:: Duygusuz.com - Dostluk ve Arkadaşlık Sitesi
Hoşgeldin, Ziyaretçi
Sitemizden yararlanabilmek için Kayıt olmalısınız.

Kullanıcı Adınız:
  

Şifreniz:
  





Forumda Ara

(Gelişmiş Arama)

Forum İstatistikleri
» Toplam Üyeler: 16,694
» Son Üye: ymptk22
» Toplam Konular: 98,585
» Toplam Yorumlar: 1,065,564

Detaylı İstatistikler

Kimler Çevrimiçi
Toplam: 161 kullanıcı aktif
» 0 Kayıtlı
» 158 Ziyaretçi
Baidu, Bing, GoogleBot

Son Aktiviteler
Allah’ın Bizlere Güvendiğ...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-25-2026, Saat: 11:04 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 39
Allah’ın Dini İslam’ı Yaş...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-24-2026, Saat: 12:01 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 42
Saff Suresi 6. Ayet Üzeri...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-18-2026, Saat: 12:14 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 43
Namaz Dinin Direği Midir?
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-13-2026, Saat: 10:12 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 63
Atatürk'ün Çocukluk Anıla...
Forum: Hayatı ve Anıları
Son Yorum: Serdar102
03-28-2026, Saat: 09:08 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 104
Mavi'ye..
Forum: Aşk Hikayeleri
Son Yorum: SunSet
03-11-2026, Saat: 08:23 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 183
Keloğlan Çataltepe Tekfur...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:45 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 352
Kısa Keloğlan Masalları -...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:26 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 230
Keloğlan Ve Pinokyo - Ser...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:22 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 206
Dev Hamsi - Serdar Yıldır...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:19 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 197

 
  ''Selamlar''
Yazar: LoRaSiMa - 03-27-2011, Saat: 01:34 AM - Forum: Sen Yenisin Galiba ? - Yorumlar (8)

herkese selamlar Smile forumu bır kac kez zıyaret ettım ve ozellıkle sıırler bolumunu cok begendım ve uye oldum..guzel paylasımlarda bulunmak dılegıyle...

Bu konuyu yazdır

  Hayalim Bu Değildi..
Yazar: YasSmin - 03-26-2011, Saat: 02:14 PM - Forum: Aşk (Genel) - Yorumlar (8)



Ben yaşlanınca torunlarıma sana nasıl aşık olduğumu anlatacaktım. senin için ne kadar değiştiğimi gururla anlatıp onlara aşkı öğütleyecektim..


Mesela uzun yıllar huzurla kollarında uyuyacaktım.. sana kızınca bakkal listesinde bilerek birşeyleri unutacaktım. sen şimdi geldim niye söylemedin diye mızmızlanacaktın Ben şımarıkça unutmuşum diyecektim.


Mesela her yaz kıyafet kavgası yapacak ve buna kızacaktım..


Mesela kızımıza senden gizli çarşı izinleri verecektim, geç kalmasın senden erken gelsin diye camlarda bekleyecektim.


Ondan da önce mesela ben hamileyken sana ayaklarımı ovduracaktım..


Bana kızdığın zamanlar duş alıp saçlarımı kim tarayacak diye soracaktım..


Ben seni her gün öpebilmeyi hayal etmiştim. seninle her gün gülüşmeyi, her gün koklayabilmeyi..


Artık anlamsız hepsi, sen beni görmek bile istemezsin değil mi? beni tanıdığına da pişman mısın peki?


Gidiyorum, karşılaşmayacağız, seni hatırlatmayacak sokaklar.. beni evimde hatıralarımla bırakıp tertemiz lekesiz hayatına devam etmiştin ya, bende ayak izlerimizi sana emanet ediyorum şimdi. kalan son anılar, oturulan cafeler, gidilen sinemalar, buluşulan köşeleri sen sakla, ben de tertemiz günleri hak ediyorum çünkü..


Gidiyorum, son nefesimde adını anacağımı bilerek.. içimden içim kopa kopa gidiyorum.. söyle bakalım bu da bi çeşit cehennem değil mi?


Ben, otobüsümün yolunu kesecek cesur adamı hayal etmekten vazgeçtim, sadece yıllar sürse bile bir gün bana beni istediğini söylemeni beklemeye gidiyorum.
aynı göğün altında olacağız ya hem.. ne farkeder değil mi?


