:: Duygusuz.com - Dostluk ve Arkadaşlık Sitesi
Hoşgeldin, Ziyaretçi
Sitemizden yararlanabilmek için Kayıt olmalısınız.

Kullanıcı Adınız:
  

Şifreniz:
  





Forumda Ara

(Gelişmiş Arama)

Forum İstatistikleri
» Toplam Üyeler: 16,695
» Son Üye: floralpops
» Toplam Konular: 98,587
» Toplam Yorumlar: 1,065,567

Detaylı İstatistikler

Kimler Çevrimiçi
Toplam: 199 kullanıcı aktif
» 0 Kayıtlı
» 195 Ziyaretçi
Applebot, Baidu, Bing, GoogleBot

Son Aktiviteler
Bir Demet Söz
Forum: Güzel Sözler
Son Yorum: SunSet
, Saat: 11:22 AM
» Yorumlar: 70
» Okunma: 10,421
Kur’an’da Allah Zekâtı, M...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
05-03-2026, Saat: 11:57 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 32
İslam’ı Yaşarken İzlediği...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-30-2026, Saat: 01:06 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 31
Allah’ın Bizlere Güvendiğ...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-25-2026, Saat: 11:04 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 58
Allah’ın Dini İslam’ı Yaş...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-24-2026, Saat: 12:01 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 52
Saff Suresi 6. Ayet Üzeri...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-18-2026, Saat: 12:14 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 53
Namaz Dinin Direği Midir?
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-13-2026, Saat: 10:12 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 71
Atatürk'ün Çocukluk Anıla...
Forum: Hayatı ve Anıları
Son Yorum: Serdar102
03-28-2026, Saat: 09:08 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 113
Mavi'ye..
Forum: Aşk Hikayeleri
Son Yorum: SunSet
03-11-2026, Saat: 08:23 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 196
Keloğlan Çataltepe Tekfur...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:45 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 370

 
  Canvas tablo saatler
Yazar: sıla - 02-21-2011, Saat: 05:07 PM - Forum: Ev ve Dekorasyon - Yorumlar (5)

CTS-3011.jpg

CTS-3001.jpg

CTS-3003.jpg

CTS-3005.jpg

CTS-3012.jpg

CTS-3024.JPG

CTS-3004.jpg

Bu konuyu yazdır

  Hayat
Yazar: ÇiLeK - 02-21-2011, Saat: 05:06 PM - Forum: Aşk (Genel) - Yorumlar (12)

Hayat ;


aLdın yine benden en değerLimi


omzuna yasLanmak istediğim erkeği acımasızca kopardın benden .


Şimdi ;


Neye inanayım ?


Neye güveneyim ?


Neye yasLanayım ?


SöyLe ....




Kendi içimde boğuLuyorum virgs.gif kimseLerin haberi oLmadan !


kızıyorum kendime ;


haLa ona sevdiğim diyebiLdiğim için ...


içimde kirLetemediğim için en büyük Zaafımı ... !




Oysa virgs.gif


O virgs.gifvirgs.gifvirgs.gif çekip gitti ... !


Bir kısa mesajmıydı yaşadıkLarımızın bedeLi ?


Bu kadar ucuz muyduk =Biz= ?


hoşçakaL biLe demeye cesaretin yok muyDu ?


Sustum ... !


YapıLabiLecek tek şeyDi ... !




Şimdi virgs.gif ben ;


seni bu kaDar severken nasıL mutLu oLacağım bir başkasıyLa ?


nasıL başaracağım aLışmaya başka birine ?


NasıL sabredeceğim sensizliğe ?




Adını biLe duyduğumda içimi titreten adam !


en büyük Zaafımsın benim !


SeviyoRum seni !!!

Bu konuyu yazdır

  Ölünün Akrabalarına Haram Olan Şeyler
Yazar: Hasretiim - 02-21-2011, Saat: 02:58 PM - Forum: İslam - Yorumlar (4)

6) Ölenin Akrabalarına Haram Olan Şeyler

22) Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem birtakım hususları haram kılmıştır.

Haramdan sakınmak için haramı bilmek gerekir. Bu nedenle onları açıklamak da kaçınılmaz bir husustur.
1) Ağıt yakmak.
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle dedi:
“Ümmetim arasında dört husus vardır ki bunlar cahiliye işlerinden olupvirgs.gif onları terketmeyeceklerdir:
1) Şan ve şerefle öğünmekvirgs.gif
2) Neseblere dil uzatmakvirgs.gif
3) Yıldızlar ile yağmur yağmasını dilemek ve
4) Ağıt yakmak. Ağıt yakan kadın eğer ölümden önce tevbe etmeyecek olursa kıyamet gününde üzerinde katrandan bir şalvar ve uyuzdan bir gömlek olduğu halde ayakta bekletilecektir.”
Müslim 3/45virgs.gif Beyhaki 4/63
Başka bir hadiste Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle dedi:
“İnsanlar arasında iki husus vardır ki bunların onlarda bulunması küfürdür:
1) Nesebe dil uzatmak ve
2) Ölüye ağıt yakmak.”
Müslim 1/58virgs.gif Beyhaki 4/63
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in oğlu İbrahim ölünce Usame bin Zeyd (Radiyallahu Anh) feryad etti. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
“Bu benden değildir. Feryad eden bir kimsenin hiçbir hakkı yoktur. Kalb üzülürvirgs.gif göz yaş akıtır fakat Rabbı gazablandıracak bir iş yapılmaz.”
İbni Hibban 743virgs.gif Hâkim 1/382
Ümmü Atiye (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:
“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bey’at ile birlikte bizden ağıt yakmamak üzere söz aldı. Bu hususa aramızdan sadece beş kadın vefa gösteripvirgs.gif bağlı kaldı. Ümmü Süleymvirgs.gif Ümmü el-Alavirgs.gif Ebu Sebre’nin kızı ve Muaz’ın hanımı.”
Buhari 3/137virgs.gif Müslim 3/46virgs.gif Beyhaki 4/62
Enes bin Malik (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
“Ömer bin Hattab (Radiyallahu Anh) mescidde bıçaklandığında Hafsa (Radiyallahu Anha) onun için ağladı. Ömer (Radiyallahu Anh):
−Ey Hafsa! Sen Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i kendisine ağlanılan kimseye azab edilir derken duymadın mı? dedi.
Suhayb (Radiyallahu Anh)’da vay kardeşimvirgs.gif vay arkadaşım diyerek onun için ağladı.
Ömer (Radiyallahu Anh):
−Ey Suhayb! Kendisi için ağlanılan kimseye azab edildiğini bilmiyor musun? dedi.
Bir rivayette şöyledir:
−Şüphesiz ölen aile halkının bazılarının ağlaması sebebiyle azab edilir.
Bir diğer rivayette de:
−Kendisi için feryad edildiğinden ötürü kabrinde azab edilir şeklindedir.”
Buharivirgs.gif Müslimvirgs.gif Beyhaki 4/72-73virgs.gif Ahmed 268virgs.gif 288virgs.gif 289virgs.gif 290virgs.gif 315virgs.gif 334virgs.gif 254virgs.gif İbni Hibban 741
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle dedi:
“Şüphesiz ölen kimseye yakınları kendisi için ağladıklarından ötürü azab edilir.”
Bir diğer rivayette de şöyle denilmektedir:
“Ölmüş kimseye kendisine yakılan ağıttan ötürü kabrinde azab edilir.”
Buharivirgs.gif Müslimvirgs.gif Ahmedvirgs.gif İbni Hibban 742
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle dedi:
“Kendisi için feryad edilipvirgs.gif ağlanan kimse kıyamet günü kendisine feryad edildiğinden ötürü azab edilir.”
Buhari 3/126virgs.gif Müslim 3/45virgs.gif Beyhaki 4/72virgs.gif Ahmed 4/245virgs.gif 252virgs.gif 255
Bu hadiste açıklandığına göre bundan önce sözkonusu edilen hadisteki ağlamaktan kastın mutlak olarak bir ağlama olmadığıvirgs.gif aksine özel bir ağlama şekli olan feryad ve figan ağıt yakmak olduğu anlaşılmaktadır. Buna daha önce geçen Ömer (Radiyallahu Anh)’dan nakledilen ikinci rivayetteki hadis de işaret etmektedir ki o da:
“...Bazı ağlamalar sebebiyle...” ifadesidir. Diğer taraftan bu hadisin zahirdeki ifadesi ile ondan önceki hadisler nisbeten müşkildirvirgs.gif anlaşılmaları ve izahları zordur. Çünkü bunlardaki ifadeler şeriatın kabul edilmiş birtakım esas ve kuralları ile çatışmaktadır. Mesela:
Allah (Azze ve Celle)’nin:
“Hiçbir nefisvirgs.gif başkasının günahını yüklenmez” En’am 164. ayetinde olduğu gibi. İlim adamları buna sekiz türlü cevab vermişlerdir ki doğruya en yakın olanları şu iki görüştür:
Birinci Görüş:
Cumhurun kabul ettiği görüş: Bu hadis kendisi için ağıt yakılmasını vasiyet eden yahutta insanların adeten bunu yapacaklarını bilmekle birlikte böyle bir işin yapılmamasını vasiyet etmeyen kimseler hakkında kabul edilir. Bundan dolayı Abdullah bin el-Mubarek şöyle demiştir:
“Eğer hayatta iken bu işi yapmamalarını söylemekle birlikte onlar vefatından sonra bunu kısmen de olsa yapacak olurlarsa bundan dolayı ona hiçbir sorumluluk olmaz.”
İkinci Görüş:
Burada “azab edilir” lafzı aile halkının kendisi için ağladıklarını işitmekle acı duyarvirgs.gif bundan dolayı onlara acır ve üzülür. Bu da berzah hayatında olacak bir şeydirvirgs.gif kıyamet günü değil. Muhammed bin Cerir et-Taberivirgs.gif İbni Teymiyevirgs.gif İbnu’l-Kayyim ve başkaları da bu görüşü destekleyerek şöyle demişlerdir:
“Bundan kasıt Allah hayatta olanların kendisi için ağlamaları sebebiyle onu azablandırıcı değildir. Azab Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in:
“Yolculuk azabtan bir parçadır” sözünde olduğu gibi “ikab ceza”dan daha geneldir. Buradaki ikab herhangi bir günah sebebiyle yapılan bir ceza değildir. Bu bir çeşit azab görmekvirgs.gif acı çekmek demektir.” Bu açıklamayı beş ve altıncı hadislerdeki “kabrinde” ifadesi desteklemektedir. Ben bir süre bu görüşteydim. Daha sonra sözkonusu edilen azabı kıyamet gününde gerçekleşmekle kayıtlayan yedinci hadise muhalif olduğundan ötürü bu görüşün zayıf olduğunu gördüm.
Çünkü belirttikleri şekilde teviline imkân yoktur. Bundan dolayı bizce tercih edilen görüş cumhurun görüşüdür. Onların bu açıklamasına göre bu kayıt ile diğer hadisteki “kabrinde” kaydı arasında da bir aykırılık olmaz. Aksine bu azab ötekine katılır ve sonuç olarak bunun hem kabrindevirgs.gif hem de kıyamet gününde azaba uğratılacağı anlaşılır.
Numan bin Beşir (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
“Abdullah bin Revaha (Radiyallahu Anh) baygın düştü. Kız kardeşi ağlayarak:
−Ey benim dağ gibi kardeşimvirgs.gif ey şöyle olanvirgs.gif ey böyle olan deyip onun için ağıt yakmaya başladı.
Abdullah bin Revaha (Radiyallahu Anh) kendisine gelince kız kardeşine:
−Sen bir şey söyledikçe mutlaka bana da sen böyle misin? denildi. Onun için ben ölünce bana ağlama dedi.”
Buharivirgs.gif Beyhaki
2) Yanaklara vurmakvirgs.gif yakaları yırtmak.
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:
“Yanaklarına vuranvirgs.gif yakalarını yırtan ve cahiliye davasını güden bizden değildir.”
Buhari 3/127, 128, 129, Müslim 1/70, İbnu’l-Carut 257, Beyhaki 4/63virgs.gif 64
3) Saçları traş etmek.
Ebu Burde bin Ebi Musa (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
“Ebu Musa bir ağrıya tutuldu ve bunun sonucunda bayıldı. Başı hanımının göğsünde idi. Hanımlarından bir kadın feryad etti. Ona hiçbir şekilde cevap veremiyordu. Kendisine gelince şöyle dedi:
−Ben Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in uzak olduğunu belirttiği kimselerden uzağım. Çünkü Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ölüm musibeti karşısında sesini yükseltenvirgs.gif saçlarını traş edenvirgs.gif elbiselerini yırtan herkesden uzak olduğunu belirtmişti.”
Buhari 3/129, Müslim 1/70, Nesei 1/263, Beyhaki 4/64
4) Saçları çözmek.
Çünkü bey’at eden hanımlardan birisi rivayet ettiği hadiste şöyle demiştir:
“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in bizden söz aldığı maruf hususlar arasında maruf olan hiçbir hususda ona isyan etmemekvirgs.gif yüzümüzü tırmalayıp yırtmamakvirgs.gif vay başıma gelenler diye feryad etmemekvirgs.gif yaka yırtmamak ve saçlarımızı matem sebebiyle çözmemek de vardı.”
Ebu Davud 2/59, Beyhaki 4/64
5) Bazı erkeklerin ölülerine üzüldükleri için birkaç gün sakal traşı olmamaları.
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e uyarak sakallarını bırakması açıkça bilindiği gibi vacib bir sünnettir. Çoğu kimse bu sünneti yerine getirmekte kusurlu davranmaktadır.
Bu günler bitince tekrar sakallarını traş etmeye başlamaları. Bu şekilde sakalı traş etmemek açıkça görüleceği gibivirgs.gif saçları çözmek yani taramamak demektir. Ayrıca bunun bid’at olduğunu da eklemek gerekir. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:
“Her bid’at bir sapıklıktır ve her sapıklıkta ateştedir.”
Neseivirgs.gif Beyhaki
6) Minare ve benzeri şeyler vasıtasıyla ölenin haberini vermek.
Çünkü bu bir çeşit ölümü yasak olan bir yolla ilan etmekdir. Huzeyfe bin Yeman (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
“Bir cenaze oldu mu kimseye bunu haber vermeyiniz. Çünkü ben bunun bir na’y olacağından korkuyorum diyordu. Çünkü Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i na’y’ı yasaklarken dinledim.”
Tirmizi 2/129, İbni Mace 1/450, Ahmed 5/406, Beyhaki 4/74, İbni Ebi Şeybe, Musannef 4/98

