| Hoşgeldin, Ziyaretçi |
Sitemizden yararlanabilmek için Kayıt olmalısınız.
|
| Kimler Çevrimiçi |
Toplam: 169 kullanıcı aktif » 0 Kayıtlı » 165 Ziyaretçi Applebot, Baidu, Bing, GoogleBot
|
| Son Aktiviteler |
Bir Demet Söz
Forum: Güzel Sözler
Son Yorum: SunSet
, Saat: 11:22 AM
» Yorumlar: 70
» Okunma: 10,429
|
Kur’an’da Allah Zekâtı, M...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
05-03-2026, Saat: 11:57 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 34
|
İslam’ı Yaşarken İzlediği...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-30-2026, Saat: 01:06 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 32
|
Allah’ın Bizlere Güvendiğ...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-25-2026, Saat: 11:04 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 59
|
Allah’ın Dini İslam’ı Yaş...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-24-2026, Saat: 12:01 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 55
|
Saff Suresi 6. Ayet Üzeri...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-18-2026, Saat: 12:14 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 54
|
Namaz Dinin Direği Midir?
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-13-2026, Saat: 10:12 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 73
|
Atatürk'ün Çocukluk Anıla...
Forum: Hayatı ve Anıları
Son Yorum: Serdar102
03-28-2026, Saat: 09:08 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 115
|
Mavi'ye..
Forum: Aşk Hikayeleri
Son Yorum: SunSet
03-11-2026, Saat: 08:23 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 201
|
Keloğlan Çataltepe Tekfur...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:45 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 375
|
|
|
| Ruhun serseri |
|
Yazar: history - 02-15-2011, Saat: 06:02 PM - Forum: Fıkra Genel
- Yorumlar (1)
|
 |
İşadamı, ofisinde geç saatlere kadar sekreteri ile ciddi ciddi çalışır. Geç olmuştur, günün yorgunluğuna ek olarak acıkmışlardır. “Hadi çıkalım artık, gidip bir şeyler yeyip evlerimize gidelim” çıkarlar, bir lokantada iyi bir akşam yemeği yerler, biraz da alkol alırlar, sonra işadamı, sekreterini evine bırakır. O ara, sekreter, nezaketen, bir kahve içmek isteyip istemediğini sorar. İşadamı da neden olmasın diye düşünüp kabul eder. Kahveyi içki takip eder, içkiden sonra ruhlar ısınır ve birlikte olurlar. İşadamı kalkar, evine gider. Sabah 04 civarıdır. Arabayı parkeder, cebinden bir tebeşir çıkartır, ceketine pantolonuna bir kaç çizik atar biraz tebeşir tozu serper ve içeri girer. Karısı ayakta beklemektedir. “Neredeydin ?” diye sorar. İşadamı da “Aysel’le geç saate kadar çalıştık, sonra yemeğe gittik, onu eve bıraktım yemekten sonra, ama beni kahve içmeğe çağırdı, kahveydi, sohbetti, içkiydi derken kendimizi yatakta bulduk, ancak toparlandım, geç kaldım, özür dilerim karıcım” der. Karısı “Yalancııııı ! Yine bütün gece o zibidi arkadaşlarınla bilardo oynayıp bira içtin dimi ! sen adam olmayacaksın ruhun serseri senin!”
|
|
|
| Öpücük nedir ..... |
|
Yazar: history - 02-15-2011, Saat: 05:49 PM - Forum: Aşk Doktoru
- Yorumlar (3)
|
 |
Ekonomistler der ki:
ÖPÜCÜK, talebin her zaman icin arzdan fazla oldugu bir alisveristir…
Muhasebeciler der ki:
ÖPÜCÜK, geri dönüsüm sagladigi icin kar orani yüksek bir tür kredidir..
Matematikciler der ki:
ÖPÜCÜK, sonsuzluktur cünkü burada 2 nin boleni yoktur.
Geometriciler der ki:
ÖPÜCÜK, iki dudak arasindaki en kisa mesafedir
Fizikciler der ki:
ÖPÜCÜK, kalbin yogunlasmasi sonucu iki dudagin birbirine yapismasidir.
Kimyacilar der ki:
ÖPÜCÜK, iki kalbin birlesmesi sonucu ortaya cikan reaksiyondur.
Anatomi profesorleri der ki:
ÖPÜCÜK, ask ve heyecan tasiyan bakterilerin tükürük yoluyla agizdan agiza
gecmesidir.
Fizyoloji profesorleri der ki:
ÖPÜCÜK, insan vücüdundan 2 adalenin heyecanla birbirine degerek
kasilmalaridir.
