:: Duygusuz.com - Dostluk ve Arkadaşlık Sitesi
Hoşgeldin, Ziyaretçi
Sitemizden yararlanabilmek için Kayıt olmalısınız.

Kullanıcı Adınız:
  

Şifreniz:
  





Forumda Ara

(Gelişmiş Arama)

Forum İstatistikleri
» Toplam Üyeler: 16,694
» Son Üye: ymptk22
» Toplam Konular: 98,585
» Toplam Yorumlar: 1,065,564

Detaylı İstatistikler

Kimler Çevrimiçi
Toplam: 209 kullanıcı aktif
» 0 Kayıtlı
» 205 Ziyaretçi
Baidu, Bing, GoogleBot, Yandex

Son Aktiviteler
Allah’ın Bizlere Güvendiğ...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-25-2026, Saat: 11:04 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 35
Allah’ın Dini İslam’ı Yaş...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-24-2026, Saat: 12:01 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 40
Saff Suresi 6. Ayet Üzeri...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-18-2026, Saat: 12:14 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 41
Namaz Dinin Direği Midir?
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-13-2026, Saat: 10:12 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 59
Atatürk'ün Çocukluk Anıla...
Forum: Hayatı ve Anıları
Son Yorum: Serdar102
03-28-2026, Saat: 09:08 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 100
Mavi'ye..
Forum: Aşk Hikayeleri
Son Yorum: SunSet
03-11-2026, Saat: 08:23 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 181
Keloğlan Çataltepe Tekfur...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:45 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 351
Kısa Keloğlan Masalları -...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:26 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 226
Keloğlan Ve Pinokyo - Ser...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:22 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 205
Dev Hamsi - Serdar Yıldır...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:19 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 195

 
  Stresli bir hayat gebe kalma şansınızı azaltıyor.
Yazar: Hasretiim - 04-08-2011, Saat: 10:09 PM - Forum: Anne ve Bebek - Yorumlar (1)



Birçok çiftin sorunu olan infertilite yani kısırlık, daha çok bedensel boyutta ele alınıyor. Oysa stres de gebelik şansını azaltan en önemli faktörlerden biri.
Stres, ‘organizmanın, tehdit edici bir durum karşısında bedensel ve ruhsal olarak zorlanması’ diye tanımlanıyor. Mekanizma duygusal, zihinsel ve bedensel bütünlükten oluşuyor. Stres ise organizmanın normalde uyum içinde, tıkır tıkır çalışan bu mekanizmasının bozulmasına sebep oluyor.
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Ayşe Duman'a göre, infertil çiftlerin (1 yıllık düzenli, korunmasız ilişkiye rağmen gebelik olmaması) yüzde 15’inde yapılan araştırmalara rağmen neden gebelik olmadığı bilinmiyor.
“İnsanı sadece maddi bedenden ibaret görüp araştırmalarımızı tedavi planlarımızı sadece maddi beden üzerinden yaptığımız sürece de bu çiftlerin infertilite nedenlerini bilemeyeceğiz” diyen Dr. Duman, stresin kısırlık üzerindeki etkisi hakkında şunları söylüyor:
“İnsanın zihni, ruhu, istekleri, arzuları ve bilinçaltı programında bir yığın duygu birikimleri var. Eğer kadının bilinçaltında çocuk sahibi olmasını engelleyecek bir duygu birikimi varsa siz bedenle istediğiniz kadar uğraşın, gebelik elde etmeniz zorlaşacaktır. Stres aslında tüm hastalıkların ve de infertilitenin zeminini oluşturmakta. Stresin, adeta bir virüs gibi fizik bedendeki programın işleyişini bozup, migren, gastrit, spastik kolon, cilt rahatsızlıkları hatta kansere yol açtığı biliniyor. Bu gerçeklikle, her türlü tetkiki yapıp tedavi yöntemlerini uygulamamıza rağmen, "gebeliğin neden olmadığını biz de bilmiyoruz’’ diyorsak, işin psikolojik boyutuyla ilgilenme zamanı gelmiş demektir. Tedavi sürecinde yaşanacak olumsuzlukların, gerginliklerin, acabaların yapılan işlemleri ve sonucu olumsuz etkilememesi için, tedaviye başlamadan kadının bedeniyle birlikte ruhuna da gerekli destek sağlanmalıdır.
RUHSAL BASKILAR, GEBELİK PROGRAMINI BOZUYOR

