| Hoşgeldin, Ziyaretçi |
Sitemizden yararlanabilmek için Kayıt olmalısınız.
|
| Kimler Çevrimiçi |
Toplam: 209 kullanıcı aktif » 0 Kayıtlı » 205 Ziyaretçi Baidu, Bing, GoogleBot, Yandex
|
| Son Aktiviteler |
Allah’ın Bizlere Güvendiğ...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-25-2026, Saat: 11:04 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 35
|
Allah’ın Dini İslam’ı Yaş...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-24-2026, Saat: 12:01 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 40
|
Saff Suresi 6. Ayet Üzeri...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-18-2026, Saat: 12:14 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 41
|
Namaz Dinin Direği Midir?
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-13-2026, Saat: 10:12 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 59
|
Atatürk'ün Çocukluk Anıla...
Forum: Hayatı ve Anıları
Son Yorum: Serdar102
03-28-2026, Saat: 09:08 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 100
|
Mavi'ye..
Forum: Aşk Hikayeleri
Son Yorum: SunSet
03-11-2026, Saat: 08:23 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 181
|
Keloğlan Çataltepe Tekfur...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:45 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 351
|
Kısa Keloğlan Masalları -...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:26 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 226
|
Keloğlan Ve Pinokyo - Ser...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:22 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 205
|
Dev Hamsi - Serdar Yıldır...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:19 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 195
|
|
|
| Stresli bir hayat gebe kalma şansınızı azaltıyor. |
|
Yazar: Hasretiim - 04-08-2011, Saat: 10:09 PM - Forum: Anne ve Bebek
- Yorumlar (1)
|
 |
Birçok çiftin sorunu olan infertilite yani kısırlık, daha çok bedensel boyutta ele alınıyor. Oysa stres de gebelik şansını azaltan en önemli faktörlerden biri.
Stres, ‘organizmanın, tehdit edici bir durum karşısında bedensel ve ruhsal olarak zorlanması’ diye tanımlanıyor. Mekanizma duygusal, zihinsel ve bedensel bütünlükten oluşuyor. Stres ise organizmanın normalde uyum içinde, tıkır tıkır çalışan bu mekanizmasının bozulmasına sebep oluyor.
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Ayşe Duman'a göre, infertil çiftlerin (1 yıllık düzenli, korunmasız ilişkiye rağmen gebelik olmaması) yüzde 15’inde yapılan araştırmalara rağmen neden gebelik olmadığı bilinmiyor.
“İnsanı sadece maddi bedenden ibaret görüp araştırmalarımızı tedavi planlarımızı sadece maddi beden üzerinden yaptığımız sürece de bu çiftlerin infertilite nedenlerini bilemeyeceğiz” diyen Dr. Duman, stresin kısırlık üzerindeki etkisi hakkında şunları söylüyor:
“İnsanın zihni, ruhu, istekleri, arzuları ve bilinçaltı programında bir yığın duygu birikimleri var. Eğer kadının bilinçaltında çocuk sahibi olmasını engelleyecek bir duygu birikimi varsa siz bedenle istediğiniz kadar uğraşın, gebelik elde etmeniz zorlaşacaktır. Stres aslında tüm hastalıkların ve de infertilitenin zeminini oluşturmakta. Stresin, adeta bir virüs gibi fizik bedendeki programın işleyişini bozup, migren, gastrit, spastik kolon, cilt rahatsızlıkları hatta kansere yol açtığı biliniyor. Bu gerçeklikle, her türlü tetkiki yapıp tedavi yöntemlerini uygulamamıza rağmen, "gebeliğin neden olmadığını biz de bilmiyoruz’’ diyorsak, işin psikolojik boyutuyla ilgilenme zamanı gelmiş demektir. Tedavi sürecinde yaşanacak olumsuzlukların, gerginliklerin, acabaların yapılan işlemleri ve sonucu olumsuz etkilememesi için, tedaviye başlamadan kadının bedeniyle birlikte ruhuna da gerekli destek sağlanmalıdır.
