:: Duygusuz.com - Dostluk ve Arkadaşlık Sitesi
Hoşgeldin, Ziyaretçi
Sitemizden yararlanabilmek için Kayıt olmalısınız.

Kullanıcı Adınız:
  

Şifreniz:
  





Forumda Ara

(Gelişmiş Arama)

Forum İstatistikleri
» Toplam Üyeler: 16,695
» Son Üye: floralpops
» Toplam Konular: 98,587
» Toplam Yorumlar: 1,065,567

Detaylı İstatistikler

Kimler Çevrimiçi
Toplam: 156 kullanıcı aktif
» 0 Kayıtlı
» 151 Ziyaretçi
Applebot, Baidu, Bing, GoogleBot, Yandex Metrika

Son Aktiviteler
Bir Demet Söz
Forum: Güzel Sözler
Son Yorum: SunSet
05-07-2026, Saat: 11:22 AM
» Yorumlar: 70
» Okunma: 10,483
Kur’an’da Allah Zekâtı, M...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
05-03-2026, Saat: 11:57 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 44
İslam’ı Yaşarken İzlediği...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-30-2026, Saat: 01:06 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 37
Allah’ın Bizlere Güvendiğ...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-25-2026, Saat: 11:04 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 63
Allah’ın Dini İslam’ı Yaş...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-24-2026, Saat: 12:01 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 60
Saff Suresi 6. Ayet Üzeri...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-18-2026, Saat: 12:14 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 58
Namaz Dinin Direği Midir?
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-13-2026, Saat: 10:12 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 77
Atatürk'ün Çocukluk Anıla...
Forum: Hayatı ve Anıları
Son Yorum: Serdar102
03-28-2026, Saat: 09:08 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 122
Mavi'ye..
Forum: Aşk Hikayeleri
Son Yorum: SunSet
03-11-2026, Saat: 08:23 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 208
Keloğlan Çataltepe Tekfur...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:45 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 384

 
  Aslanların ilginç özellikleri
Yazar: MaSaL - 01-17-2011, Saat: 11:46 PM - Forum: Hayvanlar Alemi - Yorum Yok

Aslanların ilginç özellikleri
Aslan kedigillerin bir üyesidir ve çok yırtıcıdır. Uzun gövdesi, kısa bacakları, büyük kafası, güçlü görünüşü ve azametiyle ormanlar kralı olmayı hak eder smiley.gif smiley.gif
Uzunluğu kuyruğuyla birlikte 3 metredir. Yüksekliği yaklaşık bir metre, ağırlığıysa yaklaşık 230 kg’dır.
Erkek aslanların yeleleri vardır. Çok yumuşak olan bu tüyler, ya yüzü çevreler ya da başın arkasını, boynu ve omuzları kaplayarak göğüsten bele kadar uzar. Bu yele aslana çok heybetli bir görünüm verir. Bu yele hayvanı olduğundan daha da güçlü ve gösterişli hale getirir.

Bütün gününü kayaların ve ağaçların gölgesinde yatarak ya da uyuyarak geçiren aslan çoğu zaman geceleri avlanır. Mükemmel bir gece görüşüne sahip olan aslanlar bu sayede geceleri rahatlıkla avlarını görebilirler. Karanlıkta dolaşan aslanların ışığı mümkün olduğu kadar fazla toplayabilmeleri için gözlerinde özel bir tasarım vardır. Diğer canlılara göre daha büyük olan gözbebekleri ve göz mercekleri aslanları iyi birer avcı yapan en önemli özelliklerdendir.
Aslanın kendine özgü kükremesi, genellikle akşamları avlanma zamanından ve gün doğmadan önce duyulur. Aslan kükrediği zaman, ormanda sanki hayat durur. Uluyan bir sırtlan ulumasını, hırlayan bir leopar hırlamasını keser. Herkes susar ve kralı dinler. Maymunlar ağaçların en üst dallarına kaçarak, çıkarabildikleri kadar çığlık atarlar.

Bu konuyu yazdır

  Turuncu timsah görenleri şaşırtıyor
Yazar: MaSaL - 01-17-2011, Saat: 11:42 PM - Forum: Hayvanlar Alemi - Yorum Yok

Turuncu timsah görenleri şaşırtıyor




20110109092500_crocodile.jpg



ABD'nin Florida eyaletindeki Sorrento Woods bölgesinde güneşlenirken kameralara yakalanan turuncu timsah görenleri şaşırtıyor.

