:: Duygusuz.com - Dostluk ve Arkadaşlık Sitesi
Hoşgeldin, Ziyaretçi
Sitemizden yararlanabilmek için Kayıt olmalısınız.

Kullanıcı Adınız:
  

Şifreniz:
  





Forumda Ara

(Gelişmiş Arama)

Forum İstatistikleri
» Toplam Üyeler: 16,695
» Son Üye: floralpops
» Toplam Konular: 98,587
» Toplam Yorumlar: 1,065,567

Detaylı İstatistikler

Kimler Çevrimiçi
Toplam: 216 kullanıcı aktif
» 0 Kayıtlı
» 212 Ziyaretçi
Applebot, Baidu, Bing, GoogleBot

Son Aktiviteler
Bir Demet Söz
Forum: Güzel Sözler
Son Yorum: SunSet
05-07-2026, Saat: 11:22 AM
» Yorumlar: 70
» Okunma: 10,460
Kur’an’da Allah Zekâtı, M...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
05-03-2026, Saat: 11:57 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 42
İslam’ı Yaşarken İzlediği...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-30-2026, Saat: 01:06 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 35
Allah’ın Bizlere Güvendiğ...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-25-2026, Saat: 11:04 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 61
Allah’ın Dini İslam’ı Yaş...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-24-2026, Saat: 12:01 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 60
Saff Suresi 6. Ayet Üzeri...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-18-2026, Saat: 12:14 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 57
Namaz Dinin Direği Midir?
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-13-2026, Saat: 10:12 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 76
Atatürk'ün Çocukluk Anıla...
Forum: Hayatı ve Anıları
Son Yorum: Serdar102
03-28-2026, Saat: 09:08 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 120
Mavi'ye..
Forum: Aşk Hikayeleri
Son Yorum: SunSet
03-11-2026, Saat: 08:23 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 205
Keloğlan Çataltepe Tekfur...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:45 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 380

 
  Artık özlemeyeceğim seni...
Yazar: acemhe - 01-25-2011, Saat: 02:21 AM - Forum: Aşk (Genel) - Yorumlar (3)

Artık senli hayallerle ısıtmayacağım yüreğimi. Derinlerimde bir şeyler acıtmayacak benliğimi. Dilimden bir türlü düşmeyen ismini ise hiç duymayacak kulaklarım. Ağlamayacağım hatırlatıpta gidişini.
Artık özlemeyeceğim seni...

Hadi şimdi git! Yolun açık olsun sevgili.Hadi durma git! Umutlarımın katili.Gönlümün hakimi müebbet hapse mahkum edecek sözlerini.Vicdanınaysa söze hacet yok lakin kendi karar versin şimdi...

Zaman yaralarımı sarmak yerine tuz basacak belki.Sakın üzülme gençliğimin güle benzeyen dikeni.Bakışların aldatamayacak sevgimi.Kan dökmeyecek yaşlarım ardına bakmadan gidişine...

Söyledim ya sevmeyeceğim kömürden daha kara gözlerini.Hele ki yalanlarını hiç hatırlamayacağım.Evet,beraber düşlediğimiz o rüya gelinliği de giyemeyeceğim.Üzeri tutamadığın sözlerle kirlendi...

Senin olamayacağım ve kimsenin nihayetinde.Merak etme zamanla unutursun el ele körfezin sularına serdiğimiz şiirleri.Unutturur elbet bir başkası utangaç,masum buselerimi.Sen darmadağın anılarımın sitemi.Perişan gözlerimi de al yanına çünkü görmeyecek senden başka kimseyi...

Kalbimi de al ellerimle birlikte.Senden başkasına dokunmayacak,senden başkasını sevmeyecekler.Ama unutma rüyalarımın çirkin süprizi.Biz bundan sonra seni de sevmeyeceğiz ki!...

Bu konuyu yazdır

  Nazar Boncuğumsun
Yazar: history - 01-25-2011, Saat: 01:55 AM - Forum: Aşk (Genel) - Yorumlar (4)

bildiyekf2.gif

Yanımdayken uzaklardasın..

Yaklaşmak istiyorum izin vermiyorsun.

Yüreğimi yüreğine sakladım oysa bilmiyor musun?


Yanındayken yakın olamadım şimdi gidiyorum. artık yanında da olamayacağım.
Fark edecek misin yokluğumu, hissedecek misin yüreğindeki yüreğimin atışlarını..


Bir umuttu belki sana olan duygularım; belki seversin umudu..
Aslında her geçen günün sonunda bu umudum biraz daha tükeniyordu, tüketiyordun.
Biraz daha eziliyordum söylediklerinle yada söylemediklerinle...


