:: Duygusuz.com - Dostluk ve Arkadaşlık Sitesi
Hoşgeldin, Ziyaretçi
Sitemizden yararlanabilmek için Kayıt olmalısınız.

Kullanıcı Adınız:
  

Şifreniz:
  





Forumda Ara

(Gelişmiş Arama)

Forum İstatistikleri
» Toplam Üyeler: 16,694
» Son Üye: ymptk22
» Toplam Konular: 98,585
» Toplam Yorumlar: 1,065,564

Detaylı İstatistikler

Kimler Çevrimiçi
Toplam: 213 kullanıcı aktif
» 0 Kayıtlı
» 209 Ziyaretçi
Applebot, Baidu, Bing, GoogleBot

Son Aktiviteler
Allah’ın Bizlere Güvendiğ...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-25-2026, Saat: 11:04 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 32
Allah’ın Dini İslam’ı Yaş...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-24-2026, Saat: 12:01 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 39
Saff Suresi 6. Ayet Üzeri...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-18-2026, Saat: 12:14 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 41
Namaz Dinin Direği Midir?
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-13-2026, Saat: 10:12 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 59
Atatürk'ün Çocukluk Anıla...
Forum: Hayatı ve Anıları
Son Yorum: Serdar102
03-28-2026, Saat: 09:08 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 100
Mavi'ye..
Forum: Aşk Hikayeleri
Son Yorum: SunSet
03-11-2026, Saat: 08:23 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 181
Keloğlan Çataltepe Tekfur...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:45 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 350
Kısa Keloğlan Masalları -...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:26 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 226
Keloğlan Ve Pinokyo - Ser...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:22 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 205
Dev Hamsi - Serdar Yıldır...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:19 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 195

 
  Orman yolları
Yazar: ÐŽeşaren - 04-13-2011, Saat: 12:17 AM - Forum: Manzara Mekan Resimleri - Yorumlar (4)

2979303208a54cab103o.jpg




161619859105021faccab.jpg




1636914027c714f2f137.jpg

1888208142540805269a.jpg

wol_error.gifOrjinal Boyutunda Açmak İçin ( 800x600 ve 222KB ) Buraya Tıklayın2092202366d4430d3fa0o.jpg

2291323199425b264fc8b.jpg




2336345252e8f04b11e5b.jpg




23441415908d9c766cf7b.jpg



23526188352e3a3770b1.jpg

2473776284c37f6ef42c.jpg

Bu konuyu yazdır

  Diyar Pala - Baba
Yazar: YasSmin - 04-13-2011, Saat: 12:08 AM - Forum: Online Videolar - Yorumlar (2)


[YT]Aub7OkMr3fE[/YT]

Daha küçücük bir çocuktum
Varlık içinde yokluk yaşadım yoruldum
Herşeyde mi suçluyum? Ben yolumda mutluyum
Baba senin oğlun serseriyse bu senin eserin
Hiç ilgilenmediysen ama neden ama bu beden
Sokakta büyümeye mecbur muydu?

Allahım sabır ver üstesinden gelmem için
Bana bir yol göster
Allahım huzur ver, kafam dolu beynim durmak ister
Kimse bilemez ne çektiğimi
O hissedemez hayallerimi anlayamaz

Lütfen bir dinle baba, beni çok üzdün ama
Herşeye rağmen hala senin oğlunum ben
Beni olduğum gibi kabullen

Lütfen bir dinle baba, seni çok üzdüm ama
Herşeye rağmen hala senin oğlunum ben
Beni olduğum gibi kabullen

Küsmek için barışılır mı?
Aynı evde ayrı odalarda yaşamaya çalışılır mı?
Bu sorunlara alışılır mı?
Zamanla herşey biter ama kadere karışılır mı?
Gidecek yerim yok sorunlarımsa çok
Güçlü olmalıyım başka çarem de yok off
Zaten bıkmışım ahh...

Bu konuyu yazdır

  Merhaba
Yazar: deha - 04-12-2011, Saat: 11:48 PM - Forum: Sen Yenisin Galiba ? - Yorumlar (22)

Merhaba duygusuz ailesi

Sitenizi uzun zamandır takip etmekteyim ,sitenin adı duygusuz ama duygu yüklü koca bir aile eskiden daha canlıymış anladığım kadarıyla sıkı bir bağ olmalı buradaki kişiler arasında kişisel aşk yazılarını çok begendim .

Çok hoş bir sitee ve bende artık üye olmanın zamanın geldiğini geçtiğini düşünüyorum...Güzel arkadaşlıklar ve paylaşımlar dileğiyle..