Toplumumuzda özellikle evlilik süresi 1–2 yılı bulmuşsa öncelikle ailenin büyükleri torun sevme telaşına giriyor. "Ölmeden önce bir torun görseydim, ne zaman hala olacağım?’’ gibi cümlelerle çift üzerinde baskı kuruluyor. İş arkadaşları sormaya ve akıl vermeye başlıyor. Çok erken dönemde gereksiz bir yığın tahliller yapılırken, her tahlil sonuç da gerginlikle bekleniyor. Her doktor dönüşü çift ‘’suç kimdeymiş’’ gibi garip soruların altında eziliyor. Bu eziklikle bir süre sonra çocuklu ailelerle görüşmemeye başlanıyor. Kadın, hamile birini görmeye tahammül bile edemiyor, erkek de oğluyla maça giden babaların hikâyesini duymak istemiyor.
Durum böyle olunca, zamanı gelmediği için işlemeyen gebelik programı bozulmaya başlıyor. İnfertilitenin fiziki şartlarda nedenini bulamayıp, bilinçaltı programında neler var diye sorguladığımızda çeşitli verilere ulaşırız. Çocukluk döneminde yaşanan travmalar, cinsel kimlik sorunları, aile içi iletişimdeki sorunlar, kişinin çocukluğuna ait anılarının olmaması, değersizlik inancıyla ortaya çıkan, ‘ben iyi bir anne olamam’ düşünceleri, ‘anne (baba) olmayı hak etmiyorum’ düşüncesiyle kendini cezalandırma gibi örnekleri çoğaltmak mümkün. Zira her kişinin yaşamı ve yaşamdan algıladıkları, tıpkı parmak izi gibi kendine özeldir. Özetle, vücuttaki işleyiş bozulması durumunda düzeltme işlemini sadece maddi beden üzerinden yapmak yeterli değil. Aynı durum infertilite tedavilerinde de geçerli. Bu tedavilerde de kişilerin ruhsal boyutunu öncelikli sıraya almakta ve ona göre tedavi şekli oluşturmakta fayda var

Bu konuyu yazdır

  Anne Adaylarının Dikkatine
Yazar: Hasretiim - 04-08-2011, Saat: 10:07 PM - Forum: Anne ve Bebek - Yorumlar (2)

7 kadının düşük yapması, yüksek gerilim hattının geçtiği bölgede halkı tedirgin etti