Ne çok isterdim o yüreğin benim için çarpmasını, kalbindeki sevginin benim için olmasını, o sevgiyi karşılıklı yaşamayı...


Ama hani söz vardır ya "Ben Seni Sevdim, Sen Beni Sevmesende Olur. Zaten Aşk Budur.."


Daha ilk günden umutsuzdu belki benim sevgim. Ama tek suçlu ben miyim?. Senin hiç mi katkın olmadı bu yüreğe…


Sen hiç bir zaman sonu olmayacağını bildiğim halde sevdiğim,yüreğimi vermekten korkmadığımsın..


Suç olduğunu bildiğim halde işlediğim Günahımsın..


Ama sen benim için hala Canım, Canımdan öte Hayatım, Canımın İçi, Nazar Boncuğumsun....



Seviyorum Bu Sevginin Seninle Bitmeyeceğine İnanacak Kadar


Gel diye değil,

Sev diye değil...

Sadece Bil Diye !!!

Bu konuyu yazdır

  Bal Karıncaları
Yazar: Hasretiim - 01-25-2011, Saat: 01:41 AM - Forum: Hayvanlar Alemi - Yorum Yok

[INDENT]Bir çok karınca türüvirgs.gif yaprak bitlerinin "bal" denen sindirim artıklarıyla beslenir. Bu maddenin gerçek bal ile ilişkisi yoktur. Ancakvirgs.gif bitki özsularıyla beslenen bir yaprak bitinin sindirim artıkları yüksek oranda şekerli madde içerdiği için bu ismi alır. İşte bal karıncaları adıyla tanınan bu türün işçileri devirgs.gif besinin bol olduğu aylardavirgs.gif yaprak bitlerindenvirgs.gif kabuklu bitlerden ve çiçeklerden bal alırlar.

Karıncaların yaprak bitlerinden bal alma biçimleri oldukça ilginçtir. Karıncavirgs.gif yaprak bitine yaklaşarak onun karnını dürtüklemeye başlar. Yaprak biti de bir damla sindirim artığını karıncaya verir. Karıncalarvirgs.gif yaprak bitlerinin karınlarını daha çok dürtükleyerek daha çok bal almaya çalışır ve çıkan sıvıyı emerler. Peki emdikleri bu şekerli besini nasıl kullanırlar ve bu besin daha sonra ne işe yarar?

Bal karıncalarında bu aşamada eşsiz bir görev paylaşımı vardır: Diğer işçiler tarafından toplanan bal özünü saklamak için bazı karıncalar "kavanoz" görevi görürler!...

Her yuvada bir kraliçevirgs.gif işçiler ve ayrıca bal taşıyıcılar vardır. Bu karıncaların kolonilerivirgs.gif çoğunluklavirgs.gif işçilerin nektar toplayabildikleri cüce meşe ağaçları yakınında bulunur. İşçiler nektarı yutup yuvalarına taşıdıktan sonravirgs.gif burada ağızlarından geri çıkararakvirgs.gif balı saklayacak olan genç işçilerin ağızlarına boşaltırlar. Bal taşıyıcı karıncalarvirgs.gif vücutlarının alt kısmını şişirerek bal kesesi olarak kullanırlar. İşçiler tarafından toplanan bal özüyle beslenir ve adeta bir "fıçı" görevini görürler. Hatta bazen büyüklüklerivirgs.gif küçük bir üzüm tanesi kadar olur. Balın sabit kalabilmesi içinvirgs.gif her odada 25-30 kadarıvirgs.gif ayaklarıyla tavana yapışır ve yer değiştirmezler.30 Tavana yapışıkkenvirgs.gif küçük ve yarı saydam bir üzüm salkımı gibi görünürler. Eğer herhangi biri düşecek olursavirgs.gif işçiler tarafından hemen eski pozisyonuna döndürülür. Bal kavanozlarındaki balvirgs.gif karıncanın yaklaşık 8 katı ağırlığındadır.

Kışın ya da kurak mevsimdevirgs.gif sıradan işçiler 'bal fıçıları'nı ziyaret ederek günlük besin ihtiyaçlarını karşılarlar. İşçi karınca ağzını "fıçı"nınkine yerleştirir ve "fıçı"virgs.gif bal kesesindeki kaslarını kasarakvirgs.gif ufak bir damla bal damlatır. İşçi bu besin değeri yüksek balıvirgs.gif elverişsiz mevsimlerde yiyecek olarak tüketir.