Bu konuyu yazdır

  Bilirkişi Raporuna Karşı,Söz Hakkı İstiyorum!
Yazar: REKLAM YAZARI - 04-12-2011, Saat: 10:36 PM - Forum: Güncel Haberler - Yorum Yok

Bilirkişi Raporuna Karşı,Söz Hakkı İstiyorum!

Saygıdeğer Okuyucu,
BU HABERİMİ DHA-AA-VE CHA FLAŞ HABER OLARAK DÜNYA VE TÜRKİYE KAMUOYUNA DUYURMUŞLARDIR.EN AZ 400 HABER SİTESİ DE HABERİMİ KULLANMIŞTIR.KENDİLERİNE TEŞEKKÜR EDER,ÇALIŞMALARINDA BAŞARILAR DİLER,EN DERİN SAYGI VE SEVGİLERİMİ SUNARIM.HABERLERİ AŞAÄžIDADIR.
NOT:BÜTÜN BU SAYFADAKİ YAZILARI OKUDUKTAN SONRA,
KONU İLE İLGİLİ OLARAK HABER SİTEMDEKİ YAZIMI OKUYABİLİRSİNİZ!
XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX
2006 yılından itibaren Samsun 3.Asliye Hukuk Mahkemesinde Coca Cola ile mahkememiz devam etmektedir.Ankara Sınai Haklar Mahkemesi Bilirkişiye gönderilen dosya, aleyhime sonuçlanmıştır.İtiraz dilekçemizi yazdık.Konu ile ilgili haberim çok uzundur.BİLİRKİŞİ RAPORU ve onlara verdiğim cevapları haber sitemde bilginize sunuyorum.Bu kadar taraflı bir Bilirkişi Raporunu kabul etmemiz mümkün değildir.Konu ile ilgili her türlü soruya açığım.Bu işin peşini bırakmam mümkün değildir.
Hakkımı sonuna kadar arayacağım.Konu ile ilgili resim,reklam senaryosu linki ve iki rüya reklam senaryosu arasındaki benzerlikleri okumanızı rica ediyorum.
SAYGILARIMLA.
XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX
Bilirkişi raporu: Rüya çalınmadı!
İsmail AKDUMAN/SAMSUN, (DHA)
DOÄžAN HABER AJANSI SAMSUN'DAN BİLDİRİYOR!
Samsun’da emekli öğretmen, 54 yaşındaki Hasan Sancak, 2000 yılında gördüğü bir rüyayı notere onaylatmasından 6 yıl geçtikten sonra televizyonlarda bir meşrubat firmasının reklam filmini görüp, senaryo haline getirdiği metin için ’Benim rüyamı çaldılar’ diyerek telif haklarına tecavüz iddiasıyla açtığı 7 bin TL’lik tazminat davasında bilirkişi rapor hazırladı.
Mahkemenin talebi üzerine bilirkişiye gönderilen rüya metni ve reklam senaryosunda yapılan inceleme sonucunda, Sancak’ın rüyası ile reklam senaryosunun benzer olmadığı belirtildi. Sancak, bilirkişi heyetinin raporuna itiraz edeceğini söyledi.
Alaçam İlçesi’nde oturan Hasan Sancak gördüğü rüyayı 1 Aralık 2000 tarihinde reklam senaryosu olabileceği iddiasıyla Samsun’un Bafra İlçesi’nde 2’nci Noterliği’nde tutanakla tespit ettirdi. 3 çocuk babası Hasan Sancak başka hiç kimsenin bunu kullanmaması için de altına ’İş bu rüya metninin hiçbir bilgisayar, internet ve benzeri şirket tarafından tamamı ya da bir bölümü sahibinden izin alınmadan televizyon ya da radyoda reklam haline getirilerek oynanamaz ve oynatılamaz’ şerhini koydurttu. 6 yıl sonra rüyasını anlatan metnin bir meşrubat firması tarafından reklam filminde kullanıldığını iddia eden Sancak, 2006 yılı Nisan ayında Samsun Cumhuriyet Savcılığına giderek noter onaylı rüyasının çalındığını öne sürerek suç duyurusunda bulundu.
Ardından 3’ncü Asliye Hukuk Mahkemesi’ne 7 bin TL’lik tazminat davası açtı. Dava sürerken mahkeme geçen Ekim ayında dosyayı Ankara Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi’ne gönderip, fikri ve sinai alanda, ayrıca iletişim ve reklamcılık konusunda uzman bilirkişilerin bulunduğu üçlü heyetten tarafların iddialarını tartışır rapor hazırlanmasını istedi.
NOTER ONAYLI OLDUÄžU İÇİN ESER OLDU
Bugün yapılan duruşmada bilirkişi heyeti tarafından gönderilen rapor okundu. Bilirkişi heyeti rüya metni ve reklam senaryosunda yapılan incelemede, "Davacıya ait noter onaylı metnin FSEK (Fikir veSanat Eserleri Kanunu) hükümlerine göre eser vasfını haiz olduğu, davacının eser sahibi sıfatı bulunduğu, dava konusu reklam filminin senaryosunun ise davacı eseri ile aynı veya benzer olmadığı bu nedenle davacının mali haklarına tecavüz vuku bulmadığı kanaat ve sonucuna ulaşılmıştır" denildi.
HUKUK MÜCADELESİNE DEVAM
Duruşma çıkışı açıklama yapan emekli öğretmen Hasan Sancak, bilirkişi heyetinin raporuna itiraz edeceğini anlatırken şöyle dedi:
"İkisi de rüya senaryosu. Ben rüyayı yatakta görüyorum. Reklamdaki genç koltukta rüya görüyor. Ben rüyamda yattığım yerden kalkıyorum. Reklamdaki genç de yattığı yerden kalkıyor. Ben bulunduğum yerden kalktıktan sonra bir şey arıyorum. O da bir şey aramaktadır. Benim açlık ihtiyacım var. Reklamdaki gencin susuzluk ihtiyacı var. Ben buzdolabının kapağını açıp yiyecek arıyorum. Reklamdaki genç buzdolabında içecek arıyor. Ben buzdolabında yiyecek bulamıyorum. O da içecek bulamamaktadır" diyerek, "Aramam devam etmektedir. Reklamdakinin de araması devam etmektedir. Ben internete yönelip açlığı gidermek için bir dükkan arıyorum. Reklamdaki gençte susuzluğunu gidermek için yürüyerek dükkan aramaktadır. Uzun uğraşlardan sonra hem yiyeceğe hem de içeceğe ulaşıyorum. Reklamdaki de içeceğe ulaşmaktadır. Ben bulunduğum yerden uyanıyorum. Reklamda oynayan kişide bulunduğu yerden uyanmaktadır. Rüyam ile reklam senaryosu bu kadar benzemektedir. Hakkımı sonuna kadar arayacağım."
XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX
Bilirkişi rüya raporu verdi!
ANADOLU AJANSI SAMSUN'DAN BİLDİRİYOR!
Samsun'da, daha önce gördüğü rüyasını notere onaylatan ve bu rüyasını bir kola üreticisi firmanın reklam film olarak kullandığını iddia eden emekli öğretmenin açtığı tazminat davasının görülmesine devam edildi.
30 Kasım 2000 yılında gördüğü bir rüyayı ilginç bularak Bafra ilçesinde notere onaylattıktan sonra, bu rüyayı 2005 yılında Coca Cola firmasının kendisinden olur almadan reklam filmi haline getirip yurt içi ve yurt dışında yayınlattığını iddia eden emekli öğretmen Hasan Sancak'ın ilgili firma hakkında açtığı 7 bin liralık tazminat davasına devam edildi.
Samsun 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 11'incisi yapılan duruşmaya Hasan Sancak ve tarafların avukatları katıldı.Duruşmada, Ankara 1. Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesinden istenen bilirkişi raporu okundu.
Raporda şu görüşe yer verildi:
''Davacıya ait noter onaylı metnin Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (FSEK) hükümlerine göre 'eser' vasfına haiz olduğu, davacının 'eser sahibi' sıfatı bulunduğu, dava konusu reklam filminin senaryosunun ise davacının eseri ile aynı veya benzer olmadığı, bu nedenle davanın mali haklarına tecavüz vuku bulmadığı kanaat ve sonucuna ulaşmıştır.''
Bunun üzerine davacı ve avukatı rapora itiraz etmek üzere mahkemenin hakiminden süre talep etti.Mahkemenin hakimi de talep üzerine duruşmayı erteledi.AA
XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX
'Rüyamı çaldılar' diyen öğretmen Hasan Sancak'a bilirkişi şoku
05 Nisan 2011 Salı 13:40
CİHAN HABER AJANSI SAMSUN'DAN BİLDİRİYOR!
Samsun’da notere onaylattığı rüyasının bazı firmalar tarafından izinsiz olarak kullanıldığı iddiasıyla 5 yıldır mahkemede hukuk mücadelesi veren emekli öğretmen Hasan Sancak’ın dosyasının bilirkişi heyetinin kanaati, inceleme sonSamsun’da notere onaylattığı rüyasının bazı firmalar tarafından izinsiz olarak kullanıldığı iddiasıyla 5 yıldır mahkemede hukuk mücadelesi veren emekli öğretmen Hasan Sancak’ın dosyasının bilirkişi heyetinin kanaati, inceleme sonucu reklam filmi senaryosu ile davacının eserinin aynı olmadığı yönünde çıktı.
Samsun'un Alaçam ilçesinde ikamet eden emekli Türkçe öğretmeni Hasan Sancak, 2006 yılında gördüğü rüyasını 'Gıda Işınlama' konulu reklam senaryosu olarak yazarak daha sonra notere tasdik ettirmişti. Reklam senaryosu olarak yazdığı rüyasını, 2006'da ücret karşılığında devredebileceğini belirterek gönderdiği Coca Cola firmasınca senaryosunun izinsiz olarak kullanıldığını iddia ederek şikayetini yargıya taşımıştı.
Halen Samsun 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde yaklaşık 5 yıldır devam eden davayla ilgili dosya, mahkeme heyeti tarafından bilirkişi tarafından incelenmesi için Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmişti.
Bugün Samsun 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde tekrar görülen davaya, davacı olan Hasan Sancak'ın avukatları ile karşı taraf olan Coca Cola İçeçek AŞ firmasının avukatı hazır bulundu.
Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’ne gönderilen dava dosyasının incelendiği belirtilerek okunan raporda, “Dava konusu reklam filminin senaryosunun davacı eseri ile aynı veya benzer olmadığı, bu nedenle davacının mali haklarına tecavüz vuku bulmadığı kanaat ve sonucuna ulaşılmıştır” açıklaması yer aldı.
Mahkeme heyeti, Hasan Sancak’ın vekili olarak davaya katılan avukatlar Yeter Filiz Tuncay ile Ziya Can Günvit’in raporunu henüz aldıklarını ve inceleyip beyanda bulunmak için süre talebinde bulundu.
Heyet bunun üzerine taraf vekillerinin varsa rapora karşı beyanda bulunmaları için 10 gün süre vererek duruşmayı 28 Nisan'a erteledi.
Bilirkişi raporunun verdiği karara tepki gösteren Hasan Sancak, “Objektif davranılmadı. İki reklam senaryosu karşılaştırıldığında ikisinin de aynı olduğu görülmekte. İkisi de rüyadır. İkisinde de uykudan uyanma ve yürüyerek buzdolabına gitme var. Benim senaryomda buzdolabında yiyecek, kullanılanda ise içecek aranmaktadır. İkisine de ulaşılamamaktayız, ben sanaldan market aramaktayım, reklam filminde ise teknoloji kullanılarak market aranmaktadır. Sonunda ikimiz de rüyadan uyanmaktayız. Daha sonra da bunun bir rüya olduğu anlaşılmaktadır. Bu kadar benzerlik bilirkişi tarafından nasıl görülemez ve dikkate alınamaz merak ediyorum. Bu karara itirazda bulunacağım.” açıklamasında bulundu. CHA
XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX
HABERİM,ALAÇAM HABER MERKEZİ’NDEDİR.
ALAÇAM HABER MERKEZİ - Blogcu
XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX
HASAN SANCAK
ALAÇAMLI HALK ŞAİRİ
REKLÂM YAZARI
(EÄžİTİMCİ-GAZETECİ

