:: Duygusuz.com - Dostluk ve Arkadaşlık Sitesi
Hoşgeldin, Ziyaretçi
Sitemizden yararlanabilmek için Kayıt olmalısınız.

Kullanıcı Adınız:
  

Şifreniz:
  





Forumda Ara

(Gelişmiş Arama)

Forum İstatistikleri
» Toplam Üyeler: 16,695
» Son Üye: floralpops
» Toplam Konular: 98,587
» Toplam Yorumlar: 1,065,567

Detaylı İstatistikler

Kimler Çevrimiçi
Toplam: 156 kullanıcı aktif
» 0 Kayıtlı
» 151 Ziyaretçi
Applebot, Baidu, Bing, GoogleBot, Yandex

Son Aktiviteler
Bir Demet Söz
Forum: Güzel Sözler
Son Yorum: SunSet
05-07-2026, Saat: 11:22 AM
» Yorumlar: 70
» Okunma: 10,460
Kur’an’da Allah Zekâtı, M...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
05-03-2026, Saat: 11:57 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 39
İslam’ı Yaşarken İzlediği...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-30-2026, Saat: 01:06 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 34
Allah’ın Bizlere Güvendiğ...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-25-2026, Saat: 11:04 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 60
Allah’ın Dini İslam’ı Yaş...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-24-2026, Saat: 12:01 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 57
Saff Suresi 6. Ayet Üzeri...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-18-2026, Saat: 12:14 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 54
Namaz Dinin Direği Midir?
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-13-2026, Saat: 10:12 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 76
Atatürk'ün Çocukluk Anıla...
Forum: Hayatı ve Anıları
Son Yorum: Serdar102
03-28-2026, Saat: 09:08 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 118
Mavi'ye..
Forum: Aşk Hikayeleri
Son Yorum: SunSet
03-11-2026, Saat: 08:23 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 204
Keloğlan Çataltepe Tekfur...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:45 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 380

 
  Ўeşaren
Yazar: PCKoPaT - 02-03-2011, Saat: 06:02 PM - Forum: Üyeler - Yorumlar (11)

Forumun Sevda Yürekli'sidir (:

Melekimdir. (:

Anlayışlı, sırdaştır. (:

Foruma geldiğimden beri gözlemledğm, forumu aksatmayan tek üyedir Big Grin

Bu konuyu yazdır

  Acemhe
Yazar: PCKoPaT - 02-03-2011, Saat: 05:49 PM - Forum: Üyeler - Yorumlar (43)

Kişisel aşk yazılarıyla ünlüdür.

Forumun bildiğim kadaryla tek nişanlı üyesi (:

Evlilik hazırlıkları içersnde olan bi arkadaşımızdır.

Sağlık problemleriyle başı derttedir.

Kafa dengidir.Big Grin

İstanbulda yaşıyor. Benden bu kdar Big Grin

sizce Acemhe?

Bu konuyu yazdır

  PCKoPaT
Yazar: sıla - 02-03-2011, Saat: 05:42 PM - Forum: Üyeler - Yorumlar (31)

en eski üyelerimizdendir..

forumda Leaderden sonra en sevdiğim kişidir (kimse alınmasın onun yeri ayrı Big Grin)

her konuya değişik bakış açısıyla yaklaşıp yorum yapabilme özelliğine sahiptir.

forumun olmazsa olmazlarından

en çok onlıne olan üyemizdir

yaptığı burç açılımlarıyla meşhurdur Big Grin

şimdilik bu kadar

sizce KatRé* ??

Bu konuyu yazdır

  Hasretiim
Yazar: PCKoPaT - 02-03-2011, Saat: 05:33 PM - Forum: Üyeler - Yorumlar (24)

Yanlş yazım*larıyla son zamanlarda bizi epey güldüren bir arkadaşımızdır Big Grin
Aşık bi üyedir Big Grin Varsa yoksa 'Ömrü' (:

Sizce Hasretiim?

Bu konuyu yazdır

  Bebeğinizin dişlerine dikkat!
Yazar: Hasretiim - 02-03-2011, Saat: 05:33 PM - Forum: Anne ve Bebek - Yorumlar (1)

Diş hekimi Nazlı Büyükabalıvirgs.gif ağız ve diş bakımının doğumla birlikte başlaması gerektiğini söyledi. Diş hekimi Büyükabalıvirgs.gif sağlığımızın ve vücudumuzun olduğu kadar sosyal hayatımızın da önemli bir parçası olan dişlerin bakımıyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. İnsanların en çok yaşadıkları ilk üç korkudan birinin dişçi koltuğuna oturmak olduğunu söyleyen Büyükabalıvirgs.gif zamanında ve bilinçli önlemlerle diş sağlığının kolayca korunabileceğini anlattı.

