| Hoşgeldin, Ziyaretçi |
Sitemizden yararlanabilmek için Kayıt olmalısınız.
|
| Kimler Çevrimiçi |
Toplam: 193 kullanıcı aktif » 0 Kayıtlı » 189 Ziyaretçi Applebot, Baidu, Bing, GoogleBot
|
| Son Aktiviteler |
Allah’ın Bizlere Güvendiğ...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-25-2026, Saat: 11:04 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 30
|
Allah’ın Dini İslam’ı Yaş...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-24-2026, Saat: 12:01 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 31
|
Saff Suresi 6. Ayet Üzeri...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-18-2026, Saat: 12:14 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 41
|
Namaz Dinin Direği Midir?
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-13-2026, Saat: 10:12 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 58
|
Atatürk'ün Çocukluk Anıla...
Forum: Hayatı ve Anıları
Son Yorum: Serdar102
03-28-2026, Saat: 09:08 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 98
|
Mavi'ye..
Forum: Aşk Hikayeleri
Son Yorum: SunSet
03-11-2026, Saat: 08:23 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 178
|
Keloğlan Çataltepe Tekfur...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:45 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 349
|
Kısa Keloğlan Masalları -...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:26 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 223
|
Keloğlan Ve Pinokyo - Ser...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:22 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 203
|
Dev Hamsi - Serdar Yıldır...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:19 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 194
|
|
|
| İkizler 21.04.2011 |
|
Yazar: sıla - 04-21-2011, Saat: 09:19 AM - Forum: İkizler
- Yorum Yok
|
 |
[COLOR="MediumTurquoise"] Telaş, acele ve ısrar, sevgide hep aleyhinize sonuçlar verebilir, dikkat! Aşk hayatınızla ilgili rahatsız olduğunuz durumları değiştirmek için bir şeyler yapmanız gerekiyor. Çalıştığınız projeyle ilgili olarak kuruntulu ve olumsuz duygular içine girebilirsiniz. İsteklerinizi gerçekleştirmek için büyük bir telaş ve gerilim duymanız mümkün. Sakin olmaya ve gelişmeleri izlemeye çalışın. Bir dostunuza kefil olmanız istenebilir ve yine sorunlar yaşayabilirsiniz.
[/COLOR]
|
|
|
| Boğa 21.04.2011 |
|
Yazar: sıla - 04-21-2011, Saat: 09:18 AM - Forum: Boğa
- Yorumlar (2)
|
 |
[COLOR="DarkOrange"] Duygusal anlamda huzur ve mutluluğu yakalamanıza çok az kaldı. Uyumlu ve güzel günler sizi bekliyor. Son günlerdeki yoğun iş temposu bunalmanıza neden olabilir. İşyerinde çıkan problemlerin küçük bir dikkatsizlikten kaynaklandığını ispat edip rahatlayacaksınız. Biraz daha idareli olmayı, gelecek günler için birikim yapmayı öğrenmelisiniz. Kendinize sağlık açısından biraz daha itina etmeniz önemli. Şu anda bir sorun yok ama, ilerleyen yaşlara da hazır olmalısınız!
[/COLOR]
|
|
|
| Koç 21.04.2011 |
|
Yazar: sıla - 04-21-2011, Saat: 09:18 AM - Forum: Koç
- Yorumlar (2)
|
 |
[COLOR="Red"] Aşk trafiğiniz karıştı! İki ilişki arasında kaldınız, bir süre için her ikisinden de uzak durmanız yararınıza olacak. İş hayatınızda son derece aktif ve başarılı olacağınız bir gün. Fikirlerinizle etrafınızı etkileyebilir ve yeni girişimlerde yer alabilirsiniz. Ortaklık teklifi alabilirsiniz, iyi düşünmeden karar vermeyin. Kazandığınızdan fazla harcama eğiliminiz sizi sıkıntıya sokuyor. Kiloların sebebi, abur cubur yiyecekler. Bunlardan vazgeçmediğiniz sürece kilo almanız sürecek.
[/COLOR]
|
|
|
| Bir kadının en güzel yeri neresidir? |
|
Yazar: history - 04-21-2011, Saat: 12:26 AM - Forum: Güzel Sözler
- Yorumlar (6)
|
 |
Bir kadının en güzel yeri neresidir?
