araştırmacılar, yaşlanan karıncaların 'emekliye ayrıldığını' gözlemledi.
ABD'deki Oregon Üniversitesi'ndeki araştırmacılar, karıncaların yaşı ilerledikçe dişlerinin aşındığını belirtiyor. Dişleri aşınan karıncaların başka işler yapmaya başladığı belirtiliyor.
Hayvanlar dünyasının çiftçileri olarak da bilinen yaprak kesen karıncalar, vücutlarının 50 katı ağırlığında yaprak parçalalarını kesip taşıyabiliyorlar.
Karıncıların sıra halinde yuvaya taşıdıkları yapraklar, burada koloniyi besleyen mantarın büyümesi için gerekli zemini oluşturuyor.
Ancak karıncaların keskin çeneleri yaşlanmayla aşınıyor.
Yaşlanan karıncalar, yaprak kesmeyi gençlere bırakıyor ve başka işler yapıyor.
Yaşlı karıncaların yaptığı işler arasında yaprak taşımak da var.
Araştırma, bu şekilde organize olmuş hayvan topluluklarının üyelerinin değişikliklere uyum sağladığını, fiziksel güçleri azaldığında bile, yararlı olmaya devam ettiklerini gösteriyor.

Bu konuyu yazdır

  Keşfettiği böceğe hocasının adını verdi
Yazar: MaSaL - 01-21-2011, Saat: 12:05 AM - Forum: Hayvanlar Alemi - Yorum Yok

1pxpoint.jpg 10pxara.gif

20110109082315_insect.jpg
Pamukkale Üniversitesi Biyoloji Bölümü Zooloji Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Raşit Urhan, keşfettiği yeni bir böcek türüne ''Erdogani'' adını vererek, hocası Prof. Dr. Hasan Erdoğan'ın ismini ölümsüzleştirdi.

Doç Dr. Urhan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye genelinde 21 yıldır akaroloji bilimi üzerine çalıştığını ve bugüne kadar yaptığı toprak analizleri sonucunda 50 adet hiç keşfedilmemiş mikroskopik canlı türü keşfettiğini söyledi.
Son olarak Denizli'nin Bekilli ilçesine bağlı Çamköy bölgesindeki ormanlık alanda ilginç bir böcek türüne rastladığını aktaran Urhan, yaptığı inceleme ve araştırmalardan sonra bu böceğin küçük bir toprak kenesi olduğunu tespit ettiğini anlattı.
Söz konusu canlı türüne ait bilgi ve verilerin yurt dışındaki çeşitli uzmanlara gönderdiğini belirten Urhan, yapılan çalışmaların ardından Almanya'daki bir bilimsel dergide söz konusu kenenin ''yeni keşfedilen böcek'' unvanı aldığı kaydetti.
Kendisi üzerinde büyük emekleri olan Pamukkale Üniversitesi Fen Edabiyat Fakültesi Fizik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Hasan Erdoğan'ın adından esinlenerek, böceğe ''Erdogani'' adını verdiğini vurgulayan Doç. Dr. Raşit Urhan, ''Bugünlere gelmemde değerli hocamın çok büyük emekleri oldu. Ben de hocama olan vefa borcumu bu şekilde ödemek istedim'' diye konuştu.
Kenenin zararlı bir böcek türü olmadığına dikkati çeken Urhan, ''Bu tür kenenin insanlara herhangi bir zararı yok. Böceğin, toprak oluşumuna çok büyük katkısı var. Topraktaki yaprak ve bitki atıklarını parçalayıcı özelliği olduğundan da önemli rol alıyor'' dedi.
Bugüne kadar keşfettiği 50 adet mikroskopik canlı böcek türünün de Zoology İn The Middle East, Zootaxa, Internetional Journal Of Acaoloji, Journal Of Natural History, Annales Zoologici gibi dünyaca ünlü ve saygınlığı olan biyoloji dergilerinde yayımlandığını anlatan Urhan, bu yeni keşfiyle hocasının adını ölümsüzleştirdiği için de mutlu olduğunu sözlerine ekledi.
-PROF. DR. ERDOÄžAN: ''ÖNCE ŞAŞIRDIM SONRA ÇOK DUYGULANDIM''-
Pamukkale Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Fizik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Hasan Erdoğan da bir böceğe adının verilmesinden dolayı önce şaşkınlık yaşadığını ancak daha sonra mutlu olduğunu söyledi.
Prof. Dr. Erdoğan, şunları kaydetti:
''Öğrencimin yeni keşfettiği böcek türüne benim ismimi vermesi önce beni çok şaşırttı. Ama sonrasında bilim adamı olarak düşündüğümde çok hoşuma gitti ve çok duygulandım, şeref duydum. Raşit Urhan, çok yakında profesör olacak fakat ben halen onu öğrencim olarak görüyorum. İsmimi vermesinden de şeref duydum. Dünyada zooloji bilimine daha çok katkı sağlamasını diliyorum. Kendisini tebrik ediyorum. Onunla gurur duyuyorum.''

