:: Duygusuz.com - Dostluk ve Arkadaşlık Sitesi
Hoşgeldin, Ziyaretçi
Sitemizden yararlanabilmek için Kayıt olmalısınız.

Kullanıcı Adınız:
  

Şifreniz:
  





Forumda Ara

(Gelişmiş Arama)

Forum İstatistikleri
» Toplam Üyeler: 16,694
» Son Üye: ymptk22
» Toplam Konular: 98,585
» Toplam Yorumlar: 1,065,564

Detaylı İstatistikler

Kimler Çevrimiçi
Toplam: 188 kullanıcı aktif
» 0 Kayıtlı
» 184 Ziyaretçi
Applebot, Baidu, Bing, GoogleBot

Son Aktiviteler
Allah’ın Bizlere Güvendiğ...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
, Saat: 11:04 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 20
Allah’ın Dini İslam’ı Yaş...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-24-2026, Saat: 12:01 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 27
Saff Suresi 6. Ayet Üzeri...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-18-2026, Saat: 12:14 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 38
Namaz Dinin Direği Midir?
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-13-2026, Saat: 10:12 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 57
Atatürk'ün Çocukluk Anıla...
Forum: Hayatı ve Anıları
Son Yorum: Serdar102
03-28-2026, Saat: 09:08 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 94
Mavi'ye..
Forum: Aşk Hikayeleri
Son Yorum: SunSet
03-11-2026, Saat: 08:23 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 175
Keloğlan Çataltepe Tekfur...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:45 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 347
Kısa Keloğlan Masalları -...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:26 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 221
Keloğlan Ve Pinokyo - Ser...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:22 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 202
Dev Hamsi - Serdar Yıldır...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:19 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 193

 
  Hazır gıdalara dikkat
Yazar: history - 04-25-2011, Saat: 11:14 AM - Forum: Güncel Haberler - Yorum Yok

Hazır gıdalara dikkat!

Bebek maması, ekmek, kahve ve patates cipsi gibi gıdalarda bağırsak, mesane, böbrek kanseri ve iktidarsızlığa yol açan kimyasal maddeler bulundu.

Güncelleme:24 Nisan 2011 13:09

Avrupa Birliği’ne üye ülkelerde yapılan gıda araştırmasında, işlenmiş ve hazır gıdalarda kansere neden olan kimyasal maddeler bulundu. Bağırsak, mesane ve böbrek kanserinin yanısıra iktidarsızlığa sebebiyet veren akrilamid maddesine, bebek maması, ekmek, kahve ve patates cipsi gibi gıdalarda rastlandığı açıklandı.
Vatan'ın haberine göre, 23 ülkede satılan 22 farklı gıdayı inceleyen bilim adamları 2007 ile 2009 arasında kullanılan kimyasal maddelerde azalma olmadığını belirtirken “Tüketici, mümkün olduğu kadar taze ürünler satın almalı” açıklamasında bulundu. Akrilamid maddesinin gıdaya nasıl ulaştığını henüz tespit edemediklerini söyleyen Avrupalı bilim adamları, pişirme ve kimyasal süreç sırasında kimyasalların gıdaya nüfuz etmiş olma ihtimali üzerinde duruyor.
Raporda üreticilere, kullanılan kimyasal oranında sınırlama getirilmesi istenirken, raporun yayınlanmasının ardından Dünya Sağlık Örgütü, “Şu an elimizde hangi gıdaların zararlı olduğunu açıklayacak kadar veri yok” açıklamasında bulundu. Raporda, işlenmiş ve yağlı gıdaların tüketiminin azaltılması istendi.

Bu konuyu yazdır

  Düşünce Yazıları -Düşünce Yazısı Nedir ?
Yazar: MaSaL - 04-25-2011, Saat: 11:14 AM - Forum: Edebiyat - Yorum Yok

[SIZE=4]DÜŞÜNCE YAZILARI

Makale
Fıkra
Sohbet
Deneme
Eleştiri

Makale

Herhangi bir konuda bilgi vermek, bir gerçeği ortaya koymak, bir tezi kanıtlamak veya bir düşünceyi savunmak amacıyla kaleme alınan ve temel ögesi fikir olan yazılara makale denir.

Makaleler, gazetelerde veya dergilerde yayınlanır. Gazete makaleleri çoğunlukla günlük olaylarla ilgili olur ve gazetenin siyasî anlayışını da yansıtır. Gazetenin ilk sayfasında yayınlanan baş makalede (veya baş yazı) baş muharrir (veya baş yazar), aktüel konuyla ilgili olarak ortaya attığı fikrini okuyucularına ispatlamaya çalışır, onların da kendisi gibi düşünmesini amaçlar.

Dergilerde yayınlanan bilimsel makalelerin aktüel olma şartı yoktur. Bilim adamlarının kendi alanlarıyla ilgili olarak yaptıkları araştırmalar ve bu araştırmalardan elde ettikleri sonuçlar bilimsel bir üslûpla yazılır. Makaleler; bilim, fen, spor, politika, ekonomi, kültür, sanat gibi çeşitli konularda yazıldığı için her makalenin edebî özellik göstermesi beklenmez. Önemli olan ortaya atılan fikrin ispatıdır.

Bilimsel makalelerin yayınladığı hakemli dergiler, dergiye gönderilecek makaleler için yayın ilkeleri ve bazı standartlar belirleyebilirler.

Fıkra


Bir yazarın herhangi bir konu hakkındaki kişisel görüş, anlayış ve düşüncelerini kanıtlama gereği duymadan hoş bir üslûpla yazdığı, kısa fikir yazılarına fıkra denir.

Gazete fıkrası (edebî fıkra) ve mizahî fıkra olmak üzere iki çeşit fıkra vardır. Gazete fıkraları, genellikle gazetenin belli bir köşesinde yazarı için ayrılan yerde bir köşe başlığı altında yayınlanır. Gazete fıkralarında seçilen konu, çoğunluğu ilgilendirmeli ve aktüel olmalıdır. Sürekli olarak aynı konuları işleyen bir yazı okuyucuyu sıkar.

Fıkra yazarı tarafsız olmalı, herkesin anlayabileceği açık bir üslûpla az ve öz yazmalı, yazısını etkili bir sonuçla bitirmelidir. Fıkra yazarları bu niteliklerde iyi bir fıkra yazabilmek için bol bol fıkra okurlar, yurt ve dünya basınını yakından takip ederler; politika, kültür, sanat, ekonomi, turizm gibi etkinlikleri yakından izlerler, kendilerini sürekli olarak geliştirirler.

Mizahî fıkralar ise kendi içlerinde Nasrettin Hoca Fıkraları, BektaşÃ® fıkraları, Kayserili fıkraları, Karadenizli fıkraları, doktor fıkraları gibi başlıklarda gruplandırılabilir. Bu tür fıkraların bir kısmında güldürürken düşündürme ön plâna çıkar.

Sohbet


Bir yazarın, kişisel görüş ve düşüncelerini fazla derinleştirmeden, muhatabıyla konuşuyormuş hissini verecek bir üslûpla makale plânında yazdığı fikir yazısına sohbet (söyleşi) denir.

