:: Duygusuz.com - Dostluk ve Arkadaşlık Sitesi

Orjinalini görmek için tıklayınız: Erkekler Kime "kadınım" Der
Şu anda (Arşiv) modunu görüntülemektesiniz. Orjinal Sürümü Görüntüle internal link
Bir erkeğin hayatına kim bilir kaç kadın girer ve çıkar? Hangisine sevgilim hangisine kadınım diye hitap eder acaba? İkisinin arasında ne fark var diyeceksiniz. Çok fark var. Bir erkeğin hayatına giren kadınların hepsi sevgilidir. Ama bir tanesi vardır ki ona sadece “KADINIM” diye hitap eder. Sevgilim dediği günlerini gün ettiği hoş vakit geçirdiği bazen boşluğunu dolduran bazen hüzününü dağıtan bazen onu eğlendiren bazen onu dertlerinden uzaklaştıran ya da boş zamanlarını doldurandır. Hatta onunla evlenebilir bile. Çocukları bile olur. O artık çocuklarının annesidir. Bir insan olarak onu sever. Ona zarar gelmesini istemez. Bir zaman sevgilim dediği şimdi resmi olarak karısıdır.
Bir erkek "kadınım" diye hitap ettiği zaman ona yüklediği anlam bambaşkadır. Onun içinde şevkat sevgi aşk sahiplenme kıskançlık onunla gurur duyma koruma hissi ve kimseyle paylaşamama vardır. Artık dünyaya neden geldiğini biliyordur. Hayatının anlamı vardır artık. Aradığı sadece o’dur. Onu bulmak ve onunla yaşamak için doğmuştur. Onun olmadığı bir yaşam düşünemez. Çok emindir tanrı onu sadece kendi için yaratmıştır. Dünyada bir tek o ve kendisi vardır. Onun için canını verebilir. Bu aşktan da öte bir şeydir. Bu bir tutkudur. Bu mantığın bittiği yerde başlayan bir duygudur. Bu kadınım dediği kişinin resmi nikahlı karısı olması şart değildir. Ama zaman zaman karım diye bile hitap eder.
Bu duyguların en güzel örneğini ünlü şair Bedri Rahmi Eyüboğlu yaşamıştır. Bedri Rahmi Eyüboğlu Eren Hanım'la evlidir. Ancak Mari Gerekmezyan’a aşık olmuştur. Mari Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun asistanlik yaptığı Güzel
Sanatlar Akademisi'nin heykel bölümüne misafir ögrenci olarak gelmistir.
1949'da bir gün İstanbul Büyük Kulüp'teki bir toplantıda davetliler Bedri Rahmi Eyüboğlu'ndan bir şiir okumasını isterler. Eyüboğlu ayağa kalkar ve Karadut'u okumaya baslar:


"Karadutum çatal karam çingenem


Nar tanem nur tanem bir tanem


Ağaç isem dalımsın salkım saçak


Petek isem balımsın ağulum


Günahımsın vebalimsin.


Dili mercan dizi mercan dişi mercan


Yoluna bir can koyduğum


Gökte ararken yerde bulduğum


Karadutum çatal karam çingenem


Daha nem olacaktın bir tanem


Gülen ayvam ağlayan narımsın


Kadınım kısrağım karımsın."



Bedri Rahmi şiiri okurken aniden gözlerinden yaşlar süzülür. Salondaki herkes niye ağladığını anlamıştır. Çünkü aşklarını bütün İstanbul bilmektedir. O anda yanında oturan Eren Eyüboğlu da anlamıştır. Çünkü şiirde "kadınım kısrağım karımsın" dediği kadın kendisi değildir.
Görüldüğü gibi erkekler sadece nikahlı karılarına kadınım ve karım kelimelerini kullanmıyorlar. Bu bambaşka bir duygu. Bunun adı aşk. Doğa üstü bir duygu. İnsanın vücut kimyasını değiştiren ruhunda volkanların patlamasına neden olan bir duygu. Onu bulduktan sonra kaybetmek ise çok acı verir. Bunu en iyi Ercan Saatçi’nin yazdığı 'Yastayım' adlı şarkı sözleri sözü anlatıyor:


Yoksun yine varlığım sürünüyor


Sensizliğim bilinmiyor


Sen gittin gideli ellerim hep titriyor


Kalbim bu acıyı saklıyor


Yıllar sonra bile hiç kimseye söylemedim


Bu sevdayı kalbime gömdüm ve sen öldün


Şimdi eşim dostum beni hastayım sanıyor


Yastayım hiç kimse bilmiyor


..........................


Yaşlandım artık bıraktığın gibi değilim


Üstelik bir kızım var evliyim..


Ne mutlu bütün bu güzel duyguları gerçekten bir ömür boyu bir yastığa baş koyduğu hayatı birlikte yaşadığı ve çocuklarının annesine duyabilen erkeklere.
Bu yazıyı yazdıktan sonra fikirlerine güvendiğim erkek arkadaşlarıma sordum. “Hangi kadına kadınım diye hitap edersin?” diye; “Kadınım kelimesinin içinde cinsellik vardır. Çok özel biri olması gerekmez” dediler. Çok hayret ettim. Oysaki kadın gözüyle kadınım kelimesi çok özeldir ve her kadına söylenince anlamı kalmaz.
Şimdi diyeceksiniz ki sen bir kadın olarak erkeklerin duygularını bu kadar iyi nereden biliyorsun. Çok haklısınız.

Peki bana “KADINIM” diye hitap edilmiş olamaz mı...
??

..alinti..

Hoş güzel vede anlamlı bir yazı Smile

Biraz buruk biraz acı biraz gurur biraz sevinç taşısada yüreğe hitap ediyor.
Çünkü akıl ve mantığın anlayacağı sözler değil bunlar..

Nasıl her kadın kadınım kelimesini taşıyamayacağı gibi her erkekde kadınım kelimesini doğru kişiye doğru zamanda söylemesini bilmez.

İşin özeti yine bir kadındır KADINIM da.Hakedende o alanda o.
Bu panoya bu yakışır...

Sevgilim
Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
Hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil
Bütün iş bütün iş Tahir ile Zühre olabilmekte
Yani yürekte, yürekte

Mesela bir barikatta dövüşerek
Mesela kuzey kutbunu keşfe giderken
Mesela denerken damarlarında bir serumu
Ölmek ayıp olur mu
Olmaz

Sevgilim
Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
Hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil
Bütün iş bütün iş Tahir ile Zühre olabilmekte
Yani yürekte, yürekte

Seversin dünyayı doludizgin
Ama o bunun farkında değildir
Ayrılmak istemezsin ondan
Ama o senden ayrılacak
Yani sen elmayı seviyorsun diye
Elmanın seni sevmesi şart mı,
Değil...

Tahir i Zühre sevmeseydi artık
Yahut hiç sevmeseydi
Tahir ne kaybederdi Tahirliğinden

Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
Hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil
Bütün iş bütün iş Tahir ile Zühre olabilmekte
Yani yürekte, yürekte gülüm yürekte

Hoşgeldin kadınım
Yorulmuşsun
Nasıl etsem de yıkasam ayacıklarını
Ne gül suyu ne gümüş leğenim var

Susamışsındır sevgilim
Buzlu şerbetim yok ki ikram edeyim
Acıkmışsındır
Sana beyaz keten örtülü sofralar kuramam
Memleket gibi esir ve yoksuldur odam

Hoşgeldin kadınım, kadınım hoşgeldin
Hoşgeldin gülüm
Ayağını bastın odama
Kırk yıllık beton çayır çimen şimdi...
Kurban olduğum güldün
Güldün
Güller açıldı penceremin demirlerinde
Ağladın
Avuçlarıma döküldü inciler
Gönlüm gibi zengin
Hürriyet gibi aydınlık oldu odam
Hoşgeldin kadınım
Hoşgeldin kadınım
Hoşgeldin sevgilim
Hoşgeldin...
güzelmiş paylaşımın için teşekkürler ..
Cok qüSel Bir anLatım oLmus Tskler.