Disçiler der ki:
ÖPÜCÜK, hem bulasici hem de antiseptiktir.
Istatistikciler der ki:
ÖPÜCÜK, 90-60-90 ölcülerindeki artma ya da azalmaya bagli olarak
degisiklik gösterebilen bir olgudur
Filozoflar der ki:
ÖPÜCÜK, cocuklar icin oyun, gencler icin zevk, yaslilar icin güvendir
Dilbilgisi ogretmenleri der ki:
ÖPÜCÜK, tekil gibi görünen ama cogul olan, cins isim gibi görünen ama
özel olan, ve her cümlede bir anlam ifade eden kelimedir…
Mimarlar der ki:
ÖPÜCÜK, iki dinamik nesnenin arasinda saglam bir köprü olusturan degerdir.
Ve Bilgisayar Bilimcileri der ki:
ÖPÜCÜK, bazen iki sistemin iletisimini hizlandiran önemli bir sistem dosyasi, bazen de bütün sisteminizi altust eden bir virüstür…
|
|
|
| Hayatınız seçtiğiniz kadındır... |
|
Yazar: history - 02-15-2011, Saat: 03:05 PM - Forum: Aşk Hikayeleri
- Yorumlar (5)
|
 |
Harun Reşit savaşta esir aldığı düşman Generale :
-Hayatını bağışlarım ama bir şartım var , der.
'Kadınlar hayatta en çok ne ister?' budur bilmek istediğim....
...Bu sorunun yanıtını getir ; kurtar kelleni der.
General sorar soruşturur bu çetin sorunun yanıtını aramaya başlar ve Kafdağı'ndaki bir cadının bunu bildiğini öğrenir....
Günlerce gecelerce at koşturur , cadıyı bulur ve sorar:
-Kadınlar hayatta en çok ne ister?
Korkunç cadı yanıt için öyle bir şart ileri sürer ki yenilir yutulur cinsten değil.....
-Evlen benimle!!!!. ....
O zaman öğrenirsin ancak istediğini...
Bu ölümcül teklifi kabul eder General ve doğru yanıtı alır almaz koşar Harun Reşit'e ve :
-Kadınlar en çok kendi özgür iradeleriyle hareket etmek ister!.
Harun Reşit Generalin hayatını bağışlar ancak cadıya da evlenmek için söz vermiştir.
Neyse evlenirler. İlk gece General bir bakar ki, o korkunç cadı dünyalar güzeli bir afete dönüşmüş karanlık odada.....
Konuşur cadı :
- Benim kaderim böyle.... Günün sadece yarısı güzel olabilirim, diğer yarısı çirkinim der.
Ne dersin? Geceleri seninleyken mi güzel olayım, yoksa gündüzleri dışarıdayken mi?.....
General düşünür ve :
- Sen bilirsin kararı kendin ver der.
İşte o an korkunç cadı sonsuza dek güzel bir kadın olarak kalır....
Peki bu öyküden çıkarılacak 3 ders nedir???
1.Kadınlar en çok kendi özgür iradeleriyle hareket etmek isterler.
2.Özgür iradesiyle hareket eden bir kadın her zaman güzeldir.
3.İster güzel olsun, ister çirkin olsun her kadın aslında bir cadıdır.
Hayatınız seçtiğiniz kadındır...... .
Zevkli bir kadına rastlarsanız zevkiniz,
bilgili bir kadına rastlarsanız bilginiz,
zeki bir kadına rastlarsanız zekanız gelişir.
Hayat kat kattır. Babil'in Asma Bahçeleri gibi teraslar halinde yükselir ve bir terastan bir terasa sizi kadınlar götürür. Ve bugün durduğunuz teras, seyrettiğiniz manzara, gördüğünüz hayat yanınızdaki kadının terası, manzarası ve hayatıdır.....
Hayatınız seçtiğiniz kadındır......
|
|
|
| 505 kilo altın. |
|
Yazar: history - 02-15-2011, Saat: 12:58 PM - Forum: Güncel Haberler
- Yorum Yok
|
 |
Erbakan’ın kârı 505 kilo altın!
Torba Kanun’a son anda eklenen maddeyle Erbakan’ın ödeyeceği ceza 12.5 milyondan 1’e indi!
15 Şubat 2011 Salı, 11:23:13
TBMM’de kabul edilen torba kanuna son anda eklenen afmaddesi, kapatılan Refah Partisi’nin Genel Başkanı Necmettin Erbakan’a yarımton altın kazandırdı. Düzenlemeyle Erbakan ve diğer parti yöneticileri 1milyon lira ödeyerek kurtulacak. Son dakika affı olmasaydı Erbakan ve arkadaşları 12.5 milyon lira ödemek zorunda kalacaktı. Refah Partisi 1998’de AnayasaMahkemesi’nce kapatılmış ve hesaplarında 1 trilyon liralık harcamanın faturası bulunamayınca “Kayıp trilyon davası” olarak adlandırılan yargılama süreci başlamıştı.