İtalyan La Repubblica gazetesinde çıkan habere göre, 74 yaşındaki Sylvia Mythen'ın, beton bir iskele üzerinde keyifyaparken görüntülemeyi başardığı ilginç komşusunun rengi bilimadamlarının da dikkatini çekti.
Bazı bilimadamları timsahın kısmen albino olabileceğini söylerken, diğerleri ise hayvanın ilginç rengini uzun süre paslı suda kalmış olmasına bağladı.

Bu konuyu yazdır

  Leopara karşı son ana kadar direnen yaban domuzu
Yazar: MaSaL - 01-17-2011, Saat: 11:38 PM - Forum: Hayvanlar Alemi - Yorum Yok

Leopara karşı son ana kadar direnen yaban domuzu




Aç leopar, kendisine av olarak hamile yaban domuzunu seçince...

BBC Wildlife dergisi, Mayıs sayısında bir leoparla, Afrika yaban domuzunun müthiş savaşını yayımladı.İngiliz amatör fotoğrafçı Mike Bailey tarafından Botswana'daki Kwando Nehri yakınlarında uzaktan kumandayla çekilen fotoğraflar doğada hayatta kalmanın ne kadar zor olduğunu gözler önüne seriyor.

Hayatta kalabilmek için leopara karşı son ana kadar direnen yaban domuzu aslında sadece kendini değil henüz doğmamış yavrularını da korumaya çalıştı. İki hayvanın mücadelesi 10 dakika kadar sürdü. Leopar, yaban domuzunun direncini onu boynundan ısırarak kırdı. Bu sırada olay yerinin yakınında beliren çakal ise leoparın işini bitirmesini bekliyordu...

wol_error.gifResimi büyültmek için tıklayın. Orjinal Boyut: 726x425leopar_yanlis_av_secince_1.jpeg

wol_error.gifResimi büyültmek için tıklayın. Orjinal Boyut: 726x423leopar_yanlis_av_secince_2.jpeg

wol_error.gifResimi büyültmek için tıklayın. Orjinal Boyut: 726x395leopar_yanlis_av_secince_3.jpegKaynakwh webhatti.com: smiley.gif

wol_error.gifResimi büyültmek için tıklayın. Orjinal Boyut: 726x455leopar_yanlis_av_secince_4.jpeg
Kaynakwh webhatti.com: smiley.gif
wol_error.gifResimi büyültmek için tıklayın. Orjinal Boyut: 726x456leopar_yanlis_av_secince_5.jpeg

wol_error.gifResimi büyültmek için tıklayın. Orjinal Boyut: 726x373leopar_yanlis_av_secince_6.jpeg

Bu konuyu yazdır

  Dudaktaki yaraları önemseyin!
Yazar: MaSaL - 01-17-2011, Saat: 11:37 PM - Forum: Sağlık - Yorum Yok

