| Hoşgeldin, Ziyaretçi |
Sitemizden yararlanabilmek için Kayıt olmalısınız.
|
| Kimler Çevrimiçi |
Toplam: 176 kullanıcı aktif » 0 Kayıtlı » 172 Ziyaretçi Baidu, Bing, GoogleBot, Yandex
|
| Son Aktiviteler |
Saff Suresi 6. Ayet Üzeri...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-18-2026, Saat: 12:14 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 26
|
Namaz Dinin Direği Midir?
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-13-2026, Saat: 10:12 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 52
|
Atatürk'ün Çocukluk Anıla...
Forum: Hayatı ve Anıları
Son Yorum: Serdar102
03-28-2026, Saat: 09:08 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 86
|
Mavi'ye..
Forum: Aşk Hikayeleri
Son Yorum: SunSet
03-11-2026, Saat: 08:23 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 160
|
Keloğlan Çataltepe Tekfur...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:45 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 246
|
Kısa Keloğlan Masalları -...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:26 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 205
|
Keloğlan Ve Pinokyo - Ser...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:22 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 182
|
Dev Hamsi - Serdar Yıldır...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:19 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 175
|
Diş Hekiminin Aşkı - Serd...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:18 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 189
|
İslam Toplumu, İşte Böyle...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
01-10-2026, Saat: 05:07 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 250
|
|
|
| "Uçan Ayı" 2 Kişiyi Öldürdü |
|
Yazar: Hasretiim - 06-10-2011, Saat: 10:34 AM - Forum: Güncel Haberler
- Yorumlar (3)
|
 |
Kanada'nın Quebec otoyolunda meydana gelen tuhaf kazada, bir aracın çarptığı ayı havaya fırladı ve başka bir aracın ön camına çarparak 2 kişinin ölümüne neden oldu.
CBC televizyon kanalına polisin verdiği bilgilere göre, başkent Ottowa'nın kuzeyindeki Quebec otoyolunda gece bir araç ayıya çarptı. Çarpmanın etkisiyle havaya uçan ayı, karşı yönden gelen araca çarptı.
İkinci aracın 25 yaşındaki kadın sürücüsü ve arkasında oturan 40 yaşındaki yolcu olay yerinde hayatını kaybetti. Sürücünün yanında oturan erkek arkadaşı ise hafif yaralı olarak kazadan kurtuldu.
Ayıya çarpan ilk araçtaki yolcular da yara almadan kazadan kurtuldu. Ayı çarpmanın etkisiyle öldü.
Kanada'da kırsal kesimlerdeki yollarda sürekli geyik görülüyor, ancak ayıların yollarda gezmesinin pek sık rastlanan bir durum olmadığı belirtiliyor.
|
|
|
| Hazırlıklar Tamam, Söz Sırası Vatandaşta |
|
Yazar: Hasretiim - 06-10-2011, Saat: 10:32 AM - Forum: Güncel Haberler
- Yorumlar (5)
|
 |
Seçimlere sayılı gün kala nefesler tutuldu, gözler sandık sonuçlarına kitlendi.
Türkiye'de 12 Haziran'da yapılacak seçimlere sayılı gün kala nefesler tutuldu, gözler sandık sonuçlarına kitlendi.
246 milyon 298 bin 170 liraya mal olan milletvekili genel seçimlerinde yurtiçinde 50 milyon 189 bin 930, yurtdışında ise 2 milyon 568 bin 977 seçmen sandık başına gidecek.
12 Haziran Pazar günü yapılacak milletvekili genel seçimine 15 parti girecek.
Oy pusulasında AKP 1. CHP 3. MHP ise 10 sırada yer alıyor. Bdp ise seçime bir önceki dönemde olduğu gibi bağımsız adaylarla giriyor.