Bu konuyu yazdır

  Ölünün Akrabalarına Düşen Görevler
Yazar: Hasretiim - 02-21-2011, Saat: 02:55 PM - Forum: İslam - Yorumlar (1)

5) Ölünün Akrabalarına Düşen Görevler

19) Ölünün akrabaları vefat haberini aldıkları vakit iki hususa dikkat etmelidirler.

Ölenin akrabalarına düşen birinci görev:
Sabretmeleri ve kadere rıza göstermeleri gerekir. Çünkü Allah (Azze ve Celle) şöyle buyurmaktadır:
“Andolsun ki sizi biraz korku, biraz açlık, mallardan, canlardan ve ürünlerden yana eksiltmekle imtihan edeceğiz. Sabredenleri müjdele. Onlar kendilerine bir musibet geldiğinde:
‘Muhakkak biz Allah’ınız ve muhakkak biz O’na dönücüleriz’ derler...”
Bakara 155, 157
Enes bin Malik (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir kabrin yanı başında ağlayan bir kadının yanından geçti. Ona:
−‘Allah’tan kork ve sabırlı ol’ dedi.
Kadın:
−Beni rahat bırak. Çünkü benim başıma gelen musibet sana gelmedi dedi.
Enes (Radiyallahu Anh) dedi ki:
Kadın Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) tanımamıştı. Kadına:
−Bu Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’dir denilincevirgs.gif kadın adeta ölür gibi oldu ve Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in kapısına geldi. Kadın:
−Ey Allah’ın Rasulü! Ben seni tanıyamadım deyincevirgs.gif Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
−‘Sabır birinci sadme halinde gösterilir’ dedi.”
Buhari 3/115, 116, Müslim 3/40, 41, Beyhaki 4/65
Çocukların ölümüne sabretmenin büyük ecri vardır. Bu hususta çok hadis vardır.
Birinci Hadis:
Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
‘Müslümanlardan herhangi bir kimsenin üç çocuğu ölürse ona ateş dokunmayacaktır’ buyurdu.”
Buhari, Müslim. Beyhaki
İkinci Hadis:
Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
‘İki Müslüman karı ve kocanın henüz ergenlik yaşına erişmemiş üç çocuğu ölürsevirgs.gif mutlaka Allah onları davirgs.gif anne ve babalarını da rahmetinin lütfuyla cennete koyar ve cennet kapılarından bir kapı üzerinde bulunurlar. Onlara:
−Cennete girin denilir.
Onlar:
−Hayırvirgs.gif anne ve babamız gelinceye kadar girmeyizvirgs.gif derler.
Onlara:
−Siz de anne ve babanız da Allah’ın lütuf ve rahmeti ile cennete giriniz denilir’ buyurdu.”
Nesei 265, Beyhaki
Üçüncü Hadis:
Ebu Said el-Hudri (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
‘Herhangi bir kadının üç çocuğu ölürsevirgs.gif mutlaka o çocuklar o kadın için ateşe karşı bir perde olurlar’ dedi.
Bir kadın:
−Ya iki kişi olursa? diye sordu.
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
−‘İki kişi dahi olsa’ diye buyurdu.”
Buhari 3/94, Müslim, Beyhaki 4/67
Dördüncü Hadis:
Abdullah bin Amr (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
‘Allah azze ve celle mü’min kulunun yeryüzünden çok sevdiği bir varlığı alınır da o kimse sabreder ve onun ecrini Allah’tan bekleyecek olursavirgs.gif Allah azze ve celle kuluna cennetten başka bir mükâfat vermeye razı olmaz’ buyurdu.”
Nesei 3/264
Ölenin akrabalarına düşen ikinci görev:
İstircada bulunmaktır. O da kişinin: “İnna lillah ve inna ileyhi raciun.” Muhakkak biz Allah’ınız ve muhakkak biz O’na dönücüleriz demektir.
Buna Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in tavsiye ettiği şu sözleri de ilave eder:
إِناَّ للهِ وَإِناَّ اِلَيْهِ راَجِعُونَ، اللَّهُمَّ أَجِرْنِي فِي مُصِيبَتِي وَاخْلُفْ لِي خَيْراً مِنْهاَ
“Allah’ım! Bu musibetimde bana ecir ver ve bana onun yerine ondan daha hayırlısını ver.”
Çünkü Ümmü Seleme (Radiyallahu Anha) şöyle demiştir:
“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
‘Bir musibet bir Müslümana gelip çatar da Allah’ın kendisine emrettiği şekilde: “İnna lillah ve inna ileyhi raciun. Allah’ım bu musibetimde bana ecir ver ve bana onun yerine ondan daha hayırlısını ver” diyecek olursa, şüphesiz Allah da ona ondan daha hayırlısını verir’ buyurdu.”
Ümmü Seleme (Radiyallahu Anha) acaba hangi Müslüman Ebu Seleme (Radiyallahu Anh)’den benim için daha hayırlı olur dedi. O, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e hicret eden ilk âiledir. Sonra ben Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in söylediği gibi duâ ettim. Yüce Allah bana onun yerine Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i verdi.
Ümmü Seleme (Radiyallahu Anha) dedi ki:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bana, beni kendisine istemek üzere Hatıb bin Ebi Beltaa (Radiyallahu Anh)’yı gönderdi.
Ben:
−Benim kızım var ve ben çok kıskanç bir kadınım dedim.
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
‘Onun kızına gelincevirgs.gif Allah’a kızının kendisine ihtiyacının kalmaması için duâ ederiz. Ayrıca Allah’a kıskançlığı gidermesi için de duâ ederim’ diye buyurdu.”
Müslim 3/37, Beyhaki 4/65, Ahmed 6/309
20) Kadın çocuğu ya da bir yakını öldüğünbe üç gün yas tuttuğundan dolayı her türlü ziynetten imtina edip uzak durması sabra aykırı değildir.