Sohbet, makaleden üslûp yönüyle ayrılır. Çoğunlukla, günlük konuların işlendiği sohbet yazılarında senli benli bir anlatım yolu seçilir, hatıralardan, halk fıkralarından, nüktelerden, özlü sözlerden yararlanılır.
Deneme

Bir yazarın kendi isteğine göre seçtiği herhangi bir konuda kesin yargılara varmadan, kişisel düşüncelerini kendi kendisiyle konuşuyormuş gibi bir üslûpla kaleme aldığı yazılara deneme denir.

Deneme yazarı okuyucuyu hesaba katmaz. Konusunu dilediği şekilde seçer, dilediği tarzda işler. Diğer fikir yazılarından farklı olarak denemelerde aşk, dostluk, iyilik, güzellik, ahlâk, sevinç, kültür, yiğitlik gibi daha çok soyut konuların işlendiği görülür. Deneme, tek bir yazı olabildiği gibi bir çok konuları işleyen yazıların bir araya toplandığı bir kitap biçiminde de olabilir.


Eleştiri

Eleştiri, bir sanat veya düşünce eserinin (şiirin, tiyatronun, hikâyenin, romanın, resmin, heykelin, filmin...) zayıf ve güçlü yönleri göz önünde bulundurularak gerçek değerini belirleme amacıyla yapılan inceleme sonucunun anlatıldığı yazıdır. Eleştiriye konu olan eser yalın bir dille tanıtılır.

Eleştirmen eserin gerçek değerini, güçlü ve zayıf yönlerini, özünü ve önemini belirtir; yeni eserler için sanatçılara kılavuzluk eder. Hem sanatçıya hem de okuyucuya karşı sorumluluğu olan eleştirmen, aynı zamanda okuyucu (veya izleyici) ile sanatçıyı birbirine yaklaştırır. Bir şiirin eleştirisini yapan kişi şair olmayabilir, ama bu türün bütün özelliklerini çok iyi bilmeli, başka örneklerle karşılaştırarak şiirin gerçek değerini taraf tutmadan, peşin hükümlerde bulunmadan belirleyebilmelidir.

Eleştirmen hangi sanat eserini eleştirecekse o sanat dalının gerektirdiği birikime sahip olmalıdır. Bu birikim; o alana ait geniş bilgiye ve kültüre sahip olmakla, dünün ve bugünün sanat meselelerini çok iyi bilmekle, başka milletlerin de önemli sanat eserlerini ve sanatçılarını etraflıca tanımakla sağlanabilir. Bu yüzden, eleştiri yazmak kolay bir iş değildir.

“Edebî eserlerin okuyucu üzerinde bıraktığı tesirlerden, intibalardan yola çıkılarak yapılan tenkitlere izlenimci (empresyonist) tenkit; edebî eserle*rin muhteva, yapı ve üslûpları üzerinde tarafsız olarak yapılan tenkitlere de ilmî (bilimsel) tenkit denir.”[/SIZE]

Bu konuyu yazdır

  Aşkın espirisi
Yazar: MaSaL - 04-25-2011, Saat: 11:05 AM - Forum: Komik Yazılar - Yorumlar (4)

♥ ilk goruste aski anliyorumda omur boyu birinin suratina bakaniki kisi arasinda ask bir mucizeden baska birsey degil !!! Bill Cosby

♥ Ask karsindakini bulunmaz Hint kumasi sanmanla sersemin teki oldugunu anlaman arasinda gecen zamandir.

♥ Arabanin onundeki cocuklar kazalara arabanin arkadasindaki kazalarda cocuklara neden olur.

♥ Ben ona baktim o bana bakti simdi dort cocuga bakiyoruz.

♥ Dokuz kere sev onuncu olayim Gercekten sev sonuncu olayim.

♥ Erkekler belediye otobusu gibidir. Birini kacirirsan bes dakika sonra oburu gelir.

♥ Ona kalbimi verdim saklasin diye salak buzdolabina koymus bozulmasin diye.

♥ Birakip gittin beni... Seni unuttum sanma zaman alismayi ogretti belki ama unutmayi asla...

♥ Savasma sevis sevisirken zaten savasiyorsun.

♥ Dusen bir yaprak gorursen Beni hatirla sevgilim Biliyorsun seni ben Sonbaharda sevmistim. Imza: Copcu Riza

♥ Askim seni seviyorum! Ama parayi daha cok... Lakin paranin ne onemi var muhim olan miktari!

♥ Sen sen ol kapi onunde ask yapma! Askin gozu kordur ama konsununki asla!

♥ Erkekler neden evlenemiyecekleri kaninin pesinden kosarlar? Kopeklerin kullanamayacaklari otomobillerin pesinden kosmalari gibi.

♥ Sana sarilmayi o kadar cok seviyorum ki. Cunku o sirada yuzune bakmam gerekmiyor.

♥ Sen likor gibi tatli tekila gibi carpici viski gibi asil konyak gibi sicak sampanya gibi ozel sarap gibi tutkulu malibu gibi egzotik kokteyl gibi muhtesemsin.

♥ Bir kopek ile bir erkek arasinda ne fark vardir? Kopek sadece haliyi kirletip mahfeder erkek ise tum yasamini mahfeder.

♥ Vefasiz sevgilim alzheimer hastasi bile senin kadar cabuk unutmaz pes...

♥ Kalbimde yasiyorsun ama kirani vermiyorsun. Not: Ev sahibi en kisa zamanda onunla evlenmezsen seni kapi disari edecekmis

Bu konuyu yazdır

  Kızlara Özel Ofsayt Anlatımı
Yazar: MaSaL - 04-25-2011, Saat: 11:02 AM - Forum: Komik Yazılar - Yorumlar (5)

[INDENT] Şöyle ki : Mango'ya girdiğini düşün. Yanında bir arkadaşın var. O kişi seninle aynı takımda yer alıyor. Karşı takımda da sevmediğin kızlar var. Lakin Mango öylesine kalabalık, öylesine kalabalık ki anlatamam. Sende takım arkadaşınla beraber bir bluzu beğendin. Karşı takımdaki sevmediğin kişilerde aynı bluzu beğendiler. Ama siz bu bahsedilen bluzu onlardan daha önce kaptınız.Kasanın kale olduğunu düşünelim. Karşı takımdaki kızlar da kasaya ulaşmamanız için savunma yapıyorlar ve kasanın önünde dikilmiş bekliyorlar. Senin de şöyle bir planın var. Takım arkadaşına diyorsun ki; "Sen kasanın arka tarafına geç, ben sana bluzu atayım, ödemeyi yap ve bluzu alalım." Arkadaşın kasanın arkasına yani kızların arka tarafına geçiyor ve sen bluzu ona fırlatıyorsun. Bu durumda ofsayta düşersiniz. He ama böyle yapmazsanız, sevmediğin o kızlarla yüzyüze, tartışarak, çirkefleşerek aralarından sıyrılıp kasaya ulaşır, ödemeyi yaparsanız ofsayta düşmezsiniz. Ama şöyle bir şansınız da var. Sen tam bluzu fırlatacağın sırada arkadaşın kasa önünde savunma yapan kızların yanında durur ve sen fırlattığın anda koşmaya başlarsa ofsayta düşmeme ihtimaliniz var. Fakat zamanlamayı çok iyi ayarlamanız lazım. Çelişkili bir durumda gözler yan hakeme (bu durumda yan hakem kasiyer oluyor) çevrilir. Yan hakem devam etmenize izin verirse ve sizde bluzun ödemesini yapabilirseniz hem gol olur, hemde ofsayta düşmemiş olursunuz. İşte ofsayt böyle birşeydir ve Mango'da işe yarayabilir.