BEBEÄžİN DİŞ ETLERİ BESLENME SONRASI GAZLI BEZLE SİLİNMELİ
Diş rahatsızlığı olanların ilk önce dişçiye gitmeye korktuklarıvirgs.gif ancak tedavi ve işlemler ilerledikçe bu korkuların yerini mutluluk ve sağlığa bıraktığını belirten Nazlı Büyükabalıvirgs.gif şöyle konuştu: "Bebek doğduktan sonra ağız bakımı başlamalı. Bebeğin diş etleri her beslenme sonrasında anne tarafından gazlı bezle silinmelidir. Bebeğin ilk süt dişleri çıktığı zamanda aynı işlem süt dişleri için yapılmalı."
Bebeğin diş kontrollerinin üç yaşından önce mutlaka başlaması gerektiğini anlatan Büyükabalıvirgs.gif sözlerine şöyle devam etti: "burada anne ve babaya görev düşüyor. Diş fırçası kullanımı da üç yaş civarında başlatılmalı ve çocuk çalkalama tükürme yapamadığı sürece macun kullanılmamalı. Okul öncesi çocuklarda diş fırçalama için bir teknik uygulatmak zor olsa da önemli olan diş fırçalama alışkanlığı kazandırmaktır. Çocuklar genellikle dişlerin ön kısmını fırçalar oysa çürüklere neden olan ve temizlenmesi gereken plak dişlerin iç kısımlarında oluşur. Bu nedenle dişler fırçalandıktan sonra anne ve babanın ağzı kontrol etmesi ve plak oluşan iç yüzeyi temizleyerek çocuğa doğru diş fırçalama alışkanlığı kazandırması gerekir."
İsteyen herkesin ağız sağlığına kavuşabileceğini anlatan Nazlı Büyükabalıvirgs.gif sözlerini şöyle sürdürdü: "Günümüzde teknoloji çok iyi durumda. Durumu kötü olan bir diş bile bu teknoloji sayesinde kurtarılabiliyor. Çünkü her diş bir organ ve diş çekimi her zaman en son çaredir. Diş tedavisi konusunda çok karamsar olunmamalıvirgs.gif insanlar bir diş hekimine başvurduklarında karamsarlıklarının kaybolduğunu görüyor. Dişlerin tedavisi bu en gelişmiş diş hekimliği teknolojisiyle mümkün ancak işin bir de diğer boyutu var. O da dişlerin bakımını iyi yaparak sağlıklı kalmalarını sağlamak. Bunun için ilk önce diş fırçalama yönteminin doğru olması gerekiyor. Birçok insan yanlış fırçalama yöntemi nedeniyle dişlerini koruyamıyor. Dişlerin fırçalanmasında önemli olduğu düşünülen diş macununda ise temel olarak flor bulunması esas olmazsa olmazdır. Bunun dışındaki 6 etki 8 etki gibi ifadeler detay sayılabilir ancak."

DİŞ SAÄžLIÄžI HAYATI VE VÜCUDUN TAMAMINI ETKİLİYOR
Çürük bir dişin hem günlük hayatı hem de vücudun tamamını etkilediğini belirten Dişhekimi Büyükabalıvirgs.gif şunları söyledi: "Ağrı yapmayan kırık ya da çürük bir diş içinde doktora gitmek gerekirvirgs.gif çünkü sağlıksız bir diş sosyal hayatı ve tüm vücut sağlığını etkileyebilir. Fethiye'de dişlerinin
yapılmasının zor olacağını düşünüp tamamını çektirerek komple damak yaptırmak isteyen hastalarla karşılaşıyoruz. Bu tür istekleri olan hastalar genelde kırsal kesimde olan insanlar oluyor. Bu kişilere de her bir dişin ne kadar önemli olduğunu anlatarak onları doğru tedaviye yönlendiriyoruz

Bu konuyu yazdır

  Bebeğinizi nasıl mışıl mışıl uyutursunuz?
Yazar: Hasretiim - 02-03-2011, Saat: 05:30 PM - Forum: Anne ve Bebek - Yorumlar (1)

76260.jpg


Bebeğiniz doğduğundan beri iyi bir gece uykusu uyumadıysanızvirgs.gif yalnız değilsiniz.


Uykusuz geceler birçok yeni anne-baba için geçiş dönemidir. Umutsuzluğa düşmeyinvirgs.gif uykuya dalması için bebeğinize yardımcı olmaya çalışın. Mayo Clinic'in web sitesinde yer alan habere görevirgs.gif bebeğinizin gece boyunca uyumasına yardımcı olmak için şunlara dikkat etmelisiniz:
Düzen oluşturun: Yeni doğan bebekler gün boyunca 16 saatten fazla uyurlar. Ancakvirgs.gif her iki saatte bir karınları acıktığı için uyanırlar. Bu durum başlangıçta düzensiz olmasına rağmenvirgs.gif bebeğinizin sinir sistemi geliştikçe ve beslenme aralarındaki süre uzadıkça daha tutarlı bir uyku programı aniden ortaya çıkacaktır. 3 aya kadarvirgs.gif birçok bebekvirgs.gif geceleri her seferinde en az 5 saat uyurkenvirgs.gif 6 aylık olduğunda ise gece uykusu aralıksız 9 ile 12 saate kadar çıkabilir.
Uyku alışkanlığı kazandırın: İlk birkaç ay içinvirgs.gif gece yarısı beslenmeleri ailelerin ve bebeklerin uykusunu bölüyor. Fakat bebeğinize iyi bir uyku alışkanlığı kazandırarak buna yardımcı olabilirsiniz.
Gün boyu çocuğunuzun hareket halinde olmasını sağlayın. Bebeğiniz uyanıkken bebeğinizle konuşarakvirgs.gif şarkı söyleyerek ve oyun oynayarak oyalanmasını sağlayın. Bebeğinizin yanında ışık açın ve evde gürültü olmasına özen gösterin. Bebeğinizi kendi odasında soyutlamayın. Gün boyunca süren uyarımlar bebeğinizin gece daha rahat uyumasını sağlar.
Bebeğinizin uyukladığı zamanları gözlemleyin. Düzenli uyuklamalar önemlidirvirgs.gif fakat gün boyunca uzun süren uykular bebeğinizin gece uyanık kalmasına neden olur.
Tutarlı uyku rutini izleyin. Banyovirgs.gif şarkı söylemekvirgs.gif kitap okumak ya da sarılmak gibi rahatlatıcı yöntemler deneyin. Yakında bebeğiniz bu yöntemlerle uyumaya alışacaktır. Eğer bebeğinizi uyuturken müzik çalacaksanızvirgs.gif bebeğinizi beşiğine koyun ve her seferinde aynı müziği çalın.
Bebeğinizi mayıştığında uyanıkken yatağına koyun. Bu bebeğinizin uykuya dalma süreciyle yatak arasında ilişki kurmasına yardımcı olacaktır. Bebeğinizi sırt üstüvirgs.gif başı yana gelecek şekilde yatırın ve yatağında boğulmasına neden olacak battaniyevirgs.gif tülbent gibi yumuşak nesneler bulundurmayın.
Bebeğinize yatışması için biraz zaman verin. Bebeğiniz uykuya dalmak için en rahat pozisyonu bulmadan önce sızlanabilir ya da ağlayabilir. Ağlaması durmazsavirgs.gif bebeğinizle sakin sakin konuşun ve sırtını sıvazlayın.
Emzik vermeyi deneyebilirsiniz. Eğer bebeğiniz sakinleşmekte zorluk çekiyorsavirgs.gif emzik bebeğinizi oyalayabilir. Gerçektevirgs.gif uyku boyunca emzik kullanmak ani bebek ölümü riskini azaltabiliyor. Fakatvirgs.gif burada gizli tehlikeler de var. Eğer bebeğiniz uyumak için emzik kullanıyorsavirgs.gif gece yarısı emzik ağzından düştüğünde ağlayabilir.
Bebekler uykusunda sık sık sallanabilirvirgs.gif kıvranabilir ve bacaklarını karnına çekebilir. Bunlar gürültülü de olabilir. Bazen mızıklama ya da ağlama yatışma belirtisi olabilir. Bebeğinizin aç ya da rahatsız olmadığından eminsenizvirgs.gif birkaç dakika ne olacağını bekleyin.
Bebeğinizin gece boyunca ilgiye ve beslenmeye ihtiyacı olduğundavirgs.gif loş bir ışıktavirgs.gif yumuşak bir ses tonuyla ve sakin hareketlerle bunu yapın. Bu şekilde davranmanızvirgs.gif çocuğunuza oyun değilvirgs.gif uyku zamanı olduğunu anlatır.
Bebeğinizi uyurken asla yatağınıza almayın. Bu bebeğinizin kendi kendine uykuya dalmasını zorlaştırır ve ani bebek ölümü riskini artırabilir.
Bazı bebeklervirgs.gif uzun süre aralıksız uyuyabilirvirgs.gif sadece karınları acıkınca uyanırlar. Diğerleri ise tekrar uykuya dalmakta zorluk çeker. Bebeğinizin uyku düzenini ve iletişim şeklini anlamak biraz zaman alabilir.
Eğer bebeğinizin uyku alışkanlığı hakkında endişeleniyorsanızvirgs.gif bir çocuk doktorunun önerilerini dinleyebilirsiniz. Bebeğinizin gece boyunca uyumasıvirgs.gif anne-babanın yeteneklerini göstermez. Bu sizin çalışarakvirgs.gif farklı yöntemleri deneyerek öğreneceğiniz basit bir süreçtir. Her şey yoluna girdiğinde herkes için iyi bir gece uykusu olacaktır.

Bu konuyu yazdır

  Sıla
Yazar: PCKoPaT - 02-03-2011, Saat: 05:29 PM - Forum: Üyeler - Yorumlar (24)

Adminiçemizdir (:

Bana göre forumun en cana yakın olanı, en çabuk kaynaşanı, en kafadarıdır Big Grin

Forumun demirbaşıdırBig Grin

Onsuz vakit geçmez.

Çalışkandır, hem işine hem nete aynı anda yetişir Big Grin

Kimseyi ihmal etmez. Herkese hak ettiği gibi davranır (:

Şimdilk aklıma gelen bu kdar. (:

Sizce sıla?

Sıla*'yı kim nasıl tanıyor görelim bakalım.. (:

Bu konuyu yazdır

  Çocuk Eğitiminde Baskı ve Zorlama
Yazar: Hasretiim - 02-03-2011, Saat: 05:28 PM - Forum: Anne ve Bebek - Yorum Yok

Çocuk Eğitiminde Baskı ve Zorlama

Türkiye’devirgs.gif maalesefvirgs.gif evlilik öncesinde gençlere ana-baba eğitimi verecek yaygın bir eğitim kurumumuz ve bu yönde işleyen bir eğitim politikamız yok. Genç anne-babalar çocuk eğitirken kendi anne ve babalarını model almakta, anne ve babalarından gördükleri eğitim şeklini uygulamaktadır. Yüksek eğitim almış kariyer sahibi anne-babalar bile ailelerinden aldıkları eğitimin tesirinden kurtulamamakta; aşırı baskı ve otoriter tutuma reaksiyon olarak, ‘modern eğitim’ adı altında aşırı hoşgörüye dayanan bir tutum izlemektedir.
Oysa, çocuk eğitimi bu iki ucun birine yahut diğerine kaymadan gerçekleştirilmesi gereken; bunun için de bilgi, tutarlılık ve disiplin isteyen bir konudur.

OKUL ÇAÄžINA gelmiş çocuklar üzerinde yapılan araştırmalar anne babaların çocuk eğitirken beş ayrı tutum izlediklerini gösteriyor.