Ahmet KIVANÇ/ ANKARA
Af düzenlemesiyle ilk bakışta, “Kaybolan para da, ödenecek para da 1 milyon lira” gibi görünüyor. Ancak Erbakan’ın en sevdiği yatırımaracı altın üzerinden karşılaştırma yapılınca korkunç bir fark ortaya çıkıyor. 2 Ocak 1988’de 24 ayar külçe altının gramı 1milyon 925 bin lira (1.92 TL), Cumhuriyet Altını ise 12milyon 825 bin liraydı (12.82 TL). O tarihte 1 trilyon (milyon) lira ile 519.5 kilogramkülçe altın ya da 77 bin 973 adet Cumhuriyet Altını alınabiliyordu. Geçtiğimiz cuma günü ise 24 ayar külçe altının gramı 69.28 TL’ye, Cumhuriyet Altını’nın tanesi ise 461 TL’ye çıktı. Bugünkü fiyatlar üzerinden 1milyon lirayla 14.4 kilo külçe altın veya 2 bin 619 adet Cumhuriyet Altını alınabiliyor.
YÜZDE BİN 682 ENFLASYON
Böylece, Erbakan Hoca’nın kazancı külçe altın bazında 505 kilo, Cumhuriyet Altını bazında ise 75 bin 804 oldu. Erbakan, 1994 yılında verdiğimal beyanında 148 kilo altını olduğunu bildirmiş ve aynımal beyanını 1996 yılında da tekrar etmişti. Enflasyon üzerinden hesaplandığında da o günkü 1milyon lira ile bugünkü arasında reel olarak yaklaşık 17 kat fark ortaya çıkıyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) toptan eşya fiyatları endeksine göre 1998 başından bugüne yüzde bin 682 oranında artış yaşandı. Dolayısıyla, 1998’deki 1milyon lira enflasyon oranında artsaydı bugün 16milyon 820 bin liraya ulaşacaktı. Erbakan Hoca ve arkadaşlarının bugün ödeyeceği 1milyon lira, 1998 yılındaki 59 bin liraya karşılık geliyor. Af düzenlemesinin görüşmeleri sırasında CHP’lilerin itirazını yanıtlayan
AK Partililer düzenlemenin “kayıp trilyon” davasını kapsamadığını öne sürmüştü.
Hani Kul hakkı
|
|
|
| Beşikteki nurtopu... |
|
Yazar: history - 02-15-2011, Saat: 12:31 PM - Forum: Makale
- Yorum Yok
|
 |
Beş'ik...
Referandum geçeli...
Beş ay oldu.
*
Demokrasinin beş'iği olacağız demişlerdi...
Bakalım hele, şu beş'ikteki nurtopuna!
*
“Sen evet de, Kenan Evren'e hesap soracağız” dediler. Tık yok. Üstelik, Evren'in maaşına zam yaptılar. Senin maaşına 20 lira zam yaptılar, Evren'e 900 lira, 12 bin küsur lira oldu maaşı... Nasıl hesap, iyi di mi? Aha dün, Kenan Evren'in avukatı AKP Milletvekili çıktı.
*
“Sen evet de, kadınları koruyacağız” dediler. Ağzını burnunu kıran, baltayla tehdit eden kocasına karşı yalvara yalvara koruma isteyen kadının talebi reddedildi, delik deşik ederek öldürdü kocası, göğsünden girip sırtından çıkan 26 santimlik bıçağın, öldürücü olmadığına karar verildi. 16 yaşındaki kızı 37 yerinden bıçaklayıp, kafasını testereyle kestikten sonra buzdolabına koyan manyağa müebbet verilmişti, serbest bırakıldı. Kadıncağız, eski kocam ölümle tehdit ediyor koruyun beni lütfen diye dilekçe verdi, seyrettiler, 14 kurşun sıktı adam.
*
“Sen evet de, çocukları daha fazla koruyacağız” dediler. Polis, suratına gaz sıkıp, yerlerde tekmeleye tekmeleye bebeğini düşürttü hamile kızın.
*
“Sen evet de, özgürlükler genişleyecek” dediler. 188 kişiyi domuz bağıyla öldürüp, oturma odasına gömen arkadaşları sokağa bıraktılar. Apo bile “Böyle hukuk olmaz” dedi, düşün gari.
