| Hoşgeldin, Ziyaretçi |
Sitemizden yararlanabilmek için Kayıt olmalısınız.
|
| Kimler Çevrimiçi |
Toplam: 182 kullanıcı aktif » 0 Kayıtlı » 178 Ziyaretçi Applebot, Baidu, GoogleBot, Yandex
|
| Son Aktiviteler |
Bir Demet Söz
Forum: Güzel Sözler
Son Yorum: SunSet
05-07-2026, Saat: 11:22 AM
» Yorumlar: 70
» Okunma: 10,504
|
Kur’an’da Allah Zekâtı, M...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
05-03-2026, Saat: 11:57 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 48
|
İslam’ı Yaşarken İzlediği...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-30-2026, Saat: 01:06 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 42
|
Allah’ın Bizlere Güvendiğ...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-25-2026, Saat: 11:04 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 67
|
Allah’ın Dini İslam’ı Yaş...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-24-2026, Saat: 12:01 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 63
|
Saff Suresi 6. Ayet Üzeri...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-18-2026, Saat: 12:14 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 63
|
Namaz Dinin Direği Midir?
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-13-2026, Saat: 10:12 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 78
|
Atatürk'ün Çocukluk Anıla...
Forum: Hayatı ve Anıları
Son Yorum: Serdar102
03-28-2026, Saat: 09:08 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 131
|
Mavi'ye..
Forum: Aşk Hikayeleri
Son Yorum: SunSet
03-11-2026, Saat: 08:23 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 214
|
Keloğlan Çataltepe Tekfur...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:45 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 388
|
|
|
| Yumduğumda gözlerimi, dopdolu olacağım seninle. |
|
Yazar: acemhe - 12-12-2010, Saat: 06:52 PM - Forum: Aşk Mektupları
- Yorum Yok
|
 |
Göndermeyeceğim bir mektuba başlıyorum yine. Yine bir yola koyulmuş, saymaya başlıyorum kesik yol çizgilerini. Birleştirip upuzun bir beyaz şerit oluveriyor, sana çıkıyor yine sonu.
Henüz terk etmemişken şehrimi, akılma düşüyor şimdiden bıraktığım sıcak ellerin. “Rüya gibi her hatıra, her yaşantı bana.
Ne bulduysa kaybetti gönül aşktan yana.
Ağlama, değmez hayat, yazık göz yaşlarına...” çalıyor fonda ve ben tüm gün kendi kendime bunu mırıldandığımı hatırlıyorum, gülümsüyorum.
Dilimden düşmeyen bu şarkının bulması gibi beni burda, tüm bunların da henüz bilmediğim ve belki de hiçbir zaman anlayamayacağım birer sebebi vardı. Ve hepsi seni taşıyordu üzerinde. Hepsinde sen barınıyordun en çok, sebep sen olmasan da.
Sensiz başlayıp devam eden ve tam ortasında yer ediverdiğin bu günüm şehrim gibi somutluğunun da geride kalmışlığıyla sürüyor işte.
Anlayacağın stoklardan kullanmaya başladım bile.
Yine şekersiz yudumladığım kahvem boğazımı yakıyor ve fark ediyorum ki ellerimde kalan tadından tat alıyor. Henüz kokun uçmadı üzerimden. Görsen, hala sıcaklığın ısıttığın ellerimde.
Sabaha başka bir iklime varmış olacağım.
Güneş önce gözlerine değip, parladıktan sonra saçlarında, günüme doğacak ve aralanıverecek gözlerim seni saklayarak ve özleyeceğim deniz yeşiline çalan gözlerini daha o zamandan.
Eve çoktan varmış olmalısın. Uzatmış ayaklarını bilmem hangi filmi izlerken televizyonda düşünmüyorsan eğer beni, kulakların çınlasın. Aklındaysam şayet, düşsün ateşim yüreğine ve hisset(!) nasıl da seninleyim ben.
Artık uyumalıyım...
Göz kapaklarım geçen geceden de kavuşamamışlığın ağırlığını barındırıyor kirpiklerinin arasında. Hem başka bir iklimin davetlisiyim sabaha, başka yüzlerin ve denizin. Hazırlanmalıyım.
