Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Acemhe'den :P
Gökyüzü ile denizin birleştiği o yerde yaşamak isterdim seninle...
Uzaktan çok yakın, yakından çok uzak, tıpkı bizim gibi...

"Ben senin devamın olmak istiyorum"...
Ara
Cevapla
Uyandım yoktun çünkü biz başka şehirler için yaratılmıştık.
Başka ülkeler için, başka insanlar için, başka kahvaltı sofraları için.

"Ben senin devamın olmak istiyorum"...
Ara
Cevapla
Eğer bu kadar mecbursan gitmeye,
Git, ve bana ayrılıktan bahsetme!
Sen beni bir hoşça kal lafına sığdırabilirsin ama,
Ben seni sığdıramadım hiçbir yere!

"Ben senin devamın olmak istiyorum"...
Ara
Cevapla
“Bu derede, bu bulutun gölgesi,

Yalnızca bir anlıktır.

Bir daha tekrarlanmaz asla.

Dere gider bir yana

Bulut gider bir yana

Sen kalırsın ortada

Yalnızca bir anlıktır mutluluk.

Sevdalar, heyecanlar,

Hepsi bir anlık.

Kalansa, tortusudur hayatın.”
Ara
Cevapla
Ben sana aşığım, ve bu aşk belki de fazla sana. 
Gelirsen bekliyorum ama gelmezsen çağırmıyorum!
Üşüdügünde battaniyelere değil de seni seven birine sarılmak istersen ben yine buradayım!
SENİ SENİNLE BIRAKIYORUM!

"Ben senin devamın olmak istiyorum"...
Ara
Cevapla
"Yaratan dünyada en çok maviyi kullandıysa, bize de maviyi sevmek düşer" demişti.
O maviden habersiz maviyı severken, ben onun karanlığında ki maviye aşık olmuştum...

SENİ çok mavi seviyorum!

"Ben senin devamın olmak istiyorum"...
Ara
Cevapla
Ayrıldık bununla,
Üzerinden onca zaman geçmesine rağmen bugün gibi hatırlıyorum hala.
Belki unutmadım ama eskisi kadar da koymuyor...
Bazı zamanlar diyorum ki "sevseydi kıyamazdı, mutlaka dönerdi; demek ki sevmedi...
Yani iyi oldu gittiği!"

"Ben senin devamın olmak istiyorum"...
Ara
Cevapla
Hatırlayanınız var mı, sevgi neydi? Sevgi bir bakış, bir gülüş müydü bazen; bir akış, bir koşuş muydu? Sevgi gönül kumaşında bir nakış mıydı?

Hatırlayan var mı sevgi neydi? Bir çuhayı ipek görebilmek miydi; toprağı amber niyetine koklamak mı? Sureti sirete, arazı cevhere, bedeni ruha köle eylemek miydi sevgi? Sevgi bir iyilik miydi, şefkatli bir cümlecik mi? Neydi sevgi, dış mıydı, yoksa iç mi; zahir miydi, yahut batın mı; kalıp mıydı, ya ki can mı? Var olmak mı, varlıktan geçmek mi? Dünyaya gülmeye mi gelmiştik, ağlamaya mı; ölüyor muyuz, yoksa doğuyor mu?

Sevgi neydi?

Sevgi bir sigara dumanında, bir tren düdüğünde, bir dalganın en son hışırtısında ve bir turnanın kanadında mı kalmıştı? Sevgi Medine’de, Semerkant’ta, sevgi Bağdat’ta, Endülüs’te, ta caddelerde, sokaklarda, evlerde, kapıların tokmaklarında çınlar durur muydu eskiden?

Ya neden şimdi Ayasofya’da pitoresk, Divanyolu’nda kaldırım taşı, Ankara’da ittifak, Yeşilkubbe’de Mevlana, Erciyes’te kar, Fırat’ta bir içim su olup girmiyor dünyamıza? Neden nefesimiz daralıyor hummalı inatlarımız, kallavi benliklerimiz yüzünden? Neden nesillerimiz sersefil ve derbeder?

Sevginin koynunda büyüttüğümüz nazeninlere nazı enîn ile mi unutturdular, semenderlerimiz ateşte niçin yanmaktalar?

Soralım ta içimize; neydi sevgi? İnsanı mutlu eden o ilk satır mıydı defalarca okunan, yoksa ilk satır arayışları mı tekrar be tekrarlanan?

Sevgi bir acıydı herhalde, bir kederdi, kah hüzünle, kah mutlulukla hatırlanan. Belki de sabırdı sevgi, affetmekti, gelecek günler adına. Sevgi sınanmaktı adl-i ilahîde ve sınavı geçmekti ercesine. Sevgi bir dirilişti…

Sevgi bir iyi ad bırakmaktı fena yurdunda. Ömür geçer de ad kalır…

Kitab-ı Aşk, İskender Pala
Ara
Cevapla


Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi