:: Duygusuz.com - Dostluk ve Arkadaşlık Sitesi

Orjinalini görmek için tıklayınız: Anném ~~ ):
Şu anda (Arşiv) modunu görüntülemektesiniz. Orjinal Sürümü Görüntüle internal link
Annem yok artık.Beni düşünen kalbi yok.Bitti. Umutsuz olmak istemiyorum. Umutsuzlugun bir çıkar yol olmadıgını biliyorum. Annem yok artık,yeryüzü çok gördü onu, Kalabalığın arasında kuş gibi çırpınan varlığını Çok gördü Dalgın yüregini çok gördü Bizim için çarpan,kaygılarla dolu yüreğini. Annem yok artık.Bu kesin.Gelinecek bir yere gitmedi. İşte geldim çocuklar demeyecek Nasılsın yavrum demeyecek Sobanın yanında oturup uzatmayacak yorgun ayaklarını, Sabah kahvaltılarının masası olmayacak artık, Yine gel demeyecek, Çıkarken ben kapıdan,çıkıp karanlığa karışırken Yeni bir dönemi başladı ömrümün, Annemin olmadığı dönemi, Onu yüregimin üstüne nasıl bastırmak İstediğimi bilemeyecek artık. Gençlik dönemleri birşey anlatmıyor bana, Aklımda hep son dönemlerinin annemi Hayatım sürüp gidecek,annem olmadan, Çocuklarım oldugunda onlara annemi anlatabileceğim Sadece. Fotoğraflarına bakacaklar, Ufarak,biraz mahsunca bir kadın Küçücük tozlu pabuçlarıyla merdivenleri tırmanıp Kapımı açıp girmeyecek Yüreği dopdolu,trafikten insanlardan şaşkın, Kocasına sıgınan biraz bütün fotograflarında Hayatım rüzgar gibi akıp geçiyor, Ugultulu bir rüzgar gibi akıp geçiyor hayatım ...

kosovarsmotherandchild.jpg


Ellerime baktım...

Hala yumuşak ve kar beyazı...

Ne değişmişti ?



Annem ellerime dokunup derdi,



—ellerine dokununca yüreğini görüyorum yumuşacık bir kalp her sabah kendini yenileyen beyaz yağmurlarda yıkanan bir masumluk...




Söylesene annem ne değişti ?



Sen diyordun yüreği güzel olanlar mutlu yaşarlar diye...



Ne değişti hayatımda ?




Mutlu değilim be annem!!!




Her gece yıldızları yorgan gibi üstüme örtüp gecenin soğuk sularında boğuluyorum...




Haberin var mı senin ?



Alfabemi değiştirdim ben bütün tabularımı yıkarak...



Artık sesli harflerim yok benim...




Anlamsız nedensiz, öksüz, kendi kendine küsmüş harflerim var...



Birde hastalıklı noktalama işaretlerim . . .




Duydun mu annem beni ?




Notasız, umutsuz müzikler dinliyorum...




Ruhum rahatsız olmuş dünyanın satılık müziklerinden...




Yasakladı notalı, umutlu, anlamlı müzikleri...




Birde ağıtları dinler oldum...




Annem yüreğim yanıyor be!!!




Mevsimlerimi yakıyorum her gece ruhumun ağlayışına...




Ne kış var hayatımda nede yaz...



Öyle soğuk, öyle boğuk...




Gülüşlerimi anlamlı cümlelerimle yolcu ettim...




Sevinçlerim arkalarından ağıt yaktılar...




Ağlama ne olur annem, yakma canımı...



Gözyaşlarımı yalnızlığıma bağışladım...





Annem bir avuç sevgiye ihtiyacım var...



Yarım kalmış öykülerden geldim...




Kapısı kapalı masallarda yaşadım...



Bu gece ellerini saçlarımda gezdirir misin ?



Bu gece, bu gece kollarında uyuyabilir miyim ?



Annem bu gece yüreğine sığına bilir miyim?




Çok yara aldım...

Babam ağlayarak annenin yeni evi, artık burası dedi.Senin evinin camları niye yok? Kapısı niye yok? Sen bu eve nasıl girdin anne?

Sokakların çok dar, yol üstünde seninki gibi bir sürü ev var. Sana ihtiyacım var anne. Uyurken bile anlardım yanı başımda dikildiğini, yureğinin ninnisi gozlerimin içindeydi. Ellerinin şefkati öyle okşardiki beni, uyurken bile hissederdim baş ucumda gölgeni.

Geceleri korkuyorum anne. Annem niye gelmiyor diye soruyorum, annen yeni bir eve taşındı diyor babam. Taşınmak ne demek anne? Eskisi gibi sevmiyor beni babam, öpmüyor, okşamıyor. Taşındığı evden annemi al gel diyorum, annem nefes alamaz, annem sıkılıyor orda diyorum, hem annem gitti gideli sen beni sevmiyorsun. Ne olur baba annemi geri getir diyorum. Babam yine ağlıyor sımsıkı sarılıp, sımsıkı kucaklaşıp yatıyoruz..


Ben bu yıl okula başladım. Geçen gün, öğretmenim herkes istediği bir resmi yapsın dedi. Ben senin yeni evini çizdim anne.. Komşularının evinide çizdim, yol boyunca dizilen ağaçları çizdim, bir türlü anlam veripte okuyamadığım o beyaz taşlarıda, hatta evinin çatısındaki o gülleride...

Ögretmenim eline aldı baktı, baktı. Nedense gözleri doldu. Yanağımı şöyle bir okşadı, başını bir sağa bir sola, bir sağa bir sola salladı durdu.Sonra birden bana sarılıp ağlamaya başladı. Öğretmenimde ağlıyor anne. Bak o bile beğenmedi senin yeni evini.. Beğenseydi ne güzel olmuş derdi, aferin derdi, yıldızlı imza atardı, belkide duvara asardı. Ama sadece bana zavallı öksüz yavrum dedi. Zavallı ne demek? Öksüz ne demek?

Sabahları arkadaşlarımı anneleri getiriyor. Sıra arkadaşımın annesine, sende taşınacak mısın dedim. Hayır bizim evimiz var dedi. Eeeee bizimde evimiz var, ama annem taşındı dedim. Belki beni özlerde döner diye bekliyorum, ne olur teyzecim, bari sen taşınma dedim.

Herkes ağlıyor anne, hiç kimse senin yeni evini beğenmiyor. Beni ozlemiyor musun? sevmiyor musun? Sana ihtiyacım var ne olur gel! Arada sırada okuluma sen götür sütümü sen içir, o sevmediğim sütü.

Geçen gece babam niye öldün sanki diyerek bağırıyordu sana. Ölmek ne demek anne? Sen öldünmü. Tıpkı akvaryumdan çıkardığımız balık gibi bir daha nefes alamayacak mısın? Gülmeyecek misin? Ne olur o evden çık. Seni ozlüyorum sana ihtiyacım varr...

Eğer birgün bende taşınırsam söz veriyorum, bebeğimide yanımda götürücem. Gel anne,dön anne sana ihtiyacım var