Bundan tek istisna kocası için tuttuğu yastır. Kadın kocası için dört ay on gün yas tutar. Çünkü Ebu Seleme (Radiyallahu Anh)’ın kızı Zeyneb (Radiyallahu Anha) dedi ki:
“Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in hanımı Ümmü Habibe (Radiyallahu Anha)’nın yanına girdim ve o şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle diyordu:
‘Allah’a ve ahiret gününe iman eden bir kadının üç günden fazla yas tutması helal değildir. Kocası için tutması gereken dört ay on günlük yas müstesna.’
Ümmü Habibe (Radiyallahu Anh) şöyle devam etti:
Daha sonra Zeyneb (Radiyallahu Anha)’nın kardeşinin vefatı sebebiyle yanına girdim. Koku getirilmesini istedivirgs.gif o kokuyu süründü. Sonra şöyle dedi:
Aslında benim koku sürünmeye ihtiyacım yok. Ancak Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i şöyle buyururken dinledim...” diyerek yukardaki hadisi zikretti.
Buhari 3/114virgs.gif 9/400virgs.gif 401
21) Kadın kocasını razı etmek için yas tutmayacak olursavirgs.gif böylesi onun için daha faziletlidir

Tıpkı Ümmü Suleym ile kocası Ebu Talha el-Ensari (Radiyallahu Anh)’ın başından geçenlerde olduğu gibi. Enes (Radiyallahu Anh) dedi ki:
“Babam Malikvirgs.gif annem Ümmü Süleym’e Şu adam Yani Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i kastediyor şarabı haram kılıyor dedi ve Şam’a kadar gittivirgs.gif orada öldü. Sonra Ebu Talha gelipvirgs.gif Anneme talib oldu. Ümmü Süleym (Radiyallahu Anha):
−Ey Ebu Talha! Senin gibi birisi red olunmaz fakat sen kâfirsinvirgs.gif ben ise Müslümanım. Dolayısıyla seninle evlenmem mümkün değil.
Ebu Talha:
−Sen önceden böyle değildin dedi.
Ümmü Süleym (Radiyallahu Anha):
−Ya nasıldım diye soruncavirgs.gif Ebu Talha:
−Sarıya ve beyaza (altına ve gümüş) ne dersin?
Ümmü Süleym (Radiyallahu Anha):
−Ben ne sarı isterimvirgs.gif ne beyaz. Senden Müslüman olmanı istiyorum. Eğer Müslüman olursanvirgs.gif o benim mihrim olur. Senden de ondan başka bir şey istemem dedi.
Ebu Talha:
−Pekivirgs.gif bu hususta bana kim yardımcı olabilir deyincevirgs.gif Ümmü Süleym (Radiyallahu Anha):
−Bu hususta Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in yanına gidebilirsin dedi.
Ebu Talhavirgs.gif Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in yanına gitti. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onu görünce ashabına:
−‘Gözlerinin arasında İslamın parıltısı bulunduğu halde Ebu Talha yanınıza geliyor’ dedi.
Ebu Talhavirgs.gif Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e Ümmü Süleym (Radiyallahu Anha)’nın söylediklerini anlattıvirgs.gif Müslüman oldu ve onunla evlendi.
Sabit el-Bunani (Radiyallahu Anh) dedi ki:
Ümmü Süleym (Radiyallahu Anha)’nın mihiri olarak İslamı kabul etmesi onun mehrinden daha büyük bir mehir olmamıştır. Ümmü Süleym (Radiyallahu Anha)virgs.gif Yaşı küçük gözleri güzel bir kadındı. Bir oğlu oldu Ebu Talha (Radiyallahu Anh) bu oğlunu çok seviyordu. Çocuk oldukça ağır bir şekilde hastalandı. Ebu Talha (Radiyallahu Anh)’da onun hastalığına boyun eğdivirgs.gif Ebu Talha (Radiyallahu Anh) sabah namazı vakti kalkarvirgs.gif abdest alırvirgs.gif Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikte sabah namazını kılardı. Öğleye kadar onunla birlikte olurvirgs.gif ondan sonra gelirvirgs.gif kaylule uykusuna yatar yemek yerdi. Bir gün çocuk öldüvirgs.gif Ümmü Süleym (Radiyallahu Anha) (akrabalarına ve komşularına) şöyle dedi:
−Ben bizzat bildirmedikçe hiç kimse Ebu Talha (Radiyallahu Anh)’a oğlunun öldüğü haberini vermesin. Ümmü Süleym (Radiyallahu Anha) çocuğu hazırladı. Üzerini örttü ve onu evin bir tarafına koydu. Ebu Talha (Radiyallahu Anh)virgs.gif Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in yanından gelipvirgs.gif Ümmü Süleym (Radiyallahu Anha)’nın yanına girdi. Beraberinde arkadaşları vardı.
Ebu Talha (Radiyallahu Anh):
−Oğlum nasıl dedi.
Ümmü Süleym (Radiyallahu Anha):
−Ey Ebu Talha hastalandığından bu yana şu andakinden daha sakin olmamıştı. Rahata kavuştuğunu ümit ederim deyip ona akşam yemeğini getirip önlerine koydu. Onlar da akşam yemeğini yediler ve gelenler çıkıp gittiler.
Enes (Radiyallahu Anh) dedi ki:
Ebu Talha (Radiyallahu Anh) kalkıp yatağına gitti. Sonra Ümmü Süleym (Radiyallahu Anha) kalkıp koku süründü ve daha önce onun için süslendiğinden daha fazla süslendivirgs.gif sonra onunla yatağa girdi. Ebu Talha (Radiyallahu Anh) hoş kokuyu alır almaz bir erkeğin hanımına duyduğu yakınlığı duydu. Gecenin bitimine doğru Ümmü Süleym (Radiyallahu Anha) dedi ki:
−Ey Ebu Talha şu konu hakkında ne dersin? Birtakım kimseler başkalarından bir şeyi emanet olarak alsalarvirgs.gif sonra o eşyanın sahibleri emanetlerini geri isteyecek olurlarsavirgs.gif emanet olarak alanlar bunu vermemezlik edebilirler mi?
Ebu Talha (Radiyallahu Anh):
−Hayırvirgs.gif dedi.
Ümmü Süleym (Radiyallahu Anha) şu cevab verdi:
−Şüphesiz aziz ve celil olan Allah senin oğlunu sana emanet olarak vermişti. Sonra onu yanına aldı. Artık bunun ecrini Allah’tan bekle ve sabret.
Ebu Talha (Radiyallahu Anh) bu işe kızdı ve sonra şöyle dedi:
−Beni yapacaklarını yapıncaya kadar bıraktın da sonra oğlumun öldüğünü mü haber veriyorsun. Sonra istircada bulunduvirgs.gif Allah’a hamdettivirgs.gif sabah olunca guslettivirgs.gif sonra Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in yanına gitti. Onunla birlikte namaz kıldı ve durumu ona haber verdi.
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
‘Allah size geçirdiğiniz o geceyi mübarek kıldı.’
Ümmü Süleym (Radiyallahu Anha) bundan hamile kaldı ve hamileliği ağırlaştı. Ümmü Süleym (Radiyallahu Anha)virgs.gif Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikte sefere çıkardı. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yola çıktı mı Ümmü Süleym (Radiyallahu Anha)’da onunla çıkardı Medine’ye girdi mi onunla birlikte girerdi.
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
‘Doğumunu yaparsa bebeği bana getir.’
Bir sefer esnasında Ümmü Süleym (Radiyallahu Anha)’nın doğum sancıları tuttuvirgs.gif Ebu Talha (Radiyallahu Anh)’da Ümmü Süleym (Radiyallahu Anha)’nın yanında kaldı. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ise yoluna devam etti.
Ebu Talha (Radiyallahu Anh) dedi ki:
Rabbim sen de biliyorsun ki Rasulün çıkıp giderse onunla beraber çıkmakvirgs.gif girdiği vakit de onunla beraber girmek benim çok hoşuma gider. İşte şimdi gördüğün durum sebebiyle buradayım.
Ümmü Süleym (Radiyallahu Anha) dedi ki:
−Ey Ebu Talha! Artık eskiden çektiğim acıları şimdi çekmiyorum dedi. Bunun üzerine yola koyuldular ve Medine’ye vardıklarında doğum sancıları tekrar başladı ve bir oğlu oldu. Ümmü Süleym (Radiyallahu Anha)virgs.gif oğlu Enes’e:
−Ey Enes! Bunu Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in yanına sabah vakti alıp götürünceye kadar hiçbir şey yemesin dedi ve benimle beraber birkaç hurma gönderdi.
Enes (Radiyallahu Anh) dedi ki:
−Çocuk gece ağlayıp durduvirgs.gif nihayet sabah oldu. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in yanına vardımvirgs.gif üzerinde çizgili bir elbise vardı. Bu sırada ya develeri ya da koyunları işaretliyordu. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bebeğe bakınca bana:
−‘Annen doğum yaptı mı’ dedi.
Bende:
−Evetvirgs.gif dedim.
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
−‘Biraz bekle işimi bitirip geleceğim’ dedi.
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) elindekini bıraktıvirgs.gif bebeği aldı ve şöyle dedi:
−‘Beraberinde bir şey var mı?’
Ben:
−Evetvirgs.gif birkaç hurma var dedim. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hurmalardan birkaç tane aldı. Onları çiğnedi sonra ağzındakini biraraya getirdivirgs.gif daha sonra bebeğin ağzını açtı ve ağzındakini onun ağzına sokup çocuğu ağzına ezdiği hurmadan çalmaya başladı.
Çocuk da yalanmaya başladı Bir taraftan hurmanın tatlılığını emiyorvirgs.gif diğer taraftan Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in tükürüğünü yalıyordu. Böylelikle bu bebeğin barsaklarına inen ilk şey Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in tükürüğü oldu.
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle dedi:
−‘Ensarın hurmayı ne kadar sevdiğine bir bakın.’
Ben:
−Ey Allah’ın Rasulü ona isim koy dedim. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yüzünü sildi ve ona Abdullah adını verdi. Ensarın gençleri arasında ondan daha üstün kimse olmadı. Onun pekçok çocuğu oldu. Abdullah’da İran’da şehit düştü.”
Tayalisi 2056, Beyhaki 4/65, 66, İbni Hibban 725, Ahmed 3/105, 106, 181, 196, 278, 290, Buhari 3/132, 133, Müslim 6/174, 175, Nesei 2/87