[Alıntıdır - Konuyu arattırdım ama aynısı varsa silinebilir Smile ]

Bu konuyu yazdır

  İmzada muzdarip
Yazar: YasSmin - 03-26-2011, Saat: 01:53 PM - Forum: Forum Destek - Yorumlar (4)

Şöle bir imza için;


Kanatlarım yoktu benim,

Ama bir zamanlar melektim
Sana geldim

BB kode değeri çok büyük. <<<< yazacağım 9 kelime bana çıkardığı hata bu...
Şekillendirmeler yüzünden bunu verme olasılığı varmı? Biri yardımcı olursa sevinicem =))

Bu konuyu yazdır

  Çocukluğum
Yazar: YasSmin - 03-26-2011, Saat: 01:26 PM - Forum: Kişisel Aşk Yazıları - Yorumlar (11)

Çok özledim ben çocukluğumu ve çocukluğumda yaşadığım tüm acıları.

Hatırlamayı asla unutmadığım çocukluğum, belki de hala içimde ki çocuğun büyümemesini sağlayan tek şey. Belki de yaşadıklarımı unutamamam bunun sebebi.

Keşke, şu an yaşadığımız her acı, o zaman ki acılarla eş değer olsa.

Her düştüğümde bir şeyim var mı diye koşan insanları özledim. Dizimde ki toprak parçalarını silkeleyip ayağıma pansuman yapmalarını özledim. Şimdi de düşüyorum ama o tozlu topraklı mahalle yollarında değil. Hayat denen yorucu ve engebeli yolda. Ve ben her zorlukta bir kere daha devriliyorum. Niye iki saat sonra unutup başlayamıyorum çocukluğumda ki gibi bıraktığım işe tekrardan? Niye bu sefer ki acı iki saatimi değil de yaşadığım ömründen zamanlarımı çalıyor? Ve niye elimden tutup kaldıranım olmuyor çocukluğumda ki gibi?

O zamanlar ağladığım da bir çikolatayla da kanardım. Ağladığımı unuturdum o an. Mutluluk kaynağım bir anda değişir, o iki saniye sonra bitecek şey oluverirdi hayatımın merkezi. Şimdi neden hayatımın merkezine bir çikolatayı sığdıramıyorum, neden kimse bana bir çikolata verip gönlümü almıyor? Ya da ben niye bu kadar acı çekiyorum ve tek bir çikolataya bile kanmıyorum?

Keşke eskisi gibi düştüğümde üzerime titreyenlerim olsa, keşke beni düşürenler gelip benden gene özür dilese, keşke acı mı unutturmak için birileri gene gönlümü yapıp çikolata mı verse ve keşke ben çocukluğuma dönsem de acıların en büyüğüyle tanışmasam. Ben hep çocuk kalsam…


~ YasSmin











Bu konuyu yazdır

  Ölümü Tadmış Gibisin!...
Yazar: YasSmin - 03-26-2011, Saat: 01:22 PM - Forum: Kişisel Aşk Yazıları - Yorumlar (5)

Dudakların, buz soğuğu. Ölümü tatmış gibisin. O gözler benden uzak, bir şeylerin arkasına takılıp benden gitmiş gibisin.

Tamamlanamamış bir şeyler var aramızda, hep asılı kalan, hiç yere temas etmeyen. Ve bu havada kalış ikimizi de büyük bir boşluğa itiyor. Birbirimizden koparan, soğuk, ölüm tadında bir boşluğa.

Söylenen tüm sözler anlamsız, kurulan tüm cümleler çarpık. Zıtlıkları bir arada tutuyorsun, ama bunu yaptığının farkında değilsin. Yaşadığını sanıyorsun ama çoktan ölmüş ve çürümeye başlamışsın haberin yok.

Kandırmaların, hep kendine yönelik. Kandıramazsın karşındakini, kendini kandırdığın kadar. Kişinin kendine yaptığını etrafındakiler toplanıp yapmaya çalışsa yapamazlarmış zaten. Zararın hep kendine ve kendine verdiğin her zarar direk olarak da bana.

