:: Duygusuz.com - Dostluk ve Arkadaşlık Sitesi
Hoşgeldin, Ziyaretçi
Sitemizden yararlanabilmek için Kayıt olmalısınız.

Kullanıcı Adınız:
  

Şifreniz:
  





Forumda Ara

(Gelişmiş Arama)

Forum İstatistikleri
» Toplam Üyeler: 16,694
» Son Üye: ymptk22
» Toplam Konular: 98,586
» Toplam Yorumlar: 1,065,565

Detaylı İstatistikler

Kimler Çevrimiçi
Toplam: 201 kullanıcı aktif
» 0 Kayıtlı
» 197 Ziyaretçi
Applebot, Baidu, Bing, GoogleBot

Son Aktiviteler
İslam’ı Yaşarken İzlediği...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-30-2026, Saat: 01:06 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 20
Allah’ın Bizlere Güvendiğ...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-25-2026, Saat: 11:04 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 50
Allah’ın Dini İslam’ı Yaş...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-24-2026, Saat: 12:01 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 46
Saff Suresi 6. Ayet Üzeri...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-18-2026, Saat: 12:14 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 47
Namaz Dinin Direği Midir?
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-13-2026, Saat: 10:12 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 67
Atatürk'ün Çocukluk Anıla...
Forum: Hayatı ve Anıları
Son Yorum: Serdar102
03-28-2026, Saat: 09:08 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 107
Mavi'ye..
Forum: Aşk Hikayeleri
Son Yorum: SunSet
03-11-2026, Saat: 08:23 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 190
Keloğlan Çataltepe Tekfur...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:45 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 358
Kısa Keloğlan Masalları -...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:26 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 236
Keloğlan Ve Pinokyo - Ser...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:22 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 211

 
  Yetersiz beslenme öğrenme güçlüğü yaratıyor
Yazar: Hasretiim - 03-05-2011, Saat: 09:04 PM - Forum: Anne ve Bebek - Yorum Yok

551560_detay.jpg?1284448872

Sağlık Bakanlığıvirgulll.gif yetersiz ve dengesiz beslenen öğrencilerin dikkat sürelerinin kısaldığıvirgulll.gif algılamalarının azaldığıvirgulll.gif öğrenmede güçlük ve davranış bozuklukları çektiklerivirgulll.gif okulda devamsızlık sürelerinin uzadığı ve okul başarılarının düşük olduğunun belirlendiği uyarısında bulundu. Çocukluk döneminde mutlaka dört besin grubundan yeterli miktarda tüketilmesi gerektiği belirtildi.

AA muhabirinin Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nden aldığı bilgiye göre yetkililer, yeterli ve dengeli beslenen çocukların okul başarılarının, yetersiz ve dengesiz beslenen çocuklara göre daha yüksek olduğunu vurguladı.

Çocukların okulda daha başarılı olmaları ve girdikleri sınavlarda daha iyi sonuçlar elde edebilmeleri için yeterli ve dengeli beslenmenin ''elzem'' olduğu uyarısında bulunuyor.

Okul çağınınvirgulll.gif çocukların beslenme alışkanlıklarının geliştiğivirgulll.gif ev dışında arkadaşlarıyla yemek yemeye başladıkları, fiziksel, zihinsel ve sosyal büyüme ve gelişmenin hızlandığı, yetişkinlikte sağlıklı olabilmenin temellerinin atıldığı önemli bir dönem olduğunu belirten yetkililer, bu dönemlerdeki beslenme biçimine özen gösterilmesi gerektiğini ifade ediyor.

Yetkililer, yapılan çalışmalardavirgulll.gif yetersiz ve dengesiz beslenen öğrencilerin dikkat sürelerinin kısaldığıvirgulll.gif algılamalarının azaldığı, öğrenmede güçlük ve davranış bozuklukları çektikleri, okulda devamsızlık sürelerinin uzadığı ve okul başarılarının düşük olduğunun ortaya konulduğuna işaret ediyor.

-YETERSİZ BESLENMEvirgulll.gif KRONİK HASTALIÄžA ZEMİN HAZIRLIYOR-

Kimi zaman hareketsiz ve spordan uzak bir yaşam tarzına bağlı olarak şişmanlığın sıkça gözlenmeye başlaması, kimi zaman da medyanın hatalı yönlendirmesi ile daha zayıf görünmek için yapılan hatalı diyetlervirgulll.gif kazanılan yanlış beslenme alışkanlıkları, kahvaltı yapmadan okula gitme, halen büyüme çağında olan bu dönemdeki çocukların sağlığını olumsuz etkilediği belirtiliyor. Okul çağı çocuklarının enerji ve besin ögeleri alımındaki yetersizlikvirgulll.gif büyüme-gelişmelerini ve okul başarılarını olumsuz yönde etkiliyor. Dengesiz beslenme ve yetersiz fiziksel aktivite de bunlara eklendiğinde obezite, kalp damar hastalıkları, kanser ve diabet gibi birçok kronik hastalığa zemin hazırlanıyor.

Fast-foodvirgulll.gif cips, şekerli yiyecek ve içeceklerin tüketiminin hızla artması ve buna televizyon ve bilgisayar başında geçirilen hareketsiz saatlerin eklenmesi ile şişmanlıkvirgulll.gif okul çağı çocuklar için önemli bir sorun haline geliyor.

-BESLENME ÖNERİLERİ İÇİN UZMAN SAÄžLIK PERSONELİNE DANIŞILMALI-

Çocukluk döneminde kazanılan beslenme alışkanlıklarının yetişkin döneme yansıyacağının unutulmaması gerektiği uyarısında bulunan yetkililere göre,, üretken ve başarılı olmalarında sağlıklı beslenmeleri kadar hareketli yaşam tarzı da önem taşıyor.

Çocukluk döneminde düzenli yapılan spor etkinlikleri, sağlıklı fizik yapının gelişmesini sağlarken, ilerleyen dönemde, sağlıklı beslenme ile birlikte birçok kronik hastalığın oluşma riskini de azaltıyor.

Sağlıklı yaşam tarzının benimsenmesinde, yeterli dengeli beslenme ile fiziksel aktivite bir bütün olarak düşünülmesi ve gerektiğinde doğru beslenme önerileri için uzman bir sağlık personeline danışılması öneriliyor.

-KAHVALTIDA HAŞLANMIŞ YUMURTA SIK TÜKETİLMELİ-

Çocukların sağlıklı beslenmesi için dört besin grubunda bulunan besinlerden yeterli miktarlarda ve dengeli şekilde tüketmeleri gerekiyor.

Süt grubunda yer alan süt ve yoğurtvirgulll.gif et grubunda yer alan et, tavuk, kuru baklagiller, sebze ve meyve grubu ve tahıl grubuna giren ekmek, bulgur, makarna, pirinç gibi besinlerin her öğünde yeterli miktarlarda tüketilmesine özen gösterilmesi isteniyor.

