| Hoşgeldin, Ziyaretçi |
Sitemizden yararlanabilmek için Kayıt olmalısınız.
|
| Kimler Çevrimiçi |
Toplam: 227 kullanıcı aktif » 0 Kayıtlı » 224 Ziyaretçi Baidu, Bing, GoogleBot
|
| Son Aktiviteler |
Allah’ın Bizlere Güvendiğ...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-25-2026, Saat: 11:04 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 32
|
Allah’ın Dini İslam’ı Yaş...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-24-2026, Saat: 12:01 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 39
|
Saff Suresi 6. Ayet Üzeri...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-18-2026, Saat: 12:14 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 41
|
Namaz Dinin Direği Midir?
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-13-2026, Saat: 10:12 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 59
|
Atatürk'ün Çocukluk Anıla...
Forum: Hayatı ve Anıları
Son Yorum: Serdar102
03-28-2026, Saat: 09:08 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 100
|
Mavi'ye..
Forum: Aşk Hikayeleri
Son Yorum: SunSet
03-11-2026, Saat: 08:23 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 181
|
Keloğlan Çataltepe Tekfur...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:45 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 350
|
Kısa Keloğlan Masalları -...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:26 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 225
|
Keloğlan Ve Pinokyo - Ser...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:22 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 205
|
Dev Hamsi - Serdar Yıldır...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:19 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 194
|
|
|
| Depresyondan Çıktım,Şimdi Eve Gidiyorum |
|
Yazar: acemhe - 04-14-2011, Saat: 12:33 AM - Forum: Genel
- Yorumlar (3)
|
 |
[INDENT]Bir arkadaşımla telefonda görüştüm biraz önce. Beyoğlu'nda balık yemiş içmiş eve dönüyormuş. Son günlerde biraz sıkıntılı tam olarak anlatmıyor ama galiba depresyona girmiş...
Bu depresyon nasıl bir yerdir girince çıkılır mı? sevmezsen bir daha gitmez misin? servisi kaliteli midir? hesabı yüklü mü gelir? O konuşurken birden aklımdan tuhaf tuhaf düşünceler geçti. Arkadaşıma ''eee, ne yapacaksın şimdi çıktın mı lokantadan?' ' diye sorunca ''Evet lokantadan çıktım şimdi eve gidiyorum'' dedi ''Peki' ' dedim '' Depresyondan çıktın mı?'' ''Evet evet eve gidiyorum'' dedi. )
Keşke dedim, keşke bu kadar sade olsaydı hayat; bu kadar yalın basit ve net. Depresyondan çıksaydık ve eve gitseydik...
Dönüp geçmişte yaşadıklarıma bir baktım. Allah' ım, nelerden dolayı depresyona girmişim. Sınavım kötü geçmiş depresyona girmişim. Sevgilimden ayrılmışım depresyona girmişim. Üniversiteden mezun olduktan sonra iş aramış ve bir süre bulamamışım depresyona girmişim...Hiç bir şey yokken durduk yere depresyona girmişliğim de var. Bir ara bunu hayat tarzı olarak benimseyip sözde bohem(!) yaşamaya bile başlamıştım o halimi sevmiştim, elde rakı, ağızda sigara, şarkılarda o dönem patlamış. ''Dipteyim sondayım depreeesyondayııım'' değmeyin keyfime, bir havalara girmişim ''Kimse beni anlamıyor, bu dünya zalim, kıymet bilen yok'' falan iyice bir alışmışım, sevmişim depresyonumu. .Yani anlayacağınız; depresyondayım ama gururluyum. Sonra çıkınca anladım ki; ben acıklı şarkıları, beni ağlatan filmleri, mutsuz aşk hikayelerini sevmişim hep.. Hüzne yakın bir yanım hep vardır kabul ama depresyonu da hayat biçimi haline getirmek olmaz ki.. Baktım geçen günlere yazık ediyorum, bir silkelendim kendime geldim, o gün bugündür rahatım..Bir şey canımı çok yaktığında fırsatım varsa hemen uyuyorum, uyanınca da geçiyor.Yani ben işin kolayını buldum: depresyona girmiyorum, yatağa giriyorum yorganı kafama çekiyorum ve uyuyorum, sabah yola devam..Şartladım galiba kendimi, işe yarıyor...
