:: Duygusuz.com - Dostluk ve Arkadaşlık Sitesi

Orjinalini görmek için tıklayınız: Duhan Suresi ve anlamı
Şu anda (Arşiv) modunu görüntülemektesiniz. Orjinal Sürümü Görüntüle internal link
1. ha mım

2. vel kitabil mübiyn

3. inna enzelnahü fı leyletim mübaraketin inna künna münzirın

4. fıha yüfraku küllü emrin hakiym

5. emram min ındina inna künna mürsiliyn

6. rahmeten mir rabbik innehu hüves semiy'ul aliym

7. rabbis semavati vel erdı ve ma beynehüma in küntüm mukıniyn

8. la ilahe illa hüve yuhyı ve yümiyt rabbüküm ve rabbü abaikümül evveliyn

9. bel hüm fı şekkiy yel'abun

10. fertekıb yevme te'tis semaü bi dühanim mübiyn

11. yağşen nas haza azabün eliym

12. rabbenekşif annel azabe inna mü'minun

13. enna lehümüz zikra ve kad caehüm rasulüm mübiyn

14. sümme tevellev anhü ve kalu muallemüm mecnun

15. inna kaşifül azib kaliylen inneküm aidun

16. yevme nebtışül batşetel kübra inna müntekımun

17. ve le kad fetenna kablehüm kavme fir'avne ve caehüm rasulün keriym

18. en eddu ileyye ıbadellah inni leküm rasulün emiyn

19. ve el la ta'lu alellah innı atıküm bi sültanim mübiyn

20. ve innı uztü bi rabbı ve rabbiküm en tercumun

21. ve il lem tü'minu lı fa'tezilun

22. fe dea rabbehu enne haülai kavmüm mücrimun

23. fe esri bi ıbadı leylen inneküm müttebeun

24. vetrukil bahra rahva innehüm cündüm muğrakun

25. kem teraku min cennativ ve uyun

26. ve züruıv ve mekamin keriym

27. ve na'metin kanu fiyha fakihiyn

28. kezalike ve evrasnaha kavmen ahariyn

29. fema beket aleyhimüs semaü vel erdu vema kanu münzariyn

30. ve le kad necceyna benı israiyle minel azabil mühiyn

31. min fir'avn innehu kane aliyem minel müsrifiyn

32. ve lekadıhternahüm ala ılmin alel alemiyn

33. ve ateynahüm minel ayati ma fıhi belaüm mübiyn

34. inne haülai le yekülün

35. in hiye illa mevtetünel ula ve ma nahnü bi münşeriyn

36. fe'tu bi abaina in küntüm sadikıyn

37. e hüm hayrun em kamü tübbeıv vellezıne min kablihim ehleknahüm innehüm kanu mücrimiyn

38. ve ma halaknes semavati vel erda ve ma beynehüma laıbiyn

39. ma halaknahüma illa bil hakkı ve lakinne ekserahüm la ya'lemun

40. inne yevmel fasli mıkatühüm ecmeıyn

41. yevme la yuğni mevlen ammevlen şey'ev ve la hüm yünsarun

42. illa mer rahımellah innehu hüvel aziyzür rahıym

43. inne şeceratez zekkum

44. taamül esiym

45. kel mühl yağlı fil bütun

46. ke ğalyil hamiym

47. huzuhü fa'tiluhü ila sevail cehıym

48. sümme subbu fevka ra'sihı min azabil hamiym

49. zuk inneke entel aziyzül keriym

50. inne haza ma küntüm bihı temterun

51. innel müttekıyne fı mekamin emiyn

52. fi cennativ ve uyun

53. yelbesune min sündüsiv ve istebrakım mütekabiliyn

54. kezali ve zevvecnahüm bi hurin ıyn

55. yed'une fiha bi külli fakihetin aminiyn

56. la yezukune fiyhel mevte illel mevtetel ula ve vekahüm azabel cehıym

57. fadlem mir rabbik zalike hüvel fevzül azıym

58. fe innema yessernahü bi lisanike leallehüm yetezekkerun

59. fertekıb innehüm mirtek

Anlamı

bismillahirrahmânirrahîm

1 hâ mîm.

2, 3 apaçık olan kitab’a andolsun ki, biz onu mübârek bir gecede2 indirdik. şüphesiz biz insanları uyarmaktayız.

4, 5, 6, 7 katımızdan bir emirle her hikmetli iş o gecede ayırt edilir. eğer kesin olarak inanıyorsanız, rabbinden; göklerin, yerin ve bu ikisi arasındakilerin rabbinden bir rahmet olarak biz peygamberler göndermekteyiz. o hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

8 ondan başka hiçbir ilâh yoktur. yaşatır, öldürür. o, sizin de rabbiniz, önceki atalarınızın da rabbidir.

9 fakat onlar, şüphe içinde eğlenip duruyorlar.

