:: Duygusuz.com - Dostluk ve Arkadaşlık Sitesi
Hoşgeldin, Ziyaretçi
Sitemizden yararlanabilmek için Kayıt olmalısınız.

Kullanıcı Adınız:
  

Şifreniz:
  





Forumda Ara

(Gelişmiş Arama)

Forum İstatistikleri
» Toplam Üyeler: 16,695
» Son Üye: floralpops
» Toplam Konular: 98,587
» Toplam Yorumlar: 1,065,567

Detaylı İstatistikler

Kimler Çevrimiçi
Toplam: 165 kullanıcı aktif
» 0 Kayıtlı
» 160 Ziyaretçi
Applebot, Baidu, Bing, GoogleBot, Yandex

Son Aktiviteler
Bir Demet Söz
Forum: Güzel Sözler
Son Yorum: SunSet
05-07-2026, Saat: 11:22 AM
» Yorumlar: 70
» Okunma: 10,503
Kur’an’da Allah Zekâtı, M...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
05-03-2026, Saat: 11:57 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 46
İslam’ı Yaşarken İzlediği...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-30-2026, Saat: 01:06 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 41
Allah’ın Bizlere Güvendiğ...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-25-2026, Saat: 11:04 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 66
Allah’ın Dini İslam’ı Yaş...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-24-2026, Saat: 12:01 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 63
Saff Suresi 6. Ayet Üzeri...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-18-2026, Saat: 12:14 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 63
Namaz Dinin Direği Midir?
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-13-2026, Saat: 10:12 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 78
Atatürk'ün Çocukluk Anıla...
Forum: Hayatı ve Anıları
Son Yorum: Serdar102
03-28-2026, Saat: 09:08 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 130
Mavi'ye..
Forum: Aşk Hikayeleri
Son Yorum: SunSet
03-11-2026, Saat: 08:23 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 214
Keloğlan Çataltepe Tekfur...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:45 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 386

 
  Başak 17.12.2010
Yazar: sıla - 12-17-2010, Saat: 12:49 PM - Forum: Başak - Yorum Yok

Yaşamdan, yaşadıklarınızdan sıkılmış, bunalmış gibisiniz. İsteksizliğiniz, düşük motivasyonunuz, giderek dış dünyadan uzaklaşarak, kendi içinize kapanmanıza neden oluyor. Önünüze gelenleri, size sunulanları değerlendirmeniz gerekir. İşinizle ilgili alacağınız acele kararlar sizi sıkıntıya sokabilir. Düşünmeden adım atmayın. Ekip çalışması, adımlarınızı daha sağlam atmanızda size yol gösterecektir. Unuttuğunuz bir senet ya da ödeme size sorun yaratabilir. Uyku saatlerinizi aksatmayın veriminiz düşüyor.

Bu konuyu yazdır

  Aslan 17.12.2010
Yazar: sıla - 12-17-2010, Saat: 12:49 PM - Forum: Aslan - Yorum Yok

Aşkı artık unuttuğunuzu söylerken kalbiniz yeni biri için çarpmaya başladı. Dostlarınızdan alacağınız destekle, özel yaşantınızla ilgili sağlam kararlar alacaksınız. İş yaşamınızla ilgili gerçekleşmesini istediğiniz olaylar sizi hayal kırıklığına uğratabilir. Kendinizi mutsuz hissedebilirsiniz. Gereksiz yaptığınız harcamalar sizi maddi anlamda kayba uğratacak. Dikkatli ve ölçülü olmanız gereken bir gün. Olayları akışına bırakarak kendinizi duygusal anlamda rahatlatmayı deneyin.

