:: Duygusuz.com - Dostluk ve Arkadaşlık Sitesi
Hoşgeldin, Ziyaretçi
Sitemizden yararlanabilmek için Kayıt olmalısınız.

Kullanıcı Adınız:
  

Şifreniz:
  





Forumda Ara

(Gelişmiş Arama)

Forum İstatistikleri
» Toplam Üyeler: 16,694
» Son Üye: ymptk22
» Toplam Konular: 98,581
» Toplam Yorumlar: 1,065,560

Detaylı İstatistikler

Kimler Çevrimiçi
Toplam: 205 kullanıcı aktif
» 0 Kayıtlı
» 200 Ziyaretçi
Applebot, Baidu, Bing, GoogleBot, Yandex

Son Aktiviteler
Atatürk'ün Çocukluk Anıla...
Forum: Hayatı ve Anıları
Son Yorum: Serdar102
03-28-2026, Saat: 09:08 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 66
Mavi'ye..
Forum: Aşk Hikayeleri
Son Yorum: SunSet
03-11-2026, Saat: 08:23 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 121
Keloğlan Çataltepe Tekfur...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:45 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 217
Kısa Keloğlan Masalları -...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:26 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 183
Keloğlan Ve Pinokyo - Ser...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:22 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 164
Dev Hamsi - Serdar Yıldır...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:19 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 157
Diş Hekiminin Aşkı - Serd...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:18 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 157
İslam Toplumu, İşte Böyle...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
01-10-2026, Saat: 05:07 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 208
Keloğlan Leyleklerin Padi...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
01-07-2026, Saat: 02:21 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 246
Yahudiler Dünyayı, İnancı...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
01-07-2026, Saat: 10:20 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 199

 
  Aslan 25.06.2011
Yazar: ÐŽeşaren - 06-25-2011, Saat: 01:56 AM - Forum: Aslan - Yorum Yok

Mesleki anlamda değişen şartlardan rahatsız olabilirsiniz. Farklı olmayı sevdiğiniz halde, bazı alışkanlıklarınızın elinizin altından kaymasına tahammül edemiyorsunuz. Bugün, birçok fikir çatışması söz konusu olabilir. Maddi konularla ilgili emeğinizin karşılığını almanız mümkün fakat siz, yine de tatmin olamayacaksınız.

Bu konuyu yazdır

  Yengeç 25.06.2011
Yazar: ÐŽeşaren - 06-25-2011, Saat: 01:55 AM - Forum: Yengeç - Yorum Yok

Duygusal ilişiklerinizde yaşadığınız çatışmaları çalışma arkadaşlarınıza olumsuz bir şekilde yansıtabilirsiniz. Siz; denge insanısınız ve bu tür davranışlarınız çevrenizde tepki oluşmasına neden oluyor. Bugün, Ay'ın konumu; maddi konuların önem kazanacağını ve bir takım araştırmalar içinde olacağınızı gösteriyor.

Bu konuyu yazdır

  İkizler 25.06.2011
Yazar: ÐŽeşaren - 06-25-2011, Saat: 01:54 AM - Forum: İkizler - Yorum Yok

Bugün, yakın ilişki içinde olduğunuz kişilerle fikir alış verişi içinde olmanıza rağmen en son sözü siz söylemek istiyorsunuz. Dış görünüşünüzün sakinliği çevrenizdeki kişilerin yanılmasına neden oluyor. Kendinizi aşırı zorluyorsunuz.

Bu konuyu yazdır

  Boğa 25.06.2011
Yazar: ÐŽeşaren - 06-25-2011, Saat: 01:52 AM - Forum: Boğa - Yorumlar (1)

Çevrenizde farklı koşulların çalışma sistemlerini merak edeceğiniz bir gün. Duygu dünyanızı çevrenize kapatabilirsiniz. Arkadaşlarınızın sizin düşüncelerinizi merak etmelerine neden olacağınız için de, kendinize dönük çalışmalar yapacaksınız. Bilinçaltınızı etkileyen Ay, melankolik yönlerinizi daha da belirginleştiriyor

Bu konuyu yazdır

  Koç 25.06.2011
Yazar: ÐŽeşaren - 06-25-2011, Saat: 01:50 AM - Forum: Koç - Yorum Yok

Çevrenizle iş birliği içinde olduğunuz zaman, başarı grafiğiniz daha da artıyor. Bugün olumlu bir performans sergilemek istiyorsanız, karşınızdaki kişilerle aranızda oluşan soğuk savaşa bir an önce son vermelisiniz. Sağlığınıza biraz özen göstermelisiniz. Bugün mideniz çok hassas. Yediklerinize dikkat edin.