Çocukların özellikle kemik ve diş gelişimi için imkanlar dahilinde günde 2-3 su bardağı süt veya yoğurt, 1 kibrit kutusu kadar beyaz peynir tüketmeleri sağlanması ayrıca, hastalıklara karşı daha dirençli olmaları ve sağlıklı büyüme ve gelişmeleri için her gün en az 5 porsiyon taze sebze veya meyve tüketmelerine dikkat edilmesi gerekiyor.

Bütün gece süren açlıktan sonra vücudun ve beynin güne başlamak için enerjiye gereksinim duyduğu için güne kahvaltı ile başlanmasını öneren yetkililer, şöyle devam etti:

''Kahvaltı yapılmadığında, dikkat dağınıklığı, yorgunluk, baş ağrısı ve zihinsel performansta azalma olacağı unutulmamalı. Bu nedenle çocukların her sabah düzenli olarak kahvaltı yapma alışkanlığı kazanmalarına özen gösterilmeli. Kahvaltınınvirgulll.gif peynir, taze meyve veya meyve suları, birkaç dilim ekmekvirgulll.gif 1 bardak sütün yeterli olduğu bilinmeli. Özellikle kaliteli protein, zengin vitamin ve mineral içeriğinden dolayı haşlanmış yumurtanın sık tüketilmeye çalışılmalı.

Gün boyu fiziksel ve zihinsel performansın en üst düzeyde tutulabilmesi için düzenli ara ve ana öğünler tüketilmeli, öğün atlanmamalı. Tüketilecek besinler, 3 ana, 2 ara öğünde alınmalı.''

-SAÄžLIK BAKANLIÄžININ HAZIRLADIÄžI MENÜ MODELLERİ ÖRNEK ALINMALI-

Açıkta satılan besinlervirgulll.gif yeterince güvenilirvirgulll.gif temiz olmadığından ve uygun koşullarda muhafaza edilmediğinden çabuk bozulma riski taşıyabildiğini anlatan yetkililervirgulll.gif bu nedenlevirgulll.gif özellikle okul çevresinde açıkta satılan besinlerinvirgulll.gif kesinlikle satın alınmamasını istendi.

Çocuklarınvirgulll.gif okul kantinlerivirgulll.gif büfe gibi yerlerden satın aldıkları besinlerin seçiminde de dikkatli olması gerektiğini bildiren yetkililervirgulll.gif şunları söyledi:

''Sütvirgulll.gif ayran gibi ambalajlı besinler satın alırken etiket bilgisinde Tarım ve Köyişleri Bakanlığından üretim izninin bulunmasına ve son kullanım tarihinin geçmemiş olmasınavirgulll.gif ambalajsız satılan tostvirgulll.gif simitvirgulll.gif poğaça gibi yiyeceklerin de temiz ve güvenilir şekilde hazırlanmış olmasına dikkat edilmeli. Beslenme çantası ve su mataralarınınvirgulll.gif her gün temizlenmesine özen gösterilmeli. Çocuklarvirgulll.gif tuvalet ve umumi kullanıma açık çeşmelerden su içmemeleri konusunda uyarılmalıvirgulll.gif güvenilir içme suyu tüketmeleri sağlanmalı. Öğle yemeği okulda yeniliyorsa Sağlık Bakanlığının hazırladığı menü modelleri örnek alınmalı.''

-HERHANGİ BİR SPOR DALI İLE İLGİLENMELERİ TEŞVİK EDİLMELİ-

Okulda veya evde dinlenirken ve ders çalışırken açlık hissedildiğinde tüketilen besinlere dikkat edilmesini isteyen yetkililervirgulll.gif örneğinvirgulll.gif şeker ve şekerli besinlervirgulll.gif cips gibi yağlı ve tuzlu besinler veya gazlı içecekler yerine sütvirgulll.gif yoğurtvirgulll.gif sütlü tatlılarvirgulll.gif ekmek arası peynirvirgulll.gif taze sıkılmış meyve suları ile kuru yemişler ve kuru meyveler tercih edilmesini istedi.

Sigarasız bir ortamın sağlanması gerektiğini dile getiren yetkililervirgulll.gif vücudun düzenli çalışmasıvirgulll.gif tüketilen besinlerin vücuda yararlılığının artırılmasıvirgulll.gifvirgulll.gif zihinsel ve duygusal gelişimlerine olumlu katkı sağlamaları açısından fiziksel aktivitenin artırılmasını önerdi.

''Bu nedenlevirgulll.gif uzun süreli televizyon seyretmevirgulll.gif bilgisayar kullanımından kaçınılmalıvirgulll.gif çocukların gerek okul yönetimi ve gerekse ebeveynleri tarafından sevdikleri herhangi bir spor dalı ile ilgilenmeleri teşvik edilmeli'' diyen yetkililervirgulll.gif sağlıklı yaşam için çocuklara el yıkama ve diş fırçalama alışkanlığının kazandırılmasını söyledi.
çocukların beslenme durumları değerlendirilerek yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığının kazandırılmasının yanı sıra çocukların daha sağlıklı yumurta çocukların fiziksel

Bu konuyu yazdır

  Pasif İçicilik ve Çocuk Sağlığı
Yazar: Hasretiim - 03-05-2011, Saat: 08:55 PM - Forum: Anne ve Bebek - Yorum Yok

[SIZE=3]Pasif İçicilik ve Çocuk Sağlığı [/SIZE]



[SIZE=3]Hazırlayan: Dr. Vildan Mevsim [/SIZE]
[SIZE=3]Halk Sağlığı Uzmanı - Bornova Sağlık Grup Başkanlığı[/SIZE]
[SIZE=3]Sigara içen kişi yalnızca kendine zarar vermekle kalmaz içtiği sigaranın dumanından etrafındaki kişiler de zarar görür. Pasif içicilik kendi istemleri dışında kişilerin kapalı alanlarda içilen sigara dumanlarını solumalarıyla ortaya çıkan durumdur. [/SIZE]