10 göğün açık bir duman3 getireceği günü bekle.

11 (o duman) insanları bürür. bu, elem dolu bir azaptır.

12 insanlar, “rabbimiz! bu azabı bizden kaldır, çünkü biz artık inanıyoruz” derler.

13 nerede onlarda öğüt almak?! oysa kendilerine (gerçeği) açıklayan bir peygamber gelmişti.

14 sonra ondan yüz çevirdiler ve “bu bir öğretilmiş, bu bir deli!” dediler.

15 biz bu azabı kısa bir süre kaldıracağız, siz de yine eski halinize döneceksiniz.

16 onları o en şiddetli yakalayışla yakalayacağımız günü hatırla. şüphesiz biz öcümüzü alırız.

17 andolsun, onlardan önce firavun kavmini sınamıştık. onlara değerli bir peygamber (mûsâ) gelmişti.

18 o şöyle demişti: “allah’ın kullarını (esaret altındaki israiloğullarını) bana teslim edin. çünkü ben güvenilir bir peygamberim.”

19 “allah’a karşı ululuk taslamayın. çünkü ben size apaçık bir delil (mucize) getiriyorum.”

20 “şüphesiz ki ben, beni taşlamanızdan, benim de rabbim, sizin de rabbiniz olan allah’a sığındım.”

21 “bana inanmadınızsa benden uzak durun.”

22 sonra mûsâ rabbine, “bunlar günahkâr bir toplumdur” diye seslendi.

23 allah da şöyle dedi: “o halde kullarımı geceleyin yola çıkar, çünkü takip edileceksiniz.”

24 “denizi açık halde bırak.” çünkü onlar boğulacak bir ordudur.

25 onlar geride nice bahçeler, nice pınarlar bıraktılar.

26 nice ekinler, nice güzel konaklar!

27 zevk ve sefasını sürdükleri nice nimetler!

28 işte böyle! onları başka bir topluma miras bıraktık.

29 gök ve yer onların ardından ağlamadı; onlara mühlet de verilmedi.

30, 31 andolsun, israiloğullarını o alçaltıcı azaptan; firavun’dan kurtardık. çünkü o, haddi aşanlardan bir zorba idi.

32 andolsun, onları, bir bilgi üzerine (dönemlerinde) âlemlere üstün kıldık.

33 onlara, içinde açık bir imtihan bulunan mûcizeler verdik.

34, 35 bunlar (müşrikler) diyorlar ki: “ilk ölümümüzden başka bir ölüm yoktur. biz diriltilecek değiliz.”

36 “eğer doğru söyleyenler iseniz atalarımızı getirin.”

37 bunlar mı daha hayırlı, yoksa tübba’ kavmi ile onlardan öncekiler mi? onları helâk ettik. çünkü onlar suçlu kimselerdi.

38 biz, gökleri, yeri ve bunlar arasında bulunanları, eğlenmek için yaratmadık.

39 biz onları ancak hak ve hikmete uygun olarak yarattık. ama onların çoğu bilmiyorlar.

40 şüphesiz, hüküm günü, hepsinin bir arada buluşacağı zamandır.

41 o gün dostun dosta hiçbir faydası olmaz. kendilerine yardım da edilmez.

42 yalnız, allah’ın yardım ettiği kimseler bunların dışındadır. şüphesiz o mutlak güç sahibidir, çok merhamet edendir.

43, 44 şüphesiz, zakkum ağacı, günahkarların yemeğidir.

45, 46 o, maden eriyiği gibidir. kaynar suyun kaynaması gibi karınlarda kaynar.

47 (allah görevli meleklere şöyle der4ddc349103a9ff962bb828f95125e26c.gif “tutun onu, cehennemin ortasına sürükleyin.”

48 “sonra başının üstüne kaynar su azabından dökün.”

49 (deyin ki4ddc349103a9ff962bb828f95125e26c.gif “tat bakalım! hani sen güçlüydün, şerefliydin!?”

50 “işte bu şüphelenip durduğunuz şeydir!”

51 allah’a karşı gelmekten sakınanlar ise güvenli bir yerdedirler.

52 bahçelerde ve pınar başlarındadırlar.

53 ince ipekten ve parlak atlastan elbiseler giyinerek karşılıklı otururlar.

54 işte böyle. ayrıca onları iri siyah gözlü hurilerle evlendirmişizdir.

55 orada güven içinde her türlü meyveyi isterler.

56 orada ilk ölümden başka bir ölüm tatmazlar. allah onları cehennem azabından korumuştur.

57 bunlar rabbinden bir lütuf olarak verilmiştir. işte bu büyük başarıdır.

58 (ey muhammed!) biz onu (kur’an’ı) senin dilinle kolaylaştırdık ki, düşünüp öğüt alsınlar.

59 artık sen (onların başına gelecekleri) bekle; onlar da beklemektedirler