Bu konuyu yazdır

  İki Sır'rın Dost Kahvesi
Yazar: Alem-i Sı@r - 06-24-2011, Saat: 03:56 PM - Forum: Aşk Hikayeleri - Yorumlar (7)

[FONT=&quot]İKİ SIR’RIN DOST KAHVESİ[/FONT]

[FONT=&quot] Âlem-i Sır içerisinde bulunan bazı sırlar, sanal âlemin içinde tanışıp dost olmuşlar. O sanal âlemde tanışmak, yaşam [/FONT]
[FONT=&quot]âleminde tanışmak gibi olmadığı için henüz karşı karşıya gelip, yüz yüze görüşüp tanışamamışlar. Sadece sanal âlemde, [/FONT]
[FONT=&quot]sanal mektuplaşmak gibi birbirleriyle yazışmışlar. Bu dostların, o sanal âlemdeki adları; “Alem-i Sır” diğerinin adı ise, [/FONT]
[FONT=&quot]SIR” dır. [/FONT]
[FONT=&quot] Âlem-i Sır içerisinde ve onun içinde bulunan, insanoğlunun yaptığı ve meydana getirdiği bir sanal âlem var ki, orada [/FONT]
[FONT=&quot]güvenilir bir dost veya arkadaş bulmak, nerdeyse imkânsızdır. Ama bazı insanlar, lutf-i ilâhî den kaynaklanan ve [/FONT]
[FONT=&quot]onların şansına sunulan bu imkândan yararlanarak, dost veya samimi arkadaş olabiliyorlar. Bu iki sır olan arkadaşlarda, [/FONT]
[FONT=&quot]bundan dolayı tanışarak dost olmuşlar. Arada bir sanal âlemdeki kendi özel (msn) lerin de karşılıklı sohbetleriyle konuşarak [/FONT]
[FONT=&quot]dertleşip, muhabbet ederdiler. Bir gün yine konuşlarken, sohbetleri içerisinde Alem-i Sır karşısındaki dostu olan SIR’a derki; [/FONT]
[FONT=&quot]“Dostum SIR hadi gel Âlem-i Gönül dünyamızda, seninle dost mekânında oturup bir Ehl-i Keyf dost kahvesi içelim ve sohbet-i [/FONT]
[FONT=&quot]muhabbet eyleyelim. Ne dersin?” SIR da, dostunun davetini kabul eder ve Âlem-i Gönül dünyasındaki, o dost mekânına gelmek[/FONT]
[FONT=&quot]ister. Bu davet, manevi bir davet ve mekân olduğu için oraya ancak; sevgi, güven ve hoşgörü ile manevi bedenler gelir. O [/FONT]
[FONT=&quot]mekânda, birçok seven ve sevilenler sohbet-i muhabbet eylemektedirler. [/FONT]
[FONT=&quot] SIR ile Alem-i Sır bir süre sonra, bu davet üzerine birden kendilerini çok güzel ve değişik bir manevi âlemde bulurlar. Yani, [/FONT]
[FONT=&quot]Âlem-i Gönül dünyasındaki o sohbet edecekleri, dost mekânında bir masada karşılıklı otururken buluşurlar. Selâmlaşarak, orada [/FONT]
[FONT=&quot]değişik bir tanışmayla sohbetlerine başlarlar. Sohbetleri esnasında, Ehl-i Keyf dost kahvesini içmek isterler ve anında birer [/FONT]
[FONT=&quot]tane kahve önlerinde var olur. Onlarda bu dost kahvesini hem içerler, hem de sohbet etmeye devam ederler. Sanki uzun [/FONT]
[FONT=&quot]zaman öncesinden, bu iki dost tanışıktır ve hiç şaşırmadan oradaki buluşmalarında, bundan söz açmazlar. Sohbetleri esnasında konuştukları, sadece bugüne kadarki hayatlarında yaşadıkları ilginç konulardır. Bu dost mekânındaki, sohbet-i muhabbetlerini[/FONT]
[FONT=&quot]kendilerinden başka hiç kimse bilemez. Evet, bir süre sonra Ehli Keyf kahvelerini içerken, yaptıkları sohbet-i muhabbetleri [/FONT]
[FONT=&quot]biter. Bu her iki dost, birden kendilerine gelir ve gerçek âlemde, yani bu yaşadıkları dünyada birden kendilerini bulurlar. Her [/FONT]
[FONT=&quot]ikisi de ayrı, ayrı yerlerde ve şehirlerde yaşamaktadırlar. Sanki o an uyur gibi bir dalgınlık içerisine girmişler ve uyanıp [/FONT]
[FONT=&quot]kendilerine gelmişler. Kendilerine geldiklerinde birde ne görsünler, odalarında ve üzerinde bilgisayarlarının olduğu masalarında [/FONT]
[FONT=&quot]ve önlerinde birer boş içilmiş kahve fincanları var. Bilgisayarları açık fakat sadece çalışır görüntüde bulunuyor. Başka hiçbir şey [/FONT]
[FONT=&quot]aktif değil ve durgundur. Biraz şaşkınlık ve şok geçirdikten sonra, Âlem-i Gönül dünyasındaki o dost mekânında oturup karşılıklı[/FONT]
[FONT=&quot]Ehl-i Keyf dost kahvelerini, sohbet-i muhabbetlerinde içtiklerini anlarlar. [/FONT]