TongueTongueTongue
[/INDENT]

Bu konuyu yazdır

  uyku ve uyku düzensizlikleri...
Yazar: MaSaL - 04-25-2011, Saat: 10:55 AM - Forum: Sağlık - Yorum Yok

UYKU - UYKU DÜZENSİZLİKLERİ

uyku.jpg

Uzmanlar insomni (uyku uyuyamama) sorunu olanlara ne öneriyor? İnsomni: Uyku uyuyamama sorunu olarak belirtilen insomni toplumda görülme yüzdesi en yüksek uyku problemi.

* Yeterli ve kaliteli uykunun alınamaması durumunda ortaya çıkıyor.

* Tedavi edilmediğinde depresyon ya da uyuşturucu madde bağımlılığına bile yol açabiliyor.

* Hastalar gündüz uyku uyuma ihtiyacı duymuyor.

* Çeşitli metabolik olayları kontrol eden ve strese karşı vücudu koruyan ACTH ve kortisol hormonları insomnik kişilerde daha fazla salgılanıyor.

Uzmanlardan insomni sorunu olanlara öneriler.

1.) Yatakta fazla vakit geçirmekten kaçının. Eğer ki uyanıksanızsmiliv.gif yataktan kalkın. Yatağın beyninizde insomni ve kaygıyla eşleştirilmesini engelleyin.

2.) Uyumak için kendinizi zorlamayın. Yatağa uykunuz geldiğinde gidin ve uykunuz kaçarsa tekrar kalkın.

3.) Yatağınızın yanında tik tak'larını duyduğunuzsmiliv.gif ses çıkaran bir saat bulundurmayın.

4.) Gece çok fazla fiziksel aktivite gerektirecek işler yapmaktan kaçının. Busmiliv.gif uykuyu engelleyen otonom sinir sisteminizi harekete geçirecektir.

5.) Gece uyumadan önce kahvesmiliv.gif çikolata ya da alkol gibi uyarıcı etkisi bulunan maddeler almamaya dikkat edin. Kafein sizi uyanık tutarkensmiliv.gif alkolse gece yarısı uyanma problemi yaşamanıza neden olacaktır.

6.) Kendinize düzenli bir uyku programı yapın. Eğer ki insomni problemiyle karşı karşıya iseniz normal insanlardan daha programlı bir uyku düzeniniz olmalı.

7.) Akşam yemeklerini hafif geçiştirmeye çalışın. Eğer gece uyanırsanızsmiliv.gif bir şeyler atıştırmaktan kaçının.

8.) Eğer ki insomnikseniz gündüz uykularından kaçının Kişiliğimiz hangi etkilerin altında?

Kişilik konusundaki karmaşaya her psikoloji ekolü kendisine has bir açıklama getiriyor olsa dasmiliv.gif bugün en yaygın görüşlerden biri de kişiliğin içsel/ bilişselsmiliv.gif davranışsal ve çevresel faktörlerden etkileniyor olduğu. Buna sosyal-bilişsel görüşte karşılıklı determinizm deniyor.

ÖRNEÄžİN; Bungee-jumping yapan birini düşünelim; İçsel/ bilişsel öğeler: "Yaptığım aslında riskli bir davranış." Çevre: "Ama arkadaşlarım da bungee-jumping yapıyor." Davranış: "Bungee-jumping yapmayı öğrenmeliyim." İşte tüm bu üç öğesmiliv.gif sosyal-bilişsel görüşe göre birbiriyle etkileşim içindesmiliv.gif kişiyi korkuyu yenerek bu davranışı yapan biri haline getiriyor.

Bu konuyu yazdır

  Uyku dalgaları...
Yazar: MaSaL - 04-25-2011, Saat: 10:54 AM - Forum: Sağlık - Yorum Yok

Uyku - Dalga Çizelgesi
Dalgalar
Saat
Uygulama
Dalga Etkisi
1. Dalga
01:30-06:30
Uyku dalgası
*****
2. Dalga
06:30 - 08:30
Nötr zaman
0
3. Dalga
08:30- 11:30
Uyanma dalgası
* **
4. Dalga
11:30- 12:30
Uyku dalgası
*****
5. Dalga
12:30- 15:30
Uyanma dalgası
* *
6. Dalga
15:30- 17:30
Uyanma dalgası
*****
7. Dalga
17:30-23:30
Uyanma dalgası
***
8. Dalga
23:00-01:30
Uyku dalgası
** *
1.Dalga: 01:30 - 06:30 Uyku dalgası.
Bu zaman uyku dalgasının en iyi zamanıdır. Uyku zamanınısmiliv.gif en az 3 saat bu periyotta olabilecek şekilde düzenlemeksmiliv.gif yapılabilecek en akıllı iştir. Çünkü bedenin uykuya en uygun olduğu iki zamandan birisi budur.
2.Dalga: 06:30 - 08:30 Nötr zaman
Bu zamanda uyumak veya uyumamak arasında bedenin uygunluğu açısından hiçbir fark yoktur. Ancak saat 06:30'dan sonra uyanıp tekrar uyumayı saymazsak. Hiç uyanmadan uyuduğunda bir sorun olmamasına rağmensmiliv.gif bu saatte uyanıp sonra tekrar uyumak sabaha kadar gerçekleşen tüm tedaviyi mahveder. Birçok insan bu saatlerde uyandıktan sonrasmiliv.gif tekrar uyumak istersmiliv.gif bilirsin şu "10 dakika daha uyuyayımsmiliv.gif sonra kalkarım." muhabbetlerini. Zaten son zamanlarda cep telefonları bile bu ihtiyaca uygun olarak dizayn edildi. Telefonun alarmını kuruyorsun. Zili çalıyorsmiliv.gif uyanıyorsun ve herhangi bir tuşa bastığında telefonun alarmı 10 dakika daha ertelenmiş oluyor.
3.Dalga: 08:30 -11:30 Uyanma dalgası
4.Dalga: 11:30 - 12:30 Uyku dalgası
Uyanma dalgasısmiliv.gif yerinismiliv.gif gün içindeki en iyi uyuma dalgasına bırakmıştır. Mümkün olabiliyorsa bu zaman diliminde 30 dakika uyu (Tabii ki yemekten önce). Bazı bilirn adamlarısmiliv.gif buradaki 1 saatlik uykununsmiliv.gif normal bir zamanda (1. Dalga zamanı dışında)ki dört saatlik uykuya bedel olduğunu söylerler.
S.Dalga: 12:30 -15:30 Uyanma dalgası
Uyku dalgası azalarak uyanma dalgasına geçer ve
sasti 15:30 itibarıyla uyanma dalgası zirve yapar. ;
G.Dalga: 15:30-17:30 Uyanma dalgası
Uyanma dalgasının en iyi zamanıdır bu zaman. Bir mecburiyet yoksa (hastalıksmiliv.gif vardiyalı çalışma...) bu saatlerde uyumaksmiliv.gif r etmek gibi bir şeydir. Bu saatlerde uyuyan insanların tüm dengesi alt üst olur. Günüsmiliv.gif saati karıştırırlar. Sabah mıydısmiliv.gif akşam mı? Salı mıydısmiliv.gif Cuma mı?... bu saatlerde uyumak Ferrari'ye mazot koymaktan daha kötüdür. Uyumamanı şiddetle tavsiye ediyorum.
Uyku Çılgınlığı
7.Dalga: 17:30 - 23:00 Uyanma dalgası
Uyanma dalgası 6. Dalgadaki kadar tehlikeli olmamakla berabersmiliv.gif bu saatler arasında da azalarak devam etmektedir.
S.Dalga: 23:00 - 01:30 Uyku dalgası
Uyanma dalgası yerini tekrardan uyku dalgasına bırakmıştır. Çok hafif bir uyku dalgası olarak geçer. Saat 01:30'da uyku dalgası zirve yapar ve yeniden uykunun en iyi zamanına ulaşırsın...
Muziklerle guzel oluyor bu program ve 5 saat soguk yerde sicak yerde 6:30 uyku yeterli oluyor
Sevgilerle...