Bu konuyu yazdır

  Yengeç 17.12.2010
Yazar: sıla - 12-17-2010, Saat: 12:48 PM - Forum: Yengeç - Yorumlar (12)

Sıkıntılarınızdan kurtulmanız için size yardımcı olmaya çalışan sevgilinize karşı olan tavırlarınızda dikkatli olmaya çalışın. Aynı ortamda çalıştığınız biriyle problem yaşıyorsunuz. Her ikinizin de üzülmenize neden olan bu sorunun çözümü için zamana ihtiyacınız var. Pozitif düşünmelisiniz ki her şey istediğiniz gibi olsun. Sürpriz para haberleriniz var. Sağlığınızı kafanıza çok taktınız, adeta hastalık hastası oldunuz. Bu huyunuzdan vazgeçin, çevrenizdekiler bu durumdan çok şikayetçi.

Bu konuyu yazdır

  İkizler 17.12.2010
Yazar: sıla - 12-17-2010, Saat: 12:48 PM - Forum: İkizler - Yorum Yok

Telaş, acele ve ısrar, sevgide hep aleyhinize sonuçlar verebilir, dikkat! Aşk hayatınızla ilgili rahatsız olduğunuz durumları değiştirmek için bir şeyler yapmanız gerekiyor. Çalıştığınız projeyle ilgili olarak kuruntulu ve olumsuz duygular içine girebilirsiniz. İsteklerinizi gerçekleştirmek için büyük bir telaş ve gerilim duymanız mümkün. Sakin olmaya ve gelişmeleri izlemeye çalışın. Bir dostunuza kefil olmanız istenebilir ve yine sorunlar yaşayabilirsiniz.

Bu konuyu yazdır

  Boğa 17.12.2010
Yazar: sıla - 12-17-2010, Saat: 12:47 PM - Forum: Boğa - Yorum Yok

Duygusal anlamda huzur ve mutluluğu yakalamanıza çok az kaldı. Uyumlu ve güzel günler sizi bekliyor. Son günlerdeki yoğun iş temposu bunalmanıza neden olabilir. İşyerinde çıkan problemlerin küçük bir dikkatsizlikten kaynaklandığını ispat edip rahatlayacaksınız. Biraz daha idareli olmayı, gelecek günler için birikim yapmayı öğrenmelisiniz. Kendinize sağlık açısından biraz daha itina etmeniz önemli. Şu anda bir sorun yok ama, ilerleyen yaşlara da hazır olmalısınız!

Bu konuyu yazdır

  Koç 17.12.2010
Yazar: sıla - 12-17-2010, Saat: 12:46 PM - Forum: Koç - Yorum Yok

Aşk trafiğiniz karıştı! İki ilişki arasında kaldınız, bir süre için her ikisinden de uzak durmanız yararınıza olacak. İş hayatınızda son derece aktif ve başarılı olacağınız bir gün. Fikirlerinizle etrafınızı etkileyebilir ve yeni girişimlerde yer alabilirsiniz. Ortaklık teklifi alabilirsiniz, iyi düşünmeden karar vermeyin. Kazandığınızdan fazla harcama eğiliminiz sizi sıkıntıya sokuyor. Kiloların sebebi, abur cubur yiyecekler. Bunlardan vazgeçmediğiniz sürece kilo almanız sürecek.

Bu konuyu yazdır

  Sessizce Veda Ediyorum Sevgilim Sana. . . !
Yazar: Hasretiim - 12-17-2010, Saat: 12:41 PM - Forum: Resimli Şiirler - Yorumlar (1)

Sessizce Veda Ediyorum Sevgilim Sana. . . !
Elveda...



iir1.png

İşte gidiyorumvirgul.gif
Yarım kalan tüm sevinçlerimle…
Senden kalma hüzünlerle..
Sensizliğevirgul.gif gidiyorum..


iir2.png

Senin için sadece bir hayaldim.. Biliyorum…
Tıpkı yanımdayken olduğu gibi..

iir3.png

Ama her şey bitti sevgilim…

41158867.png


Her güzel şeyin bittiği gibi..
Yüreğim hala senin için atsa da
Sevdan uğruna yansam davirgul.gif
Kaybettim işte senivirgul.gif
Sevgimin en güzel anında…



Şimdi gözlerimde yaşlarlavirgul.gif
Gönlümdeki bu sönmez yangınlavirgul.gif
Sessizce veda ediyorum sevgilim sana…

Elveda...