Depresyondaysanız bu elbette iş hayatınızı da etkiliyor. Bir dalgınlık, bir dikkatsizlik ki sormayın.''İki gün izin istiyorum depresyon dan çıkıp geleceğim'' de diyemiyorsunuz. Endişe kaygı korku, stres, umutsuzluk vs. Bunlar çalışma verimini düşürüyor sürekli hatalar yapmaya başlıyorsunuz. Aklınız başka yerde siz başka yerde gölgen dolaşıyor sanki ofiste. Depresyon ofisin ciddiyetiyle bağdaşır mı hiç? Bekleyen işler bitirilecek raporlar girilecek toplantılar, görüşülecek müşteriler...İşler sizin depresyondan çıkmanızı beklemez ki üstünüze gelirler içiniz sıkışır depresyona girdiğinize gireceğinize pişman olursunuz hiç girmeyin daha iyi...
İçinize kapanmayın sakın, bu sağlığınızı da etkiler. Dışarı çıkın dostlarınızı bulun, ailenizin desteğini alın ya da bir süre sessiz kalın DURUN her şey olanca hızıyla koşmaya devam etsede siz DURUN. Bazen durmak gerekir. Duygularınızı fark edin acı çekiyorsanız acınıza sahip çıkın o sizin acınız. Bu cümleyi yazarken Fight Club'daki bir sahneyi hatırladım. Belki de bana bu cümleyi yazdıran filmin o sahnesi. Taylor Jack'in elini asitle yakar ''Bu kimyasal bir yanık şimdiye kadar hissettiğin tüm yanık acılarından daha fazla canını yakacak'' der. Jack'in canı çok yanmaktadır ve bağırır ''Söndür'' diye Durden Taylor der ki; ''Bu hayatının en önemli anı bu acı gerçek bu senin acın onu hisset ve geçmesini bekle.'' Acı büyük bir tecrübedir...
Bir dost meclisinin neşesi hiçbir şey yapmıyorsak da denize bakmanın keyfi, şanslıysak ve aşıksak ve seviliyorsak sevdiğimiz kadar, sevdiğimizin varlığı geçmişte kalmış olsa da güzel anılarımız ki hepsi bizimdir hepsini biz yaşadık rüzgarın esintisi bir gülümseme tanıdık ya da yabancı birine iyilik etmiş olmanın verdiği gururlu huzur biri olmazsa bir diğeri bunlardan hiç biri olmazsa sadece kendi varlığımıza duyduğumuz inanç ve hayat öldürmek için her şeyi yapsa da içimizde yaşattığımız o kahraman çocuğun umudu...Ne yapıp edip sıyrılmalı bu karamsar ruh halinden hem de hemen...
Bildiğim şu: Durumu değiştiremiyorsak da duruma verdiğimiz tepkileri değiştirebiliriz. ..
Bunun tek yolu var: KabuL EdiN !!! Başarısız olabilirsiniz kaybedebilirsiniz yenilebilirsiniz terk edilebilirsiniz yalnız kalabilirsiniz anlaşılmayabilirsiniz ''Bunu da mı yaşayacaktım'' demeyin yaşayabilirsiniz..Kabul edin olan olmuştur..Önce kabul edin sonra hatalardan ders alın sonra durumu algılayış şeklinizi değiştirin verdiğiniz tepkileri değiştirin..Şaşırtın herkesi bu sefer farklı davranın...
Depresyondaysanız da çıkın çıkın da evinize gidin hava kararmadan..[/INDENT]
|
|
|
| Bir Aşka Vuran Güneş |
|
Yazar: cyrano - 04-14-2011, Saat: 12:27 AM - Forum: Şairlerimiz
- Yorumlar (11)
|
 |
Öyle sevdalar vardır biter biter başlar;
Buruk tatlar vardır ağızda sürüp giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz akşamı buhurdan gibi tüten
Hanımellerinin morumsu buğusunda
Bekliyor bahçenize dönük balkonunda
Sarmaşık gülleri kokladıkça kırmızı
Hüzünler japonfenerleri arasında.
Öyle günler var öyle anlar hiç bitmeyen!
Nasıl bir ışık emmişler ki sevginizden
Ansızın başka bir yüzle güzel kopmuşlar
Büyük Irmak'tan ayrı düşmüşler desteden
Yağmışlar ilkyaz yağmurlarınca ve özlem
Açmış yaban çiçeklerini tarlanızda.
Ölümsüz günler onlar bir hiçle beslenen;
Zaman dışı güvercinler uçma bilmeyen;
Uzay ötesi ovalar ayak değmemiş;
Başka bir mevsim başka bir dal başka yemiş.
Esrir kim bassa o toprağa ve kim tatsa
O yemişten. Balla dolar testi açılır
Açılmayan kilit çiçeğe durur badem
Dolanır bilgelikle mutluluk yüreğe.