Bu konuyu yazdır

  Pek çok insan zaman zaman uyuma ile ilgili sorunlar yaşayabilir.
Yazar: MaSaL - 04-25-2011, Saat: 10:53 AM - Forum: Sağlık - Yorum Yok

Pek çok insan zaman zaman uyuma ile ilgili sorunlar yaşayabilir.

Ancak bazıları bu sorunu daha sık yaşar. Bu kişiler uykuya dalmakta çok zorlanırlar. Derin uyuyamazlarsmiliv.gif erken saatlerde uyanırlar ve tekrar uyuyamazlar. Eğer siz de bu tür güçlükler yaşıyorsanız uykusuzluk çekiyorsunuz demektir.

-Uykuya dalmada güçlüksmiliv.gif
-Gece boyu sık sık uyanıp tekrar uyumada güçlüksmiliv.gif
-Sabah çok erken saatte ve Dinlenmeden uyanma
sonucunda yaşanan durumdur

uyku2.jpg

Uykusuzluk sadecesmiliv.gif uykuda olma süresi ya da uykuya dalma süresinin uzunluğu ile tanımlanamaz. Uykusuzluk gün boyunca yorgunluksmiliv.gif enerji yokluğusmiliv.gif konsantrasyonda zorluk ve huzursuzluk gibi problemlere neden olan bir durumdur.

Uykusuzluk şöyle sınıflandırılabilir:

Kısa süreli uykusuzluk (transient): Bir geceden birkaç haftaya kadar uzayan uykusuzluk durumu.

Zaman zaman yaşanan uykusuzluk (intermitten): Kısa süreli uykusuzluk periyodlarının zaman zaman tekrarlanması durumu.

Kronik uykusuzluk: Çoğu geceler yaşanan ve aylar süren uykusuzluk durumu.

UYKUSUZLUÄžUN NEDENLERİ

En yaygın nedeni günlük hayattaki büyük değişikliklerdir. Örneğin seyahatsmiliv.gif yeni bir iş-okulsmiliv.gif hastanede yatarak tedavi görmesmiliv.gif yeni bir eve taşınmasmiliv.gif sınavlarsmiliv.gif kız-erkek arkadaşlıklarında yaşanan sıkıntılar ya da aşık olma gibi şeyler uykusuzluğa yol açabilir. Ancak bu tür uykusuzluğun birkaç günden fazla sürmemesi beklenir.

Bunun dışındasmiliv.gif 60 yaş ve üzeri olmaksmiliv.gif kadın olmaksmiliv.gif olumsuz ve travmatik olaylar yaşamak da uykusuzluğa yol açan faktörler arasında sayılabilir.

Eğer uykusuzluk birkaç günden fazla devam ediyorsasmiliv.gif altında daha ciddi sorunlar yatıyor olabilir. Kronik uykusuzluk bir hastalık sonucu ortaya çıkabilir. Özellikle depresyon ve kaygı kronik uykusuzluğa yol açabilir. Kronik uykusuzluk zihinsel açıdan oldukça karmaşık bir yapıya sahiptir. Artritlersmiliv.gif kalp sorunlarısmiliv.gif astmasmiliv.gif narkolepsismiliv.gif parkinson hastalığı ve hipertiroid gibi fiziksel hastalıklar da uykusuzluğun nedeni olabilirler.

Bunlara ek olaraksmiliv.gif yatmadan önce uyuyamama beklentisi içinde olmasmiliv.gif fazla miktarda alınan kafeinsmiliv.gif alkolsmiliv.gif sigarasmiliv.gif öğleden sonra ya da akşam üzeri uyumasmiliv.gif yatma ve kalkma saatlerinin düzensiz olması da uykusuzluğa yol açabilir.

Eğer birkaç günden fazla süren bir uykusuzluğunuz varsa bir DOKTORA danışmalısınız.

UYKUSUZLUK KENDİLİÄžİNDEN DÜZELİR Mİ?



Bazen yaşamdaki uykusuzluk yaratan durumlar devam etse bile bu problem ortadan kalkabilir. Fakat kronik uykusuzluk depresyon ya da kaygı gibi başka bir hastalığın işareti de olabilir ve özel bir tedaviyi gerektirebilir. Bu tür hastalıkların tedavisi uykusuzluğun da ortadan kalkmasını sağlar.

Uykusuzluğun hala kesin bir sebebi bulunamamasına rağmensmiliv.gif tedavi bu konuda size yardımcı olacaktır. Tedavismiliv.gif uyku alışkanlığınızı geliştirmede ve daha iyi uyumanızda size yardımcı olacak şeyleri ya da doktor tarafından verilecek ilaçları içerecektir.

Bunların yanı sırasmiliv.gif zaman zaman herkesin yaşadığı "uykusuzluk" sorununu günlük yaşam düzeninde yapılacak küçük değişikliklerle yenmek de mümkündür. İnsan vücudu belli bir düzende yaşamaya programlanmıştır; biyoritm denilen bu düzen içinde rahat eder ve sağlıklı kalır. İyi bir uykusmiliv.gif vücudumuzun dinlenmesi ve sağlıklı kalmayı sürdürebilmesi için oldukça önem taşımaktadır.

uykusuzluktan kurtulmak ve daha iyi uyuyabilmek için yapabilecekleriniz:

her gün aynı saatte yatın.

her gün aynı saatte kalkın.

her gün düzenli olarak egzersiz yapın.

yatmadan hemen önce egzersiz yapmayın.

odanızın ısısını ayarlayın.

yatmadan önce odanızı havalandırın.

yatmadan önce uyarıcı bir aktivitede bulunmayınsmiliv.gif örneğinsmiliv.gif heyecanlı bir tvprogramı seyretmekten ya da bilgisayar oyunu oynamaktan kaçının.

kafeinden kaçının (çikolatasmiliv.gif çaysmiliv.gif kahve vb.)
uyurken odanızın sessiz bir ortam olmasını sağlayın.

odanızın yeterince karanlık olmasını sağlayınsmiliv.gif gerekirse göz maskesi takın.

yatağınızı sadece uyumak için kullanınsmiliv.gif kitap vb. okumayınsmiliv.gif tv seyretmeyin.

yatağınızda gevşeme egzersizleri yapın.

doktor tavsiyesi haricinde asla ilaç kullanmayın.
bir saatten fazla uyanık bir şekilde yatakta kalmayınsmiliv.gif bunun yerine kalkınsmiliv.gif bazı hafif aktiviteler yapınsmiliv.gif uykunuz geldiğinde yatağa geri dönün.