Bir canlının kendi ağırlığının tam sekiz katı bir ağırlığa ulaşarakvirgs.gif bal deposu vazifesi yapmaya karar vermesi ve bu şekilde ayaklarından asılı kalarak hiç bir zarar görmeden yaşayabilmesivirgs.gif hayret ve ilgi uyandıran bir durumdur. Böylesine zor ve tehlikeli bir pozisyona girmeye neden ihtiyaç duymuşlardır? Bu benzersiz depolama tekniğini düşünüpvirgs.gif vücut gelişimlerini de ona göre kendileri mi kontrol etmişlerdir? Düşünün ki bir insanvirgs.gif vücudunda meydana gelen en basit bir gelişime bile hakim değilkenvirgs.gif gerçek manada bir beyne bile sahip olmayan karıncanın bunu kendi kendine yapabilmesi şüphesiz imkansızdır.

Bal karıncaları yine Evrim teorisinin açıklayamadığı bir davranış göstermektedirler. Balı depolama metodunu ve bunun için gerekli organları tesadüfen geliştirmiş olmalarıvirgs.gif kuşkusuz öne sürülemeyecek kadar mantık dışı bir fikirdir. Nitekim bilimsel kaynaklardavirgs.gif bu ve benzeri konularda söylenen pek çok gerçekçi ifadeye rastlanılmaktadır. Örneğinvirgs.gif Paris Üniversitesi Biyoloji Enstitüsü Direktörü Prof. Étinne Rabaud'nun açıklaması şöyledir:

Bu örnekler (örneğin bal karıncaları) açıkça gösteriyor ki çeşitli organlarvirgs.gif canlıların belirli fonksiyonları yapabilmeleri için meydana gelmiş değilvirgs.gif aksine bunların önceden varolmasıvirgs.gif belirli hareketlerin ve işlerin yapılmasına bazı kez olanak vermiş bazı kez de vermemiştir. Bu şunu gösteriyor kivirgs.gif organlar canlıların hayat koşullarına uymalarından meydana gelmemişvirgs.gif aksine gördüğümüz gibivirgs.gif hayat koşulları bu organların önceden var olmuş olmasından ve organların fonksiyonlarından doğmuştur. Darwin'in yaptığı gibi şu soru sorulabilir: Bu evrimde bu değişmede yaşama yeteneğini kaybedenin temizlenmesivirgs.gif ayıklanmasıvirgs.gif ya da organların yeni koşullara uyması olayı yok mudur? Biz de diyoruz kivirgs.gif olaylar böyle bir evriminvirgs.gif böyle bir değişmenin cereyan etmediğivirgs.gif aksine tümüyle bunun aksi bir olayın olageldiğini ispat etmektedir.

Profesör Rabaud'nun yaptığı bu açıklamalarvirgs.gif her insanın çok kısa bir an vicdanıyla düşünerek zaten varabileceği bir sonucu bize açıkça göstermektedir: Tüm canlılar kusursuz organları ve mükemmel davranışlarıylavirgs.gif bilginin ve aklın gerçek kaynağı olan tek bir Yaratıcı tarafından yaratılmışlardır. Kuran'da bu gerçek şöyle ifade edilmiştir:

O Allah kivirgs.gif yaratandırvirgs.gif kusursuzca var edendirvirgs.gif 'şekil ve suret' verendir. En güzel isimler O'nundur. Göklerde ve yerde olanların tümü O'nu tesbih etmektedir. Ovirgs.gif Azizvirgs.gif Hakimdir. (Haşr Suresivirgs.gif 24)[/INDENT]

Bu konuyu yazdır

  Bayım sen "kalbimin ağrıyan yanısın"...
Yazar: acemhe - 01-25-2011, Saat: 01:38 AM - Forum: Kişisel Aşk Yazıları - Yorumlar (8)

94.jpg


Yüreğimde zararlı duygularım var benim..

Aşk, sevda, yürek, nefret..

Hepsinin olmazsa olmazı [SIZE=5]“sen”[/SIZE]

Yokluğunda seni çoğaltıyorum...

Her gece seni biriktiriyorum yüreğimin en ucra köşesinde...

Hani sen benden gittin, “arama artık” dedin ya...




Bitirdin b/seni...



Sen bayım sen

"kalbimin ağrıyan yanısın"...

İç kanamasını tamponla durdurduğum...

Ancak artık tedaviye cevap vermeyen, bir daha kapanmayacak bir yarasın...

Bayım...

“Seni unuttum” dediğim gün var ya...