[SIZE=3]Sigara dumanı toksik ve kanserojeniktir. insan yaşamının önemli bölümü (0;080) kapalı yerlerde geçmektedir. Kapalı ortamların da en önemli kirleticisi sigara dumanıdır. Sigara dumanı ile kirlenen kapalı ortamları normal havalandırma ya da bina içi hava filtrasyonları ile temizlemek olası değildir. Bu ortamların havalarının temizlenebilmeleri için normal filtrasyonların ventilasyonunu 200 kat daha arttırmak gereklidir. Pasif içicilikle ilgili yapılan birçok çalışmada sigara içilen ortamlarda bulunan kişilerin sigara içmeseler bile sigara içen kişiler kadar etkilendikleri ortaya konmuştur. Kişilerin sigara ile en sık karşılaştıkları kapalı ortamlar ev ve işyerleridir. Kişilerin sigaradan etkilenmeleri; ev ortamlarında ev içinde içilen sigara miktarı ile iş yaşamında ise dumanı ortamda yaşamak zorunda kaldıkları süre ile bağlantılıdır. [/SIZE]
[SIZE=3]Çocuk daha doğmadan önce anne karnında iken sigarayla tanışmaktadır. Çalışmalarda sigaranın anne karnında solunum sisteminin yapısal oluşumunu ve işlevlerini kötü yönde etkilediği gösterilmiştir. Bu etkiler özellikle kız bebeklerde daha fazladır. Bunun nedeni olarak da sigara içen annelerde kan kortizol ve dihidroepiandrosteron düzeylerinin yükseldiği bunun da bebeklerin akciğerlerinin maskulizasyonla karşılaşmalarına neden olduğu buna bağlı olarak da daha dar hava yollarının oluştuğu gösterilmiştir. Anatomik yapı bozukluğunun yanında işlevsel olarak da bozukluklar saptanmıştır. Anne karnında sigara ile karşılaşan çocuklar bu nedenlerden dolayı doğduklarında wheezing ve astım riski ile daha çok karşı karşıyadırlar. Bu çocuklarda yaşamlarının ilk yıllarında bronşiolit ve bronşit gibi hastalıklarla karşılaşmadan bile akciğer işlevlerinde azalmalar saptanmıştır. [/SIZE]
[SIZE=3]Doğumdan sonra öncelikle anne babanın ve belki de evdeki diğer aile büyüklerinin içtikleri sigarının dumanı ile karşılaşır. Büyüdükçe örnek aldığı erişkin davranışlarından edindiği sigara içme alışkanlığı ile yaşamını sürdürür. Çalışmalar her dört çocuktan üçünün evde sigara dumanı ile karşı karşıya kaldığını göstermiştir. Sürekli sigara içilen ortamlarda bulunan çocuklar sigara içmeyi normal davranış olarak gördüklerinden çok erken yaşta sigaraya başlamaktadırlar. Bugün dünyada sigaraya başlama yaşı 10-12'dir. Her gün yaklaşık 5.000 çocuk sigaraya başlamaktadır. [/SIZE]
[SIZE=3]Birçok çalışma pasif içiciliğin özellikle ilk 2 yaşta akut solunum sistemi hastalığı (Iarenjit trakeit bronşit pnömoni) sıklığını arttığını göstermiştir. [/SIZE]
[SIZE=3]Özellikle her iki ebeveynin sigara içicisi olmasının bu riski iki kat arttırdığı saptanmıştır. Sigara maruziyeti 0-11 aylık bebekleri ciddi olarak 1-4 yaş grubu çocukları ise daha az etkilemektedir. [/SIZE]
[SIZE=3]Pasif içiciliğe bağlı pnömoni ve bronşiolit sonucu hastaneye yatma sıklığı da artmıştır. Ayrıca bu hastalıklardan hastaneye yatırılarak tedavi olma gerekliliği 5 yaşa kadar yükselmiştir. İsrail'de 10.672 bebekte yapılan bir çalışmada sigara içmeyen annelerin bebeklerinde oluşan 100 bronşit ve pnömoni olgusunun % 9.5'inin sigara içen annelerin bebeklerinin ise % 13.1 'inin hastaneye yatırılarak tedavi' edildiği saptanmıştır. Annenin içtiği sigara sayısı arttıkça bebeklerin hastaneye başvuru ve yatış sayıları da artmaktadır. Anneleri günde bir paketten fazla sigara içen bebeklerde ise hastaneye yatma oranı % 31.7 olarak bulunmuştur. Bunun yanında aileleri sigara içen çocuklarda günlük aktivitelerinin daha kısıtlandığı ve hastalık nedeniyle daha çok yatak istirahatı yapmak zorunda kaldıkları gösterilmiştir. [/SIZE]
[SIZE=3]Ailesi sigara içen çocuklarda akciğer işlevlerinde geri dönülmez yıkımlar olmaktadır. 7.834 çocuk üzerinde yapılan bir çalışma; annenin artan sigara içiciliğinin çocukların zorlu vital kapasitelerini (FEV1) düşürdüğünü ve süregiden maruziyetin akciğer gelişimini azalttığını göstermiştir. Akciğer gelişiminin azalmasının ileri yaşamda bu kişilerin obstrüktif akciğer hastalığına yakalanmaları için temel hazırlayıcı olduğu belirtilmektedir. Bu çocukların ana babalarından örnek alarak ileri yaşamlarında birer sigara içicisi olacakları da göz önünde bulundurulduğunda obstrüktif akciğer hastalığı konusundaki risk daha da artmaktadır. Çocuklarda görülen kronik wheezing öksürük ve balgam gibi belirtiler ailenin sigara içmesi durumunda evde sigara içen kişi sayısına bağlı olarak % 30 ile % 80 artmaktadır. [/SIZE]
[SIZE=3]Pasif içici olan çocuklarda özellikle effüzyonlu orta kulak enfeksiyonlarında artış saptanmıştır. Deneysel çalışmalar duman maruziyetinin solunum sisteminde yer alan goblet hücrelerinde hiperplaziye ve mukus sekresyon artışına neden olduğunu göstermektedir. Özellikle üst solunum yolu enfeksiyonu geçirildiği dönemde sigara dumanının östaki borusunda işlevsel obstrüksiyonun oluşmasını kolaylaştırması çocuklarda effüzyonlu otitis mediaya neden olmaktadır. Bazı hayvan deneylerinde kısa süreli sigara dumanı maruziyeti sonucunda siliostasis ve mukosilier aktivitede azalma olmuştur. Sigara dumanının silier işlevleri bozması ile orta kulak enfeksiyonlarının oluştuğu savunulmaktadır. [/SIZE]
[SIZE=3]Orta kulak enfeksiyonlarının oluşmasında sigara dumanının etkisini açıklayan bir diğer mekanizma ise viral enfeksiyonların sigara dumanı ile birlikte solunum sisteminin fagositik anti bakteriyel özelliğini yitirmesine neden olduğu biçimindedir. [/SIZE]
[SIZE=3]Sık geçirilen effüzyonlu orta kulak enfeksiyonlarının sağırlık gibi bir komplikasyonunun olması özellikle 0-4 yaş grubu çocukları sigara dumanından korumanın ne kadar önemli olduğunu ortaya koyar. Orta kulak enfeksiyonları sık karşılaşılan bir hastalık olmasına karşın sigara dumanına maruz kalmanın engellenmesiyle otit görülme sıklığının azaltılabilir olması önemli bir başarıdır. Ailelerin sigara içme durumları ile çocuklarda görülen kanserler arasında bağlantı olduğuna ilişkin kesin kanıtlar olmamakla birlikte bazı çalışmalar anne ve babanın sigara içmesinin özellikle annenin gebelik döneminde sigara içmesinin çocukta beyin tümörleri ve rabdomyosarkom görülme riskini arttırdığını çocuklukta sigara dumanı maruzuyetinin lösemi riskinin artmasına neden olduğunu göstermektedir. [/SIZE]
[SIZE=3]Dünya Sağlık Örgütü sigara içen bir kişinin kendi sağlığı için yapabileceği en önemli girişimin sigarayı bırakmak olduğunu duyurmuştur. Sağlıklı kuşaklar yetiştirebilmek ve çocuklarımızı koruyabilmek için sigarayı bırakma ve sigara içen kişileri de bırakmaya teşvik etmeliyiz.[/SIZE]