1. Aşırı baskıya dayanan otoriter tutum.

2. Aşırı serbestliğe dayana çocuk-merkezli tutum.

3. Dengesiz, tutarsız ve sorumsuz tutum.

4. Aşırı koruyucu ve kollayıcı tutum.

5. Sevgiye dayalı, güven verici, hoşgörülü tutum.


Aşırı Baskıya Dayanan Otoriter Tutum: ‘Disiplin’ dendiği zaman, çoğu anne baba bunu ‘dayak ve ceza ile terbiye etme’ olarak algılıyor. Bu anlayış, beraberinde aşırı baskıya dayanan otoriter bir tutum getiriyor. Cezanın ve dayağın bol kullanıldığı bu tutumda amaç; söz dinleyen, kurallara uyan, verilen görevleri yerine getiren, terbiyeli, sessiz, uslu, nazik, dürüst bir çocuk yetiştirmektir. Ancak, sonuç hiç de böyle olmamakta; yanlış yapmaktan korkan, kendisine güveni olmayan, kolayca başkalarının etkisinde kalan, aşağılık duygusuyla ya içine kapanık ya da saldırgan bir kişilik kazanan çocuklar ortaya çıkmaktadır.

Dayak, karşı tarafı aşağılayan, kendisini işe yaramaz ve değersiz hissetmesine yol açan kötü bir eğitim aracıdır. Ki, dayağı sevimsiz ve incitici kılan, dayağın kendisinden ziyade, dayak sırasında sarfedilen aşağılayıcı sözler ve takınılan saldırgan tutumlardır. Bu yüzden, dayağın en onur kırıcı şekli yüze vurulan tokattır. Dayağa sık başvuran anne babalar, çocuğun iyi taraflarını görmeyen, devamlı yaptığı yanlışlar üzerinde duran, suçlayan, başka çocuklarla kıyaslayan, sevgilerini belli etmeyen negatif bir tutum sergilemektedir.

Aşırı Serbestliğe Dayanan Çocuk-Merkezli Tutum: Bu tutum, genellikle tek çocuklu kalabalık ailelerdevirgs.gif orta yaşın üzerinde çocuk sahibi olan anne babalar ve bütün aile büyükleri tarafından uygulanan bir disiplin şeklidir. Ailede çocuğun egemenliği sözkonusudur. Aile üyeleri kayıtsız şartsız çocuğun isteklerini yerine getirirler. Sonuçta, aşırı sevgi ve ilgi, çocuğu kural tanımaz, doyumsuz bir kişi yapar.

Anne, baba, büyükanne, büyükbaba, hala, teyze bol ve pahalı oyuncaklar alarak ve her isteğini yerine getirerek çocuğun doyuma ulaşacağını zanneder. Yüzlerce pahalı oyuncağı olduğu halde bunlara kıymet vermez, yenisini ister. Alınan her yeni oyuncakla ancak üç-beş saat oynar ve bir kenara atar. Aileye egemen olan çocuk bir kral edasıyla hareket eder, aile büyüklerine saygı duymaz. Bu çocuklar, aileye egemen olmakla kalmaz, aile dışında da egemenliklerini sürdürmek isterler. Okul çağına girdiklerinde kurallara uymakta, ders çalışmakta ve arkadaş edinmekte başarısızlığa uğrar, hayal kırıklığı yaşarlar.

Dengesizvirgs.gif Tutarsız ve Sorumsuz Tutum: Anne, baba ve aile büyükleri arasında ortak bir eğitim şekli olmayan, herkesin çocuğa farklı yaklaştığı ailelerde çocuklar neyin doğru neyin yanlış olduğunu öğrenemezler. Anne yanlış bir davranışından dolayı çocuğa ceza vereceği zaman, büyükbaba veya büyükanne “Torunuma dokunma, bırak yapsın!” diyerek arka çıkar. Kimi zaman anne çocuğun yanında babanın tutumunu eleştirerek, “Bu çocuğu sen şımartıyorsun, senden yüz bulup beni dinlemiyor” der. Dengesizlik ve tutarsızlık çoğu zaman anne ve babanın kendisinden kaynaklanır. Anne çocuğu yanlış davranışından vazgeçirmek için önce alçak sesle, “Yapma!” der, sonra sesini yükseltmeye başlar, bu da yetmeyince kızıp dayağa başvurur, arkasından çocuğu bağrına basarak özür diler.

Baba dinlenmiş sakin bir durumda iken çocuğun yüksek sesle müzik dinlemesine bir tepki göstermez, normal karşılar. Ancak aynı baba yorgun ve sinirli olduğu zaman yüksek sesle müzik dinleyen çocuğuna “Burası disko mu, kes şu müziğin sesini!” diye bağırır. Çocuk, eğitimi konusunda anne ve babanın sık sık birbirlerini eleştirdiklerine şahit olur. Kafası karışır; kimin haklı kimin haksız olduğuna karar veremez.

Aşırı Koruyucu ve Kollayıcı Tutum: Geleneksel aile modelinde en sık başvurulan bir disiplin şeklidir. Aşırı koruyucu tutumda anne babalar çocuklarını sevgi ve şefkatle örülü bir altın kafeste yetiştirirler. Çocuk adına bütün sorumluluğu anne baba üstlenir. Çocuk için neyin doğru neyin yanlış olduğuna anne baba karar verir. Saç şeklinden giydiği elbiseye kadar, anne ve babanın tercihi söz konusudur.