Bu konuyu yazdır

  Ben Sevmeyi Beceremedim Sevgili...
Yazar: ask_sehidi - 04-12-2011, Saat: 07:21 PM - Forum: Aşk (Genel) - Yorum Yok

images?q=tbn:ANd9GcSU1tnPh9_UxFSlyZjTJB7...kHeZog&t=1

Ben unuttum bu gece sevmeyi, beceremedim
Ben dün gece seni seviyordum, şimdi söyleyemedim
Ben seni sevmekten vazgeçmedim,
Bu gece anladım ki, ben senin kadar sevemedim...
Ne sen birini sevebilirdin, nede biri seni,
Benim seni sevdiğim gibi kimse sevemezdi bilirdim
Benim yanımda tutuğun başka el vardı, ses etmedim,
Benden de çok sevebileceğini hiç tahmin etmemiştim,
Dedim ya sevdiğim ben seni değil
Sevmeyi beceremedim...

Gizli kaçamak çektiğim resimlerin vardı ya hani
Senin istediğin gibi olmayan,
Ben bir fotoğrafa senden başkasını sığdıramazdım ki
Hep istediğin sevgilinle çekmemdi,
Ben onu bile beceremedim, yapamazdım ki...
Sadece seni çektiğim resimlerinde
Omuzlarına sarılan elleri hiç silemedim ki
Bir bir yaktım resimlerini sobada,
Biri vardı yapamadım, sadece seni ateşe atamazdım ki
Bir ağacın gölgesine oturmuş, toprağı kurcalıyordun
Saçların yüzünü kapatmış, eşsiz bir tablo gibiydin sanki
Daha dün çekmiştim, son defa seninleydim,
Toprağa yazdıklarım adeta yüreğimi ezdi;
?Bir gün ölmemde gerekirse eğer
Sevdiğim, senin için her şeye değer?