-SEÇMEN SAYISI 50 MİLYONUN ÜZERİNDE-
8 Nisan 2011'de kesinleşen seçmen kütüklerine göre Türkiye genelinde 50 milyon 189 bin 930 seçmen bulunuyor. 10 Mayıs'tan itibaren gümrüklerde oy kullanmaya başlan yurtdışı seçmen sayısı ise 2 milyon 568 bin 977.
Türkiye genelinde kurulacak olan 199 bin 207 sandıkta 1 milyon 394 bin 449 sandık kurulu başkanı ve üyeleri görev yapacak. Bir sandıkta 300 seçmen oy kullanacak.
|
|
|
| BİLEMEDim. |
|
Yazar: MaSaL - 06-10-2011, Saat: 10:10 AM - Forum: Aşk (Genel)
- Yorumlar (1)
|
 |
Sahi, sen kimdin? Nasıl biriydin? KENDİN MİYDİN?
Aslında ne düşünüyorsun? Hayatla ve kendinle ilgili, hesapların kaygıların nelerdir? Sevgim sana ne kadar geçiyor…? Sendeki yansımaları nedir acaba?
Bilebilir miyim? Bilemiyorum. Bilemem ki…
Seni bilmenin senin bilinemeyeceğini bilmek olduğunu biliyorum bir tek. Dokunduğum ve gördüğüm her şeyde seni hissettiğimi, dünyanın ve sonrasının sen olduğunu biliyorum ama SENİN DÜNYAN bu dünyanın neresinde kalıyor onu BİLMİYORUM. Bilemiyorum… benim sığınacağım hiçbir yerim yokken, senin gizlendiğin sığındığın yerin var mıdır neresidir? Bilemiyorum… sana içimden geçen her şeyi eksiksiz anlatmak isterken sen kendinle ilgili olanların ne kadarını anlatırsın bilmiyorum, bilemiyorum…Bilemem ki. Sen benim dünyama istediğin zaman girebilirken ben senin kapına bile gelemiyorum… GELEMEM Kİ. Neleri göze alacaksam, aldıysam onları biliyorum da senin neyi göze alabileceğini bilmiyorum… Bilemem ki…
Sana bakarken tamamen körleşmedim ki bütünüyle her şeyini görmek, boşluklarını eksiklerini de bilmek istiyorum. Tüm gerçekliğinle, ayakların yere basarken…
Bir anlam değilsin ki sadece, ya da sadece bir söz, sadece bir yüz, sadece bir ışık veya bir ruh ve sadece bir boşlukta değilsin ki… doluluğunla boşluğunla bilmediğimsin.
Sahi sende özler misin sende acı çeker misin?
Geri çekiliyorsun, fazla acı çekmesin diye zehirlenen varlıklar gibi beni zehirleyip acılarımdan mı kurtarıyorsun, kapıları kapatıp çekip giderken, ilgisizde olsa dinlemezken, önemsiyor görünüp aslında önemsemezken, hep uzağımda kalan hallerine düşerken de giden sen değilsin ki BENİM, sen diye aradığım kendim.
Sen sana verilmesini çok istediğin sevgiyle karşılaşmaktan korkuyorsun desem?
Seni yitirmemek, korkularından kurtarmak için her şeyi görmemezlikten gelip, sahte yüzlerle oyunlar mı oynamalıyım.
Ne yapmalıyım?