O gün senin yüreğimdeki miladın olacak...
Seni unutamıyorum bayım..
Yani iç kanamalarımla birlikte hayat mücadelem devam etmekte.. Herkes benden çok çabalıyor durdurmaya görüyorum da.. Onlar kim ki, tanıyamıyorum...

Bayım senden başka kimsenin gözlerinde kendimi göremiyorum...

Sen nasıl bakıyordun ki...

Madem öyle güzeldi bakışların da neden yaramdın...

Sen benim yüzümden gitmişsin ya...

Hiç gelmeyeceksin, dönmeyeceksin, bakmayacak ve sarılmayacaksın...

Hiç değilse oralardan kokunu yolla...

Buralar sen gideli soğudu bayım, daha da sert hava...

Sen kokunu esen yele bırak, gelir ulaşır burnuma...

Sensizlik...

Sensizlik, yarama tuz basıyor bayım...

Hayat mücadeleme yenilmek üzereyim...

...

Ve seninle başlayan her cümleye ünlem koyuyorum bayım...

Seni özlüyorum !

Bayım,

[SIZE=5]bu sana son yazım ve sana sadece "el'veda"mı bıraktım...

[/SIZE]
acemhe
yirmibeş*Ocak*İkibinonbir
oniki : kırkbeş

Bu konuyu yazdır

  Odun Karıncaları
Yazar: Hasretiim - 01-25-2011, Saat: 01:28 AM - Forum: Hayvanlar Alemi - Yorum Yok

[INDENT]Odun karıncaları yeraltındaki yuvalarının üzerinevirgs.gif çam iğnesi ve ince dallarla inşa ettikleri tepeciklerle ünlüdürler. Yuva genellikle bir ağaç kütüğü etrafında kurulur. Yuvanın yerin üstündeki bölümüvirgs.gif küçük ve ince dallardanvirgs.gif yaprak saplarından ya da çam iğnelerinden yapılmıştır ve bu kısım yuvanın çatısıdır. Bu çatı 2 m. yüksekliğe kadar ulaşabilir. Çatı aynı zamanda yağmurun içeri girmesini önler ve çok sıcak ya da soğuk havadavirgs.gif yuvanın ısısının düzenini sağlar.32

Odun karıncaları da diğerleri gibi çok çalışkandırlarvirgs.gif sürekli olarak yuvalarında değişiklik yaparlar. Orjinal yüzey katmanını aşama aşama alt katmanlara aktarırlarvirgs.gif üst yüzeyin yerine de alt katmanlardan malzeme getirirler. Karıncaların yuvada yaptıkları değişikliklerle ilgili şöyle bir gözlem yapılmıştır: Karınca yuvasının tepeciğine mavi sprey sıkılmışvirgs.gif dört gün sonra tepeciğin yeniden kahverengi olduğu görülmüştür. Mavi parçacıklar ise yüzeyden 8-10 cm. aşağıda bulunmuştur. 1 aylık sürede isevirgs.gif bu parçacıklar 40 cm. derinliğe kadar inmişlerdir. Daha sonra da bu mavi parçacıklar yeniden yüzeye çıkmışlardır.

Pekivirgs.gif acaba karıncalar sürekli taşıma işlemini boş yerevirgs.gif "iş olsun" diye mi yapmaktadırlar? Hayır... Araştırmacılarvirgs.gif odun karıncalarının neden böyle daimi bir hareket halinde bulunduklarını şu şekilde açıklamaktadırlar: Sürekli olan devr-i daimvirgs.gif içteki nemli maddeleri yüzeyde düzenli olarak kurutmakta ve mantar oluşumunu engellemektedir. Aksi takdirdevirgs.gif karıncalar zararlı mantarlar tarafından işgal edilmiş bir yuvaya sahip olacaklardır.

Böyle bir durumda iki ihtimal söz konusudur. Birinci ihtimalvirgs.gif insanların uzun süren bilimsel araştırmalar neticesinde keşfettiklerivirgs.gif mantarın nemli ortamlarda oluştuğu sonucunuvirgs.gif karıncaların kendi araştırmaları neticesinde çok daha önce keşfedipvirgs.gif bu sorunu gidermek için olabilecek en akılcı metodu geliştirmiş olmalarıdır! İkinci ihtimal isevirgs.gif bu mükemmel işlemi yürütebilmeninvirgs.gif ancak üstün bir aklın ilhamı ile mümkün olabileceğidir. Birinci ihtimalin imkansızlığı ortadadır. Karıncalara zararlı mantarlardan korunmaları gerektiğini ve ne şekilde korunabileceklerini ilham edenvirgs.gif elbette sonsuz kudret sahibi Allah'tır.[/INDENT]