Soğuk hava, rüzgar ve güneş ışığı dudak kuruluğunun başlıca nedenleri arasındadır. Ancak uzun süre geçmeyen yaralar kanser habercisi olabileceği için dikkat gerektirir. Doç. Dr. Ahu Birol, “1-7 Nisan Kanser Haftası” öncesi dudak kanserine zemin hazırlayan faktörler ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.
Güneş, sigara ve aşırı alkol tüketimi dudak kanserine neden olabilir
Dış etkenlere bağlı olarak dudakta ortaya çıkan kuruma ve çatlama ‘keilit’ olarak adlandırılır. Soğuk hava, rüzgar ve güneş ışığı kurumuş, çatlamış dudakların en sık nedenidir. Kayak sırasında fazla miktarda güneş ışığına maruz kalma da, ani başlayan dudak reaksiyonuna neden olabilir. Akne tedavisi için kullanılan ilaçlar (isotretinoin) yoğun dudak kuruluğu yapabilir. Birçok alerjik bünyeli çocukta ilk bulgu dudakta ortaya çıkan kuruluk ve çatlama olabilir. Rujlar, dudak nemlendiricileri, diş ürünleri, uçuk nedeni ile kullanılan ilaçlar, dudakta reaksiyon yaratabilir. Yoğun güneş ışığına maruz kalmanın yanı sıra, sigara, pipo kullanımı ve alkol tüketimi dudak kanserine neden olan önemli faktörlerdir.
Dudaklarda sık kanayan yara, kırmızı lekeler ya da ele gelen sert doku tehlikeye işaret edebilir
Dudakta çatlama oldukça ağrılı bir tablodur. Gülmeyi zorlaştırır. Kuruluk ne kadar fazla ise çatlama ve kanama o kadar şiddetli olacaktır. Dudakları kuru olan bireyler dudaklarını sürekli olarak yalamakta, bu da kuruluk ve tahrişi daha da artırmaktadır. Çocuklarda tik şeklinde alt dudağı emme sonucunda dudaktaki kuruluk ve çatlamanın yanı sıra dudak etrafındaki deride keskin sınırlı bir kızarıklık ortaya çıkabilir.
Uzun süreli güneş ışığına maruz kalan kişilerin dudaklarında giderek daha şiddetli reaksiyon oluşabilir. Bu değişiklik dudakta ortaya çıkan, metastaz riski oldukça yüksek yassı hücreli kanserin öncüsü olabilir. Dudakta iyileşmeyen, kolaylıkla kanayan yara, bazen kırmızı bir leke, bazen iki parmak arasında tutulduğunda normalden farklı sert bir yapı, dudakta beyaz- gri sert alan dudak kanserinin öncü belirtisi olabilir. Bu tip değişiklikler mutlaka biyopsi alınarak değerlendirilmelidir.
Açık tenliler risk grubunda
Dudak kanseri %90 alt dudakta görülür. Açık tenli, ileri yaştaki erkek hastalarda daha sık görülmesinin yanı sıra, en sık çiftçiler ve denizcilerde ortaya çıkmaktadır. Koyu tenli kişilerde “melanin” adı verilen güneş ışınlarına karşı koruyucu pigmentin olması, dudak kanseri riskini de azaltmaktadır.
Dudaklarımızı yara ve kanser riskine karşı korumak almanız gereken önlemler:
* Açık havada uzun saatler geçiriyorsanız mutlaka güneş koruyucu içeren dudak koruyucusu kullanmanız gerekir. Siperi olan şapka kullanımı da dudakları korumak açısından önemlidir.
* Dudaklarınızı yalamamak, nötr reaksiyon yaratmayan ürünler ile sık sık nemlendirmek gerekmektedir. Saf vazelin bu amaç için kullanılabilir.
* Dudak kanseri ve öncüsü olan değişikliklerin kadınlarda daha az görülmesinin en önemli nedeni dudak koruyucu alışkanlığının olmasıdır.
* Dudakta meydana gelen her türlü değişiklikte mutlaka dermatoloji uzmanına başvurmak gerekir.
Kaynak:haberturk.com

Bu konuyu yazdır

  Evlat edinmenin şartları!
Yazar: MaSaL - 01-17-2011, Saat: 11:36 PM - Forum: Genel - Yorum Yok