Ak bir bulut bekler üstünüzde havada
Kuşlar iner devinme birden bitiverir
Çıt çıkmaz evrenden. İşte ortadasınız
Havuz ağaç deniz ne varsa size göre.
İşte aydınlık size göre. Kısarsınız
Güneşi gökyüzünü yakarsınız. Neden
Sonra uzaklarda çektirilmiş bir resim
Gibi kalır aklınızda gölgeniz duru
Küçük bir bahçede susar gibi yaparak
Karşılıklı gizemlere daldığınız gün.
Oktay Rifat Horozcu
|
|
|
| Yat ve Uyu |
|
Yazar: cyrano - 04-14-2011, Saat: 12:25 AM - Forum: Şairlerimiz
- Yorumlar (1)
|
 |
Bu karanlık bu uzun kış gecelerinde...
Soğuk buzdan bir perdeyle süslerken camı
Dolaşırken birçok siyah gölge odamı
Damarımda kurşunlaşıp donarken kanım;
Yine seni düşünmekle geçer zamanım...
Bu kimsesiz... Bu mahzun kış gecelerinde...
Serpilirken pencereme avuç avuç kar...
İçerimde hicranlardan bir nehir akar...
Karların da lambam gibi rengi sarıdır...
Onlar yırtık bir mektubun parçalarıdır:
Rüzgar sana yazdığımı geri getirdi...
Pencereden dondurucu bir nefes girdi...
Rüzgar yaptı her çatıda ayrı bir makam...
Yine senin hayalini gördüm bu akşam...
Hançeremden alev gibi çıktı bu çığlık:
-Git istemem! .. Git istemem! .. Çık odamdan çık! ..
Ah! .. Ne dedim? . Hayır gitme.. Hayır gitme... Gel! ..
Ben git dedim dedim ama sen işitme... Gel! ..
Sensin beni en onulmaz yerimden vuran
Fakat sensin yine boş ömrü dolduran...
Bu çılgının senden başka muini var mı? ..
Gitme... Beni senden başka kimse anlar mı? ..
Gözlerimi sen ki başka bir ufka açtın...
Nerdesin ya? .. Nerdesin ya? .. Ah neden kaçtın? ..
Yapyalnızım... Etrafımda yok senden bir iz...
Odam sessiz... Dışarda yağan kar sessiz...
Bu geceler dayanılır gibi değil ki...
Ey şimdi bu satırları okuyan bil ki:
Istıraplar yüz katlı kış gecelerinde...
Fakat kızgın yanardağlar çıksa bağrımda
Senin için ben her derde katlanırım da
Derim ki: 'Bu gecelerin ızdırabiyle
Ben ağlasam harap olsam çıldırsam bile;
Sen ateşli vücudunla ısınan rahat
Yatağında bir rahibe saffetiyle yat...
Yat ve uyu! .. Bu tatlı kış gecelerinde...'
Sabahattin Ali
|
|
|
| Güneş'im Ol |
|
Yazar: cyrano - 04-14-2011, Saat: 12:24 AM - Forum: Şiirler
- Yorumlar (4)
|
 |
Sevdâmı hasretimi avuttum vuslât için;
Kalbimin volkanına küçük bir damla düştü.
O lavla söndürdüm lavlarını gönlümün
O küçücük umuttu beni sana bağlayan.
Dön artık yüreğimde sevdâlarım buz tuttu...
Duyguların çölünde çiçekler açsın yine;.
Gökyüzü gülümsesin buharlı gözlerime.
Sevdâlarıma yağmur muştusu ver ne olur!...
Zindanıma bir ışık parıltısı gibi gir
Şefkâtli bakışınla belki rûhum dirilir...
Her tercihin ayrı bir çizgisidir hayatın
Her yağmurun ardından parlayan Güneş'im ol!...
Çöl Yağmurları 2001.
|
|
|
| Serzeniş |
|
Yazar: cyrano - 04-14-2011, Saat: 12:23 AM - Forum: Şiirler
- Yorumlar (4)
|
 |
Sana bir ömür vaat ettim anlamadın...
Hayatın baharını yeşeren ümitleri
Benzeri görülmemiş sevdâları
Ayaklarına serdim aşkların en yücesini...
Sana bir destan vaat ettim anlamadın...
Sensiz geçen her gün bir asır oldu.
Saplandı yüreğime hançer gibi...
«Gel!» dedim «Bir anlık olsun gel...»
Yemin ederim alıkoymam bir daha
Yüreğini yanına al da gel!
Sen bensizliği âb-ı hayat gibi içiyorsun;
Oysa ben cehennem bilmişim sensizliği...