Bu konuyu yazdır

  Yunan bilimadamları Türkiye'ye göç ediyor
Yazar: MaSaL - 01-21-2011, Saat: 12:04 AM - Forum: Genel - Yorum Yok

1pxpoint.jpg 10pxara.gif

20110109085749_brain.jpg
Yunanistan'dan bilim adamlarının ve üniversite hocalarının, ülkenin içinde bulunduğu ekonomik kriz nedeniyle çalışmak için Türkiye'ye "göç ettikleri" belirtildi.

Atina'da yayımlanan Kathimerini gazetesi, "Yunanistan'daki çalışma koşullarından hayal kırıklığına uğrayarak kariyerlerini sürdürebilmek için Türkiye'ye giden üniversite hocalarının ve araştırmacıların, Türkiye'deki koşullardan en iyi sözlerle bahsettiklerini" yazdı.
Kathimerini, akademisyenlerle birlikte üniversite mezunlarının da yüksek lisans için Türkiye'yi seçtiklerini belirttiği haberinde, "Türkiye'de Yunan göçmenler artık bir gerçek. Yüksek düzeyde eğitimli uzman personel ve araştırmacılar, Yunan eğitim sistemini terk ederek, bugüne kadar bir göç hedefi olarak değil askeri bir tehdit olarak gördüğümüz bir ülkeye gidiyorlar" ifadelerine yer verdi.
Gazete, "Türkiye'deki yüksek öğrenim alanında daha iyi koşulların bulunmasının ve kütüphanelerin daha zengin olmasının Yunanlı eğitimci ve araştırmacıları cezbeden en önemli unsurlar olduğunu" belirttiği haberinde, Bilkent ve Boğaziçi üniversitelerinin Yunanlıların Türkiye'deki tercihlerinin başında geldiğini yazdı.

Bu konuyu yazdır

  Dev dişlerin gölgesinde yaşam
Yazar: MaSaL - 01-21-2011, Saat: 12:04 AM - Forum: Hayvanlar Alemi - Yorum Yok

1pxpoint.jpg 10pxara.gif

20110110111843_animal.jpg
Çad’ın Toros-Menalla fosil bölgesinde, iki yeni kamadişli leopar türüne ait fosiller ortaya çıkarıldı.

