:: Duygusuz.com - Dostluk ve Arkadaşlık Sitesi
Hoşgeldin, Ziyaretçi
Sitemizden yararlanabilmek için Kayıt olmalısınız.

Kullanıcı Adınız:
  

Şifreniz:
  





Forumda Ara

(Gelişmiş Arama)

Forum İstatistikleri
» Toplam Üyeler: 16,694
» Son Üye: ymptk22
» Toplam Konular: 98,585
» Toplam Yorumlar: 1,065,564

Detaylı İstatistikler

Kimler Çevrimiçi
Toplam: 195 kullanıcı aktif
» 0 Kayıtlı
» 190 Ziyaretçi
Applebot, Baidu, Bing, GoogleBot, Yandex

Son Aktiviteler
Allah’ın Bizlere Güvendiğ...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-25-2026, Saat: 11:04 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 35
Allah’ın Dini İslam’ı Yaş...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-24-2026, Saat: 12:01 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 40
Saff Suresi 6. Ayet Üzeri...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-18-2026, Saat: 12:14 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 41
Namaz Dinin Direği Midir?
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-13-2026, Saat: 10:12 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 59
Atatürk'ün Çocukluk Anıla...
Forum: Hayatı ve Anıları
Son Yorum: Serdar102
03-28-2026, Saat: 09:08 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 100
Mavi'ye..
Forum: Aşk Hikayeleri
Son Yorum: SunSet
03-11-2026, Saat: 08:23 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 182
Keloğlan Çataltepe Tekfur...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:45 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 351
Kısa Keloğlan Masalları -...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:26 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 228
Keloğlan Ve Pinokyo - Ser...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:22 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 205
Dev Hamsi - Serdar Yıldır...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:19 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 196

 
  Başak 02.04.2011
Yazar: sıla - 04-02-2011, Saat: 10:39 AM - Forum: Başak - Yorum Yok

[COLOR="DarkSlateBlue"] Partnerinizle aranızdaki sorun ne olursa olsun, aranızdaki güzel iletişim ve sorunların üstüne ortakça gitme durumu, ilişkinizin ilerleme anahtarıdır. Sorunları çözmek için, ortak bir strateji geliştirmeniz gerekiyor. Kariyerinizle ilgili başınızın üzerine bir devlet kuşu konmuş da siz farkında bile değilsiniz! Belki sizin istediğiniz başka bir şeydi, ama bu durum sizin için daha olumlu görünüyor. Maddi anlamda sıkıntılı bir dönem. Büyük ödemeleriniz var. Onları ileri tarihlere ertelemeyi deneyin.
[/COLOR]

Bu konuyu yazdır

  Aslan 02.04.2011
Yazar: sıla - 04-02-2011, Saat: 10:39 AM - Forum: Aslan - Yorum Yok

[COLOR="Blue"] Özel hayatınızda inatçı yapınızı biliyor, fakat kendinizi dizginleyemiyorsunuz. Bugün, olaylara karşı soğukkanlılığınızı kaybetmeyin. Sizi endişelendiren konular hakkında gereğinden fazla düşünüyorsunuz. Bugün üzerinizden kalkacak olan bazı yükler, ileriye yönelik planlarınıza rahatlama sağlayabilir. Harcamalarınızı nasıl kısacağınızı düşünüyorsunuz. Bankadaki küçük birikiminiz bir miktar eksilebilir! Bulaşıcı hastalıklara karşı dikkatli olun.
[/COLOR]

Bu konuyu yazdır

  Yengeç 02.04.2011
Yazar: sıla - 04-02-2011, Saat: 10:38 AM - Forum: Yengeç - Yorum Yok

[COLOR="Sienna"] Son derece dikkatli ve planlı davranmanız gereken bir gün. Olumlu ve kararlı bir tutum içinde bulunacak, fikirlerinizi kabul ettirmeyi başaracaksınız. Sevgilinizin ilginize ihtiyacı var. İlişkinize harcadığınız zaman ve enerjiyle gelecekte olumlu ve somut sonuçlar alacaksınız. Yeni öneriler alabilir, ortaklıklara girebilirsiniz. Daha uzlaşıcı olmalısınız. Gerilimli ortamlar sağlığınıza zarar verebilir. Açık havada yürüyüş yapmaya özen gösterin. Parayla ilgili konularda dikkatli olun.
[/COLOR]