Zehir gibi yudumlamışım acıyı
Hicrân ve ümidi bir arada yaşamışım.
Karalar bağladığım ayrılık ülkesinde
Hayâlin şimdi akkor misâli durur önümde.
Bir kez daha mühürlenir bakışlarım;
Her gün ölür yine dirilirim.
«Gel!» derim «Bir anlık olsun gel...»
Hani ayçiçeğinin Güneş'e olan hasretiydi bizim sevdamız;
Sabrın meyvesini toplayacaktık hasat mevsiminde...
Öyleyse neden gittin?
Nerede kaldı ayrılmamaya and içtiğimiz o günler?
Senin lügâtinde sevgi böyle mi yazar?
Böyle mi yaşıyorsun bitimsiz dediğin sevdâları?
Geride hasretin en yürek yakanını bırakıp
Arkaya bakmadan gitmek mi zannediyorsun aşkı!...
Eğer öyleyse gülüm git...
Bir daha dönmemecesine!
Yıpranmış saçlarıma aklar düşürerek git...
Artık geri dönüşün ölüm fermânım olur
Çünkü benim lügâtimde aşk;
Bir defa ve ölümsüz yaşanır...
Çöl Yağmurları
|
|
|
| sanrı |
|
Yazar: cyrano - 04-14-2011, Saat: 12:18 AM - Forum: Şairlerimiz
- Yorumlar (1)
|
 |
Yazgısı bir büyücünün elinde şekillenen kadın
Baştan sona sanadır harf dökümü.
Ruhunun çıplaklığı döverken rüzgârı
Dudağımdan iki harf düştü
Ah!
Biliyorum
Dokunsam yeniden dirilecek parmak uçlarımın sıcaklığında
Lâkin
Budala bir adamın yörüngesinde sessizliğim
Ki ne zaman yüzümü ona dönsem
Cellatlar intihar kusar bedenime
Yıkılırım gecenin içine.
Safran sarısı bir dün'ün titreyen dudaklarıyım
Eteklerimde hayat
Bir elimde cümbüş
İblisler kollarımda kanat çırpıyor
Ben gördüm
Korktum
Sığındım
Sağırdım her şeye
Bu yüzden sustum.
Her satır boğazıma düğümlenirken
Soytarısı hangi geçmişe sığınırdı diye düşünüp
Döküldü dudağımdan sanrılar.
Tırnaklarıma geçen bu et parçası
Kokusu tanıdık
H a t ı r l a d ı m.
Kaç kez ölmüştüm yeni doğan bebeğin ağlamalarında
Çan sesleri kulağımın zarını parçalarken
Düşümden döşüme kaç ceset yığılmıştı
Ö ğ r e n d i m.
Oysa gün bana dar ve is'li penceresinden gülmüştü
Çingene bir büyücünün dudaklarından dökülen kehânet aşinaydı varlığıma.
Gri bir eskizin is'li yarınıyım kim bilir
Her harfe varlığını kurban verebilirdim.
Susmalarım hep bu yüzden
Gizi dudaklarımın arasına sıkışmış bir hayat
Mucizesi düşümde gebe
Gömdüm geceye hiçliğimi.
Var oluşum güneşin doğuşuna saklanan paslı bir dua'dır.
Meryem Ateş
|
|
|
| Sol Yanım Ağrıyor Kadınım... |
|
Yazar: history - 04-13-2011, Saat: 11:40 PM - Forum: Aşk (Genel)
- Yorumlar (5)
|
 |
Sol Yanım Ağrıyor Kadınım...
Sol yanım ağrıyor kadınım... Sol yarım! Gözlerim içine yağmur dolmuş kaldırım taşlarına bakıyor ve basıyor ayaklarım o taşlara inatla. Sıçrıyor çamurlu düşler gecelerime. Acılara tebessüm etmeye çabalıyorum. Yine de nafile! Seni bir başkasının yatağında düşündükçe ölesim geliyor...
Sol yanım ağrıyor kadınım... Sol yarım! Öldürüyorum geceleri peşin sıra yalnızlığımla. Bilsem ki cennetin kapıları bana açık seninle kavuşmak için teselli veririm ruhuma. Zor be kadınım! Sensizliğe alışmak yalnızlığıma alışmaktan da zor. Seni bir daha göremeyeceğimi düşündükçe ölesim geliyor...
Sol yanım ağrıyor kadınım... Sol yarım! Çoklu bir yap-bozum doğduğumdan beri. Ancak senden beri en kalıtsal parçalarımı geçmişe gömdüm. Bir şaheser gibi yürüyorkan yalnızlığa yüzümü gösteren parçaları sende unuttuğumu farkettim. İnsaf be kadınım! Seni sen yapanın benim parçalarım olduğunu bildikçe ölesim geliyor...
