| Hoşgeldin, Ziyaretçi |
Sitemizden yararlanabilmek için Kayıt olmalısınız.
|
| Kimler Çevrimiçi |
Toplam: 174 kullanıcı aktif » 0 Kayıtlı » 171 Ziyaretçi Applebot, Baidu, Bing
|
| Son Aktiviteler |
Atatürk'ün Çocukluk Anıla...
Forum: Hayatı ve Anıları
Son Yorum: Serdar102
03-28-2026, Saat: 09:08 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 69
|
Mavi'ye..
Forum: Aşk Hikayeleri
Son Yorum: SunSet
03-11-2026, Saat: 08:23 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 127
|
Keloğlan Çataltepe Tekfur...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:45 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 222
|
Kısa Keloğlan Masalları -...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:26 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 184
|
Keloğlan Ve Pinokyo - Ser...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:22 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 166
|
Dev Hamsi - Serdar Yıldır...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:19 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 158
|
Diş Hekiminin Aşkı - Serd...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:18 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 158
|
İslam Toplumu, İşte Böyle...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
01-10-2026, Saat: 05:07 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 217
|
Keloğlan Leyleklerin Padi...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
01-07-2026, Saat: 02:21 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 249
|
Yahudiler Dünyayı, İnancı...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
01-07-2026, Saat: 10:20 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 203
|
|
|
| İşte Yeni Vekillerin Meslekleri |
|
Yazar: Hasretiim - 06-14-2011, Saat: 11:19 AM - Forum: Güncel Haberler
- Yorumlar (1)
|
 |
Yeni Meclis, hukukçu ağırlıklı milletvekillerinden oluştu.
550 sandalyeli Meclisin, yaklaşık 5'te 1'i hukukçu.
24. Dönem'de 107 hukukçu kökenli milletvekili yer alıyor. Meclise en fazla hukukçu kökenli milletvekili gönderen il 12 milletvekiliyle İstanbul oldu, bunu 7 milletvekiliyle Bursa izledi.
Mecliste 71 mühendis, 37 doktor ve 10 gazeteci milletvekili yer aldı.
Ayrıca, yeni Meclise farklı mesleklere sahip milletvekilleri de seçildi. Mecliste, ev hamınından yazara, çiftçiden ilahiyatçıya kadar geniş yelpazede meslek grubu temsil ediliyor.
Milletvekillerinin bazıları, öğretim üyesi, mimar, siyaset bilimci, Ekonomist, iş adamı, eğitimci, Mali müşavir, halkla ilişkiler uzmanı, turizmci, eczacı, öğretmen, tüccar, bilgisayar programcısı, veteriner, sosyolog, müteahhit, ev hanımı, sanayici, yazar, diş hekimi, sporcu, müzisyen, yapımcı, esnaf, ilahiyatçı, kimyager, çiftçi, bankacılık kökenli.
|
|
|
| Bir şişe votkaya 10 yıl |
|
Yazar: MaSaL - 06-14-2011, Saat: 10:18 AM - Forum: Güncel Haberler
- Yorumlar (1)
|
 |
Bir şişe votkaya 10 yıl
[url="http://www.stargazete.com/guncel/bir-sise-votkaya-10-yil-haber-358652.htm#"]
[/url]

İzmir'in Konak İlçesi'nde, Ocak ayında, bir market sahibini döner bıçağıyla tehdit edip 1 şişe votka ve 1 kutu meyve suyunu gasbettikleri iddiasıyla yargılanan 3 sanık hakkındaki dava karara bağlandı.
İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuklu yargılanan sanıklar Cüneyt Kan, Haluk Üçoğlu ve Şeref Bekman ile tarafların avukatları katıldı. Duruşmada ifade veren iş yeri sahibi İlker Deniz, olay günü iş yerine gelen sanıklardan Şeref Bekman'ın istediği votka ve meyve suyunu paketleyip kendisine verdiğini belirterek, şunları anlattı:
''Parasını isteyince, 'biz Eşrefpaşa çocuğuyuz, bize haraç vereceksin' dedi. Ben de kendisinden paketi geri alıp, 'paran yoksa vermiyorum' dedim. O da, 'kaybolma şimdi geliyorum' diyerek marketten çıktı. Kısa bir süre sonra yanında diğer iki kişiyle geldi. Haluk Üçoğlu'nun elinde sallama döner bıçağı, Şeref Bekman'da ise satır vardı. İş yerimde bulunan müşteriyi dışarı çıkardılar. Bıçak ve satır ile dükkana zarar verdiler. Ardından votka ve meyve suyunu alıp gittiler.''
Sanık Şeref Bekman ise ifadesinde üzerine atılı suçlamayı kabul etmedi.
Marketten daha önceden de alışveriş yaptığını, kendisinin de aynı yerde iş yeri olduğunu kaydeden Bekman, ''Ben de esnafım. Olay günü içki almak için içeri girdim. İstediğim içkinin fiyatı pahalı geldi. Normal fiyatın üstünde satılmasından dolayı aramızda tartışma çıktı. Bunlar kamera kayıtlarında da mevcuttur. Ardından iş yerime gittim. Satırla gelmemin nedeni biraz korkutmaktı. Olay yanlış anlaşıldı. Ben kimseyi tehdit etmedim. Takdiri mahkemeye bırakıyorum'' diye konuştu.
Diğer sanıklar da suçlamaları kabul etmedi.
Mahkeme heyeti, ''yağma ve gasp'' suçunu işledikleri gerekçesiyle sanıklardan Şeref Bekman ve Haluk Üçoğlu'nu 10 yıl 10'ar ay, Cüneyt Kan'ı ise 10 yıl hapis cezasına çarptırdı.
|
|
|
| CHP'de istifa sesleri yükseliyor |
|
Yazar: MaSaL - 06-14-2011, Saat: 10:18 AM - Forum: Güncel Haberler
- Yorumlar (1)
|
 |
CHP'de istifa sesleri yükseliyor

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Parti Meclisi (PM) Üyesi ve CHP Diyarbakır eski milletvekili Mesut Değer, partilerinin 12 Haziran seçimlerinde başarısız olduğunu, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun 'Başarısız olursam giderim' sözünü hatırlatarak, "Topluma verdiği sözü inandırıcılığı açısından, Genel Başkanın gereğini yapmasına davet ediyoruz" dedi.
CHP PM üyesi ve CHP Diyarbakır eski milletvekili Mesut Değer, CHP İl Başkanlığı'nda basın mensupları ile bir araya geldi. Gazetecilere açıklamalarda bulunan Değer, partilerinin 12 Haziran seçimlerinde başarısız olduklarını söyledi. Bundan dolayı Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun, kendi söz verdiği, kendisinin medyada basında mitinglerde, kamuoyunda, halkta, söylem olarak ortaya koyduğu, 'Başarısız olursam giderim' sözünün gereğini yapması gerektiğini ifade eden Değer, "Kendi topluma verdiği sözü
inandırıcılığı açısından kendisinin gereğini yapmasını beklediğimizi ve gereğini yapmasına davet ediyoruz. Biz 2011 12 Haziran seçimlerine girdiğimizde, Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) ve Barış ve Demokrasi Partisi'nin (BDP) bir çatışması ortadaydı. Bir gerginlik vardı. Her ikisinin de CHP'ye bir saldırısı söz konusu değildi. AK Parti'nin adayları günlerce tartışıldı. İthal şeklinde. Özellikle medyanın Kemal Kılıçdaroğlu'na desteği vardı. CHP'de yeni yapılan bir değişiklik ile de söz konusu bir olumlu hava vardı. 2002'de biz Diyarbakır'da yüzde 2 oy alırken 2011'de yüzde 1,8 oranında oy aldık. Bu başarısızlıkta bakın aday adaylarımızın getirdiği herhangi bir getiri yoktur 12 Haziran'da alınan oylarda. Adaylarımız kendi ilçelerinde seçim bürolarını açmamışlardır. Seçim bölgelerinde CHP bayrağı da asmamışlardır. Hiçbir ilçede seçim çalışması da yapmamışlardır. Şehir merkezindeki 1340, 1120, 1274 numaralı sandıklar Sezgin Tanrıkulu'nun ailesinin oy kullandığı sandıklar. Tanrıkulu'nun Kulp'taki kendi
köyleridir. Bu köylerden CHP sıfır oy almıştır. Sandıklarda 19 Tanrıkulu ailesinden oy kullanılmış CHP 9 ve 5 oy almıştır" dedi. 12 Haziran'da CHP'nin başarısız olduğunu kaydeden Değer şöyle devam etti:
"Başarısızlığımızın nedenlerinden biri eski CHP yeni CHP ayrımının yapılmasıdır. Geçmişini inkar edenler asla muvaffak olamaz. Eskiler dışlandı, inkar edildi, yok sayıldı, oy almıyor, halkın desteği yoktur denildi. 12 Haziran'a giderken de eskiler çalıştı. Eski Genel Başkan Deniz Baykal istifa ederken CHP'nin oy oranı yüzde 28 idi. Şimdi yüzde 25,9."