Bu konuyu yazdır

  İkizler 02.04.2011
Yazar: sıla - 04-02-2011, Saat: 10:37 AM - Forum: İkizler - Yorumlar (1)

[COLOR="Purple"] Karşı cinse cazip, çekici geldiğiniz bir dönem. Bu avantajınızı kullanarak, istediğiniz ilişkileri kurabilir ve aşk yaşantınıza büyük bir canlılık katabilirsiniz. Duygusal yanınızın ön planda olması ve kişisel çekiciliğiniz, karşı cinsin gözünde itibarınızı yükseltiyor. Bu olumlu devreyi muhakkak hedeflediğiniz insanı etkilemek için kullanmalısınız. İşe yeni başlayan birinin hatalarını düzeltmekten, kendi işinizi yapamaz hale geldiniz! Normal kazancınızın dışında yeni ek bir kazancınız olacak.
[/COLOR]

Bu konuyu yazdır

  Boğa 02.04.2011
Yazar: sıla - 04-02-2011, Saat: 10:36 AM - Forum: Boğa - Yorum Yok

[COLOR="DarkGreen"] İlişkinizi tek taraflı yaşıyorsunuz. Bir beraberliğin devamı için tarafların gerektiğinde yalnızlığa ihtiyaç duyduklarını partnerinizle paylaşmayı deneyin. Rakip çevrelerden gelecek etkilere karşı tedbirli davranarak, çatışma ya da herhangi bir gerilimden kendinizi uzak tutmaya gayret göstermelisiniz. Bazı yüklü ödemeleriniz var. Bunları erteleme talebiniz, olumlu karşılanmayacak gibi. Bir yakınınızın sağlık sorunuyla ilgili iyi haber almak keyfinizi yerine getirecek.
[/COLOR]

Bu konuyu yazdır

  Koç 02.04.2011
Yazar: sıla - 04-02-2011, Saat: 10:36 AM - Forum: Koç - Yorum Yok

[COLOR="Red"] İçinde bulunduğunuz ilişkinin günlük iniş çıkışlarını sıkıca izleyip, dengenizi korumaya çalışın. İlişkinizin tatlı yönünün tadını çıkarıyorken ilişkinizin pürüzlü yönlerini inceleyin. Bugün iş yoğunluğunuzun arttığını ve telefonlara yetişemediğinizi düşünebilirsiniz. Bu yoğunluk sizi yoruyor olsa da yaratıcı fikirleriniz ve kendinden emin tavrınızla bütün işleri başarıyla tamamlayabileceksiniz. Beklediğiniz para, istediğiniz zamanda olmasa bile, kısa sürede geliyor. Kahve tüketimini azaltın.
[/COLOR]

Bu konuyu yazdır

  Deplasman sayardık o güzelin gözlerini.. (Çeşitli)
Yazar: Qetesh - 04-02-2011, Saat: 09:26 AM - Forum: Güzel Sözler - Yorumlar (1)

[SIZE="3"]--->Deplasman sayardık o güzelin gözlerini.
O yüzden bu tarihi hezimeti sineye çekiyoruz!

--->İlk mutsuzluğum, ışıklı spor ayakkabımın pillerinin bitmesiydi.
Sonra ipin ucu kaçtı zaten, adam gibi mutlu da olamadık...

--->Seni vefasız aşklara bırakıyorum.Yüzümü kırılan bardaklarda ara. Düşünme ben ne olurum? Sanırım birdaha onarılmaz incinen gururum...

--->Fabrika ayarlarıma geri dönmek istiyorum,
sistemim kabul etmiyor bu kadar riyayı!

--->Ölmek için yaratıldık. Bu yüzden sakin olun ve aşkı iki siyah kare arası üç harfli bulmaca sorusu olarak düşünün. O boşluk dolmuyorsa bir türlü doğru sözcükle, kalemi sessizce bir kenara bırakın ve yaratılış sebebinizi hatırlayın...