[FONT=&quot]YAZAR[/FONT]
[FONT=&quot]Alem-i Sır[/FONT]

BEKLEMEK YORDU!



Evet, beklemek yordu bizleri

Duygularımız ile olan hisleri

Yavaş, yavaş yok ediyor bizleri

Hani nerede o dostluk kahveleri



Beklemek yordu bir hayat boyu!

Bir dost elinden kahve içiliyor mu?



Dostluk ve sohbet kahvelerini

İçmek dost elinden, olsa bizi..

Muhabbetin tadıyla alsa bizleri

Âlem-i Gönül dünyamızda misafir!



Beklemek yordu bir hayat boyu!

Bir dost elinden kahve içiliyor mu?



Bu dünyada beklemek neden?

Durakta beklemek gibimi bilmem!

Bilet hazır zamanını bekliyorum

Bu arada bir dost kahvesi içelim!



Beklemek yordu bir hayat boyu!

Bir dost elinden kahve içiliyor mu?



Neyse artık kahvelerimiz olsun

Fincanlarımız kahveyle dolsun

İçelim köpüğünden huzur bulsun

Gönülden sevgiyle sohbet olsun!



Alem-i Sır
[FONT=&quot]* * *[/FONT]
Ehlî: Munis, alışık. Yabancı olmayan. Kendisi ile ünsiyet edilen.
Keyf: Afiyet, sağlık, sıhhat. Memnunluk, hoşlanma. Neş'e, sevinç, sürur. Mizaç, tabiat. İstek, taleb, arzu, heves. Gönül açıklığı.
Ünsiyet:Alışkanlık, dostluk. Birlikte düşüp kalkmak. Ahbablık.
Lutf-i ilâhî: Allah'ın ihsanı.
İhsân: 1. İyilik etme. 2 : Bağış, bağışlama. 3. Sağlamlaştırma.

Bu konuyu yazdır

  Eyvallah !!
Yazar: mavisben - 06-24-2011, Saat: 12:37 PM - Forum: Güzel Sözler - Yorumlar (2)

Evvelallah !
Aşk-ı şeyda uğruna yanmayı da biliriz,
Âlem-i ekberde taş olup susmayı da…

Bu konuyu yazdır

  Duygular Olgular Bulgular Karşıtı Sonuçlar!
Yazar: Alem-i Sı@r - 06-24-2011, Saat: 11:29 AM - Forum: Kendi Şiirleriniz - Yorumlar (3)

Duygular, Bulgular, Olgular Karşıtı Sonuçlar!