Üzülme sen, sakın..
Yumduğumda gözlerimi, dopdolu olacağım seninle.
Saklısın orda, üşüme...
|
|
|
| Aşk Denemeleri-3 |
|
Yazar: icimdekises - 12-12-2010, Saat: 10:12 AM - Forum: Aşk Hikayeleri
- Yorum Yok
|
 |
Geçen seferin aksine otobüsle değil de Emre’nin arabası ile Belgrat’a gitmeye karar verdiler Mecidiyeköy’den kızları alıp hep beraber Belgrat’a gideceklerdi, ama evdeki hesap çarşıya uymadı cumartesi akşamı Emre’nin takası yine arıza yaptı... Pazar sabahı erkenden yola çıktılar, buluşacakları saatten yarım saat önce Mecidiyeköy’e vardılar. Kızlarda yola erken çıkmıştı Faruk ve Emre den beş dakika sonra onlarda oradaydı. Hep beraber otobüse binip Belgrat’a vardılar. Kızlar akşamdan börek ve kek yapmışlardı. Vardıktan kısa bir zaman sonra ilk buldukları masaya oturup yemeklerini yediler. Belgrat’a gidenler bilirler güzel bir yürüyüş yolu vardır gölün etrafında dönüp uzun bir yürüyüşten sonra başladığın yere dönersin. İşte o yolun başına geldiklerinde Faruk “ters taraflara giderim sonra ortada bir yerde buluşuruz” teklifini yaptı, herkes kabul etti. Ters yönde yürümeye başladılar. Faruk ile Nergis bir süre yürüdükten sonra yorularak bir ağacın altına oturdu. Konuşacak çok şey vardı ama ikisi de konuşmak istemiyorlardı sessizce kuş seslerini dinleyip temiz havayı içlerine çektiler. Sonra ansızın elleri kenetlendi, Faruk Nergis’in yanağına masumca bir öpücük kondurdu. İkinci buluşmalarıydı ama birbirlerini senelerdir tanıyor gibiydiler. Aslında Nergis böyle ilişkilere karşıydı “aşk zamanla oluşur, aşk gelmeden el ele tutuşulması bile yanlış” derdi. Ama şimdi tüm söylediklerinin tersini yapıyordu aşk hiç ummadığı anda hiç ummadığı bir hızda girmişti hayatına. İlk günden Faruk’un onun elini tutması, onu öpmesi rahatsız etmeyi bırak çok hoşuna gitmişti. O da Faruk’un yanağından öptü. Birbirlerine sımsıkı sarıldılar.
Nergis: “Belki inanmayacaksın belki yanlış anlayacak ilk günden mi diyeceksin ama Seni çok Seviyorum canım”
Faruk: “Bizi bizden başkası anlayamaz canım, bende seni çok seviyorum”
O an hiç bitmesin istediler, dünya o an son bulsa ikisi de mutlu ölürlerdi ve o mutluluk sonsuza dek yüzlerinde kalırdı.
Diğer tarafta da Emre ile Neslihan bol bol sohbet etmişler, Emre’de Neslihan’ın elini tutmuştu. Emre çok mutluydu ama Neslihan’ın onun kadar mutlu olmadığını hissediyordu. Biraz yürüdükten sonra Faruk ve Nergis ile karşılaştılar bir süre oturup sohbet ettiler daha sonra başlangıç noktasında buluşmak üzere tekrar ters yönlere hareket ettiler. Başladıkları noktaya ilk Emre ile Neslihan vardı oturup Faruk ile Nergis’i beklemeye başladılar. Aradan bir saat geçti tam merak etmeye başlamışlardı ki Faruk ile Nergis geldi. Gün hızla geçmiş, akşam olmuş dönme vakti gelmişti. Dönüşte Faruk çok neşeliydi durmadan espriler yapıyor, gülüyordu. Emre’de ise arkadaşının tersine durgunluk vardı. Faruk başta önemsemediği bir şey dönüşte iyice dikkatini çekti. Neslihan Emre’den çok Faruk’a bakıyor ona yakın olmaya çalışıyordu. Faruk bunu ilk Mecidiköy’de fark etmiş önemsememiş ama bu tüm gün boyunca tekrarlayınca rahatsız olmuştu, orada sevgilisi Emre dururken her şeyi ona bakarak anlatması arada kaçamak bakışlar atması onu gerçekten rahatsız etmişti. Gün bitmiş ayrılma vakti gelmişti birbirlerine sımsıkı sarılıp ayrıldılar.
