:: Duygusuz.com - Dostluk ve Arkadaşlık Sitesi
Hoşgeldin, Ziyaretçi
Sitemizden yararlanabilmek için Kayıt olmalısınız.

Kullanıcı Adınız:
  

Şifreniz:
  





Forumda Ara

(Gelişmiş Arama)

Forum İstatistikleri
» Toplam Üyeler: 16,694
» Son Üye: ymptk22
» Toplam Konular: 98,585
» Toplam Yorumlar: 1,065,564

Detaylı İstatistikler

Kimler Çevrimiçi
Toplam: 219 kullanıcı aktif
» 0 Kayıtlı
» 215 Ziyaretçi
Baidu, Bing, GoogleBot, Yandex

Son Aktiviteler
Allah’ın Bizlere Güvendiğ...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-25-2026, Saat: 11:04 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 35
Allah’ın Dini İslam’ı Yaş...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-24-2026, Saat: 12:01 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 40
Saff Suresi 6. Ayet Üzeri...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-18-2026, Saat: 12:14 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 41
Namaz Dinin Direği Midir?
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-13-2026, Saat: 10:12 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 59
Atatürk'ün Çocukluk Anıla...
Forum: Hayatı ve Anıları
Son Yorum: Serdar102
03-28-2026, Saat: 09:08 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 100
Mavi'ye..
Forum: Aşk Hikayeleri
Son Yorum: SunSet
03-11-2026, Saat: 08:23 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 181
Keloğlan Çataltepe Tekfur...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:45 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 351
Kısa Keloğlan Masalları -...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:26 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 227
Keloğlan Ve Pinokyo - Ser...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:22 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 205
Dev Hamsi - Serdar Yıldır...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:19 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 195

 
  Şekerli Emzik
Yazar: YasSmin - 04-07-2011, Saat: 04:15 PM - Forum: Güzel Sözler - Yorumlar (2)

Bir bebeğe ağlamasın diye verilen şekerli emzik gibiydi son kez öpüşün.
Sana göre bitmiş bir aşkın imzası, bana göre ufak bir ‘sus’ payıydı…

Bu konuyu yazdır

  Bakan
Yazar: YasSmin - 04-07-2011, Saat: 04:00 PM - Forum: Şiirler - Yorumlar (4)

Senden iyi politik'acı olur sevgilim...

Hangi 'makam'dan bir ayrılık 'çalsan',
Memleket gibi soyuluyorum sana...

Oysa,
'İktidarsız' bir adam gibiydi yalnızlığım...

Sevgilim biliyor musun;
Artık bende gidenin ardından Bakan'ım...



İsmail ÖZMEN

Bu konuyu yazdır

  Tek cümlelik sözler
Yazar: YasSmin - 04-07-2011, Saat: 03:44 PM - Forum: Güzel Sözler - Yorumlar (4)

Hani o aradığın mükemmel kişi var ya... Sırtında kaşıyamadığın nokta kadar uzakta...

Burnuma toprak kokusu geliyor,kim bilir kaç kadın ağlıyor şimdi?

Elini koydu göğsüne, Eskiden parktı buralar dedi adam kadına, Şimdi mezarlık yaptılar..

Kadın dediğin Anadolu gibi olmalı birazda.. İki kıtayı birbirine bağlayabilmeli ama yerine göre de Çanakkale geçilemez! dedirtmeli, gözlerine bakınca..

Çekip gittin ya hani, sen şimdi utanmadan bensiz de ölürsün...

Aşkta kalpsiz olmak şart. Zira bilimsel bir açıklamadır; 'kalbi olan çok yaşayamaz.'


Bu konuyu yazdır

  Boş bulundum
Yazar: YasSmin - 04-07-2011, Saat: 03:35 PM - Forum: Güzel Sözler - Yorumlar (6)

Kayboluyorum sen gittikten sonra hergün, defalarca...


Ve beni buluyorlar benim bile aklıma gelmeyen yerlerde;


Sen yoksun,


"Boş bulunmuş oluyorum"..

M. Şahin

Bu konuyu yazdır

  Keşke
Yazar: YasSmin - 04-07-2011, Saat: 03:29 PM - Forum: Güzel Sözler - Yorumlar (6)

197801_10150102066106270_344859641269_66...3158_n.jpg

Keşke bazı insanlar için "imalat hatası var, geri topluyoruz" deseler..


Bu konuyu yazdır

  Bir Kadına Aşık Oldum
Yazar: YasSmin - 04-07-2011, Saat: 03:22 PM - Forum: Güzel Sözler - Yorumlar (6)

Benim bi hikayem var..


Aşık oldum!


Ama o Kadın evliydi!!

İki çocuğu vardı, en büyüğü bendim..


Hepsi bu kadar.


Bitti...

Bu konuyu yazdır

  Sana Mı Düştü?
Yazar: YasSmin - 04-07-2011, Saat: 03:16 PM - Forum: Güzel Sözler - Yorumlar (7)

Hadi ben h'ayran gönüllüydüm;


peki "çalkalamak" sana mı düştü be kadın?