Sonuç elde edebilmek için bunları bir süre uygulayın. Genellikle 2-4 hafta en iyi sonucu elde etmeniz için yeterli olacaktır.

UYKU VERİCİ İLAÇLAR

Uyku ilaçları genel olarak günlük olaylar sonucu meydana gelen kısa süreli uyku problemlerindesmiliv.gif tedavi amaçlı olarak kullanılır. İlaçlar her zaman etkili değildir. Eğer doktor ilaç kullanmanıza karar verdiyse onun önerdiği dozun dışına çıkmayın.

Uyku ilacı kullanırken dikkat edilmesi gerekenler;

Uyku ilaçları uyuşukluğa ve dengesizliğe neden olur. Bu nedenlesmiliv.gif ilaç aldıktan sonra araba kullanmak ya da dikkat gerektiren diğer aktivitelerde bulunmak tehlikeli olabilir. Uyku ilaçları ile alkol aynı anda alınmamalıdır.

Bu bilgiler uykusuzluk hakkındaki genel bilgilerdir ve herkes için doğru olmayabilir. Bu konuda daha detaylı bilgi için DRM ve/veya Vakıf Doktorluğuna başvurunuz.

Bu konuyu yazdır

  Masala çayı....
Yazar: history - 04-25-2011, Saat: 10:53 AM - Forum: Yemek Tarifleri - Yorum Yok

Masala Çayı



4179141948_486268be12_o.jpg



Hintlilerin Masala çayı, Yogi çayı olarak da biliniyor. Masala, baharat karışımı anlamına geliyor.

Malzemeler (1 kişilik çay için)


2 adet kakule
2 adet karanfil
1/2 çay kaşığı toz tarçın
1/2 çay kaşığı toz zencefil
1/2 çay kaşığı rendelenmiş muskat
3/4 bardak süt
Demlenmiş çay
1 tatlı kaşığı bal


Yapılışı


Kakulenin çekirdeklerini çıkarın. Yalnız sadece siyah çekirdekli olanlarını kullanın, kurumuş kahve çekirdekleri kullanmayın. Havanda çekirdekleri iyice dövün. Muskatı rendeleyin. 3/4 bardak sütün içine tüm baharatları karıştırıp kaynamaya koyun. Diğer yanda çay demleyin. Çayın demli olması gerekiyor. İsterseniz daha aromalı olması için bergamutlu çay da kullanabilirsiniz. Baharatlı süt karışımımız kaynamaya başladığında içine yarım bardaktan biraz az çay ilave ederek kaynatmaya devam edin. Birkaç dakika kaynattıktan sonra ocaktan alın. İnce bir süzgeçten geçirin, içerisine bal karıştırıp fazla soğutmadan sıcak sıcak için.


NOT: Baharat, çay, süt ve bal oranlarında ağız tadınıza göre dilediğiniz değişiklikleri yapabilirsiniz.

Bu konuyu yazdır

  Polifazik Uyku
Yazar: MaSaL - 04-25-2011, Saat: 10:52 AM - Forum: Sağlık - Yorum Yok

Polifzik uykusmiliv.gif Da Vinci Uykusu ya da süper insan uykusu olarak da bilinensmiliv.gif çok fazlı uyku (ÇFU) günlük uyku süresini 2-5 saate düşürmeyi amaçlayan bir uyku modelidir. Bunu gün içinde uykumuzu 20-25 dakikalık kısa uyku parçalarına bölerek yapıyoruz.

ÇFU’ya uyum süreci fiziksel olarak çok zor olan 1-2 haftalık geçiş dönemi gerektirir. Birbirinden bağımsız kişilerin tecrübelerine göre biliş ya da uyanıklık seviyesinde herhangi bir düşüş olmadığısmiliv.gif aksine birkaç saatlik uykunun bir gün için yeterli olduğu iddia edilmektedir. Öte yandan ÇFU bir çok insanın hoşuna gitmiyor gibi görünen aşırı bir program gerektirmektedir.

ÇHU üzerine az sayıda düzenli bilimsel araştırma yapılmaktadır. Bir çoğusmiliv.gif tamamı değilsmiliv.gif bağımsız deneyimcilerin iddialarına dayanmaktadır.

Düzenli “tek fazlı” uyku bir çok aşamadan oluşur. Bazıları doğal oluşumunda gerekli olmayan süreler içerir. ÇFU savunucularısmiliv.gif öncelikli uyum sürecinin kontrol altına alınmasıyla beyinin hayati uyku sürecine daha hızlı gireceğini iddia etmektedir. Bir kez nasıl uyum sağlanacağı öğrenildiği zamansmiliv.gif sadece kısa süreli uykularla rahat ve yeterli miktarda uyku alınabilecektir.

Denizde uzun süre geçirmek zorunda olan bot yarışçıları uyuma tehlikesinden kurtulmak için benzer bir teknik kullanırlar. Astronotlar da kriz dönemlerinde benzer stratejiler kullanırlar. NASA ve ABD ordusunda –özellikle Deniz Kuvvetlerinde- ÇFU’ya büyük önem verilmekted burası ozgur bi yer bide eskiden osmanlı ordusunda da kullanılırdı ve sırayla uyulurdu 25 dk da bir saldırı yapmalarında da bu etkiliydi tabi gece zamanında

Claudio Stampi’den alınan mevcut ÇFU kullanıcıları ve bilimsel kanıtların iddiasına göre yorgunluğun çoğu yaklaşık 10 günlük bir program ile atlatılabilecek ve 14 günlük bir programla tamamen ortadan kalkacaktır. Ancak; testlere katılanlar sık sık uyuyakalmakta ve uyum süreci tamamen Başarıya ulaşamamaktadır. 14. gün sonunda hala yorgun kalmakta ve bir çoğu deneyi bırakmaktadır. deneyi bırakmayanlar ise 19uncu gunun sonunda bu deneyin sonucunu almakta ve yaşam tarzı haline getirmektedir steve pavlina da bu deneyi 14 uncu gunde bırakmak istemiştir

Mekanizma
Claudio Stampi’nin kitabına (“Why We Nap: Evolotionsmiliv.gif chronobiology an Functions of Poyphasic and Ultrashort Sleep”Wink göresmiliv.gif uykusuzluk durumundasmiliv.gif ÇFU ölçümleri tek fazlı uyku ile kıyaslandığında hafızayı ve analitik yetenekleri kullanmada artışa sebep olduğunu göstermektedir (ancak serbest uyku düzeninin sadece %12 kadarı karşılaştırabilmiştir). Stampi’ye göresmiliv.gif böyle bir uyum programına alışılmışın dışında bir evrimsel eğilim gelişimi getirir. Stampi ÇFU ile ilgili olaraksmiliv.gif TFU’ya uyumdan binlerce yıl önceki atalarımızca tercih edilen uyku olduğu şeklinde bir hipotez üzerinde durmaktadır.

