:: Duygusuz.com - Dostluk ve Arkadaşlık Sitesi

Orjinalini görmek için tıklayınız: hayta gecelerin çocuğu
Şu anda (Arşiv) modunu görüntülemektesiniz. Orjinal Sürümü Görüntüle internal link
Rüzgar sustu.
Gökte tek bir yıldız, ‘yansam mı yanmasam mı..’ diyor. Tedirgin.
Yanma yıldız, istemiyorsan yanma, yanman güzel bir işe yaramayacaksa yanma!

Asla hiç kimseye dost olamayacak insanlar vardır. İçleri dışları fıkır fıkır kaynar ama, esprinin ve sözde özverinin bini bir paradır ama, yine de insanöncesi bir dünyanın insanıdırlar.
Bugün gazetede onlardan birinin yüzüyle yüzyüze geliverdim. “..kendini vurdu..” Onu vurduranın yüzünü gördüm. Onlar hakkında bildiklerim..Hayhuyla vakit geçirmeler, taksilere binmeler adına bozdurulan yüzükler, sahipsiz bir canı ‘sahiplenme’ niyetiyle sahipsizlenmeler, hayta gecelerin çocuğunu besleyen yılan, okul tuvaletlerinin dili olsa..

Doğallığı, düşünmeden yaşamak diye algılamak.
Savaşın ve barışın, iyinin ve kötünün önce kafada, kafanın içinde başladığını unutmak. İçgüdüleri ve içgüdülere hizmet eden zaafları yüceltmek.

Sinsice büyüyen, bağımlılığını gizli gizli yürüten bir korku: silah!
Silah neden edinilir? Ne için kullanılır? İşlevi nedir? Bir savunma aracı olabilir mi, yoksa saldırı aleti mi?

Ne o, ne de öbürü.
Gerçekte zavallı bir “ben”in maskesi o.

Onunla kimi ve neyi kurtarabiliriz ki. Onunla yapacağımız tek şey, uyuşmuş bir beynin, alkolik bir bedenin boşalımını sağlamaktır.
Geceyarıları sabahlara devrilirken boş otobanlarda açılan delikleri anlatmaktır ertesi gün. İnsanca yaşamayı seçmiş olanlara, seçkilerinin gülünçlüğünü kanıtlama çabasıdır. Gözler kanlı, eller titrektir oysa.
Titreyişleri, bir el ayası demir yığını ile bir yürek arasında gider gelir.
Hangisi daha ağırdır?

Bir yürekten daha ağır ne olmalıdır?

YAŞAM VE ÖLÜM
BİRBİRİNİ TÜMLEYEN O DENKLEM
HER İKİSİNE DE NE ZAMAN SAHİP OLACAÄžINI
BİLEMEDİÄžİN O
İKİLEM...