Kabul edip, içine girsemde oyunun artan eksikliğini çoğalan sensizliğini duyacağım… seni sevmem seni bu hayattan, sözlerden, dillerden, ülkelerden, yasalardan, kurgulardan, kıyaslardan, beklentilerden, saatlerden çıkarmışlığımdır, seni sevmem hayatta sevgi adına söylenmiş ve söylenecek her şeyden sıyrılışımdır. Seni severken herkes unutabilir BEN’i. Önemsenmek umrumda değil ki. Hiçbir gelecek umudu heyecanlandıramaz, peşinden sürükleyemez beni, herkes bana kötü davranabilir, silinebilirim tüm anlamsız defterlerden, kayıtlardan, sistemlerden…
Önümde eski bir 4 ortalı defter ve sonra sen geleceksin kalemime, kalemimin değdiği yerlere, alfabesiz kalacak, tüm bildiklerimi unutacağım, sessizlik yazacak defterimi… sonra sen gideceksin belki de senin gidişinle sözler aramıza girmeye çalışacak, ve olanca güçleriyle yasalar, kurallar, beklentiler, saatler, zamanlar,yaşlar, tabular saldıracak üzerimize, toplumsal kişikliklerimize bürüneceğiz belki de, bize ait olmayan kuralların zorbalığını hissedeceğiz tüm faşizmiyle.Gerçekliklerin soğuk ve yutan dalgalarıyla boğuşacağız. Ama ben bir kavuşma mucizesine inandırdığım benliğimle, düşlerin o büyük uykusuna gömüleceğim, kalbimde ki tüm ilahi melodiler çalınacak taa en derinlerden. Ruhlarımızın bir yerlerde buluşacağına, düşlerimizin bir yerde kesişeceğine inanarak hayattan, koşturmacalardan çaldığım anlarımla, dünyaya şaşkın gözlerle bakan yaralı çocukluğumun içinde seni barındırdığı her karesinde, nefesim kesilerek, anıların eskimişliğinde kaybolarak seveceğim seni. Sana büyüttüğüm yazılarıma böylece yeni satırlar eklenecek beklide.
Bilemediklerim o kadar çok ki… en zor savaşımı bilemediklerimle veriyorum.Bu yazıyı okurken neler düşündüğünü, bilmiyorum.. bilemiyorum… bilemem ki…
BİR BİLSEM. Bana yakıştırdığın sıfatlardan kafandaki yargılardan sıyrılıp kurtulabilir miyim? Bir korkak mıyım senin için, bir çocuk ya da bir karamsar, bir saf veya bir yeteneksiz, bir alıngan,bir paranoyak, bir yalnız, ütopik sevdalı, bir şizofren ne kadar sıfat varsa işte. NEYİM KİMİM Ben sende. Daha başka neler geliyor aklına sıfatlar takarak kurtulmak birinin varlığından en iyi yol mudur sence?
Belki sıfatlarımdan kurtulunca senin biçimlendirdiğin daha kötü olabilir bilmiyorum, eksildiğimle kalabilirim. Telefonlarıma cevap vermeyebilirsin, versen bile öylesine isteksiz gelebilir kelimelerin, sevmeyebilirsin beni biliyorum… bu şehir bana dar gelebilir, uçuruma atlamış gibi sevdiğimi anlayıp beni bir kabustan uyandırır gibi çırılçıplak bir gerçeğe dürterek uyandırmaya çalışıyor olabilirsin. Sevmeyebilirsin en nihayetinde. BİLİYORUM.
Dünyanın en mutsuz yerine, en imkansız semtine, sonsuz bir bekleme durağına gidebilir, tutsaklığıma razı olabilir, sevmek benim için bir tutsaklığa dönüşebilir, hatta bir tuzağa sıkışıp kalmış gibi kalabilirim öylece kıpırdamadan hareket etmeye çalışacak olsam canım acıyarak.
SONRA Ne zaman içime bakacak olsam senden geçen bütün zamanları, bütün özleyişleri, senden geçen yolları, hayatları görebilirim. Varlığımın sende kalan parçasını da.Karşıma çıkan herkeste seni arayabilir, sen beni içine almayabilir, beni dışlayabilirsin.insan kendine en kolay yalan söyler bir tek sana olan sevgim doğruydu, bu yüzden bütün hayatım bir yalan. Ve ben bir hayalet OLABİLİRİM. çırpınabilirim, evimde duramayabilir, hatta kendime tahammül edemeyebilirim, benliğimde açılan yaralar doyumsuz anlar yaşatabilir belki de bana, bir ses, bir melodi, içimin acı mutluluk yaşamasına neden olabilir, delice bir yaşama tutkusuna bile bağlanabilirim belki de.