Bu cümlenin ne başında nede sonunda ben vardım,
Emindim sen ölmeye bile karalıydın,
O gece senin sevebildiğin kadar sevemeyeceğimi anladım
Ve biliyor musun, ben artık sevemiyorum,
Şimdi sen bir sandığa kilitlisin yanında yüreğim,
Bense geceleri yollarda sevgiyi arayan bir avareyim şimdi.
Senin için o yazıyı bir fotoğraf karesine çekemedim
Ben şimdi gitmeliyim, bu şiiri okuyabilirsen eğer
Gözlerin dalarda belki beni düşünürsen bir gün.
Ben hep o bildiğin yerdeyim,
Emin ol sevemediğim, öldüğüm yere oraya gömüleceğim..

Bu konuyu yazdır

  Anne Olmasaydım Eğer...
Yazar: YasSmin - 04-12-2011, Saat: 05:55 PM - Forum: Aşk (Genel) - Yorumlar (2)

Ben anne olmasaydım eğer...

Topuksuz ayakkabılarla da şık olunabileceğini bilmeye...cektim.

O küçücük ellerle renkli kartonlardan yapılmış bir kâğıt parçasının bu kadar değerli olabileceğini öğrenemeyecektim.

Kan yapsın diye danadili haşlayıp üzerine yumurta kırıp ağzının tadına da uysun diye çikolatalı pudingle karıştırmak gibi yaratıcılığın sınırlarını zorlayan tarifler keşfedemeyecektim hiç.

Su almak için elimde kumanda ile buzdolabını açtığımda kumandayı buzdolabına koyacak kadar ya da evden çıkarken telsiz telefonu çantama atacak kadar kendimden geçmeyecektim.

Birinin canı yandığında ötekinin bu acıyı hissedebilmesinin sadece ikiz kardeşlerde olduğunu sanacaktım.

Sabahın köründe gözü kapalı mutfağa kadar gidip, süt ısıtıp yine gözü kapalı dönme yeteneğini kazanamayacaktım.

Üzümün çekirdeklerini tek tek çıkarmak için insanüstü bir uğraşa asla girmeyecektim.

Bir insanın gaz çıkarması beni bu kadar mutlu edemeyecekti.

Büyüdüğünde arkadaşlarınla birlikte partilerde Süper Anne olarak eğlenmeyi hayal edemeyecektim.

Babanla belki daha az kavga edecek ama sevginin evlat denilen başka bir boyutuna giremeyecektik.

Sevginin böylesine karşılıksız olanını hiç tadamayacaktım.

Telaşsız sevişmenin hayalini kuramayacaktım.

Annemi bu kadar çok sevdiğimi anlamayacaktım.

Annesinden zorla ayırdılar diye "Uçan Fil Dumbo!" çizgi filminde böğürerek ağlamayacaktım.

Geceleri kesintisiz uyuyacak, hafta sonunda sabahları istediğim saatte kalkacaktım ama uyandığımda yanağıma konmuş minik ellerin sıcaklığı ısıtmayacaktı yüreğimi.

Çantamda sürekli bisküvi, ıslak mendil, bir adet oyuncak, düşer bir yerin kanar diye ayıcıklı yara bandı taşımayacaktım.

Acıyı geçiren öpücüğün gücüne inanmayacaktım.
38,5 derece ateş beni de yakıp kavurmayacaktı.

Yağmur sonrası çamurlu sularda zıplamanın keyfine varamayacak, sen bir lokma daha fazla yiyesin diye kalabalığın ortasında kafamda peçete dansı yapmayacaktım.

Sen olmasaydın eğer yaşamın karmaşıklığını unutup tekrar basit yaşamayı öğrenemeyecektim.

Sen olmasaydın eğer ben asla "anne" olmayacaktım.
Bir çocuk doğduğu anda, bir anne doğarmış... Bu lafın doğruluğuna inanmayacaktım!...

anne_2_1252576026.jpg

Bu konuyu yazdır

  Evliliğinin bittiğini düşünenlere, yeni evlenenlere ve bekarlara...
Yazar: YasSmin - 04-12-2011, Saat: 05:51 PM - Forum: Aşk Hikayeleri - Yorumlar (8)


Bir kadın anlatıyor:
Kocam bir mühendisti. Onunla sâkin tabiatını sevdiğim için evlenmiştim. Bu sâkin adamın
göğsüne başımı koymak içimi nasıl da ısıtırdı…
Gel gör ki iki yıl nişanlılık
ve beş yıl evlilikten sonra bu sâkinlik beni yormaya başlamıştı. Eşimin -bir
zamanlar çok sevdiğim- bu özelliği artık beni huzursuz ediyordu.
İş ilişkiye gelince oldukça içli, hattâ aşırı hassas bir kadınım. Romantik anlara,
küçük bir çocuğun şekere düşkünlüğü gibi can atıyorum. Oysa kocamın sakinliği,
başka bir deyişle vurdum duymazlığı, evliliğimize romantizm katmaması beni
aşktan almış, uzaklaştırmıştı.