Canan Arıtman: Kılıçdaroğlu faturayı ödemek durumunda
Seçim sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte CHP içinden muhalif sesler yükselmeye başladı. Partinin aldığı yüzde 26 oy oranından memnun kalmayan CHP'liler Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'na istifa çağrısında bulunmaya başladı. Deniz Baykal'ın ekibinden İzmir eski Milletvekili Canan Arıtman ile eski il başkanları Ekrem Bulgun ve Kemal Karataş, Kemal Kılıçdaroğlu'nun genel başkanlık görevinden derhal istifa etmesini istiyor. Parti içi muhalefet Kılıçdaroğlu'nun başarı olarak gördüğü milletvekili sayısıyla 3,5 milyon oy artışını başarı kabul etmiyor.
CHP'de ortaya çıkan manzaraya en sert tepki Canan Arıtman'dan geldi. Arıtman, seçimdeki başarısızlığın faturasını Kılıçdaroğlu'na keserek, "Sayın Kılıçdaroğlu, faturayı ödemek durumundadır. Ödemeyene ödetirler." dedi. Yeni CHP'nin, Baykal'ın genel başkanlık yaptığı dönemde bıraktığı rakamları bile tutturamadığını iddia eden Arıtman, şöyle konuştu: "Sayın Baykal, son MYK toplantısında bize bir kamuoyu anketi açıklamıştı. Buna göre partinin oy oranı yüzde 28,7'ydi. Şimdiki sonuç, eskiye oranla düşük kaldı. Kemal Kılıçdaroğlu partinin başına geldiğinde, esen rüzgârın da etkisiyle yüzde 32–33 oy oranına ulaşmıştık. Kendisi, hedefinin yüzde 40 olduğunu söylemişti."
Genel Baykan Kılıçdaroğlu'na, 'oy oranı yüzde 30'u geçemezse istifa ederim' sözünü hatırlatan Arıtman, "Hattâ bir ara yüzde 40 çıtası koyup bu oranı yakalayamaması halinde ekibiyle birlikte bırakacağını söylemişti. Manzara ortada, sözlerini tutsun ve partideki görevinden istifa etsin." diyerek istifa çağrısını yineledi. Arıtman, kurultay için imza kampanyası başlayabileceğini ifade etti.
CHP İzmir eski İl Başkanı Kemal Karataş da Deniz Baykal'ın CHP'yi iktidar yapamadığı iddiasıyla Kılıçdaroğlu'nun genel başkanlığa getirildiğini ifade etti. İddiasını gerçekleştiremeyenlerin istifa etmesi gerektiğini savunan Karataş, "Yeni CHP, başarısız olmuştur. İzmir'de AK Parti ile makas kapandı. Sahillerde de geriye düştü. İnat ederek kendini başarılı göstermeye çalışan yöneticiler istifa etmelidir. Kurultay toplanmalı, yeni bir örgüt yapısı ortaya çıkarılmalıdır." açıklamasında bulundu.
