| Hoşgeldin, Ziyaretçi |
Sitemizden yararlanabilmek için Kayıt olmalısınız.
|
| Kimler Çevrimiçi |
Toplam: 165 kullanıcı aktif » 0 Kayıtlı » 160 Ziyaretçi Applebot, Baidu, Bing, GoogleBot, Yandex
|
| Son Aktiviteler |
Allah’ın Bizlere Güvendiğ...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
, Saat: 11:04 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 18
|
Allah’ın Dini İslam’ı Yaş...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-24-2026, Saat: 12:01 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 26
|
Saff Suresi 6. Ayet Üzeri...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-18-2026, Saat: 12:14 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 38
|
Namaz Dinin Direği Midir?
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-13-2026, Saat: 10:12 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 57
|
Atatürk'ün Çocukluk Anıla...
Forum: Hayatı ve Anıları
Son Yorum: Serdar102
03-28-2026, Saat: 09:08 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 90
|
Mavi'ye..
Forum: Aşk Hikayeleri
Son Yorum: SunSet
03-11-2026, Saat: 08:23 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 174
|
Keloğlan Çataltepe Tekfur...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:45 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 347
|
Kısa Keloğlan Masalları -...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:26 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 221
|
Keloğlan Ve Pinokyo - Ser...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:22 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 200
|
Dev Hamsi - Serdar Yıldır...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:19 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 192
|
|
|
| Gülen Kurabiyeler |
|
Yazar: MaSaL - 04-25-2011, Saat: 11:07 PM - Forum: Yemek Tarifleri
- Yorum Yok
|
 |
Çocuklarınız için hazırlayacağınız eğlenceli bir tarif.
Malzemeler:
125 gr. margarin,
3 fincan pudra şekeri,
1 fincan sıvı yağ,
1 fincan süt,
1 tane yumurta,
Yarım paket kabartma tozu,
1 paket vanilin,
1 çorba kaşığı kako,
1 su bardağı nişasta,
Aldığı kadar un
Nasıl yapılır
Kako ve yumurtanın beyazı dışındaki bütün malzemeden hamur yoğurmaya başlayın. Yanlız hamur sertleşmeden limon büyüklüğünde hamur ayırıp yoğurmaya devam edin. Kulak memesi kıvamındakı hamuru biraz dinlendirin. Diğer ayırdığınız hamura kako ekleyip iyice özleştirene kadar yoğurun. Dinlenen hamuru merdane yardımı ile kurşun kalem kalınlığında açın ve çay bardağı yardımı ile yuvarlaklar çıkartın. Yağlı kağıt serilmiş tepsiye sıralayın. Daha sonra kakolu hamurdan göz ve ağız için parçalar koparıp resımdeki gibi suratlar yapın. Yanlız kakolu hamuru beyaz hamura yapıştırmak için yumurta beyazına batırın. Daha sonra önceden ısıtılmış 170 derecelik fırında hafıf renk değiştirene kadar bekletin. Ağızda dağılan ve gülücük saçan kurabiyelerinizi afiyetle yiyin...
Afiyet olsun
|
|
|
| Karnabahar Salatası |
|
Yazar: MaSaL - 04-25-2011, Saat: 11:06 PM - Forum: Yemek Tarifleri
- Yorumlar (1)
|
 |
Malzemeler:
1 orta boy karnabahar
1 havuç
siyah veya yeşil zeytin
1 çorba kaşığı maydanoz
tuz
Sosu İçin:
1 limon suyu
3 çorba kaşığı mayonez
tuz
Nasıl yapılır
Karnabaharı yıkayıp, tuzlu kaynar suda haşlayın. Yumuşayınca suyunu süzün. Havucu soyup, rendeleyin. Karnabaharı büyük çiçekler halinde ayırın ve salata tabağının ortasına yerleştirin. Havuçları etrafına dizin. Mayonezle limon suyu bir kapta karıştırın ve biraz tuz ilave ettikten sonra salatanın üzerine dökün. Zeytinler ve kıyılmış maydanozla süsledikten sonra servis yapın.