Bu konuyu yazdır

  Ölünün Yanında Bulunanlar İçin Caiz Olan Hususlar
Yazar: Hasretiim - 02-21-2011, Saat: 02:51 PM - Forum: İslam - Yorum Yok

4) Ölenin Yanında Bulunan ve Onların Dışındakiler İçin Caiz Olan Hususlar

18) Ölenin yüzünü açmalarıvirgs.gif onu öpmeleri ve üç güne kadar onun için ağlamaları caizdir.

Bu hususta bazı hadisler vardır.
Birinci Hadis:
Cabir bin Abdullah (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
“Babam öldüğünde yüzünü açıp ağlamaya başladım. Bu işi yapmamı söylediler. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ise bana böyle davranmayı yasaklamadı. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in emri üzerine kaldırıldı. Halam Fatıma ağlamaya başladı. Ve Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
−‘Ağlama! Siz onu kaldırıncaya kadar Melekler kanatlarıyla onu gölgelendirdiler’ dedi.”
Buharivirgs.gif Müslimvirgs.gif Neseivirgs.gif Beyhakivirgs.gif Ahmed 3/298
İkinci Hadis:
Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:
“Ebu Bekir (Radiyallahu Anh) Sulh denilen yerdeki evinden atıyla geldi ve mescide girdi. Ömer (Radiyallahu Anh)’da insanlara konuşma yapıyordu. Babam insanlarla konuşmadı. Nihayet Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e doğru yürüdü. Üzeri çizgili bir Yemen kumaşı ile örtülü idi. Yüzünü açtıvirgs.gif sonra üzerine eğilerek gözlerinin arasından onu öptü. Sonra da ağlayıpvirgs.gif dedi ki:
Anam babam sana feda olsun ey Allah’ın Nebisi! Allah seni iki defa öldürmeyecektir. Üzerine yazılmış bulunan ölümü tatmış bulunuyorsun.
Bir rivayette de şöyle denilmektedir:
Sen artık sonrasında ölmeyeceğin ölümü öldün.”
Buhari 3/89virgs.gif Nesei 1/260virgs.gif 261virgs.gif İbni Hibban 2155virgs.gif Beyhaki 3/406
Üçüncü Hadis:
Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:
“Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)virgs.gif Osman bin Maz’un (Radiyallahu Anh)’ın yanına girdi. Yüzünü açtıvirgs.gif sonra üzerine kapanarak onu öptü ve ağladı. O kadar ki gözünden yaşlar aktığını gördüm.”
Tirmizi 2/130virgs.gif Beyhakivirgs.gif Mecmau’z-Zevaid 3/20
Dördüncü Hadis:
Enes (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikte Ebu Seyf’in yanına girdik. Bu zat Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in Mariye’den olan İbrahim (Aleyhisselam)’ın sütannesinin kocası idi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) İbrahim’i aldıvirgs.gif öptü ve kokladı. Daha sonra tekrar onun yanına girdikvirgs.gif bu sefer İbrahim son nefeslerini veriyordu. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in gözünden yaşlar akmaya başladı. Abdurrahman bin Avf (Radiyallahu Anh)virgs.gif Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e:
−Ey Allah’ın Rasulü! Sende mi ağlıyorsun? dedi.
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
−‘Ey Avf’ın oğlu! Bu bir rahmettir’ dedikten sonra bir daha gözlerinden yaş aktı ve:
−‘Şüphesiz göz yaş akıtırvirgs.gif kalb üzülür. Bununla birlikte biz de Rabbimizin razı olduğundan başka bir şey söylemeyiz. Gerçekten ey İbrahim! Biz senden ayrıldığımızdan ötürü üzülüyoruz’ dedi.”
Buhari 3/135virgs.gif Müslimvirgs.gif Beyhaki 4/69
Beşinci Hadis:
Abdullah bin Cafer (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
“Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Cafer’in ailesine üç gün mühlet verip:
−‘Artık bu günden sonra kardeşim için ağlamayınız...’ dedi.”
Ebu Davud 2/194virgs.gif Nesei 2/292

Bu konuyu yazdır

  Ölümden Sonra Hazır Bulunanların Görevleri
Yazar: Hasretiim - 02-21-2011, Saat: 02:50 PM - Forum: İslam - Yorum Yok

3) Ölümden Sonra Hazır Bulunanların Görevleri

17) Kişinin hayatı sona eripvirgs.gif ruhunu teslim ettiğinde çevresinde bulunanlara bazı görevler düşer.