Her anne baba yuvasında bir çocuğun sıcaklığın, saçtığı mutluluğu ve güzelliği hissetmek ister şüphesiz. Ama kader bazen insanlaın doğal yollardan biyolojik olarak anne baba olmasına izin vermeyebilir.
İşte bu durumlarda evlat sevgisini gidermenin en güzel ve hayırlı yolu, kimsesiz ve barınmaya muhtaç, anne baba sevgisi hisseden çocuklara kol kanat germek ve onları evlat edinebilmektir.
Peki bunun için gereken prosedür ve şartlar nelerdir kimler nasıl evlat edinebilir?
İşte Türkiye’de evlat edinebilmekle ilgili akla gelebilecek her soruya yanıt verecek, evlat edinebilme rehberi:
EVLAT EDİNME HİZMETİ
Evlat Edinme; bir çocukla, durumu evlat edinmeye uygun bir kişi arasında hukuki bağlar sağlanarak çocuk ebeveyn ilişkisinin kurulmasıdır.
EVLAT EDİNMENİN HUKUKİ BOYUTLARI
Ülkemizde evlat edinme işlemleri Medeni Yasanın 305’den 320’ye kadar maddelerinde belirlenmiştir.
KİMLER EVLAT EDİNEBİLİR?
Yasanın 306. maddesine göre, bir kimsenin evlat edinebilmesi için, en az 5 yıldan beri evli olmaları veya otuz yaşını doldurmuş bulunmaları gerekir.
Evlat edinebilmek için kişilerin medeni durumlarına bakılmaz; ancak eşler, birlikte evlat edinebilir, evli olmayanlar birlikte evlat edinemezler. Eşlerden biri, en az iki yıldan beri evli olmaları veya kendisinin otuz yaşını doldurmuş bulunması koşulu ile diğerinin çocuğunu evlat edinebilir.
Evlat edinecek kişilerin evlat edinecekleri çocuktan en az 18 yaş büyük olması gerekmektedir. Bunun yanında, Yasanın 305. maddesi gereğince, bir küçüğün evlat edinilmesi, evlat edinen tarafından bir yıl süreyle bakılmış ve eğitilmiş olması koşuluna bağlıdır.
NASIL EVLAT EDİNİLEBİLİR?
Evlat edinme şartlarına sahip bir insanın evlat edinmesi ülkemizde iki yolla olmaktadır.
1-Çocuğun öz ailesinden ya da vasisinden,
2-Genel Müdürlüğümüze bağlı kuruluşlardan,
Medeni Yasanın 315.maddesi gereğince evlat edinme kararı, evlat edinenin oturma yeri; birlikte evlat edinmede eşlerden birinin oturma yeri mahkemesince verilir. Mahkeme kararıyla birlikte evlatlık ilişkisi kurulmuş olur.
Medeni Kanunun 320. maddesi gereği “Küçüklerin evlat edindirilmesine ilişkin aracılık faaliyetlerinin ancak Bakanlar Kurulunca yetki verilen kurumlarca yapılacağı hüküm altına alınarak Genel Müdürce fiilen yürütülen evlat edindirme hizmetlerine hukuki statü kazandırılmıştır.
Mahkeme kararı ile birlikte evlat edinen kişi önce çocuğun önceki nüfusunu kapattırıp, çocuğu kendi nüfus hanesine kaydettirir. Çocuğun yeni nüfusuna anne ve baba hanesine evlat edinenlerin adı ve soyadı yazılır. Evlat edinecek kişiler isterlerse aynı anda ya da değişik zamanlarda birden fazla çocuğu da evlat edinebilirler.
EVLAT EDİNME İLE ÇOCUÄžUN KAZANDIÄžI HAKLAR
Evlat edinilmiş çocuklar yasal olarak öz çocukların haklarına sahip olurlar. (Medeni Kanun 314)
Ana ve babaya ait olan haklar ve hükümlülükler evlat edinene geçer. Evlatlık, evlat edinenin mirasçısı olur. Evlatlık küçük ise evlat edinenin soyadını alır. Evlat edinen isterse çocuğa yeni bir ad verebilir. Eşler tarafından birlikte evlat edinilen ve ayırt etme gücüne sahip olmayan küçüklerin nüfus kaydına ana ve baba adı olarak evlat edinen eşlerin adları yazılır. Evlatlığın miras ve başka haklarının zedelenmemesi, aile bağlarının devam etmesi için evlatlığın naklen geldiği aile kütüğü ile evlat edinen ailenin aile kütüğü arasında her türlü bağ kurulur. Ayrıca evlatlıkla ilgili kesinleşmiş mahkeme kararı her iki nüfus kütüğüne işlenir. Evlat edinme ile ilgili kayıtlar, belgeler ve bilgiler mahkeme kararı olmadıkça veya evlatlık istemedikçe hiçbir şekilde açıklanamaz.
