:: Duygusuz.com - Dostluk ve Arkadaşlık Sitesi

Orjinalini görmek için tıklayınız: Sevmek
Şu anda (Arşiv) modunu görüntülemektesiniz. Orjinal Sürümü Görüntüle internal link
Önce facebook’tan ortak arkadaşlarını sildi, sonra iş yerinde uzaklaşarak, karşılaşmaları tamamen tesadüflere bıraktı… Aşk mutluluk demekti, sevdiğini üzmemek ve hiçbir şekilde sevdiğine rahatsızlık vermemek…

Delikanlı hiç olmayacak bir zamanda birinden hoşlanmış, “olur ya” demiş “hoşlanmadır geçer…” Günler geçmiş büyümüş içindeki, öyle bir zaman gelmiş ki tek düşüncesi o olmuş. Söylese olmaz, söylemese içini yakıp kavurur. “Yok” demiş “olmaz” “uzaklaşmalısın ondan, sana yasak” Gönül yasak dinler mi? Uzaklaşmak istemiş ondan, başlamış kızın kötü yanlarını aramaya uzaktan uzağa bakmış yürüyüşüne, hareketlerine, konuşmasına… Hep bir kusur aramış kızda kusur ararken kızda önceden görmediği farklı güzellikler görmüş.

Aynı yerleri adımlıyorlarmış, rahatsız etmek olmaz demiş, ne gitmiş yanına ne de konuşmuş gereksiz yere, tamamen tesadüflere bırakmış o tesadüfler olduğunda da sonsuz bir mutluluk duymuş. Kızın her yeri güzelmiş boyu, posu, yüzü, gözü… Ama delikanlı en çok gülüşünü seviyormuş aslında çok gülmüyormuş kız hanım hanımcıkmış, her hareketi ölçülü ama arada yakalıyormuş gülüşünü kız gülüyormuş, delikanlı mutlu oluyormuş. Hani insan hayal eder ya sevdiğinle evlenmişin, çoluk çocuğa karışmışın, mutlu yuvan olmuş gibi… Delikanlının öyle büyük hayalleri yokmuş o sadece sevdiğine doya doya bakmak el ele gezip onu sevgisini anlatmak istiyormuşâ€¦. Keşke hayaller gerçek olabilse…

Delikanlı merak ediyormuş, kız acaba ona karşı duygularını ne kadar saklasa da hissetmiş midir diye… Arada acaba bilmeden bir rahatsızlık verdim mi diye de düşünürmüş keşke her şey konulaşabilse, hoşlanıyorsa hoşlanıyorum, rahatsız oluyorsa rahatsız oluyorum diye, gerekirse söküp atar kalbini gene de rahatsızlık vermezmiş delikanlı.

Kız çok huzurluymuş bir gün ona bir konuşma sırasında “kafam çok rahat” demiş. Delikanlı çok sevmiş bu sözü, kızın böyle huzurlu olması ona da huzur vermiş garip bir şekilde kızın sözleri aklına gelince oda huzura kavuşmuş. Şimdi böyle bir kızı nasıl huzursuz edebilir ki ondan hep dikkat etmiş her hareketine içi içini yemiş resimlerine baktıkça gözleri dolmuş ama tek kelime etmemiş sevdiğine…

Zaman hızla akmış ve bir gün artık duyguları sığmaz olmuş hiçbir yere ya söyleyecek ya patlayacak. Söyleyeceğim demiş kızın yanına gitmiş kızın mutluluğunu görmüş vazgeçmiş kendi kendine “insan sevdiğine huzursuzluk verir mi?” demiş. O gün gömmüş içindeki her şeyi içine, bir daha ne kızın yanına gitmiş, ne de bakmış o güzel gözlerine bazen içinde fırtınalar kopmuş, içi içini yemiş ama asla kaldırmamış kafasını. “Sen yeter ki mutlu ol”” demiş kendine kendine “gerisi boşâ€¦â€