1) Gözlerini kapatmaları ve ona duâ etmeleri gerekir.
Ümmü Seleme (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:
“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Ebu Seleme (Radiyallahu Anh)’ın yanına girdi. Gözleri açık kalmıştı, gözlerini kapattıktan sonra şöyle dedi:
‘Ruh kabzedildiği vakit göz arkasından bakar.’
Aile halkından birtakım kimseler feryad edince Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
‘Sizler kendi hakkınızda hayırdan başka bir şeyle duâ etmeyiniz. Çünkü melekler söylediklerinize âmin derler.’ Sonra Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
‘Allah’ım Ebu Seleme’ye mağfiret et. Onun hidayete erdirilmişler arasındaki derecesini yükselt. Geriye bıraktıkları üzerine ondan sonra yerini tutacak başkalarını ihsan et. Bize de, ona da mağfiret et. Ey âlemlerin Rabbi! Kabrinde ona genişlik ver ve orayı onun için nurlandır’ buyurdu.”
Müslim, Ahmed 297, Beyhaki 334
2) Ölünün üzerini örtmek gerekir.
Çünkü Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle demektedir:
“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) vefat ettiğinde bir Yemen kumaşı ile üzeri örtüldü.”
Buhari, Müslim, Beyhaki 285
3) İhramlı iken ölen bir kimsenin başı ve yüzü örtülmez.
Çünkü Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
“Bir adam Arafat’ta vakfede iken bineğinden düştü ve boynunu kırdı. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
‘Onu su ve sidr ile yıkayınız. İki kefen bezi ile kefenleyiniz’ dedi.
Bir rivayette:
‘İki ihram parçasıyla’ buyurdu.
Başka rivayette:
‘Hoş koku koymayınız. Başını ve yüzünü örtmeyiniz, çünkü o kıyamet gününde telbiye getirir halde dirilecek’ buyurdu.”
Buhari, Müslim, Ebu Nuayn Mustahrac 139, 140, Beyhaki 390, 393
4) Ölüyü yıkayıp, kefenleyip mezarına götürmekte acele etmek gerekir.
Çünkü Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
‘Cenazeyi çabuklaştırınız’ buyurdu.”
Allâme Muhammed Nâsıruddin el-Albânî (Rahmetullahi Aleyh) şöyle demiştir:
“Hadisin tamamı gelecek. Bu hususta bundan daha açık iki hadis daha vardır. Fakat her ikisi de zayıftır. Bundan ötürü onları buraya almadık.”
5) Kişi öldüğü şehire defnedilir ve başka bir yere taşınmaz.
Çünkü Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) rivayet ettiği hadisde emrolunan çabuklaştırma işine aykırıdır. Buna yakın bir hadis de Cabir bin Abdullah (Radiyallahu Anhuma)’nın rivayet ettiği hadistir. O şöyle demektedir:
“Uhud günü şehid düşenler baki mezarlığına götürülmek istendi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in habercisi şöyle seslendi:
−Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sizlere ölenleri, öldükleri yere defnetmenizi emrediyor. Bu sırada annemvirgs.gif babamı ve dayımı bir devenin üzerinde baki mezarlığına defnetmek üzere taşıyordu, geri döndürüldüler.
Ebu Davudvirgs.gif İbni Mace, Nesei, Tirmizi, İbni Hibban Mevarid 196, Ahmed 297, 380, Beyhaki 57
Bundan dolayı Aişe (Radiyallahu Anha) Vadi’l-Habeşe denilen yerde bir kardeşi ölüp de öldüğü yerden taşınıp getirilince şöyle demiştir:
“Benim rahatsız olduğum yahutta içten içe beni üzen hususvirgs.gif sadece onun öldüğü yerde defnedilmemiş olmasıdır.”
Beyhaki
Nevevi (Rahmetullahi Aleyh) El-Ezkar adlı eserinde şunları söylemektedir:
“Ölen bir başka beldeye taşınmasını vasiyet edecek olursavirgs.gif bu vasiyeti yerine getirilmez. Çünkü çoğunluğun kabul ettiğivirgs.gif tercih edilen ve sahih olan âlimlerin de açıkça ifade ettikleri görüşe göre cenazeyi öldüğü yerden taşımak haramdır.”
6) Ölünün borcunu onun malından ödemesi gerekir, isterse malının tamamını kapsasın.
ŞÃ¢yet herhangi bir malı yoksa eğer borcunu ödemek için gayret harcamış birisi ise devlet onun adına borcunu öder. Devlet bu işi yapmasavirgs.gif birileri bu işi kendiliğinden hayır olsun diye yapar. Bu hususta birkaç hadis vardır.
Birinci Hadis:
Sad bin Atbal (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
“Kardeşim öldü ve geriye üçyüz dirhem para bıraktı ve bakıma muhtaç çoluk çocuğu kaldı. Sad (Radiyallahu Anh) dedi ki:
−Ben bu paraları çoluğuna çocuğuna harcamak istedim. Fakat Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
−‘Senin kardeşin borcu sebebiyle alıkonulmaktadır. Git onun borcunu öde.’ Gittim borcunu ödedimvirgs.gif sonra geldim ve:
−Ey Allah’ın Rasulü! Onun borçlarını ödedim. Tek istisnavirgs.gif bir delili bulunmayan bir kadının alacağı olduğunu iddia ettiği iki dinar kaldı.
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
−‘O kadına o parayı öde! Çünkü o bir hak sahibidir’ dedi.
Bir rivayette:
−‘O doğru söylüyor’ buyurdu.”
İbni Mace 82virgs.gif Ahmed 136virgs.gif Beyhaki 142
İkinci Hadis:
Semure bin Cündüb (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
“Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir cenaze üzerine namaz kıldı. Bir rivayette sabah namazını kıldı. Namazı bitirince:
−‘Burada filanın ailesinden kimse var mı? diye sordu.
Herkes sustu. Çünkü Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kendiliğinden onlara bir şey söyledi mi susarlardı. Üç defa tekrarladığı halde kimse Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e cevap vermedi.
Bir adam:
−O aradığın işte budur dedi.
Semure bin Cündüb (Radiyallahu Anh) dedi ki:
−Arka tarafından birisi elbisesini sürükleyerek kalktı.
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona şöyle dedi:
−‘İlk iki defa seslenişimde bana cevab vermene engel olan ne idi? Ben ise ancak bir hayır için senin adını söyledim. Filan kişi borcu sebebiyle esir alınmış ve cennete gitmekten alıkonulmuştur. İsterseniz onu esaretinden kurtarınızvirgs.gif İsterseniz onu Allah’ın azabına terkediniz.’
Semure bin Cündüb (Radiyallahu Anh) dedi ki:
−Onun akrabalarını ve durumuyla ilgilenenleri kalkıp da onun borcunu ödediklerini bir görseydin. Nihayet ondan hiçbir kimsenin alacağı kalmadı hepsini ödediler.”
Ebu Davud 84virgs.gif Nesei 233virgs.gif Hâkim 25-26virgs.gif Beyhaki 4/76virgs.gif Tayalisi Müsned 891virgs.gif 892 Ahmed 11virgs.gif 13virgs.gif 20
Üçüncü Hadis:
Cabir bin Abdullah (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
“Bir adam vefat etti. Onu yıkadıkvirgs.gif kefenledikvirgs.gif güzel kokular koyduk ve onuvirgs.gif Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) cenaze namazını kılması için cenazelerin konulduğu makam-ı Cibril’in yakınına bıraktık. Daha sonra Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e cenaze namazını kılması için haber verdik. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bizimle beraber geldi. Bir kaç adım adımladı sonra şöyle dedi:
−‘Galiba sizin bu adamınızın borcu var.’
Onlar:
−Evetvirgs.gif iki dinar borcu var dediler.
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) geri durdu ve:
−‘Adamınızın namazını kılın’ dedi.
Ebu Katade (Radiyallahu Anh):
−Ey Allah’ın Rasulü! Ben onları ödemeyi üzerime alıyorum dedi.
Bu sefer Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
−‘Onları ödemek senin üzerine ve kendi malından olacak ve ölü bunlardan artık beridir öyle mi’ diye sordu.
Ebu Katade (Radiyallahu Anh):
−Evetvirgs.gif dedi.
Bu sefer Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onun namazını kıldı. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)virgs.gif Ebu Katade (Radiyallahu Anh) ile ertesi günü karşılaşınca:
−‘O iki dinarı ne yaptın’ dedi.
Ebu Katade (Radiyallahu Anh):
−Ey Allah’ın Rasulü! Daha dün öldü dedi.
Bu hadisin Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) tarafından rivayet edilen bir şahidi daha vardır. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Ebu Katade (Radiyallahu Anh) ile karşılaşınca:
−‘İki dinarı ne yaptın?’ diye sordu.
Ebu Katade (Radiyallahu Anh) dedi ki:
−Onları ödedim ey Allah’ın Rasulü dedi.
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
−‘İşte şimdi onun derisi serinlemeye başladı borcu ödendiği için üzerinden azab kaldırılmış oldu’ buyurdu.”
Hâkim 58virgs.gif Beyhaki 74virgs.gif 75virgs.gif Tayalisi 1673virgs.gif Ahmed 333virgs.gif Heysemi 39
Uyarı:
Allâme Muhammed Nâsıruddin el-Albânî (Rahmetullahi Aleyh) şöyle demiştir:
“Ölünün borcunun ödenmesinin kendisine fayda verdiğini ifade eder. İsterse bu onun oğlu dışında birisi tarafından ödenmiş olsun. Ayrıca yapılan bu ödemenin azabın kalktığınıda ifade eder. O halde bu rivayetler Allah (Azze ve Celle)’nin:
“İnsan için çalıştığından başkası yoktur.” Necm 39. ayeti ile Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in:
“İnsan öldü mü ameli kesilir. Şu üç husus bundan müstesna...” hadisinin umumi ifadesini tahsis eden rivayetler arasındadır.
Müslimvirgs.gif Buhari Edebu’l-Müfredvirgs.gif Ahmed
Fakat ölen adına borç ödemek ayrı bir şeydir. Onun adına sadaka vermek ayrı bir şeydir. Borç ödemek sadaka vermekten daha özeldir. Bazıları verilen sadakanın ölene mutlak olarak ulaşacağı üzerinde icma olduğunu nakletmişlerdir. İleride tahkiki geleceği üzere bu husustaki icma sahih olarak nakledilmiş değildir ölünün adına sadaka vermeye dair varid olmuş hadisler sadece evladın anne-babası adına sadaka vermesi ile ilgilidir.
Bu ise hadisin açık ifadesi nassı gereğince onların kazançları arasındadır. Dolayısıyla yabancı bir kimsenin onlara kıyas edilmesi caiz olamaz. Çünkü bu kıyas doğru değildir. Yani sadaka vermekvirgs.gif borç ödemeye kıyas edilmez. Çünkü az önce belirttiğimiz gibi sadaka vermek daha umumidir. İleride bu mesele daha geniş bir şekilde açıklanacaktır.”
Dördüncü Hadis:
Yine Cabir (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
“Babam Uhud günü şehid düştü ve altı kız çocuğu ve otuz vesk borç bıraktı. Alacaklılar haklarını sıkı bir şekilde istemeye başladılar. Hurmaların toplanma zamanı gelincevirgs.gif Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e gittim ve şöyle dedim:
−Ey Allah’ın Rasulü! Sen de biliyorsun ki babam Uhud günü şehid düştü ve geriye pekçok borç bıraktı. Ben de alacaklıların seni görmelerini arzu ediyorum.
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
−‘Gitvirgs.gif her bir hurma çeşidini başlı başına bir arada harman yap.’
Ben de Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in dediğini yaptımvirgs.gif sonra Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i çağırdım. Sabah olunca yanımıza geldi. Alacaklılar Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i görüncevirgs.gif bana kızdılar. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) harmanların en büyükleri etrafında üç defa dolaştı. Sonra başında oturupvirgs.gif bereketlenmesi için duâ etti ve:
−‘Alacaklıları çağır’ dedi. Ve hepsinin alacağını ödedi. Nihayet Allah babamın vasiyetini eksiksiz yerine getirmiş oldu. Allah’a yemin ederim kivirgs.gif babamın vasiyetini Allah eksiksiz ödetsin de kız kardeşlerime tek bir hurma tanesi dahi götürmemeye razı idim. Fakat Allah’a yemin ederim kivirgs.gif bütün harmanlar olduğu gibi kaldı. Nihayet ben Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in başında oturduğu harmana baktım da ondan tek bir hurma tanesi dahi eksilmemiş gibiydi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikte akşam namazına gittim. Bunu ona anlattımvirgs.gif Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
−‘Ebu Bekir ve Ömer’e git de onlara bu hususu bildir.’ Onlara durumu haber verince her ikisi de dedi ki:
−Biz Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bu işi yaptı mı bunun böyle olacağını zaten biliyorduk.”
Buharivirgs.gif Ebu Davudvirgs.gif Neseivirgs.gif Darimivirgs.gif İbni Macevirgs.gif Beyhakivirgs.gif Ahmed
Beşinci Hadis:
Cabir (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hutbe okumak üzere ayağa kalkarvirgs.gif Allah’a hamdedervirgs.gif O’na layık olduğu vechile senalarda bulunur ve şöyle derdi:
‘Allah kimi hidayete erdirirse onu saptıracak yokturvirgs.gif kimi de saptırırsa onu hidayete erdirecek yoktur. Sözlerin en doğrusu Allah’ın Kitabıvirgs.gif yolların en hayırlısı Muhammed’in yoludur. İşlerin en şerlisi muhdes olanlardır. Dine sonradan sokulan her şey bid’attırvirgs.gif her bid’at dalalettirvirgs.gif her dalalet ateştedir.
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kıyameti anlattığı vakit gözleri kızarırvirgs.gif sesi yükselirvirgs.gif öfkesi artardı ve şöyle devam etti:
‘Kim bir mal bırakırsavirgs.gif onun mirasçılarına aittir. Kim de bakıma muhtaç kimseler çoluk çocuk yahut bir borç geriye bırakırsa o benim üzerimedir ve bana aittir ve şüphesiz ben mü’minlere en yakın olanım’ buyurdu.”
Müslim 3/11virgs.gif Nesei 1/234, Beyhaki 3/213, 214, Ahmed 3/296, 310, 311, 338, 371, Ebu Nuayn Hilye 3/189
Altıncı Hadis:
Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:
“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
‘Ümmetimden kim bir borç yükü altına girer de onu ödemek için gayret sarfetmekle birlikte onu ödemeden ölürse onun velisi benim’ buyurdu.”
Ahmed 6/74, Ebu Ya’la, Taberani