Emre ile Faruk kızlar tekrar Belgrat’a gitmek istediklerinde kendi kendilerine neden diye sormuşlardı, neden Belgrat? Günün sonunda anladılar ki kızların içindeki çocuk ölmemişti, o çocuk temiz havayı orman da koşmayı, özgürlüğü seviyordu.
Faruk “bu akşam bende kalıyorsun itiraz istemem” dedi. Emre’de arkadaşıyla konuşmak istiyordu kabul etti. Eve gidip bir şeyler atıştırdıktan sonra sohbet etmeye başladılar. Neslihan’ın hareketlerini Emre’de fark etmişti. Faruk’un hiç ummadığı bir anda “kardeşim bu kızların ikisi de sana hayran Neslihan’ın sana bakışlarını gördün değil mi?” dedi. “Evet gördüm” dedi Faruk “ama bir anlam veremedim doğrusu, sizin gününüz iyi geçmedi galiba” dedi. “Yok dedi Emre ısınamadık birbirimize, ilk günkü heyecanımız yoktu ikimizde de yakınlaşmak istedik aslında ama nasıl anlatayım ruhlarımız kabul etmedi”. “Bundan sonra ne olacak peki diye sordu Faruk” Emre’den hiç ummadığı bir cevap geldi.
“Benim işin olmayacağı belli oldu, sen ikisini beraber idare edeceksin!
|
|
|
| "AŞK" var ya . . . |
|
Yazar: Hasretiim - 12-12-2010, Saat: 02:45 AM - Forum: Aşk (Genel)
- Yorum Yok
|
 |
Ama...
"AŞK" var ya dostum?
"AŞK" baskadır...
Eğer yüreğindeki boşluğun "AŞK" olduğuna inanıyorsan ?
Ve...
Bulduysan "[SIZE=6]O" insanı "O" askı !
Kafandaki sorunun cevabı "O" kişi ise ?
Kaçırma "ONU" sonra çok geç olabilir !
Ne kadar yaşayabileceğini biliyor musun ?
Sarıl "ONA"... Son nefesin gibi... ![/SIZE]
|
|
|
| Tek eksiğimsin |
|
Yazar: history - 12-12-2010, Saat: 02:38 AM - Forum: Aşk (Genel)
- Yorum Yok
|
 |
Aşk yasaksa kim yasaklamış?
Ateş yanmışsa “yakan söndürsün” beni suçlama ne olur!..
Seni uzaktan sevmek aşkların en güzeli değil “en zorudur aşkın”
Seni yaşayamamak sana dokunamamak sana sarılamamak
Seni koklayamamak baharı koklar gibi
Baharın içinde “hanımeli çiçeğini” nefseder gibi
Yasaksa yasak!.. Geç bunları
Bana acı çektirmek serbest mi peki?
Benim geceleri mi azaba çevirmek hak mı hukuk mu?
Suçlu değilsen de “sorumlu” değil misin?
Kastın yoksa da “sebep” değil misin?
Yaşadığım azabın “menşei” sen değil misin?
Sevdiğim kendimden bile gizlediğim gecelere sözlediğim
Deli gibi özlediğim sen değil misin?
Sen değil misin titreten beni
Sıcaklığını duyduğum uğrun uğrun kavrulduğum lime lime yok olduğum
Ah!.. be!..Gül yüzüne kurban olduğum
“Kadınım” diye sarılamadığım
Gözlerine çakılıp kalamadığım
Düşlemekten kendimi alamadığım
Çıplak gecelerin karanlık elbiselerini soyamadığım
Sevmeye bir türlü doyamadığım sen değil misin?