EVLAT EDİNME İŞLEMİNİN İPTALİ
Evlatlık akdinin sona ermesi Medeni Yasanın 317 – 318 – 319. maddelerinde belirlenmiştir. Buna göre; birinci sebep rızanın bulunmamasıdır. Yasal sebep olmaksızın rıza alınmamışsa, rızası alınması gereken kişiler; küçüğün menfaati bunun sonucunda ağır biçimde zedelenmeyecekse, hakimden evlatlık ilişkisinin kaldırılmasını isteyebilir. 318. madde gereğince, evlat edinme esasa ilişkin diğer noksanlıklardan biriyle sakatsa, Cumhuriyet Savcısı veya her ilgili evlatlık ilişkisinin kaldırılmasını isteyebilir. Noksanlıklar bu arada ortadan kalkmış veya sadece usule ilişkin olup ilişkinin kaldırılması evlatlığın menfaati ağır biçimde zedeleyecek olursa, bu yola gidilmez.
Yine 319. maddede belirtildiği üzere, dava hakkı, evlatlık ilişkisinin kaldırılması sebebinin öğrenilmesinden başlayarak bir yıl ve her halde evlat edinme işleminin üzerinden beş yıl geçmekle düşer.
SOSYAL HİZMETLER VE ÇOCUK ESİRGEME KURUMU GENEL MÜDÜRLÜÄžÜNCE YÜRÜTÜLEN EVLAT EDİNME İŞLEMLERİ
Genel Müdürlüğümüze bağlı kuruluşlarda bakılan korunmaya muhtaç çocukların bir kısmı her yıl evlat edinmesinde kanuni engeli bulunmayan ailelere evlat edindirilmektedir.
EVLAT EDİNDİRİLEN ÇOCUKLARIN ÖZELLİKLERİ
Genel Müdürlüğümüze bağlı kuruluşların bakımlarına verilen
1-Ana-babası tarafından terk edilen çocuklar,
2-Ana-babasının her ikisi de ölen çocuklar,
3-Gayri meşru doğan çocuklar,
4-Ana-babası tarafından evlat edindirilmesi için Mahkeme Kararı ile hakkında evlat edindirilmesi için rıza verilen çocuklar,
5-Ana-babası olmasına rağmen öz ailesindeki ruhsal rahatsızlığı olan kişilerin ya da ailesi tarafından uzun süre aranmayan çocuklar evlat edindirilmektedir.
Genel Müdürlüğümüzden evlatlık verilen çocuk sayısında her yıl sürekli bir artış izlenmektedir. 2002 yılında 184 çocuk evlat edinilerek ,işlemleri tamamlanmıştır.Medeni Yasa ile 1 yıllık izleme sürecinin hükme bağlanması nedeniyle sayı diğer yıılara göre az gözükmektedir..2003 yılında ise aile yanına yerleştirilen çocuk sayısı 506 olup, Medeni Yasanın 305. maddesi gereğince 1 yıllık izleme sürecindedir.Evlat edinme mahkeme işlemleri tamamlanan çocuk sayısı ise 302 dir.
Evlat edinmelerde Genel Müdürlüğümüz gizlilik ve resmiyeti nedeniyle evlat edinecek kişiler arasında daima tercih edilen bir Kurum olmaktadır. Ancak sürekli olarak evlat edinecek aile sayısına oranla çocuk sayısı yetersiz kalmaktadır.
Ülkemizde evlat edinmek üzere yılda ortalama 3000 aile başvuruda bulunmaktadır. Bir yıl içinde evlat edindirilmek üzere aile yanına yerleştirilen çocuk sayısı ise ortalama 450-500’dür. Evlat edinmek üzere başvuran ailelerin büyük çoğunluğu 0-1 yaş çocuk istenmekte ve cinsiyet olarak da “kız” çocuk tercih etmektedirler.
GENEL MÜDÜRLÜKÇE EVLAT EDİNDİRİLEN AİLELERİN BAŞVURULARI VE ARANAN ÖZELLİKLERİ
Genel Müdürlüğümüzce yürütülen evlat edinme işlemleri Medeni Yasanın ilgili hükümleri ve 01.08.2002 tarihinde çıkarılan Evlat Edindirme Yönergesine uygun olarak yapılmaktadır.
Buna göre; evlat edinecek aileler ikamet ettikleri İl’in İl Sosyal Hizmetler Müdürlüklerine eşleriyle birlikte evlat edinecek yalnız yaşıyorsa tek olarak doğrudan müracaat ederler. Kendilerinin dilekçesini bir sosyal hizmet uzmanı alarak evlat edinme ilk görüşme formunu doldurur.
