| Hoşgeldin, Ziyaretçi |
Sitemizden yararlanabilmek için Kayıt olmalısınız.
|
| Kimler Çevrimiçi |
Toplam: 242 kullanıcı aktif » 0 Kayıtlı » 238 Ziyaretçi Applebot, Baidu, Bing, GoogleBot
|
| Son Aktiviteler |
Bir Demet Söz
Forum: Güzel Sözler
Son Yorum: SunSet
05-07-2026, Saat: 11:22 AM
» Yorumlar: 70
» Okunma: 10,497
|
Kur’an’da Allah Zekâtı, M...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
05-03-2026, Saat: 11:57 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 45
|
İslam’ı Yaşarken İzlediği...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-30-2026, Saat: 01:06 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 40
|
Allah’ın Bizlere Güvendiğ...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-25-2026, Saat: 11:04 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 65
|
Allah’ın Dini İslam’ı Yaş...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-24-2026, Saat: 12:01 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 62
|
Saff Suresi 6. Ayet Üzeri...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-18-2026, Saat: 12:14 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 61
|
Namaz Dinin Direği Midir?
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-13-2026, Saat: 10:12 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 77
|
Atatürk'ün Çocukluk Anıla...
Forum: Hayatı ve Anıları
Son Yorum: Serdar102
03-28-2026, Saat: 09:08 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 125
|
Mavi'ye..
Forum: Aşk Hikayeleri
Son Yorum: SunSet
03-11-2026, Saat: 08:23 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 211
|
Keloğlan Çataltepe Tekfur...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:45 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 385
|
|
|
| Osmanlıda Aşk |
|
Yazar: ÐŽeşaren - 01-01-2011, Saat: 03:40 PM - Forum: Türk Tarihi
- Yorumlar (4)
|
 |
Cihan padisahı Yavuz Sultan Selim, Şam yakınına otagını kurdurarak burada üç ay kadar kalmıs. Bir Türkmen kızı da, zaman zaman padişahın çadırına gelerek, otagın temizlik işlerini yapar, hünkâr çadırını tertibe ve düzene sokarak sıradan gündelik işlerle mesgul olurmuş.
Yine bir sabah temizlik için geldiginde, Sultan Selimi görmüş. Türkmen güzelinin gönlü sultana, su gibi anîden akıvermiş gönlünü kaptırmış ona. '-Hani kalbin, her an bir halden baska bir hale geçmek, gibi anlamları da vardır ya- ' Zamanla kalbinin içini, ince bir sızı sarmış genç kızın ve baslamış kalbi için için göynümeye.
Bir gün, gözü, hünkâr çadırının diregine ilişmiş. Diregin üst kısmına aşkın gücü ona, şöyle bir satır yazma cesareti vermiş: ' Seven insan neylesin' ...
Yavuz Sultan Selim, otagına yatmaya gelince, birden direkteki yazıyı farketmis,' Bu da ne ola ki' diyerek uzun bir muhakemeden sonra, bir vehim ve bin endişe derken. Almış eline çakıyı söyle bir satır da o kazımış aynı direkteki dizenin altına.
'Hemen derdin söylesin...
' Türkmen kızı, ertesi gün gelip baktıgında otagın diregine, sevincinden aglamış, o küçücük kalbi heyecandan gögsüne sıgmaz olmuş, yer de onun olmuş âdeta gök de. Fakat koskoca cihan sultanına ilân-ı aşkta bulunmanın, ateşle oynamak, ateş girdabına bilerek atlamak gibi ölümcül bir tehlikesi de varmış. 'Varsın olsun bu aşk, buna deger diye düşünmüş.' Aldıgı mesajı heyecanla hemen cevaplandırmaktan kendini alamamış ama yine de içinde bir korku kurdu varmış ki genç güzelin, yüregini her gün diş diş, burgu burgu kemiren...
Aşkın gücü, zoru ve korkuyu nefes nefes yaşayan o gencecik yüregin imdadına yetişmiş derhâl. Bir satır daha yazmıs aynı direge:
'Ya korkarsa neylesin'...
Yavuz sultan selim, akşam, çadıra döndügünde, not düştügü direkteki satır gelmiş aklına. Bakmış ve okumuş ki aşkın heyecanın ve korkunun karıştıgı, tezat dolu sözcüklerin buluştugu satırlar, bir mızrak gibi durmakta karşsında. Hemen o satırın altına bir mısra daha eklemiş, aşka yenik düşen koca padişah:
'Hiç korkmasın söylesin.'...