RUHSAL BASKILAR, GEBELİK PROGRAMINI BOZUYOR
Toplumumuzda özellikle evlilik süresi 1–2 yılı bulmuşsa öncelikle ailenin büyükleri torun sevme telaşına giriyor. "Ölmeden önce bir torun görseydim, ne zaman hala olacağım?’’ gibi cümlelerle çift üzerinde baskı kuruluyor. İş arkadaşları sormaya ve akıl vermeye başlıyor. Çok erken dönemde gereksiz bir yığın tahliller yapılırken, her tahlil sonuç da gerginlikle bekleniyor. Her doktor dönüşü çift ‘’suç kimdeymiş’’ gibi garip soruların altında eziliyor. Bu eziklikle bir süre sonra çocuklu ailelerle görüşmemeye başlanıyor. Kadın, hamile birini görmeye tahammül bile edemiyor, erkek de oğluyla maça giden babaların hikâyesini duymak istemiyor.
Durum böyle olunca, zamanı gelmediği için işlemeyen gebelik programı bozulmaya başlıyor. İnfertilitenin fiziki şartlarda nedenini bulamayıp, bilinçaltı programında neler var diye sorguladığımızda çeşitli verilere ulaşırız. Çocukluk döneminde yaşanan travmalar, cinsel kimlik sorunları, aile içi iletişimdeki sorunlar, kişinin çocukluğuna ait anılarının olmaması, değersizlik inancıyla ortaya çıkan, ‘ben iyi bir anne olamam’ düşünceleri, ‘anne (baba) olmayı hak etmiyorum’ düşüncesiyle kendini cezalandırma gibi örnekleri çoğaltmak mümkün. Zira her kişinin yaşamı ve yaşamdan algıladıkları, tıpkı parmak izi gibi kendine özeldir. Özetle, vücuttaki işleyiş bozulması durumunda düzeltme işlemini sadece maddi beden üzerinden yapmak yeterli değil. Aynı durum infertilite tedavilerinde de geçerli. Bu tedavilerde de kişilerin ruhsal boyutunu öncelikli sıraya almakta ve ona göre tedavi şekli oluşturmakta fayda var
|
|
|
| Anne Adaylarının Dikkatine |
|
Yazar: Hasretiim - 04-08-2011, Saat: 10:07 PM - Forum: Anne ve Bebek
- Yorumlar (2)
|
 |
7 kadının düşük yapması, yüksek gerilim hattının geçtiği bölgede halkı tedirgin etti
Konya’nın merkez Meram ilçesine bağlı Hasanköy mahallesinde 7 kadının düşük yapması, yüksek gerilim hattının geçtiği bölgede halkı tedirgin etti. Mahalle muhtarı ve aileler, düşüklerin sebebini baz istasyonu ile yüksek gerilim hatlarına bağlıyor.
Konya'nın Meram ilçesi Hasanköy mahallesinde yüksek gerilim hatlarına yakın bir noktada yaşayan 7 kadın peş peşe düşük yaptı. İlk başta düşük olaylarını normal karşılayan mahalle sakinleri, sayının artmasıyla tedirginlik yaşamaya başladı. Düşük vakalarının görüldüğü Hasanköy Mahallesi Muhtarı Ali Özbek, 7 anne adayının 4-5 aylık hamile iken düşük yaptıklarını, nedeninin anlaşılamadığını kaydetti.
Kendi eşinin de üçüncü çocuğa hamile kaldıktan 4 ay sonra düşük yaptığını anlatan Muhtar Özbek, şöyle konuştu: “Uzun yıllardır bu mahallede oturuyorum. Düşüklerin değişik nedenlerden olabileceği ifade ediliyor. İçme suyundan şüpheleniliyor. Fakat uzun zamandır burada yaşadığımız için su nedeni ile olacağına ihtimal vermiyoruz. Daha çok mahalle içinde bulunan yüksek gerilim hatlarından şüpheleniyoruz. 2009 yılının başlarından itibaren şu ana kadar 6-7 ailede bu olay meydana geldi. Çocuk düşünen aileler tedirgin. Tekrar düşük korkusuyla çocuk yapmaktan korkuyorlar.”
