| Hoşgeldin, Ziyaretçi |
Sitemizden yararlanabilmek için Kayıt olmalısınız.
|
| Kimler Çevrimiçi |
Toplam: 202 kullanıcı aktif » 0 Kayıtlı » 198 Ziyaretçi Baidu, Bing, GoogleBot, Yandex
|
|
|
| İkizler 25.03.2011 |
|
Yazar: sıla - 03-25-2011, Saat: 10:48 AM - Forum: İkizler
- Yorum Yok
|
 |
Bir gönül ilişkisinde hayaller içinde yaşıyorsunuz, rüyadan hala uyanamadınız. Olmayacak duygularınızın yerine mantığınızı kullansanız sonuçtan hem siz, hem de yakınlarınız mutlu olacak. Yalnızsanız mükemmeli aramaktan artık vazgeçin. Birlikte çalıştığınız kişilerle birtakım problemler yaşayabilirsiniz. O yüzden biraz yalnız çalışmaya gayret edin, ikili diyaloglardan kaçının. Sonradan sıkıntı çekmemek için para konusunda tutumlu olmalısınız. Beslenme alışkanlığınız kilo almanıza sebep oluyor.
|
|
|
| Boğa 25.03.2011 |
|
Yazar: sıla - 03-25-2011, Saat: 10:47 AM - Forum: Boğa
- Yorum Yok
|
 |
Bugün en önemli arzularınızın kolaylıkla yerine geldiğini göreceksiniz. Bu şans aşkta da olabilir, parada da! Eğer bu dönemde sevgilinizle birbirinizi desteklerseniz, ilişkinizde büyük ilerlemeler olacak. İşinizdeki bazı sorumlulukları üzerinizden atmak, temponuzu biraz da olsa yavaşlatmak zorundasınız. Beklemediğiniz bir harcama yapabilirsiniz. Bu harcama bütçenizle ilgili planlarınızı alt üst edebilir. Uzun zamadır devam eden sağlık probleminize de artık bir çözüm bulmalısınız.
|
|
|
| Koç 25.03.2011 |
|
Yazar: sıla - 03-25-2011, Saat: 10:46 AM - Forum: Koç
- Yorum Yok
|
 |
Özel hayatınızda sizi huzursuz eden bir durum yok. Az görüşmek sizi rahatsız etse de, bu sayede birbirinize daha çok bağlanıyorsunuz. Mesleğinizde köklü bir değişiklik yaparak içinde bulunduğunuz durumdan çıkmalısınız. Geçmişe bir çizgi çekin ve bu yola devam etmeyeceğinizi açık bir biçimde ifade edin. Böylece yeni gelişmelere zemin hazırlamış olacaksınız. Elinizden bir para çıkabilir. Canınızı sıkmayın, bu para kısa sürede geri dönecek. Sağlığınızı ikinci plana atmayın.
|
|
|
| Şehitlerimiz |
|
Yazar: Alem-i Sı@r - 03-24-2011, Saat: 11:34 PM - Forum: Kendi Şiirleriniz
- Yorum Yok
|
 |
[FONT="]:bayrak:
[/FONT]
[FONT="]ŞEHİTLERİMİZ[/FONT]
[FONT="]O güllerin açtığı şu toprak[/FONT]
[FONT="]Vatan için askerlik bir ocak[/FONT]
[FONT="]Her biri ana kuzusu ancak[/FONT]
[FONT="]Saçlarına da kına yakılarak[/FONT]
[FONT="]Şu ölüm nedir ki, onlar için![/FONT]
[FONT="]O anlık gelen bir müjde için![/FONT]
[FONT="]Arşu Âlâya yükselmeleri için![/FONT]
[FONT="]Cennet-i Âlâda bir mekân için![/FONT]
[FONT="]Gül gibi açan şehitler onlar[/FONT]
[FONT="]Ana duasıyla uğurlandılar[/FONT]
[FONT="]Cennet-i Âlâya yollandılar[/FONT]
[FONT="]Muhammedin kucağında onlar![/FONT]
[FONT="]Şu ölüm nedir ki, onlar için![/FONT]
[FONT="]O anlık gelen bir müjde için![/FONT]
[FONT="]Arşu Âlâya yükselmeleri için![/FONT]
[FONT="]Cennet-i Âlâda bir mekân için![/FONT]
[FONT="]Ey! Şehit oğlu şehitlerimiz![/FONT]
[FONT="]Sizden örnek alsın şu neslimiz![/FONT]
[FONT="]Her karış toprağına vatan dediniz![/FONT]
[FONT="]Kanınız ile sulayarak gittiniz![/FONT]
[FONT="]Alem-i Sır[/FONT]
|
|
|
| Öyle içimdesin ki ~ |
|
Yazar: Beysaa - 03-24-2011, Saat: 05:34 PM - Forum: Aşk (Genel)
- Yorumlar (5)
|
 |
Öyle içimdesin ki.