ÇFU uyumunun uyku kalıplarını nasıl etkilediği ile ilgili iki ekol vardır. Bir ekol REM uykusunun (rüyaları gördüğünüz ve hatırladığınız zamanki uyku) en önemli aşama olduğunu ve vücudun bir gün içinde birkaç kez bu aşamaya ihtiyaç duyduğunu böylece her bir kısa uyku sürecinde REM’in tamamının ÇFU kullanarak uyuyanlarca alındığını iddia etmektedir. Diğer ekol ise vücudun farklı uyku parçalarında farklı uyku seviyelerine girdiğini (Bazen REMsmiliv.gif bazen derin uyku) iddia eden bu programın kullanıcı üzerinde daha önemli olan aşamaların tespiti için araştırmalar yapmaktadır.

ÇFU savunucuları arasında popüler olan görüş REM uykusunun önemli olduğu görüşüdür. Beklide bunun sebebi bazı uyku teorilerinin REM’in genel olarak bilincin yenilenmesini etkileyen uyku olduğunu iddia ediyor olmasıdır. Yine de REM uykusunun rolü son yıllarda tartışılmaktadır. Kaynaklara göre REM uykusunun uyku sürecinin en önemli aşaması ya da sağlık için gerekli olduğu görüşü belirsiz olsa da REM’den mahrum bırakılmanın farelerin 3-8 hafta arasında ölümüne sebep olmasısmiliv.gif aşırı REM alan insanların baskı yaşadığı ve monoamine oxidase engelleyicilerinin REM uykusunda tamamen ortadan kalkmasısmiliv.gif hala MAOI alan hastaların herhangi kesin bir bilişsel zararı olduğunu göstermemektedir (Siegel 2001).

Daha önce verildi mi bilmiyorum ama baktım göremedim. Siz ne diyorsunuz? Ben bir ara denemiştim fakat 2. gün bırakmıştım. Zamana ihtiyacı olanlar için süper. Bir forumda bunu başarmış olan bir arkadaş çok yararlı olduğunusmiliv.gif artık uykusuzluk çekmediğini ve bunlar gibi birçok yararı olduğunu yazmıştı. Claudio Stampi yanlış hatırlamıyorsam 1-2 sene kadr bunu uygulamış fakat sosyal etkenler sonucunda bırakmak ozurnda kalmıştı... [b]İlginizi çekebilece[/b]

Bu konuyu yazdır

  uyku kalitesi
Yazar: MaSaL - 04-25-2011, Saat: 10:52 AM - Forum: Sağlık - Yorum Yok

Uykusmiliv.gif sadece gecelerimizi değil büsbütün hayatımızı etkileyen bir süreç. Güzellikten trafik kazalarına hatta psikolojik korkulara kadar sosyal yaşamımızdaki onlarca faktörü uyku belirliyor

Ömrümüzün üçte biri uykuda geçiyor ama insanoğlu hâlâ uykunun sırlarını çözmüş değil. Uyku ya bir dinlenme rahatlama aracı ya da günün verimli saatlerini alıp götüren bir zaman dilimi olarak tanımlanıyor. Uykuyu yaşamlarının vazgeçilmezi olarak belleyenler ile onun gerekliliğini sorgulayanların dışında uykuya yeni tanımlar getirenlerin sayısı gün geçtikçe çoğalıyor. Bu arada uyku rahatsızlıkları da artıyor ve güzellikten trafik kazalarına hemen her alanda karşımıza bu sözcük çıkıyor.

Uykuda gelişime devam!

Uyku vücudun yalnızca dinlendiği bir süreç değil. Uzmanlar uykuyu "gün boyu yorulan ve yıpranan sinir sisteminin onarıma alındığı gün içinde edinilen bilgilerin ayıklanıp depolandığı dış uyaranlara açık ve bireyin gelişimi ile ilgili işlevsel bir süreç" olarak tanımlıyor. Uykuda vücudun hareketi minimuma indirgenmiş olsa da; beyin hücreler ve duygusal gelişim sürekli çalışıyor. Örneğinsmiliv.gif gelişme hormonu uyku esnasında salgılanıyor gün içinde yaşanan olaylar hafızaya yerleşiyor. Kaliteli uyku uykunun uzun olması anlamına da gelmiyor. İdeal uyku süresi kişiden kişiye değişiyor.

Yanlış uykunun alıp götürdükleri

Gün içinde yaşanan bir huzursuzluk ya da stresin yanı sırasmiliv.gif uyunan ortamın sıcaklığısmiliv.gif nemi de uykunun kalitesini etkileyebiliyor. Uyku bozuklukları kişinin çalışma verimini düşünürken hızlı karar verememe unutkanlık mide ve kalp sorunları gibi ciddi etkilere de sahip. 48 saat uykusuz kalan bireylerin basit matematiksel işlemleri yapamadıkları 90 saati aşan uykusuzluktan sonra ise birtakım halüsinasyonlar gördükleri dış dünyadan tamamen koptukları biliniyor.

Uzmanların çoğu zaman zaman basına da yansıyan "hiç uyumadan yaşayan insan" olamayacağını düşünüyor. Prof. Dr. Nevzat Tarhan "Hiç uyuyamıyorum diyen hastalarımızı uyku laboratuvarlarımızda gözlemliyoruz. Hasta uyuduğunu bilmiyor; fakat beyin sinyalleri kendisinin derin uyku safhasına bile geçtiğini gösteriyor" diyor. Psikoestetik uzmanı Dr. Nusret Kaya ise literatürde bu tip hastaların mevcut olduğunu fakat uyuyamamalarının psikolojik sebeplerinden çok fizyolojik sebepleri olabileceğini düşünüyor.

Uykusuz geçen kabus geceler

Uzmanlar uyku bozukluklarını uykusuzluksmiliv.gif uyurgezerliksmiliv.gif aşırı uyumasmiliv.gif uyku apnesismiliv.gif karabasan ve gece terörü olarak sınıflandırıyor. Bunlardan birinin haftada 4-5 kez tekrarısmiliv.gif ciddi sorunların habercisi.

Uyku bozuklukları içerisinde en yaygın olanı uykusuzluk. Özellikle büyük şehirlerde hareketli ve stres dolu bir hayat süren insanlar gece yataklarında birçok faktörün de etkisiyle uyuyamayarak ertesi güne daha bitkin ve dalgın başlıyorlar. Bu durumun sık tekerrürü birçok fiziksel problemi beraberinde getiriyor.

Uzmanlar Türkiye'de uykusuzluğun en yaygın sebeplerinin depresyon ve stres olduğu hususunda hemfikir. Memorycenter Nöropsikoloji Merkezi'nden Prof. Dr. Nevzat Tarhansmiliv.gif beynin bir biyolojik saati olduğunu ve uykusuz kalmanın bu saatin çalışmasını aksattığını savunuyor. Stresin uyku kalitesini bozduğunu söyleyen Tarhan "Elektriğin icadından sonra insanlar geceleri daha aktif yaşamaya başladılar. Geç yatıp geç kalkma alışkanlığının baş göstermesi ve gürültünün de etkisiyle insanların uyku düzeni iyice hasara uğradı. Kalabalık şehirlerde karbonmonoksit oranı kırsal kesimlere göre daha fazla olduğu için kentteki insanlar uyusa da yorgun kalkıyor" diyor.