Henüz kırılmamışsa; kalbidir,
kırılmışsa; ıslak bakan gözleri,
artık ağlamıyorsa; dudağının yanına yerleşmis hüznü,
...
hüznü bile hissetmiyorsa artık; buz tutmuş parmaklarıdır, ısınmıyorsa konuşmuyorsa ve artık hiç gülmüyorsa; anılarda kalmış cocukluğudur.
Ama muhakkak tatlı bir yeri vardır kadının; Yeterki ona severek bakan bir çift göz olsun üstünde...
|
|
|
| Kıskançlık Damarınızı Çatlatmayın |
|
Yazar: MaSaL - 04-20-2011, Saat: 11:53 PM - Forum: Erkek Özel Diğer
- Yorumlar (1)
|
 |
Bir adam, kız arkadaşıma baktığında içimdeki canavarı nasıl durdurabilirim?
1. Kaşlar tamamen çatık
Sevgilinizi bir erkek arkadaşıyla dans ederken izliyorsunuz. Üstelik hareketleri pek de masum görünmüyor. Suratınıza hemen, bu durumu onaylamıyor olmanın o evrensel bir ifadesi çöküyor: Çatılmaya başlayan kaşlar. Onlar dansı ilerlettikçe kaşlarınız da negatif duyguların yüküyle aşağı doğru inemeye devam ediyor. Bundan kaçınmak için siz de dans pistine atlayın. Rutgers Üniversitesi’nin yaptığı bir araştırma dansın samimiyeti artırdığını ve parti sonrası eğlence için şansınızı ikiye katladığını gösteriyor.
2. Islanma zamanı
Koltuk altınızda ıslak bir bölge görünmeye başlar. Çünkü, sinir siteminiz sizi soğukkanlı tutmaya çalışırken, el ve koltuk altlarınızdaki apokrin ve erkin bezlerindeki gözeneklerden ter boşalmaya başlar. Ortalığı gereksiz yere velveleye vermektense, bir dahaki sefere kız arkadaşınızla romantik bir hafta sonu kaçamağı yapmayı tercih edin.
3. Boş verin
İşteki ‘erkek’ arkadaşlarıyla çıktığı geceyi size anlattıkça, kalbiniz temposunu şaşırıyor. Kalp atışlarınız, (aslında fiziksel bir temas düşüncesi) adrenalin hücumuna neden olan korumacı içgüdüleri tetikleyene kadar sabit kalıyor. Boş verin ve kendinizi rahatlatmaya çalışın. Eğer sıkıntınız devam ediyorsa bir ilişki danışmanına başvurup güven ve kıskançlıkla ilgili tavsiyeler alabilirsiniz.
4. Nefesinizi düzeltin
İçinize çektiğiniz hava nefes borunuz tarafından emilir ve akciğerlerdeki bronşçuklara gönderilir. İşte tam da bu noktada, heyecan içindeki soluğunuzla kıskanç kalbiniz için yakıt sağlarsınız. Sakin olun! Bu, ilerleyen yıllarda nefes darlığına neden olabilir. Sevgilinizin sizi bırakıp gideceğinden endişeleniyorsanız, ona tam olarak bağlanmayı deneyin. Neden mi? Yale Üniversitesi’nin araştırmacılarına göre; evli çiftlerin günlük yaşamda kıskançlık hissine kapılma ihtimalleri yüzde 30 daha düşük.
5. Zihninizi temizleyin
Adamın teki, kız arkadaşınıza yan gözle bakıyor ve onunla yakınlaşmaya çalışıyor. Bu da sizi öfkelendirmeye yetiyor. Amidala, yani beyninizin duygularla ilgili kısmı, bunu tehdit algılıyor ve vücudunuzu alarm durumuna sokuyor. Sonra da kıskançlık olarak algılanan, korku ve öfkeye neden olan stres hormonu noradrenalin salgılanmaya başlıyor. Georgia Üniversitesi araştırmacıları, sevgilinize güvendiğinizi göstermenin en iyi yolunun beklemek ve hiçbir şey yapmamak olduğunu söylüyor. Bırakın, o adamı başından kendisi atsın.