Kendinden gitmiş gibisin. Kendinden giderken beni de benden almış gibisin. Azrail’le burun buruna gelmiş, son nefesini onun o keskin ellerine bırakmış gibisin. Artık dudakların cennet sıcaklığını değil, ölümün soğuğunu taşıyor. Ve sen her geçen saniye biraz daha soğuyorsun. Her geçen saniye benden biraz daha gidip beni arkandan yas tutmaya zorluyorsun…


~ YasSmin

Bu konuyu yazdır

  Sanırsam Yepyeniyim =))
Yazar: YasSmin - 03-26-2011, Saat: 01:07 PM - Forum: Sen Yenisin Galiba ? - Yorumlar (17)

Merhaba herkese...
Yeni olan birinden de sanırım beklenmez öyleeee milyonlarca cümle.
Yeniyim PerimSi sayesinde gördüm sitenizi bakalım nasılmış merakına yenildik geldik.
Gazamız mübarek ola
:heheh:

Bu konuyu yazdır

  Kaybedenler kulübü
Yazar: sıla - 03-26-2011, Saat: 12:14 PM - Forum: Vizyondakiler - Yorum Yok

kaybedenler-kulubu-trailer.jpg

[SIZE="3"]Yapım: 2010 ~ Türkiye
Tür: Dram, Komedi, Romantik
Yönetmen: Tolga Örnek
Oyuncular: Nejat İşler, Yiğit Özşener, Ahu Türkpençe, Serra Yılmaz, Rıza Kocaoğlu, İdil Fırat, Cengiz Bozkurt, Aslı, Erdal Küçükkömürcü, şafak Başkaya, şenol Erdoğan
Senaryo: Tolga Örnek, Mehmet Ada öztekin
Yapımcı: Tolga Örnek, Kemal ş.kaplanoğlu, Neslihan Dörtbudak, Murat Dörtbudak
Görüntü Yönetmeni: Burak Kanbir
Müzik: Cavit Ergun, Erdem Tarabuş, Can Gox
Süre: 1 saat 45 dk

[COLOR="Sienna"]Konusu:
Alternatif kitaplar basan bir yayınevinin sahibi olan Kaan (Nejat İşler) ile Kadıköy’de bar işleten, çok sıkı bir plak ve efemera koleksiyoneri olan Mete (Yiğit Özşener), 90’lı yılların ikinci yarısında, sanki bir yerde oturmuş konuşuyorlarmış ve kimsenin bundan haberi yokmuş gibi bir radyo programı yapmaya başlarlar. Yaptıkları program zaman içinde hem onların hem de dinleyenlerin hayatını değiştirecektir. Programın şöhreti hızla yayılırken Kaan ve Mete eski hayatlarına aynen devam ederler. Hergün başka kadınlarla yalnızlığını gidermeye çalışan Kaan, aradığı aşkı Zeynep’de (Ahu Türkpençe) bulur ve bu aşkı tutkuyla yaşamaya çalışır; aralarındaki hayat görüşü farklılığına rağmen... Bu arada herkesin ‘kendi kaybını’ bulduğu ‘Kaybedenler Kulübü’, toplumun farklı kesiminden insanları biraraya getirerek adeta bir ‘ortak mahalle’ de buluşturur. Kendi yalnızlıklarıyla bile dalga geçen, sisteme her gün başkaldıran, hayatın kıyısında yaşayan Kaan ve Mete’nin renkli hayatlarını yansıtan programın tutkunları, ‘Kaybedenler Kulübü’nün üyeleridir artık.[/COLOR]
[/SIZE]

Bu konuyu yazdır

  Seni Kendime Hak Ettirdim ..
Yazar: # Pè®iM§ii # - 03-26-2011, Saat: 12:09 PM - Forum: Kişisel Aşk Yazıları - Yorumlar (3)

Seni Kendime Hak Ettirdim…

Sen sana yapılan hiçbir şeyi hak etmedin,


Sevgimi de hak etmediğin gibi…


Görmemiştin kimseden benim gibi aşkı, kimse ruhu gibi sevmemişti oysa seni.


Sadece sevmeye programlanmıştın, Bir oyuncak gibiydin.


Kumandayı kim eline alırsa ona katıksız bağlanıyordun.


Ama bana gelmedi o kumanda.


Onun yerine kendi kumandamı vermiştim sana.


Sıranın bana gelmesine izin vermeden, hayat sana da göstermişti kötü yüzünü.


Bana geldiğinde sen,


önceden gözü kapalı âşık olmaya programlanan sen,


acı vermeye, acı çektirmeye programlanmıştım.


Oysaki sana gelmeden önce de ben,


gerçek aşkı tadmaya, taparcasına sevilip sevmeye programlamıştım kendimi..


Kumandamı eline geçirmeme izin verdiğim gibi !


Hatırlıyorum da,


gecenin köründe kan ter içinde uyanıp balkona nasıl attığımı kendimi..


Sana bir şey olmasından korkarak nasıl hıçkırarak o yüzümü yalayan,


soğuk rüzgâra ve bardaktan boşanırcasına yağan yağmura karşı ağladığımı.