Uyku apnesismiliv.gif kazaların en büyük sebebi

Uyku apnesi adı verilen sendromsmiliv.gif uyku süresince solunumun nöbetler halinde durması demek. Uyku apnesismiliv.gif aşırı kilodan uygunsuz boğazsmiliv.gif çene ve ağız yapısının solunum yollarını daraltmasından kaynaklanıyor. Bu hastalarda uyku esnasında horlama gözleniyor. Uykusu sürekli solunum durması nedeniyle kesilen hastasmiliv.gif ne kadar uzun uyusa da gün içinde uykuya aşırı meyilli oluyor. Bu kişiler bazen olur olmaz yerlerde uyuyabilmekte; iş ve özel yaşamlarında uykululuk sebebiyle ciddi problemlerle karşılaşmakta.

acıbadem Hastanesi Uyku Araştırmaları Merkezi'nden Dr. Nalan Ertaşsmiliv.gif "Türkiye'de uyku hastalıklarının geçmişi 15-20 yıl gibi bir süre ile kısıtlı olduğu için insanlarda bilgi eksikliği var. Uyku apnesi olan insanlar sabahları zor uyanırlar. Genelde kilolu erkeklerde görülür. Horlama apnenin önemli bir belirtisidi fakat her horlayan kişide uyku apnesi vardır diyemeyiz" diyor.

Uzmanlarsmiliv.gif Türkiye'de yaklaşık bir milyon kişide görülen uyku apnesinin çok ciddi sonuçlar doğurabileceği konusunda uyarılarda bulunuyor. Uyku apnesi hayati önem taşıyan ciddi bir hastalık. Tedavi edilmezse kalp krizi felç düzensiz kalp atışları gibi sonuçlara varabiliyor.

Uyku apnesi tüm bunların yanı sıra trafik kazaları için de önemli bir risk. Araştırmalara göre apneli hastaların yüzde 47'si trafik kazalarına sebep oluyor. Bu sebeplesmiliv.gif Toraks Derneği Uyku Bozuklukları Çalışma Grubu doktorları Emniyet Genel Müdürlüğü'ne başvurarak özellikle kamyon ve TIR şoförlerinin uyku testinden geçirilmesi için girişimde bulundu.

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden Prof. Dr. Oğuz Köktürksmiliv.gif "Hastanın tedavi olana kadar dikkat gerektiren işlerden kaçınması şart. Ülkemizde yaklaşık bir milyon kişi bu tür hasta ama yüzde 90'ı bundan habersiz" diyor.

Karabasan faka bastı!

Uzmanlarsmiliv.gif karabasanı uykuya dalarken korku ile uyanma kasılıp kalma hali olarak tanımlıyor. Anadolu Ruh Sağlığı Merkezi'nden Dr. Mehmet İbiş şunları söylüyor: "Fizyolojik olarak uyku başladıktan hemen sonra rüyalar başlamaz yaklaşık 1-1smiliv.gif5 saat sonra başlar. Karabasanda ise rüya hemen başlar. Örneğin kişi bu rüyada birinden kaçtığını görüyor uzaklaşmak istiyor; ama kıpırdayamıyor. Ruhsal sorunları olanlarda ya da stresli insanlarda daha sık görülüyor."

acıbadem Hastanesi Uyku Araştırmaları Merkezi'nden Dr. Nalan Ertaş uyku apnesi olan hastalarda karabasanın sıkça görüldüğünü açıklıyor: "Uykuda belirli aşamalar vardır. Bu aşamalar sağlıklı bir uykuda sırasıyla yaşanır. Uyku apnesi olan insanlar sık sık uyandıkları için rüyalı uykuya geçemezler. Aynı şekilde vardiyalı işçilerdesmiliv.gif gece uykusu eksik kişilerde de sıkça rastlanıyor karabasan. Depremi yaşamış birçok hastam da karabasanlar görüyor."

Prof. Dr. Nevzat Tarhan karabasanın tedaviyle ya da kendiliğinden geçebildiğini; soğukkanlı insanların ise panik yapmadan dualar okuyarak karabasandan kurtulduklarını belirtiyor. Dr. Nusret Kaya ise literatürde gece terörü olarak adlandırılan karabasanın genetik faktörlü olduğunu aynı ailede birden fazla kişinin karabasan şikayetinin olduğunu belirtiyor.

Bir tutam öğle uykusu

Uyku üzerine incelemeler yapan bilim çevreleri14.00 civarı uyunan öğle uykusununsmiliv.gif günün sonraki bölümlerinin daha zinde geçirilmesi ve gece ihtiyacımız olan uyku süresinin azaltılabilmesi gibi faydaları olduğunu belirtiyor. Memorycenter Nöropsikoloji Merkezi'nden Prof. Nevzat Tarhan bu uykuların yarım saatle sınırlanması gerektiğine dikkat çekiyor: "Öğle uykusu; yorgun enerjisi azalmış vücudun ve beynin soluk almasını sağlıyor. Beynin yıpranmasını önleyici etkisi var; fakat yarım saati geçmemeli. Yoksa gece uykusuzluğa sebep olur."

Dr. Mehmet İbiş "Özellikle Akdeniz ülkelerinde örneğin Yunanistan'da öğleden sonra ara verilir. Bu aralarda 'siesta' adı verilen kısa uykularını yaşarlar. Siesta altıncı saat demek. Sabah 6'da kalktıklarını varsayarsaksmiliv.gif öğle 12'de uyuyorlar" diyor.

Öğle uykuları özellikle sıcak iklim Kuşaklarında geleneksel bir hal almış durumda. Öyle kismiliv.gif Japonya'da bazı işyerlerinde öğle uyuyanlara ek ücret ödeniyor. Bu uygulama ile işçilerin günün kalan vakitlerinde daha verimli çalıştıkları gözlemlenmiş.

En etkili güzellik kaynağı

Tam alınmamış bir uykudan sonra cildin solgun ve kuru olduğunasmiliv.gif göz altlarında mor halkalar oluştuğuna şahit oluruz. Uyku esnasında vücut hormon salgılarını dengeliyorsmiliv.gif bağışıklık sistemi ile sindirim sistemi hızla çalışıyor ve cilt her gün atılması gereken ölü deriyi uyku esnasında atıyor.

California Stanford Üniversitesi'nde yapılan araştırmaya göre de ideal bir uyku hormonları dengeliyor ve bu durum kanserin de aralarında bulunduğu birçok hastalık riskini ortadan kaldırıyor.