Yanağımda dolaşan rüzgardan daha gerçek dokunuşların. Küçük, ürkek, kesik dokunuşlarınla, belki de her zamankinden daha yanımdasın. Yani öylesine, o kadar bensin ki. Ah nasıl anlatsam. Boşuna bu çabalarım, doğru kelimeleri aramalarım. Ne kitaplar yazıyor, ne de sözlüklerde karşılığı var.
Yalnızca his...sediyor insan, yaşıyor. Kelimeler eksik, kelimeler yaralı. Kelimeler cılız.
Taşımıyor, anlatmıyor, tanımlamıyor bu duyguyu. Ben de. Çok başka bir şey. Sevginin ortasında, derin acılar hisseder mi insan? Aydınlık gülümsemelerin içine, hüznü yerleştirir mi durup dururken? Gözlerine buğu, diline sitem, yüreğine burukluk, çöreklenir kalır mı asırlarca?
Gelmeyeceğini bildiği mektup için, posta kutusunu hep aynı heyecanla açar mı? Dedim ya, başka bir şey bu. Ne kadar yalnızsam, o kadar seninleyim şu günlerde. Belki de en başta, tutup seni en derinlere koydum diye oldu bunlar. Kimseler ulaşmasın diye, kimselerin bilmediği, bulamayacağı yollara götürdüm seni. En derinlerde tuttum. Bana sakladım. Derine, hep daha derine.
Seni yapayalnız, bir tek bana bıraktım. Paylaşamadım yanlış yaptım. Sana ulaşan yolları kaybettim diye bütün bu şaşkınlıklar. Kendimi oradan oraya vurmam. Sağımda, solumda, ne zaman dikildiğini bilmediğim duvarlara çarpmam, hiç görmediğim çukurlarla boğuşmam. Denizlerin, gürültüyle gelip vurduğu dehlizlerin, acılı duvarları gibiyim.
Duvarlarım yosunlu, duvarlarım kaygan, duvarlarımdan hiç tükenmeyen sular sızıyor. Tutunamıyorum. Renklerim, gün içinde değişiyor. Soluyorum, soğuyorum. Güneş ulaşmıyor içerilerime. Küfleniyorum, yaşlanıyorum. Yalnızlıklar peşimde. Dokunduğum her ıslak duvardan, pis kokulu bir yalnızlık bulaşıyor üstüme. Biliyorum, bütün bunlar, hep benim suçum. Kaynakwh:
Seni sakladığım yere ulaşamaz oldum. Yollar, gitgide uzadı ve karıştı. Ümidimi ısıtacak, parlatacak, kımıldatacak bir şeylere ihtiyacım var. Ah onun ne olduğunu biliyorum. Sonu sana geliyor her cümlenin. Her şeyin başında içinde ve sonundasın. Bu değişmiyor. Öyle içimdesin ki. Birden aklıma geldi, tuttum sana bir mektup yazdım dün. Kaynakwh:
Çok mutluydum. Gün içinde neler yaptığımı, nelere kızıp, nelerle mutlu olduğumu, tek tek anlattım. Mevsimlerin ve insanların nasıl karışık ve beklenmedik olduklarını yazdım.
"Yine zamansız yağmurlar" dedim, "Daha önce, hiç bu kadar zayıf değildi güneş ışınları" dedim, "Gerçekten buradaki şarkıları hiç öğrenmeyecek, bilmeyecek, söylemeyecek misin?" dedim. Çok uzun bir mektup oldu. Başından sonuna kadar okudum.