Daha çok anne-çocuk ilişkisinde görülen bu aşırı koruyuculuk ömür boyu devam eder. Çocuk çatal kaşık kullanacak yaşa geldiği halde anne onu kendi eliyle beslemeyi tercih eder. Tuvaletini anne yaptırır, anne giydirirvirgs.gif ayakkabı bağlarını dahi anne bağlar. Mikrop kapmasın diye kaynatılmış su içirenvirgs.gif sokağa çıkmasına ve arkadaş edinmesine izin vermeyenvirgs.gif okul çağına geldiği halde çocukla aynı yatağı paylaşan anne örnekleri az değildir. Bu anneler çocuğa sevgi verdiklerinivirgs.gif onu koruduklarını sanırlar; gerçekte çocuğu kendilerine bağımlı hâle getirerek yalnızlıklarını ve mutsuzluklarını telafi etmektedirler. (Bize müracaat eden yeni evli genç bir bayan baba evini özlediğinivirgs.gif koca evine alışamadığınıvirgs.gif ne pişireceğini dahi telefonla annesine sormadan rahat edemediğini söylüyordu.)

Aşırı koruyup kollanan çocuklarda okul korkusuna çok sık rastlanır. Sınıf ortamına alışamazvirgs.gif arkadaş edinemezler. Okulun ilk günlerinde annelerinin eteğine yapışıp bırakmayanvirgs.gif onlarla aynı sırada oturmakta ısrar eden çocuk örnekleri görürsünüz. Bunlar annelerine bağımlı hâle gelmiş gölge tiplerdir. Gölge tipler sadece evlerindevirgs.gif annelerinin dizi dibinde kendilerini güvende hissederler. Kalabalıktan hoşlanmazvirgs.gif paylaşmayı ve işbirliğini bilmezler. Karşılaştıkları bir problemi anne ve babanın yardımı olmadan çözemezler. Deneme ve yanılmalarına fırsat verilmediği için kendi yeteneklerinin farkında değildirler. Sorumluluk ve liderlik almak istemezler. Emirle hareket etmeye alıştıkları için kolayca başkalarının güdümüne girerler. Sokağavirgs.gif açık havaya ve güneşe çıkmalarına izin verilmediği için bağışıklık sistemleri gelişmemiştir; bulaşıcı hastalıklara kolay yakalanırlar.

Sevgiye Dayalıvirgs.gif Güven Vericivirgs.gif Hoşgörülü Tutum: Bir çocuk sevgi, şefkat, yardımlaşma, sadakat, işbirliğivirgs.gif sorumluluk ve güven duygularını ancak aile içinde yaşayarak öğrenebilir. Bu duyguların sonradan eğitim kurumları tarafından kazandırılması çok zor, hatta imkânsızdır.

Çocuk eğitiminde 1-3 yaş dönemi çok önemlidir. Bir çocuk üç yaşına ulaştığında ya güvenli ya da güvensiz bir kişilik kazanmıştır. Anne sevgisinden ve ilgisinden mahrum kalan bir çocuk güven duygusu kazanamaz. Doğum sırasında annelerini kaybeden, bakıcı elinde yetişenvirgs.gif cami kapılarına terk edilenvirgs.gif kimsesizler yurdunda büyüyen, sonradan evlat edinilen çocuklar sevmeyi öğrenememekte; çok iyi bakılıp beslenseler dahi, zihinsel ve ruhsal yönden geri kalmaktadır. Çocuk sevildiğini hissetmeden hayata bağlanamaz. Çocuk için hayatı anlamlı kılan, anne ve baba sevgisidir.

Çocuklarına iyi bir eğitim vermek isteyen anne babaların gözden kaçırdığı bir gerçeği burada dile getirmek istiyoruz. 1-3 yaş için doğru olan eğitim tutumları 3-6 yaş için geçerli değildir. Çocuk konuşmaya ve yürümeye başladıktan sonra hızlı bir öğrenme sürecine girer. Elinin ulaştığı herşeye dokunmak, incelemek, denemek ister. Sıcak bir sobaya yaklaşırken defalarca ‘cıs’ demeniz bir anlam taşımaz. Ancak elini sobaya dokunup canı yandığında, yani deneyip yanıldığında sıcaklık hakkında gerçek bilgiye ulaşmış olur. Hayatî bir tehlike olmadığı sürece çocuğun hareketlerine müdahale edilmemelivirgs.gif arzularını gerçekleştirmesine izin verilmelidir. Çocuk ancak böyle bir hoşgörü ortamında yeteneklerini keşfetme imkânı bulabilir. Oyunsuz ve arkadaşsız bir çocuğun psiko-sosyal gelişimi sağlıklı değildir. Sokak, çocuğun dış dünya ile tanıştığı, ben-merkezcilikten kurtularak ‘ben ve başkaları’ kavramını pekiştirdiği, kendisini başkasının gözü ile değerlendirmeyi öğrendiği, akranları ile işbirliği yaptığı mükemmel bir eğitim ortamıdır. Aşırı koruma altında yetişen; sokaktan, arkadaştan ve oyundan mahrum bırakılan 3-6 yaş arası çocuğun ‘sosyal fobi’ adını verdiğimiz güvensiz bir kişilik geliştirme ihtimali oldukça yüksektir.

3-6 yaş çocuğu aşırı koruyup kollanmadan ve müdahaleden hoşlanmaz. Kendi işini kendisi görmek ister. Enerji doludur, yorulmak bilmez. Atlar, zıplar, tırmanır, gözükaradır, kaza yapacağından korkmaz. Kas ve sinir gelişimi için çok önemli olan bu hareketleri sınırlandığı ve yasaklandığı zaman hırçınvirgs.gif inatçı ve saldırgan bir kişiliğe bürünür. Anne ve babayı kızdırmaktan zevk alır.