|
|
|
| Vişneli Kek Tarifi |
|
Yazar: MaSaL - 04-25-2011, Saat: 11:05 PM - Forum: Yemek Tarifleri
- Yorum Yok
|
 |
MALZEMELER:
3 yumurta
175 gr yumuşak margarin
2 su bardağı un
1su bardağı pudra şekeri
yarım çay bardagı süt
1 paket vanilya
1paket kabartma tozu
1çay bardağı badem
1 çay bardağı parça çikolata
200 gr vişne{veya şeftali,8,9 kayısı,kivi, ananas,elma,portakal istediğiniz malzemeyi ilave edebilirsiniz}
HAZIRLANIŞI:
Yumurtayı çırpın şeker yağ süt tekrar çırpın un kabartma tozunu vanilyayı ilave edin badem çırpın en son çikolata parçalarını ilave edip yağlanmış kelepçeli kalıba boşaltın önceden ısıtılmış 150 derece fırında 45 50 dakika pişirin�
|
|
|
| Milföy Mantı |
|
Yazar: MaSaL - 04-25-2011, Saat: 11:03 PM - Forum: Yemek Tarifleri
- Yorum Yok
|
 |
[SIZE=4]
Milföy mantı malzemeleri
1 paket milföy hamuru
100 gr kıyma
1 soğan
tuz
karabiber
Üzeri için
30 gr tereyağı
1 su bardağı yoğurt
2 diş sarımsak
toz kırmızıbiber
Milföy mantı hazırlanışı
Soğanı temizleyip kıyın.Kıymayı soğan, tuz, karabiber ilave ederek yoğurun.Milföy hamurlarını tepsiye yerleştirin.Yumuşadığında bir milföyü önce dört eşit parçaya sonra da her parçayı tekrar dört eşit parçaya kesin.
Her parçaya nohut büyüklüğünde kıyma harcı yerleştirin.Hamurun dört ucunu bir araya getirerek kapatın ve yuvarlayın.Yağlanmış fırın tepsisine ters çevirerek yerleştirin.
Üzerleri kızarana kadar fırında pişirin.
Sarımsakları soyup ezin.Yoğurdu sarımsak ve tuz ile çırpın.Fırından çıkardığınız mantıları servis tabağınaalın üzerine yoğurt ilave edin.Tereyağını eritip toz kırmızıbiberi ekleyin.
Mantının üzerine gezdirerek sıcak servis yapın.Milföy mantı artık hazır, afiyet olsun.[/SIZE]
|
|
|
| Sıcacık Bir Dost....KESTANE |
|
Yazar: MaSaL - 04-25-2011, Saat: 11:02 PM - Forum: Yemek Tarifleri
- Yorum Yok
|
 |
Soğuk kış günlerinin en büyük yarenlerinden kestane; et yemeklerinden tatlıya, çorbaya kadar geniş kullanım alanına sahip bir lezzet...
Hüzünlü sonbaharın, ayazlı kış günlerinin sıcacık dostudur... Soğuktan korunmak için bizler kabuklar örerken kendimize; içimizi ısıtmak uğruna çıkarıverir kabuğunu... Evet, kestaneden bahsediyoruz. Mis kokusuyla bizi yıllar öncesine götüren, anılarımızı alevlendiren kestaneden...
Çok değil, bundan 20-30 yıl öncesine gidelim. Çoğu evde ne kalorifer vardı, ne doğalgaz. Hemen her evde bir soba... İçi kömür ya da odunla dolu olan sobalarımızın üstü ise hiçbir zaman boş kalmazdı. Kimi zaman bir çaydanlık, kimi zaman da bir tencere... Ve tabii ki kestane. Sobanın etrafında toplananların sohbeti, kestanenin kabuğundan çıkan çıt çıt sesiyle bölünürdü pek çok zaman... Her ne kadar günümüzde çoğu evde soba kalmamış da olsa, kestane vazgeçilmez kış tatlarımızdan biri olmaya devam ediyor. Neyse ki, sokaklarda, altında küçük bir mangalın yandığı sac tezgâhların üstünde kestane pişiren kestaneciler var hâlâ...
PROTEİN DEPOSU
Ekim ve kasım aylarında hasadı yapılan kestanenin bilimsel adı, ‘Castanea’. Kuzey Yarımküre’nin ılıman bölgelerinde yetişen kestane ağacı, kayıngiller ailesine mensup. Kaynaklar, MÖ 3. yüzyılda Perslerin çocuklarını şişmanlatmak amacıyla kestane ile beslediklerini belirtiyor. Kestane, gerçekten de gelişme çağındaki çocuklar için çok ideal bir besin. Çünkü sıkı bir nişasta, protein, sakkaroz ve tanen deposu. Ayrıca, kabuklarının kaynatılmasıyla elde edilen çayın, ateş düşürücü ve sakinleştirici bir etkisi de bulunuyor.