Bu konuyu yazdır

  Ne Güzel Kanarım Sana Ben…
Yazar: Hasretiim - 12-17-2010, Saat: 11:41 AM - Forum: Aşk (Genel) - Yorumlar (4)

Ne Güzel Kanarım Sana Ben…


Sen ne zaman gelsenvirgul.gif kalbimin kaleleri düşer benim. Sözüm dara girer ama ellerim doyar tenine. Seninle yaralara ilaç olur zaman. Ne güzel kanarım sana ben…

C639462B697F5F291D336E4E61BF6B.jpg

Yokluğunda alnımı dayayıp bir camavirgul.gif nefesimin izini seyrederim. Üstüne adını yazmak isterimvirgul.gif çocukça gelirvirgul.gif vazgeçerim.
Yaşam ileriye doğru gitmesevirgul.gif geri dönüşlerle kalbimi yanıltmak isterim. Hayat akıp gidervirgul.gif önünde dursam çiğner geçer. Her şey yerli yerindeykenvirgul.gif benim de ömrüm sürer.

Senin gönül haritanda göçebedir benim
aşkım. O yüzden ne tarihe geçerizvirgul.gif ne tanık gösteriliriz. Hercai bir rüzgar gibivirgul.gif an olurvirgul.gif ben de yüreğimin acılarını devşiririm. O yüzdenvirgul.gif ne birlikte anılabilir adımızvirgul.gif ne aklımızdan silinir anılarımız.

Bazı insanların yoklukları fark edilir. Ben de senin yüreğinde yokluğu fark edilecek kadar kaldım. Ben senin gizli düşlerinden yola çıkıpvirgul.gif hayatının ortasına demir atmış bir kadınım. Kopmaz kökler salıyorvirgul.gif evrene karışıyor zerrelerim. Hiç kimse duymasa davirgul.gif hiç görmesek de birbirimizi; ben senin bir şeyinimvirgul.gif adını bilemediğim.

Ucuz bir otelin rahatsız yatağında tek başına kaldığındavirgul.gif rakını yudumlarken deniz kenarında ya da sadece sıkıldığın bir andavirgul.gif istemesen de aklına düşerim.

Gözlerime miras kalmıştır bakışlarınvirgul.gif duraksız bir yolda bekleyen yolcu gibiyim. Sen ne zaman çıkıp gelirsenvirgul.gif yüreğimi ellerine koyarvirgul.gif hasreti parçalayarak sevişirim.

Yastığımın altında biriktiririm sesinivirgul.gif kalbim bir çarpar bir durur yokluğunla. Neden b
aşkalarını sevemediğimizi düşünürümvirgul.gif bütün yokluğuna karşın aşkımızın?

Sen ne zaman gelsenvirgul.gif kalbimin kaleleri düşer benim. Sözüm dara girer ama ellerim doyar tenine. Seninle yaralara ilaç olur zaman. Ne güzel kanarım sana ben…


Candan Ünal

Bu konuyu yazdır

  İclal Aydın*Yarın Gelecekmiş Gibi
Yazar: acemhe - 12-17-2010, Saat: 02:27 AM - Forum: Makale - Yorum Yok

Ölüm hayatımıza ne kadar çok değiyor. Ölecek gibi oluyoruz, öleceğimizi bilsek yapmıyoruz, ölmez sağ kalırsak yapıyoruz; ölüm kalım meselesi her şey! O kadar yakın yaşıyoruz ki kanıksamışız varlığını, aramızda olduğunu unutmuşuz...

Ani gelen ölümlere bir türlü inanamayarak tepki veriyoruz. Karşıdan gelen araç aniden çarpıyor ölenimize, hiçbir şeyi yokken aniden göçüveriyor gidenimiz.