6. Midenizdeki kelebekleri kovun
Sevgiliniz sizi tersledikçe, midenizde bir ezilme hissedersiniz. İlişkiniz hakkında korkularınız oldukça, bir miktar adrenalin açığa çıkar ve karnınızdaki bu garip hisse neden olur. İşte bu uçuşan kelebekleri durdurmanın yolu derin bir nefes almaktan geçiyor. ‘National Institute of Anxiety and Stress’e göre; sakin bir şekilde soluk almaya çalışmak stresi yüzde 15 dindirebiliyor
|
|
|
| Yalancı Aşıkların Sahtekarlıklarına Ağladım ardından .Sakın Sen Üstüne Alınma. |
|
Yazar: MaSaL - 04-20-2011, Saat: 11:47 PM - Forum: Aşk (Genel)
- Yorumlar (1)
|
 |
Birgün birini gerçekten seversen sevebilmeyi bilirsen yüreğinle sevmeyi öğrenebilirsen biliyorum ki sadece o zaman anlayabileceksin gerçekten beni.Her türlü imkansızlığa bırakıp gitmelere bitmelere rağmen yüreğinle direnip aşkını korumak isterken sevdiğinin herşeyi hiçe sayıp konuşmak görmek vedalaşmak bile istemeden arkasını dönüp yokmuşsun gibi davranmasının ruhunu canını nasıl acıttığını ancak o zaman anlayacaksın.Sen onunla tek bir can olmuşken onun sana hayatında hiç olmamışsın gibi yüreğineyse bir duvar bir masa yerde duran bir çakıltaşı muamelesi yapmasının ne demek olduğunu o zaman anlayacaksın.Beynin düşüncen kendi kendine teselliler verirken seni haklı bulurken gözlerine söz geçiremeyip nasıl koca damlalarla sessizce isyanlar yaşadığını o zaman anlayacaksın.Ve ben ... ben biliyorum ki sen bunları yaşarken beni aklından geçirmesen bile bir yerlerde bir şekilde ben bunu hissedeceğim.Yoo yanlış anlama sana beddua değil bunlar.Kıyamam ki.
Bilirsin hislerim güçlüdür yüreğim ondan da güçlü hissederim anlarım..Kiminle ve nerede olursam olayım yüreğindeki fırtınayı hissettiğim an o an bana yaptıklarını yaşıyor olduğunu anlayacağım...Çünkü senin bana yaptığın bir ayrılıkbir vazgeçiş değildi öylesi çok önemli de değildi aslında.Doğaldı bu fani dünyada fani sevgileryanlış duygulara kapılmalar...Ama senin bana yaptığın seven bir insana yapılabilecek an acımasız vurgunlardan biriydi.Konuşmamak sözlerin ç****iz gözlerin uzak bırakılması yüreğin ve tüm hislerin umarsızca terk edilişi...Ne olurdu o telefonu açıp sadece hoşcakal deseydin...Ne olurdu bir kere kendi sesinle bitti deseydin...Ne olurdu bir kere bile bitti ama gerçekti diyebilseydin...Yalan bile olsa...Yalan bile olsa bir sevda minicik bir vedayı haketmiştir....Sen bakma ağladığıma şiirler yazdığıma..sen bakma sensizlikten bahsedip hüzünlere daldığıma..Ben ne sana ne de aşkıma bir an bile ağlamadım ardından.Ben haketmediğim yalanlara yüreğimin kandırılışına ağladım sadece.Ve ben sadece yalancı aşıkların sahtekarlıklarına ağladım ardından.Sakın sen üstüne alınma..
|
|
|
| Aşk Tokluktan Ölür.. |
|
Yazar: MaSaL - 04-20-2011, Saat: 11:42 PM - Forum: Aşk (Genel)
- Yorumlar (3)
|
 |
Seversin kavuşamazsın aşk olur “ “ Aşk açlıktan değil tokluktan ölür “
Çünkü aşkı aşk yapan “ açlıktır”.”Onunla” birlikte olmaya , gezmeye , didişmeye karşı hiç doymayan bir “ açlık” “ Onunla” konuşmaya ve susmaya , buluşmaya ve özlemeye , kavga etmeye ve barışmaya duyulan heyecanlı bir “ açlık “ . “ Onunla “ yaşama planları , anlamaya çalışma çabaları , anlaşılmak kaygıları , kaybetmek korkuları ile beslenen bir “ açlık “ .