Herkesin sımsıkı sarıldığı bu dünyada, kimsenin gidecek, sığınacak bir durağı kalmamış, herkes sarıldıkları yalancılıklarla birlikte batmaya mecbur kalıyor, kendine tapınanların döneminde, yavan ve ıssız benliğimle yüzümü sana dönüp, seni arıyorum. KENDİM OLUYORUM.
ARIYORUM içimdeki yakınlığı, uzaktaki yakını, içimdeki uzağı, içimdeki içimi arıyorum.İçimdeki yakın sensin.Sendeki beni bendeki seni arıyorum.Ne bende, ne sende, hem sende hem bende olanı arıyorum.DÖNÜP DOLAŞIYORUM.Yalancı dünyanın cazibesine kapılmadan, elalem ne der ne düşünür diye korkmadan, şekilciliğe düşmeden.ARIYORUM.ARADIKÇA KENDİM OLUYORUM.
SENİ BULUYORUM.
|
|
|
| Mantar Salatası |
|
Yazar: sıla - 06-10-2011, Saat: 10:04 AM - Forum: Yemek Tarifleri
- Yorumlar (7)
|
 |
Gayet güzel bir salata, denemenizi öneririm.
Malzemeler:
1 paket kültür mantarı
1 tane küçük salatalık
3-4 yemek kaşığı mısır
3-4 tane kornişon turşu
8-10 tane yeşil dolmalık zeytin
8-10 dal maydanoz
Limon suyu, zeytin yağı ve tuz
Yapılışı:
Mantarları dilim dilim çok ince olmayacak şekilde doğrayın. Üzerine 2 su bardağı kadar su ekleyerek mantarları haşlayın. Daha sonra süzgece koyup soğumasını ve süzülmesini bekleyin. Bu arada Bu arada maydonozu ince ince kıyın, saltalık ve turşuyu tavla zarı büyüklüğünde doğrayın. Zeytinide ince dilimler halinde kestikten sonra tüm malzemeyi harmanlayarak üzerine zeytinyağı, limon ve tuz ekleyerek tatlandırın.
AFİYET OLSUN
|
|
|
| Son günahım |
|
Yazar: MaSaL - 06-10-2011, Saat: 10:02 AM - Forum: Şairlerimiz
- Yorumlar (1)
|
 |
Herkes kendine verilen en değerli armağanı kullanırmış yolu bulmak için
Sözcüklerimden başka değerli bir şey yoktu yanımda, onları sundum sana
Kabir taşlarına kazınmış küflü sözcükler... kefen bezlerine işlenmiş belli belirsiz kanlı heceler...
Gönlümce en değerlilerini seçip fısıldadım kulaklarına... en eskilerini...
Belki en doğrularını değil ama inan ki en güzellerini...
Bazen ulu dağların zirvelerinden, bazen engin ummanların derinliklerinden
Mecnunun âhını duyasın diye
Ölüler diyarından... çölden... daima dostların yanından
Meczub iniltilerini işitesin diye
Kuytu kûşelerde âşıklar mushafından şiirler okudum sana
Yanmazsam yanmazsın sandım da
Geçmişimi hatırlamak için başkalarının tanıklığına ihtiyacım var
Ruhumdan nefhalarla kardım toprağını
Sırf seni sende senden duyayım diye
Sırf bir aks-i sada... sade bir âh... sadece bir inilti...
Unuttuğumu... kaybettiğimi... kendimi...
Yılmadım... yazdım sana... durmadan yazdım... asırlarca...
Sen sustukça ben yazdım... usanmadan... biteviye...
Rüzgâr masamdan mektubunu havalandırırken
Yazmazsam yazmazsın sandım da
Yeşillere bürünmek, Hızır'a tahammülün bedeli
Bir yandan dostların gemilerine zarar vermek, öte yandan hasmın köyündeki duvarları güçlendirmek
Daha da acısı nedir bilir misin?
