:: Duygusuz.com - Dostluk ve Arkadaşlık Sitesi

Orjinalini görmek için tıklayınız: Uyum ve Davranış Bozuklukları
Şu anda (Arşiv) modunu görüntülemektesiniz. Orjinal Sürümü Görüntüle internal link
UYUM VE DAVRANIŞ BOZUKLUKLARI
Çocuklar her
yeni gelişim dönemine geçtiklerinde yeni beceriler kazanırlar. Çocuğun
edindiği her yeni beceri beraberinde çözülmesi gereken bir sorunu da
getirir. Gelişim dönemlerinde karşılaşılan sorunlar olağan ve geçicidir,
ancak çocuk bu dönemlerde çevresindeki yetişkinlerin yanlış tutumlarına
maruz kalırsa veya sorunlarını çözerken engellemelerle karşılaşırsa,
dönemsel (olağan) diye nitelenen bu sorunların çözümü yeni gelişim
dönemlerine ve çocuğun ileriki yaşlarına ertelenir. Bu durumlarda ortaya
çıkan sorunlar uyum ve davranış bozuklukları olarak adlandırılır.
Örneğin, çocuk, sosyal-duygusal gelişimi gereği yaşıtlarıyla oyun
oynaması gereken bir yaşta, sürekli yalnız kaldıysa, ileride içine
kapanık bir çocuk ve yetişkin olabilir; veya çocuk gelişimsel olarak
kendi kendine üstünü giyinme ve yemek yeme davranışlarını yapabilecek
becerilere sahipken, aile tarafından sürekli bu becerilerini sergilemesi
engellendiyse, bu alandaki gelişimini farketmesi ileriki yaşlara
kalacağı için yeni gelişim dönemlerinde ortaya çıkacak sorunlarla baş
etmesi güçleşecektir. Baskıcı, aşırı disiplinli, aşırı koruyucu ve
alaycı, aşağılayıcı aile tutumları da uyum ve davranış bozukluklarına
yol açar. Uyum ve davranış bozuklukları yalnızca ailenin yanlış
tutumlarına bağlı olarak gelişmez, çevresel faktörlere bağlı olarak da
gelişebilir. Yangın, deprem, tüp patlaması gibi travmatik olaylar;
evdeki kavga ve huzursuzluklar, aile içi şiddet gibi aile içi sorunlar;
ölüm veya boşanma nedeniyle anne-babadan uzak kalma gibi kayıp ve
ayrılıklar da uyum ve davranış bozukluklarına yol açan çevresel
faktörlere örnek olarak verilebilir.
Çocuklarda görülen uyum ve davranış bozuklukları aşağıdaki gibi sıralanabilir;
- Altını ıslatma ve dışkı kaçırma
- Psikolojik kökenli kekemelik
- Parmak emme
- Tırnak yeme
- Fobiler ve korkular
- Yeme bozuklukları ve iştahsızlık
- Uyku bozuklukları
- Mastürbasyon (kendi kendini tatmin etme)
- İçe kapanıklık
- Çalma
- Yalan söyleme
- Aşırı hareketlilik
- Saldırganlık
- Saç yolma
- Uyur gezerlik
- Bağımlılık
- Aşırı inatçılık

Yukarıda
saydığımız uyum ve davranış bozukluklarını sırasıyla gelecek sayılarda
inceleyeceğiz. Bu sayıda, anne-babaları, bu tip bir sorunla
karşılaştıklarında ilk olarak ne yapmaları gerektiği, ne tip tutumlardan
kaçınmaları gerektiği ve sorunun sağlıklı bir biçimde giderilebilmesi
için nasıl bir yol izlemeleri gerektiği konularında bilgilendirmek
istiyoruz.
Uyum Bozukluğu ile Normal Davranışı Birbirinden Ayırdetmek
Aileler
genellikle, çocuğun gelişim dönemine bağlı olarak yaşadığı olağan
sorunlarla, uyum bozukluğu olarak kabul edilen davranışlar arasında
ayırım yapmanın zor olduğunu ifade eder. Anne-babalar için bu ayrımı
sağlıklı biçimde yapmak çok zordur, ancak belirli kriterleri göz önünde
bulundurarak en azından bir uzmana başvurmaları gerekip gerekmediğini
tespit edebilirler.
Örneğin, alt ıslatma davranışını ele alalım.
Birbuçuk yaşında tuvalet eğitimi almış bir çocuğun, ilk 1-1,5 sene zaman
zaman altına kaçırması normaldir. İlk zamanlar çocuk kaslarını kontrol
etmekte güçlük çekebileceği için tuvalet eğitimini takiben gece ve
gündüz görülebilen alt ıslatma davranışı normal kabul edilmelidir. Çocuk
3,5-4 yaşından sonra da alt ıslatma davranışına devam ediyorsa bu
davranış uyum bozukluğu olarak kabul edilebilir; çünkü artık yeni bir
beceriyi (tuvalet eğitimi) kazanmak için gerekli olan adaptasyon süreci
aşılmıştır. Bunun gibi, bebeklik dönemindeki parmak emme davranışı
normal kabul edilirken, 1 yaşından sonraki parmak emme davranışı uyum ve
davranış bozukluğuna işaret eder.