Aşkın ilk zamanlarında “ açlık “ , elin yüreğinde telefon beklemeler , kıvrım kıvrım soru işaretleri , bitmek tükemez yanlış anlamalar , kıskançlık ve uykusuz geçen sancılı gecelerdir.
Sonraları aşkın açlığı “ onun “ elini sımsıkı tutmak , teninin her milimetresine dokunmak , dudaklarınla dudaklarına değmek için ölesiye artmaya başlar.
Eğer “ aşk oradaysa “ ilk ruhsal ve tensel yakınlıkların ardından “ açlık “ giderilmez.Tersine hızla büyümeye başlar ve her defasında açlıktan “ ruhunuz kazınır “. Fakat bedenlerin sık sık buluştuğu ilk coşkulu zamanların ateşi çabucak sönüyor ve sıkıntılı doygunluk duyuluyorsa “ aşk çekip gtimiş “ demektir .
Çünkü aşk çok oburdur , ama tıkabasa doyduğu zaman ölür. Bu yüzden aşkınızla çok sık görüşerek luzumundan fazla “ yemek yedirirseniz “ yok olur. Aşkınıza çok fazla içinizi açıp ruhunuzu soyarsanız “ büyü bozulur “ ve aşk yine tokluktan ölür . Aşka kendinizi tümden adar ve karşınızdaki kişinin kaybetme korkusunu doyurursanız açlıkla beraber aşk da kaybolur. Aşkın sofrasında her zaman hazır ve nazır bulunursanız “ iştahı kaçar “.
Aşkın yaşaması için hep bir parça “ aç “ bırakmak gerekir . Zira aşk doyduğu zaman ya “ hayatını kaybeder” ya da artık adı “aşk” değildir
alıntı
|
|
|
| Ayrılığın İyi Taraflarını Görmek! |
|
Yazar: MaSaL - 04-20-2011, Saat: 11:35 PM - Forum: Genel
- Yorumlar (2)
|
 |
Balzac der ki: “ İki kez sevilir. Birincisi gerçekte, ikincisi anılarda!” Bu cümle üstünde biraz düşününce, değeri anlaşılıyor.
İnsanlar ayrılık acısı çekerken, bir kez daha severler aynı kişiyi. Çünkü kaybedilen kişinin anıları henüz tazedir. Onu düşünürken hafıza tazelenir ve aşk yeniden başlar.
Hepimiz sahip olmadığımız şeylere özlem duyarız. Elimizdekinin değerini çoğumuz bilmeyiz. Kaybetmek duygusu, tek başına içimizi kemirmez. Peşinden pek çok kötücül hissi de sürükler. Düşündükçe, hasretimizle beraber büyür acımız.
Geçmişin külleri üstümüzde uçtukça, kendi karanlığımızda boğuluruz. Geleceğe dair umutlarımız da aynı karanlığın içinde kirlenmeye başlar. Oysa her ikisini de rahat bırakmak gerekir.
Geçmişi unutup, geleceğin taze nefesinde yol almalıdır insan çünkü geçmiş üstünde bir yaptırımımız yoktur. Ne yaparsak yapalım, dün hep dünde kalacaktır. Üstünde düşünerek, sadece kalbimizi biraz daha fazla yormuş oluruz.
Aklın kıvrımları arasında o kadar çok sır vardır ki! Bilim de henüz beynin gizemini tam anlamıyla çözebilmiş değildir. Düşüncenin geçmişe tutunmaya, sürekli onun üzerinde yoğunlaşmaya eğilimi vardır.
Acıların içinde boğulup, çıkmaz bir sokakta olduğunuzu hissettiğinizde, dönüp bir kendinize bakın; geçmişin ağında takılı kaldığınızı göreceksiniz.
Ayrılığın etkisini başarıyla atlatmanın yollarından birisi, bu düşünce sisteminden kurtulmaktır. Bunu becerebilmenin yolu da kendini terbiye etmekten ve eğitmekten geçer. Geçmişin sisi arasında dolaştığınızı fark ettiğinizde, aklınıza buradan çıkma emri vermelisiniz.