--->Bir şeylerin oluşmasını beklerken, incelediğimiz duvarlar ve yerler bile eskiyor.
''Bir gün insanın öleceğini hatırlamak bile mutluluk verebiliyor'..
[/SIZE]

Bu konuyu yazdır

  Karadutun Hikayesi
Yazar: MeLeksi - 04-01-2011, Saat: 05:47 PM - Forum: Hikayeler - Yorumlar (5)

[SIZE="3"]

Bir zamanlar birbirlerine aşık iki genç vardı. Kızın adı Tispe, delikanlının ki ise Piremus idi. Bunlar yan yana evlerde otururlardı. Birlikte büyüdüler ve çocukluklarından beri birbirlerine karşı ask beslerlerdi. Fakat aileleri görüşmelerini istemezler, birbirlerine uygun olmadıklarını düşünürlerdi. Oysa onlar birbirlerini ölesiye seviyorlardı. İki evin arasında gizli bir çatlak vardı aileleri bunu bilmezler onlarda geceleri bura da buluşur o aradan birbirlerine seslerini duyurur aşklarını dile getirirlerdi. Bir gece ormandaki ağacın altında buluşmaya karar verdiler. Tispe ağaca Piremus' tan önce varmıştı. Gittiğinde avını yeni yemiş ağzından kanlar akan kocaman bir aslanla karşı karşıya geldi. Korkarak bir mağaraya doğru koşmaya başladı. Farkında olmadan yolda boynundaki eşarbını düşürmüştü. O sırada Piremus geldi gördükleri karşısında donup kalmıştı.
Kocaman aslan ağzında kanlarla birlikte biricik sevgilisi Tispe'nin eşarbını parçalıyordu. O an aklına gelen ilk ve tek şey aslanın Tispe yi öldürerek yediğiydi. Tispe'siz yaşayamazdı. Aklından geçen sadece aşkı uğruna canına kıymaktı. Belinden hançerini çıkardı ve göğsüne sapladı. Kanlar içinde cansız bedeni yere düştü. Tispe ise korkusunu bir kenara atıp bir an önce aşkını görmek için mağaradan çıkmaya karar vermişti. Ağacın altına geldiğinde o korkunç sahneyle yüzleşti. Piremus'un cansız vücudu yerdeydi ve elinde Tispe'nin düşürdüğü eşarbını tutuyordu. İlk önce genç kız olanlar karşısında ağlamaktan hiçbir şeyi anlayamamıştı. Ama eşarbı ve uzaklaşan aslanı görünce anladı. Bir an ve mağarada düşündüğü o korkunç şey başına gelmişti.

Ve onun öldüğünü düşünen Piremus askı uğruna canına kıymıştı. Tispe bir an bile düşünmeden hançeri aldı ve göğsüne ***ürdü. Onların aşkı ölesiye bir aşktı ölüm bile onları ayıramazdı. Eğer Piremus aşkı uğruna ölümü göze aldıysa o da hiç çekinmeden canına kıyabilirdi ve hançeri sapladı. Birden vücudu Piremus'un bedeninin üstüne yığıldı. O anda tanrılar bu yüce aşkı ölümsüzleştirmek istediler ve bu çiftin üstünde duran ağacı bunların aşkına adadılar.


Piremus'un kanını bu ağacın meyvelerine, Tispe'nin göz yaşlarını ise ağacın yapraklarına verdiler.
O günden beri kara dut ağacının meyvesinin çıkmayan lekesini, (Piremus' un kan lekesini)
dut ağacının yaprakları, (Tispenin gözyasları) temizler..


Bilir misiniz dut ağacının meyvesinin lekesi çıkmaz.

Fakat elinize ağacın yaprağını alır ovuşturursanız lekenin gittiğini göreceksiniz...
[/SIZE]

Bu konuyu yazdır

  "Erkek Nedir_?" Bir Bayanın Kaleminden...
Yazar: asi_ve_mai - 04-01-2011, Saat: 04:59 PM - Forum: Erkek Özel - Yorumlar (6)

'Erkekler ağlamaz.'
'Erkekler korkmaz.'
'Erkekler karı gibi gülmez.'
...
Derken ortalık dul kadından geçilmiyor. Zira erkekler genç
yaşta
Hakk'in rahmetine kavuşuyorlar.
Siz hiç kapı komsusuna sabah kahvesine gidip karısinı çekiştiren erkek
gördünüz mü?