Bu konuyu yazdır

  Her üç çocuktan birinde görme bozukluğu var
Yazar: Hasretiim - 03-05-2011, Saat: 08:54 PM - Forum: Anne ve Bebek - Yorum Yok

her-uc-cocuktan-birinde-gorme-bozuklugu-var-832919.Jpeg

Dünyagöz Hastanesi doktorlarından Elvan Yalçınvirgulll.gif Türkiye’de her üç çocuktan birinde görme bozukluğuna - kırma kusuru - rastlanabildiğini belirterekvirgulll.gif bu durumun çocukların derslerdeki başarı durumunu negatif etkilediğini söyledi.

Göz bozukluğunun hafife alınmaması gerektiğini ifade eden Dr. Elvan Yalçınvirgulll.gifvirgulll.gif okurken satır atlamasıvirgulll.gif cümleleri eliyle takip etmesivirgulll.gif bir gözünü baş hareketiyle daha önde tutarak kitaba bakmasıvirgulll.gif tahtaya gözlerini kısarak bakmasıvirgulll.gif televizyonu yakından seyretmesivirgulll.gif gözlerde sulanma ve dolayısıyla ¤¤¤¤lerini yaparken zorlanmasıvirgulll.gif ¤¤¤¤lerini yaparken çabuk yorulmasıvirgulll.gif baş ağrısıvirgulll.gif göz ağrısıvirgulll.gifvirgulll.gif okulların açılışı öncesinde bir hekime başvurmalarını tavsiye eden Yalçınvirgulll.gif erken konulan teşhis ile geçici gözlük kullanımı yoluyla sürecin kolayca atlatılabildiğinivirgulll.gif okul başarısının da belirgin şekilde arttığını vurguladı.

Çocuklardaki görme bozukluğu (kırma kusuru) sorunlarının tembelliği tetiklediğini de anlatan Yalçınvirgulll.gif sözlerini şu şekilde tamamladı: “Türkiye’de her üç çocuktan birinde göz bozukluğu görülebiliyor. Bu görme bozukluğunun farkında olmayan ailelervirgulll.gif çocuklarının derslerindeki düşük başarı seviyelerinivirgulll.gifvirgulll.gif iyi göremediği için derslerinde geri kalabiliyor. Göz bozukluğunda önlem alınmadığındavirgulll.gif gözde tembellik başlıyor ve bu durum ilerleyen yıllarda çocuğun görme kalitesini daha ciddi oranda etkiliyor. İş işten geçmeden aileler bu konuya duyarlı davranmalı.” hastalığın belirtilerinin; çocuğun tahtayı yeterince iyi görememesi uzun süre konsantre olamama gibi şikayetlerle ortaya çıktığını bildirdi. Bu belirtilerin okul başarısını birebir olumsuz etkileyeceğinden çocuklarında bu tür şikâyetler gözlemleyen ebeveynlerin öğrenme yeteneklerinin düşüklüğü olarak nitelendirebiliyor. Oysa çocuğun öğrenme kabiliyetinde bir eksiklik yok

Bu konuyu yazdır

  Erken tuvalet eğitimi kabızlık yapıyor
Yazar: Hasretiim - 03-05-2011, Saat: 08:52 PM - Forum: Anne ve Bebek - Yorum Yok

Erken tuvalet eğitimi kabızlık yapıyor


Çocuklarda sık görülen bir rahatsızlık...


Kabızlık sorunu çocuklarda gittikçe daha sık görülmeye başlayan bir rahatsızlık. Çocuğun günlük yaşantısını başta ciddi bir şekilde etkilememesine rağmen; ilerleyen süreçte kendini rahatsız hissetmesine ve bunu dışa vurmasına sebep oluyor.


Bu dönemde anne ve babanın kabız olan çocuğa yaklaşımı ise çok önemli. Doğru bilgi birikimine sahip olan aileler çocuğun sağlığı açısından daha dikkatli adımlar atabiliyorlar.


Uz. Dr. Özlen Kaya Çardak ebeveynlere kabızlık konusunda daha iyi bir gözlemci olmalarını tavsiye ederek �çocuklarda kabızlık ve tedavisi� hakkında bilgi verdi.


Her çocuğun tuvalete gitme sıklığı farklıdır


Kabızlık sindirim sisteminin yavaşlamasına bağlı olarak dışkılamanın azalması ve ağrılı bir şekle dönüşmesi olarak tanımlanabilir. Dışkı sayısı her yaştaki çocuğa göre farklılık gösterdiği için kabızlığı tarif ederken günlük dışkılama sayısı olarak kesin bir sayı vermek doğru değildir. Bir çocuk için normal kabul edilen diğer çocuk için normal olmayabilir. Örneğin; 2 yaşındaki bir çocuk 2 günde bir ama yumuşak dışkı yapıyorsa bu durum normaldir. Aynı yaştaki bir diğer çocuk her gün 1 kez yapıyor; ama dışkı sert ve ağrılı ise bu kabızlık olarak kabul edilir. Bağırsak alışkanlığı normal dediğimiz bir çocukta dışkı sayısı kaç günde bir olursa olsun o esnada ağrı duyulmaması gerekir. Bebekler 1-2 aylıkken günde 5-6 kez dışkı yapabilirken 1 yaş sonrası bu sayı günde 1-2 olabilir. Daha büyük çocuklarda 2 günde bir kez dışkılama bile normal kabul edilebilir.


Mama ile beslenen bebeklerde kabızlık riski daha fazladır


Anne sütü ile beslenen yenidoğan bebeklerde kabızlık çok nadir görülür; ancak mama ile beslenen bebeklerde kabızlık riski daha fazladır. Eğer anne sütü alan bir bebekte kabızlık gözleniyorsa; annenin diyetini düzenlenmesi ve yine annenin kabızlık yapıcı besinlerden (patatespilav makarna muz gibi) uzak durması gibi küçük önlemler alınabilir. Küçük bebeklerde kabızlık olmaksızın aşırı ıkınma ve bu esnada kızarma olabilir. Bebeklerin kaka yaparken yüzünün kızarması ve ıkınmasını anneler yanlışlıkla kabızlık olarak yorumlayabilirler. Bu durumda eğer; bebeğinizin yaptığı dışkı kıvamı yumuşaksa ve en az günde 1 kez dışkılıyorsa bu durum normal kabul edilebilir.