Ayrılık acısını yaşamak da keyiflidir ancak sınırını koruyabildiğiniz sürece. Kalp, acı çektikçe olgunlaşır. Ruhun büyümesi de yaşadığı acılarla mümkündür. Fakat dozunu aşarsanız, sürekli acı içinde kıvranan ve kendi hayatını geçmişin ellerine bırakmış bir bedbahta dönersiniz.
Yas tutma süresini aşmadan, yaşadıklarınıza olgun gözlerle bakmayı öğrenmelisiniz. Haklısınız, ayrılığın en koyu anında gönül söz dinlemez. Ancak bu durum hayatınıza sekte vurmaya başladıysa, tehlike çanları da çalmaya başlamış demektir.
İnsanın en büyük manevi yüklerinden birisi, geçmiştir. Geçmişi sürekli sırtınızda taşıyarak, sadece yavaşlar ve güçsüzleşirsiniz. Bütün yaşadıklarınızın içinde, çıkarmanız gereken dersler saklıdır. Yas dönemi biraz da bunu anlayabilmek için yaşanır.
Bütün kötü anlara rağmen, ayrılık acısını kendinize bir şans olarak görmeyi becerebilirsiniz. Yaşadıklarınızdan mutlaka elinizde bir tohum kalmıştır. Geleceğiniz için, yürüdüğünüz yollara bu tohumlardan ekin. Çiçekli bir hayat doğru yürüyün. Yeni aşklar, belki de çiçek bahçenizin o güzel kokusuna ve renklerinin coşkusuna gelecektir.
alıntı.
|
|
|
| Eski Aşkı Unutup Yeni Aşklara Yelken Açmak İçin 25 Öneri |
|
Yazar: MaSaL - 04-20-2011, Saat: 11:28 PM - Forum: Genel
- Yorumlar (2)
|
 |
Eski Aşkı unutup yeni aşklaramı yelken acacaksınız ama ne mümkün!
Sizin yelkenli çelik halatlarla eski limana demirli vaziyette. Ama üzülmeyin durumunuz ümitsiz değil. Bugüne kadar milyarlarca insan eski sevgilisini karısını kocasını unutmayı başardıysa siz de yapabilirsiniz. Kimse unutulmaz değil. İşte yaranıza merhem olabilecek 25 öneri.
1. Arkadaş kalacağım diye kendinizi kasmayın: Tamam arkadaşça ayrılmış olabilirsiniz. Her ayrılıkta kan dökmeye gerek yok. Ama arkadaş kalacağım diye kendinizi zorlamanız da şart değil. En azından bir süre. Onu görünce kalp krizi geçirecekmiş gibi olmayı bıraktığınızda belki mailleşmeye başlayabilirsiniz.
2. Rastlaşma ihtimali bulunan yerlerde dolaşmayın: Kabul edin içten içe onu görmek istiyor üstelik buna bir de kaza süsü vermeye çalışıyorsunuz. Siz kimi kandırıyorsunuz?
3. Birlikte gittiğiniz mekanlardan uzak durun: Densiz bir garsonun bir tanıdığın gelip de eski sevgilinizin nasıl olduğunu sormasıyla göz yaşları sel olabilir. Dikkat. Ayrıca anılar da üstünüze üstünüze gelebilir. Şurası göz göze geldiğimiz yer diye başlarsınız sonra.
4. Evde ona ait ne varsa kurtulun: Bir şenlik ateşi yakıp törensel bir havayla yok edebilir ya da doğrudan çöp tenekesine gönderebilirsiniz. Kutulayıp kaldırmak da bir yöntem ama o kutu evin bir köşesinde durduğu sürece ruhunuzu rahatsız edecektir benden söylemesi.
5. Onun dinlediği şarkıları seyrettiği dizileri unutun: Playlist’inizden bir iki şarkı eksilse ölmezsiniz ya. Hiç gereği yok. Hatta gidin hiç tanımadığınız dinlemediğiniz şarkıcıların CD’lerini ülkelerin müziklerini satın alın.
6. Birlikte çektirdiğiniz fotoğrafları yok edin: Nedenini uzun uzun anlatmama gerek yok sanırım. Yöntemi seçmek de size kalsın. 4. maddedeki prensibi uygulayabilirsiniz.