Karataş, milletvekili sayısının artmasını seçim sistemine, oy oranındaki artışı ise yeni seçmene bağladı: "Sayın Kılıçdaroğlu, ekibiyle birlikte görevi bırakmalıdır. CHP'yi iktidar yapacağına söz verdi. Şimdi seçmen sayısının artmış olmasıyla 3,5 milyon oy fazla almasının arkasına sığınamaz. AKP de oyunu 5 milyon arttırmıştır. Kılıçdaroğlu, AK Parti'ye geriletseydi başarı sayılırdı. Baykal'a 'Bırakmıyor' diyorlardı, bu da bırakmıyor. 'Ben başarısız oldum, bırakıyorum' demelidir." diye konuştu.
Eski İl Başkanı Ekrem Bulgun da ortada bir başarı göremediğini dile getirdi. CHP'de artan oyların DYP kökenli olduğunu savunan Bulgun, şöyle konuştu: "Türkiye çapında başarı yok. Oylarımız artmış, seçmen sayısı artmış. Kurultay söylentileri duyuyorum. 'İmza toplayacağız' diyenler var. Kim organize edecek bilemiyorum."
CHP’de muhalif kanat Kılıçdaroğlu’nu başarısız buldu
CHP'de Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'na muhalif isimler 12 Haziran Genel Seçimleri'nde alınan yüzde 26 oy oranını hayal kırıklığı olarak değerlendirdi. Kılıçdaroğlu yönetimini başarısız bulan CHP'li Mustafa Özyürek, "Parti daha iyi bir oy almalıydı. Fakat maalesef 2009'da elde ettiği oy oranının altında kaldı." dedi.
Kılıçdaroğlu'nun yüzde 26 oy oranını başarı olarak gördüğünü vurğulayan Özyürek, "Zannediyorum kendilerinin ve Merkez Yönetim Kurulu'nun bir kurultay talebi olmayacaktır. Çok üzgünüm, çünkü seçimlerde örgütlerin yer almadığı bir milletvekili listesi ile karşı karşıya kaldık. Bununla ilgili örgütler gerekli değerlendirmeleri yapıp aralarında imza topladıkları takdirde kurultaya gidilebilir." ifadelerini kullandı.
CHP'nin eski milletvekillerinden Esfender Korkmaz da Kemal Kılıçdaroğlu'nun 12 Haziran seçimlerinde başarı elde edemediğini savundu. Bunu AK Parti'nin yüzde 50'yi bulan oy oranına bağladı. Korkmaz, "Bakın nüfus artıyor. Kılıçdaroğlu, 2009'a göre karşılaştırma yapmıyor, 2007'ye göre yapıyor. Biz, 2009 Yerel Seçimleri'nde yüzde 27,8 oy aldık. Gelinen aşamada İstanbulda 7 puan geriledik. Dolayısıyla olay CHP'de bitiyor, Kılıçdaroğlu'nda değil." yorumunu yaptı.
Kılıçdaroğlu'nun parti örgütünü dışladığını öne süren Korkmaz, bu durumun hedeflerin yakalanmasını engellediğini kaydetti. Korkmaz, "Kendisi yüzde 40 hedef koydu. Bunun yanında arada çok makas olursa istifa edeceğini taahhüt etti. 40 ile 26 arasında tam 14 puan fark var. Bu önemli, muhakkak toplumda soru işaretlerine sebep olacaktır." dedi. CHP'li Esfender Korkmaz sözlerine şöyle devam etti.
"Maalesef yeni CHP tutmadı. Toplumdan gereken ilgiyi ve karşılığı görmedi. Parti vakit kaybetmeden hakiki hüviyetine dönmelidir, çünkü bir insanın yahut bir grubun kafasındaki siyasi teşekkül değildir. Dün Kemal Kılıçdaroğlu, sonuçları kısa zamanda masaya yatıracağını belirtiyor, başarıları ve başarısızlıkları göz önünde bulundurup, gerekeni yapacağını aktarıyor. Ama başarı ve başarısızlığın kendinde olduğunu bilmiyor."