Dışarıda ki kokuyu nasıl içime derince çekip bin bir koku içinden senin kokunu alabilmeyi.

Yine hatırlıyorum ben,


gülüşmelerin hâkim olduğu bir günümün birden hüzne boğulduğunu,


kalbimin birden delice çırpınan bir balık gibi nasıl göğüs kafesimi yarmak isteyişini,


nefesimin kesilmesini, Oysaki görünürde hiçbir şey yoktu.


Sezgilerim benim görüşüm olmuştu sadece. Ve ben bu görüşten hiç memnun değildim.

Gizli kapaklı işlerini hep sonradan, kendi elimle koymuş gibi buluyordum.


Küçük bir açığın aslında senin,


benim hayatımda ki yerini oldukça farklı boyutlara getiriyor


ve ben her defasında sana olan sonsuz güvenimi tekrardan sorgulamak zorunda kalıyordum.

Ve sen,


onca senin için akan gözyaşının tek bir zerresini bile hak etmedin.


Sen, uğruna yitip giden sayısını unuttuğum uykusuz gecelerimde ki,


yüreğimde ki acıyı da hak etmedin…

Sen aslında beni hak etmedin de,


bakma ben yüreğimdeki aşka yenik düştüm, seni kendime hak ettirdim…


Ciqdem,,

Bu konuyu yazdır

  Kan Kokusu
Yazar: sıla - 03-26-2011, Saat: 12:07 PM - Forum: Vizyondakiler - Yorumlar (1)

kan-kokusu.jpg

[SIZE="3"]Yapım: 2010 ~ Meksika
Tür: Dram, Korku
Yönetmen: Jorge Michel Grau
Oyuncular: Paulina Gaitan, Adrián Aguirre, Alan Chávez, Carmen Beato, Daniel Giménez Cacho, Francisco Barreiro, Juan Carlos Colombo, Miguel Ángel Hoppe, Miriam Balderas, Raúl Kennedy
Senaryo: Jorge Michel Grau
Müzik: Enrico Chapela
Süre:1 saat 30 dk


[COLOR="Indigo"]Konusu:
Bu incelikli olduğu kadar dehşet verici yamyam filmi orta yaşlı bir adamın sokakta acı içinde kıvranarak ölmesiyle başlıyor...

Geride üç çocuk ve dul bir anne bırakan bu adamın otopside midesinden bir insan parmağı çıkar. Zaten bu aralar şehirde beden parçaları eksik bir sürü ceset bulunmaktadır. Polis bu tuhaf olayın üstüne eğilmeye başlar ancak aile için ortada daha önemli bir sorun vardır: Kanlı ayinler düzenleyerek insan etiyle beslenen ve bugüne kadar yemeği hep babaları tarafından önlerine konan aile nasıl yemek bulacaktır, kim avlanacaktır?

Görev, en büyük oğul Alfredo'ya düşer, ama o hiç de bu göreve hazırmış gibi görünmemektedir. Anne ise panik içinde; nitekim gerçekleşmesi gereken "ayin" yaklaşmaktadır.[/COLOR][/SIZE]

Bu konuyu yazdır

  Dört Aslan
Yazar: sıla - 03-26-2011, Saat: 12:04 PM - Forum: Vizyondakiler - Yorum Yok

fbz3e.jpg


[SIZE="3"]Yapım: 2010 ~ İngiltere
Tür: Dram, Komedi
Yönetmen: Christopher Morris
Oyuncular: Benedict Cumberbatch, Preeya Kalidas, Chris Wilson, Adeel Akhtar, Arsher Ali, Craig Parkinson, Darren Boyd, Kayvan Novak, Nigel Lindsay, Riz Ahmed
Senaryo: Jesse Armstrong, Christopher Morris, Sam Bain, Simon Blackwell
Yapımcı: Peter Carlton, Angus Aynsley, Alex Marshall, Rebekah Wray Rogers, Derrin Schlesinger, Mark Herbert
Görüntü Yönetmeni: Lol Crawley
Müzik: Darren Banks
Süre: 1 saat 41 dk

Hepsi kendi çapında orjinal ve birbiriyle alakasız dört arkadaşın İngiltere'de kalkıştıkları cihad mücadelesi sırasında gerçekleşen trajikomik durumlarını anlatan film Christopher Morris'in ilk uzun metrajlı film olmasıyla beraber Sundance Film Festivalinde Jüri Özel Ödülünü kazanmıştır.[/SIZE]

Bu konuyu yazdır

  Tarih: 04-30-2026, 11:44 AM