Bebeğim neden kabız oldu?


Kabızlık bir hastalık değil belirtidir. Birçok hastalık ilaç ya da bazı durumlar kabızlığa sebep olur. Kabızlığın en sık görülen nedeni düzensiz beslenme alışkanlıkları sonucu gelişen kabızlık ve çözüm olarak da kabızlık ilaçlarının uygunsuz kullanılmasıdır. Bunun için öncelikle kabızlığın sebebinin bulunması tedavinin başarısı açısından önemlidir. Kabızlığın nedenlerini şöyle sıralayabiliriz:


Psikososyal Nedenler (Fonksiyonel- İdiopatik Kabızlık): Dışkılama esnasında duyulan ağrıya bağlı istemli olarak dışkı tutma ve bunu alışkanlık haline getirmek.


Beslenme Hataları: Yetersiz beslenme günde 500 ml�den fazla inek sütü tüketme sebze ve meyve gibi lifli gıdalardan yeteri kadar tüketmeme ek besinlere geçişte yapılan hatalar.


Sindirim sisteminin yapısal sorunları: Makatta yırtık (anal fissür) apse anüsün doğuştan öne doğru yerleşimli olması vb...


İlaç Etkileri: Antidepresan ilaçlar anti kolinerjik ilaçların kullanımı.


Endokrin sorunlar: Hipotiroid (Tiroid hormonunun yetersiz oluşu) ve hipokalsemi gibi hormonlarla ilgili problemlerdir.


Çocuğunuzu �Tuvalete gitmezsem ağrım da olmaz� düşüncesinden vazgeçirin

Kabızlığa ilişkin tüm bu nedenler arasında en sık fonksiyonel kabızlığa rastlanır. Bu tip kabızlık aslında altta yatan hiçbir tıbbi problem olmadan kabız olan çocuklarda değişik psikososyal nedenlere bağlı gelişir. Bebeklerin 3-4 aylık olmasıyla normal olarak dışkı sayıları azalır. Bu dönemde eskiye göre sertleşen dışkı kalın bağırsağın son kısmında zorlanmalara ve küçük çatlaklara neden olur. Bebek dışkılama esnasında ağrı duyar ve bu ağrı nedeniyle dışkılama hissi olduğunda otomatik olarak makat kaslarını kasar ve ağrı hissini en aza indirmeye çalışır. Tutulan dışkı giderek daha çok sertleşir ve bir �kısır döngü� ortaya çıkar. Çocukta �tuvaletimi yapmazsam ağrım da olmayacak� düşüncesi yerleşeceğinden bu şekilde dışkısını 8-10 gün tutan çocuklar da olabilir.

Tuvalet eğitimini erken başlatmak kabızlığa yol açabilir


Tuvalet eğitimi verilmeye başlandığı 2 yaş döneminde kabızlık sık görülür. Bu dönemde çocuklar hiçbir zaman zorlanmamalıdır. Bezi yeni çıkan bir çocuk istemli olarak dışkısını gereğinden uzun tutabilir ve bu durum dışkının sertleşmesine ve ağrılı dışkı yapmasına neden olabilir. Ağrı ve korku kısır döngüsü bir kez başladığında bu durumu normale çevirmek için çocuğa ağrıyı unutturmak gereklidir. Tuvalet eğitimi esnasında çocuğa dışkısıyla ilgili olumsuz yorumlarda bulunmak doğru değildir. Dışkısı 2 yaşındaki bir çocuk için çok değerlidir; çünkü onu vücudunun bir parçası gibi algılar. Dışkısını tuvalete yapınca sanki parmağı kopmuş gibi hissedebilir; bu nedenle bezi çıkartılınca kabız olan çocuk tekrar bezine kavuşursa normal dışkı düzenine dönebilir. Tuvalet eğitimi zamanından erken başlanırsa bu tip sorunlar daha sık görülür. Tuvalet eğitimi için normal olan 24. aydır. 3 ay öncesi veya 3 ay sonrası da normal sınırlarda kabul edilir. Her çocuk için farklı olan bu eğitim dönemi; eğer çocuk hazırsa 10-15 gün içinde tuvalet eğitimi tamamlanır. Tuvalet eğitiminden 15 gün içinde yanıt alınamıyorsa çocuk zorlanmamalı konu kapatılmalı en az 1 ay yanında bu konuda konuşulmamalıdır. Anaokuluna ve ya ilkokula yeni başlayan çocuklarda da ev dışı bir tuvalete gitmeyi reddettikleri için kabızlık gelişebilir. Öğretmenlerin bu konuda çocukları sık sık teşvik etmeleri önemlidir.


Belirli bir noktadan sonra diyet ile çözüm yetersiz kalır


Tekrarlayan dışkı tutulmaları sonucu makatta içten genişlemeler olur ve dışkının çapı hacmi büyür. Erken dönemde çapı büyük olmasına rağmen kendiliğinden çıkartılabilen dışkı; kronik dönemde artık taşlaşarak makatta büyük bir tıkaç oluşturur ve tedavisiz düzelmez. Makatta duyarlılık kaybı oluşunca giderek normal dışkılama alışkanlığı tamamen kaybolur. Beslenmede hiçbir yanlış yapılmasa bile bu noktadan sonra diyetle sorunu çözmek imkânsız hale gelir. Bazı çocuklarda bu makattaki taşlaşmış dışkı boşaltılmadığı için yeni gelen dışkı istemsiz bir şekilde altına kaçırma şeklinde dışarı çıkar. Büyük çocuklarda bu şekilde dışkı kaçırmalar ciddi psikolojik travmalar yaratabilir. Çocuklarda tuvalet eğitiminde yapılan hatalar verilen cezalar kültürel ve sosyal faktörler bu tip kabızlığın oluşmasına zemin hazırlayabilir. Bu tip fonksiyonel kabızlığı olan çocukların anne veya babasında da benzer sorunlar olabilir kabızlıkta genetik yatkınlık söz konusudur.


Aşırı inek sütü tüketimi beraberinde kabızlığı getirebilir


Kronik kabızlığı olan çocuklarda ise iştah genellikle azdır; karın ağrıları görülebilir. Sindirim sistemi yavaşladığı için mide boşalma süresi gecikmiştir ve tekrarlayan kusmalar devamında olabilir. Kabızlık çok uzun sürdüğünde ise idrar yolu enfeksiyonlarına risk yaratan bir durum ile karşı karşıya kalınabilir. Ek gıdaya yeni başlama dönemleri veya anne sütünün kesilme dönemleri de kabızlık gelişimi için risklidir. 1 yaşından sonra inek sütünün başlandığı dönemde çok miktarda inek sütü tüketilirse kabızlık oluşabilir. Günlük 500 ml�den fazla inek sütü kullanmak doğru değildir.