Yeterli kas ve sinir gelişimine sahip olduktan sonra çocuğun tuvaletini kendi kendine yapmasınavirgs.gif yemeğini kendi başına yemesinevirgs.gif kendi başına giyinip soyunmasınavirgs.gif arkadaşlarıyla sokakta oynamasınavirgs.gif eve arkadaş davet etmesine fırsat verilmelidir. Başarısızlıktan çok başarıları üzerinde durmalıvirgs.gif yanlış davranışlarında ikaz edilmelivirgs.gif doğru davranışları övülerek kendine güvenmesi sağlanmalıdır. Evde adam yerine konanvirgs.gif duygularını rahatça ifade etmesine izin verilenvirgs.gif anne ve babanın doğru ve yanlış davranışlar konusunda ortak tutum takındığı ailelerde çocukların—ruh sağlıkları yerindevirgs.gif güven ve sorumluluk duyguları ise gelişmiş olduğundan—okul başarıları yüksektir.

Ana Baba Okulu’nda ders verdiğim sıralarda bir anne söz istedi. “Hocamvirgs.gif” dedivirgs.gif “ilköğretim 4. sınıfa giden bir oğlum var. Ders çalışmada ve ¤¤¤¤ yapmada isteksiz davranıyor. Zeki bir çocuk olduğu halde okul başarısı düşük. Öğretmeni ¤¤¤¤leriyle ilgilenmemizi ve ders çalıştırmamızı söyledi. Babası hiç ilgilenmiyor. Benimle ders çalışmak istemiyorvirgs.gif ancak başına dikilirsem zoraki ¤¤¤¤ yapıyor. Sokağa ve bilgisayar oyunlarına çok düşkünvirgs.gif saatlerce bıkmadan oyun oynuyor. Bilgisayarı ve sokağı yasakladımvirgs.gif ama değişen birşey yok. Aksi ve sinirli bir çocuk oldu. Bazen elimde olmadan dayağa başvuruyorum. Ne yapacağımı şaşırdımvirgs.gif lütfen bana bir yol gösterin.”

Anneyi dinledikten sonra sınıfa döndüm. “Lütfen çocuklarının okul başarısı yüksek olan anneler parmak kaldırsın” dedim. Neden babalara değil de annelere hitap ettiğimi merak edeceksiniz. Çünkü sınıfımda hiç baba yoktu! Kalkan parmakları saydımvirgs.gif beş anne çocuğunun okul başarısından memnundu. Parmak kaldıran annelere sordum: “Çocuğunuz okul başarısını neye borçlu? Sizin anne olarak bu başarıdaki katkınız nedir?” Sıra ile cevap verdiler. Verilen cevapları aramızda tartıştık. Sadece bir annenin tutumunu sağlıklı bulduk: sevgiye dayalıvirgs.gif güven vericivirgs.gif hoşgörülü tutum.

Şartlı sevgiyevirgs.gif baskıyavirgs.gif otoriteye ve cezaya bağlı okul başarısı uzun ömürlü olamaz. Elimizde ilköğretimde okul başarısı yüksek olduğu halde lisede düşme gösteren çok örnek var. Sevgi şarta bağlanamaz. “Okulda başarılı olurvirgs.gif yüksek notlar alırvirgs.gif takdir getirirsen seni severim” diyen bir anne veya baba aslında çocuğu sevgi ile tehdit etmektedir. Çocukta devamlı başarısız olma ve anne baba sevgisini kaybetme korkusu vardır. Başarılı olduğu haldevirgs.gif bu korku sebebiylevirgs.gif sindirim ve uyku bozuklukları yaşayan öğrencilerimizin sayısı az değildir.

Okula yeni başlayan bir çocuğun başarılı veya başarısız olacağı daha baştan bellidir. Okul başarısındavirgs.gif ailede verilen okul öncesi eğitim çok önemlidir. Pedagoji bilen bir öğretmenvirgs.gif bir hafta içinde öğrencilerini gözlemleyerek aileleri hakkında bir kanaate varabilir. Ailede sevgiye doymuşvirgs.gif özgüven ve sorumluluk kazanmış bir çocuk öğrenme merakıyla doludur. Bakışları sevecen ve parlaktır. Sırada oturuşuylavirgs.gif öğretmeni dinlemesiylevirgs.gif derse katılmasıylavirgs.gif verilen ¤¤¤¤i yapmasıylavirgs.gif kurallara uymasıyla kendini belli eder.

Akademik zeka (IQ) başarı için gereklidirvirgs.gif ancak başarıyı garanti etmez. Başarının anahtarı EQ dediğimiz duygusal zekadır. Duygusal zeka ise 1-6 yaş arasında ailede verilen eğitimle kazanılır

Bu konuyu yazdır

  Daha başarılı ve mutlu bebeklerin sırrı
Yazar: Hasretiim - 02-03-2011, Saat: 05:19 PM - Forum: Anne ve Bebek - Yorum Yok

90245.jpg


Bu bebekler büyüyünce daha başarılı ve mutlu oluyorlar...


Müzik bir çocuğun gelişiminde büyük rol oynuyor. Daha anne karnındayken ritim duygusuyla tanışan bebeklervirgs.gif dünyaya geldiklerinde de daha sosyalvirgs.gif daha başarılı ve mutlu insanlar oluyor. Bebekler müziği henüz anne karnındayken duyar ve alışırlar. Annelerinin karnındayken duydukları o seslervirgs.gif onların aslında ilk ninnileri gibidir. Müziğinvirgs.gif bebeklerin gelişimlerine faydaları ise oldukça fazladır. Uzmanlarvirgs.gif müzik dinleyen bebeklerinvirgs.gif ileride yaşıtlarına göre sakin ve duygusal açıdan daha huzurlu olduklarını söylüyor. Psikolog Ercihan Karadağ davirgs.gif bebek ve çocukların gelişiminde müziğin neden önemli olduğuyla ilgili bilgilerivirgs.gif Bebeğim ve Biz dergisiyle paylaştı ve anne-babalara önerilerde bulundu...