Geçmişe zarar vermesinler diye ellerinden geleceklerini almak
Bu yüzden öldürmeliydim seni
Kan gölünün tam da ortasında
Gür nârâlar savura savura
Bezirgân tezgâhlarını tekmelerken
Her kuşku bir diğerinin ötesindeyken
Yakalayıp perçeminden yere çalmalıydım o pis nefsini
İki denizin birleştiği yerde yolumu kaybettim
Bir dizi cevap dudaklarında ölürken
İnanmazsam inanmazsın sandım da
Önce yok demeyi bilmekmiş
Anladım bezm-i elestin sırrını
Benim ilk günahımmış illâ,
Dücane Cündioğlu
|
|
|
| Makarna Salatası |
|
Yazar: sıla - 06-10-2011, Saat: 10:02 AM - Forum: Yemek Tarifleri
- Yorumlar (4)
|
 |
MALZEMELERİMİZ:
*yarım paket makarna
*3 adet salatalık(1 adeti süslemede kullanılacak)
*1 kase yoğurt
*3 diş sarmısak
Üzerini süslemek için:
nane, kırmızı pulbiber ve domates
YAPILIŞI:
*Makarna haşlanır süzülür.
*Salatalıkların 2 adetini kabuklarını soymadan rendeleyip,iyice suyunu sıkın.
*sarımsakları yoğurda ilave edin.Bütün malzemeyi karıştırın.
*Servis tabağına aldığınız makarna karışımının kenarlarını halka halka doğranan salatalık dilimleri, domates üzeride nane ve pulbiberle süsleyin.
|
|
|
| Geceye.. |
|
Yazar: MaSaL - 06-10-2011, Saat: 09:59 AM - Forum: Şairlerimiz
- Yorumlar (1)
|
 |
Ve gece bir deniz kızı gibiydi.
Şarkılarla başladı yıldız yıldız; köpük köpük.
Kah bir çöl rüzgarı gibi yakıcı kah bir çöl gecesi kadar serin.
Hangi beste sözün musikisiyle, sözün füsunuyla boy ölçüşebilir.
Kelime kanattır, kelime buse.
Ve gece bir deniz kızı gibi başladı.
Harikulade gözleri vardı gecenin.
Ve saçları bir kucak alevdiler ve dudaklarında bütün yaraları kapayan, bütün zilletlerin hatırasını silen bir iksir.
Salzburg tuzlalarına atılan kuru dallar, bir zaman sonra bir kristal hevengi olarak çıkartılırmış; artık dal kaybolurmuş, gözleri kamaşırmış insanın.
Kainatta farkına vardığımız her yeni güzellik, bizi hayrete düşüren bir keşif olup çıkar.
Aa, deriz, tıpkı onun sesi, tıpkı onun bakışı, tıpkı onun kahkahası.
Kristalizasyon yüzünden günün birinde kendi yarattığımız bir hayale aşık olduğumuzu, hayretler içinde görürüz.
Tecrübe güvensizlik yaratır.
Gittikçe kristalizasyon kabiliyetimiz azalır.
İkinci aşk, yozlaşmış bir aşktır.
Aşkın hazları, ilham ettiği korkular ölçüsünde büyüktür. Yalnız seninim.
Ve yalnız beni düşündüğün müddetçe aşkımızın ömrü ebedidir.
Büyüyü ancak ihanetin bozar.
Manevi ihanetin.
Bir an için gözbebeklerinde raksedecek herhangi bir yabancı hayal, o zaman bu rüya bir kabusa döner ve bir uçurumun kıyısında uyanırsın...
Sana yolladığım kitaplardan utanıyorum. Sen bütün kitaplardan daha derinsin, sana yazdığım mektuplardan utanıyorum, kendi kendini oku. Muhammed'e nasıl iman ettiklerini anlıyorum. Tek mucize kelam. Kelam, yani sen.
Sabahleyin uyandığım zaman ezanı dinliyorum, sonra şarkılar söylüyorum sana..
CEMİL MERİÇ..
|
|
|
|