Konya’nın merkez Meram ilçesine bağlı Hasanköy mahallesinde 7 kadının düşük yapması, yüksek gerilim hattının geçtiği bölgede halkı tedirgin etti. Mahalle muhtarı ve aileler, düşüklerin sebebini baz istasyonu ile yüksek gerilim hatlarına bağlıyor.
Konya'nın Meram ilçesi Hasanköy mahallesinde yüksek gerilim hatlarına yakın bir noktada yaşayan 7 kadın peş peşe düşük yaptı. İlk başta düşük olaylarını normal karşılayan mahalle sakinleri, sayının artmasıyla tedirginlik yaşamaya başladı. Düşük vakalarının görüldüğü Hasanköy Mahallesi Muhtarı Ali Özbek, 7 anne adayının 4-5 aylık hamile iken düşük yaptıklarını, nedeninin anlaşılamadığını kaydetti.
Kendi eşinin de üçüncü çocuğa hamile kaldıktan 4 ay sonra düşük yaptığını anlatan Muhtar Özbek, şöyle konuştu: “Uzun yıllardır bu mahallede oturuyorum. Düşüklerin değişik nedenlerden olabileceği ifade ediliyor. İçme suyundan şüpheleniliyor. Fakat uzun zamandır burada yaşadığımız için su nedeni ile olacağına ihtimal vermiyoruz. Daha çok mahalle içinde bulunan yüksek gerilim hatlarından şüpheleniyoruz. 2009 yılının başlarından itibaren şu ana kadar 6-7 ailede bu olay meydana geldi. Çocuk düşünen aileler tedirgin. Tekrar düşük korkusuyla çocuk yapmaktan korkuyorlar.”
Bütün gebelerin doktor kontrolünde olduğunu dile getiren Muhtar Ali Özbek “Kendim üç çocuk babasıyım. 2009 yılına kadar bir sorun yoktu. Geçen yılın başından itibaren düşük olayları başladı. Aynı düşük olayı eşimin de başına geldi ve 4-5 aylık iken bebeğimizi düşük nedeni ile kaybettik. İlk başlarda meydana gelen düşükleri normal karşıladık. Ancak sayı artınca mahallede bir tedirginlik oluştu.” dedi.
"YÜKSEK GERİLİM HATLARI DÜŞÜKLERE NEDEN OLABİLİR"
Diğer yandan, Kadın Hastalıkları Doğum Uzmanı Op. Dr. Jule Esen, gebelikte 'iyonize' ve noniyonize’den uzak durmak gerektiğini söyledi. Esen, hamilelikte ve normal hayatta yüksek gerilim hatlarının yan etkileri olabileceğinin altını çizdi. Esen, “İyonize radyasyon denilen klasik x ışınları, rontgen ışınlarıdır. Bunlar belli bir zamana kadar gebelikte doktor iznine tabi olmak üzere yapılabiliyor. Noniyonize ışınlar ise cep telefonları, elektromanyetik dalgalar, yüksek gerilim hatları, mikrodalga fırınlar, saç kurutma makineleri, kablosuz modemler gibi teknolojik aletlerden yayılabiliyor. Bu ışınlardan gebelik süresince uzak durmak gerekiyor.’’ şeklinde konuştu.
Uzman Doktor Esen, yapılan araştırmaların yüksek gerilim hatlarının düşüklere sebep olduğunu doğruladığına dikkat çekti. Esen, şu değerlendirmede bulundu: “Yeditepe Üniversitesi'nde bu yönde çalışmalar yapıldı. İyonize radyasyonun, daha çok kromozom kırıkları ve düşükler ile bağlantılı olunduğu bilinmektedir. Fakat bir yüksek gerilim hattının altında oturmak sureti ve çok fazla elektromanyetik alan yayan ortamlarda uzun süre oturmanın da gebelik kayıpları, düşükler ve daha sonrasında çocuklarda öğrenme bozuklukları ve hiperaktif çocuklara neden olduğu gözlenmektedir.’’ diye konuştu.Kaynakwh webhatti.com: smiley.gif
Kendi mahallesinde bir hastası bulunduğunun altını çizen Op. Dr. Jule Esen, “Hastamızın ifadelerinde, oturdukları mahallelerinde 8 ile 10 civarında ailenin gebelikte düşük yaptığını öğrendik. Hastamız da düşük yapmaktan kaygılandığı için başvuruda bulundu. 14 haftalık gebeliği bulunan hastamızda yaşanan düşükler nedeniyle panik atak ve psikolojik bozukluk var.” ifadelerini kullandı.
Öte yandan, Konya İl Sağlık Müdürlüğü, iddialarla ilgili çalışma başlattı. Mahallede inceleme başlatan Sağlık Müdürlüğü, ardından açıklama yapacak.

Bu konuyu yazdır

  Doğum Mekanizması
Yazar: Hasretiim - 04-08-2011, Saat: 10:02 PM - Forum: Anne ve Bebek - Yorumlar (3)