2001 yılında Poitiers Üniversitesi’nden Michael brunet yönetimindeki bir araştırma ekibi, Orta Afrika’daki Djurab Çölü’nde yedi milyon yaşındaki insan benzeri bir yaratığın fosiline ulaştılar. ‘Toumai’ olarak adlandırılan fosil, keşfedenleri tarafından bilinen en eski insansı olarak değerlendirildi.
Toumai’nin (Sahelanthropus tchadensis) kafatasının altındaki foramen magnum olarak adlandırılan delik bu türün, insanın önemli bir ayırıcı karakteri olan dik yürüme özelliğine sahip olduğunu göstermişti. Beyinsapının kafatasına girdiği bu nokta primatlarda daha geride yer alırken, insansılarda daha ön bölgede bulunuyor.
Yaşlı Toumai, yayınlandığı 2002 yılında dünya çapında büyük yankı uyandırmıştı. Bununla birlikte kafatasının oldukça kötü durumda olması ve iskeletin diğer parçalarının bulunamaması nedeniyle fosilin insanla akrabalığını tam olarak ortaya koyabilecek yeterli veri elde edilememişti.
Yine de araştırmacılar aynı bölgede ele geçirilen fosilleri inceleyerek bölgenin o dönemki çevresel yapısının bir tablosunu elde etmek üzere çalışıyorlar. Geç Miyosen dönemde Çad’ın bu bölgesinin, elde edilen ikiyaşamlı, balık ve timsah fosillerine bakılarak bir göle sahip olduğu düşünülüyor. Bunun yanında yeşil alanlar, ormanlıklar ve çölün varlığına ilişkin bulgular da söz konusu.
Bölgede ortaya çıkarılan bazı fosil kalıntılarsa Toumai ve diğer memelileri tehdit ettiği düşünülen bir avcıya işaret ediyor. Yaklaşık 350-450 kilo ağırlığa sahip kama dişli leopar Machairodus kabir o dönemde bir çok memeli türünün kabusu olmuş gibi görünüyor.
Poitiers Üniversitesi’nden Louis de Bonis, bu güçlü avcı ailesine iki yeni tür daha eklediler. Geçtiğimiz günlerde ortaya çıkarılan kalıntılara göre yeni türler Lokotunjailurus ve Megantereon cinslerine ait. Poitier Üniversitesi’nden Paleo-primatoloji Enstitüsü başkanı Patrick Vignaud, kedilerin bugün yaşayan aslanlarla yaklaşık boyutlarda olduğunu belirtiyor, “eldeki verilere bakarak bu avcılarla primatlar arasında nasıl bir ilişki olduğunu tahmin etmemiz güç ancak yine de bunun pek de dostça olduğunu düşünmüyoruz.”

Bu konuyu yazdır

  Boksör kuşlar
Yazar: MaSaL - 01-21-2011, Saat: 12:03 AM - Forum: Hayvanlar Alemi - Yorum Yok

1pxpoint.jpg 10pxara.gif

20110110120015_birds.jpg
Yale Üniversitesi’nden paleontologlar, dövüş ve korunma için kullandığı sopa benzeri ön kol kemiklerine sahip fosil bir kuş türü keşfettiler.

‘Xenicibis xympithecus’ bilimsel adı verilen kuş, bundan yaklaşık 10.000 yıl önce Jamaika’da yaşamış. Uçma özelliğine sahip olmayan, tavuk büyüklüğündeki hayvan, uzun boynu ve bacaklarıyla aynak kuşlarını andırıyor.
Fakat bu fosil canlı, benzerleri gibi narin kanatlar yerine iki beyzbol sopasını andıran kalın ve eğimli el kemiklerine sahip. Söz konusu yapı o kadar sıradışı ki araştırmacılar fosili ilk bulduklarında bunun bir hastalık sonucu oluşmuş olabileceğini düşünmüşler. Sonrasında, bu kuşların uçma kabiliyeti olmamasına karşın bu tip güçlü ve uzun kollar ile diğer türlerden daha geniş göğüs kemiğine sahip olmasını kanatların bir şekilde işlevselliğini koruduğu şeklinde yorumlamışlar.
Bu güçlü görünüşlü kemikleri inceleyen ekip, üzerlerinde dövüş sonunda meydana gelenlere benzeyen hasar izleri ile kırıklar tespit etmiş. Araştırmacılar bu fosil kuşların yaşadıklara yere oldukça bağlı olmaları nedeniyle sahip olduğu silah-kolları kendi bölgelerini savunma ile eş seçme sırasında diğer türdeşlerine ve kendilerini avlamay niyetlenen avcılara karşı kullandıklarını düşünüyorlar.
Araştırma ekibini yöneten Nicholas Longrich, modern ve yakın dönem hayvanlarında bu tip bir oluşuma daha önce rastlanmadığını belirtiyor ve bunun bir kuşta gördüğü en özelleşmiş ve etkili silah olduğunu ekliyor.
Bugün aynak kuşlarında bu tip bir kol yapısı görülmese de dövüş sırasında gagalarını kullanmalarının ardından hasımlarına kanat darbeleri indirdikleri biliniyor.

Bu konuyu yazdır

  Tarih: 05-10-2026, 12:06 PM