Korkmaz, CHP'nin bir vizyonu ve misyonu olduğunu vurgularken de kurultaya örgütün karar vereceğini ifade etti.
|
|
|
| Ortada bir sabotaj var |
|
Yazar: MaSaL - 06-14-2011, Saat: 10:16 AM - Forum: Güncel Haberler
- Yorumlar (1)
|
 |
Ortada bir sabotaj var
[url="http://www.stargazete.com/guncel/ortada-bir-sabotaj-var-haber-358655.htm#"]
[/url]

Eti Gümüş A.Ş. Genel Müdürü Ergun Kılıç, Kütahya'nın Tavşanlı ilçesine bağlı Dulkadir köyünün içme suyuna siyanür karıştığı iddiasına ilişkin, ortada bir sabotaj olduğunu iddia ederek, ''Dün öğleden sonra nasıl olmuşsa biri gitmiş, fabrikanın özelleştirilmesinden bu yana gerektiğinde Dulkadir köyüne su verilen ve iki aydır tamamen kapalı olan hattın vanasını açmış'' dedi.
Kılıç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Dulkadir köyünden bazı kişilerin siyanürlü suyu içerek öldüğüne ilişkin çeşitli internet sitelerinde yer verilen haberlerin asılsız olduğunu söyledi. Fabrikanın özelleştirilmesinden önce köye su sağlanan ve zaman zaman açık tutulan hattın iki aydır kapalı olduğunu, buradan köye su verilmediğini belirten Kılıç, şöyle konuştu:
''Ortada bir sabotaj var. Dulkadir köyüne giden bir su hattı var. Dün öğleden sonra nasıl olmuşsa biri gitmiş, fabrikanın özelleştirilmesinden bu yana gerektiğinde Dulkadir köyüne su verilen ve iki aydır tamamen kapalı olan hattın vanasını açmış. O hatta bizim içme suyu hattımızın dışında, özelleştirmeden önce devletin yaptığı bir şebeke suyu var. O vanayı kim açmış bilmiyoruz. Oraya gönderdiğimiz bir içme suyu yok. Regülatör suyu ile bir bağlantımız yok. Depolar boş, hiçbir şekilde depoda su yok. Bunlar İl Sağlık Müdürlüğü tarafından tespit edildi. Durup dururken havuzdaki siyanürlü suyu, vanayı açıp köye verir miyiz? Ne olduğunu araştırıyoruz.''
-KÖYÜN BULUNDUÄžU ALANIN SATIN ALINMASI GİRİŞİMİ-
Kılıç, akla hayale gelmeyecek bir durum yaşandığını, bunun bir ''suikast'' olduğunu söyledi.
Hem güvenlik güçleri hem de kendilerinin şüphelendikleri kişiler olduğunu dile getiren Kılıç, ''Bu suyun kesinlikle Dulkadir'e gitmemesi gerekiyor. Fabrika dışından olması muhtemel kişi veya kişilerce vana açılmış. Bu su, işletme içerisinde kullanılıyordu ve bu olay meydana geldi'' diye konuştu.
Kılıç, devlet kurumlarının kendilerinden Dulkadir köyünün bulunduğu alanı satın almalarını istediğini, bunu yapmazlarsa kamulaştıracaklarını söylediklerini anlattı.
Bunun üzerine köylülerle görüştüklerini bildiren Kılıç, ''Orada dağdan gelen arsenik sorunu var ve bizimle hiçbir alakası yok. Köylüler, köyü terk etmek istediklerini söylediler. 100'den fazla dönümlük bir alan söz konusu. Köylülere, burayı alabileceğimizi söyledik. Bize geldiler ve aile başı yüklü miktarlarda para istediler. Bu sabotaj, bazı kişilerin bizden para koparmak için yaptığı bir iş'' dedi.
|
|
|
|