İlgili Yönerge gereği (0-1) yaş çocuk evlat edinmek isteyen ailelerde eşlerden en az birinin 40 yaşını aşmamış olması gerekmektedir. Eşler arasında 10 ve daha fazla yaş farkı olması halinde ise eşlerin yaş ortalaması dikkate alınarak evlat edinilecek çocuğun yaşı hesaplanır. 40 yaş üzeri kişilere ise yaşları ile orantılı olarak büyük yaş grubu çocuk yerleştirilmektedir.
Evlat edinecek eşlerden en az birinin 30 yaşını doldurmuş olması veya beş yıldan beri evli olması zorunludur. (Medeni Yasa gereği)
Yönerge gereği, evlat edineceklerin ruhsal ve biyolojik olarak sağlıklı, tutarlı, dengeli, çocuğa sevgi, şevkat verebilecek yapıda olması, belli bir eğitim ve kültür düzeyinde bulunması, (en az ilkokul mezunu), çocuğa iyi bir gelecek sağlayacak düzenli bir gelirinin ve sosyal güvencesinin olması gerekmektedir. Ayrıca çocuğun toplum içindeki konumunu olumsuz etkileyecek herhangi bir suçtan ve yüz kızartıcı suçlardan (hırsızlık, gayr-i ahlaki davranışlar, alkol, uyuşturucu kullanımı vb.) hüküm giymemiş olması zorunludur. Buna ilişkin olarak, ilgili sosyal hizmet uzmanınca gerekli mülakat ve incelemeler yapılarak evlat edinme sosyal inceleme raporu hazırlanır. Hazırlanan rapor sonucu evlat edinmesi uygun bulunmayan ailelere durum yazılı olarak bildirilir. Uygun görülenler ise müracaat tarihi esas alınarak sıraya alınır.
EVLAT EDİNECEKLERDEN İSTENİLEN BELGELER
A-Her iki eş için, çocuğun bakımını etkileyecek fiziksel engeli ve bulaşıcı hastalığının olmadığını gösterir rapor,
B-Her iki eş için savcılık belgesi,
C-Her iki eş için nüfus suretleri,
D-Mal, gelir ve sosyal güvenlik durumunu gösterir belgeler,
E-İkametgah belgesi,
F-Vukuatlı nüfus kaydı,
G-Öğrenim belgesi.
Aile yurt dışında ikamet ediyorsa ayrıca oturma izni ve çocuğun ülkeye kabul edileceğine ilişkin belgelerde istenilmektedir.
EVLAT EDİNMELERDE TERCİH SIRALAMASI
Evlat edinmesi uygun görülen ve gerekli belgelerini tamamlayan müracaatçılar başvuru tarihi esas alınmak koşuluyla sıraya alınırlar. Sıralamanın tespitinde başvuru tarihinin yanı sıra ailelerin istedikleri çocuğun özellikleri de (yaş, cinsiyet, kardeş olması, sağlık vb.) etken olabilir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti vatandaşları da sürekli ikametlerinin Kıbrıs olması koşulu ile bu kapsam içinde değerlendirilir. En az beş yıl süre ile Kurumumuz bünyesinde çalışan personele, bekleme süresinin iki yılı aşması halinde, iki yılın bitiminde istediği özellikte çocuk yerleştirilir.
Her ikisi de yabancı uyruklu ailelere, her yol denendiği halde çeşitli nedenlerle Türkiye’de evlat edindirilemeyen çocuklar yerleştirilir. Üç yaşından büyük çocukları evlat edinecekler için eşlerden birinin Türkçe bilme şartı aranır. (Türkçe bilme koşulu T.C. vatandaşları için de geçerlidir.)
Evlat edinmesi uygun görülen müracaatçılara kendi istedikleri özelliklerde çocuk gösterilir. Gösterilebilecek çocuk sayısı en fazla üçtür. Bu çocukları beğenmeyen ya da çocuğu yanına aldıktan sonra ciddi sağlık problemi haricinde çocuğu evlat edinme işlemi tamamlanmadan iade edilen ailelere bir daha çocuk verilmeyip dosyaları iptal edilmektedir.
Evlat edinecek ailelere evlat edinme öncesi evlat edinmenin hukuki ve sosyal boyutları hakkında gerekli bilgi ilgili sosyal hizmet uzmanlarınca verilmektedir. Ayrıca evlat edinme öncesinde çocuk ve aile arasında çıkabilecek problemler konusunda danışmanlık yapılmakta ailenin çocuğa istenildiği şekilde bakıp bakmadığı takip edilmektedir. Yurt dışında ise takip işlemleri ISS tarafından yaptırılmaktadır.
(Haber 7)
Kaynak:uzmanportal.com