Müziğin bebek gelişimine yararları
Bebekler dünyaya beyinlerindeki milyarlarca hücreyle gelirler ve yaşamın ilk yıllarında bu beyin hücrelerivirgs.gif birbirleriyle bağlantıya geçmeye başlar. Zamanla bu bağlantılar daha da kuvvetlenir; kullanılmayanvirgs.gif ateşlenmeyen beyin hücreleri ise ölür. Araştırmacılarvirgs.gif bebeğe müzik dinletmenin onun beyninde yeni yollarınvirgs.gif yeni bağlantıların oluşmasını desteklediğini ortaya çıkarmıştır. Anne karnında müzik dinletilerek gelişen ve doğum sonrasında da müzik dinletilmeye devam edilen çocukların; yaratıcılıkvirgs.gif sosyallikvirgs.gif hafızavirgs.gif matematikvirgs.gif dil ve duygusal zeka gibi alanlarda hızlı bir gelişim gösterdiği yapılan araştırmalarla ortaya çıkmıştır.

Fiziksel gelişime etkisi:
Müzik dinleyen bebeklervirgs.gif müziğin ritmine göre hareketlenmeler gösterirler. Zamanla birtakım fiziksel gelişimlerin tamamlanmasıyla birlikte hareketlenmeler yerini el çırpmayavirgs.gif oynamaya ve hatta dans etmeye bırakır. Bu hareketlenmelervirgs.gif çocuğun küçük kas ve kaba motor becerilerinin gelişmesine yardımcı olur.
Sosyal gelişime etkisi:
Müzik evrenseldirvirgs.gif farklı dilleri ve kültürleri birbirine yakınlaştırır. Müzikle büyüyen bebeklervirgs.gif zamanla sosyal iletişimde de gelişim gösterirler.

Zihinsel gelişime etkisi:
Yapılan araştırmalarvirgs.gif müziğin bebeklerin beyin kıvrımlarının gelişiminde etkili olduğunu gösteriyor. Özellikle ilk yıllarında çocukların zihinsel gelişiminde müzik oldukça etkilidir. Müziğinvirgs.gif matematik zekasının gelişiminde de etkin olduğu saptanmıştır.

Duygusal gelişime etkisi:
Anne karnından itibaren müzik dinleyen bebeklerinvirgs.gif hırçın hareketler yerine daha uyumlu davranışlar sergiledikleri gözlenmiştir. Bazı çalışmalarda; sürekli ağlayan ve huzursuz davranan bebeklerevirgs.gif anne karnında kendisine dinletilen müzikler tekrar dinletilmiş; sonucunda da bu bebeklerinvirgs.gif bu tanıdık melodiler sayesinde rahatlayarak uykuya daldıkları görülmüştür.

Kulak ve dil gelişimine etkisi:
Müzikle büyüyen çocuklarvirgs.gif kulak ve dil gelişimlerinde hızlı bir ilerleme gösteriyor. Özellikle annenin bebeğine bakarak melodili şarkılar söylemesivirgs.gif çocuğun dil gelişimini çabuklaştırıyor.

Stres üzerindeki pozitif etkileri:
Stresten uzak büyüyenvirgs.gif beslenmesindevirgs.gif uykusunda ve diğer yaşam faaliyetlerinde sıkıntı yaşamayan bebek; uyku sorunu yaşamayanvirgs.gif stresten uzak bir anne profilinin oluşmasına da yardımcı olur. Böylece doğumdan sonra annenin yaşayabileceği depresyonun en az hasarla atlatılması da sağlanmış olur.

Bebeklere nasıl müzik dinletilmelidir?
Bebeğe dinletilecek müzik tercih edilirkenvirgs.gif müziğin sakin ritimler içeren hafif ya da klasik müzik olmasına dikkat edilmelidir. Çünkü bir bebeğin henüz anne karnındayken işitebildiği en yoğun sesvirgs.gif dakikada 70-100 kere atan kalbin atış sesidir. Bu ritimlere en uygun seslerse klasik müzikte mevcuttur. Özellikle Mozart'ın müziklerinin bebekler üzerinde daha etkin olduğu bilinir. Bu nedenle anne adaylarına müzik tercihlerini klasik müzikten yana kullanmaları önerilir. Özellikle hamilelik sürecinde anneyi rahatlatan yumuşak müzikler tercih edilebilir. Çünkü anneyi rahatlatan müziğin etkileri doğrudan anne karnındaki fetüs tarafından hissedilir. Ayrıca hamilelik sürecinde annenin yaşayabileceği yoğun stresvirgs.gif üzüntü gibi durumlar; tavşan ya da yarık dudak olarak adlandırdığımız fiziksel bir rahatsızlıkvirgs.gif erken doğumvirgs.gif doğum sonrasında anne ve bebek arasında sosyal bağın kurulamamasıvirgs.gif annenin çocuğunu emzirememesi gibi olumsuz sonuçları da doğurabilir. Bu nedenle hamilelik sürecinde annenin stresten uzak durması çok önemlidir.