Özellikle Rönesans öncesi Avrupa’da halkın en önemli gıda ihtiyacı olarak tüketilen kestanenin çok çeşitli kullanım alanları vardı. Közlenmiş, fırınlanmış şekilde yendiği gibi, yahnilerde sebzelerle beraber pişirilir; öğütülerek un olarak kullanılır, ekmeği, kurabiyesi ve kekleri yapılır; kimi zaman dondurma, kimi zaman şeker ya da pasta olurdu. Sadece sofralarda değil, tıp alanında da kullanılan kestane, ne yazık ki 18. yüzyılda önemini yitirmeye başladı.
Kestaneye olan rağbetin azalmasının nedenlerinden biri, ağacının ekiminden ancak 15 yıl sonra ürün vermesi; en verimli çağına ise 50 yılın ardından ulaşabilmesi. Ayrıca kestanenin toplanması ve ayıklanması da büyük işçilik gerektiriyor. Beslenme kaynaklarının yeterli olmadığı dönemlerde bu zorlukların üstesinden gelinebiliyordu. Lakin 1700’lü yıllarda yaşanan aşırı soğuk ve ortaya çıkan bir hastalık, kestane ağaçlarının büyük zarar görmesine neden oldu. Gelişen Avrupa’da çeşitlenen beslenme kaynakları ve farklılaşan ekonomik yapı da, ürün vermesi uzun yıllar süren kestane ağacını tekrar dikmek yerine, dut ağacı ekiminin tercih edilmesine yol açtı. Buğdayın serbest ticaretinin yapılabilmesi ve hemen hemen kestane ile aynı beslenme değerlerine sahip patatesin Avrupa’ya getirilmesi gibi nedenler de kestanenin hükümdarlığına son verdi.
AŞUREDEN HİNDİ DOLMASINA
Dünyada 16 türü bulunan kestanenin Türkiye’de yetişen tek çeşidi, Anadolu kestanesi (Castanea sativa). Kuzey Anadolu kıyılarından Marmara bölgesinin içlerine ve Ege’ye kadar geniş bir alanda yetişiyor. 500 yıl gibi upuzun bir ömrü olan kestane, 30 metreyi bulan dev yapılarıyla, Anadolu ormanlarının en görkemli ağaçları arasında bulunuyor. Geleneksel Türk mutfağında asırlar önce yahnisi pişirilen kestane, aşurelerde de yer alırmış.
Yarım yüzyıldan beridir yılbaşlarında yapılan ve gelenek haline gelen hindi dolmasının kurmay malzemesidir kestane. Eskiçağdan beri, ünü dört bir yana yayılan Bursa kestanesinin, Grekler tarafından Yunanistan’a, oradan da İtalya ve Akdeniz ülkelerine yayıldığı bilinen bir gerçek. Bursa kestanesiyle yapılan kestane şekerinin ünü ise, günümüzde dünyanın dört bir yanına ulaşmış durumda. Kek, pasta ve kurabiye gibi ürünleri de lezzetlendiren kestanenin balı ise, tabiat ananın bizlere sunduğu en büyük nimetlerden biri...

[SIZE=4]Kestane şekeri
Malzemeler:
* 500 gr iri kestane
* 2.5 su bardağı toz şeker
* 2.5 su bardağı su
* 1 tatlı kaşığı vanilya
Hazırlanışı:
* Kestanelerin dış kabuklarını bir bıçak yardımıyla keserek soyun. Soyulmuş kestaneleri su dolu tencereye alıp ince kabukları yumuşayıncaya kadar kısık ateşte bekletin. Kestaneleri sudan alıp ılınınca ince kabuklarını soyun.
* Tozşekeri başka bir tencereye alıp üzerine su ilave edin. Orta ateşte şeker eriyinceye kadar kaynatıp kestaneleri ilave edin. Kaynatmadan kısık ateşte yaklaşık 2 saat pişirin. Tencereyi ateşten alıp 1 gün kadar bekletin.
* Tencereyi kısık ateşe alıp 10 dakika kadar tutun ve üzerine vanilya serpin. Kestaneleri şerbetin içinden alıp küçük kağıt kalıplara yerleştirin. Soğuk olarak servis yapın.[/SIZE]
|
|
|
| Tavuk Ciğeri Nasıl Pişirilir ? |
|
Yazar: MaSaL - 04-25-2011, Saat: 11:01 PM - Forum: Yemek Tarifleri
- Yorum Yok
|
 |
Malzemeler :
2 lb tavuk cigeri ( cok kucultmeden doğrayın, yıkayın)
1 adet kuru sogan ( dilimlenmis )
1/2 demet maydanos
karabiber
kirmizi biber
kimyon
tuz
kekik
4 yemek kasik zeytinyag
Yapılışı
Cigerleri cok kucuk olmamak sarti ile dograyın yıkayıp süzgüde bekletin biraz, sonra tencereye yagıı ve soganları koyun, soğanlar pembeleşirken suzgude bekleyen cigerleri de ilave edin, suyunu salip toplamasini bekledikten sonra da baharatlarimi ilave edip, tenceremi silkeleyin, spatula ile karistirinca cigerler nazik dagilabiliyor, en sonda dogranmis maydanozları ilave edip, ocagimi kapatın.