Bu konuyu yazdır

  Odun Karıncalarında Farklı Üreme Metodları
Yazar: Hasretiim - 01-25-2011, Saat: 01:27 AM - Forum: Hayvanlar Alemi - Yorum Yok

[INDENT]Odun karıncalarının erkekleri ve kraliçeleri kanatlıdır fakat diğer küçük karınca türlerinde olduğu gibi bir çiftleşme uçuşu yapmazlar. Çiftleşmevirgs.gif yuvanın yüzeyinde ya da yakın çevrede bir yerde gerçekleşir. Çiftleşmeden sonravirgs.gif kraliçe kanatlarını kopartır ve şu 3 hareketten birini yapar:

1. Genellikle daha önce larva olarak yaşadığı yuvasına geri döner ve yumurtalarını oraya bırakır.

2. Bazen çiftleşmeden sonravirgs.gif kendisini taşıyan işçilerle birlikte yuvadan ayrılır ve yeni yuva yapacak bir yer arar.

3. Eğer tek başına ayrılırsavirgs.gif akrabalığı olan ama daha küçük türlerinvirgs.gif örneğin siyah karınca Formica Fusca'nın yuvasına girip oradaki kraliçeyi devre dışı bırakır. Kraliçevirgs.gif Fusca işçilerinin bakacağı yumurtalarını buraya yumurtlar. Bir süre için yuvada hem misafir işçilervirgs.gif hem de ev sahibi işçiler vardır. Ancak ev sahiplerinin kraliçesi olmadığı için bir süre sonra işçileri ölür ve böylece oduncu kraliçeler devirgs.gif hiç bir şey yapmadan kurulu bir odun yuva elde etmiş olurlar.33

Kraliçe odun karıncalarınınvirgs.gif üçüncü maddede bahsedilen taktiklerinde açık bir şuur görülmektedir. Ancak bu şuurun karıncanın kendisine ait olamayacağı alenen ortadadır. Çünkü kendi yuvasının içindeki bir kaç metre karelik alandan başka bir yer görmemiş olan kraliçe karıncanınvirgs.gif hiçbir zaman görmediğivirgs.gif yapısınıvirgs.gif düzenini bilmediği bambaşka bir koloninin içine giripvirgs.gif bu kolonide kimi saf dışı bırakacağını anlayıpvirgs.gif tüm engelleri aşarak bunu başarması... Bütün bunlar kraliçe karıncanınvirgs.gif ilhamla hareket ettiğinivirgs.gif şüphe götürmez bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Bahsedilen olayvirgs.gif Allah'ın tüm canlılar üzerindeki kudret ve hakimiyetini gösteren çok açık bir delildir.[/INDENT]

Bu konuyu yazdır

  Lejyoner Karıncalar
Yazar: Hasretiim - 01-25-2011, Saat: 01:25 AM - Forum: Hayvanlar Alemi - Yorum Yok

[INDENT]Ormanların en korkulan hayvanlarından biri lejyoner karıncalardır. Bu karınca topluluğuna "ordu" lakabının yakıştırılmasının sebebivirgs.gif yüzbinlerce askeri olan gerçek bir ordu disipliniyle hareket etmeleridir.

Lejyonerler etoburdurlar ve önlerindeki herşeyi silip süpürürler. Her bir karınca 6-12 milimetre boyundadır. Fakat inanılmaz sayıları ve disiplinlerivirgs.gif küçük boyutlarının dezavantajını fazlasıyla telafi eder.

Lejyonerlerin üzerine doğrudan gün ışığının gelmesivirgs.gif onları kısa zamanda öldürebilir. Bu yüzden çoğunlukla geceleyin ya da gölgede yolculuk yaparlar. Işığa duyarlı olmaları nedeniyle ilerlerken uzun tüneller inşa ederler. Karıncaların büyük kısmı bu tünellerdevirgs.gif dışarıya çıkmadan ilerlerler. Buvirgs.gif hızlarını azaltmazvirgs.gif zira güçlü çeneleri sayesinde tünelleri son derece hızlı bir şekilde kazabilirler. Böylece yürüyüş hem hızlı hem de gizli olarak devam eder. Lejyonerler tamamen kör olmalarına rağmenvirgs.gif çok büyük ordular halindevirgs.gif ateş ve su dışında tüm engelleri aşarak ilerlerler.34