Bu konuyu yazdır

  Buzdolabındaki tehlikeler nelerdir?
Yazar: MaSaL - 01-17-2011, Saat: 11:33 PM - Forum: Sağlık - Yorum Yok

Foxnews.com isimli internet sitesinde yer alan habere göre, işte buzdolabınızda sizi bekleyen 7 gizli tehlike:
Meyve ve sebzeler: Meyve ve sebzelerinizi uzun süre dolapta bekletirseniz, bir süre sonra sararmaya, buruşmaya ve bozulmaya başlayacaktır. Bugünlerde aldığınız pahalı meyve ve sebzelerinizi çöpe atmak istemiyorsanız, sık sık alışveriş yaparak bunları uzun süre dolapta bekletmeyin. Her seferinde en fazla 3-5 günlük sebze ve meyve satın almak para kaybınızı önleyecektir.
Küf: Küf, miktarına ve hangi yiyeceklerde olduğuna bağlı olarak tehlikeli olabilir. Eğer küf yiyeceğin yüzeyinin büyük çoğunluğunu kapladıysa, bu gıdayı atabilirsiniz. Dolabınızdaki herhangi bir et çeşidinde küf belirtileri varsa, hemen çöpe atmalısınız.
Ekmekte, reçellerde, yoğurtta, fındıklarda ve önceden pişmiş artan yemeklerinizde küf olup olmadığını kontrol edin. Bu yiyecekleri atmanız hastalanmanızdan iyidir.
Et: Etiniz buzdolabında güvendeyse son tüketim tarihini kontrol etmelisiniz. Etiniz güzel görünmesine, kokmasına ve tadının iyi olmasına rağmen tehlikeli olabilir. Biftek ya da diğer kırmızı etler, paketteki tarihin üzerinde 4 gün geçerse yenmemelidir. Donmuş et daha uzun süre dayanır, ancak çözdükten sonra asla yeniden dondurmayın. Et kayganlaşmışsa, rengi ve kokusu tuhafsa, hemen çöpe atılmalı.
Don yanığı: Et ya da tavuktaki beyaz kuru yerler don yanığının işaretidir. Çok uzun süre dondurulan veya paketlemesi tam olarak yapılamayan et ve tavukta bu yanmalar meydana gelebilir. Bu ürünler kullanmak güvenlidir ama don yanığından dolayı yanan kısımların tadı ve kokusu güzel değlidir. Don yanığı, beslenme değerinin düşmesine de neden oluyor. Bunu önlemenin en iyi yolu gıdayı dondurmadan önce güzelce paketlemektir.
Balık: Taze çiğ balığın raf ömrü buzdolabında çok kısadır. Sadece 1-2 gün dolabınızda saklayabilirsiniz. Eğer balığınızı satın aldığınız tarihi hatırlamıyorsanız, balık buzdolabınızda ağır bir koku yayması bozulduğu anlamına gelir. Balığınız balık gibi kokmalı, bayıltıcı bir kokusu olmamalı.
Yumurta: Marketten çok sayıda yumurta alıp saklayabilirsiniz. Çünkü kabuklu taze olan yumurtayı buzdolabınızda 3-5 hafta arasında saklayabilirsiniz.
Süt ürünleri: Süt, bozulunca en kolay anlaşılan gıda maddesidir. Eğer, sütünüz ekşi kokuyorsa hemen dökmelisiniz.
Krema, çiftlik peyniri ve ekşi kremanın ise bozulup bozulmadığını anlamak biraz daha marifet ister. Bunlar genellikle üretim tarihinden itibaren yaklaşık 10 gün boyunca taze kalıyor. Yoğurt, en geç son tüketim tarihi geçtikten birkaç gün içinde tüketilmelidir. Ancak, bu kadar süre beklerseniz yoğurdun tadı ve besin değerini kaybeder.
Peynir ve tereyağı daha uzun süre dayanabiliyor. Ancak, siz yine de bunları 1 ay içinde tüketin.
Kaynak:habervitrini.com

Bu konuyu yazdır

  axolotl balığı
Yazar: MaSaL - 01-17-2011, Saat: 11:32 PM - Forum: Hayvanlar Alemi - Yorumlar (1)

axolotl balığı






Axolotl-mexican-04.jpg


Axolotl-mexican-01.jpg

Axolotl-mexican-02.jpg

Axolotl-mexican-03.jpg



7310458_f7d9910cb9.jpg

Bu konuyu yazdır

  DNA’yı tanıyalım!
Yazar: MaSaL - 01-17-2011, Saat: 11:31 PM - Forum: Sağlık - Yorum Yok