Bu konuyu yazdır

  Ölüm Döşeğindeki Hastaya Telkin Vermek
Yazar: Hasretiim - 02-21-2011, Saat: 02:46 PM - Forum: İslam - Yorum Yok

2) Ölüm Döşeğindeki Hastaya Telkin Vermek

13) Ölüm yaklaştığında hastanın yanında olanlara bazı görevler düşer.

1) Hastaya şehadet kelimesini telkin ederler.
Çünkü Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:
“Ölülerinize la ilahe illallah demeyi telkin ediniz. Herkim ölüm esnasında söylediği son sözü la ilahe illallah olursa cennete girer. Bundan önce ona her ne isabet ederse etsin.”
Yine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyururdu:
“Herkim Allah’tan başka hiçbir ilah olmadığını bilerek ölürse cennete girer.”
Başka bir hadiste Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurulmaktadır:
“Herkim Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmaksızın ölürsevirgs.gif cennete girer.”
Müslim İbni Hibban Mevarid 719virgs.gif Bezzar
2) Hastanın yanında hayırdan başka bir şey konuşmamalı ve ona duâ etmelidirler.
Çünkü Ümmü Seleme (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:
“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
‘Hastanın ya da ölenin yanında bulunduğunuz vakit hayır söyleyiniz. Çünkü şüphesiz melekler sizin söylediklerinize âmin derler’ buyurdu.”
Müslim Beyhaki 384
14) Telkinvirgs.gif hastanın yanında La ilahe illallah’ı ona işittirmek değildir. Aksine onavirgs.gif La ilahe illallah’ı söylemesini istemektir.

Enes (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ensardan hasta bir adamı ziyaret etti ve ona:
−‘Dayıcığım La ilahe illallah de’ dedi.
Adam Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e:
−Ben dayımıvirgs.gif amcamı olurum dedi.
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
−‘Hayırvirgs.gif sen dayısın’ dedi.
Adam:
−La ilahe ilallah demek benim için hayırlı bir şey midir dedi?
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
−‘Evet’ dedi.”
Ahmed 152virgs.gif 154virgs.gif 268virgs.gif Müslim
15) Hastanın yanında Yasin suresini okumak ve onu kıbleye çevrilmesine gelincevirgs.gif bu hususta sahih herhangi bir hadis yoktur.

Hatta Yasin okumak bir kenaravirgs.gif Said bin Müseyyeb (Rahmetullahi Aleyh) kendisinin kıbleye çevrilmesini hoş görmemiş ve:
−Ölen Müslüman bir kimse değil midir? demiştir.
Zur’a bin Abdurrahman’dan rivayet edildiğine göre o Said bin Müseyyeb (Rahmetullahi Aleyh)’in hastalığı sırasında yanında bulunmuş. Yanında Ebu Seleme bin Abdurrahman da vardı. Said bin Müseyyeb (Rahmetullahi Aleyh) bayıldı. Ebu Seleme yatağının Kâbe’ye doğru çevrilmesini istedi. Said bin Müseyyeb (Rahmetullahi Aleyh) kendisine gelip:
−Benim yatağımı çevirdiniz mi? diye soruncavirgs.gif onlar:
−Evetvirgs.gif dediler.
Ebu Seleme’ye baktı ve bu işi sen mi yaptırdın? dedi.
Ebu Seleme:
−Evetvirgs.gif onlara ben emrettim dedi.
Bu sefer Said bin Müseyyeb (Rahmetullahi Aleyh) yatağının eski haline döndürülmesini emretti.
İbni Ebi Şeybe Musannef 4/ 76
16) Müslüman bir kimsenin ölmek üzere olan bir kâfirin yanında Müslüman olur ümidiyle ona İslamı sunmak maksadı ile bulunmasında bir sakınca yoktur.

Çünkü Enes (Radiyallahu Anh) söyle dedi:
“Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e hizmet eden yahudi bir hizmetçi vardı. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) gidip onu ziyaret etti. Başı ucunda oturdu ve ona:
−‘Müslüman ol’ dedi.
Çocuk yanında bulunan babasına baktı. Babası ona:
−Ebu’l-Kasım’a itaat et dedi.
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yanından çıkarken şöyle diyordu:
−‘Onu cehennem ateşinden kurtaran Allah’a hamdolsun.’
Çocuk ölünce Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
−‘Arkadaşınızın namazını kılınız’ diye buyurdu.”
Buharivirgs.gif Hâkimvirgs.gif Beyhakivirgs.gif Ahmed 175virgs.gif 227virgs.gif 260virgs.gif 280

Bu konuyu yazdır

  Hastanın Görevleri
Yazar: Hasretiim - 02-21-2011, Saat: 02:44 PM - Forum: İslam - Yorum Yok

1) Hastanın Görevleri

1) Hastanınvirgs.gif Allah’ın hükmüne rıza göstermesivirgs.gif kaderine sabretmesivirgs.gif Rabbi hakkında güzel zan beslemesi gerekir.

Böylesi onun için daha hayırlıdır. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:
“Mü’minin işine hayret doğrusu! Onun bütün halleri hayırdır ve bu mü’minden başka hiçbir kimseye nasib olmaz. Ona bir iyilik isabet edecek olursa şükreder ve bu onun için hayır olur. Eğer bir zorluk ve sıkıntı isabet ederse sabredervirgs.gif bu da onun için hayırlı olur.”
Yine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmaktadır:
“Sizden herhangi bir kimse Allah azze ve zelle hakkında güzel zan beslemeksizin sakın ölmesin.”
Müslim, Beyhaki, Ahmed
2) Hastanınvirgs.gif korku ile ümit arasında olması gerekir. Günahları sebebiyle Allah azze ve celle’nin azabından korkmalı, Rabbinin rahmetini ümit etmelidir.

Çünkü Enes (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
“Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ölümü yaklaşmış bir delikanlının yanına girdi ve ona:
−‘Kendini nasıl buluyorsun’ diye sordu.
Delikanlı:
−Ey Allah’ın Rasulü! Allah’a yemin ederimki ben Allah’ın rahmetini ümid ederim ve gerçekten de günahlarımdan korkarım dedi.
Bunun üzerine Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
−‘Bu iki husus bir kulun kalbinde birarada bulunursa, şüphesiz Allah o kimseye ümit ettiğini verir ve korktuğundan yana onu güvenlik altına alır’ buyurdu.”
Tirmizivirgs.gif İbni Macevirgs.gif Ahmed
3) Hastalığı ne kadar ağır olursa olsun ölümü temenni etmesi caiz değildir.