Doğum MekanizmasıDoğumun ne zaman başlayacağını belirleyen etkenler halen tam olarak bilinmese de smilie1.gif artık dış dünyada yaşama olgunluğuna erişen çocuktan anneye smilie1.gif çocuk organlarından anne organlarına (organ communication system)smilie1.gif giden bir takım uyarıların dogumu baslattığı (böbrek üstü bezismilie1.gif beyin sapı hormonları vb) düşünülmektedir.Buna karşın elimizdesmilie1.gif doğumu sağlayan fizik güçler hakkında yeterli bilgi vardır.Bu mekanızma temel fizik kuralları ve biyolojik olaylarla açıklanabilir. Dogumu iki temel faktör belirler ;
· Bebek ( düsük ve asırı kilolu)
· Dogum kanalı (uygun genislik ve sekilde veya darsmilie1.gifsekli bozuk olabilir)
Dogumu saglayan kuvvetler ;
· Rahim adalesinin (myometrium) olusturdugu itme gücü
· Yer çekimi
· Bebek
· Annenin pelvis (legen kemigi) yapısı
· Yumusak dokuların (karınsmilie1.gifkasık kasları ve bağlar) katkısı olarak sayılabilir.
Bebek bu mekanizma içerisinde kemik pelvis ve yumusak dokuların olusturdugu dogum kanalını yavas yavas açarak ilerler.Bebeksmilie1.gif dogum kanalından geçerken ;
· Kanalının sekline uyum gösterir (bas ve gögüs kafesi sıkısırsmilie1.gif sekil degistirir)
· Mekanik kanunlara göre en az dirençle karşılaşacagı pozisyonlara girerek zoru basarır
Normal yolla dogan bebeklerin başları uzarsmilie1.gif sivrilesirsmilie1.gif yüzde kafa derisinde göz kapaklarında sislik (ödemsmilie1.gifsu toplanması) olusur. Bebegin kafa kemikleri kaynaşmamıs ve yumusak olması nedeniyle genellikle bu degisiklikler kalici izler kalmadan kısa sürede düzelir. Bu itme hareketleri sırasında özellikle kafanın önde gelen kısımında basınç farkına bağlı daha fazla siser smilie1.gifbu şişliğe bosse ismi verilir.Eger basınç farkı çok fazla olursa (vakumla dogum) ve uzun süre devam ederse kafa kemiklerinin zarı kemikten ayrılır ve sefal hematom denilen içi kanla dolu bir kese olusabilir.Bosse 1-2 gün içinde sefal hematom 2-3 haftada kendiliginden iyilesir.Ancak bebek diger organ yaralanmaları (kafa içinde kanamasmilie1.gif kemik kırıkları) açısından dikkatle bir hekim tarafından takip edilmelidir. smiley.gif
Bebek dogum kanalından geçerken sırasıyla ;
· Fleksiyon ( Egilme smilie1.gifbas gögse dogru egilir)
· Rotasyon ( Bebegin bası bir vida hareketiyle dönerek iner )
· Defleksiyon ( Bas arkaya dogru gerilirsmilie1.giffleksiyonun tersi hareket yapar)
· Dışa Dönme ( Bas vida gibi dönme hareketini tamamlar )
Basitçe bebegin ilerlerken almıs oldugu sekiller ve dogum mekanizmasinindan bahsettikten sonra agrı mekanizması ve asıl itici günün ne oldugundan ve doğumu baslatan mekanizma nedir?
Doguma baslatan mekanizmanın ne oldugu bugün bile tam aydınlatılamamıstır.Ama bir çok neden var gözükmektedir.

· Bebegin yeterince büyümesi ve olgunlasması
· Rahim içi basıncının artması
· Bebek esinin yaslanması
· Arka hipofiz bezinde doğum agrılarını baslatan oksitosin hormonunun salgılanması
· Önde gelen bebek kısımının ve su kesesinin rahimin alt segmentine basınç yapması gibi bir çok neden sayılabilir.
Bir çok nedenle birlikte doguma hazırlanan rahminsmilie1.gif arka hipofiz bezinden salgılanan oksitosin hormonu ile kasılmaya (dogum agrilarinin) baslaması karmaşık bir olaydır. Bebegin içinde bulundugu kese sıvı ile doludur. Rahim kasılmaları ile su kesesinde basınç artar ve bu basınç her yöne esit sekilde yayılır.Rahmin agzı ve alt bölgesi agrılara katılmazlarsmilie1.gifhidrolik basınç etkisi ile bu bölgelerde gerilmesmilie1.gifincelme ve sonrasında açılma meydana gelir. Rahim kasılmalarına ek olarak bebegin bası kanalında ilerlerkensmilie1.gif makata yaptığı basınç tıpkı defekasyon (büyük abdest ) sırasındaki gibi refleks ıkınmalara neden olur.Böylece karın kasları ve diafragmanin istemli ve istemsiz (refleks) kasılmalarının etkisi ile artan karın içi basıncı bebegin dışarı çıkmasını saglar.