Fare görünce bağıran?
'Bu ara sinirlerim zayıf' deyip habire ağlayan?
Oysa onlar da kadınlarla aynı duygulara sahip olarak geliyorlar
dünyaya.
Lakin daha ilk gün ayaklarına mavi patik giydirmek suretiyle 'Ağir ol
bakalım! ' diyoruz.


'Ne alákası var mavi patikle? ' demeyin. Mavi soğuk ve ciddi bir
renktir.
Kime isterseniz sorun. Ve katiyen tesadüf değildir o patiklerin rengi.
Düşünülmüş, taşınılmış, seçilmiştir.
Ayağa giydirildiği anda kulağa şunlar fısıldanmış demektir: Sen
erkeksin.
Erkek olmanin gerekleri vardir. Ömrünün sonuna kadar bunlari yerine
getirmekle yükümlüsün.


Ömrünün süresi ise çatlama kat sayına bağlı. İçine ata ata ne kadar
yaşayabilirsen artık.
Bize sorarsan pek uzun süreceği kanaatinde değiliz.
Dikkat edeceğin husus, en dramatik hallerde bile mavi patikli olduğunu
unutmamandır.


Misal,
Ásık oldun.
Sakın belli etme. Bırak karşındaki yansın tutuşsun. Sen ağır ol. Molla
desinler yeter ki ásık demesinler.


Misal,
Sevgilinden ayrıldın.
Sakın ağlayıp sızlama. Yine bırak karşındaki yıkılıp sürünsün.
Gözyaşı dediğin kadın kısmına yakışır.
Zaten senin gözyaşı bezlerin mavi patik operasyonuyla alınmış
bulunuyor.


Misal,
Eve hırsız girdi.
Tıkırtı duydunuz ya da hırsızla burun buruna
geldiniz.
Kim boğuşacak adamla? Bak bakalım karının ayaklarına! Ne renk
patikleri?


Pembe.
Ya hırsızınkiyle seninki? Mavi.


Kural,
Mavililer boğuşacak.
Pembeliler bağıracak.
Herkes görevini bilsin. Ta doğumhanede yapıldı bu iş bölümü.


Misal,
Eşinle kavga ettin.
Ne yapacaksın? Hiç. İşine gidip hiçbir şey olmamış gibi çalışacaksın.
'Ay İsmail çok sinirim bozuk, benimki sabah sabah anneme laf etti'
diyemezsin.


Karın o esnada telefonun başında, bir sigara ve bir kahve eşliğinde
arkadaşlarına seni çekiştiriyor olabilir.
Olsun. Onun mazereti var, patikleri pembe.


Misal,
Evde aniden bir böcek peydahlandı.
Kim gidecek üstüne? Tabii ki sen. Zira karının gitmesi hiçbir işe
yaramaz.
Böcek renk körü mü? Maviyle pembeyi ayıramaz mı?
Ve sorarım sana, hangi böcek pembeden korkar?
Ama mavi... Birrrrr.


Misal,
Savaşa gidilecek.
Kim gidecek? Tabii ki Mehmetçik. Sen hiç 'Vatan sağolsun' diye
bağıran
Ayşecik gördün mü?
Benim bildiğim Ayşecik kameranın karşısında 'Size baba diyebilir miyim
amca? ' diyordu.


Ve hatırladığım kadarıyla omuzunda tüfek falan da yoktu.
Diyeceğim, Mavi patikli olmak zor zanaat.

Özellikle de seviyorken...