Bütün gebelerin doktor kontrolünde olduğunu dile getiren Muhtar Ali Özbek “Kendim üç çocuk babasıyım. 2009 yılına kadar bir sorun yoktu. Geçen yılın başından itibaren düşük olayları başladı. Aynı düşük olayı eşimin de başına geldi ve 4-5 aylık iken bebeğimizi düşük nedeni ile kaybettik. İlk başlarda meydana gelen düşükleri normal karşıladık. Ancak sayı artınca mahallede bir tedirginlik oluştu.” dedi.
"YÜKSEK GERİLİM HATLARI DÜŞÜKLERE NEDEN OLABİLİR"
Diğer yandan, Kadın Hastalıkları Doğum Uzmanı Op. Dr. Jule Esen, gebelikte 'iyonize' ve noniyonize’den uzak durmak gerektiğini söyledi. Esen, hamilelikte ve normal hayatta yüksek gerilim hatlarının yan etkileri olabileceğinin altını çizdi. Esen, “İyonize radyasyon denilen klasik x ışınları, rontgen ışınlarıdır. Bunlar belli bir zamana kadar gebelikte doktor iznine tabi olmak üzere yapılabiliyor. Noniyonize ışınlar ise cep telefonları, elektromanyetik dalgalar, yüksek gerilim hatları, mikrodalga fırınlar, saç kurutma makineleri, kablosuz modemler gibi teknolojik aletlerden yayılabiliyor. Bu ışınlardan gebelik süresince uzak durmak gerekiyor.’’ şeklinde konuştu.
Uzman Doktor Esen, yapılan araştırmaların yüksek gerilim hatlarının düşüklere sebep olduğunu doğruladığına dikkat çekti. Esen, şu değerlendirmede bulundu: “Yeditepe Üniversitesi'nde bu yönde çalışmalar yapıldı. İyonize radyasyonun, daha çok kromozom kırıkları ve düşükler ile bağlantılı olunduğu bilinmektedir. Fakat bir yüksek gerilim hattının altında oturmak sureti ve çok fazla elektromanyetik alan yayan ortamlarda uzun süre oturmanın da gebelik kayıpları, düşükler ve daha sonrasında çocuklarda öğrenme bozuklukları ve hiperaktif çocuklara neden olduğu gözlenmektedir.’’ diye konuştu.Kaynakwh webhatti.com:
Kendi mahallesinde bir hastası bulunduğunun altını çizen Op. Dr. Jule Esen, “Hastamızın ifadelerinde, oturdukları mahallelerinde 8 ile 10 civarında ailenin gebelikte düşük yaptığını öğrendik. Hastamız da düşük yapmaktan kaygılandığı için başvuruda bulundu. 14 haftalık gebeliği bulunan hastamızda yaşanan düşükler nedeniyle panik atak ve psikolojik bozukluk var.” ifadelerini kullandı.
Öte yandan, Konya İl Sağlık Müdürlüğü, iddialarla ilgili çalışma başlattı. Mahallede inceleme başlatan Sağlık Müdürlüğü, ardından açıklama yapacak.
|
|
|
| Kırk Kulplu Kazan Efsanesi |
|
Yazar: Hasretiim - 04-08-2011, Saat: 09:57 PM - Forum: Türk Tarihi
- Yorumlar (2)
|
 |
Yöre: Gökyurt (Kilistra) / Konya
Kilistra'nın yaklaşık 4 kilometre batısında bulunan “Alısumas”“Kırk Kulplu Kazan” efsanesi burada yaşayan halkın maddi zenginlik sahibi olduklarını da göstermektedir. Efsaneye göre şehir halkı, bir saldırı sonucu orayı terk etmek zorunda kalır. Terk ederken de bütün servetlerini içinde biriktirdikleri devasa bir kazanı gömerler. Kazanın içi altın doludur ve tam kırk tane kulpu vardır. Şehirlerini istila edenlerin altınlarını bulmalarını istemezler. Kazanı gömdükten sonra üzerine meşe ağacının meyvesi olan palamut (pelit) dökerler. Böylece içi altın dolu Kırk Kulplu Kazan'ın üzerinde ağaçlar biter. Artık kazan bir ormanın altındadır.