*
“Sen evet de, yurtdışına çıkış kolaylaşacak” dediler. Bu imkândan faydalanan vatandaş henüz görülmedi ama, Hizbullahçılar kolayca yurtdışına çıktı.
*
“Sen evet de, işçi hakları artacak” dediler. Keçi haklarını arttırdılar. İşçinin sokakta bile yürümesi yasak, keçinin ise ormanda kafasına göre takılıp, ağaçları kemirmesi serbest. Ormanlar satılıyor ayrıca.
*
“Sen evet de, memur maaşı artacak” dediler. Önce, elektrik, doğalgaz, sigara ve kira'nın etkileme oranını düşürüp, deve etini ve veteriner vizitesini enflasyon sepetine koyarak, enflasyonu sıfırın altına düşürdüler. Sonra, enflasyon oranında zam yaptılar memura... Böylece, işçiyle keçi aynı torbaya girerken, memur maaşı da “Yok deve artık!” olmuş oldu.
*
“Sen evet de, askere bile yargıda hakkını arama imkânı getireceğiz” dediler. Görevden alınan generaller yargıda hakkını arayınca, darbeci ilan ettiler.
*
“Sen evet de, özel hayata koruma getireceğiz” dediler. 18 yaşında oy verebilen, ehliyet alabilen, evlenebilen insana, 24 yaşından önce içki içemezsin dediler. Ailesiyle restoranda yemek yiyen bebeleri “alkol”den gözaltına alıp, annelerine konsomatris muamelesi yaptılar.
*
“Sen evet de, HSYK'yı tıpkı Fransa gibi yapacağız” dediler. Bırak HSYK'sını, Fransa Adalet Bakanlığı Müsteşarı'nın bile makam aracı yokken, bizim HSYK'ya koydukları üyelere, sıfır kilometre makam aracı, hepsine şoför, 17 katlı bina, hepsine sekreter verip, 2'şer bin lira zam yaptılar. Kankaları olan Haşim Kılıç'a kırmızı plaka, sıfır kilometre Mercedes, yüklüce zam verileceği kesinleşti. Sanırsın büyükelçi... Pasaportları diplomat seviyesine çıkarılıyor.
*
“Yüce” mahkeme demişlerdi, inanmamıştık... Adliye'ye mübaşir almak için başvuran işsizlerin diplomasını boşverip, mezurayla boyunu ölçtüler, 1.75'ten kısa olanı elediler.
*
“Sen evet de, sanatın, kültürün değeri artacak” dediler. Heykel, ucube oldu. Allianoi gömüldü. “Evet dememek için kör olmak lazım” diyen Metin Şentürk, yandaş tivi'de programa başladı.
*
“Sen evet de, fişleme sona erecek” dediler. Önce basketbol, sonra futbol, Başbakan'ı ıslıklayanların alayını fişlediler. Uluslararası ödülleri olan Türkiye'nin gururu trompetçi Onurcan Çağatay'ı TRT'deki konser öncesinde “İhbar var” diye gözaltına aldılar. Meğer, Erzurum kış oyunlarında Başbakan'ı ıslıkladığı ve orada fişlendiği ortaya çıktı.
*
“Sen evet de, sağlık hizmetleri artacak” dediler. Kahvede güzel güzel oturan köylüleri durup dururken katarakt ameliyatı yapıp, gözlerini oydular. Bi adamın yanlış bacağını kestiler. Dünyanın her yerinde fellik fellik aranan Doktor Frankeştayn'ı serbest bıraktılar. Bi rahmetlinin kefenine, bir kadın bacağı, bir de bebek cesedi ilave ettiler. Okuyunca bunları başın mı ağrıdı? “Hap gibi anayasa” demişti Başbakanımız... Yut, geçer.
*
“Yetmez ama evet” demiştin.
Evet... Az bile hakikaten.
*
“Sen evet de, ekonomik refah artacak” dediler. Şimdi bak güzel kardeşim... “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” maddesini, ay başında kira olarak ev sahibine ver... “Sosyal bir hukuk devletidir” maddesiyle elektriği, suyu, doğalgazı öde... Telefon faturası geldiğinde, çekinme, “Herkes haberleşme özgürlüğüne sahiptir” maddesini göster... “Herkes sağlıklı çevrede yaşama hakkına sahiptir”in imkânlarından faydalanan, villa sitesine taşın... “Kimse eğitim hakkından yoksun bırakılamaz” maddesini götür, çocuğu en yakın özel okula yazdır... Dünyanın en pahalı benzinini satan istasyondaki pompacıya da “Herkes seyahat hürriyetine sahiptir” maddesini uzat... Hadi bakalım, durmak yok, yola devam, anca gidersin.
|
|
|
|