Bu önerileri dikkate alın!


Bağırsak hareketlerinin yeniden düzenlenerek bağırsağın boşaltım görevini daha sağlıklı yerine getirmesi ve çocuğunuzun eski sağlık ve neşesine tekrar kavuşması için kabızlık sürecinde ait tedavi adımlarını söyle sıralayabiliriz.


Kronik kabızlığı olan çocuklarda öncelikle sertleşmiş dışkı içeren kalın bağırsakların boşaltılması gerekir. Bu amaçla fitil veya lavmanlar kullanılır. Sadece makat bölgesine lokal etki gösteren bu ilaçların sistemik yan etkileri yoktur. Hekim önerisiyle rahatlıkla kullanılabilir.


Kalın bağırsaklar boşaltıldıktan sonra normal kıvamda dışkının sağlanabilmesi için ağızdan laksatif şuruplar (dışkı yumuşatıcı ilaçlar şurup) verilmelidir. Her gün ve yumuşak kıvamda dışkı sağlayabilmek için bu tip ilaçların kullanımı gereklidir; çünkü kronik kabızlıkta gelinen noktada diyetle sorunu çözmek imkânsızdır. Burada en önemli nokta çocuktaki acıyı ve korkuyu unutturana kadar tedavinin sürdürülmesidir. Dışkı yumuşatıcı şuruplar alışkanlık yapmaz ya da etkisi zamanla azalmaz. Şu ana kadarki tıbbi verilere bakıldığında bu şurupların uzun süreli kullanımlar da bile belirgin ve şiddetli yan etkileri olduğu görülmemiştir.


Küçük çocukların yaşadıkları acıyı unutabilmeleri uzun zaman alabilir. Tedaviyi 6 aydan önce kesmemek bazı vakalarda 12 aya kadar uzatmak gerekebilir. 5 yaşından büyük çocuklarda 2-3 aylık tedaviler yeterli olabilir.

Dışkılama esnasında ağrıyı ortadan kaldıracak bölgesel etkili olan ağrı kesiciler ve oturma banyoları da geçici bir rahatlık sağlar; ama ağrıyı yok edecek en önemli şey dışkının yumuşak kıvamda olmasıdır. Bu kıvamı sağlayacak en etkili ilaçlar dışkı yumuşatıcı şuruplardır.

Kabızlık tedavisinde psikolojik yaklaşım önemlidir. Lavmanlar ve ilaç uygulamaları için mutlaka çocukla işbirliği kurulmalı asla zor kullanılmamalıdır. Zorla uygulanan lavman ve benzeri ilaçlar çocuktaki korkuyu arttırarak kabızlığın daha da kötüye gitmesine neden olabilir.

Tuvalet eğitimi kazanmış çocukları günde 2 kez sabah ve akşam yemekleri sonrasında 10- 15 dakika tuvalete oturtmak mide bağırsak refleksinden(gastrokolik refleks) yararlanılacağı için faydalıdır. Mide bağırsak refleksi mideye herhangi bir gıda gittikten sonra tüm sindirim sisteminin çalışmasıdır. Çoğu insan bu refleks sayesinde yemek sonraları rahatlıkla tuvaletini yapabilir. Yemekten sonra tuvalete gitme alışkanlığını kabız çocuklara öğretebilirsek tedavide önemli bir aşama geçilmiş olur.

Kabızlığın önüne geçebilmek için gerekli besinler


Bağırsak hareketlerinin yeniden düzenlenmesi için çocukların patates muz pilav makarna beyaz ekmek inek sütü çay gibi besinleri az tüketmesi gerekmektedir. Kabız olan çocukların bu süreç içinde bol sıvı alıp tüm lifli sebze ve meyveleri(kayısı armut incir kabak brokoli vb.) zeytinyağını tam tahıllı veya kepekli ekmekleri mısır ve mısır unu içeren besinleri tüketmesi de sindirim sisteminin düzelmesinegörevini eskisi gibi yerine getirmesine yardımcı olacaktır.

Bu konuyu yazdır

  Okul Zamanı Uyku Düzeni Nasıl Olmalı?
Yazar: Hasretiim - 03-05-2011, Saat: 08:51 PM - Forum: Anne ve Bebek - Yorum Yok

Okul Zamanı Uyku Düzeni Nasıl Olmalı?

Uykuları yetersiz olan çocukların okuma yazma ve matematik problemleri çözme becerilerinin bozulduğunu ve sağlıklı uyuyanlara göre bu öğrencilerin daha düşük notlar aldığını açıkça gösteren araştırmalar bulunuyor.

Uyku vücudumuzun değil beynimizin �dinlenmesi� için şarttır. Aslında beyin uyku sırasında dinlenmez dışarıdan değil vücuttan ve kendi içinden kaynaklanan verileri işleyerek uyanıkken olduğu kadar çok çalışır bünyenin en verimli şekilde iş görmesine hazırlar.

Erişkinlerin tam dinlenebilmesi için gerekli olan uyku süresi genetik farklılıklar ve alışkanlıklara bağlı farklılıklar gösterebilirse de uzmanlar ilkokul öncesi küçük çocukların 11�13 saat ilk ve orta öğrenimdeki çocukların 10�11 saat uyumaları gerektiğini saptamışlar.

Sağlıklı Bir Uyku İçin Dikkat Edilmesi Gereken Genel Kurallar

� Çocuğunuzu her sabah aynı saatte uyandırarak biyolojik saatini koşullandırın.

� Öğleden sonra okul sonrası şekerleme yapmasını sağlayın ancak yarım saati aşmalarına engel olun.

� Öğleden sonraları sodalı içecekler kullanmalarını önleyin.

� Yatağa aç gitmelerine izin vermeyin ama akşam yemeklerini hafif yemelerine çok su içmemelerine özen gösterin.

� Spor faaliyetlerini yatmadan en az 5 saat önce yapmış olmalarına dikkat edin.

� Yatak odalarının sessiz loş yaklaşık 23�24 ısıda derece olmasına özen gösterin.

� Yatmadan önce yoğun video oyunları korku filmleri izlemelerini önleyin.

� Dertleri sorunları endişelerini konuşun ve sıkıntılarını yatağa taşımamalarına yardımcı olun.

� 20 dakikada uyuyamazlarsa başka bir odaya geçirin uykusu gelince yatağına dönmesine yardımcı olun.