Çünkü Fadl (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) amcası Abbas’ın yanına geldi. O sırada Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in amcası hasta idi. Abbas ölümü temenni etti. Bunun üzerine Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona:
−‘Amcacığım ölümü sakın temenni etme! Çünkü eğer sen iyilik yapan birisi isen ve hayatta kalırsan, mevcut iyiliğine iyilikler katarsın. Bu senin için daha hayırlı olur. Şayet kötülük yapan birisi isen ecelinin geri bırakılarak işlediğin kötülüklerden dolayı Allah’ın rıza ve hoşnutluğunu aramaya çalışmak yine senin için daha hayırlıdır. Bu sebeple ölümü temenni etme!’ buyurdu.”
Ahmedvirgs.gif Ebu Ya’lavirgs.gif Hâkim
4) Şayet hastanın üzerinde ödenmesi gereken haklar var ise, imkân olduğu takdirde bu hakları sahiblerine ödesin, değilse gerekli vasiyeti yapsın.

Çünkü Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:
“Herkimin kardeşine ait şeref ve haysiyetine ait ya da mali bir haksızlığı varsa o hakkını dinarın da, dirhemin de kabul edilmediği kıyamet günü gelmeden önce ona eksiksiz ödesin. Çünkü kıyamet günü gelip de üzerinde hak varsa amelinden alınır haksızlık yaptığı arkadaşına verilir. Eğer ameli yoksa haksızlık yaptığı arkadaşının günahlarından alınır, ona yüklenir.”
Buharivirgs.gif Beyhaki
Yine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:
“Müflis kimdir bilir misiniz?”
Sahabeler:
−Müflis bizim aramızda dirhemi ve eşyası bulunmayan kimsedir dediler.
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
−“Müflisvirgs.gif benim ümmetim arasında kıyamet günü namazvirgs.gif oruç ve zekât yükümlülüklerini yerine getirmiş olduğu halde gelip de şuna sövmüş, buna iftira etmişvirgs.gif öbürünün malını yemiş, berikinin kanını akıtmış, bir diğerine vurmuş olarak geldiği için şuna hasenatındanvirgs.gif diğerine yine hasenatından verilen şayet üzerindeki haklar ödenmeden hasenatı bitecek olursavirgs.gif öbürlerinin günahlarından alınıp, üzerine bırakılan sonra da kendisi cehennem ateşine atılan kimsedir.”
Müslim
Yine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmaktadır:
“Herkim üzerinde borç olduğu halde ölürsevirgs.gif şunu bilsin ki orada dinar ve dirhem yoktur. Fakat hasenat ve seyyiat vardır.”
Hâkim, İbni Mace, Ahmed
Başka bir hadiste Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmaktadır:
“Borç iki türlüdür. Herkim ödemeyi niyet ettiği halde ölürse onun velisi benim. Herkim de o borcu ödemeyi niyet etmeksizin ölürsevirgs.gif işte karşılığında hasenatından alınıp sahibine verileceği borç odur. Çünkü o günde dinar davirgs.gif dirhem de olmayacaktır.”
Taberani
Cabir bin Abdullah (Radiyallahu Anhuma) şöyle demiştir:
“Uhud gazası gelip kapıya dayandığındavirgs.gif bir önceki gece babam beni çağırıp şöyle dedi:
−Gördüğüm kadarı ile Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in ashabından ilk öldürülecek kimseler arasında olacağım ve ben benden sonra geriye Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in canı dışında benim için senden daha değerli hiçbir kimseyi geri bırakmıyorum. Benim üzerimde bir borç varvirgs.gif onu sen öde. Kızkardeşlerin için de elinden geldiği kadarıyla iyilik yapmaya çalış. Sabah olduğunda ilk öldürülen kişi babam oldu...”
Buhari
5) Hastanınvirgs.gif vasiyet yapmakta eli çabuk tutması gerekir.

Çünkü Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmaktadır:
“Bir Müslümanın hakkında vasiyet etmek istediği şeyler bulunup da vasiyetini başı ucunda yazmadan iki gece geçirmesine dahi hakkı yoktur.”
Buharivirgs.gif Müslim
6) Hastanınvirgs.gif kendisinden miras almayan akrabalarına vasiyette bulunması gerekir.

Çünkü Allah (Azze ve Celle) şöyle buyurmaktadır:
“Sizden birine ölüm gelip çattığı zaman eğer bir hayır (mal) bırakacaksa anneyevirgs.gif babaya ve yakın akrabaya maruf bir şekilde vasiyette bulunmak takva sahibleri üzerine bir hak olarak yazıldı.”
Bakara 180
7) Hastanınvirgs.gif malının üçte birini vasiyet yapmaya hakkı vardır. Daha fazlasını vasiyet etmesi caiz değildir. Hatta daha faziletli olan vasiyetini üçte birden az yapmasıdır.

Sad bin Ebi Vakkas (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikte veda haccında idim. Öyle bir hastalığa yakalandım ki ölüme oldukça yaklaştım. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) beni ziyarete geldi. Ben:
−Ey Allah’ın Rasulü! Benim pek çok malım var ve bir kızımdan başka mirasçım yok. Malımın üçte ikisini vasiyet edeyim mi? dedim.
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
−‘Hayır’ dedi.
Ben:
−Peki ya yarısını dedim.
Yine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
−‘Hayır’ dedi.
Bu sefer ben:
−Ya malımın üçte birini dedim.
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
−‘Üçte bir olabilir. Bununla birlikte üçte bir de çoktur. Şüphesiz ki ey Sadvirgs.gif senin mirasçılarını zengin olarak bırakmanvirgs.gif onları başkalarına el açacak muhtaç bir halde bırakmandan hayırlıdır dedi ve elini açar gibi yaptı. Şüphesiz sen ey Sadvirgs.gif Allah’ın rızasını arayarak herhangi bir harcamada bulunursan mutlaka ondan dolayı sana ecir verilir. Hatta hanımının ağzına koyduğun bir lokma bile’ buyurdu.”
Ahmedvirgs.gif Buharivirgs.gif Müslim
8) Hastavirgs.gif vasiyet ederken adalet sahibi iki Müslüman erkeği şahit tutması gerekir. ŞÃ¢yet bu şekilde iki şahit bulamazsa Müslüman olmayanlardan iki erkeği şahit tutar.

Maide 106
9) Hastavirgs.gif vasiyet ederken miras alan anne-baba ve akrabalara vasiyet etmesi caiz değildir.

Çünkü bu vasiyetvirgs.gif miras ayetiyle nesh olmuştur. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’de bu hususu en açık ve eksiksiz bir şekilde veda haccındaki hutbesinde açıklayarak Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:
“Şüphesiz Allah mirasdan herbir hak sahibine hakkını vermiştir. Bu sebeple miras alan kimseye vasiyet yoktur.”
Ebu Davudvirgs.gif Tirmizivirgs.gif Beyhaki
10) Hastanınvirgs.gif vasiyet ederken başkasına zarar vermesi haramdır.

Mesela mirasçılarından bazılarının mirastaki haklarından mahrum edilmelerini vasiyet etmesi yahut birini diğerinden üstün tutması gibi. Çünkü Allah (Azze ve Celle) şöyle buyurmaktadır:
“Baba ve anne ile yakın akrabaların bıraktıklarından erkekler için bir pay vardır.”
Nisa 7
Ayrıca Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmaktadır:
“Zarar vermek de yokturvirgs.gif zarara zarar ile karşılık vermek de yoktur. Kim başkasına zarar vermek istersevirgs.gif Allah da ona zarar verir. Kim başkasını zora koşarsavirgs.gif Allah da ona zorluk çıkartır.”
Darekudni 522virgs.gif Hâkim 57virgs.gif 58
11) Hastanınvirgs.gif haksızca ve başkalarına zulmederek yaptığı vasiyet batıl ve merdubtur.

Çünkü Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:
“Herkim bizim bu işimizde ondan olmayan bir şeyi ihdas edersevirgs.gif o merdubtur.”
Buharivirgs.gif Müslimvirgs.gif Ahmed
İmran bin Husayn (Radiyallahu Anh) şöyle demiştir:
“Bir adam ölümü sırasında altı kölesini azad etti. Onların dışında da herhangi bir malları yoktu. Mirasçıları olan bedeviler gelerek Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e yaptığını haber verdiler.
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
−‘Gerçekten böyle mi yaptı?’ diye sordu ve:
−‘Eğer biz bunu bilseydikvirgs.gif Allah’ın izniyle onun cenaze namazını kılmazdık. Şimdi bu kölelerin arasında kura çekvirgs.gif onlardan iki tanesini azad etvirgs.gif geri kalan dördü tekrar köle kalsınlar’ buyurdu.”
Ahmed 446virgs.gif Müslimvirgs.gif Tahavivirgs.gif Beyhaki
12) Kişi ölmeden önce yakınlarına cenezesi hakkında vasiyette bulunması gerekir.