Sonunda kararımı ona da
açıkladım: Boşanmak istiyordum.
Şaşkınlıktan gözleri açılarak 'niye?' diye
sordu.
'Gerçekten belli bir sebebi yok' dedim, 'sadece yoruldum.'
Bütün
gece ağzını bıçak açmadı. Düşünüyordu. Bu hâli ise hayal kırıklığımı daha da
artırmaktan başka bir işe yaramıyordu: işte, sıkıntısını dışarı vurmaktan bile
aciz bir adamla evliydim. Ondan ne bekleyebilirdim ki!
Sonunda
sordu: 'seni caydırmak için ne yapabilirim?'
Demek ki söyledikleri doğruydu:
insanların mizacı asla değiştirilemiyordu. Son inanç kırıntılarım da
kaybolmuştu.
'İşte mesele tam da bu' dedim. 'Sorunun cevabını kendin bulup
kalbimi ikna edebilirsen kararımdan vazgeçebilirim.'
'Diyelim dağın tepesinde
bir uçurum kenarında bir çiçek var. O çiçeği benim için koparmak, düşüp
vücudunun bütün kemiklerinin kırılmasına, hattâ ölümüne mâl'olacak. Bunu benim
için yapar mısın?'
Yüzümü dikkatle inceledi ve 'Sana bunun cevabını yarın
vereceğim' dedi.
Bu cevapla son ümidim de yok
olmuştu.

Ertesi sabah uyandığımda evde yoktu. Boş bir süt
şişesini mutfak masasının üzerine koymuş, altına da bir not
bırakmıştı.
'Sevgilim' diye başlıyordu,
'O çiçeği senin için koparmazdım'
Kalbim yine kırılmıştı. Okumaya devam ettim.
'Çünkü her zaman yaptığın gibi
bilgisayarın altını üstüne getirip çökerttikten sonra monitörün önünde
ağladığında, onu tekrar düzeltebilmem için ellerime ihtiyacım
var.'
'Anahtarları her zaman evde unuttuğunu bildiğimden, senden
önce eve varabilmem üzere koşmam gerektiğinden bacaklarıma ihtiyacım
var.'
'Arabayı kullanmayı çok sevdiğin halde şehirde hep yolu
kaybettiğinden, yolu gösterebilmem için gözlerime ihtiyacım
var.'
'<Sâdık arkadaşın>ın her ayki ziyaretinde sebep olduğu,
karnındaki krampları rahatlatabilmem için avuçlarıma ihtiyacım
var.'
'Evde oturmayı sevdiğinden, içe kapanıklığını dağıtmak, can
sıkıntını hafifletmek üzere sana şakalar yapabilmem, hikây eler anlatabilmem için
ağzıma ihtiyacım var.'
'Sabahtan akşama kadar bilgisayara bakmaktan
gözlerinin bozulması kaçınılmaz olduğundan, yaşlandığımızda tırnaklarını
kesebilmem, saçlarında -görülmesini istemediğin- beyaz telleri ayıklayabilmem,
merdivenlerden aşağı inerken elini tutabilmem, çiçeklerin renginin - gençliğinde
senin yüzünün rengi gibi olduğunu söyleyebilmem için gözlerime ihtiyacım
var.'
'Ama seni benden daha fazla seven biri varsa,
evet o uçuruma gidip, o çiçeği senin için koparırım bir
tanem.'

Baktım, mektuptaki yazının mürekkepleri yer yer dağılıyordu.
Göz yaşlarım mektuba düşüyordu.
'Mektubu okuduysan ve kalbin
ikna olduysa lüften kapıyı aç canım. Çok sevdiğin susamlı ekmek ve taze sütle
kapıda bekliyorum.'
Koşarak kapıyı açtım.
Endişeli bir yüzle ve ellerinde
sıkıca tuttuğu susamlı ekmek ve sütle kapının önündeydi.
Artık çok iyi
biliyordum: beni ondan daha çok kimse sevemezdi. O çiçe ği uçurumun kenarında
bırakmaya karar verdim..
Bu gerçek aşktı.