|
|
|
| Dalak Dolması Nasıl Yapılır ? |
|
Yazar: MaSaL - 04-25-2011, Saat: 11:00 PM - Forum: Yemek Tarifleri
- Yorum Yok
|
 |
MALZEMELER:
4 adet dalak
4 orta boy soğan
2 Yemek kaşığı pirinç
1 tatlı kasığı karabiber
1 tatlı kaşığı fıstık
1 tatlı kaşığı kuş üzümü
1 tatlı kaşığı tuz
1 tatlı kaşığı yenibahar
1 tatlı kaşığı tarçın
1 tatlı kaşığı nane
3 Yemek kaşığı un
1 yumurta
HAZIRLANIŞI:
Dalaklar kalın tarafından bıçakla yarılır içi kaşıkla boşaltılır. 4 adet soğan piyaz şeklinde doğranır, pirinç ayıklanıp yıkanır. Dereotu ince ince kıyılır. Dalak içleri soğan ve pirincin yarısı dereotu fıstık tuz üzüm baharat karıştırılıp harç hazırlanır. Hazırlanan harç dalaklara doldurulur ve dalaklar iki kat iple dikilir. Harç hazırlanan tencereye kalan pirinç ve soğan atılır yağ ve tuz ilave edilip kaynatılır. Dalak dolmaları kaynamakta olan suda 15 dakika haşlanır çıkarılıp süzülür. Dolmaları haşladığınız su çorba olarak servis yapılır. Dalaklar soğuduktan soma dilim dilim kesilir önce una sonra yumurtaya bulanıp kızartılır.
Gereçler:
7 kuzu dalağı (kesilmemiş, delinmemiş)
1,5 demet dereotu
1 demet maydanoz
2,5 su bardağı pirinç
3 yumurta tuz
kimyon
karabiber
zeytinyağ
Yapılışı:
Dalakları yıkıyoruz. Dalağın kalın kenarında bir delik vardır. Oradan dalağı delip yırtmadan parmağımızı sokup içini gevşetiyoruz. Delik biraz açılacak tabi. Bir tarafta pirinci yıkadıktan sonra çok ince kıyılmış dereotu ve maydanoz ile karıştırıp çok bol kimyon, isteğe göre karabiber (acı istiyorsanız biraz kırmızı pul biler)ve tuzu ekleyerek dolma içi şeklinde karıştırıyoruz. Biraz zeytinyağı katabilirsiniz. Bu içi, yine elimizle ve parmağımızla ittirerek dalağın içine dolduruyoruz. Dalak şişmeye başlarken dolmuş sayılır, çünki kaynayınca içindeki pirinç şiyecektir. Çok doldurmayınız. Doldurduğunuz dalakların deliğini açılmaması için kürdanla tutturuyoruz. Başka delik varsa onu da ayni işleme tadibi tutuyoruz. Bir tenecerede az tuzlu su koyup, dalakları da içine koyarak kaynatmaya başlıyoruz. Dalaklar şişecektir. Yaklaşık 45 dakikata pişer. Piştiği dışarıya prinç atmasıyla ve hatta patlama eğilimi göstermesiyle anlaşılır. Dalakları çıkartıp soğumaya terkediyoruz. İyice soğuması kesme kolaylığı sağlar. Soğuyan dalakları baş parmağımızın kalınlığında halka halka kesiyoruz. Dağılmamaları için bıçak çok keskin olmalı. Bir teflon tafava zeytinyağı (içine bir fincan ayçiçek yağı koyarak) kızdırıyoruz. Üç yumurtanın sarısını çırpıyoruz. Dalak halkalarını yumurtaya azcık bulayıp, kızgın yağda bir veya iki dakika alt üst ederek pişiriyoruz (çok piştiği taktirde pirinçler sertleşecektir). Çıkararak sıcak sıcak servis yapıyoruz.
Servis Önerileri:
Sıcak sıcak servis yapılmalıdır. Ara sıcak olarak değerlendirilebilir ve iyi bir rakı mezesidir.
Püf Noktaları (İnce Ayrıntılar):
Unutulmuş bir Rumeli mezesidir. Kimyon ve dereotunun bir hayli fazla konulması gerekir. Beğendiğiniz lezzeti bir kaç kez deneyerek bulabilirsiniz.
|
|
|
|