� Okul dışı aktiviteler zamanını alıyorsa azaltmayı düşünün ders için gece geç saatlere kadar çalışmanın kalıcı yararı olmadığını unutmayın.

� Uyku sorunları bir iki haftayı geçemezse bunları gözlemleyin not edin doktorunuza veya bir uyku uzmanına danışın.

Ergenlik yaşındaki gençlerin çoğunun özel telefon konuşmalarını gecenin geç saatlerine kaydırdıklarına saat 02-03�e kadar yoğun telefon trafiği yaşadıklarına sıklıkla rastlanıyor. Bu konuşmalar sadece uyku saatinden çalmamakta içeriklerinin anlamı ve önemine bağlı olarak uyuduktan sonra da uykunun kalitesini etkileyebilmektedir.

Ebeveynlerin uyku saatleri konusunda tatlı-sert bir disiplin içinde olmaları sınırları belirlemeleri ve ödünsüz uygulamaları gerekiyor. Ailedeki diğer erişkinlerin de bu konuda uyum içinde davranmaları şart. Unutmayın küçük çocuklarınız sizin arkadaşlığınıza değil onlara güven ve huzur verici dengeli bir disiplin uygulamanıza muhtaçlar.

Bu konuyu yazdır

  Çocuklarda Saç Dökülmesi Neden Olur?
Yazar: Hasretiim - 03-05-2011, Saat: 08:50 PM - Forum: Anne ve Bebek - Yorum Yok

Saçlar insanların her açıdan dış görünümünü etkileyen gerektiğinde psikolojik baskı oluşturan bir parçamızdır. Çocuklarda konjenital saç hastalıkları oluşur. Bu durum genetiktir. Peki saç dökülmesine karşı ne yapmak lazım?

Lokal ya da yaygın saç dökülmelerine Alopesi adı verilir. Kızlarda ve erkeklerde eşit görülür ve genellikle çocukluk ve ergenlik yaşlarında görülür. Çocuklarda başlangıç yaşı genellikle 5 yaşın altındadır.


Saç Dökülme Tipleri


- Yaşamın başlarında büyümekte olan saçlar aynı anda dinlenme evresine geçer. Dökülmeden ziyade saçlarda seyrelme vardır. Ara sıra ateşli hastalık sonraları da benzer tablo oluşabilir.


- Saç fırçası toka saç bandı saçı fönleme gibi travmatik nedenlerle saç diplerinde follikül iltihabı oluşması sonucu saç dökülür. Geri dönüşümlüdür.


- Çeşitli ilaçlar (kemoterapi) ve radyasyon nedeniyle saç dökülmesi olabilir. Bu durum ortadan kalkınca saçlar tekrar geri gelir.


- Saç çekme yolma sonucu genellikle baş arkası yanları ve şakaklarda döküntüler görülebilir. Bu tip durumlarda kalıcı hasar olabileceği için çocuğa psikolojik destek gerekebilir.


- Başta lokal saç dökülmesi tüm başta saç dökülmesi veya baş ve vücut kılları kaybı bir arada olabilir. Bunlarda zemindeki saçlı deri normal görünümlü olup plağın etrafındaki kıllar kolayca çekilebilir. Bu kılların köklerindeki saç bulgusu ünlem işareti şeklinde belirgin olarak gözlenir. Down sendromlu çocuklarda sık görülür. Ayrıca stres ve psikolojik sorunlar saç dökülmesini tetikler.


Saç Dökülmesini Nasıl Önleriz?


Çocuğunuzun saçı dökülüyorsa saç derisine zaman zaman ılık badem yağı masajı yapın. Dengesiz beslenme saç dökülmesinin önemli bir sebebi olduğu için demir ve çinkodan zengin beslenme uygulayın. (et pekmez baklagiller yumurta sarısı kuru meyveler yeşil yapraklı sebzeler gibi) Ayrıca kalsiyum demir emilimini azalttığı için demir içeren besinlerle birlikte aynı öğünde süt ve yoğurt vermeyin.


Saç Dökülmesini Azaltmak İçin Formül


10 adet ceviz içi 15 adet fındık içini 1 su bardağı zeytinyağında 15 saat kaynatın. 2 saat demlenmesini bekleyin ve süzün. Elde edilen karışımı çocuğunuzun saç diplerine pamukla masaj yaparak sürün. 2 saat sonra saçlarını yıkayın. Bunu sabah akşam veya günde 1 defa uygulayın.

Bu konuyu yazdır

  Diş Çürükleri Hangi Hastalıklara Yol Açar?
Yazar: Hasretiim - 03-05-2011, Saat: 08:49 PM - Forum: Anne ve Bebek - Yorum Yok

Diş Çürükleri Hangi Hastalıklara Yol Açar?

Çocukluk döneminde süt dişlerinde oluşan çürükler ileride diş çarpıklığı çene gelişimindeki bozukluk ve zamanla romatizmadan kalp hastalıklarına kadar ciddi sağlık problemlerine yol açabiliyor. Bu yüzden uzmanlar aileleri uyarıyor!

Çocukların diş sağlığı konusunda ailelere büyük iş düşüyor. Süt dişlerinin birinci görevi çocuğun düzgün beslenmesini sağlamak ve çocukların düzgün konuşmasına yardımcı olmaktır. Çocuklarda süt dişlerinin sadece geçici dişlerden ibaret olmadığını ve süt dişlerinin kapladıkları alanın kendilerinin yerine gelecek olan kalıcı diş için korumakta ve ona rehberlik yapmakta olduğunun altı çiziliyor. Süt dişleri normal dişlere oranla daha çok organik madde içerir ve bu nedenle çürümeye daha yatkın olurlar.

Çocuklar da diş çürükleri hemen fark edilemez ancak ağrılar başlayınca anlaşılır. Tedavi edilmeyen süt dişi çürükleri ağrı kötü koku çiğneme zorluğu ve çirkin bir görüntüye yol açar. Bu dönemde tedavi edilmeyen diş bozuklukları ileride diş çarpıklığı çene gelişimindeki bozukluk ve romatizma ve kalp hastalıklarına kadar bir sürü hastalığa neden olabilir. Bu yüzden ailelere büyük iş düşer. Çocuklarının diş fırçası kullanımına arka dişlerin tamamı çıktıktan sonra yani ortalama 2.5 3 yaşında başlamalarına yardımcı olmalılar. Unutmamak gerekir ki sabah kahvaltısı ve gece yatmadan önce çocuklara diş fırçalama alışkanlığı kazandırmak ileride yakalanabilecek kötü hastalıklara karşı korunmalarında etkili rol oynar.