Deoksiribonükleik asit (DNA), tüm organizmalar ve bazı virüslerin canlılık işlevleri ve biyolojik gelişmeleri için gerekli olan genetik talimatları taşıyan bir nükleik asittir. DNA’nın başlıca rolü bilginin uzun süreli saklanmasıdır. Protein ve RNA gibi hücrenin diğer bileşenlerinin inşası için gerekli olan bilgileri içermesinden dolayı DNA bir kalıp, şablon veya reçeteye benzetilir. Bu genetik bilgileri içeren DNA parçaları gen olarak adlandırılır, ama başka DNA dizilerinin yapısal işlevleri vardır, diğerleri ise bu genetik bilginin kullanılmasının düzenlenmesine yararlar.
Kimyasal olarak DNA, nükleotit olarak adlandırılan basit birimlerden oluşan iki uzun polimerden oluşur. Bu polimerlerin omurgaları, ester bağları ile birbirine bağlanmış şeker ve fosfat gruplarından oluşur. Bu iki iplikçik birbirlerine ters yönde giderler. Her bir şeker grubuna baz olarak adlandırılan dört tip molekülden biri bağlıdır. DNA’nın omurgası boyunca bu bazların oluşturduğu dizi, genetik bilgiyi kodlar. Protein sentezi sırasında bu bilgi, genetik kod aracılığıyla okununca proteinlerin amino asit dizisini belirler. Bu süreç sırasında DNA’daki bilgi, DNA’ya benzer yapıya sahip başka bir nükleik asit olan RNA’ya kopyalanır, bu işleme transkripsiyon denir.
Hücrelerde DNA, kromozom olarak adlandırılan yapıların içinde yer alır. Hücre bölünmesinden evvel kromozomlar ikilenir, bu sırada DNA ikileşmesi gerçekleşir. Ökaryotlarda (yani hayvan, bitki, mantar ve protistalar) DNA’larını hücre çekirdeği içinde bulundururlar, buna karşın prokaryotlarda (yani bakteri ve arkelerde) DNA hücre sitoplazmasında yer alır. Kromozomlarda bulunan kromatin proteinleri (histonlar gibi) DNA’yı sıkıştırıp organize ederler. Bu sıkışık yapılar DNA ile diğer proteinler arasındaki etkileşimleri düzenleyerek DNA’nın hangi kısımlarının okunacağını kontrol ederler.
Kaynak:uzmanportal.com

Bu konuyu yazdır

  bilinmeyen yaratık doğa mucizesi
Yazar: MaSaL - 01-17-2011, Saat: 11:30 PM - Forum: Hayvanlar Alemi - Yorum Yok

bilinmeyen yaratık doğa mucizesi




1.jpg
Dünyanın en ilginç hayvanı Bilim adamları, ördek gibi gagası, memeli gibi kürkü ve yılan gibi zehri bulunan doğanın en ilginç hayvanı "platypus"un gen haritasını çıkardı

2.jpg
Araştırmacılar, Nature dergisinde bugün yayımlanan "platypus"un gen analizinin, aralarında insanların da bulunduğu memelilerin milyonlarca yıl önce nasıl evrim geçirdiğinin açıklanmasına yardımcı olmasını umuyor

3.jpg
Platypus, kürkü olduğu ve yavrularını emzirdiği için memeli sınıfına giriyorgibi sallayabilen bu hayvan, kuş gagası ve sürüngen zehrine sahip olma gibi özellikler de taşıyorGenellikle su altında yaşayan bu hayvanlar, zehirlerini arka ayaklarında taşıyor

4.jpg
ABD Ulusal İnsan Genome Araştırma Enstitüsünden Francis S ilk bakışta bu hayvanın, "bir evrim kazası" olarak görülebileceğini, ancak bu hayvan ne kadar garip görünse de gen haritasının, memelilerin biyolojik süreçlerinin nasıl evrime uğradığının anlaşılması açısından çok değerli olduğunu bildirdi

5.jpg
Bilim adamları bu araştırmanın, bu hayvanın çoklu özelliklerinin, farklı sınıflarda hayvanlarınkiyle kesişen karışık genleriyle DNA'sına yansıdığını gösterdiğini de belirtti

Bu konuyu yazdır

  Gelin kaynana
Yazar: history - 01-17-2011, Saat: 11:29 PM - Forum: Fıkra Genel - Yorumlar (1)

Yeni gelin ile kaynana karşı karşıya oturmuşlar.
Kaynana ;
-Gelin, sen daha yenisin, birbirimizin huyunu suyunu oturup konuşarak anlayalım, demiş.
Gelin de ;
- Tabi anne konuşalım, demiş.
...
...Kaynana başlamış anlatmaya:
- Aman kızım benim üç halim vardır, dikkat et.
Saçıma gül takmışsam neşeli olurum. Her yola gelirim. Kulağımın arkasına gül takmışsam, havamda olmam. Çok ısrarcı olma,eğer ki yakama gül takmışsam sakın etrafımda dolaşma, çok sinirli olurum.

Gelin, kaynana lafını bitirince başlamış lafa;

- Anne benim halim malim yoktur. Bacak bacak üstüne atarım, sigaramı yakarım, sen gülü nerene takarsan tak, ben keyfime bakarım. Smile



168462_181267361904042_110860478944731_4...5591_s.jpg

Bu konuyu yazdır

  Tarih: 05-11-2026, 12:37 AM