Bir aşkın buluşan, karmaşık ve bulanık duyguları şöyle dizilmiş diregin üzerine:
' Seven insan neylesin
Hemen derdin söylesin
Ya korkarsa neylesin
Hiç korkmasın söylesin'
Sabahın olmasını sabırla beklemis padisah. Seher vakti sırdaşı Hasancan'ı çagırtmış, derhâl bir emir vererek:' Biz dahi merak edip onu görmek isteriz tîz elden bu kızı huzura getirin.' Emir derhâl yerine getirilmiş ki Ahu gözlü, endamı hoş, alımlı, nazenin, ceylân gibi bir Türkmen güzeli.
Hünkârın emriyle derhâl bir dügün alayı tertip edilmiş. Eglenceler, yemeler içmeler... Dügünün son gecesi, sırlarla dolu bu aşkın bilmecesi kader-i ilâhî tarafından çözülmüş, Çözülen bu kara baht çıkınından yayılan acı haber, şaşkına çevirmis herkesi, yer gök âdeta üzüntüye, mateme tutulmuş.
Ahu gözlü Türkmen dilberinin 'Selim' diye çarpan saf ve küçük yüregi, bu büyük cihan sultanın aşkındaki sırrı kaldıramamış ve birden duruvermiş.
O çadırın diregi, bu olayın canlı fakat ketum şahidi olmuş asırlardır. Bu dünya hayatında vuslat nasip olmadıgı gibi o gencecik yürege, buna fani alemde bir çare de bulunamamış. Bu hazin gönül çarpılmasının ve gönül yangınının sonunda derler ki:
' Koca hünkâr, aglamış' ve Türkmen kızına yaptırdıgı mezarın mermer taşına, şu dörtlügü kazdırarak, dünyaya, aşkın gücünün karşısındaki çaresizligini en güçlü orduları yenen koca hünkâr şöyle haykırmıs:
' Merdüm-i dîdeme bilmem ne füsûn etti felek
Giryemi kıldı hûn ekşimi füzûn etti felek
ŞÃ®rler pençe-i kahrımdan olurken lerzân
Beni bir gözleri âhûya zebûn etti felek.' '
Bilmem ki gözlerime felek nasıl bir büyü yaptı ki Gözümü kan içinde bıraktı, aşkımı artırdı Benim pençemin(gücümün) korkusundan arslanlar(bile) titrerken Felek beni bir ahu gözlüye esir etti.
|
|
|
| BirbirimisizLiğimizin BiLmem Kaçıncı Günü.. |
|
Yazar: Hasretiim - 12-31-2010, Saat: 11:52 PM - Forum: Aşk (Genel)
- Yorumlar (1)
|
 |
BirbirimisizLiğimizin BiLmem Kaçıncı Günü.. Saymayı bıraktım artık sevgilim.
Uzun zaman geçti.
Uzun ayrılıklar uzun birliktelikler yasadık.
Ama hepsi sona erdi.
Şimdi sonsuz sensizlik..
Çok anlamsızdın baslangıçta benim için.
Birşey ifade etmiyordun ki sevgilim.
Ben sana acı çektirirkennerden bilebilirdim birgün döktüğüm tüm gözyaşlarının damla damla senin adını taşıyacağını.
Nerden bilebilirdim birgün çektirdiklerimin hepsinin bana geri döneceğini.
Ettiğimi buldum işte.
Artık sen yoksun.
Her yeni doğan güneşle yine sensizlik doğuyor odama sabahları.
Saatin tiktakı yerine ismini duyuyorum.
Seninaşkın ismini.
Zamanher saniye bıkmadan hatırlatıyor bana ne kadar da sensiz olduğumu.
Birbirimizsizliğimizin bilmem kaçıncı günündeyiz.
Saymayı bıraktım artık.
Kopan takvim yaprakları yoruldu yalnızlığımı saymaktan.
Nerdeyimkimleyimne zamandayım hicbir önemi yok ki bende.
Ben gecmişte takılı kaldım.
Şimdiki zamanım yok benim sevgilim.
Ben gözlerimin gözlerini bulduğu o ilk anda takılı kaldım.
Bizim baslangıç noktamızdageçirecegimiz 3 senenin ilk saniyesinde.
Seni gördüğüm o ilk andan seni kaybettigim o son ana kadar herşeyiyle tekrar tekrar yaşatıyorum bizi...
Birbirimizsizliğimizin bilmem kaçıncı günündeyiz.
Saymayı bıraktım artık.
Seni yaşadım ve yolumuza yalnız devam ediyorum artık sevgilim.
Issızsensiz ve yalnız.
Bana yaptığın şarkı sözleriları dinliyorum.
İçinde adımın gectiğibenim adıma yapılmış şarkı sözleriları dinliyorum.
Herşeyini yavaş yavaş unuttuğumu fark ediyorum sonra.
Herşeyden geri bana bir tek sesin kaldı.
Sesini unutmamak icin defalarca dinliyorum o şarkı sözleriları.
Yazdığın sözlerde kayboluyorum
Beni gerçekten bu kadar sevdin mi sen ?