Ben seni çok iyi anlıyorum da,

Sen beni, anlayabiliyor musun, acaba?

Yoksa ben mi anlatamıyorum sana,

İçimdeki o duygularımı, acaba?


Kime diyorsun sen bunları, be âşık!

Kiminle konuşuyorsun, bunlar karmakarışık!


Ah bu duygular, nereden ve nasıl oluşular?

Her canlının duygusu var mıdır, nasıldırlar?

Bazen o duygularımız, bizi fethederler.

Bazen de, bizi o duygular mahvederler.


Kime diyorsun sen bunları, be âşık!

Kiminle konuşuyorsun, bunlar karmakarışık!


Kalbim öyle çarpıyor ki, kan beynime vuruyor.

Gözlerim kararıyor, başım dönüyor.

Sanki bambaşka bir âlemden, çağrı geliyor.

Ben, beni kaybedip gidiyorum, nereye bilinmiyor!


Kime diyorsun sen bunları, be âşık!

Kiminle konuşuyorsun, bunlar karmakarışık!


İki âlem arasında bir yer, istekle gidilmiyor.

Gidilse bile, giden de asla keşfedemiyor.

Beden nasıl, bilinç nasıl, zihin ne oluyor.

Merak eylediğim ise; bana, o an ne oluyor?


Kime diyorsun sen bunları, be âşık!

Kiminle konuşuyorsun, bunlar karmakarışık!


Alem-i Sır der; ey âşık, bunlar senin duyguların.

Diyecek, sohbet edecek, var mı bulguların?

Var olduğu halde, ortaya çıkarabilecek olguların.

Yoksa katlanacaksın artık, karşıtı sonuçların!


Alem-i Sır

* * *
Zihin: Canlının duygu ve davranışlar dışındaki ruhsal süreç ve etkinliklerinin bütünü.
Bilinç: 1.İnsanın kendisini ve çevresini tanıma yeteneği, şuur. 2. Bir toplumdaki ruhsal etkinliklerin veya ruhsal durumların bütünü. 3. Dimağ. 4. mec. Temel bilgi, temel görüş. 5. ruh b. Algı ve bilgilerin zihinde duru ve aydınlık olarak izlenme süreci, şuur.
Bulgu: Var olduğu hâlde bilinmeyeni bulup ortaya çıkarma işi ve bu işin sonunda elde edilen şey.
Olgu: Birtakım olayların dayandığı sebep veya bu sebeplerin yol açtığı sonuç, vakıa. Edebî eserlerde olayı geliştiren davranış, iş.

Bu konuyu yazdır

  Bir Cezaevinde, Tecritteki Adamın Mektupları
Yazar: Aydos37 - 06-24-2011, Saat: 10:12 AM - Forum: Şiirler - Yorumlar (1)

1
Senin adını
kol saatımın kayışına tırnağımla kazıdım.
Malum ya, bulunduğum yerde
ne sapı sedefli bir çakı var,
(bizlere âlâtı-katıa verilmez),
ne de başı bulutlarda bir çınar.
Belki avluda bir ağaç bulunur ama
gökyüzünü başımın üstünde görmek
bana yasak...
Burası benden başka kaç insanın evidir?
Bilmiyorum.
Ben bir başıma onlardan uzağım,
hep birlikte onlar benden uzak.
Bana kendimden başkasıyla konuşmak
yasak.
Ben de kendi kendimle konuşuyorum.
Fakat çok can sıkıcı bulduğumdan sohbetimi
şarkı söylüyorum karıcığım.
Hem, ne dersin,
o berbat, ayarsız sesim
öyle bir dokunuyor ki içime
yüreğim parçalanıyor.
Ve tıpkı o eski
acıklı hikâyelerdeki
yalnayak, karlı yollara düşmüş, yetim bir çocuk gibi bu yürek,
mavi gözleri ıslak
kırmızı, küçücük burnunu çekerek
senin bağrına sokulmak istiyor.
Yüzümü kızartmıyor benim
onun bu an
böyle zayıf
böyle hodbin
böyle sadece insan
oluşu.