7. Evin dekorasyonunu değiştirin: En temizi başka bir semte taşınıp yeni bir hayata başlamak ama ha deyince olacak iş değil. O zaman siz de evdeki eşyaların yerlerini şekillerini değiştirin. Özellikle onun her zaman oturduğu koltuğun yerini...
8. Kullandığı parfümü hayatınızdan çıkarın: Hafızayı en hızlı tetikleyen şey koku alma duyusu. Parfümün kokusunu aldığınız an en mutlu anınıza dönebilirsiniz. Çok tehlikeli!
9. Tatile çıkın: Başka yerlerde başka insanlarla tanışmak kesinlikle iyi gelir. Ama dikkat edin de daha önce birlikte gittiğiniz bir yer olmasın. Tabii bazı bünyeler farklı prensiple çalışıyor olabilir. İnadına gidip anılarınızla yüzleşmek ve onlardan korkmadığınızı kendinize ispat etmek isteyebilirsiniz.
10. Arkadaşlarıyla bir süre görüşmeyin: Kendi arkadaşlarınız size yeter. Hakkında bilgi taşımalarına ağzınızı yoklamalarına izin vermeyin.
11. Özel günlerinizde evde oturmayın: Kanka destek sistemini devreye sokun. Arkadaşlarınıza sığının sizi avutmalarına izin verin. Özellikle yıldönümü onun doğum günü gibi eski özel günlerde evde tek başınıza kalmayın.
12. Telefon numarasını mesajlarını silin: Böylece bir gece vakti içip içip onu aramanız zorlaşır dönüp dönüp gönderdiği aşk mesajlarını okuyup içinizi kanırtmazsınız.
13. Aldığı hediyelerden kurtulun: Tamam o kolye altın olabilir ama ruh sağlığınızdan daha mı kıymetli? Ya satın parasını çatır çatır yiyin ya da birine verin.
14. İyileri değil kötü anıları hatırlayın: Birlikte geçirdiğiniz mutlu günleri anacağınız zamanlar gelecek ama şimdi değil. Şimdilik sadece kötüleri hatırlamaya çalışın ki yelkenleri suya indirmeyin.
15. Yeni bir şeyler öğrenin: Bir kursa filan yazılabilirsiniz. Böylece aklınız başka şeylerle meşgul olur kendiniz için de iyi bir şey yapmış olursunuz. Hem belli mi olur yeni biriyle tanışırsınız.
16. Altı ay uykuya yatın: Şu ana kadar sıraladıklarımın hiçbiri işe yaramadıysa ütopik olmakla birlikte bu seçeneği deneyebilirsiniz. Belki iyi bir uyku çekince hayat daha iyi olur.
17. Kendinizi yenileyin: Sürekli saç şekliyle rengiyle oynamak depresyon belirtisi derler ama her zaman değil. Aynada yeni birini görmek içinizi açabilir.
18. Romantik komedilerden uzak durun: En sevdiğiniz tür olabilir ama bu tip filmler insanı olmayan erkeklere/kadınlara bile aşık etme kapasitesine sahip. Sinemadan çıkar çıkmaz cep telefonuna sarılırsanız telafisi mümkün olmayan hatalara imza atabilirsiniz.
19. Hüzünlü aşk şarkıları dinlemeyin: Bir süre bazı müzik türlerini bazı şarkıcıları hayatınızdan çıkarmanız gerekecek. Örneğin Celine Dion. Gerçi onu kim niye dinler anlayabilmiş değilim ama... Buna karşılık Burak Kut’tan tüm unutmaya çalışanlar için gelsin: Yaşandı bitti saygısızca haydi zıpla...
20. Onu düşünmeye başladığınızda fizik problemi çözün: Tamam kabul ediyorum; bunu ben de yapamam. Ama beynin rasyonel tarafını çalıştırmak için hiç değilse Sudoku çözün bari.
21. Ayakta duramayacak kadar uykunuz gelmedikçe yatmayın: Uykunuz kaçınca onu düşünmeye başlarsınız onu düşününce zaten uyku gelmez.