Aşk bana göre büyük bir saçmalıktı
4 duvar arkasındaki karanlıktı.
Seni tanımadan önce hayat yalandı.
O 4 duvar arkasından bir güneş çıktı..
Ben senin güneşindim hani ?
Ben senin o karanlık dünyana doğan güneşindim.
Güneşini karanlığa mahkum ettingittin sevgilim.
Herşeyin bir sonu var derler
Ben pek inanmazdım.
Ama yine de sonumuzu hiç böyle düşünmemiştim.
Bana ihanetinbeni aldatman hiç gelmemişti aklıma.
Ben bize mutlu son senaryoları yazarken sen herşeyi tuz buz ettin sevgilim.
Bir anda içimde yeşeren tüm umutlarımla yok ettin beni.
Bri anda senelerimi verdiğim aşkımı parçalara böldünöldürdün onu.
Her türlü şeye katlanabilirdim
Ama ihanet bir bıçak gibi.
Kesin ve keskin !
Kalbime sapladın o bıçağı ve çığlık çığlığa haykırmaya başladı kalbim.
Şimdi hala içinde saplı kalan ihanet bıçağıyla mücadele ediyor.
Kan kaybediyor kalbim ve hala 6 aydır susmuyor.
Delicesine haykırıyor ismini.
Her atışında pompalanan kanımda ismin damarlarımda geziyor.
Ben hala senden nefret edemiyorum.
Yapamıyorum sevgilim.
Mutluluğu bende değilbaşkalarında bulurken baskalarını öpüp severkenonlara da söylüyor muydun bana söylediğin aşk dolu sözleri ?
Onların da gözlerine bakıyor muydun derin derin.
Ah o içine dalıp kaybolduğum gözlerin.
Tüm bu yaşananların sebebi o gözlerin.
Onları hic görmemiş olsaydım seni hic yaşamazdım ki..
Seni bilmezdim.
Aynı öncesi gibi.
Sanki hiç ' sen ' im olmamış gibi.
Kurduğumuz hayallerin hepsi toz olup uçtu sevgilim.
Ve ben artık yoruldum.
Hiç dönmeyecek isminin gölgesi kaldı duvarlarımda..
Ben her gece onu izlemekten yoruldum.
Artık ne isminne anılarınne de şarkı sözleriların olacak sana söz..
Hic yaşamamışız gibi..
Tarihimizden birer birer silinecek anılar.
Ucundan tutup yakacağım hepsini..
Küllerini de gözlerini gördüğüm o günkü gibi yagmurlu bi havada savuracagım damlaların arasına.
Her damlayla birlikte yere düşüp kaybolup gideceğiz.
Sana söz sevgilim.
Son kez sevgilim diyorum sana.
' Seni Seviyorum ' demeye bıkmadığımdoyamadığım SEVGİLİM.
Ben seni herkesten çok sevdim.
Ben sende kendimi kaybettim.
Şimdi sen de gittin.
Kendimi bulamıyorum SEVGİLİM.
Seninle birlikte öldü benim benliğim.
Birbirimizsizliğimizin bilmem kaçıncı günündeyiz.
Saymıyorum artık.
Sonsuzluktan bir eksilmişbir artmış ne fark eder ki..
Sonsuz yine sonsuz değil midir sevgilim ?
Şimdi ben de gidiyorum aşkım.
Son kez aşkım diyorum sana.
Doya doya.
Giderken bıraktığın tüm can kırıklarını bulup teker teker yapıştırmaya gidiyorum.
Elveda AŞKIM.
Son kez..
...ELVEDA...
|
|
|
| Ben Leyla olmaya adayım . . . |
|
Yazar: Hasretiim - 12-31-2010, Saat: 11:43 PM - Forum: Aşk (Genel)
- Yorumlar (1)
|
 |
Ben Leyla olmaya razıydım sen derdimi dinleyen mum olsaydın...
Bir ikindi yalanında sönmeyiverseydin kimbilir ne sabahlara çıkardı bu yangın...
Ben Leyla olmaya adayım.Yeter kisen beni yakacak mum ol...
Mecnun gibi aşamasan da dağlarıiki çift hayalde asılı kal o da kafi.
Sekeratındayım tüm keşkelerimin
tüm 'ah'larım 'vah'larıma girizgah olmuş.
Hüznüm mayın tarlalarında dolaşıp firari gecelerde mesken tutmaya başlayınca anladım;
içli bir türkü tutturmanın gerekliliğini.
Lambada titreyen alev üşüdü
Gönül kaç hasretten yandı
Saçlar yolundu
Türlü türlü dertlere misafir de olundu...
Ama hala yanmadı mum...
Ve ben hala adayım Leylalığa
Ve ben adayım Mevla yoluna.
|
|
|
|