Kerahat vakti uykusu zararılı

Kerahat vakitleri denilen güneşin doğuş ve batış saatlerinde uyuyor olmaksmiliv.gif hem gün içi vücut enerjisi hem de akıl sağlığı açısından zararlı etkilere sahip. Geceleri salgılanan "melatonin" hormonu güneşin doğuşuyla azalıyor. Güneş doğarken uyanık olmaksmiliv.gif bedenin gün içinde daha zinde ve enerjik olmasını sağlıyor. Güneş doğarken uykuda olmayı alzheimer hastalığının sebeplerinden biri sayan bilim çevreleri mevcut. Dr. Nusret Kayasmiliv.gif bu duruma farklı bir açıdan bakıyor: "Hipofiz bezi Budizmde '3. göz' olarak adlandırılıyor. Doğu ekolüsmiliv.gif '3. göz'ün güneş ışığına hassas olduğundansmiliv.gif güneş doğarken uyanık olmanın zinde kalmak açısından öneminden bahseder. Bunlar doğacı hipotezler. Bana anlamsız gelmiyor."

Dr. Mehmet İbiş de bu tip araştırmaların doğal yaşamayı salık veren araştırmalar olduğunu belirtip doğru olabileceğini düşünüyor: "Biz doğanın bileşeniyiz. Bunu günlük rutinlerimizde de göstermeliyiz. Fakat her şeye rağmen doğacıların savunduğu gibi teknolojiden de uzak olamayız."

İdeal uyku düzeni

İdeal uyku düzeni kişiden kişiye değişmekle berabersmiliv.gif uzmanlar en iyi uykunun gece alınabileceği konusunda hemfikir. Prof. Dr. Nevzat Tarhan da bu görüşte: "Gece uyku vaktidir. Doğadaki ritme uygun olmak en iyisi. Uykunun sekiz saatten fazlası beyin tembelliği yapıyor. 5 ila 8 saat arası doğal." Dini araştırmalarıyla tanınan Ahmet Şahinsmiliv.gif uyku düzeni ile alâkalı olarak "Gece geç vakitte yatmamaksmiliv.gif uykudan çalmamak gerekir. Hz. Muhammed (s.a.v) yatsıdan sonra çok oturmaz yatardı. Gece teheccüde kalkarsmiliv.gif sabah ise muhakkak namaza uyanırdı" diyor.

Rüya: Bir film izlemek

Rüyalarımız yapılan araştırmalara rağmen hâlâ sırrını korumakta. Rüyayı Batılı bilginler "gün içinde karşılaştığımız olayların bilinçaltında büründüğü hal" olarak tanımlıyor. Doğulu bilginler ise bu görüşe de katılmakla beraber rüyayı daha çok bir "ilahi ve uyarıcı mesaj" olarak görmüş ve önemsemiş. Özellikle İslamiyet'te Hz. Muhammed'e (s.a.v) inen vahyin sadık rüya ile başlaması; Kur'an-ı Kerim'de geçen birçok ayette gerçekleşecek olaylar hakkında peygamberlere rüyalar aracılığı ile işaretler bildirilmesismiliv.gif İslam ilim adamlarının rüyaya ayrıca önem vermelerini sağlamış. Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri Marifetname adlı eserinde insan kalbinin ve ruhunun uyku ve ölümle temizlendiğini ifade ediyor. Hz. Mevlânâ'nın Mesnevi'sini şerh eden Sarı Abdullah isesmiliv.gif rüya hakkında şunları demekte: "İnsanda iki nevi ruh vardır: Biri hayvani ruhsmiliv.gif ötekisi de rahmani ruhtur. Hayvani ruhsmiliv.gif daima insandan ayrılmaz. Tuzun eti muhafaza ettiği gibismiliv.gif insanı kokmadan korur. Rahmani ruh ise insana uyku halinde âlem-i melekûtu seyrettirir; ahval-i gaybı havassa aksettirir." İsviçreli psikolog Carl Gustav Jung ise rüyadaki sembollerin kişiye özgü olduğunu ve dar bir yorumla anlatılamayacağını savunurken; Alman psikolog Erich Fromm rüyadaki sembolleri rastlantısalsmiliv.gif evrensel ve geleneksel olarak yorumlamakta. Rastlantısal semboller kişisel anlamlarasmiliv.gif geleneksel semboller tek bir anlamasmiliv.gif evrensel semboller ise evrensel kabullere bağlanır.

Rüyaların sembol dili ve analizi

Rüyalar konusunda çeşitli çalışmaları olan Psikolog Çiğdem Demirsoysmiliv.gif rüyalarda düşünmeye ve günlük hayattaki problemleri çözmeye devam edildiğini belirtiyor: "Rüyaların sembolik bir dili vardır. Günlük yaşamımızda farkında olmadığımız ve bilinçaltımızı etkileyen şeyler rüyalarımızda canlanır. Rüyaların hatırlanması kişinin kendi hayatını tanıması bakımından önemlidir. Kişi rüyalarındaki sembol dilini açabilirsesmiliv.gif kendi yaşamındaki birçok sırrı fark edebilir."

Hastalarına 'danışan' demeyi tercih eden ve kendisine başvuranları rüya analiz yöntemiyle iyileştiren Dr. Nusret Kayasmiliv.gif kullandığı yöntemle alâkalı olarak "Rüya analizi bizim memlekette bilinmezsmiliv.gif Amerika'dasmiliv.gif Avrupa'da yıllardır kullanılan bir yöntem. Rüyaları bildiğimiz tabirlerden farklı olarak analiz ediyoruz. Danışanlarıma rüyalarını hatırlamaya çalışmalarını ve beş tanesini yazdıktan sonra analize başlayabileceğimizi söylüyorum" diyor.

Rüyaların süresi

Bilim adamları rüyaların süresi konusunda kesin bir sonuca varamamışken; Amerikalı Dr. Klein deneklerini hipnotize ederek uyutup uyandırdığında rüyalarını dinlemeye başlamış ve en uzun rüyanın doksan saniyeyi geçmediğini tespit etmiş. Uyandırdığı deneklerinin 3-5 saniye süren rüyalarını saatlerce anlattıkları sonucuna varmış. Yine Amerika'dan Dr. Kleitman ise rüya esnasında kişide kısa süreli ve süratli göz hareketlerine şahit olmuş. Hattasmiliv.gif ömrü boyunca hiç rüya görmediğini ileri süren deneklerini hızlı göz hareketleri esnasında uyandırdığında denekler "hayatlarında ilk defa rüya gördüklerini" söylemişler. Bunun sonucunda dasmiliv.gif herkesin rüya gördüğü; fakat bazı kişilerin rüyalarını hatırlayamadığı sonucuna varmış.

Rüyaların tespiti

Uykuda olan kişi rüya görmeye başladığındasmiliv.gif hızlı göz hareketlerinin yanı sıra heyecana bağlı kalp atışları da ortaya çıkmakta. Bu yolla rüyaların başladığı ve bittiği ansmiliv.gif EEG ve EKG adı verilen ölçüm cihazlarıyla tespit edilebiliyor. Bilim adamları sekiz saat uyuyan bir kişinin uykusunun yaklaşık yüzde 20'sinde rüya gördüğünü ortaya çıkarmış. Uyku esnasında rüyasız ve ağır bir uykuyusmiliv.gif rüya görülen zaman dilimi ve bunu yine ağır uyku izlemekte ve bu sirkülasyon uyanana dek sürmekte.

Bu konuyu yazdır

  Tarih: 04-26-2026, 11:14 PM