İlk yıllardaki heyecanlar içinde görmeye alıştığımız aşkın, seneler sonra o
heyecanlar kaybolup gittiğinde, huzur ve durgunluk içinde de hep var olmaya
devam ettiğini göremeyebiliyoruz.
Oysa aşk hep vardır. Belki artık heyecansız, belki artık romantik değil... Belki sıkıcı, tekdüze, hatta
belki yüzsüz.... Ama hep oralarda bir yerdedir.
Çiçekler ve romantik dakikalar ilişkinin başlaması için elbette gereklidir. Bir zaman
sonra bunlar gitse de gerçek aşkın sütunu ebedi kalır.
Hayat tam da böyle bir şeydir.

prec2.jpg

Bu konuyu yazdır

  Gel Sana Öğreteyim..
Yazar: acemhe - 04-12-2011, Saat: 12:33 PM - Forum: Makale - Yorumlar (4)

[INDENT]Herkes kadar çırpınıyorum yaşamın içinde. Ne oturduğum evin sahibiyim, ne içinde durduğum bu bedenin. Evim dağınıktır çoğu zaman, keyfim gelene kadar toplamam. Bedenime de çok iyi baktığım söylenemez…
Kazandığım para ancak yeter yaşamama, geçmişte yaptığım ve yapmadığım şeyler yüzünden borçlar öderim. Hayat gibi işte, herkes gibi, ben de bir garip Havva kızıyım; kendimle geçinir giderim.
Lüks düşkünlüğüm yok ama konfor severim. Mor, lila, eflatun olsun, çamurdan olsun giyerim. Marka bilmem, isim bilmem, hoşuma gidiyorsa üstüme geçiririm.
Bir türlü bırakamadığım şu sigarayı içerim. Alkol sevmem ama kırk yılda bir, ben de demlenirim. Kahveyle iyidir aramız, çayı ancak mecbur kalırsam içerim.
Yalnızlığımla barışığım, zor gelir çoğu zaman başkalarına katlanmak. Evimde huzur isterim. Dostluğum sağlamdır, bir de sevgililiğim; eş olmayı denedim iki kere, beceremedim.
Ekmeğimi, yüreğimi, paramı seve seve paylaşırım. Bir tek kitaplarım değerlidir, onları kimseye elletmem. Bütün yolculuklarım, akıl oyunlarım, hayallerim, cehaletim o sayfalarda gizlidir; kimseye gösteremem.
Birini ilk görüşte sevmediysem, ağzıyla kuş tutsa bir daha sevemem. İnatçıyımdır ama bilmiyorsam itiraz da etmem. Köşelerim serttir, kendim bile dönemem. O yüzden başkasının yapmasını da beklemem.
Dilim sivridir, içimdeki dilimdedir, politik olmayı beceremem. Küfür de ederim yeri gelirse, dua da; yüreğimdekini gizleyemem.
Alışmışım tek başına ayakta durmaya, her işi kendim yapmaya; hayatıma biri girince şöyle kadın kadın oturmayı öğrenemem.
Aşkı, sevgiyi, tutkuyu, ihtirası, ihaneti bilirim. Hepsini de birbirinden ayırabilirim. Kalleşi, onursuzu, psikopatı yüz metreden tanıyabilirim.
Hayattan öğreneceğim çok şey vardı. O yüzden biraz hızlı yaşamış olabilirim. Zor kanarım, zor güvenirim ama dibine kadar sevebilirim. Konu aşk olunca iner yelkenlerim, bir limanda demirlerim.
İşte böyle! Hayat denen bu kurgunun oyuncularından biriyim. Hiç bitmeyecek bir tekamülün öğrencisiyim. Tek bir meziyetim var: Sevmek! Bilmiyorsan, gel sana öğreteyim![INDENT][INDENT][INDENT][INDENT][INDENT][INDENT]Candan Ünal
[/INDENT][/INDENT][/INDENT][/INDENT][/INDENT][/INDENT][/INDENT]

Bu konuyu yazdır

  Sensizlik Kaç Hece?
Yazar: acemhe - 04-12-2011, Saat: 12:31 PM - Forum: Makale - Yorumlar (3)

[INDENT][INDENT][INDENT][INDENT]

BC4EE897F0A94E67F2411ECCD527A.jpg
[/INDENT][/INDENT][/INDENT][INDENT][INDENT][INDENT]