dağı da bir çok harabeyi bünyesinde barındıran ve keşfedilmeyi bekleyen bir hazinedir. Oldukça dik yamaçları olan bu dağın tepesinde bir şehir harabesi bulunmaktadır. Bu harabenin bu gün sadece giriş kapısı ayakta kalabilmiştir. Kara yoluyla ulaşım olmadığı için herhangi bir bilimsel araştırma yapılmamış olduğundan tarihi konusundaki bilgiler tahminlerden ibarettir. Bu harabenin etrafı bir surla çevrilidir. Duvarların kalınlığının 1 metreden fazla olması kale kapısı görünümündeki giriş kapısının 2.5 metre genişliğe ve bir o kadar da yüksekliğe sahip olması burada yaşayan medeniyetin oldukça güçlü olduğu ve yine kendisi gibi güçlü bir düşmanla karşı karşıya olduğu tezini güçlendirmektedir.
|
|
|
| Devrim |
|
Yazar: YasSmin - 04-08-2011, Saat: 09:33 PM - Forum: Şiirler
- Yorumlar (2)
|
 |
Bedenimin de solcusuyum şüphesiz bir yürek mevzu,
Senperyalist fikrin aykırılığında..
Ve inanırım ki
İki kişilik bir devrimdir Aşk..
Sokağa çıkma yasağı da ilan edilebilir,
Malum ayrılıklar ardından gidene denk gelmemek için yol üstü tesadüflerinde..
Emre GÖKCE
|
|
|
| Sürçme Beni Dilinde |
|
Yazar: YasSmin - 04-08-2011, Saat: 09:33 PM - Forum: Şiirler
- Yorumlar (2)
|
 |
Gidişine,sadece gözlerim ağlayarak yalvardı
Gittiğin yerde muhakkaktır ki,başka bir yar vardı..
Oysa,
Ben seni öperken
Dudak payı bile bırakmamıştım,kimseye..
Emre GÖKCE
|
|
|
| Özlerken Ölmektir Beklemek |
|
Yazar: YasSmin - 04-08-2011, Saat: 09:24 PM - Forum: Şiirler
- Yorumlar (4)
|
 |
‘Bir insan isminin bu alfabeden daha çok cümle türettiğinde tanımlandı,yalnızlık.’’
Mutlusundur sen,iyisindir de.
Ama asla,iyi sindirme yokluğumu yüreğine!
Yatarken izlediğini,terk ettiğinin ninnilerini,
İyi dinle!
Günü birlik, ‘‘ÖZLÜYORUM!’’ ve ‘‘ÖLÜYORUM!’’
Kısaca ‘‘ÖzLÜYORUM!’’ işte.
Sensiz,aynı şey değil mi ikisi de bir yerde?
Emre GÖKCE
|
|
|
| Unuttuğum An |
|
Yazar: YasSmin - 04-08-2011, Saat: 09:19 PM - Forum: Şiirler
- Yorum Yok
|
 |
Farkında değildim
Cebrail indirmiş seni yüreğime..
Bir gece gelecek ki,
Canımı almaya gelen o Azrail,intihar edecek bu odada..
Nasıl sevdiğimi
Neden gittiğini ve anlatırken sensizliği
Elindeki orakla kesecek bileklerini..
Yemin ederim ki;
Ben seni unuttuğum an
İsrafil sûra üfleyecek
Benim kadar Mikail’in de içi üşüyecek..
İki omzumdaki meleğin gözünden de akacaksın
Ömrüm işte o zaman tükenecek..
Emre GÖKCE
|
|
|
| Devren satılık |
|
Yazar: YasSmin - 04-08-2011, Saat: 09:14 PM - Forum: Şiirler
- Yorumlar (2)
|
 |
Aşk,intihar biçimidir
Malum,ölürcesine sevenler bilir..
Sadece hatırladıklarımdan yorgunum..
Demiştim ya
Günlük değil,yazdıklarım yıllık..
Şimdi;
Aklım
Acım
Sancım,
Devren satılık..
Emre GÖKCE
|
|
|
|