Lejyoner karıncalarvirgs.gif avlarını buldukları yerde parçalar ve bu parçaları geçici yuvalarına taşırlar. Bir lejyoner karınca kolonisi için fazla miktarda yiyeceğe ihtiyaç vardır. Tahminlere görevirgs.gif 80.000 kadar ergin karınca ve 30.000 larvadan oluşan orta boyutlu bir koloninin günlük ihtiyacıvirgs.gif yarım galonluk (2.27 litre) hayvansal yiyecektir.35

Lejyoner karıncaların sabit bir yuvaları olmadığı için sürekli hareket halindedirler. Kolonilerin hareketleri ve göçlerivirgs.gif üreme devresine bağlıdır. Kraliçevirgs.gif her ay 2 gün boyunca tahminen 25-35 bin yumurta üretir. Yumurtlamadan birkaç gün önce koloni hareketini durdurur ve geniş bir alanda toplanır. Karıncalar çengel şeklindeki bacaklarıyla birbirlerine tutunurlar ve aşağıdaki resimde görüldüğü gibi geçici bir yuva oluştururlar. Ortadaki boş alanvirgs.gif kraliçe ve yeni nesil için hazır oda görevini görür. Buradavirgs.gif doğal olarak en yukarıdaki karıncanın bacak ve eklemlerine aşırı bir yüklenme olur. Ama kendi ağırlıklarının birkaç yüz katı ağırlığa dayanabilecek şekilde yaratılmış oldukları içinvirgs.gif bütün koloniyi zorlanmadan tutabilirler.36

Lejyoner karıncalarvirgs.gif gelişmekte olan yavruların ihtiyacına göre gerektiğinde dururvirgs.gif gerektiğinde de göçebe hayatına devam ederler. 20 gün kadar süren dinlenme süresindevirgs.gif hareketsiz kraliçe 50.000-100.000 yumurta üretir. Bu sırada diğer yeni karınca nesli pupa evresindedir. Kendileri ve kraliçe için yiyecek arayan işçiler çoğu günlervirgs.gif yuva merkez olacak şekilde çevreye kısa süren akınlar yaparlar ve avlanırlar. Her akındavirgs.gif çok şaşırtıcı bir şekilde yönlerini ortalama 123O değiştirerekvirgs.gif sürekli aynı yeri taramanın önüne geçmiş olurlar.

Karıncalarvirgs.gif insanların bir alet olmadan hesaplayamayacağı 123O'yi tek başlarınavirgs.gif hiç hata yapmadan hesaplayabilirler. Buvirgs.gif ciddi bir matematik bilgisine işaret etmektedir. Oysavirgs.gif karıncalar değil matematik; sayı saymayı dahi bilmezler. Bu da onların yaptıkları bu işivirgs.gif bilinçli olarak değilvirgs.gif özel bir ilhamla yaptıklarını göstermektedir.

İlk larvalar yumurtadan çıktıktan sonravirgs.gif işçiler yiyecek toplarlar ve bu arada topluluk durağan kalır. Yiyecek parçalarıvirgs.gif doğrudan larvalara verilir. Kraliçenin tekrar yumurtlamaya hazır olmasıvirgs.gif genellikle önceki larvaların pupa devresine geçmeleriyle aynı zamana rastlar. Bu dönemde topluluk bir kez daha durur. Kraliçenin yumurtlamasıylavirgs.gif larvaların pupa devresine girmelerinin aynı döneme denk gelmesivirgs.gif ordunun durduğu süreyi azaltması itibariyle bilinçli bir planlama izlenimi vermektedir.

Larvaların gelişimivirgs.gif yaşlı karıncaları yeni bir göçebe devresi başlatmaya teşvik eder. Bu da şöyle olur: Larvalarvirgs.gif işçiler tarafından yalanıp temizlendiklerinde bir salgı sızdırırlar. Yapılan araştırmalarvirgs.gif göç kararında bu sıvının etkili olduğunu göstermiştir.38

Henüz bir karınca kimliği bile kazanamamış olan larvalarınvirgs.gif böyle bir sıvı salgılamayı aklederek bütün koloniyi kendi ihtiyaçları lehinde yönlendirdiklerini iddia etmekvirgs.gif mantıksal bir zaaf olacaktır. Akıllı bir gözlemcinin bu olayda görebileceği tek şeyvirgs.gif üstün bir Yaratıcı'nın varlığı ve herşeyi kuşatan bilgi ve hakimiyetidir.[/INDENT]

Bu konuyu yazdır

  Kadife Karıncalar
Yazar: Hasretiim - 01-25-2011, Saat: 01:23 AM - Forum: Hayvanlar Alemi - Yorum Yok