Doğum 1


Doğumun Devreleri
Dogum süresi ilk dogumlarda bebegin kilosuna da baglı olarak sonraki dogumlardan daha uzundur.Dogum doktor veya egitilmis dogum personeli tarafından muayene ile takip edilebilen asamalara ayrılır.Bu 3 devre söyle özetlenebilir;
1.DEVRE : Rahim agzının açılması dönemidir.Maksimum 12 saat kadar sürer.Rahim agzının açılma dönemidir.Dogumun baslangıç isaretleri olan;
· Su gelmesi
· Kanama olması
· Agrilarin baslaması
· Nisan denilen kanlı sümüksü maddenin gelmesi ile baslar smilie1.gifaçılmanın tam olması ile sonuçlanan dönemdir.Ilk dogumlarda 16 saatsmilie1.gif sonraki doğumlarda 8-12 saat kadar sürer.

Doğum 2


2.DEVRE
Doğumun gerçeklestiğismilie1.gifçocuğun çıktıgı devredir. Ilk doğumlarda ortalama 2 smilie1.gif sonrakı doğumlarda yarım saat kadar sürer.

Doğum 3


3.DEVRE
Bebegin esinin (plasenta) ayrıldığı dönem olup ortalama 15-20 dakika sürer. 1 saati asmamalıdır.Bebek dogduktan sonra rahim kasılmalara devam edersmilie1.gif plasenta bu kasılmalarla küçülmeye ayak uyduramazsmilie1.gif yer yer ayrılmalar baslarsmilie1.gif bir miktar kanama ve bu kanamanın da etkisiyle dışarı atılır. Bunu takiben rahimsmilie1.gif içi bosaldığından hızla kasılıp küçülerek kanamanın en az düzeyde olmasını saglar.

Bu konuyu yazdır

  Kırk Kulplu Kazan Efsanesi
Yazar: Hasretiim - 04-08-2011, Saat: 09:57 PM - Forum: Türk Tarihi - Yorumlar (2)

alisumas.jpg

Yöre: Gökyurt (Kilistra) / Konya

Kilistra'nın yaklaşık 4 kilometre batısında bulunan “Alısumas”“Kırk Kulplu Kazan” efsanesi burada yaşayan halkın maddi zenginlik sahibi olduklarını da göstermektedir. Efsaneye göre şehir halkı, bir saldırı sonucu orayı terk etmek zorunda kalır. Terk ederken de bütün servetlerini içinde biriktirdikleri devasa bir kazanı gömerler. Kazanın içi altın doludur ve tam kırk tane kulpu vardır. Şehirlerini istila edenlerin altınlarını bulmalarını istemezler. Kazanı gömdükten sonra üzerine meşe ağacının meyvesi olan palamut (pelit) dökerler. Böylece içi altın dolu Kırk Kulplu Kazan'ın üzerinde ağaçlar biter. Artık kazan bir ormanın altındadır.

dağı da bir çok harabeyi bünyesinde barındıran ve keşfedilmeyi bekleyen bir hazinedir. Oldukça dik yamaçları olan bu dağın tepesinde bir şehir harabesi bulunmaktadır. Bu harabenin bu gün sadece giriş kapısı ayakta kalabilmiştir. Kara yoluyla ulaşım olmadığı için herhangi bir bilimsel araştırma yapılmamış olduğundan tarihi konusundaki bilgiler tahminlerden ibarettir. Bu harabenin etrafı bir surla çevrilidir. Duvarların kalınlığının 1 metreden fazla olması kale kapısı görünümündeki giriş kapısının 2.5 metre genişliğe ve bir o kadar da yüksekliğe sahip olması burada yaşayan medeniyetin oldukça güçlü olduğu ve yine kendisi gibi güçlü bir düşmanla karşı karşıya olduğu tezini güçlendirmektedir.

Bu konuyu yazdır

  Devrim
Yazar: YasSmin - 04-08-2011, Saat: 09:33 PM - Forum: Şiirler - Yorumlar (2)

Bedenimin de solcusuyum şüphesiz bir yürek mevzu,
Senperyalist fikrin aykırılığında..

Ve inanırım ki
İki kişilik bir devrimdir Aşk..

Sokağa çıkma yasağı da ilan edilebilir,
Malum ayrılıklar ardından gidene denk gelmemek için yol üstü tesadüflerinde..