Sol yanım... Ağrıyor... Acıyor... Keman sesi duyuluyor huzurda. Eskiyor bakışlarım damlıyor yaşlar. Of be kadınım! Geçmişi önüme sürmekte üstüne yok. Geçmişi geleceğe taşıyamadım diye mi kelimelerimde meşk ediyorsun? Açıkçası bazen de rüyalarıma girip çok ayıp ediyorsun.
Seni seninle yaşayamadığım için ölesim geliyor...
|
|
|
| Son defa... |
|
Yazar: history - 04-13-2011, Saat: 11:18 PM - Forum: Resimli Şiirler
- Yorumlar (6)
|
 |
Nasılsın nasıl gitti?
Alıştın mı sen de?
Rahat mısın artık İstanbul'da?
Evlenmişsin nasıl oldu?
Bulabildin mi sonunda?
Hep anlattığın o meşhur huzuru.
İyiyim ben
Hep aynı şeyler işte
Uyku hapları
Yalan dolan gülümsemeler.
İyiyim ben
Hem sen tanırsın beni
Ne yapsam ne söylesem
O geç kalmışlık hissi..
Son defa görsem seni
Kaybolsam yüzünde
Son defa yenilsem sana
Hiç anlamasan da
Son defa benim olsan
Uyansam yanında.
İnan pek yeni bir şey yok.
Biraz yaşlandım tabi
Seyrekleşti biraz saçlarım..
Bir bitmeyen gece bıraktın
Ve üç nokta düşürdün
[SIZE=3]Belli etmedim ben pek tenhalaştım.. [/SIZE]
Alıntı
|
|
|
| İnsanı iki şey öldürürmüş: |
|
Yazar: suskun prince - 04-13-2011, Saat: 07:55 PM - Forum: Aşk (Genel)
- Yorumlar (3)
|
 |
İnsanı iki şey öldürürmüş:
1- Sevmediği insanın silahından gelen mermi
2- Sevdiği ...insandan gelmeyen ilgi
İki şey "Kalitesiz insan" 'ın özelliğidir:
1-Şikayetçilik
2-Dedikodu
İki şey çözümsüz görünen problemleri bile çözer:
1- Bakış açısını değiştirmek
2-Karşısındakinin yerine kendini koyabilmek
İki şey yanlış yapmanı engeller:
1-Şahıs ve olayları akıl ve kalp süzgecinden geçirmek
2-Hak yememek
İki şey kişiyi gözden düşürür:
1-Demagoji (laf kalabalığı)
2-Kendini ağıra satmak (övmek, vazgeçilmez göstermek)
İki şey insanı “Nitelikli İnsan” yapar:
1-İradeye hakim olmak
2-Uyumlu olmak
İki şey “Ekstra Değer” katar:
1-Hitabet ve diksiyon eğitimi almak
2-Anlayarak hızlı okumayı öğrenmek
İki şey geri bırakır:
1-Kararsızlık
2-Cesaretsizlik
İki şey kaşif yapar:
1-Nitelikli çevre
2-Biraz delilik
İki şey ömür boyu boşa kürek çekmemeni sağlar:
1-Baskın yeteneği bulmak
2-Sevdiğin işi yapmak
İki şey başarının sırrıdır:
1-Ustalardan ustalığı öğrenmek
2-Kendini güncellemek
İki şey başarıyı mutlulukla beraber yakalamanın sırrıdır:
1-Niyetin saf olması
2-Ruhsal farkındalık
İki şey milyonlarca insandan ayırır:
1-Sorunun değil, çözümün parçası olmak
2-Hayata ve her şeye yeni (özgün,orijinal,farklı) bakış açısıyla yaklaşabilmek.
İki şey gelişmeyi engeller:
1-Aşırılık (mübalağa,abartı,ifrat,tefrit)
2-Felakete odaklanmış olmak
İki şey çözüm getirir:
1-Tebessüm (gülümseme)
2-Sükut (susmak)
İki şeyin değeri kaybedilince anlaşılır:
1-Anne
2-Baba
İki şey geri alınmaz:
1-Geçen zaman
2-Söylenen söz
İki şey gerçek sondur:
1-Cennet
2-Cehennem
İki şey ulaşmaya değerdir:
1-Sevgi
2-Bilgi
İki şey özgürlüktür:
Vatan ve Bayrak
İki şey “hayatta önemli olan her şey” içindir:
1-Nefes alabilmek
2-Nefes verebilmek
|
|
|
|