Yaşamlarını çöllerde sürdüren kadife karıncalarvirgs.gif aşırı kıllı bir vücut yapısına sahiptirler. Üzerlerindeki doğal paltovirgs.gif ısıyı izole edici bir tabaka görevi görür; çöldeki soğuk gecelerde ısıyı içerde tutupvirgs.gif gün içinde de onları sıcaktan korur. Diğer birçok karınca türünde olduğu gibi erkek kadife karıncalar kanatları sayesindevirgs.gif havada uçarak kumun sıcağından korunabilmektedirler. Ama dişi kadife karıncalarvirgs.gif kanatları olmadığı için gün içinde sıcak kumun üzerinde dolaşmak zorundadırlar. Bu paltoyavirgs.gif güneşten olduğu kadar yerden gelen sıcaklıktan korunmak için de ihtiyaçları vardır.

Peki hayvanın uygunsuz hava koşullarından korunabilmek için böyle bir "palto"ya sahip olmasının açıklaması nedir? Hayvanın bunu bir "evrim süreci" içinde doğaya adaptasyon sağlayarak kazandığını öne sürmek imkansızdır. Çünkü bu durumda pek çok soru cevapsız kalır: Böyle bir giysiye sahip olmadan öncevirgs.gif dişi kadife karıncalar sürekli yüksek ısı sebebiyle ölüyorlar mıydı? Eğer durum buysavirgs.gif nasıl olup da "tesadüfen" bir palto edinmek için nesiller boyu beklediler? Nasıl bir "tesadüfle" bu vücuda sahip oldular?

Sorular elbette cevapsızdır. Çünkü bu havyanların kendilerini sıcaktan koruyacak olan "palto"larını evrimcilerin her zaman öne sürdükleri evrim mekanizmaları ile elde etmiş olmaları imkansızdır. Çünkü bu karıncalarvirgs.gif söz konusu "palto" olmadan yaşayamazlar ve çok nadir gerçekleşen-ve hemen hepsi zararlı olan-mutasyonları bekleyecek zamanları yoktur. Havyanlarınvirgs.gif içinde yaşadıkları iklimin koşullarına göre tasarlandıkları açıktır.

Dişi kadife karıncalar çiftleşmeden sonra bulundukları yerden uzaklaşarakvirgs.gif faydalanabilecekleri herhangi bir tür böcek veya arı yuvası ararlar. Bulduklarında yuvanın içine girerler. Yuvadan dışarı atılma girişimlerinin her türlüsüne karşı tedbirlidirler ve sonuçta yuvada kalırlar. Zira kadife karıncavirgs.gif arıların kovanlarına girebilecek şekilde güçlü silah ve bir de zırha sahiptir. Dış kabukları olağanüstü denecek kadar kalın ve serttir. Zoologlarvirgs.gif çelik bir iğneyi bilevirgs.gif kadife karıncanın göğsüne batırmakta zorluk çektiklerini söylemektedirler.

Arı yuvalarına yerleşebilmek için her türlü donanıma sahip bir kadife karınca kraliçesivirgs.gif bir kez yuvaya girdikten sonra artık onların bal stoğuyla beslenir. Ayrıca her hücrede bir yumurta olacak şekilde yumurtalarınıvirgs.gif arıların pupa hücrelerine ya da kozalarına bırakır. Bu yumurtalardan çıkan karınca larvalarıvirgs.gif ev sahibi pupalarla beslenir ve daha sonra kendileri de pupa evresine geçerler. Arılar yazın sonunda yuvalarını terkederler. Kadife karıncalar isevirgs.gif kışı bu yuvada pupa olarak geçirirler. Bir kayda görevirgs.gif çıkarılan bir hezen arısı yuvasında 76 kadife karınca ve sadece iki hezen arısı bulunmuştur.40 Bu örnekvirgs.gif dişi kadife karıncanınvirgs.gif dişi hezen arısıyla baş etmede ne kadar etkili ve başarılı olduğunu göstermektedir. Kraliçe kadife karıncavirgs.gif burada da ince bir taktik güderekvirgs.gif yuvayı içten fethetmekte ve kendisini yuvanın sahibi konumuna getirebilmektedir.

Şu durumda söylenecek şey kadife karıncanın hezen arılarını çok iyi tanıdığı ve onları nasıl kandırabileceğini çok iyi bildiğidir. Peki bunu ona ilham edenvirgs.gif arının fiziksel özelliklerinivirgs.gif yaşam tarzınıvirgs.gif yuva yapısını bilen daha doğrusu arıyı da yaratandan başkası olabilir mi? Makul olan tek açıklamavirgs.gif ancak arıları ve karıncaları ve hatta tüm canlıları yaratan tek bir Yaratıcı'nın varlığını kabul ederek yapılandır.