22. Evdeki battaniyeleri yok edin: O melankoliyle altına girmeye kalkarsanız uzun süre çıkamazsınız.
23. Second Life’ta yeni bir siz yaratın: Değişim her zaman içten dışa olmaz. Girin Second Life’a yaratın şöyle alımlı yakışıklı seksi işinde başarılı bir karakter. Elinizi sallasanız ellisi. Bu gazla gerçek hayatta da engel tanımazsınız artık.
24. Extreme sporlara başlayın: Can derdine düşünce eski sevgilinin acısı kalmaz. Aman dikkat adrenalin bağımlısı olmayın.
25. Yeni bir sevgili bulun: Eveeet geldik meselenin özüne. Önceki maddeleri de uygulayın tabii ama eski sevgiliyi unutmanın en iyi yolu yenisini bulmaktır. Ama tabii burada zamanlama ve kimi seçtiğiniz çok önemli. Öyle birisini bulmalısınız ki aklınızı başınızdan alsın. Aksi halde kimse onu unutturamıyor diye paniğe kapılırsınız. Yok öyle bir şey tabii. Vallahi yok.
|
|
|
| Kimin yüreğinden kimi kovuyorsun… |
|
Yazar: MaSaL - 04-20-2011, Saat: 11:18 PM - Forum: Aşk (Genel)
- Yorumlar (2)
|
 |
[INDENT] Kimin yüreğinden kimi kovuyorsun
Gidiyorsun ya bilmem kaçıncı kez… Bittim sanıyorsun.. Yanılıyorsun vefasızım.. Yanılıyorsun…
Sen benim yüreğimde, ben istediğim için güzeldin.. Ben istediğim için görüldü onca rüya.. Onca hayallere ben istediğim için ev sahipliği yaptı bu yürek… Ben var ettim seni içimde, ben yücelttim, ben… Ben istediğim için senin gözlerinde geldi baharların en güzeli, ben istediğim için en mavi umutlar senin oldu… Sana geldi tüm yollar… < Kader > dedim sana… Değildi vefasızım, kader değildi.. Ben istediğim için koyduğun noktalara hep bir virgül eklendi…
Baş kaldırıyorum şimdi asi sevdana, isyanlarım diz boyu… Sana yüreğime hükmetme hakkını vermiyorum… Alıyorum elinden aşkın kural tanımaz taraflarını, sana bırakmıyorum hatıralarımı… Yokluğum yakacak ya canını eskileri andıkça, ben yanmayacağım yokluğunda… Akıllı adamın işi değil aşk… Hep duygularım hükmetti hayatıma… Artık sıra mantığımda… Orada bitiriyorum seni önce.. Can evinden vuruyorum seni, yokluğunu umursamıyorum… Maske takmaktan da vazgeçtim… Seni en uç noktada, beynimde bitiyorum..
Biliyorum ki ben var ettim bu aşkı… Seni kurdum önce hep aklımda, sonra yarattım, ezberlettim yüreğime… İnce ince işledim nakış gibi, var olduğun sürece varım dedim… Şimdi yoksun.. Yokum… İzin vermiyorum canımı yakmana, bu hakkı tanımıyorum sana.. Nasıl başlattıysam işte öyle bitiriyorum.. Şimdi son kez anıyorum seni, son kez kaçamak dokunuşların geliyor aklıma ve yüzüme düşen saçlarımın arasından sana baktığımda, kaçamak bakışlarını yakaladığım anları son kez anıyorum… Zorluyorum kendimi <hadi biraz daha hatırla> diye… Öpüşlerini hatırlıyorum, ama eskiden hatırladığım gibi olmuyor, sadece hatırlanıyor işte sözüm ona… Hissedilmiyor… Yapıyorum işte, bununda üstesinden geliyorum… Bitiriyorum… Öyle ki azar azar yok ediyorum benliğimde… Bir kadeh içki alıyorum masama, boğuyorum seni…Can çekişlerini görüyorum şimdi…. Diz boyu yardım çağrıların uğulduyor kulaklarımda…. Kurtarmıyorum… Bilmediğin bir şey var, onu da ben hatırlatıyorum… Kadehlerde boğulanlar, dönemezler boğanlarla aynı masaya… Ölüyorsun işte ve ben umursamıyorum…
Dedim ya, kafama göre rast gele seçip, tüm haklarına el koyuyorum….
Kimin yüreğinden kimi kovuyorsun…
[/INDENT]
|
|
|
|