Hayaline feda ettim ben tüm gerçekleri
Dünümü de bu günümü de sana vakfettim yarın var mı düşünmedim bile
Saatlerin tik-takları da saniyelerin anlamı da sensin!..
Sen hatırlandıkça düşünülen değil “unutulmayan nefessin”
Gözlerimde fersin sen kulaklarım de sessin
İçimde bir yangın ve bitmeyen hasretsin
Sen benden içresin yüreğimdesin hücrelerimdesin sen benimlesin
Rüyalarımı paylaştım ben seninle hayallerimi paylaştım
Ben senin için “kadere” sataştım şansla dalaştım!..
Ve senin için ben “Kendime bile savaş açtım!..”
Sen “aşksın” benim için yaşanan karasevdasın
Yalnız aklımda değil yalnız yüreğimde değil
“Alın yazımda bile sen varsın”
Sen “kadınsın” benim için
Tüm duygularımın menzilisin
Sen cennetin benzerisin
Sen “can’sın” benim için
Yaşama sebebimsin canimsın
Kurşun yemiş döşüm kanayan yaramsın
Sen rahmetim
Sen cennetim
Sen servetim
Sen her şeyimsin!..
Ve sen benim bu hayatta ki;
“Tek eksiğimsin!...”
|
|
|
| Sadece "sevmek" yetmediği için, Ağlıyorum ... |
|
Yazar: Hasretiim - 12-12-2010, Saat: 02:12 AM - Forum: Aşk (Genel)
- Yorum Yok
|
 |
Merhaba hüznüm...
Üzerimize bir türlü yakıştıramadığım ayrılık elbisesini giymek zorunda kaldığımız için.
Sadece "sevmek" yetmediği için...
Ağlıyorum ...
İçimdeki kocaman kaosa... Yanılmışlığıma...
Acaba doğru mu yapıyorum-lara...
Ve sen yokken içimi kemiren adını dahi koyamadığıma...
Tükeniyorum gün be gün ...
Sonumuzun olmaması sevgimizin suçu değil biliyorum.
Biliyorum ama ...
Sanmaki kolay vazgeçiyorum senden.
Sanma ki gözlerini silmek kolay gözlerimden yüreğini yüreğimden
Ve sanmaki kolay vazgeçer aklım seni düşünmekten
[SIZE=5]Canım çok acıyor ...
[/SIZE] Varlığınla yoruldum ama yokluğuna da dayanamıyorum işte
Başına buyruk gözyaşlarım dinlemiyor artık beni
Nereye kadar unutmuş rolü oynar yüreğim bilmiyorum
Kaç zaman susar dilim
Kaç gözyaşı eskir yokluğunda ...
|
|
|
| Ben her zaman ağlamam ama sen giderken iş değişiyor . |
|
Yazar: Hasretiim - 12-12-2010, Saat: 02:08 AM - Forum: Aşk (Genel)
- Yorumlar (2)
|
 |
Ben her zaman ağlamam ama sen giderken iş değişiyor .
Bitiyordu.
...
Bitiyordum.
Bana ait ne varsa ya eksiliyor
Eskiyor.
Yaşlanıyorum.
Hiç kurumadan
Güneş yüzü görmeden...
Yaşlanıyorum.
Bir hüznün gölgesindeyim. Adın duyulmuyor ve adımı haykırmıyorsun. Bitmiyor karabasanlarda adını haykırışlar aynı sancıyla geceyi sabaha katışlar yalnızlık!
Bu eksiklikte gel de yaşlanma! Sonra uzak bir ülkeden haberler salıp bilmem hangi gelecek zamanda güzel olacağından bahsediyorsun anların.
Lakin...
Geçiyor ömründen anlar
Anlarda dünler
Bugünler dündeler
Yarınların geleceği de farksız...
Buna rağmen! Koca koca adımlarla sana göndürüyorum damlaları...
dediğim gibi işte;Ben her zaman ağlamam ama sen giderken iş değişiyor .
|
|
|
|