Anne-babaların çocuğun hangi
yaşta karşılaştığı sorunların normal, kısa süreli ve geçici olduğunu
tespit edebilmesi için bu konularda bilinçli ve bilgili olması
gerekmektedir. Çocuk gelişimi ve eğitimi konusunda çok okuyan bilinçli
aileler bile bu tip sorunları farketmekte güçlük çekmektedirler. Bu
nedenle tüm anne-babaları insanın kişilik gelişiminde çok önemli olan
0-6 yaş döneminde 6 ayda bir bile olsa, çocuklarının gelişimlerini
kontrol ettirmek, anne-babanın farkına varamadığı bir sorun olup
olmadığını öğrenmek ve ortaya çıkabilecek olası uyum ve davranış
bozukluklarına karşı önlem almak için bir psikoloğa başvurmalarında
yarar vardır.
Hatalı Anne-Baba Tutumları
Uyum ve
davranış bozuklukları, yukarıda sözünü ettiğimiz gibi hatalı anne-baba
tutumlarına bağlı olarak ortaya çıkabilir. Bazen de, davranış bozukluğu
başka bir faktöre bağlı olarak ortaya çıkar, ancak hatalı anne-baba
tutumları nedeniyle
- tırmanarak artabilir,
- yeni uyum ve davranış bozukluklarının ortaya çıkmasına neden olabilir,
-
öz-güven eksikliği, içe kapanıklık, aşırı kaygılı olma gibi sorunların
ortaya çıkmasına katkıda bulunarak kişilik gelişimini olumsuz
etkileyebilir.
Uyum ve davranış bozukluğu geliştiren çocukların anne-babalarının hatalı tutumları aşağıdaki gibi özetlenebilir;
  1. Anne-babalar
    çocuklarının bilinçli olarak bellirli davranışları yaptıklarını
    düşünerek sorunu görmezden gelir veya davranışı ve çocuğu baskı altına
    almaya çalışır. Oysa, çocukların çok büyük bir çoğunluğu, bilinçli
    olarak bu davranışları sergilemez. Çevrelerine bir mesaj vermek için,
    yani rahatsız oldukları durumları ifade etmek için bunu yaparlar.
  2. Anne-babalar
    sorunu gidermek için, davranışı yapan çocuğu küçük düşürücü,
    aşağılayıcı ve suçlayıcı tavırlar sergilerler. Bazı aileler sorunu
    gidermek için çeşitli ceza yöntemlerine, hatta şiddete bile
    başvurmaktadırlar. Mastürbasyon yapan çocuğa ceza vermek, parmağını emen
    çocuğun ağzına biber sürmek ve altını ıslatan çocuğu deşifre etmek bu
    tip tutumlara örnek olarak verilebilir. Ailelerin, cezadan ve suçlayıcı
    tavırlardan uzak durmaları gerekir. Bu tip baskıcı tutumlar sorunu
    artırmaktan başka bir işe yaramaz.
  3. Bazı aileler ise, sorunu
    kendi haline bırakıp, kendiliğinden geçmesini beklerler. Oysa, uyum ve
    davranış bozuklukları kendiliğinden geçmez, mutlaka bu bozukluğun
    altında yatan sebepler ortadan kaldırıldıktan sonra geçer. Zaman içinde
    kendiliğinden geçen inatlaşma, parmak emme, alt ıslatma vb. Sorunlar
    yukarıda sözünü ettiğimiz normal dönemsel sorunlardır. Uyum bozukluğu
    olarak ortaya çıkan davranışlar ise ileriki yaşlarda ortadan kalkmış
    gibi gözükse bile ya yeni bir sorun olarak, ya da tekrarlanarak
    karşımıza çıkar. Örneğin, parmak emme davranışı okul yıllarında tırnak
    yeme veya öz-güven eksikliği olarak yeniden belirebilir. Alt ıslatma
    davranışı olan 3 ve 4 yaşlarında iki çocuğu ele alalım; 3 yaşındaki
    çocuğun sorunu 6 ay içinde kendiliğinden geçebilir, çünkü bu yaşta
    görülen bu davranış normaldir; ancak 4 yaşındaki çocuğun davranışı
    kendilinden geçmez, çünkü bu bir uyum bozukluğudur.
Uyum ve Davranış Bozukluklarının Tedavisi
Ailelerin
uyum ve davranış bozuklukları konusunda çok bilinçli ve dikkatli
olmaları, böyle bir sorundan şüphelendiklerinde bir uzmana başvurmaktan
çekinmemeleri gerekir. Psikologlar, anne-baba ve çocukla yapılan ayrı
ayrı görüşmelerle sorunun sebeplerini tespit ederler. Çocuğun yaş
dönemine, sorunun çeşidine ve şiddetine göre aileye gerekli önerilerde
bulunur ve gerek görürlerse çocukla belirli bir süre düzenli olarak
görüşerek sorunun ortadan kalkmasını sağlarlar. Ailelerin de amacı
uzmanların amacıyla paralel olmalıdır; amaç, davranış bozukluğunu
ortadan kaldırmaya çalışmak değil, bu bozukluğu ortaya çıkaran sebepleri
ortadan kaldırmaya çalışmak olmalıdır.