Günümüzde insanların çoğu dinlerinde birtakım bid’atler uydurmalarıdırvirgs.gif bunlarda özellikle cenaze ile ilgilidir.
Böyle olunca Müslümanın Allah (Azze ve Celle)’nin şu ayeti ile amel ederek sünnete uygun bir şekilde teçhiz ve defninin yapılmasını vasiyet etmesi gerekir:
“Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizivirgs.gif yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun…”
Tahrim 6
Bundan dolayı Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in ashabı böylece vasiyet ediyorlardı. Sözünü ettiğimiz şekilde onlardan gelen rivayetler pek çoktur.
1) Amir bin Sad bin Ebi Vakkas (Radiyallahu Anh)’dan rivayete göre onun babasıvirgs.gif vefatı ile sonuçlanan hastalığında şöyle demiştir:
“Bana Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e yapıldığı gibi bir lahit açınız ve benim üzerime kerpiç taşlarını dikey olarak koyunuz.”
Müslim Beyhaki 407
2) Ebu Burde (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
“Ebu Musa (Radiyallahu Anh) ölümü yaklaştığında vasiyette bulunarak dedi ki:
−Cenazemi alıp götüreceğiniz vakit hızlıca yürüyünüz. Benim arkamdan tütsüler yakmayınız. Sakın lahdimin üzerinde benimle toprak arasında engel olacak bir şey koymayınız. Kabrimin üzerine bina yapmayınız. Sizi şahit tutarak söylüyorum ki ben başını traş edenvirgs.gif feryad ve figan edip ağıt yakan ve elbisesini yırtan her kadından beriyim.
Onu dinleyenler:
−Bu hususta bir şey duydun mu? diye sordular.
Ebu Musa (Radiyallahu Anh):
−Evetvirgs.gif Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’den duydum dedi.”
Ahmed 397virgs.gif Beyhaki 395virgs.gif İbni Mace
3) Huzeyfe (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
“Öldüğüm vakit öldüğümü kimseye haber vermeyiniz. Çünkü ben bunun meşru olmayan bir haber verme olacağından korkarım. Çünkü ben Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i feryad-u figan ile ölünün haber verilmesini yasaklarken işittim.”
Tirmizi 129
Nevevi (Rahmetullahi Aleyh) El-Ezkar adlı eserinde şunları söylemektedir:
“Kişi yakınlarına işlenmesi adet olmuş cenazelerdeki bid’atlerden uzak durmalarını vasiyet etmesi müekked olarak bir müstehabtır ve bu hususta onlardan sağlam bir şekilde söz almalıdır.

Bu konuyu yazdır

  Kur'ân'ı Kerim'i şifa için okuyabilirmiyiz
Yazar: Hasretiim - 02-21-2011, Saat: 02:39 PM - Forum: İslam - Yorum Yok

Kur'ân iki şifadan söz eder. Birisi balvirgs.gif diğeri de Kur'ân'ın kendisi. Balvirgs.gif maddi bir şifa kaynağı ikenvirgs.gif Kur'ân hem maddi hem manevi bir şifa kaynağıdır.
Üç suredevirgs.gif üç farklı âyette Kur'ân kendisini bir "şifa" kaynağı olarak anlatır:

"Rabbinizden size bir öğütvirgs.gif gönüllerin derdine şifavirgs.gif mü'minlere hidayet ve rahmet gelmiştir."1

"İman edenler için o hidayet ve şifadır."2

"Biz Kur'ân'dan mü'minlere şifa ve rahmet olan şeyi indiriyoruz."3

Kur'ân'ın sunduğu bu şifa nasıl bir şifadır? Küfrevirgs.gif şirkevirgs.gif imansızlığavirgs.gif zulme ve vicdansızlığa karşı bir şifadır. Bu zaten açıkça ortada...

Kur'ân'ın davetine uyanlar bu şifayı tadıyorlarvirgs.gif anlıyorlar ve yaşıyorlar. Çünkü Kur'an bu özelliğiyle insanlığın en büyük yaralarını tedavi ediyor.

İman ederek Rabbini tanıyan insan sahibinivirgs.gif malikini ve mabudunu buluyorvirgs.gif vahşettenvirgs.gif dehşetten ve bütün korkulardan kurtuluyor.

***

Acaba Kur'ân bildiğimiz psikolojik ve bedeni hastalıklarımızın tedavisinde nasıl kullanılırvirgs.gif nasıl kullanılmış?

Kur'ân'dan istifade etmede örnek ve rehber olan Peygamberimiz bu konuda da bir öncülük ediyorvirgs.gif yol gösteriyorvirgs.gif bizzat kendi uygulamalarıyla ders veriyor.

Peygamberimiz bazı sureleri özellikle kendi hastalığına karşı okuduğu gibivirgs.gif aile fertlerinden birisi hasta olunca da okurdu.

Peygamberimizin hanımı Hz. Aişe (r.a.) diyor ki:

"Ailesinden birisi hastalandığı zaman Resulullah (a.s.m.) Muavvizatı (Felak ve Nâs Sûrelerini) okuyarak onun üzerine üflerdi. Vefatıyla sonuçlanan hastalığa yakalandığında bu sureleri okuyup onun üzerine üflemeye ve kendi eliyle meshetmeye başladım. Çünkü onun elinin bereketi benim elimden daha fazlaydı."4

Yine Hz. Aişe'nin anlattığına görevirgs.gif Peygamberimiz her gece istirahate çekileceği zaman İhlâs ve Muavvizeteyn sûrelerini okuyup avuçlarına üflervirgs.gif sonra ellerinin yetişebildiği yere kadar vücudunun her tarafını meshederdi. Hadisin devamındavirgs.gif "Sonra Resulullah hastalanınca ona böyle yapmamı bana emrederdi" diyor.5

Peygamberimizin sözünü ettiği bir diğer şifa suresivirgs.gif hepimizin bildiği Fâtiha'dır. "Fatiha her türlü hastalığa şifadır"6 buyuran Allah Resulü maddi/manevi bütün hastalıklara karşı Fatiha'nın okunması gerektiğini tavsiye eder.

***

Bu arada Kur'ân-ı Kerim'de "Rabbenâ" ve "Rabbi" ile başlayan pek çok dua âyetleri vardır. Bu âyetleri maddi hastalıkların tedavisi için okuyabileceğimiz gibivirgs.gif manevivirgs.gif psikolojik hastalıklar için okumamız da pekâla mümkündür.

Hz. İbrahim "Hastalandığım zaman bana şifayı veren O'dur" derkenvirgs.gif şifayı doğrudan doğruya Allah'tan istiyor.7

Hz. Eyyup ise seneler süren ağır hastalığına karşı o meşhur duasını okurvirgs.gif Rabbinden yardım istervirgs.gif Cenab-ı Hak duasını kabul edervirgs.gif ayağını yere vurmasını emreder. Hz. Eyyup da ayağını yere vurur vurmaz yerden şu fışkırırvirgs.gif bu sudan hem içervirgs.gif hem de bütün vücudun yıkarvirgs.gif sağlığına kavuşur.

Kur'ân'daki şifa dualarını okumakvirgs.gif ilaç tedavisini ve tıbbın gerekli gördüğü diğer müdahaleleri terk etmek anlamına gelmemelidir.

Doktora gitmekvirgs.gif ilaç kullanmakvirgs.gif ameliyat olmakvirgs.gif perhiz yapmak da birer fiili duadır ve şifayı Allah'tan istemektir. Yoksa ne ilaç şifa verirvirgs.gif ne de doktor. Gerçek ŞÃ¢fivirgs.gif şifâ verici Allah'tır.

1. Yunusvirgs.gif 10:57.

2. İsrâvirgs.gif 17:82.

3. Fussiletvirgs.gif 41:44

4. Müslimvirgs.gif Selam:50.

5. Buharıvirgs.gif Tıb:39.

6. Dârimîvirgs.gif Fadlu'l-Kur'ân:12.

7. Şuarâvirgs.gif 26:80.

Bu konuyu yazdır

  İslam dininde sabır
Yazar: Hasretiim - 02-21-2011, Saat: 02:37 PM - Forum: İslam - Yorumlar (1)

Habbâb (r.a.) şöyle anlatır:

Bir gün Resulullah Aleyhisselâm'ı Kabe'nin gölgesinde dinlenirken gördük. "Ya Resulullah! Çektiğimiz şu işkencelerden dolayı Allah'a dua etmeyecek misin?" dedik.

Bunun üzerine hemen doğrulup oturduvirgs.gif benzi kızarmıştı. Şu cevabı verdi:

"Sizden önceki ümmetler içinde öyle kimseler vardı kivirgs.gif inancı sebebiyle yere çukur açılırvirgs.gif sonra bir testere getirilip başının ortasına konurvirgs.gif vücudu ikiye bölünürdü de yine dininden dönmezdi.

Öyleleri vardır kivirgs.gif dininden dönmesi için vücudu demir taraklarla taranırvirgs.gif bütün derileri ve etleri kemiklerden ayrılırdı davirgs.gif bu işkence yine onu dininden döndüremezdi.

Sabredin! Allah'a yemin ederim kivirgs.gif O bu dini tamamlayacakvirgs.gif hedefine ulaştıracaktır. Öyle ki San'a'dan Hadramevt(Yemen'de bir bölge)'e gitmek isteyen bir kimse Allah'tan başka hiç kimseden korkmaksızın emniyet içerisinde gidecekvirgs.gif koyunu için sadece kurttan korkacaktır. Fakat siz acele ediyorsunuz!

"Hatırlayın o zaman kivirgs.gif biz sizi Firavun hanedanından kurtarmıştık. Onlar size işkencenin en kötüsünü yapıyorlardı; oğullarınızı öldürüpvirgs.gif kadınlarınızı sağ bırakıyorlardı. Bütün bunlardavirgs.gif Rabbinizden size büyük imtihan vardı." (Araf-141)

Bu konuyu yazdır

  Tarih: 05-07-2026, 11:50 PM