Ölüm sinsi, ani hareket ediyor! Ölüm sonsuza dek var olmak konusunda deneyimli! Beklenmedik bir anda, hazırlıksız yakalandığımız ölümler yakıp yıkıyor, her ölüm erken ölüm oluyor. Ölmeden önce okunması gereken kitaplar, gidilmesi gereken yerler vs vs. Hep isteniyor da, çoğunlukla olmuyor. Ama ölenin ardından “Öleceğini biliyormuş gibi” denmiyor mu? İşte o biraz sıkıyor! Sanki hepimiz öleceğimizi bilmiyoruz...

***

İnsan denen canlı öleceğini bilerek yaşıyor. Ama yaşadığının kıymetini bilmiyor. Aslında yaşadığımız hayattan aldığımız zevkle ilgili en büyük sorun bu: Sonsuza kadar yaşayacakmışız gibi davranıyoruz, öleceğimizi bile bile. Yarın nerede olacağımız belli değilken erteliyoruz özür dilemeyi, pişmanlıklardan bahsetmeyi, “seni seviyorum” ya da “beni kırdın aslında...” demeyi! Sonra henüz söyleyeceklerimiz bitmemişken aniden gidiveriyor bizi dinlemeyenler, aniden dilimizin ucunda “başınız sağ olsun” dilekleri. Aniden son anlarında yaptıkları, onu en son görenler, en son ne dediği... En son ben ne zaman gördüm, ne zaman internet aracılığıyla filan değil de yüz yüze hatırını sordum diye düşünmeler. “O kadar hayat doluydu ki” cümleleri aralıksız akan gözyaşlarının yerini aldığında ölenin yakınlarının yanından ayrılırken ölümü bir kenarda bıraktığımızı sanıp yine, biteceğini bildiğimiz hayatın içine dalmalar. Kimsenin yanında götüremediği şeyleri edinebilmek için çabalar, yarın yok olma ihtimalimizi ölçemezken içinde salındığımız “biraz daha” ile ilgi ihtiraslar. Yaşamak dediğimiz gailenin anlamsızlığını kavramak için ölmeye yakın durmak zorunda kalmalar...

***

“Yarın ölecekmişim gibi sev beni” diyen bir şarkı var, kimin söylediğini hatırlamıyorum... Ancak böyle ölüme yakınken ihtiyacımızı derinden ifade edebildiğimize siz de şaşırmıyor musunuz? “Yemezsen ölümü gör,” diyerek ısrar edişimize filan. “Öldüm yorgunluktan” demeden kimi inandırabilirsiniz çok yorulduğunuza? Hiçbir şeyin gerçek tadını ölüme yakın durmadan anlayamaz, anlatamayız...

Okudukça aklınıza gelen diğerleri gibi birçok deyim ‘ölüm‘lü dilimizde. Biz de ölümlüyüz. O zaman neden ‘aniden‘ geliyor bu kadar ölüm? Neden hâlâ şaşırtıyor, binlerce yıldır? Yollarda, umulmadık hastalıklarda, hatta bir hayat daha katarken dünyaya; üç gün yataktan sonra ya da. Herkes ölmüyor mu? Öyleyse neden hâlâ hiç ölmeyecekmişiz gibi çalışıp yarın ölecekmişiz gibi yaşamıyoruz?

11/12/2010

Bu konuyu yazdır

  İclal Aydın*Aşk Var mı Sahiden ?
Yazar: acemhe - 12-17-2010, Saat: 02:25 AM - Forum: Makale - Yorumlar (6)

“Aşkı kitaplara soktukları iyi oldu, yoksa belki de başka yerde yaşayamayacaktı” demiş Faulkner.

“Kutsal Sığınak”ın uzun uzun cümleleri ve dolaylı anlatımı seven yazarı... Bu kısaca belirttiği tespitinin üzerinden elli yıl geçmiştir. Ama değişen bir şey yok pek. Aşklar hâlâ kitaplarda, şarkılarda, filmlerde güzel.

Yaşarken sorumluluklarıyla birlikte toplumsal göreve dönüşen aşk sadece kitaplarda, şarkılarda, filmlerde özgür.