Tercihiniz klasikten yana olsun
Bebeğinizinvirgs.gif hamileliğinizin 16'ncı haftasından itibaren dışarıdan gelen sesleri duyabildiğini unutmayın. Eğer bebeğinize müzik dinletmek istiyorsanız; yumuşakvirgs.gif hafif müzikleri tercih edin. Bebeğinizin kalp atışlarına en uyumlu olan müzik ise klasik müziktir. Sert ve çok sesli müzikler bebeğinizin kulağına zarar verebilir. Bebeğinizin hangi müziklerde ne tür davranışlar sergilediğini gözlemleyin; rahatladığı müzikleri belirleyin ve sıklıkla bu müzikleri kullanın. Bebeklervirgs.gif anne karnında dinlemeye alıştıkları müziklerivirgs.gif doğumdan sonraki süreçte de hatırlayabilirler. Bebeğinize huzursuz olduğu anlarda anne karnında dinlettiğiniz müzikleri dinletirsenizvirgs.gif bebeğinizin anne karnındaki huzurlu ortamı hatırlamasını sağlayarak rahatlamasına yardımcı olabilirsiniz. Müziği kullanarak bebeğinizin belirsizlikten kurtulmasınıvirgs.gif dolayısıyla rahatlamasını sağlayabilirsiniz

Bu konuyu yazdır

  Ahirette işe yaramayan diploma.
Yazar: Hasretiim - 02-03-2011, Saat: 01:34 PM - Forum: İslam - Yorumlar (2)

...''Onlar hayvanlar gibidirlervirgul.gifbelki onlar daha sapıktırlar.''(A'raf Suresi 179)
Bu ayet-i kerimeye girersek ne olur bizim halimiz? Niçin Mevla'nın beğendiği şekilde olmayalım.Analarınızvirgul.gifbabalarınız cübbe sarık giymenize çarşaf giymenize razı olmuyorvirgul.gif İslami ilimleri tahsil etmenize razı olmuyor.Üstelik analarınız size sütünü haram ediyor.Aman yavrularım anænızvirgul.gifbabanız size şu fırına girin dese girmezsinizvirgul.gifdeğil mi?
Anne babalarınıza yalvarınvirgul.gifyakarın vazgeçirin onları batıl düşüncelerinden.Davanızdan vazgeçmeyin.Anne babalarınızdan izin alarak İslam'ı tahsil yaparsanız çok iyi olur ortalık da karışmaz.Herkesin dişi İslamiyete geçiyor.Üniversiteler bunca kötülüklerle doluvirgul.gifhiç onun bir ayıbını alıp da söyleyen var mı?Yok!
''imansız imansızı ısırmaz'' derler.


(... . ...) Muhakkak (hakkı batılı) ayırma günüvirgul.gif nedir? (… …Wink onların mikatlarıdırvirgul.gif (… ..) hepsinin.


‘’Şüphe yok ki hak ile batılı ayıran gün onların cümleten mikatlarıdır.’’(duhan suresi 40. ayet-i kerime)
Mevla Teala Hazretleri o günde kullarının arasını fasl edecekvirgul.gif hakim olup hükmedecek.

‘’Mülk o günde Allah’a mahsusturvirgul.gif onların arasını hükmeder.Artık iman edenler ve Salih amellerde bulunanlar Naim cennetlerindedirler.Ve o kimseler kivirgul.gif kafir oldular ve bizim ayetlerimizi tekzib eyledilervirgul.gif artık onlar için alçaltıcı bir azap vardır.’’(Hac Suresi 56-57)
Kur’an-ı Kerim’de neler neler var.Fakatvirgul.gif Kur’an-ı Kerim’i okumaya okumaya bakın ne oldu bu milletin hali?Orta okullardavirgul.gif Liselerde Üniversitelerde bunlar anlatılmaz.Bu güneş gibi gerçek olan meseleler milletin gözünden gizleniyor.Ayetlervirgul.gifHadisler gizleniyor.
Onatlı sene süren git gel git gelden sonra gençlere bir kağıt veriyorlar.Ahirette hiç işe yaramayan bir kağıt.Yazık değil mi bu millete?Bu dünyaya diploma almaya mı geldik? Nenesi dedesi diploma almaya gidiyor.Topalı sağlamı diploma almaya gidiyor.
Bir düşünün: ‘’Lailahe illallah’’ demek yokvirgul.gifbir ayet yokvirgul.gifbir hadis yokvirgul.gif cehennemden cennetten bir bahis yokvirgul.gif Allah ismini anmak yokvirgul.gif ne arıyorsunuz orada? Şaşmaktan başka bir şey gelmiyor elimizden.Mesela kimyavirgul.gifTarih virgul.gifCoğrafya okutuyorlar.
Hepsini Allah’a bağlasalar ya! Bu tuzlu tuzsuz sular nasıl yaratıldı?Tuzlu suda bulunan balığı tuzsuz yiyemiyoruzvirgul.gifbunları anlatarak insanı hayrete düşürseler ya.Allah yarattıvirgul.gif demiyorlar tabiat yaptıvirgul.gifdiyorlar.Allah unutulmadıkça bize rahat yokvirgul.gif diyorlar.Ne acaip tuzağa düştük Ya Rabbi! Bu tuzaktan sen bizi kurtar.

(Bir kimsevirgul.gif beni çocuklarındanvirgul.gif ana-babasından ve herkesten daha çok sevmedikçevirgul.gif îmanı tamam olmaz)
(Allahü teâlâ bir kuluna yazı ve söz sanatı ihsân edersevirgul.gif Resûlullahı övsünvirgul.gif düşmanlarını kötülesin!)

Odur gerçek vâsıtavirgul.gif Hak’la kul arasınavirgul.gif
Sözü şifâ rûhlaravirgul.gif adı gönül pasına.
Odur hakîkî tabîbvirgul.gif me’yûs kalb hastasına

ASRA YEMİN OLSUN Kİ

İNSAN HÜSRandADIR.....

MADEM

ÖLÜM
TEK BİR DEFA GELECEK
O DA NEDEN
ALLAH İÇİN OLMASIN.....


İsmail ağa.


Elhamdülillah.
Es-Selam İle..

Bu konuyu yazdır

  Tarih: 05-09-2026, 04:33 PM