Bu konuyu yazdır

  Ateş Karıncaları
Yazar: Hasretiim - 01-25-2011, Saat: 01:22 AM - Forum: Hayvanlar Alemi - Yorum Yok

[INDENT]Ateş karıncaları küçükvirgs.gif kırmızı böceklerdir. Ama bu küçüklüklerine rağmenvirgs.gif çok büyük işler becerebilirler. Sadece Amerika'da 20 çeşidi bulunan bu karıncaların kraliçelerivirgs.gif günde 5.000 yumurta üretebilir. Birçok karınca türü kolonisinin birkaç yüz işçisi varkenvirgs.gif bu türün kolonilerinin sadece işçi sayısı yarım milyon kadardır. Ateş karıncalarının çiftleşmiş tek bir kraliçesivirgs.gif 240.000 işçilik bir koloni üretebilir.

Çok saldırgan olan ateş karıncalarının işçilerivirgs.gif avlarına zehirli iğneleriyle hırçınca saldırırlar. Genç ateş karıncalarınınvirgs.gif sürüngenleri ve geyik yavrularını öldürdükleri ya da sakatladıkları görülmüştür. Ayrıca bu saldırgan karıncalarvirgs.gif kimi zaman elektrik kablolarını parçalayarak elektrik kesintilerine de sebep olabilirler. Bir dönem Güney Amerika'yı istila etmişler ve insanları dehşete düşürecek zararlara sebep olmuşlardır. O yılın bütün tanınmış gazete ve dergilerinden anlaşılanvirgs.gif elektrik kablolarını keserek elektrik kesintilerine sebep olanvirgs.gif ekinlere milyarlarca dolar zarar verenvirgs.gif asfaltları çöküntüye uğratanvirgs.gif insanları sokarak alerji şoklarına sebep olan bu karıncalarınvirgs.gif insanları açıkça çaresiz bıraktığıdır. Güçlü çeneleri sayesinde açtıkları tünellerle asfaltlarınvirgs.gif yolların çökmesine sebep olmuşlar ve ayrıca çevreyi de yukarıda bahsedildiği şekilde tahrip etmişlerdir.[/INDENT]

Bu konuyu yazdır

  Mikroplardan Korunma
Yazar: Hasretiim - 01-25-2011, Saat: 01:21 AM - Forum: Hayvanlar Alemi - Yorum Yok

[INDENT]Amerikalı uzmanlar ateş karıncalarının sözkonusu istilalarını engelleyebilmek için çok çeşitli metodlar denediler. Bu amaçla karıncaların yedikleri sineklere mikrop vererek koloni içinde bulaşıcı bir hastalık yaymayı düşündüler. Ama hayret verici bir şekilde mikroplu sineklerin karıncalara hiçbir zarar veremediği görüldü. Yapılan incelemelerde ise karıncalarınvirgs.gif canlılar dünyasındaki ilginç savunma sistemlerinden birine sahip oldukları fark edildi: Boğazlarında yer alan mikroplardan koruyucu bir yapı... Bu yapı sayesinde karıncaların yedikleri herhangi bir şeyde bulunan bakteriler vücuda giremeden boğazda takılıyordu.

Ateş karıncalarının üstün bir aklın ürünü olan korunma sistemleri bununla da bitmez. Yuvanın çevresine ve larvaların üstüne zehir keselerinde üretilen anti- mikrobik bir sıvıyı püskürtürler. Bu sayede de yuvayı ve larvaları tamamen dezenfekte etmiş olurlar.

Son derece olağanüstü bir savunma sistemi ile donanmış bu karıncalarvirgs.gif muhakkak kivirgs.gif bunun farkında bile değildirler. Vicdan sahibi bir insanvirgs.gif böyle bir sistemin tesadüfen oluştuğunu iddia edebilir mi? Karıncaların böyle bir sistemi kendi başlarına kurdukları da söylenemez. O halde bu filtreyi karıncaların boğazlarına yerleştiren ve anti-mikrobik bir sıvı üretmeyi ilham eden kimdir? Şüphesiz insanlarınvirgs.gif karıncaların ve başıboş tesadüflerin üretemeyeceği bu özellikleri yaratanvirgs.gif sonsuz ilim sahibi Allah'tır.[/INDENT]

Bu konuyu yazdır

  Tarih: 05-10-2026, 05:10 AM