Nefes Lugaz

Bu konuyu yazdır

  Kaldırım Olayım
Yazar: YasSmin - 04-07-2011, Saat: 03:05 PM - Forum: Güzel Sözler - Yorum Yok

Ne güzelde gözlerini kaçırıp benden, serpiyorsun yerlere.. Kaldırım olası geliyor insanın, gördükçe...

Bu konuyu yazdır

  Rezil,Sefil,Asil
Yazar: YasSmin - 04-07-2011, Saat: 02:30 PM - Forum: Güzel Sözler - Yorumlar (7)

Ayrılıktan hemen sonra kendini;


Başkasının kollarına bırakana"[SIZE=5]rezil"
[/SIZE]


Alkole bırakana"[SIZE=5]sefil"
[/SIZE]


Zamana bırakana ise"[SIZE=5]asil"denir .[/SIZE]

Bu konuyu yazdır

  “Mod/Medyan dersi” verilmiş
Yazar: history - 04-07-2011, Saat: 12:53 PM - Forum: Makale - Yorumlar (2)

142.jpg


Üniversite giriş sınavları benim için çok uzaklarda kaldı. Çocuklar da bu dönemi geçirdiği için sınav haberleri milyonlarca kişi için önemli ama benim için sınavda birileri adına hile, kayırma yapılmış olması ihtimali çıkınca önemli. Çünkü o zaman sınav kişisel ilgi alanından çıkıp kamusal bir sorun oluyor.

Daha önce de yazdığım gibi, iktidar ve yandaşları telaş içinde olayın üzerlerine sıçramaması için çırpınıyor.
Şaşırtıcı olan, birkaç kişi dışında iktidar ve yandaşlarından kimsenin şüphe duymaması. Bilen bilmeyen, anlayan anlamayan “açıklamalardan tatmin olduğunu” söylüyor hatta şüphesi olanları aptallıkla suçluyor!

Şimdi sizlere İzmirli bir liseli kız öğrenciden aldığım bilgiyi aktaracağım. Şüphelenme hakkını kullananlar herhalde değerlendirecektir, ama yandaşlara bir etkisi olmaz.

Önce herkesin bildiğini söyleyeyim; bazı cemaatler okulların dışında özellikle üniversite hazırlık dershanelerinde çok etkin bir paya sahip.

O dershanelerde sınavdan hemen bir gün önce çok önemli bir ders daha verilmiş. Öğrenciler son gün “sınavda çok işinize yarayacak bazı sistemleri anlatacağız” denilerek çağrılmış.
Dersin adı “Mod ve medyan.”

Öğrencinin anlattığı aynen şöyle: “Bizi cuma akşamüzeri apar topar çağırıp Mod ve Medyan anlattılar. Mod ve Medyan dediğimiz konu, sayıları küçükten büyüğe sıralama, sayı dizisindeki kimi özel terimleri bulma, dizideki en çok tekrar eden sayı vb. Bunun nereden çıktığını sorduğumuzda da (Sınavda işe yarayabilir, duyum aldık) dediler. O sırada bunun ne anlama geldiğini anlayamadım, ama sınavdan sonra durum ortaya çıktı. Demek ki bize şifreli yolla şifre olacağını söylemişler. Herhalde bilinen bazı isimlere bu şifre diye dolaylı yoldan şifre verildi.”

Bu, çocukların yarattığı bir “sınav efsanesi” olabilir mi? Elbette ama niçin böyle bir şey uydursunlar.

Şimdi sınavların iptal edilmesini ya da bu sınavları yok sayıp direkt hazirandaki asıl sınava gidilmesini isteyenler var. Sonuç ne olur bilmiyorum. Ama sınavda şifre kullanıldığı ve bunun da önceden seçilmiş isimlere verildiği iddialarını ortaya çıkarmak o kadar da zor değil.
Sınav sonuçları değerlendirilir, ilk 5 bin kişinin kullandığı cevap anahtarları, ayrıca ilk 5 bin kişinin hangi dershanelerden yararlandığı da kamuoyuna bildirilir.
Ortaya çıkacak sonuç yeni şüphelerin yolunu açsa da gerçeği bulmak için önemli bir karine oluşturur.

Bu nedenle ÖSYM ve iktidar sözcüleri “hiçbir şey olmadı, gönlünüzü ferah tutun” diyeceklerine hızla değerlendirmeyi bitirip sonuç üzerinden bir inceleme başlatsınlar. Hem daha kolay hem daha akılcı değil mi?


*****
Algoritmik fotoğraf

ÖSYM Başkanı YGS’de şifre olmadığını anlatmak için “Algoritma uygulandı” dedi biliyorsunuz. “Algoritma da nedir?” diye merak ederseniz karşılığı “şifre.” Biz “şifre” diyoruz, meğer “bilimsel” adı algoritmaymış. Tıpkı hamam böceği dediğimiz böceğin bilimsel adının “Blattodea” olması gibi. Cahillik fena tabii; algoritmaya şifre derseniz ÖSYM Başkanı da ayıbınızı yüzünüze vurur böyle.