Neler yazmışım diye merakımdan.
Sonra çekmecemden bir zarf çıkarıp, adını yazdım. Büyük harflerle, yalnızca adını. Adresini bilsem gönderir miydim, bilmiyorum. Mektup cebimde. Cebim yüreğime yakın. Yüreğim sende. Sen yüreğime yakın. Öyleyse mektup sende.
|
|
|
| Biraz Değiştim. |
|
Yazar: Beysaa - 03-24-2011, Saat: 05:30 PM - Forum: Şiirler
- Yorumlar (2)
|
 |
Biraz Değiştim
Biraz değiştim,
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar…
Değiştim…
Unutamadığım sözlerinin arasında sıkışıyorum,
Bir yanım kendimi kolluyor bir yanım seni
Ben benimle savaşıyorum,
Seninle değil…
Sonucu kılıcı kuşananından belli olan bir savaşın,
ne kazanabileni ne de kaybedeniyim…
Sorun değil…
Elbet Alışırım…
Biraz alıştım.
Her şey kadar, her kez kadar, sen kadar…
Alıştım!
Varlığını istemediğim tüm eksik yanları
Ve çokluğunu da, yokluğunu da istemediğim
iki arada bir derede duyguya alışıyorum…
Bir yanım bırak diyor bir yanıma
Kesin değil! Henüz tanıştık…
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar…
Tanıdığımı sandığım bana daha yakınım artık
Duvarlara anlatırken öğrendiklerim kendi hakkımda
Ve aynalarda ağlarken gördüklerim kendi tarafımda
Bir yanım memnun oldum diyor,
bir yanım tanıyamadım daha
Samimi değil…
Bir hayli kırıldım…
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar…
Canıma batan her halin felç gibi indi bedenime
Gözlerimden tut da ciğerlerime kadar kırgınım…
Aslında ne sana, ne olanlara…
Kendime kırgınım!..
Maziye hiç değil, âna kırgınım
Anlatamadığım, anlayamadığım masalların bana yaptıklarına
Dinlediğim şarkılarda bana seni anımsatan şarkıcılara
Beni anladığın kelimelerin bana her şeyi anlatıyor gibi geliyor oluşuna
Bir hayli kırgınım…
Beni ben kırdım oysa…
İyi değilim.
Galiba yoruldum…
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar…
Kalbime, kalbimi kanıtlamaktan
Ve kanıtladığıma kendimi inandırmaktan
Ve dahası kocaman bir sahada tek başına koşmaktan yoruldum
Aslında ne pişmanım ne de pes ediyorum!..
Sadece beni kaybettikçe seni kaybediyorum.
Şu kalp denen, beni bana sorgulatıyor artık
Ki Seni sorgulamamasını nasıl beklerim?!..
Toprağa bakan yanım senden zate ayrı
Sana bakan yanımsa toprakla aynı
Hıh! Ne yaparsan yap, gördüğünün seni görmesini bekleyemezsin!
Gözlerim yorgun…
Dudaklarım, dudaklarım hissiz…
Dokunulmadan geçen yıllar bana ağır…
Sarılmadan geçip giden uğurlamaların, kavuşmaları hep beklentisiz
Söyleyemediklerini söylesende şimdi
Sesine aşina yanım, onca sessizlikten sonra artık sağır!
İsteyerek değil…
Çok çalıştım
Paylaştığımız hayatımızda bıraktığın onca üstü kapalı git izine
Beni yerle bir eden kendince açık olan her tepkiye
Ve bence bana tanımadığım bir adamı göstermene rağmen
Daha öncede gitmiştim…
Çok çalıştım…
Paylaştığımız hayatımızda bıraktığın onca üstü kapalı git izine
Beni yerle bir eden kendince açık olan her tepkine
Ve bende bana tanımadığım bir adamı göstermene rağmen
Gitmek için, bitmek için, sana huzur vermek için
Çok çalıştım…
Daha öncede gitmiştim…
Kendi isteğimle…
Anladım ki daha önce sevmemiştim!