Belki bu hâlin
fizyolojik, psikolojik filân izahı vardır.
Belki de sebep buna
bana aylardır
kendi sesimden başka insan sesi duyurmayan
bu demirli pencere
bu toprak testi
bu dört duvardır...

Saat beş, karıcığım.
Dışarda susuzluğu
acayip fısıltısı
toprak damı
ve sonsuzluğun ortasında kımıldanmadan duran
bir sakat ve sıska atıyla,
yani, kederden çıldırtmak için içerdeki adamı
dışarda bütün ustalığı, bütün takım taklavatıyla
ağaçsız boşluğa kıpkızıl inmekte bir bozkır akşamı.


Bugün de apansız gece olacaktır.
Bir ışık dolaşacak yanında sakat, sıska atın.
Ve şimdi karşımda haşin bir erkek ölüsü gibi yatan
bu ümitsiz tabiatın
ağaçsız boşluğuna bir anda yıldızlar dolacaktır.
Yine o malum sonuna erdik demektir işin,
yani bugün de mükellef bir daüssıla için
yine her şey yerli yerinde işte, her şey tamam.
Ben,
ben içerdeki adam
yine mutad hünerimi göstereceğim
ve çocukluk günlerimin ince sazıyla
suzinâk makamından bir şarkı ağzıyla
yine billâhi kahredecek dil-i nâşÃ¢dımı
seni böyle uzak,
seni dumanlı, eğri bir aynadan seyreder gibi
kafamın içinde duymak...

2
Dışarda bahar geldi karıcığım, bahar.
Dışarda, bozkırın üstünde birdenbire
taze toprak kokusu, kuş sesleri ve saire...
Dışarda bahar geldi karıcığım, bahar,
dışarda bozkırın üstünde pırıltılar...
Ve içerde artık böcekleriyle canlanan kerevet,
suyu donmayan testi
ve sabahları çimentonun üstünde güneş...
Güneş,
artık o her gün öğle vaktine kadar,
bana yakın, benden uzak,
sönerek, ışıldayarak
yürür...
Ve gün ikindiye döner, gölgeler düşer duvarlara,
başlar tutuşmaya demirli pencerenin camı :
dışarda akşam olur,
bulutsuz bir bahar akşamı...
İşte içerde baharın en kötü saatı budur asıl.
Velhasıl
o pul pul ışıltılı derisi, ateşten gözleriyle
bilhassa baharda ram eder kendine içerdeki adamı
hürriyet denen ifrit...
Bu bittecrübe sabit, karıcığım,
bittecrübe sabit...

3
Bugün pazar.
Bugün beni ilk defa güneşe çıkardılar.
Ve ben ömrümde ilk defa gökyüzünün bu kadar benden uzak
bu kadar mavi
bu kadar geniş olduğuna şaşarak
kımıldanmadan durdum.
Sonra saygıyla toprağa oturdum,
dayadım sırtımı duvara.
Bu anda ne düşmek dalgalara,
bu anda ne kavga, ne hürriyet, ne karım.
Toprak, güneş ve ben...
Bahtiyarım...

Bu konuyu yazdır

  Çocuklarımıza Nasihat
Yazar: Aydos37 - 06-24-2011, Saat: 10:11 AM - Forum: Şiirler - Yorumlar (1)

Hakkındır yaramazlık.
Dik duvarlara tırman
yüksek ağaçlara çık.
Usta bir kaplan
gibi kullansın elin
yerde yıldırım gibi giden bisikletini..
Ve din dersleri hocasının resmini yapan
kurşunkaleminle yık
Mızraklı İlmihalin
yeşil sarıklı iskeletini..
Sen kendi cennetini
kara toprağın üstünde kur.
Coğrafya kitabıyla sustur,
seni "Hilkati Âdem"le aldatanı..
Sen sade toprağı tanı
toprağa inan.
Ayırdetme öz anandan
toprak ananı.
Toprağı sev
anan kadar...

Bu konuyu yazdır

  Tarih: 04-11-2026, 02:37 AM