Bu konuyu yazdır

  Karnı Ağrıyan Cocuğa Nasıl Yaklasmalı?
Yazar: Hasretiim - 03-05-2011, Saat: 08:49 PM - Forum: Anne ve Bebek - Yorum Yok

Karın ağrısı çocuklarda en sık görülen anne babayı endişelendiren yakınmalardan biridir. Genellikle masum nedenlere bağlıysa da bazen de zaman kaybetmeden müdahale edilmesi gereken ciddi hastalıklarla ortaya çıkabilir.

� Kendini iyi hissettiği pozisyonda yatıp dinlenmesine izin verin.


� Yedirmeye çalışmayın. Eğer alabiliyorsa az az sıvı almasını sağlayın.


� Doktorunuza danışmadan herhangi bir ilaç vermeyin.


� Doktora gitmeden karın ağrısıyla birlikte olan bulguları ( ishal kabızlık ateş gibi) ağrının yerini azaltan veya arttıran faktörleri not ederseniz tanı konmasına yardımcı olacağınızı unutmayın.


� Fonksiyonel karın ağrısında da çocuğun rol yapmadığını gerçekten ağrı hissettiğini bilin ve onu suçlamayın.


Doktora Ne Zaman Gitmeliyiz?


� Eğer karın ağrısı 12-24 saatte geçmiyorsa veya sık sık tekrarlıyorsa


� Karın ağrısı göbek çevresi dışında başka bir bölgedeyse ( Özellikle karnın sağ alt tarafında olan karın ağrılarında apandisit olasılığını göz ardı etmemek gerekir !)


� Çocuğun genel durumu kötü görünüyorsa ( Anne baba kendi hislerine güvenip hareket etmeliler kimse çocuğunuzu sizin kadar iyi tanıyamaz )


� Uzamış kusma varsa ( 12-24 saati geçen kusmalar )


� Sarı- yeşil safralı kusmalar varsa


� Kanlı kusma varsa


� Kanlı ishal varsa


� İdrar yapmada ağrı sık idrara çıkma varsa çocuk doktoruna başvurmalısınız.

Bu konuyu yazdır

  Kpss nedir?
Yazar: history - 03-05-2011, Saat: 06:50 PM - Forum: Sözlük - Yorumlar (3)

KPSS NEDİR?

Kısa adı KPSS olan Kamu Personeli Seçme Sınavı kamudaki personel ihtiyacını karşılamak amacıyla yapılan sınavdır.

KPSS-A
KPSS-B
KPSS-ÖÄžRETMENLİK ,,diye adlandırılan türleri vardır.


Bu konuyu yazdır

  Hayallerim Sana Emanet . . .
Yazar: Hasretiim - 03-05-2011, Saat: 05:27 PM - Forum: Aşk (Genel) - Yorum Yok

Ey gözü yaşlıvirgs.gif gönlü yaslı KADIN… Yakıştırma yaşları gözlerine… Son kırıntısına kadar süpür benden kalan ne varsa haykır atma içine her şeyi söndür o sigarayı artık... Sevinçleri giydiremesem de üzerinevirgs.gif soyun hüzünlerini… Anlayamadığın küskün endişeleri at içinden…

Yine de sevdiğim de bana… Ağlat beni yüreğinle… Öldür gözlerinde her neysem… Zindanlara at… Bırak hastalıklı sevdaları rüzgarımavirgs.gif hummalı gecelerin kabuslarında adımı unut… Çılgınca bir öfkeye tutul… Yıldırım hızı ile koşarken senden uzak yollaravirgs.gif hasreti öğren… Bitkinliğini unut… Gecenin karanlığında yüzümü geçir her yıldızdan… Acılarımı içtikçe sarhoş ol… Bambaşka biri ol o vakit… Kendinden geç… Emin olunca gittiğimdenvirgs.gif hayatından vazgeç gözlerim için… Bu senden istediğim son şey olacakvirgs.gif unutma!

Hayır… Hayır… Her şeye inatvirgs.gif hiç aralıksız sev beni asırlarca…

Kıyamam sana iki gözüm… Yüzünü çevir banavirgs.gif güneşin ben olayım… Yüreğinin sesini dinle… Hayallerim sana emanet… İnkar et yokluğumu… Çare yokvirgs.gif kaçış yolu yok gönlünün deli eşkıyasıyım ben… Kirpiklerini arala firarımavirgs.gif kahve gözlerinin sislerinde hayallerimi yaşat… Yok oluş zehrimevirgs.gif panzehir olsun büyülü sözlerin… Yoktan var et benivirgs.gif kendine bağışla günahlarımıvirgs.gif sevaplarımıvirgs.gif yarınlarımı… Hiçliğin sancısında gecelerine doğmalıyım… Ertelenmiş düşlerini yaz özlemlerime…

Sevmek suçuyla tutuklu kalayım cümlelerinde… Tükenişlerim damarlarında dolaşma sebebim olsun… Kör olası kalbim dursa da zamansızvirgs.gif gözlerinin değdiği her yerde yaşat beni… Her gece üzerine yıkılsa da yıldızlarvirgs.gif karanlıkların beşiğinde uyut yokluğumun sancılarınıvirgs.gif akıt yıldızları hüzün gözlerinden… Dökülen düş yapraklarına varlığımı ekle inadına…

Karanlıkları delen bir ıslık olsun şarkımız dudaklarında… Uzayan yaralı gecelerin sabahında güneşsiz kalsan da kapatma gözlerinivirgs.gif umutla ufka bak… Adressiz mektuplar yazvirgs.gif yüreğinle mühürlevirgs.gif savur zamana… Kimsesiz kız çocuklarının ilk gülümseyişi olsun dudaklarındavirgs.gif kucakla onlarıvirgs.gif yüreğine sar ben gibi… Uçuşan saçlarını parmaklarınla tara…O masum kız çocuğu gülüşlerine değdir dudaklarını… Değdir de gönlümü sevindir…

Şimdi susmak yok bitimsiz özlemlere… Karanlıklara boyun eğmek yok kesinlikle… Yokluğumla vurulup yere düşsen devirgs.gif yaşam sürüyor sevgili…
Hayallerim emanetindirvirgs.gif çıplak ayaklarımla yüreğinin sahillerinde yaşat beni…
şiirlerinle hayat bulayım ey sevgili sana sesleniyorum!
Nerdesin?
Sana bir şiir yazmak isterimvirgs.gif dinler misin benivirgs.gif sesime kulak verir misin?
Tamam o zaman dinle...
Seni yazmak istiyorum bu şiire ey sevgili
Kahve rengi gözlerinivirgs.gifsevginivirgs.gif
Seni anlatmak istiyorum beceremiyorum
Bu sefer aşkımdan bahsedeyim sana ey sevgili
Olmuyor olmuyor anlatamıyorum
Cümleler bile yanaşmıyor seni anlatmaya
Bir ses ver yardım et seninle başlayan
Bu şiiri seninle bitireyim ey sevgili…

Bu konuyu yazdır

  Tarih: 05-03-2026, 05:53 AM