Emre GÖKCE

Bu konuyu yazdır

  Sürçme Beni Dilinde
Yazar: YasSmin - 04-08-2011, Saat: 09:33 PM - Forum: Şiirler - Yorumlar (2)

Gidişine,sadece gözlerim ağlayarak yalvardı
Gittiğin yerde muhakkaktır ki,başka bir yar vardı..

Oysa,

Ben seni öperken
Dudak payı bile bırakmamıştım,kimseye..


Emre GÖKCE

Bu konuyu yazdır

  Özlerken Ölmektir Beklemek
Yazar: YasSmin - 04-08-2011, Saat: 09:24 PM - Forum: Şiirler - Yorumlar (4)

‘Bir insan isminin bu alfabeden daha çok cümle türettiğinde tanımlandı,yalnızlık.’’


Mutlusundur sen,iyisindir de.
Ama asla,iyi sindirme yokluğumu yüreğine!


Yatarken izlediğini,terk ettiğinin ninnilerini,
İyi dinle!

Günü birlik, ‘‘ÖZLÜYORUM!’’ ve ‘‘ÖLÜYORUM!’’

Kısaca ‘‘ÖzLÜYORUM!’’ işte.

Sensiz,aynı şey değil mi ikisi de bir yerde?


Emre GÖKCE

Bu konuyu yazdır

  Unuttuğum An
Yazar: YasSmin - 04-08-2011, Saat: 09:19 PM - Forum: Şiirler - Yorum Yok

Farkında değildim
Cebrail indirmiş seni yüreğime..

Bir gece gelecek ki,
Canımı almaya gelen o Azrail,intihar edecek bu odada..

Nasıl sevdiğimi
Neden gittiğini ve anlatırken sensizliği
Elindeki orakla kesecek bileklerini..

Yemin ederim ki;

Ben seni unuttuğum an
İsrafil sûra üfleyecek
Benim kadar Mikail’in de içi üşüyecek..

İki omzumdaki meleğin gözünden de akacaksın
Ömrüm işte o zaman tükenecek..



Emre GÖKCE

Bu konuyu yazdır

  Devren satılık
Yazar: YasSmin - 04-08-2011, Saat: 09:14 PM - Forum: Şiirler - Yorumlar (2)

Aşk,intihar biçimidir
Malum,ölürcesine sevenler bilir..

Sadece hatırladıklarımdan yorgunum..

Demiştim ya
Günlük değil,yazdıklarım yıllık..

Şimdi;

Aklım
Acım
Sancım,

Devren satılık..






Emre GÖKCE

Bu konuyu yazdır

  Biraz Mizah
Yazar: YasSmin - 04-08-2011, Saat: 09:07 PM - Forum: Maxi Geyik - Yorumlar (4)

Mahsun Oscar'a adaysa, Recep komedyen ise, İsmail YK en çok albümü satıyorsa astronot olacağım dediğimde güleni vururum.♥


İzdivaç programlarına katılan tüm kadınlar "beni taşıyacak bir eş istiyorum" diyor, e sen koca değil vinç arıyorsun be ablam.


Titanic" yerli dizi olsa şarkısını kıraç yapar,şarkının adı; "ölüm düşürdü ağına,çarptık bir buzdağına" olurdu.


Geçen bir büyük devirelim diye toplanıp sırayla dedeme çelme taktık ♥


Bu sene YGS'ye girecek olsaydım sınavın tam ortasında "oğlum sorular çok kolay lan" deyip rakiplerimin psikolojisini bozardım.


Bazen her şeyleri bırakıp çekip gitmek geliyor içimden. Sonra cebime bakıyorum, yol parasının olmadığını görünce geçiyor.


Kavak yellerinde Efe'nin imamından açıklama; Her gün cenaze namazını kıldırmaktan bıktım.


Hoca Suyun Kaldırma Kuvvetini kim bulmuş dedi? Seyyar Tayyar dedim, dersten attı.


Pikachu'nun kız olduğunu öğrendiğimde geçirdiğim şoku Tweety'nin erkek olduğunu öğrendiğimde geçirmedim. [Pikachu kızmıymışşş Confused, Tweety'de erkek? Olamaz tüm çocukluğum yalandan ibaretmiş]




Bu konuyu yazdır

  Tarih: 04-29-2026, 02:53 PM