Çok çalıştım inan
Değişen yanımın aslında hep aynı olduğunu göstermeye
Her defasında daha da tozlanan canımı kırmadan korumaya
Ve alışmaya kendime…
Bu göz gözü görmez dumanlı halime
Çok alışmaya çalıştım hem de…
Tanıştım seninle doğan yanımla da, ölen yanımla da
Birini yaşattım! Yaşatıyorum da hala
Ama diğerinin ölmesine engel olamıyorum da
Yorulmak, dinlenmekten geçmiyor
An be an çöküyor, insanın içindeki güç
Işığı sönüyor…
Beyaza dönüyor rengi git gide
Hissizleşiyor…
Ne yormak istedim Seni,
Nede yormak kendimi
Çok çalıştım
Gitmeye de kalmaya da…
İkisi de aynı acı, ikiside rezil
Daha öncede gitmiştim
Ama böyle kalarak değil
Böyle kalarak değil
Can YÜCEL
|
|
|
| Senden Sonra Tufan Olmayacak mıydı? |
|
Yazar: acemhe - 03-24-2011, Saat: 01:53 PM - Forum: Aşk (Genel)
- Yorumlar (1)
|
 |
Sen gidersen dünyanın duracağını zannederdim hep! Bir daha nefes alamayacağımı ve hayatın hiç tat vermeyeceğini düşünürdüm.
Senden Sonra Tufan Olmayacak mıydı?
Seninle tamamlandığımı sanırdım. Sensiz kolum da olmayacaktı, kalbim de! Oysa seninle bile ne kadar eksikmişim, şimdi anladım.
Sen olmazsan, bir daha güneş açmayacaktı. Açıyor! Sensiz yaşamak ölmekten beterdi, nasıl yeni bir güne uyanacaktı bedenim? Herkes gibi uyanıyorum!
Hiç acımadı mı canım gittiğinde? Anlatamam, hem de ne acımak! Kızgın demirlerle dağlandı her gece yüreğim, kan aktı nefesimden, ömrümün üstüne çizgi çektim. Kederin, yokluğun, hasretin ağırlığı bindi omuzlarıma. Odam bir sigara kokuyordu, bir de elem.
Kimsenin kalbinin bu kadar acımayacağını düşünüyordum. Kimse benim kadar ızdırap çekemezdi. Sensizlik, ayrılık, bunlar nasıl kelimelerdi? Bunlar ne demekti? Öğrendim!
Günlerce bir battaniyenin altında ağlayarak yaşadım. Daha önce dinlediğim ama sözlerinin hiç o kadar hüzünlü olduğunu anlamadığım şarkılar dinledim. Daha çok ağladım! Yastıklara geçti tırnaklarım, gözümde yaş bitti.
Sabaha karşı dağılan sis gibi, zaman geçtikçe yavaş yavaş kalktı ruhumun üstündeki is. Önceleri inanamadım, gülmek bile ihanetti ama sana mı, kendime mi? Orasını, bunca vakit geçti hala çözemedim.
Sonra bir gün geldi, sokağa çıktım, insanların arasına karıştım. Beni özleyen dostlarımla buluştum, uzun bir müddet herkese ve her yerde seni anlattım. Şimdi anlıyorum ki, içimdekileri döktükçe iyileşiyormuşum.
Hepsi geçti bir zaman sonra, arada bir aklıma gelmeye başladın. Her hatırladığımda yine o bıçak kesiğini hissetti kalbim ama yokluğunu kabullenmiştim.
Senden sonra tufan olmadı. Hayat yürümeye devam etti. Zaten hayatın sen gittin diye durmak gibi bir lüksü de yoktu; ben yeni öğrendim.
Beni çoğalttığını düşünürdüm hep; gittin, ben hiç eksilmedim. Yaşadıklarımı nefrete döndürmemeyi öğrendim daha sonra, içimde seni affettim. Affettiğimde fark ettim, kuş gibi hafiflemiştim. Ruhumu, yüreğimi özgür bırakmıştım. Ben senin beni tamamladığını söylerdim ya; şimdi anlıyorum ki, aslında senin eksiğin benmişim…
Candan Ünal
|
|
|
|