Sensizlik Kaç Hece?
[/INDENT][/INDENT][/INDENT]
Sana yabancılaşma hali sensizlik! Senken siz olma hali! Sessizlik gibi! Ses dediğin bir çeşit gürültü ama kendinden türüyor sessiz! Demek kelimeler de insanlar gibiNokta.gif içlerinde en uç noktaları taşıyorlar.
Aklımın kıvrımları arasına yerleşipNokta.gif beni böyle karmaşık ve anlamsız düşüncelere sokan sensin ya da sensizlik!
Aşkın kenarına bir defa oturunca insanNokta.gif ayaklarını kalbin sularında çırpınca çocuklar gibiNokta.gif zor oluyor tek başına kalmak. Özlem denilen o yoğun duygu kaplıyor içini ve burunda tütmeye başlıyor sevgilinin teni…
Güneş doğana kadar süren bir sancı… Gecenin karanlığına eşlik eden ve kim bilir kaç tane içilen sigara… Ertesi gün havasızlıktanNokta.gif birikmiş sigara izmaritinden kötü kokan odalarda zar zor dalınan uykular… GeceNokta.gif hasret çekenlerin hem dostuNokta.gif hem düşmanı….
Bir yerlerde birileriNokta.gif başka senler için sensizlik çekiyor. BiliyorumNokta.gif hissediyorum. Gece yarısı sokağın sessizliğinde bir kibrit yanıyorNokta.gif karanlık bir odanın camında bir siluet görüyorum. Kim bilir hangi seni bekliyor?
Bekleyenler kendi aralarında ikiye ayrılıyor: Umudunu yitirenlerNokta.gif heyecanla bekleyenler! Belki de doğrusu şöyle olmalı: Beklemek iki kademede yaşanıyor; heyecanla beklemek ve umudunu yitirerekNokta.gif yine de beklemek!
Benim durumum daha farklıNokta.gif bekleyenlerden değilim. Yokluğunu kabullenip sensizlikle baş etmeye çalışıyorum. Bir de çok canım yandığında böyle sitem ediyorum.
Söyle söyle bitmiyor; SEN-Siz-lik! Yaşa yaşa çekilmiyor; SES-SİZ-lik!Candan Ünal[/INDENT]

Bu konuyu yazdır

  Seni Sevmeyi Seviyorum!
Yazar: acemhe - 04-12-2011, Saat: 11:57 AM - Forum: Seni Seviyorum - Yorumlar (3)

[INDENT]Ne güzel geliyor aşk insanaNokta.gif ne güzelleşiyor insan aşkla! Severken güneş nasıl daha parlak doğuyor? AşkNokta.gif gökyüzünün mavisini mi değiştiriyor?

Seni Sevmeyi Seviyorum!
SeniNokta.gif içimdeki bütün gece yarısı karanlıklarını silen bir tutkuyla seviyorum. Geçmişte yaşadığım acılar bu yüreğin içinde değil miydi? Sen gelince onlara ne oldu?
Gözlerim parlıyor sankiNokta.gif güzelleştim mi ne? Hiç giymediğim o kırmızı bluz artık çok yakışıyor bana. Aklımın oyunu mu bunlar?


Aşk; lunaparktaki sihirli aynalar gibiNokta.gif kendi zamanına göre seni şekillendiriyor. İçim içime sığmıyorNokta.gif kalbim hep ağzımdaNokta.gif yürek atışlarımı duyuyorum . Gençlik gibi…
Seninle buluşacağımız saatler yaklaştıkçaNokta.gif bir telaş kaplıyor ruhumu. Ne giyeceğime karar veremiyorum bir türlüNokta.gif gardırop yatağın üstüne boşalıyor.


Zamanın hem bu kadar yavaşNokta.gif hem bu kadar hızlı geçti tek yerNokta.gif aşkın evi olmalı. Sensizliğe tahammülü yok saatinNokta.gif seninleyken su gibi akıyor.

Seni sevmeyi ne çok seviyorumNokta.gif bilemezsin! Sevdikçe büyüyorumNokta.gif çoğalıyorum. Her şeyi yapabilirmişim gibi geliyor. Her sorunu aşabilirimNokta.gif her derde derman bulabilirmişim gibi.. Yapabilir miyim?

Aklımın kıvrımları arasından gülümsüyorsun. Bir sözünNokta.gif bir tavrın geliyor aklıma; yolda yürürken yüzümde kocaman bir tebessümle yakalıyorum kendimi.

Seninle konuşuyorum yokluğundaNokta.gif yanımdaymışsın gibi sohbet ediyorum. Bir gören olsa deli diyecek. Aşk da bir çeşit delilik mi yoksa?

Seni sevmeyi ne çok seviyorumNokta.gif bilemezsin! Sevmek kalbimi koruyor. Anılarımda geçmişin izleri silikleşiyor. Hiç acı çekmemiş miydim? Hatırlamıyorum! Gözümün kenarındaki çizgiler de yok olmaya başladı. Bedenim bile yüreğimin bu atışını destekliyor.

Özlemek bu kadar keyifli miydi? Sanki bütün dualarım tek tek kabul oluyor. Aklımın kapıları açılıyorNokta.gif her şey önüme geliyor. Seni sevmeyi ne çok seviyorumNokta.gif bilemezsin! AdıNokta.gif “Sen” olmasa bile…


Candan Ünal
[/INDENT]

Bu konuyu yazdır

  Tarih: 04-29-2026, 07:45 AM