Bir fotoğrafın algoritmasını vermek istiyorum size. Dünkü Habertürk’te kocaman yayınlandı. Fotoğrafta üç kişi görülüyor; biri Ergenekon savcılığından terfi ettirilen Zekeriya Öz, diğeri Öz’ün yerine gelen Cihan Kansız, üçüncüsü ise savcılara bavulla bilgi belge veren Taraf Gazetesi muhabiri Mehmet Baransu.

Gelelim algoritmaya. İki savcı yan yana. Fizyonomileri bu kadar benzeyebilir. Hafif göbek, yuvarlak yüz, açık alın. Kıyafetleri de aynı. Üniforma gibi. Lacivert takım elbise. Ama gariptir ki kravatlar ve rozetler de öyle.
Sanki iki savcı tıpatıp aynı.

Ve karede bir de gazeteci. Gerçi Baransu “bir başka konuda ifade vermek için adliyeye geldiğini, o sırada savcıları gördüğünü, sohbet ettiğini, o fotoğrafın tamamında 40’a yakın gazeteci de olduğunu” söylüyor.

Benim demem şu; halef selef iki savcı, tıpatıp aynı görünerek sanki “Hiçbir şey değişmeyecek, bugüne kadar ne yapıldıysa, hukuka uygun olsun olmasın, aynen devam edecek” mesajını veriyorlar. Algoritma yani.

Kimileri Ergenekon davasının gidişatından hükümetin de artık rahatsızlık duyduğunu ve biraz frene basmak gerektiğine inandıklarını ileri sürüyorlar. Öz’ün görev değişikliğini de “fazla ileri gitmişti” diye yorumluyorlar. Tabii bunu iktidar yanlılarının söylemesi, hükümetin yargı üzerinde ne kadar etkili olabildiğinin de itirafı ama, onu geçelim, nasıl olsa herkes farkında.

Dünkü fotoğrafa ve algoritmasına bakınca, çok kısa bir süre sonra bugüne kadar yapılan operasyonlardan çok daha dikkat çekici bir yeni operasyonun kapıda olabileceğini düşünüyorum. Zaten yandaş medya ısrarla “daha sırada en az 1000 kişinin bulunduğunu” yazmıyor mu?


*****
Önce çocuk dediler

Güya çok demokrat ve hümanist oldukları için “taş atan çocuklara özgürlük” bahanesiyle Ankara’yı arşınlayan gözyaşı döken isimleri unuttuk bile. Ama verdikleri hasarı unutmak mümkün mü?

Taş atan çocuklara sahip çıkalım derken Hrant Dink’i alçakça öldüren Ogün Samast’ı çocuk kapsamına aldırdılar, farkına bile varmadılar. Samast şimdi hayli iri cüssesiyle “çocuk” olarak yargılanıyor ve cezası da buna göre verilecek.

Ama yapılan yanlıştan dönmek için belli ki yeni bir oyun geleştirilmiş.

Kendini gerçekten çocuk sanan Samast, herhalde içeride güzel bir tezgâhtan geçirildi ki, şimdi tüm kamuoyunu çocuk yerine koyarak inanılmaz açıklamalar yapıyor.
Meğer “çocuk aklıyla” bazı gazete manşetlerini okumuş, bu manşetler kendisini Ermenilere karşı kışkırtmış, milliyetçi damarını kabartmış, çevresindekilerin de tahrikine kapılarak gidip Dink’i öldürmüş.

“Çocuk” sanığın bu sözleri yandaş medya için adeta bir hayat pınarı oldu. Samast’ı adeta yücelterek topyekûn saldırıya geçtiler.

Biraz ahlak, biraz namus, biraz samimiyet ve biraz dürüstlük. Çok mu zor sizin için?


*****
Hepsi ikna oldu da savcı niye inat ediyor?

Şifreli sınav için ÖSYM Başkanı “Böyle bir şey yok, algoritma yaptık, kimse mağdur değil” diyor.
Cumhurbaşkanı “Ben dinledim, anladım, sorun yok, yola devam” diyor.

Milli Eğitim Bakanı iddiaları ortaya atanlara teessüf edip “İşimize karışmayın, yok bir şey” diyor.
AKP sözcüsü “Ne var bunda, hile mile yok, işinize bakın” diyor.

Cümle yandaş medya (birkaç kişi hariç) şifre iddialarını aptallıkla eşdeğer tutup “Sizin derdiniz hükümeti zora sokmak” diyor.

Ama savcılık soruşturma açıyor. İfadeler alıyor, matbaa basıyor, öğrencileri dinliyor.

Madem devletin tüm birimleri ikna oldu ve bir şey olmadığını söylüyor, savcılar neden soruşturma yapıyor?


*****
Son gelişmelerden sonra insan, “Basılmamış kitapla uğraşacaklarına, basılmadan önce soru kitapçıklarının peşine düşselermiş keşke!” demeden edemiyor! (Gani Yıldız)

Bu konuyu yazdır

  Tarih: 04-29-2026, 05:39 PM