Niye yazılır bunca aşk kitabı? Kim okur onca romanı?

Başlar başlamaz tutkunun, okumaya ara vermeyi engelleyen çekimin farkına varılan tatlı, köpük gibi aşk romanlarından hariç, dudakları birbirine değmeyen âşıkları anlatan derin romanlar da özletir okuyana aşkı. Özleriz, çünkü biliriz yaşadıklarımızın roman kahramanlarınınki kadar büyük bir aşk olamayacağını en başından.

Kendisinin yaşayıp yaşayamayacağından emin olamadığı aşkı arar genç kızlar aşk romanları okurken. Kaybettiği, kıymetini bilmediği aşkları anar olgun kadınlar o romanlarda. Genç adam ihtirasla öptüğünde genç kadını, içi titrer her ikisinin de... Biri öpülmeyi bekler beyaz atlı prens tarafından, diğeri yeniden dudağına değecek bir dudağı! Kimi sevgilisinin, kocasının kendisini “öyle” öpmediğinden yakınır, kimi de sevgilisinin “öyle” sevilmek istemesinden.

Peki kadınlara mı yazılıyor hep bu romanlar? Sadece ülkemizde değil, tüm dünyada sadık okur kitlesi ezici bir çoğunlukla kadınlardan oluşuyor. Sevilen yazarların yeni

Neden?

İçinde aşk geçen kitapları okur mu erkekler?

Daha önemli, daha acil dünya meseleleri vardır çözmek zorunda oldukları. Aşkı ne okumaya ne de yaşamaya vakit vardır artık. Mümkünse her şey daha kolay olmalıdır. Kadınlar aşkı aramadan kendilerini sunmalı, beklentileri erkeklerinki kadar direkt ve arzudan hariç duygusuz olmalıdır. Zamanla aşkın anlamının unutulması beklenir böylece. Çünkü âşıkken hissedilen tatmin için âşık olmaya gerek yoktur. Böylece romanlardan fırlayamazlar bir türlü, sayfalarda kalır tüm sevebilecek erkekler.

Gelişen çağa ayak uydurma zorunluluğu bilgisayarlar kadar somutlaştırmıştır zaten aşktan alınan desteği. Yalnız arkadaşınızı ona uyacağını düşündüğünüz bir başka yalnız arkadaşınızla tanıştırmaya kalktığınızda bile “Önce bi facebook’tan bakayım resimlerine,” demiyor mu iki taraf da? Âşık olmak için kapılıp gitme faktörünü silmek üzere her şeyi oturduğumuz yerden yapabilme gücünü sağlayan teknoloji...

Köşe başlarında önüne bakmadan hızla yürüyen, eli kolu kitap dolu, gözlüklü ve güzelliği âşık olduktan sonra fark edilecek genç kızlarla yakışıklı adamlar çarpışmıyor artık. O çarpışma sırasında birdenbire ortaya çıkmıyor aşk illeti... Genç kız, aslında ne kadar güzel olduğunu günden güne anlayan adam için her şeyi, ama her şeyi yapacak halde perişan da olmuyor böylece. Tüm bunlar kitaplarda oluyor.

Kitaplarda yaşanıyor artık büyük aşklar, sonsuz bekleyişler.

Ancak roman kahramanları sadık kalabiliyor sevgilisine, kimseleri gözü görmeden.

Yalnızca filmlerde öpüşüyor adamlar hiç bırakmayacakmış gibi, sevişmekten önemli.

Aşk kitapları olmasa, nasıl seveceğimizi hatırlamak mümkün olmayacak belki. Nasıl umutlanacağımızı; beklersek hak edeni, nasıl sevileceğimizi...

Soğuk kış günlerinin sizi en büyük aşklara davet eden sayfalara taşımasını dilerim bu yüzden. Okudukça âşık hissetmenizi de tabii...
kitaplarını bekleyen, onları motive eden takipçiler hep kadın.


12/12/2010

Bu konuyu yazdır

  Tarih: 05-13-2026, 03:38 AM