Bu konuyu yazdır

  İşte Bu Şiiri Çok Seviyorum...
Yazar: asi_ve_mai - 04-01-2011, Saat: 03:59 PM - Forum: Aşk (Genel) - Yorumlar (2)

Nasıl da acı çekmiştim günlerce.Sen bilmedin,bilemezsin de.
Her yağmur yağdığınd...
a insanlar evlerine kaçardı, ben her yağmur yağdığında evden kaçardım.Bu benim ağlama oyunumdu.Gözyaşları belli olmuyordu yağmurda. Zavallılığımı hissetmelerini istemezdim çünkü.Bilirsin yenilgiyi hiç sevmem.Ama yenildim...
Şimdi bitmesini bekliyorum.Beni benden alan şeyin bitmesini.. Şimdiye kadar hiçkimsenin omuzlarını ıslatmadım ağlayarak ve hiç kimsede ağlamak için benim omuzlarımı seçmedi zaten. Sevmedim insanları sevemedim.Sevmek zor geldi.Sevdiğimde bağlandım.Bağlandığımda bırakamadım. Kendimi bıraktım,sevdiğimi bırakamadım...
Sorun olmadı hiç sokaklarda yalnız yürümek.Hatta yalnız değilse sıkılmaya başladım git gide...
Güzel sözlerden nefret eder oldum.Hepsinin yalan olduğunu bile bile onları söyleyenlerden de... Kalacağım diyenleri ben kovdum yanımdan.Gideceğim diyenler yalancı değillerdi en azından... Gün doğmadan neler doğar dediler.Gün doğdu,güneş doğdu neler doğmadı...kandırmışlardı beni... Odamın duvarlarının her bir köşesinde ben varım.Her bir köşesinde umutlarım.Köşelere sığındılar.onları köşelere ben sakladım. Onlarda koptu benden haliyle.Bizim birbirimizden koptğumuz gibi...
Hep odamda ağlarım.Belki de bu yüzdendi umutlardan ayrılığım... Tut elimden demeyeceğim sana.Bilirsin ellerim çirkindir benim.Zaten hep gizlerdim onları senden. Yaklaşamayacağım yanına artık,bu yüzden çıkardım ellerimi ceplerimden... Yalansız ne kaldı hayatımızda?Ben yalan oldum aşkımız yalan oldu,sen zaten başından beri yalandın...
Aşkım derdin, aşık mıydın ki bana?Bense herzaman söylemeni istemezdim korkumdan.Bilirdim bir gün basitleşeceğini.. Susardım,susardım ya sen hiç birşey anlamzdın.Kelimeler gerekirdi senin için.Gözlerimi hiç okuyamazdın... Senin için aşkımdı benim içinse Aşk'ım..Ne aşk kaldı ne aşkın kaldı ne de Aşk'ım... Yalan mıydı yalnızlık da?Bu boşluk da mı yalandı?İntihar girişimleri...?hafızama kazınan başarısızlıklar...
Sahilimden başka yer yoktu bundan sonra.Ne kollarını ararım ne kucağını.Kayalar daha sıcak gelir bana.Dalgalara daha çok yaklaşırım nemli suretime bahane olsun diye yaparım bunu...Islak olan herşeyi seviyorum... Benim ıslaklığımı gizleyen herşeyi... Kaçıp kurtulmak da geldi bazen aklıma...Bu şehirden kaçardım kaçmasına senden kaçabilirmiydim?İçimdeydin sen...
Nasıl seni atabilirdim?Kendimi kestim buyüzden..Kanımı akıttım içindeysen onunla akarsın belki diye.. Sen kanıma karışmamışmıydın ne de olsa...Yaralarımı sardım ve dışarı çıktım...garip garip baktıyorlardı suratıma. Yaralarım mı gözüküyordu yoksa?Görünürde yoktu hiçbişey oysa.Farkına vardım..Güneş gözlüğümü unutmuşum... Gözlerimin içine bakıyordu insanlar..güzelliğine mi gözlerimin? Hayır güzel değildi artık gözerim ağlamaktan...çizglere ve çökmüşlüğe bakıyorlarmış zaten,hepsi korkmuş onlardan...
Alışmıştı kırılmaya düşlerim...yansıtırdı her parçasını gözlerim...


Nazım Hikmet Ran

Bu konuyu yazdır

  Tarih: 04-30-2026, 03:35 AM